Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 16 Oca 2018, 10:51


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 9 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine siy
İletiTarih: 05 Eyl 2017, 14:12 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2742
Konum: Salpazari Cepni

Resim

‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine siyaset malzemesi oldu'

Almanya'daki genel seçimler öncesi başbakan adayları Angela Merkel ve Martin Schulz'un tartışmasıyla gündeme gelen Türkiye-AB sığınmacı anlaşmasını Sputnik'e değerlendiren Doç Dr. Barış Doster'e göre sığınmacı anlaşması süreci Türkiye'yi AB'den tamamen uzaklaştırdı ve sadece Avrupa'daki Türk karşıtlığını artırmaya yaradı.

24 Eylül'de genel seçimlere gidecek olan Almanya'daki siyasi tartışmaların odağında yine Türkiye vardı. En büyük iki siyasi partinin başbakan adayları Angela Merkel (CDU) ve Martin Schulz (SPD) televizyonda yayınlanan münazarada Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye'nin 18 Mart 2016'da imzaladığı ve Ege Denizi üzerinden yasa dışı yollarla Yunanistan'a geçerek AB ülkelerine yaptığı sığınma başvurusu reddedilen göçmenlerin Türkiye'ye geri gönderilmesini kapsayan anlaşmayı ele aldı. Merkel, AB ülkelerinin sığınmacı anlaşmasıyla ilgili elinden geleni yapmadığını "Türkiye'de 3 milyon sığınmacı olduğu ve onlara destek verilmesi gerektiği ile yeterince ilgilenmedik" sözleriyle itiraf ederken; Schulz, anlaşmayı ‘hata' olarak niteledi. Türkiye'ye karşı daha sert bir politika yürütülmesi gerektiğini savunan Schulz, "Ben başbakan olursam Türkiye ile AB üyelik müzakerelerini sona erdiririm" ifadelerini kullandı.

Peki Schulz'un ‘Almanya'ya zarar verdiğini' savunduğu bu anlaşmanın taraflara etkisi ne oldu? AB süreçten ne yönde çıkar sağladı? Anlaşma, Türkiye'ye AB üyeliği yolunda katkı sağladı mı? Sputnik'in sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Barış Doster'e göre anlaşma Türkiye'ye AB üyeliği yolunda katkı sağlamak şöyle dursun, tam tersine ülkenin AB ile olan incelmiş bağını da tamamen kopardı:

‘TÜRKİYE VE AB ARASINDAKİ KÖPRÜLER TAMAMEN ATILDI'

"Sığınmacılarla ilgili anlaşma söz konusu olduğunda Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne olabildiğince az sayıda sığınmacı göndermesine karşılık AB'nin de Türkiye'ye para vermesi söz konusu olmuştu. Hatta bu tartışma o kadar nahoş cereyan etmişti ki adeta bu amiyane tabirle Kayserili pazarlığına dönmüştü. Her iki taraf da birbirini anlaşmanın gereklilerine uymamakla suçladı. Türkiye, AB'ye kendisine söz verilen 3 milyar euroluk meblağın yalnızca 600 milyonluk kısmını vermiş olmakla suçladı. AB tarafı da Türkiye'yi birliğe şantaj yapmakla suçladı. Süreç, Türkiye ve AB'yi birbirinden tamamen uzaklaştırdı"

‘TÜRKİYE KARŞITLIĞI HER ZAMANKİNDEN ÇOK PRİM YAPMAYA BAŞLADI'
Türkiye'nin anlaşmadan herhangi bir kazanç sağlamadığına işaret eden Doster "Suriye'nin emperyalizm tarafından 2011 yılında karıştırıldıktan sonra ülkesi dışına çıkan 5 milyon Suriyelinin 3,5 milyonu Türkiye'de Avrupa ülkeleri nitelikli, meslek ve uzmanlıklarına göre seçerek sığınmacı aldılar. Almanya en çok mülteci alan oldu. Merkel, kendi partisi tarafından bile çok fazla sayıda Suriyeli almakla ve Türkiye'nin ‘şantajlarına' boyun eğmekle suçlandı. Peki günün sonunda ne oldu? Türkiye'nin hiç bir kazancı olmadığı gibi, sadece Almanya değil, Hollanda, Belçika ve Avusturya seçimlerinde de iç siyaset malzemesi haline getirildi" dedi.

