Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 24 Şub 2018, 06:51


Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 16 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 21 Haz 2015, 19:56 
Yeni Üye

Kayıt: 21 Haz 2015, 19:50
İleti: 1

Merhaba, Arkadaşlar bu konuda biraz aydınlanmaya ihtiyacım var galiba,bilmeden yorum yapmak ve yanlış düşüncelere kapılmak istemiyorum. Milliyetçi arkadaşlarımız kapitalizm hakkında ne düşünüyorlar ? Acaba


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 22 Haz 2015, 08:24 
Onursal Üye

Kayıt: 24 Oca 2014, 10:22
İleti: 2802
Milliyetçi arkadaşların Kapitalizm hakkında ne düşündüğünü ne amaçla merak ediyorsunuz acaba? Anlamak için soruyorum.

Milliyetçilik ile Kapitalizmi ayrı ayrı değerlendirip kesiştikleri noktaları tahlil etmek amacınıza daha iyi hizmet edecek ve ayrıca bilimsel / tarafsız bir yaklaşım olmaz mı?

Örneğin Kapitalizmin para sistemi üzerine kurulu bir sistem olup başarılı olması için en kaliteli ama aynı anda en verimli üretimi destekleyen bir sistem olduğunu düşünüp, Milliyetçi açıdan belki de bu durumda kaynakların yabancı değil de ulusal kaynaklara odaklanarak sistemin sürdürülmesine cevaz verebileceğini değerlendirmek gibi (aşırı özet oldu ama fikir olsun diye)...

_________________
Hata yapmayan yoktur. Karşına çıkanın her zaman hata yapabileceğini unutmadan davranmalısın.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 22 Haz 2015, 13:52 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Haz 2015, 14:17
İleti: 8
Öncelikle merhaba.

Sorunuzu Marksist literatüre göre cevaplayabilirim. Fakat sadece benim yorumumu dikkate almamanızı tavsiye edeyim. Buraya mutlaka bir milliyetçi/liberal arkadaş da yazacaktır. Onun da görüşlerini alıp, kendi yorumunuzla harmanlayın. En doğrusunu ancak böyle bulabilirsiniz. Soruya gelirsek;

Marksizme göre, milliyetçilik insanları devrimden ve devrimci eylemlerden uzaklaştıran bir kavramdır. İnsan topluluklarını birbirinden soyutlayarak, onları rekabete sürüklemektedir. Bu da kapitalizmin rekabetçi ve emperyalist politikaları için biçilmiş kaftandır. Sosyalizm mücadelesiyle ters düştüğü nokta, tam da burasıdır. Sosyalizm ve devrim mücadelesi, enternasyonal bir işçi sınıfı mücadelesidir. Bu yönüyle, hiçbir milliyete, sınıfa, gruba vb. mal edilemez. Bu duruma Orta Doğu'yu örnek verirsem, teşbihte hata yapmış olmam sanırım. Orta Doğu'daki ülkelerin büyük çoğunluğu Arap Ülkesi olmasına karşın, haritayı açıp, bölünmüşlüğüne bakın. Bakınız, Suriyeli Arap'la, Iraklı Arap arasında hiçbir etnik fark yok. Ve bu kimin işine yarıyor? Bölge halklarını daha çok sömürmek isteyen kapitalist ülkelerin. Peki, zamanında bu bölgeyi "Siz ayrı bir topluluksunuz!" diyerek bölen kim? Fransa, İngiltere ve Amerika. (bkz. Orta Doğu'da Mandater Yönetimler)

Kısacası, Marksist literatüre göre Milliyetçilik, kapitalizmin toplumları daha iyi kontrol edebilmek ve daha sağlam sömürebilmek için kullandığı bir maşadır. Öyle ki, ülkemizde Kürtler'i Türkiye'ye karşı kışkırtıp, bölgede bir Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi kuran da, yine Amerika'dır. KIBKY sayesinde ABD bölgede daha aktif davranabiliyor. Yoksa Kürtler'i çok sevdiğinden de değil. Bugün ülkemizde birçok tıkanıklığın temel sebebi de, ne yazık ki kapitalist kuvvetlerin milliyetçi/bölücü kışkırtmalarıdır.

