Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 17 Oca 2018, 03:59


Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 30 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 17 Ağu 2017, 23:14 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049

AKP Genel Başkanı yaptığı bir konuşmada, Berberoğlu davasının Kılıçdaroğlu'na uzanacağını ve bunun şaşırtıcı olmayacağını söyledi. Bu konuşmada Tayyip Erdoğan,
İçerden bazı haberler alıyorum, Berberoğlu ''Burdan çıktım çıktım, eğer çıkamazsam herşeyi söylerim'' diyor dedi.
Hemen akabinde Berberoğlu,
''Olmayan bir suç için itirafta bulunmam'' diyerek, Tayyip Erdoğan'ı yalanladı.
Bu konuşma CHP tarfından,
1.Savcılara talimat
2.Berberoğlu'na, eğer ifadende Kılıçdaroğlunu suçlarsan seni serbest bırakırız içerikli ''Ahlaksız teklif'' olarak değerlendirildi
Bu olabilir mi? Mahkemeler emir ve talimatla iş yaptıklarını açık eden o kadar çok karara imza attılar ki,Böyle bir şey asla olmaz deme imkanımız yok. Ayrıca Erdoğan başka partilerin genel başkan yardımcılarını ayartmak konusunda son derece marifetli, üç farklı partinin genel başkan yardımcılarını partiye alarak onları Başbakan yardımcısı yapmadı mı, geçmişte kendisine demedik laf bırakmamış bu adam(!)ları hala tepe tepe kullanmıyor mu?
Konunun esası bilindiği üzre MİT TIRLARI DAVASI.
Bu konu iktidarı belli ki çok korkutuyor, korkunun verdiği telaşşada hergün yeni bir saçma davanın kapısını açıyorlar. Can Dündar Cumhuriyet gazetesi internet sitesinde;
İşte Tayyip Erdoğan'ın yok dediği silahlar manşeti altında MİT tırlarının kısmen yüklerinide gösteren fotoğraflarını yayınladı Bunun üzerine kendilerine dava açıldı ve savcı;
“Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek”, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak” ve “silahlı örgüte üye olmak”

Suçlarından tutuklanmaları istemiyle sanıkları sulh ceza mahkemesine sevketti.
Mahkeme bu suçlamayla Dündarı tutuklamasına rağmen daha sonra Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı ile tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Mahkeme Can Dündar'ın gıyabında devam ederek, Can Dündar'ı, DEVLETİN GİZLİ KALMASI GEREKEN SIRLARINI İFŞA ETMEKTEN BEŞ YIL ON AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRDI
Karardan anlaşıldığına göre mahkeme olayda siyasi ya da askeri casusluk suçunun işlendiğine dair bir delile rastlamamış bu nedenlede bu suçlardan beraatlerine karar vermiştir. (Bu cezanında hak ihlali bulan anayasa mahkemesi kararına ve gerekçesine aykırı olduğu çok açıktır ancak bu başlık altında bu aykırılığı incelemeyeceğiz)
Konunun bundan sonra Beberoğluna uzanan oradan da KILIÇDAROĞLU'NA uzanacağı Tayyip Erdoğan tarafından belirtilen ya da talimat edilen bölümü tam bir hukuk kepazeliğidir.
Can Dündar yazdığı bir kitapta belgeleri (MİT tırları belgelerinden bahisle) solcu bir Milletvekilinden aldığını belirtiyor ve savcılık bunun üzerine harekete geçerek Berberoğluna dava açıyor.
Can Dündar belgeleri Berberoğlundan aldığını söylüyor mu ya da kitapta bunu ima eden bir bölüm var mı? Yok
Berberoğlu bu belgeleri kendisinin verdiğini söylüyor veya itiraf ediyor mu? Hayır.
Can DÜNDAR'ın kitabında söylediği sadece, ''Ben bu belgeleri solcu bir milletvekilinden aldım''
Peki Berberoğlu o tarihte Milletvekili mi? Değil
Mahkeme neye dayanıyor? Can dündarın belgeleri aldım dediği tarihlere yakın tarihler içerisinde Can Dündar ve Berberoğlunun bir defa telefon görüşmesine.
O tarihlerde Can Dündarın bir çok Milletvekili ile hem yüz yüze hemde telefonla defalarca görüştüğü tespit ediliyor. Berberoğlu dışında dava açılan var mı? Yok
Peki neden Berberoğlu? Bunu ne mahkeme açıklayabiliyor ne de savcı.
Buna rağmen mahkeme Berberoğlunu tutukluyor ve müebbet hapse mahkum ediyor. Yani Can Dündar davasında askeri ve siyasi casusluk yoktur diyen mahkeme bu defa Berberoğlu'nu, DEVLETİN SIRLARINI ASKERİ VE SİYASİ CASUSLUK MAKSADIYLA ELE GEÇİME VE YAYMA suçundan cezalandırıyor.
Şimdide bu belgeleri Berberoğluna Kılıçdaroğlunun verdiği algısı oluşturulmaya çalışılıyor.
Yani dava başından sonuna iftira başından sonuna düzmece.
Şimdi gelelim işin hukuki kısmına;
Gazeteci devletin sırlarını korumak zorundamıdır? Hayır değildir çağdaş hukuk, ulusal güvenlik ve vatandaşın haber alma özgürlüğü çatıştığında vatandaşın haber alma özgürlüğü öncelenir der. Dünyada bir çok örnek dava vardır ve bu davaların hiç birinden gazeteciler ceza almamıştır.
İktidar MİT tırlarında silah değil insani yardım malzemesi bulunduğunu iddia etmiştir halada bu iddiasını sürdürmektedir. Bu durumda sır yok, sır yoksa sırrın ifşasıda olmaz. Davanın olsa olsa MİT'E İFTİRA ATMAKTAN AÇILMASI GEREKİRDİ tabi tırlarda silah yoksa.
İkinci bir ayraç, hiç bir devlet konusu suç olan bir fiili devlet sırrı adı altında korumaya alamaz. Çağdaş hukuk, Devletin konusu suç olan fiillerinin ifşasında Kamu yararı bulmaktadır.
Gerek konusu itibarıyle gerekse sanıklarla fiil arasındaki irtibatın açıklanamaması nedeniyle, gerekse de iktidarın iddiasına göre ortada ifşa edilecek bir sırrın olmaması itibarıyle bu davaların tamamı Siyasal nitelikli ve işlenmiş bir uluslararası suçun üstünün örtülmesi maksatlıdır.
Diğer taraftan;
Davanın Kemal Kılıçdaroğluyla ilişkilendirilmesi ise Tayyip Erdoğan'a hazırlanmış bir tuzaktır. Dava Kılıçlaroğlu ile ilişkilendirildiğinde uluslararası ilginin en üst düzeye tırmanacağı ve MİT TIRLARININ dünya medyasının hoparlörüne bağlanacağı muhakkaktır, bundan kimin zararlı çıkacağı hiç birimiz için sır değil. Bu tuzağın kim tarafından ve hangi maksatla hazırlandığını bilmiyorum ancak danışmanların iyi çalışmadığı ve en başta söylediğim gibi suçluluk telaşıyla saçma sapan işler yapıldığı aşikar.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 18 Ağu 2017, 01:21 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4084
'7+4 = 12' Ketö

Resim

Tayyip Bey neylerse güzel eyler.