Doster "Nasıl Türkiye'de AB karşıtlığı ve yandaşlığı, iç siyaset malzemesi oluyorsa, Türkiye'nin de özelde sığınmacılar politikası, genelde ise dış politikası, Suriye politikası ve referandum süreci gibi Türkiye'nin iç siyasal hayatını etkileyen gelişmeler Avrupa siyasetinin parçasına haline dönüştü. Türkiye hiç bir şey kazanmadığı gibi Türk karşıtlığı Avrupa'da her zamankinden çok prim yapmaya başladı" ifadelerini kullandı.


‘TÜRKİYE NE YAPARSA YAPSIN ZATEN AB'YE ÜYE YAPILMAYACAKTI'
Sürecin asıl kazananının AB olduğuna işaret eden Doster "AB vaat ettiği parayı ödemediği ve vaat ettiği sayıda sığınmacıyı kabul etmeyerek kazançlı çıktı. Türkiye ise yalnızca kendine vaat edilen parayı veya vize muafiyeti gibi ayrıcalığını elde edemedi. Halbuki süreç başlarken yakında Avrupa'ya vizesiz seyahat edileceği ve üyelik sürecinde ilerleme kat edilmekte olduğu gibi yorumlar yapılıyordu. Bunlar tamamen hayal oldu. Türkiye-AB daha da uzaklaştı, makas daha da çok açıldı. Türkiye, Gümrük Birliği üyeliğinin yenilenmesi yönündeki talebine bile olumlu yanıt alamadı" diye konuştu ve ekledi:

"Bu iş baştan olmayacaktı. Bu olmayacak duaya amin demekti. Türkiye ne yaparsa yapsın AB'ye yaklaşamaz. AB'nin Türkiye'yi birliğe tam üye yapmamak için kendince tarihi,siyasi, kültürel gerekçeleri var. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği, AB'nin önüne koyduğu gereklilikleri yerine getirmesiyle ilgili bir mesele değil; AB'nin küresel ölçekte kendini nasıl tanımladığı ve nasıl bir güç olarak gördüğüyle ilgili."

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/columnists/201709051030000282-turkiye-ab-avrupa-almanya-angela-merkel-martin-schulz-siginmac-anlasmasi-suriye-avrupa-birligi-uyelik-analiz-gorus/