Şimdilik bu kadar. Sorularınız oldukça cevaplayabilirim.

Teşekkürler.

_________________
"Proletaryanın politik bilinci devlet adamlarınkinden daha derindir, onun içgüdüsü ona, geçmişindeki utançlarından arınmamış bir ulusun geleceğinin olamayacağını öğretmiştir. Ve savaş!" AUGUSTE BLANQUI


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 25 Haz 2015, 05:30 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Bugünkü anlamıyla milliyetçilik fransız ihtilalinin ürünüdür. Feodalitenin ademi merkeziyetçi yapısı yerine merkeziyetçi ve milli bir yapılanma o günün devrimci gücü olan burjuvazi ve işçi sınıfına bir ideal olarak tanımlanmış ve feodalitenin tasfiyesi yukardan aşağı yapılanmanın temel unsuru olarak benimsenmiştir. Yani Marksizme göre milliyetçiliğin insanları devrimden ve devrimci eylemden uzaklaştırdığı görüşü eksiktir. Sonuçta fransız ihtilalinin ve devamında gelen tüm toplumsal değişikliklerin temel aldığı ideoloji Milliyetçiliktir. Buradaki devrim sözü yerine ''sosyalist devrim'' sözünü koyarsak sanırım daha doğru bir ifade olur. Marx temel çelişkinin sınıf çelişkisi olduğu tespitinden hareketle temel çelişkiyi öncelemeyi engelleyen her ideolojini devrime zarar vereceği düşüncesindedir. Şüphesizki gericileşmiş milliyetçi ideolojininde bu tespitin oluşmasında etkisi büyüktür.
Burada dikkat çekmek istediğim husus bugün gerici olarak tanımladığımız bir çok ideoloji doğum anında devrimci bir karektere sahip olmuş olabilirler ve sonradan gerici bir vasfa bürünmüş olabilirler. Feodalitenin yıkılması şüphesizki devrimci bir eylemdi bu eylemin ideolojisi milliyetçilikti. Fransız devriminden sonrada özellikle Avrupada istila edilmiş tolumların millet şuuru içerisinde davranmasına ve işgallerin kırılmasına kaynaklık etmiştir. Örneğin Osmanlı imparatorluğu işgal ettiği toprakların bir çoğundan o milletlerin uyanışı nedeniyle geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Sonra nasıl gericileştiğini ise merak edenler olursa anlatırız.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 25 Haz 2015, 10:18 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Haz 2015, 14:17
İleti: 8
sabit yazdı:
Bugünkü anlamıyla milliyetçilik fransız ihtilalinin ürünüdür. Feodalitenin ademi merkeziyetçi yapısı yerine merkeziyetçi ve milli bir yapılanma o günün devrimci gücü olan burjuvazi ve işçi sınıfına bir ideal olarak tanımlanmış ve feodalitenin tasfiyesi yukardan aşağı yapılanmanın temel unsuru olarak benimsenmiştir. Yani Marksizme göre milliyetçiliğin insanları devrimden ve devrimci eylemden uzaklaştırdığı görüşü eksiktir. Sonuçta fransız ihtilalinin ve devamında gelen tüm toplumsal değişikliklerin temel aldığı ideoloji Milliyetçiliktir. Buradaki devrim sözü yerine ''sosyalist devrim'' sözünü koyarsak sanırım daha doğru bir ifade olur. Marx temel çelişkinin sınıf çelişkisi olduğu tespitinden hareketle temel çelişkiyi öncelemeyi engelleyen her ideolojini devrime zarar vereceği düşüncesindedir. Şüphesizki gericileşmiş milliyetçi ideolojininde bu tespitin oluşmasında etkisi büyüktür.
Burada dikkat çekmek istediğim husus bugün gerici olarak tanımladığımız bir çok ideoloji doğum anında devrimci bir karektere sahip olmuş olabilirler ve sonradan gerici bir vasfa bürünmüş olabilirler. Feodalitenin yıkılması şüphesizki devrimci bir eylemdi bu eylemin ideolojisi milliyetçilikti. Fransız devriminden sonrada özellikle Avrupada istila edilmiş tolumların millet şuuru içerisinde davranmasına ve işgallerin kırılmasına kaynaklık etmiştir. Örneğin Osmanlı imparatorluğu işgal ettiği toprakların bir çoğundan o milletlerin uyanışı nedeniyle geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Sonra nasıl gericileştiğini ise merak edenler olursa anlatırız.


