Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 19 Şub 2018, 04:43


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Yaklaşımlarla Faydacılık. (Kemalizm Laikliği)
İletiTarih: 18 Şub 2015, 15:06 
Yeni Üye

Kayıt: 17 Şub 2015, 02:03
İleti: 6
Konum: İzmit

Bugün daha önce de belirttiğim gibi Faydacılık felsefi görüşünü Laiklik üzerinden bildiğim kadarıyla anlatacağım. Öncelikle Laikliğin kavram olarak ne anlama geldiğine bakalım.. sonra da bize ithal geldikten sonra nasıl kullanıldığına..

Laiklik, genel anlamda dinin ve devletin her birinin kendi alanlarında bağımsız olmasını ifade eder. Başka bir anlatımla laiklik, dinsel alan ile devlete ait kamusal alanın birbirinden ayrılması, devletin belli bir dini temsil etmemesi, dinler ve inançlar karşısında tarafsız olmasını ifade etmektedir. Bu tarafsızlığın kaçınılmaz sonucu, devletin siyasi ve hukuk düzenini hiçbir dinin kurallarına dayandırmamasıdır. Aksi takdirde, devletin tarafsızlığı ortadan kalkacaktır.

Fakat T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı.. Kimliklerimiz de dinlerimizin belirtilmesi.. laikliğe aykırı mı? HAYIR

Laiklik, hukuk(yargılama,cezalandırma ve vergilendirme) karşısında ülke vatandaşlarına dini imtiyaz tanınmamasıydı.

OSMANLI DEVLETİNDE HUKUK

Yargılama ve Cezalandırma

Zimmilere bazı hukuk dallarında kendilerine şer’i hukuk değil, kendi dinlerinin kuralları uygulanır. İslam anlayışında Din, kişilerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarını da içerdiğinden Din ve vicdan hürriyetinin bir uzantısı olarak zimmilere kendi hukuklarını uygulama imkanı tanınmıştır.Bu anlayış sonucunda özellikle dini kuralların yakın etkisi altında bulunan şahıs,aile ve miras hukuku alanlarında gayrimüslimlere kendi hukuk kurallarının yine kendi mahkemelerince uygulanma imkanı getirilmiştir ve böylelikle ortaya cemaat mahkemeleri çıkmıştır.Kur’an, hadis ve Hz. Peygamber döneminden beri süregelen uygulamalara göre,İslam ülkelerinin gayrimüslim vatandaşları yargı muhtariyetinden yararlanmışlar, Hıristiyan,Yahudi vb. Din mensuplarının kendi kanun ve hakimleriyle çalışan mahkemeleri olmuştur.Öte yandan gayrimüslimler dilerlerse İslam mahkemelerine (Şer’iyye Mahkemesi) başvurma hakkına da sahiptirler ki bu durumda kendilerine İslam hukuku hükümleri uygulanmıştır. Ceza hukuku açısından ise“içki içme suçu” gibi bazı istisnalar dışında İslam ceza hukuku hükümlerine tabi tutulmuşlardır.
Osmanlı Devletinde Gayrimüslimlerin Hukuki Statüsü | Sadık Can

Vergilendirme

1. TEKALİF-İ ŞER’İ VERGİLER:
Bunların şeriatın emrettiği vergilerdi.
· Öşür: Müslümanlardan alınan toprak ürünü vergisidir. Elde edilen ürünün onda biri vergi olarak alınırdı.
· Haraç: Müslüman olmayanlardan alınan vergiydi ve ikiye ayrılıyordu
- Harac-ı Mukassem: Elde edilen üründen alınırdı.
- Haracı Muvazzaf: Toprak üzerinden alınan vergiydi
· Cizye: Müslüman olmayan erkeklerden, askerlik görevi karşılığı alına vergidir.


2. TEKALİF-İ ÖRFİYYE ( RAİYYAT RÜSUMU )
Padişahın iradesiyle konulan vergilerdi. Bunlardan bazıları düzenli olarak toplanırken bazıları ise olağan üstü durumlarda toplanırdı.
Başlıcaları:

· Çift Resmi: Reayanın sipahiye ödediği toprak vergisi
· İspenç: Gayr-i müslimlerden alınan çift resmidir.
· Çift Bozan Resmi: Toprağını izinsiz olarak terk eden veya üç yıl üst üste ekmeyenlerden alınan vergidir.
· Avarız Resmi: Olağanüstü hallerde, divanın kararı ve padişahın emri ile toplanan vergilere denirdi.
· Niyabet Rüsumu (Cerime) : Yerel yöneticileri halktan aldığı vergidir. Ayrıca suçlulardan alınan cerimelerde bu guruba girerdi.
· İhtisab Resmi: Damga tartı ölçü işlemlerinden alınan vergidir. (noter vergisi)
· Ağnam Resmi: Reayadan hayvan sayısına göre alınan vergidir.
· Müsadere: Devlet hazinesinden haksız kazanç sağlayarak zenginleşen kişilerin mallarına devlet tarafından el konulmasıdır.