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 18 Ağu 2017, 11:34 
Banlanmış Üye

Kayıt: 17 Şub 2009, 13:44
İleti: 23
Seyfi üslübuna dikkat et, uslu sulu yaz yaramazlık yapma..

@sabit

Dünyada müslüman ülkelerde hergün patlayan bombaların ve kullanılan silahların menşei Avrupa ve Amerika olduğunu sağır sultan bile duydu. Ama ne hikmetse şu sığıntı olduğunuz Demokratik Avrupa kendi silah satıcılarını mercek altına almıyor da MİT tırlarıyla uraşıyor, neden?

Avrupa ve Amerika silah tüccarları tüm dünyaya kaçak silah satıyorlar , patlayıcı madde satıyorlar ve hatta bunların eğitimini veriyorlar. Irakta , Suriyede , Filistinde , Afganistanda , Pakistanda , Malezyada , Afrikada akan kanın baş sorumlusu olarak kendi silah fabrikalarını ve onların komisyoncularını mercek altına almıyor ve hergün binlerce insanın ölümüne göz yumuyor. Ama ne hikmetse yine mesele Türkiye ve AKP olunca MİT tırları konusunda içerideki ajanları ile provakasyona başlıyor.

Neden Kemal amca ve MİT tırları dosyası ile ilgilenen malum şahıslar Avrupanın müslüman dünyasına kaçak göcek el altından sattığı silahlara ve diğer tüm mafya ve terör örgütlerine gönderdiği silahlara değinmiyorlar?

İşte sizin ne kadar ikiyüzlü ve para yanlısı olduğunuz açık değil mi.. Daha neyi savunacaksınız?

Yaptığınız ihanettir ve bunun cezasını çekeceksiniz. Arkanızda Avrupa var diye günmeyin sakın.

İki tane ajanı Türkiyede MİT tırları olayından tutuklandı diye gözlemci gönderen Avrupa Birliği ne hikmetse kendi silahları PKK nın elinde ortaya çıkınca İsviçreli silah fabrikalarına gözlemci ve denetçi göndermiyor.

Asıl Kılıçdaroğlu Türkiyeyi ve Milli davamızı tehdit ediyor. Olayın bütününe bakın. Deve kuşu gibi kafanızı kuma gömmeyin.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 18 Ağu 2017, 14:09 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
one_minute, suç başkalarıda işliyor diye savunulmaz. Bu savunma biçimi çok karşı olduğunuzu söylediğiniz batının kaçak silah ticaretini de meşrulaştırmaktır. Batının kaçak silah ticaretine karşı çıkabilmenin birinci şartı aynı suçu sizinde işlememenizdir.
Batı kaçak silah ticaretini yapmakta, ancak yapanlar yakalandığında yasalara hesap vermekten kaçamamaktadırlar. İstersen bu ayrıntıya da gireriz. Ancak bu tür ayrıntılar somut olaylar ve olgular üzerinden tartışılırlar. Batıda böyle bir örnek biliyorsan buyur inceliyelim.
Buradaki sorunun bir tarafı silah sevkiyatı (ışid ve nusra) olmakla birlikte, yukardaki yazı böyle bir durumda basının sır saklama sorumluluğu var mıdır? Ulusal güvenlik ile halkın haber alma özgürlüğü çatıştığında hangi değer korunur? Sorularına cevap aramaktır.
İkinci bölüm ise bu suçlardan açılmış davaların Ceza hukuku kanunlarına uygun olup olmadığı, ceza yargılamaları hukukunun ihlal edilip edilmediğidir.
Şüphesizki biz bu değerlendirmeleri yaparken ceza hukukumuza ve uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerimize bakarız.
Ne kadar anlayabilirsin bilmiyorum ama temel olarak önümüze koyduğumuz mesele Devletin hem fiilen yaptığı işin hemde suçlamaların hukuka uygun olup olmadığıdır.
Şu ihanet yaftası yapıştırma alışkanlığınız ve bu tekeli elinizde bulundurma ısrarınızın Faşizmin hukuk anlayışına uygun olduğundan sanırım haberiniz vardır.
Eğer savunabiliyorsanız meseleyi hukuken savunun çünkü yukardaki yazı hukuki bir iddia, buna siz hainsiniz batıda aynı şeyi yapıyor, onlara niye bir şey demiyordunuz gibi abuk sabuk cevap verdiğinizde benim yazıma cevap vermiş olmazsınız.
Becerebiliyorsanız hukuken, basının devlet sırrını saklama yükümlülüğünü, davaların dayandığı delil(!) lerin delil olma kabiliyetlerini,
Siyasi ve askeri ajanlık suçlamasının ana davanın mahkeme kararında yer almamasına rağmen bağlı davada nasıl ve hangi gerekçeyle varedildiğini hukuken anlatın üzerinde tartışalım. Hain main gibi kıçı kurtarmaya matuf yaftalamalarla bu iş olmaz.
Asıl ihanet Türkiyeyi bu hale getirmektir, bunu eleştirmek değil. Türkiyeyi bu hale getirenin kıçının kılı oluyorsunuz ama onu eleştireni ihanetle suçluyorsunuz.
Üçüncü ve daha güncel konu ise İktidarın bu tür davaları muhalifleri susturmak maksadıyla kullanmayı alışkanlık haline getirmeiş olmasıdır, aynı Hitler gibi. Haaa Hitlere sorarsanız onunda sizin gibi o kadar çok gerekçesi vardıki hepsi sizinkiler gibi yalan dolan.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 18 Ağu 2017, 14:30 
Banlanmış Üye

Kayıt: 17 Şub 2009, 13:44
İleti: 23
sabit

Birileri senin ülkene silah sokuyor yada terör örgütlerine silah satılmasına göz yumuyor ama diğer yandan kendini denetime kapatıp seni denetliyor. Sen onu denetlemye kalkarsan ambargo koyuyor.