Cevabınız için teşekkürler.

İfadelerinize katılmakla beraber, eksik gördüğüm bir yönü ifade etmem gerekir. Tespitiniz doğru, bahsettiğim sosyalist bir devrimin, milliyetçilikle olan ilişkisiydi. Bunu ifade etmeyi unutmuşum, kusura bakmayın.

Fakat sizin ifadenizde de "Burjuva Öncü Devrimi" ifadesi eksik. Bahsettiğiniz ilkelere dayalı bir devrimin itici gücü milliyetçilik ve milli şuurdur. Fakat bu devrimin karakterinin altını çizmek adına "Burjuva Devrimi" ifadesinin altını çizmeliyiz. Bu karakterde bir devrim, sosyalist bir devrim için Marks'ın saydığı gereklerden biri olsa da, bu süreç zaten 1789'dan - özellikle 1815 Viyan Kongresi sürecinde - 1915'e kadar tamamen olmasa da büyük ölçüde tamamlanmıştır. Kaldı ki Burjuva Öncü Devrimi, Marksist literatürde yer almasına karşın, Marksizm dahilinde değildir. Marks ya da Engels, bu tarz bir devrimin teorisinden ve pratiğinden söz etmemiştir, sosyalist devrimin aksine.

Ek olarak bugün için bu tarz öncü bir burjuva devriminin gerekip gerekmediği, tartışmalı bir konudur. Aşikar ki, burjuvazi şu anda kendi devrimini tamamlamış, üzerine 1750'lerden başlayarak emperyalizm kaftanını geçirmiş, günümüze gelen süreçte de kapitalist sistemi inşa etmiştir. Ondandır ki, günümüzde burjuvazinin bir devrime değil, tam aksine, mevcut düzenini koruyabilmek adına, statükoya, muhafazakarlığa ve etnik milliyetçiliğe ihtiyacı vardır. Neden ihtiyaç duyduğunu da ilk mesajımda ifade etmiştim.

_________________
"Proletaryanın politik bilinci devlet adamlarınkinden daha derindir, onun içgüdüsü ona, geçmişindeki utançlarından arınmamış bir ulusun geleceğinin olamayacağını öğretmiştir. Ve savaş!" AUGUSTE BLANQUI


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 25 Haz 2015, 14:09 
Kıdemli Üye

Kayıt: 25 Arl 2009, 00:02
İleti: 1262
Parası olan düdüğü çalan bir sistem...

_________________
Hümanist Demokrat Parti


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 25 Haz 2015, 16:23 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Alıntı:
Bahsettiğiniz ilkelere dayalı bir devrimin itici gücü milliyetçilik ve milli şuurdur

Zaten Milliyetçilikten ve o dönem oynadığı rolden bahsediyoruz.
Alıntı:
Kaldı ki Burjuva Öncü Devrimi, Marksist literatürde yer almasına karşın, Marksizm dahilinde değildir.

Katılıyorum, zaten bu anlama gelebilecek bir şey söylemedim.
Alıntı:
Ek olarak bugün için bu tarz öncü bir burjuva devriminin gerekip gerekmediği, tartışmalı bir konudur.

Böyle bir gerekliliğin olmadığını Lenin üçüncü dünya ülkeleri için yaptığı değerlendirmede açıklamıştır. Halk savaşının UDD'in zorunlu bir durağı olması önermeside bu cümleden bir önermedir. Her ne kadar bugünkü olanakların yeni bir paradigma oluşturabileceği tartışılıyor olsada bu paradigmanın Marx'ın devlet teorisi içerisine oturtulmasında teorik sorunların olduğu açıktır. Yunanistan ve İspanya deneyimi bu tartışmaların ne ölçüde gerçekçi olduğunuda, önermelerin hangi sorunlara tabi olduğunuda göstermek bakımından değerlidir.
Alıntı:
günümüzde burjuvazinin bir devrime değil, tam aksine, mevcut düzenini koruyabilmek adına, statükoya, muhafazakarlığa ve etnik milliyetçiliğe ihtiyacı vardır