Not: Bu uygulamaya II. Mahmut döneminde son verilmiştir. Böylece Osmanlı Devletinde “özel mülkiyet” anlayışı gelişmeye başlamıştır.

· İmdad-ı Seferiyye: XIX. yy sonrasında ordunun sefere çıkarken halktan aldığı vergidir.
· Bac Resmi: Çarşı ve pazarlardan alınan işgaliye vergisidir.
· Bennak / Arusane: Evlilik vergisidir.
· Mücerred: Yirmi yaşının geçen kişilerden alınan bekarlık vergisidir.
· Derbent Resmi: Köprü ve geçitlerden alınan vergidir.
Osmanlı Devletinde Vergi Sistemi - noktanet - Blogcu.com

Bu vergiler genel vergiler bir de özel olarak nitelendirebileceğim vergiler vardır. Bazısı eski vergilerin yerine geçmiştir.

RüSM-U HINZIRİYYE (CANAVAR VERGİSİ)
Osmanlı’da domuza “canavar-hınzır” deniyordu. Bununla ilgili olarak gayrimüslimlerden alınan vergiye ise “rüsm-u hınzıriyye” adı verilmişti. Anadolu ve Arabistan’da domuz besleme görülmediği için bu vergi daha çok Rumeli vilayetleri ile Sırbıstan ve daha ötelerdeki bölgelerden tahsil edliyordu. Uzunca süre domuz başına 10 kuruş olan vergi imparatorluğun son dönemlerinde 5 kuruşa kadar gerilemişti.

GAYRİMüSLİMENİN ASKERLİKLE ADEM-İ üLFETİ
Tanzimat öncesinde gayri müslimlerden cizye alınmış, Tanzimat’ı takip eden yılarda ise İslâm dışı unsurların da askerlik vazifesine çağrılması kararlaştırılmıştı. 1855 senesinde alınan bu karar gereğince yapılan sayımda; Yahudi, Ermeni, Rum ve sair azınlıkların askerlik çağına gelmişlerinin sayısının “16666” olduğu belirlenmişti. “Fakat tebea-i gayrimüslimenin askerlikle adem-i ülfeti cihetiyle defaten silah altına alınmaları kendilerine ağır geleceği teemmül olundu.” Gayrimüslimlerin askerliğe soğuk baktıklarından hareketle tekrar para alma cihetine giden devlet, her 180 kişiden 50 lira toplamaya başladı. Ancak azınlıkların dini liderlerinin vergiyi yüksek bulmaları üzerine bir süre sonra bu meblağ bir miktar düşürülecekti.

TüTüN YASAĞI BAHANE, MAKSAT ZORBA TEPELEMEK
Osmanlı’da tütüne ilk vergi 1700’li yılların başında konulmuştu. “Tebayı israftan men etmek gayesiyle” bu ilk vergi oldukça yüksek tutulmuş ve kıyye başına (takriben 1,5 kilogram) tütüne 8-10 akçe vergi konulmuştu. Bazı hesaplamalara göre bir akçe 3 dolar civarında olduğu dikkate alındığında; tütünden kesilen verginin 30 dolar gibi çok yüksek bir vergi olduğu, hatta bu yüksekliğiyle vergiden ziyade bir tür cezaya dönüştüğü söylenebilirdi. Bu arada İhsaiyat-ı Maliye’de IV. Murad zamanında tütün kullanımı için getirilen idam cezasıyla ilgili olarak ise “tütün istimali ceza-yı idam ile men olunmuş idi. Fakat bunda bir Siyaset-i idare var idi. Tütün yasağı bahanesiyle zorbalar kahr ve tenkil ediliyordu” diye de yazıyor.