Şimdi aynı olayı Avrupa üzerinden tartışalım, Dünyaya silah satarken kendisi suç işlemiş oluyorsa Türkiyeden önce kendisinden başlamalıdır. Delil istersen PKK , DAEŞ , Bokoharam , El kaide vs.. bildiğin ne kadar yasadışı örgüt varsa hepsinin elinde Avrupa silahları var. Daha ne olacak zaten müslüman ülkelerin silah üretmesine izin vermeyen bir Avrupa var. Müslümanların kendi ürettikleri patlayıcı madde yada ateşli silah mevcut değilken müslüman ülkelerdeki terör örgütlerine silah satan da Avrupa değildir dersen bu çok bariz bir yalandır.

Madem ki amacınız suçu ve terörü ortadan kaldırmak öyle ise kaynağından başlayın ve Avrupanın silah fabrikalarını ve onların komisyoncularını denetlemesi konusunda dünyada baskı oluşturun. Sadece müslüman ülkeler değil ayrıca Venezüella , Afrika , Kamboçya vs.. gibi diğer ülkelerde de silahların Avrupadan geldiği aşikardır.

Şimdi oturup düşünelim. ..

Silahları üretenler ve satanlar MİT tırlarının içinde ne olduğunu biliyorlar ama Dünyanın dört bir yanına dağıtılmış gemi yüküyle silahların kaynağını bulamıyorlar..

Suç var , delil var ama fail yok..Bunlar elma değil ki ağaçtan toplansın.. Üreten fabrikalar belli , satanlar belli.. İsteseler şakk bulurlar. Ama silah ticaretinden kazandıkları onları bu katilliğe zorluyor. Daha düne kadar besledikleri Daeş silahları kendilerine doğrultuna kadar sorun değildi. Ancak Daeşe silah gidiyor istihbaratını günler öncesinden alarak Türkiyedeki ajanlarına operasyon yaptıranlar kendi silah üreticilerinin ürettiklerinin nereye gideceğini tutturamıyorlar. .

Komik gerçekten haliniz çok üzücü.. Bu durumda tuzağa düşen Sayın Başkanımız olmuyor tam tersine Kemal bey oluyor. Farkında olarak yada bilmeyerek aslında Avrupalı silah tüccarlarına hizmet ettiği çok açık belli..


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 18 Ağu 2017, 18:11 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Ben ısrarla açtığım konunun hukuki bir iddia taşıdığını ve eğer çürütmek isterseniz (seve seve dinlerim) bunu hukuki gerekçelere dayandırarak yapmanız gerektiğini söylüyorum siz de ısrarla meseleyi başka bir mecrada daha halk ağzıyla ve daha malumat furuş bir akılla çürütmeye çalışıyor ve bu tartışmanın içeriğine de bizim ilişkisel anlamda varolan hukukumuza da uygun olmayan hainlik, zavallılık vs gibi kelimelerle donatarak bence anlamı olmayan bir eksene sürüklemeye çalışıyorsunuz.
Bugün AKP politikalarını ve yarattığı sonuçları aklı başında bir şekilde savunmanın neredeyse imkansız olduğunu biliyorum ve sizin bu davranışınızı çaresizliğinizin sonucu olarak yorumluyorum.
Yukardaki metin ve sorulan sorular çok net, hiç birinin yanından bile geçmemişsiniz.
Batının silah ticareti, emperyal plan ve uygulamaları, bunun emperyalist bunalım dönemlerine ilişkin özellikleri,meta, sanayi, ve lisans ihracatına dayalı açık işgalden gizli işgale kadar bütün aşamaları ile ilgili ben sana 20 tane kitap yazarım lakin benim açtığım konu o değil.
Konunun batıyla mukayese edilecek kısmı batıda ulusal güvenliği tehdit eden bir uygulama açığa çıktığında,
Sırasıyla,
Önce iktidar istifa ediyor
Sonra yargılanıyor cezalandırılıp infaz ediliyor.
Bunu açığa çıkartan gazeteciler ise halkın haber alma özgürlüğünün gereğini yaptıkları için ödüllendiriliyorlar.
Bizde ise;
İktidar asla istifa etmediği gibi bunu aklından bile geçirmiyor.
Aksine bunu ifşa eden veya ifşa ettiğini sandıklarının hepsini hiç bir ceza yargılaması ilkesine uymadan cezalandırmaya çalışıyor. Ayrıca bu durumu eleştiren muhalefeti de binbir fırıldakla korkutup baskı altına almaya çalışıyor.
Fark bu.
one_minute konuyla ilgisiz aklınıza geleni buraya yazmanız başka bir konu açmanız halinde makul ve anlaşılır olur, ama bu yazıyı benim yazıma cevap olarak koyarsanız burada bana cevap vermiş olmazsınız.
Değindiğiniz konu muhtevası son derece geniş ve içinde haklı itirazları taşıyan bir konu ama benim yazımın cevabı değil. SİZDE BİR BAŞLIKTA BU KONUYU AÇIN BENDE SİZE CEVAP YAZAYIM. Belkide sandığınız kadar hain 8-) değilizdir ha.
Burada dikkat edilmesi gereken konu meseleleri reel politik üzerinden devlet reflekleri ile tanımlayabilmek ya da tanım aralıklarını oluşturabilmektir. Uluslararası hukuk-güç dengesinin doğru algılanması meselesi bizi akım derken, bokum demekten kurtarır. Örnek, Dünya beşten büyüktür sözü çok doğru ve söylenme gerekçesi çok haklı olmasına rağmen kendisinden beklenen etkiyi oluşturmadı, nedeni Tayyip Erdoğan'ın bu cümleyi Mücerret bir norma itiraz olarak değil kendisininde parçası olduğu müşahhas bir sorunun çözümüne matuf söylemiş olmasıydı. Aynı cümleyi söylersiniz ama aynı cümle sizi bir durumda doğruyu hakkı arayan adam haline sokarken diğer durumda pragmatist bir yarar kovalayıcı durumuna düşürür. Şimdi ben bunu eleştirdiğimde Tayyip'e kötülük mü yapmış olurum? Bu ülke hepimizin one_minute yapılan her yanlışın sonuçları hepimizin üstünde doğuyor, doğacak. Bize lazım olan kör bir tarafgirlik değil, (o çıkarcıların işi) yapılan yanlışı ifade etmek düzeltilmesine zemin hazırlamak.
Özellikle muhalifleri düşmanlaştırıcı, şeytanlaştırıcı yaklaşımların bu ülke selametine katkısı olmayacağını bilin. Ülke yönetmek demek muhalefeti yenmek demek değildir. Bu sizi son tahlilde halk düşmanı yapar bütün otoriter yönetimler gibi.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 18 Ağu 2017, 18:39 
Banlanmış Üye

Kayıt: 17 Şub 2009, 13:44
İleti: 23
sabit

hukuki kısımlarını mahkemeye izah edersin lakin burasi bir forum ve sadece hakimlere açık değil. Daha ziyade halka açık bir forum. Dolayısı ile halk ağzı derken halkı küçümseyen ve aşağılayan tutumunuz bile neye hizmet ettiğinizi açıklıyor.