Benim gericilik olarak belirtiğim ifadeyi açmışsınız teşekkür ederim.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 25 Haz 2015, 21:37 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2013, 23:56
İleti: 276
Milliyetçilik o kadar geniş ve farklı yorumları olan bir kavram ki sınırlara hapsedip kalıplara sıkıştırmak mümkün değil. Temel anlamda milliyetçilik ikiye ayrılır. Yusuf Akçura, "Türkçülüğün Tarihi" isimli kitabında milliyetçiliği "emperyalist milliyetçilik" ve "demokratik milliyetçilik" isimleriyle iki çatı altında ele alır. Buna göre emperyalist milliyetçilik kendini üstün gören, kendinde diğer milletleri yönetme ve sömürme hakkı gören, işgale/fetihe dayalı bir milliyetçiliktir; demokratik milliyetçilik ise kendini üstün görmez, tüm milletlerin eşit haklara sahip olduklarını ve birbirlerine bir üstünlükleri bulunmadığını savunmakla birlikte kendi haklarını savunmak ve kazanmak için mücadele eder. Marks'a göre milliyetçilik rekabeti arttırır, doğrudur; ancak bu sadece emperyalist nitelik taşıyan bir milliyetçilik için geçerlidir. Demokratik nitelikte bir milliyetçiliğin temel şiarı şu üç cümleyle özetlenebilir:

"Yurtta barış, cihanda barış." M.Kemal ATATÜRK
"Dilde, işte, fikirde birlik." İsmail GASPIRALI
"Millet bir olsun, milletler eşit olsun." Sultan GALİYEV

Bu şiardaki bir milliyetçilik diğer milletleri kendine rakip görmez, sadece kendi varlığını korumak ve haklarını kazanmak için mücadele eder. Temeli ırk birliği değil; dil, kültür ve medeniyet birliğidir. Aynı zamanda ulusal çıkarlar dahilinde ekonomik sistemlerin birçoğunu da alternatif olarak değerlendiren bir milliyetçilik ortaya çıkar ki bu milliyetçilik hiç de öyle Marks'ın söylediği gibi kapitalizmin ekmeğine yağ süren bir akım değildir. Dolayısıyla milliyetçiliğin kapitalizm ile ilişkisi araştırılırken milliyetçiliğin tanımı yapılmalı ve temel özellikleri göz önünde bulundurulmalı. Sonuçta milliyetçilik genel manada milletini sevmek ve gelişmesi için çaba göstermektir; bu yolda insanlar kapitalizmi de faydalı görebilir, sosyalizmi de, solidarizmi de. Bana göre milliyetçilik, ekonomik kökenli ideolojilerin benimsenmesine engel değildir.

_________________
"Dünya'da her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." Mustafa Kemal Atatürk

"Derdin sendendir bilmezsin, çaren de sendedir görmezsin; evrende bir noktayım sanırsın. Tüm alemler, kainat, sende özetlenmiştir de görmezsin." Hz. Ali


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 26 Haz 2015, 10:46 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Haz 2015, 14:17
İleti: 8
Kızıldeli yazdı:
Bana göre milliyetçilik, ekonomik kökenli ideolojilerin benimsenmesine engel değildir.


Merhaba.

Sosyalizm adına konuşuyorsak alıntıladığım ifadenizdeki milliyetçilik kavramını "yurtseverlik" kavramıyla değiştirmeliyiz bana kalırsa.

_________________
"Proletaryanın politik bilinci devlet adamlarınkinden daha derindir, onun içgüdüsü ona, geçmişindeki utançlarından arınmamış bir ulusun geleceğinin olamayacağını öğretmiştir. Ve savaş!" AUGUSTE BLANQUI


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 27 Haz 2015, 20:55 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2013, 23:56
İleti: 276
Blankici Marksist yazdı:
Kızıldeli yazdı:
Bana göre milliyetçilik, ekonomik kökenli ideolojilerin benimsenmesine engel değildir.