MEYHANE İZNİNE MAHALLELİ KARAR VERİYOR
1600’li yıllara kadar Osmanlı’da sadece gayr-i müslim tebadan alkol vergisi alınıyordu. Hicrî 11. asrın başından itibaren ise bu vergiden vazgeçilecek, bunun yerine İslam dışı topluluklardan alınan cizyeye alkol vergisini tazminen yüzde 50’lik bir zam yapılacaktı. Tanzimat dönemine gelindiğinde ise imparatorluk sınırlarında tekrar genele şamil bir içki vergisi yürürlüğe girmişti. Yine Tanzimat döneminde çıkan bir nizamnameyle içki satan yerlerin cami ve tekkelere en az 200 arşın (yaklaşık 150 metre) uzaklıkta olması isteniyordu. Bu arada, o yıllarda içki satan bir dükkanın işletme ruhsatının uzatılmasına “mahalle ahalisinden müteşekkil bir heyet-i mahsusa” tarafından karar veriliyordu. Meyhaneler için gerekli bir şart da dükkanın iki kapılı olmamasına ilişkindi. Emniyet güçleri, baskınlarda kaçışların yaşanmaması için böyle bir şartı koşmuştu.
Osmanlı'da vergi çeşitlemeleri

GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE OSMANLI DEVLETİ' NDE YARGILAMADA DİNE GÖRE YARGI VAR CEZA HUKUKUNDA İSE İSLAM HUKUKU.. TABİ CEZA HUKUKU ÇERÇEVESİNDE GAYRİMÜSLİMLERE VERİLEN CEZA MÜSLİMLERE VERİLENİN YARISIDIR.BUNU DA EKLEMEKTE YARAR VAR. AYRIA GAYRİMÜSLİMLER DEN DAHA FAZLA VERGİ ALINIYORDU GİBİ GELİYOR BANA. VERGİLENDİRME DE DİNİ İMTİYAZLAR ÇOK AÇIK VAR.

BUNLAR BELKİ GÜNÜMÜZ DEMOKRASİLERİNDE PEK DEMOKRATİK GELMEYEBİLİR FAKAT O YILLARIN ŞARTLARINDA DİĞER DEVLETLERİN DİNLERE KARŞI DAVRANIŞLARINI ELE ALDIĞIMIZDA KOLAYLIKLA FARK EDERİZ Kİ OSMANLI, ''DÖNEMİ İÇERİSİNDE'' DEMOKRASİ TİMSALİ OLMUŞTUR.

Gel gelelim Türkiye Cumhuriyeti' nin laikliğine..

Bu faslı uzun tutmayacağım.. çünkü şu siteye bakmanız yeterli olacaktır>>> türkiyede laiklik uygulamasi | Belgelerle Gerçek Tarih

Kılık-Kıyafet.. Ağırlık Ölçüleri.. Zaman Ölçüleri.. Alfabe.. gibi yenilikleri ''olduğu gibi alırken'' Laikliği Batıdan almayışımız TRAJİKOMİKTİR.
Bu elbette kasıtlı olarak yapıldı.

''Zannediyorum ki MKA bizleri Batıya aşırı derecede entegre etmek için.. adeta bir bütün haline getirmek için kendimize has olan kültürümüzden uzaklaştırmak istemiş olabilir. Batıyı ütopya olarak görüyordu. Ve ilginçtir ki işbirliği ve çeşitli diplomatik ilişkilerde MKA döneminde Batı dan ziyade Rusya'dan yana olmuştur. Biliyoruz ki Rusya bir Batı ülkesi de olsa İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Batılılarca dışlanmıştır. ABD ye değinmeye gerek bile yok.''


GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE LAİKLİK KAVRAMININ ÖZÜ OLMASINA RAĞMEN ÜLKEMİZDE UYGULANIŞ ŞEKLİYLE MİLLETİMİZ ÜZERİNDE ETTİĞİ TESİR ''GERÇEK'' HALİNDEN ÇOK UZAKTIR. FAYDACILIK YAKLAŞIMI KAVRAMLARIN VE SİYASALARIN(ideoloji idi bir arkadaşımızın uyarısıyla daha doğrusunu buldum) TANIMLARININ GERÇEK HALİNİ YANSITMADIĞI.. ANCAK UYGULANIŞ ŞEKİLLERİNİN ''ASIL GERÇEĞİ'' ORTAYA KOYACAĞINI SAVUNUR. LAİKLİĞİN ASLINDAN UZAK UYGULANIŞLARI, HALKIMIZIN LAİKLİĞİ ''KEMALİZM LAİKLİĞİ'' OLARAK TANIMASINA SEBEBİYET VERDİ.




BİR DAHAKİ YAZIM DA MAKRO SİYASETTEN MİKRO SİYASETE GEÇİŞ YAPTIĞIMI GÖRECEKSİNİZ. NASİPSE ''CUMHURBAŞKANI RTE vs MERKEZ BANKASI'' ANA TEMALI BİR YAZIM OLACAK.

Herkese hayırlı günler..TEŞEKKÜRLER! )


En son iğneci tarafından, 18 Şub 2015, 16:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
Başlık düzeltildi, küçük harflerle olmalıydı. Lütfen dikkat edelim.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.