Bu konuda ısrarla anlamak istemediğiniz nokta ise mit tırları konusunda Batının da suça iştiraki olması ve bunun maskelenmeye çalışılmasıdır. Eğer mesele Türkiyenin iç güvenliği ile ilgili ise Avrupanın buna müdahale etmesi hukuksuz ve saçmalık olur. Eğer mesele dış politika ile ilgili ise Avrupa o zaman namertlik yapıp bugüne kadar yardım ve yataklık ettiği terör örgütlerini sümen altı ederek sadece AKP ile uğraşması uluslararası hukuk ilkelerine münasip düşmez. Sizler Avrupanın sunduğu bir bardak şarap uğruna ülkenizin karşısında batının avukatlığını yapıyorsunuz. Önce meseleyi iyice kavrayın sonra kaç kitap yazarsan yaz.

Sen bunu anlamamazlıktan gelsen de ehalk çok iyi biliyor. Senin halk ağzı diye aşağıladığın bu millet Avrupaya 100 yıl önce dersini verdi ve yine verecek.

20 tane kitap yazmadan önce meselenin iç politika mı yoksa dış politikamı olduğunun kararına var. Aksi halde daldan dala atlayan enteresen bir yazı dizisinden öteye geçmiyor senikiler.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 18 Ağu 2017, 20:13 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Ben nezaketle cevap vermeye çalıştıkça sen coşuyorsun bunların bir kısmının yazılanların ne anlama geldiğini anlamadığından bir kısmının ise kayıtsız şartsız AKP yi destekliyor görünümünden çıkarmıyım acaba telaşından olduğunu biliyorum. Yazdığınız yazılar üzerinden kişilik tahlilleri yapmak çok hoşuma gitmiyor ama ısrarınız beni mecbur bırakıyor. Ben diyorumki benim yazdığım yazı bir hukuki içeriğe sahip yani önüme koyduğum sorun hukuki bir sorun, şüphesizki itirazlarında hukuki içerikte olması gerekirki bir anlamı olsun. Forumun sadece hakimlere açık olmadığını biliyorum ama bu anlayanın anlamayanın verdiği cevapları beğenmek zorundayım demek değil. Sadece hukukçuların girdiği forumlarda da yazıyorum orada yazılanlar daha çok hukuk nazariyelerine ilişkin tartışmalar yani hukukçu olmayı gerektiriyor. Burada ise herkesi ilgilendiren güncel meselelerin hukuki vehçesini yazıyorum. Şüphesizki bana ''evet ya ben işin bu tarafını düşünememişim'' dedirtecek cevaplar bekliyorum. Forum bana göre böyle birşey, burada benim hiç yazmadığım yazılanlara şimdiye kadar hiç cevap vermediğim bölümler var bunun sebebi benim o konulardan anlamamamdır yoksa o bölümlerin bana açık olmaması değil. Tavsiyem sen de anlamadığın konularda kendini zorlama olmuyor işte. Mutlaka çok iyi anladığın, ihtisas sahibi olduğun konular vardır bence tercihini o konular üzerine kullan.
Halk ağzı küçümseme içeren bir niteleme değildir ve hepimiz gündelik yaşamımızda bu ağzı kullanmayı tercih ederiz, bu hem daha kolay hemde muhataplar açısından daha anlaşılır bir dil olmakla tercih sebebidir. Ama bu dille hukuki, sosyolojik, ekonomik, psikolojik bir makale yazamazsınız. Çünkü disiplinlerin ortak anlam kümesine ulaşmak için tanımladığı birinci şart o disiplinin terminolojisidir. Kelimeler farklı disiplinlerde farklı anlamlar taşırlar. Bundan farklı olarakta her disiplinin konuya yaklaşım teklifleri ve bunun metodolojisi farklıdır çünkü her disiplin ait olduğu ihtisas alanının önceliklerini öncelemek gibi bir derde sahiptir. Yani mühendis diliyle psikoloji anlatırsanız o anlatıdan psikolojinin matematik veçhesi dışında bir şey çıkmaz o da anlayana.
Bu forumda ençok karşılaştığım sorunlardan biri dil konusu olmuştur. Ve şaşılacak bir istatistiki sonuç, sorunlu olanların hepsi AKP li. AKP lilerde sapla samanı karıştırmak yada daha teknik bir dille söylersek nesneleri kategorik emperatif tasnife tabi tutamamak gibi bir sorun var. Bu halin onlar için içsel bir sorun olduğunu düşünmüyorum bu sadece dışardan bakıldığında sırıtan bir sorun yoksa onlar durumun farkında bile değiller.
Alıntı:
Dolayısı ile halk ağzı derken halkı küçümseyen ve aşağılayan tutumunuz bile neye hizmet ettiğinizi açıklıyor.

Hukuk konuşurken hukuk diliyle konuşmak gerekir sözünden sen,
1.Halkın küçümsendiğini
2.Halkın aşağılandığını
3.Emperyal metropollere hizmet edildiğini çıkardın
Buna cevap vermeyi gereksiz görürüm, forum üyeleri bunu değerlendirecektir.
Ancak bu yorumun, uçurum gibi derin aşağılık komplekse sahip bir zihin dışında üretilemeyeceğini söylemeden geçemeyeceğim.
Alıntı:
Bu konuda ısrarla anlamak istemediğiniz nokta ise mit tırları konusunda Batının da suça iştiraki olması ve bunun maskelenmeye çalışılmasıdır.