Merhaba.

Sosyalizm adına konuşuyorsak alıntıladığım ifadenizdeki milliyetçilik kavramını "yurtseverlik" kavramıyla değiştirmeliyiz bana kalırsa.


Hayır, doğrudan sosyalist bir milliyetçilik olabilir. Hiçbir şekilde yurtseverlik kavramıyla sulandırılmamış bir milliyetçilikten bahsediyorum. Baas partisi bunun en somut göstergesidir. Burası Avrupa değil, sosyalizm ve kapitalizm Avrupa'ya özgü tanımlamalar ve yorumlar üzerinden savunulamaz. Marx'ın tüm çıkarımları Avrupa şartlarına uygundur, milliyetçilik ile sosyalizmin bağdaşmaması belki Avrupa için geçerli olabilir ama sömürge edilmek istenen, hatta sömürülen 3. dünya ülkeleri için geçerli değildir. Buranın devrimcileri Marx değil Abdül Nasır, Gandi, Galiyev, Mustafa Kemaldir.

_________________
"Dünya'da her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." Mustafa Kemal Atatürk

"Derdin sendendir bilmezsin, çaren de sendedir görmezsin; evrende bir noktayım sanırsın. Tüm alemler, kainat, sende özetlenmiştir de görmezsin." Hz. Ali


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 29 Haz 2015, 09:44 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Haz 2015, 14:17
İleti: 8
Kızıldeli yazdı:
Blankici Marksist yazdı:
Kızıldeli yazdı:
Bana göre milliyetçilik, ekonomik kökenli ideolojilerin benimsenmesine engel değildir.


Merhaba.

Sosyalizm adına konuşuyorsak alıntıladığım ifadenizdeki milliyetçilik kavramını "yurtseverlik" kavramıyla değiştirmeliyiz bana kalırsa.


Hayır, doğrudan sosyalist bir milliyetçilik olabilir. Hiçbir şekilde yurtseverlik kavramıyla sulandırılmamış bir milliyetçilikten bahsediyorum. Baas partisi bunun en somut göstergesidir. Burası Avrupa değil, sosyalizm ve kapitalizm Avrupa'ya özgü tanımlamalar ve yorumlar üzerinden savunulamaz. Marx'ın tüm çıkarımları Avrupa şartlarına uygundur, milliyetçilik ile sosyalizmin bağdaşmaması belki Avrupa için geçerli olabilir ama sömürge edilmek istenen, hatta sömürülen 3. dünya ülkeleri için geçerli değildir. Buranın devrimcileri Marx değil Abdül Nasır, Gandi, Galiyev, Mustafa Kemaldir.


Tekrar Merhaba.

Asıl sulandırma sosyalizmin içine milliyetçiliği sokmaktır. Zaten bu ifadenizle sosyalizmle olan ilişkinizin boyutunu ortaya koymuşsunuz. BAAS örneği, tam bir sosyalist örnek değildir. Açık söylemek gerekirse, BAAS sosyalist bir parti değildir. Uygulamaları sizin ifadenizle "sulandırılmıştır". Basit bir örnekle, hala piyasa ekonomisi içinde yer alan bir devletin sosyalistliği tartışmalıdır. Özel mülkiyetin var olduğu bir ülkede hangi sosyalizmden bahsedebiliriz? Asıl sulandırma budur. Sosyalizmi revize etmektir bu.

Burası Avrupa değil ifadenize de şiddetle karşı çıkıyorum. İşçi sınıfı sorunları evrenseldir. Tek bir bölgeye sınırlandırılamayacak kadar evrenseldir hatta. Marksizmin ilkeleri, evrensel temellere oturmuştur. Mesela kollektivizm kavramının neresi Avrupa'ya özgüdür? Ya da işçi sınıfı iktidarı kavramının neresi "sadece" Avrupalıdır? Marksizmin Avrupalı olduğu iddia etmek, yanlıştır. Hele ki şu ifadeniz baştan aşağıya bilimsel nitelikten uzak bir genellemedir; "Marx'ın bütün çıkarımları Avrupa şartlarına uygundur..." Bakınız, tekrar soruyorum, örneğin özel mülkiyet sorununun ve "Marks'ın bu soruna getirdiği çıkarımın" neresi sadece Avrupalıdır?

Buranın devrimcileri konusuna gelirsek...

Abdül Nasır "sosyalizmcilik" oynayan bir liderdir. Krallığı yıkarak halk iktidarı kurduğu bir palavradır. Krallığı yıkmıştır, doğrudur. Ama hemen arkasından kendi krallığını kurmuştur. İkinci isim Gandhi. Efendim, Gandhi sosyalist bir devrimci değildir. Pasif eylemcidir. Eylem tarzı bugün de sosyalist ufuka yön vermektedir. Bakınız Gezi Parkı buna benzer nitelikler taşımaktadır. Ama Gezi Parkı sosyalist bir iktidarı amaçlamış mıdır? Tabii ki hayır. Yaptığı devrim emperyalistleri ülkesinden kovması, onlara boyun eğdirmesi yönünden kıymetlidir. Ama ötesi değildir.

Galiyev ve Atatürk konusuna gelirsek. Sultan Galiyev'in "Görüşlerim" isimli broşürünü altını çize çize, günlerce okudum. Yaklaşık beş defa kadar. Fakat neresinden tutarsam tutayım sosyalizme iliştiremedim. Milliyetçiliğin ve ırk üstünlüğünün yüceltildiği yerde enternasyonal sosyalizm yoktur. Turan fikrini savunan, metodolojisini geliştiren, tek başına Türk ırkını yücelten birine sosyalist demek sanırım biraz teoriden kopukluk olur. Bakınız, direk "Görüşlerim" den alıyorum;

...Bu durum, ölmekte olan birinin son nefesi, son çırpıntılarıdır. Rusya'nın dağılması fonunda, şu sıraladığımız ulusal devletlerin görüntüleri açık ve net biçimde belirmektedir: UKRAYNA (Kırım ve Belorusya ile birlikte), KAFKASYA (Kuzey Kafkasya'nın diğer Kafkas bölümleri ile ittifakı şeklinde varolabilir), TURAN (Tataristan, Başkurdistan, Kırgızistan ittifakı ve Türkistan Cumhuriyetleri Federasyonu olarak) SİBİRYA ve VELİKORUSYA... Artık Rusya'dan kopmuş bulunan Finlandiya, Polonya ve küçük Baltık devletlerini burada saymıyoruz.

Üzerine konuşmamıza, sanırım, gerek yok.

Gelelim Mustafa Kemal meselesine...

Bu 19 Mayıs'ta kendi grubumuzla Ata'yı ziyarette bulunduk. Kortejimizle Güven Park'tan Anıtkabir'e kadar yürüdük. Mustafa Kemal, bu ülkeden kapitalizmi kovması, bağımsızlık mücadelesi vermesi yönünden çok önemlidir. Bakınız, biz Deniz Gezmiş geleneğinden geliyoruz. Ata'ya saygımız sonsuzdur. Ama kendisi bir sosyalist değildir. Fakat ülkenin "Burjuva Öncü Devrimi"ni gerçekleştirmiştir. Bu Marksizm'in de bahsettiği bir ifadedir. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yürüttüğü mücadele antiemperyalist bir mücadeledir. Ama yine sosyalizm adına konuşacaksak, Mustafa Kemal bir sosyalist bir devrimci de değildir. Bu konuda Rasih Nuri İleri'nin "Atatürk ve Komünizm" adlı eserini size önerebilirim sanırım.

Teşekkür ederim. Kırıcı olduysam da özür dilerim.

_________________
"Proletaryanın politik bilinci devlet adamlarınkinden daha derindir, onun içgüdüsü ona, geçmişindeki utançlarından arınmamış bir ulusun geleceğinin olamayacağını öğretmiştir. Ve savaş!" AUGUSTE BLANQUI


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 02 Tem 2015, 08:36 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 3063
Konum: Salpazari Cepni
Kızıldeli yazdı:
Blankici Marksist yazdı:
Kızıldeli yazdı:
Bana göre milliyetçilik, ekonomik kökenli ideolojilerin benimsenmesine engel değildir.