Batının MİT tırları suçuna iştiraki ile elinizde bir belge bir bilgi varsa bunu ortaya koyun buna engel bir durum yok. Bende o zaman batıyı koyduğunuz deliller üzerinden suçlayan bir hukuki yazı yazayım. Bu arada Batının suça iştirakinden bahsettiğinize göre sizde MİT tırlarının devletin işlediği bir suç olduğunu ve batının buna iştirakçi olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Umarım yanlış anlamadım. Eğer doğru anladıysam sizde Can Dündarın işlediği suçu işliyorsunuz şu an. Devletin açıklamasının aksine MİT TIRLARININ konusu suç olan bir fiili gerçekleştirdiklerini ve batının da bu suça iştirak ettiğini söylüyorsunuz. Halbuki devlet hala MİT tırlarının insani yardım malzemesi taşıdığında ısrarlı. Şimdi aynı suçtan alıp içeri atsalar itirazda edemezsin, bana haksızlık yapıldı da diyemezsin. Çünkü davaların ve cezalandırmanın haklı olduğu konusunda kendini bağladın.
Alıntı:
Eğer mesele dış politika ile ilgili ise Avrupa o zaman namertlik yapıp bugüne kadar yardım ve yataklık ettiği terör örgütlerini sümen altı ederek sadece AKP ile uğraşması uluslararası hukuk ilkelerine münasip düşmez.

Ülkeler birbirleriyle uğraşırlar dikkat edersen AKP de hiç bir ülke hakkında iyi şeyler söylemiyor. Elinizde belgeleriniz varsa birleşmiş milletlerin yolu kapalı değil gidin müracaat edin ve iddianızı savunun.
Ayrıca hiç bir Avrupa ülkesi şimdiye kadar Mit tırlarıyla ilgili olarak resmi bir başvuruda bulunmadı, yani sizin Avrupa ile ilgili şikayetleriniz onların basında çıkan haberlerine dayanıyor, devlet olarak yaptıkları tasarruflara değil. Ancak Türkiye son bir yıldır uyguladığı agresif tavrı ve suçlayıcı dili sürdürürse bu konudaki şikayetlerini resmileştirebilirler. Yani olur olmaz babalanmak Türkiyenin hayrına değil.
Alıntı:
Sizler Avrupanın sunduğu bir bardak şarap uğruna ülkenizin karşısında batının avukatlığını yapıyorsunuz. Önce meseleyi iyice kavrayın sonra kaç kitap yazarsan yaz.

Kim kime bir bardak şarap sunuyo kim kime avukatlık yapıyor? Bunları nereden çıkartıyorsun. Bu başlıkta yazılan yazıda Avrupa söz konusu bile değil ki avukatlığı söz konusu olsun. Yazıyı bir daha oku bakalım hiç avrupaile ilgili bir değerlendirme var mı? Ama siz hiç bir konuyu Türk ve İslam düşmanlığı parantezine almadan izah edemezsiniz bu sizin meseleleri aidiyetlik üzerinden tartışma alışkanlığınız, sosyolojiye göre bu, devlet ve hukuk anlayışının henüz gelişmediği bir aşiret refleksi. AKP ninde eninde sonunda gitmek istediği yer de o. Devlet ve hukuk Tayyip olsun gerisi luzum etmez.
Alıntı:
Sen bunu anlamamazlıktan gelsen de ehalk çok iyi biliyor. Senin halk ağzı diye aşağıladığın bu millet Avrupaya 100 yıl önce dersini verdi ve yine verecek.

20 tane kitap yazmadan önce meselenin iç politika mı yoksa dış politikamı olduğunun kararına var. Aksi halde daldan dala atlayan enteresen bir yazı dizisinden öteye geçmiyor senikiler.

Buralar tam bir ''zırva tevil kaldırmaz'' örneği neresini düzelteyim.
one_minute, nezaket içerisinde tartışmaktan bilerek isteyerek ayrıldın belliki bundan sonraki tartışmalarda da konu içeriklerinden çok senin aşağılık kompleklerinin, cehaletinin, biat ettiğin ideolojik yapılardan beklentilerinin, sana ''tut'' emri verenlerin emirlerinin yansımalarıyla uğraşacağız. Benim açımdan zaman kaybının dışında bu durumun bir mahsuru yok, hatta bu durumu kendim içinde, yazışmaları takip eden diğer üyeler içinde çok eğlenceli hale getirebilirim ama şimdiden söyleyeyim bu seninle alay etmeyi, dalga geçmeyi zorunlu hale getirir. Beni buna zorlama!..


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 19 Ağu 2017, 11:37 
Banlanmış Üye

Kayıt: 17 Şub 2009, 13:44
İleti: 23
Ben cevap yazdıkça sen daha çok saçmalıyosun desek daha iyi olur. Hukuk konusunu hukuk diliyle anlatacaksan git mahkemeye anlat. Her köşeye sıkıştığında böyle basit ve bana lgerekçeler ileri sürerek haklı olduğunu göstermeye çalışıyorsun. Biz burada hakimleri ikna etme turları düzenlemiyoruz. Eğer öyle bir derdin varsa gider mahkemede kullanırsın hukuk dilini. Bir gerçekliği ifade etmek için halk dilini kullansan ne olacak kullanmasan ne olacak bırak artık konu saptırmayı da kendine gel biraz.
Avrupanın kendi topraklarında beslediği onbinlerce terör örgütü üyeleri hakkında hesap vermeden böyle saçma ve cahilce yaklaşımlarına ancak kargalar güler. Batının avukatlığını yapmaya çalışman beyhudedir. Batının yıllarca müslüman topraklarında müslümanlara karşı beslediği terör örgütleri ne hikmetse istihbarata takılmıyor ama aynı örgütleri batı için tehdit haline gelmeye başladığında Türkiyenin iç işlerine karışacak kadar küstahlaşıyorlar.

Ortada Türkiyeyi geçmişten beri Avrupa karşısında küçük düşüren bir CHP zihniyeti var. Daha önceden de PKK ve DHKP-C teröristlerinin CHP ile olan ilişkilerini yazdım .Bunların Avrupa tarafından nasıl korunup kollandığını ''HALK AĞZI İLE'' yazdım. CHP nin de Türkiyeyi terör konusunda Avrupa karşında ne kadar aciz duruma düşürdüğünü defalarca dile getirdim. Geçmişten beri mevcut terör örgütlerinin Avrupa tarafından beslenip kollanmasına fırsat tanıyan CHP zihniyeti şimdi mit tırları ile bütün pisliklerini AKP ye yıkmaya çalışıyorlar. Böylece aklanacaklarını sanıyorlar.

Terör elemanlarını işe alarak onlara finansal destek sağlayan ve terör örgütü üyelerinin ailelerini çeşitli dernek ve vakıf adıyla eğitenler CHP-Avrupa işbirlikçileri değilmiydi. PKK bahanesiyle gelirin %70 ini askeriyeye akıtan CHP zihniyeti değilmiydi? Kaybolan askeri muhimmatı operasyon zayiatı diyerek envanterden düşürenleri kahraman ilan edenler CHP liler değilmiydi?
Şimdi ne oldu da mit tırları üzerinden algı yaratılmaya çalışılıyor?