Merhaba.

Sosyalizm adına konuşuyorsak alıntıladığım ifadenizdeki milliyetçilik kavramını "yurtseverlik" kavramıyla değiştirmeliyiz bana kalırsa.


Hayır, doğrudan sosyalist bir milliyetçilik olabilir. Hiçbir şekilde yurtseverlik kavramıyla sulandırılmamış bir milliyetçilikten bahsediyorum. Baas partisi bunun en somut göstergesidir. Burası Avrupa değil, sosyalizm ve kapitalizm Avrupa'ya özgü tanımlamalar ve yorumlar üzerinden savunulamaz. Marx'ın tüm çıkarımları Avrupa şartlarına uygundur, milliyetçilik ile sosyalizmin bağdaşmaması belki Avrupa için geçerli olabilir ama sömürge edilmek istenen, hatta sömürülen 3. dünya ülkeleri için geçerli değildir. Buranın devrimcileri Marx değil Abdül Nasır, Gandi, Galiyev, Mustafa Kemaldir.


Sosyalizmin icine Milliyetcilik bundan bir 80 sene önce girmisti ve tüm Dünyayi kasip kauvuruyordu, National Sozialism kisaca NAZI ler...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 02 Tem 2015, 17:14 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
''National socialsm'' in Sosyalizmle (ortak kelime dışında) hiç bir alakası yoktur. Yani nasyonal sosyalizm, sosyalizmin bir türü değildir. Hatta taban tabana zıttır.
Bu nedenle ''Nasyonal sosyalizm'' üzerinden bir sosyalizm değerlendirmesi yapamazsınız.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 02 Tem 2015, 18:06 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Haz 2015, 14:17
İleti: 8
Merhaba.

Bu konuda Sabit'le aynı fikirdeyin. Nasyonal sosyalizmle, sosyalizm arasında isim benzerliği dışında hiçbir ortak yön yoktur. Zaten, Nasyonal Sosyalizm'in öngördükleriyle, sosyalizmin öngördükleri farklıdır.

Bu konuya Leningrad ve Stalingrad Kuşatmaları'nı örnek verebilirz. Leningrad, baştan ayağa ideolojik bir kuşatmadır. Keza, Stalingrad da öyle. Hitler, Stalingrad'ın son bir iki ayında mevcut koşulların oldukça aleyhinde olduğunu bildiğini halde, kuşatmaya devamda inat etmiştir. Bunun en temel sebebi de sosyalizme karşı ideolojik duruşudur.

Bu konuda daha fazla ayrıntıya girebiliriz. Şimdilik bu kadar.

Teşekkürler.

_________________
"Proletaryanın politik bilinci devlet adamlarınkinden daha derindir, onun içgüdüsü ona, geçmişindeki utançlarından arınmamış bir ulusun geleceğinin olamayacağını öğretmiştir. Ve savaş!" AUGUSTE BLANQUI


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Milliyetçilik ve Kapitalizm
İletiTarih: 02 Tem 2015, 21:52 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 3063
Konum: Salpazari Cepni
sabit yazdı:
''National socialsm'' in Sosyalizmle (ortak kelime dışında) hiç bir alakası yoktur. Yani nasyonal sosyalizm, sosyalizmin bir türü değildir. Hatta taban tabana zıttır.
Bu nedenle ''Nasyonal sosyalizm'' üzerinden bir sosyalizm değerlendirmesi yapamazsınız.


Ben Avrupada bu ideolojideki insanlari yakindan tanirim, bu ideolojiyi halen temsil eden ancak maskesini milliyetcilik altinda gizleyen ancak tabanlari ve söylemleri birebir ayni olan siyasi partileri ve liderlerinide taniyorum. Bu ideolojideki insanlar hem irkci hemde sosyalist ancak onlarin savundugu sosyalizm kendi irkindan kendi kanindan olanlara. Sizin anladiginiz sosyalizmle elbette zit yönleri vardir en belirgin örnegi sosyalizmi sadece kendi irkina indirgemek evrensel tutmamaktir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 16 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.