Hukuk varsa herkes için var. sadece AKP için değil CHP için de hukuk olmalı. Avrupanın pislikleri için de hukuk olmalı.
Sabitin uzun uzadıya yazdığı saçmalığın özeti şudur. Önce ben seni yargılayıp cezalandırayım sonra da ben kendimi yargılar gereğini yaparım...

Başka tercümesi var mı bunun. Bu yüzden kılıçdaroğlu Avrupaya sırtını yaslayıp kenidi kurtarma peşinde. Bu yüzden de ihanet ediyor ve Türkiyeyi tehdit ediyor. İç işlerimizi dünyaya duyurarak muhbirlik yapıyor.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 19 Ağu 2017, 12:52 
Katılımcı Üye

Kayıt: 03 Tem 2017, 14:33
İleti: 266
Eğer ergenokon ve balyoz davalarının sahte olduğunu iddia ediyorsanız mit tırlarının da sahte olduğuna inanmak zorundasınız. Konuyu çokta felsefileştirmeye gerek yok. Çünkü yukarıda yorumlarınızdada belirttiğiniz gibi geçmişte kaybolan askeri mühimmatın çeşitli terör-mafya ilişkilierinde kullanıldığını hatta askeriyede istenmeyen komutanların ve diğer aydınların aynı kayıp silahlarla suikast ile öldürüldüğüne yalan diyorsanız mit tırlarna da yalan demek zorundasınız. Operasyonlarda yakıldı denerek kayıttan düşürülen onbinlerce merminin daha sonra mafyanın ve susurluk gibi derni devlet çetelerinin arasında bulunmasına inanmadıysanız ve bunları yapanların başkaları olduğunu iddia ediyorsanız gerisine yorum yapmaya bile luzum yok.

En yakın ve sıcak zamanda danıştay saldırısında savcı kendisine kurşun sıkanı tanıdığı halde davacı olmuyorum dediği kayıtlardadır. Ardından bütün bir davanın sadece ogün samastın kişiliği üzerinde döndürülerek unutturulmasıda manidardır. Sonuçta canhıraş bir şekilde mit tırları üzerine giden chp zihniyeti neden geçmişteki devlet-mafya ikilisi üzerine gidemedi. Böylece chpnin sadece iktidara oturmak için çabaladığı bir gerçekle karşılaşıyoruz.

Bugün AKP ne yapıyorsa CHP'de geçmişte aynısını yapmıştır. Hesap sorulacaksa herkese hesap sorulmalı öyle dumanlı havada ganimet bulmuş zavallılar gibi bir noktaya hücum etmek anlamsız.

Dürüst olun dürüst.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 19 Ağu 2017, 15:15 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Alıntı:
Hukuk konusunu hukuk diliyle anlatacaksan git mahkemeye anlat.

one_minute göre,
Hukuk anlatacaksak, adliyede,
spor anlatacaksak, spor salonu veya stadyumda,
Tıp anlatacaksak, hastanede,
Mahkumlarla ilgili bir sorun anlatacaksak, cezaevinde,
Fuhuşla ilgili konuşacaksak, kerhanede,
Almanya ile ilgili laf edeceksek Almanya da,
Konuşabilirmişiz.
Ona göre burada konuşmanın manası yokmuş.
Ona göre.
Alıntı:
Her köşeye sıkıştığında böyle basit ve bana lgerekçeler ileri sürerek haklı olduğunu göstermeye çalışıyorsun.

one_minute göre,
O, beni köşeye sıkıştırmış. Neyseki herşey kayıtlı bir şey demeye gerek yok.
Alıntı:
Bir gerçekliği ifade etmek için halk dilini kullansan ne olacak kullanmasan ne olacak bırak artık konu saptırmayı da kendine gel biraz.

Halk dilini kullanmakta ısrarlı olan ben değilim sensin, bu anlamsız soruyu kendine sormalısın. Konu benim açtığım başlık yani bir saptırma varsa sana ait. Açtığım konuda sorular soruluyor varsa cevabın ver hepimiz irşad olalım yoksada sus seni adam sanalım. Sana kendine gel demeyeceğim, gelsen ne olacak daha iyi bir şey çıkacağını sanmıyorum, hatta kendinden ne kadar uzaklaşırsan o kadar iyi, çünkü kendin bir halta benzemiyorsun.
Alıntı:
Avrupanın kendi topraklarında beslediği onbinlerce terör örgütü üyeleri hakkında hesap vermeden böyle saçma ve cahilce yaklaşımlarına ancak kargalar güler.

Sen de Avrupanın topraklarında beslediği onbinlerce terör örgütü üyeleri ile ilgili bir konu aç onuda konuşalım. Ama her konu açıldığında önce Avrupanın beslediği terör örgütlerini konuşmak gibi bir zorunluluğumuz mu var. Mesela ben antibiyotiğin yararlarını veya zararlarını anlatmak istesem önce Avrupanın beslediği terör örgütlerinden mi bahsetmem gerekecek. Bu benim bilmediğim bir forum kuralı mı? Forum yöneticileri size de soruyorum böyle yazılı olmayan bir zorunluluk mu var?
Ben sizin yerinizde olsam ''kargalar güler'' deyişini hiç kullanmam, siz daha önce Fetö ile ilgili iddialara hükümet sözcüsü düzeyinde ''Bu iddialara kargalar güler'' demiştiniz ne oldu? Gülüyor mu kargalar şimdi. İnsan bu deyimi kullanırken biraz utanır daha çok yakın geçmişte kepaze olduğunu hatırlar.
Alıntı:
Batının avukatlığını yapmaya çalışman beyhudedir

''Batı avukatlığı'' yaftasıda belliki ''darbeci'', ''Fetöcü'', ''Hain'', ''Dinsiz'' yaftaları gibi AKP nin hazır etiketleri stoğuna girmiş. Bu etiketide aklınıza gelenin alnına yapıştırıyorsunuz. ''Faşizmin teknikleri'' dünyanın her yerinde aynı.
Alıntı:
Batının yıllarca müslüman topraklarında müslümanlara karşı beslediği terör örgütleri ne hikmetse istihbarata takılmıyor ama aynı örgütleri batı için tehdit haline gelmeye başladığında Türkiyenin iç işlerine karışacak kadar küstahlaşıyorlar.

Bak güzel konuymuş sen de bu konuyu aç üzerinde konuşalım. Ama bu cümleyi alakalı alakasız yere yerleştirirsen hiç etmiş olursun güzelim konuyu da, cümleni de.
Alıntı:
Ortada Türkiyeyi geçmişten beri Avrupa karşısında küçük düşüren bir CHP zihniyeti var. Daha önceden de PKK ve DHKP-C teröristlerinin CHP ile olan ilişkilerini yazdım

Hah! gelelim zurnanın son deliğine. AKP nin yaptıklarını söyleyince Türkiye küçük düşüyorsa ayıbın esası AKP nin yaptıklarında değil midir. Mesela sen küçük bir çocuğa tecavüz etsen, ben de bunu dünyaya anlatsam ayıbı sen mi yapmış olursun ben mi. AKP yaptıklarının doğru olduğunu düşünüyorsa bundan bahsetmek olsa olsa AKP nin reklamı olur. Ha suç işliyorsa ve CHP bundan bahsediyorsa suç işleyene aittir ondan bahsedene değil. Yani siz CHP ye sus diyeceğine AKP ye yeter artık suç işleme rezil olduk demeniz gerekir tabi AKP ye köpekçe bir bağınız yoksa.
Alıntı:
Daha önceden de PKK ve DHKP-C teröristlerinin CHP ile olan ilişkilerini yazdım

Nerden başlayalım Habur'dan mı, Oslo'dan mı, Diyarbakır İstasyon Meydanından mı, Oslo da PKK lılara,Ben Tayyip ERDOĞAN'IN ÖZEL TEMSİLCİSİYİM, şehirlerin tamamını bombalarla silahlarla doldurduğunuzu biliyoruz biz buna göz yumduk, diyen temsilcinizi mi, PKK lılara. Görevden alınmasını istediğiniz komutan vali varsa bildirin alalım diyen temsilcinizi mi anlatayım. Yoksa biz PKKlılara dokunmayın diye valilere talimat verdik diyen reisinizden mi, çadır mahkemelerinizden mi bahsedeyim, APO yu devlet eliyle Kürt halkının önderi ilan ettiğiniz Diyarbakır İstasyon meydanından mı?Hala ne konuşuyorsunuz siz bee utanın neredeyse sıfırlanmış terörle aldınız ülkeyi. Şimdiki hale bak.Hala CHP diyor adam insanda biraz olsun utanma olur.
Alıntı:
Bunların Avrupa tarafından nasıl korunup kollandığını ''HALK AĞZI İLE'' yazdım.

Sanki başka seçeneğin varmışta Halk ağzını seçmişsin gibi, 150 kelimeyle konuştuğun Türkçeyle başka ne ağzı kullanacaksın?
Alıntı:
Terör elemanlarını işe alarak onlara finansal destek sağlayan ve terör örgütü üyelerinin ailelerini çeşitli dernek ve vakıf adıyla eğitenler CHP-Avrupa işbirlikçileri değilmiydi. PKK bahanesiyle gelirin %70 ini askeriyeye akıtan CHP zihniyeti değilmiydi? Kaybolan askeri muhimmatı operasyon zayiatı diyerek envanterden düşürenleri kahraman ilan edenler CHP liler değilmiydi?

Değildi.
Uydurarak olmaz bu işler varsa elinizde delilleriniz götürüp savcıya vereceksiniz. Nasılsa şimdi savcıda sizden hakimde. Ne bekliyorsunuz.
one_minute,
Yazdıkların cevap verilmeyi haketmiyen deli saçmaları, ama benim yazmak istediklerime vesile oluyor. Ve neticede bu forumda bir kayıt sistemi herkesin yazdığı kayıtlanıyor. Yani yarın ben öyle demediydiydim diye kıvıramayacaksınız.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 19 Ağu 2017, 15:40 
Banlanmış Üye

Kayıt: 07 Tem 2017, 11:54
İleti: 11
Hah hah haa sabit bu kadar sığ anlayışlı olma lütfen. Konuyu çarptırma .

Hukuku hukuk diliyle anlatacağını iddia eden sensin ama ne komik ki kendi iddianı bir güzel kendin çürütmüşsün. İşte böyle beni yormadan kendi kendini çürüt..

İşte senin iddian

Alıntı:
Ben ısrarla açtığım konunun hukuki bir iddia taşıdığını ve eğer çürütmek isterseniz (seve seve dinlerim) bunu hukuki gerekçelere dayandırarak yapmanız gerektiğini söylüyorum siz de ısrarla meseleyi başka bir mecrada daha halk ağzıyla ve daha malumat furuş bir akılla çürütmeye çalışıyor ve bu tartışmanın içeriğine de bizim ilişkisel anlamda varolan hukukumuza da uygun olmayan hainlik, zavallılık vs gibi kelimelerle donatarak bence anlamı olmayan bir eksene sürüklemeye çalışıyorsunuz.


Alıntı:
Ben diyorumki benim yazdığım yazı bir hukuki içeriğe sahip yani önüme koyduğum sorun hukuki bir sorun, şüphesizki itirazlarında hukuki içerikte olması gerekirki bir anlamı olsun. Forumun sadece hakimlere açık olmadığını biliyorum ama bu anlayanın anlamayanın verdiği cevapları beğenmek zorundayım demek değil. Sadece hukukçuların girdiği forumlarda da yazıyorum orada yazılanlar daha çok hukuk nazariyelerine ilişkin tartışmalar yani hukukçu olmayı gerektiriyor. Burada ise herkesi ilgilendiren güncel meselelerin hukuki vehçesini yazıyorum.



E şimdi zavallı değilsin de nesin. Ben mi yalan söylüyorum. Sene turbo gibi hesabını haxleyip senin adına benim yazılar yazıp kumpas kurduğumu sayıklamaya başlama sakın. Çünkü her dibe vuran kişi böyle yapmaya başladı bu da yeni moda oldu haa..


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 19 Ağu 2017, 15:44 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Alıntı:
Eğer ergenokon ve balyoz davalarının sahte olduğunu iddia ediyorsanız mit tırlarının da sahte olduğuna inanmak zorundasınız. Konuyu çokta felsefileştirmeye gerek yok. Çünkü yukarıda yorumlarınızdada belirttiğiniz gibi geçmişte kaybolan askeri mühimmatın çeşitli terör-mafya ilişkilierinde kullanıldığını hatta askeriyede istenmeyen komutanların ve diğer aydınların aynı kayıp silahlarla suikast ile öldürüldüğüne yalan diyorsanız mit tırlarna da yalan demek zorundasınız. Operasyonlarda yakıldı denerek kayıttan düşürülen onbinlerce merminin daha sonra mafyanın ve susurluk gibi derni devlet çetelerinin arasında bulunmasına inanmadıysanız ve bunları yapanların başkaları olduğunu iddia ediyorsanız gerisine yorum yapmaya bile luzum yok.

Bu paragraftan bir şey anlayan varsa bana da anlatsın (sevaptır)
Alıntı:
En yakın ve sıcak zamanda danıştay saldırısında savcı kendisine kurşun sıkanı tanıdığı halde davacı olmuyorum dediği kayıtlardadır. Ardından bütün bir davanın sadece ogün samastın kişiliği üzerinde döndürülerek unutturulmasıda manidardır. Sonuçta canhıraş bir şekilde mit tırları üzerine giden chp zihniyeti neden geçmişteki devlet-mafya ikilisi üzerine gidemedi. Böylece chpnin sadece iktidara oturmak için çabaladığı bir gerçekle karşılaşıyoruz.

Bu paragraftan da bir şey anlayan varsa gene bana anlatsın (daha da sevaptır)
Alıntı:
Bugün AKP ne yapıyorsa CHP'de geçmişte aynısını yapmıştır. Hesap sorulacaksa herkese hesap sorulmalı öyle dumanlı havada ganimet bulmuş zavallılar gibi bir noktaya hücum etmek anlamsız.

Dürüst olun dürüst.

Köprü ve marmaray yapmamış mesela. :lol: Yanlış bilgi.
Kimse CHP den hesap sorulmasın demiyor. Onbeş yıldır iktidar AKP de CHP den sorulacak hesap varsa sormalıydı, şimdiye kadar ihmal ettiyse bütün bilgiler, belgeler elinde, mahkemeleri, hakimleri, savcılarıda emri altına aldı niye sormamış hesabını? Görevini ihmal etmesin işini yapsın.
Olayın bizle ilgili kısmına geçersek biz hangi konudan bahsedersek bahsedelim meseleyi önce CHP açısından mı incelemeliyiz?
Yani şimdi bir AKP li size tecavüz etse, sizde, savcı olarak bana gelseniz şikayet etseniz ve ben desemki, bir AKP liyi yargılamadan önce bu suçu CHP nin işleyip işlemediğini araştıracam sonra dava açacam. Size göre doğru mu karar vermiş olurum, yapmam gereken bu mu? Şimdi ''dürüst olun'' derken dayandığın mantık bu. Hadi karar ver.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 19 Ağu 2017, 15:47 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
kültilkisi yazdı:
Hah hah haa sabit bu kadar sığ anlayışlı olma lütfen. Konuyu çarptırma .

Hukuku hukuk diliyle anlatacağını iddia eden sensin ama ne komik ki kendi iddianı bir güzel kendin çürütmüşsün. İşte böyle beni yormadan kendi kendini çürüt..

İşte senin iddian

Alıntı:
Ben ısrarla açtığım konunun hukuki bir iddia taşıdığını ve eğer çürütmek isterseniz (seve seve dinlerim) bunu hukuki gerekçelere dayandırarak yapmanız gerektiğini söylüyorum siz de ısrarla meseleyi başka bir mecrada daha halk ağzıyla ve daha malumat furuş bir akılla çürütmeye çalışıyor ve bu tartışmanın içeriğine de bizim ilişkisel anlamda varolan hukukumuza da uygun olmayan hainlik, zavallılık vs gibi kelimelerle donatarak bence anlamı olmayan bir eksene sürüklemeye çalışıyorsunuz.


Alıntı:
Ben diyorumki benim yazdığım yazı bir hukuki içeriğe sahip yani önüme koyduğum sorun hukuki bir sorun, şüphesizki itirazlarında hukuki içerikte olması gerekirki bir anlamı olsun. Forumun sadece hakimlere açık olmadığını biliyorum ama bu anlayanın anlamayanın verdiği cevapları beğenmek zorundayım demek değil. Sadece hukukçuların girdiği forumlarda da yazıyorum orada yazılanlar daha çok hukuk nazariyelerine ilişkin tartışmalar yani hukukçu olmayı gerektiriyor. Burada ise herkesi ilgilendiren güncel meselelerin hukuki vehçesini yazıyorum.



E şimdi zavallı değilsin de nesin. Ben mi yalan söylüyorum. Sene turbo gibi hesabını haxleyip senin adına benim yazılar yazıp kumpas kurduğumu sayıklamaya başlama sakın. Çünkü her dibe vuran kişi böyle yapmaya başladı bu da yeni moda oldu haa..

Bu direk ihtisas sahibi bir doktorluk iş, benim yapabileceğim bir şey yok. Allah şifa versin diyelim yazıktır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kılıçdaroğlu'nu tehdit.
İletiTarih: 19 Ağu 2017, 18:38 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Ağu 2015, 16:44
İleti: 601
Kemal Kılıçdaroğlu'nun tutuklanacağı ile ilgili iddialar, kasıtlı olarak CHP'liler tarafından kamuoyu gündemine getirilerek, bu süreç üzerinden bir mağduriyet algısı yaratılmak isteniyor olabilir.
Ne yazık ki Ak Parti de, günden düne Liberal Batı toplumundan uzaklaşarak; Rusya, Çin ve İran gibi Atlantik sisteminin anti-demokratik rejimleri ile yakınlaştığı ölçüde, uluslararası toplumda vuku bulan, Türkiye'de ki demokratik işleyişe ilişkin söz konusu şüpheleri arttırıyor.
CHP'de bu süreci kullanarak, Batı'nın Liberal normlarına vurgu yaparak Ak Parti'ye yönelik bir muhalefet anlayışı geliştirmeye çalışıyor.
Her ne kadar CHP, köklerinde bulunan kemalizm ve Türk milliyetçiliği sebebi ile geçmişten gelen bazı olumsuzluk taşıyor olsa bile bu süreç, CHP'nin Batılı demokrasi değerlerini içselleştirebilmesi noktasında kayda değer gelişmelere gebe olabilir.
Ak Parti'nin ise böylesine bir muhalefet anlayışına karşı izleyebileceği en akıllıca politika ancak iktidarının ilk 7-8 yılında izlediği liberal normları yeniden benimseyerek, gittikçe milliyetçiliğe doğru kayan parti dümenini yeniden demokrasi limanına yanaştırmak olmalıdır.
Bu hem Ak Parti, hemde Türkiye için en hayırlısı olacaktır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 30 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.