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 12:25 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
AB ne olur gelin bizim birliğimize katılın diyen bir birlik değil. Aksine kendine katılmak isteyenlerin önüne bir muktesebat koyuyor ve bu muktesabata uy sonra gel bakarız diyor. Bir ülke AB ile kültürel, dini, sosyal, hukuksal farklılıklarının olduğunu düşünüyor ve bunlardan vazgeçmeyi uygun bulmuyorsa AB ye müracaat etmemelidir.
Müracatın manası ben sizle olan farklılıklarımı gidermeye size benzemeye karar verdim beni içinize alın demektir. Ülkeler bu durumu kendileri için onur kırıcı buluyorlarsa böyle bir müracaatta bulunmamalıdır.
AB muktesabatı ya uyarsın,ya da uyarsın muktesebatıdır. Bu kadarda olmazki yakınmalarına ve pazarlığa açık değildir. Adamlar muktesabatın dibacesinde bunu çok açık belirtmişler. AB birbirine benzeyen ve benzeşmek isteyen ülkelerin kurduğu bir birliktir yani beni farkımla kabul edin birliği değil.
Bu nedenle Türkiyenin yakınmalarının hiç bir anlamı yoktur. Avrupalı değilsen ve avrupa değerlerini benimseyip içselleştiremiyorsan AB ye katılamazsın bu kadar açık.
Bizi zaten ne yaparsak yapalım almazlardı kanaati, müracatıda, müzakerelerin başlaması kararını gündüz vakti atılan havai fişeklerle kutlamayıda aptallık olarak değerlendirmeyi zorunlu olarak içinde taşır. Daha kötüsü AB ye girdik çığlıkları atarak geri zekalı seçmeni aptal yerine koymayıda.
AB müzakereleri platformu bir kapris, bir pazarlık alanı değildir. AB ye alınıp alınmamakta ülkenin değerini belirleyen bir ölçü değildir.
Evet Türkiye ne taşıdığı zihniyet,ne kültürel geçmiş,ne yaşam alışkanlıkları, ne hukuki algı, ne siyaset yapma biçimi, be bilimsel kaygılar, ne insan hakları, ne özgürlükler açısından Avrupalı değildir.
AB ye müracat biz bu özelliklerimizi sizin uygun gördüğünüz ve muktesebata aktararak norm haline getirdiğiniz değerlere uygun hale getireceğiz taahhüdüdür.
Türkiye bu taahhüdü yerine getirmediği gibi son 15 yıldır aksine bu değerlerden olabildiğince uzaklaşmıştır. Bu uzaklaşmaya paralel olarak ta AB müzakereleri askıya alma hatta iptal etme opsiyonlarını önüne koymuştur.
Giderek artan biçimde çağdaş hukuktan, bilimden, demokrasiden uzaklaşan Deve sidiğinde şifa arayan, altı yaşında kızlar evlenebilir diyen, Peygamberi rüyaya getiren terlik, sakal suyu ticareti yapan, şort giydi diye kadınların ağzına tepen, eğitimde bilimsel esaslardan uzaklaşıp hurafeleri esas alan, gazeteciliği iktidar yalakalığı sayan, toplumu karpuz gibi ortadan bölen zihniyetin yönettiği bir ülkenin Avrupa değerlerine yaklaştığını söylemek herhalde mümkün değildir.
Avrupalı kötü bir sonuçla karşılaştığında önce ben ne hata yaptım sorusunu sorar, biz ise derhal düşman arayışına çıkıyoruz. Sadece bu özelliğimiz bile Avrupalı olmadığımızı, olamayacağımızı ispata kafidir. Avrupa değerlerine göre AKP hükümetinin şimdiye kadar en az 28 000 kere istifa etmesi gerekirdi. Bu kadar arsız, bu kadar yalancı, bu kadar sahtekar bir iktidarın yönettiği ülkenin AB de ne işi var? Adam hayatı seninle paylaşır mı?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 13:03 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
AB ile müzakere sonuçlarını değerlendirme tarzımız ve kullandığımız parametreler bile biz Avrupalı olamayız diye bağırıyor. Avrupalı olamamaya suçlu arıyoruz. Hatta daha ötesi, Avrupa değerlerini benimsemeye ne gerek var bizim değerlerimiz daha kıymetli iddiası üzerinde müzakerelere bakıyoruz. Bu hal bir hayli trajik, bir hayli komik sanki Avrupa sizin değerler daha iyiyse biz Türkiyeye katılalım demiş gibi bizim değerlerimizin daha iyi olduğunu iddiada ısrar ediyoruz.
Geçenlerde bir Alman akedemisyen, AB ilk defa AB nin ne olduğunu anlamamış ve anlama ihtimali son derece zayıf bir müracatla karşı karşıya bu nedenle çok şaşkın, bu nedenle ne yapacağını bilemez halde diyordu. Dünyanın kendisini kıskandığını düşünen bir ülkenin herhangi bir birliğe katılma çabasıda belliki akedemisyene çok olabilir bir durum gibi gelmiyordu.
Dünyada sıradan insanları en çok şaşırtan hal ise gelişme yolunda bir hayli mesafe katetmiş bir Türkiyenin karnından nasıl olupta bu kadar ilkel, bu kadar çağdışı, bu kadar bilim dışı bir zihniyetin çıkıp iktidar olabildiğidir. Bu yapının iktidar olarak kalması Türkiyenin insani gelişmişlik kapasitesini ölçülemez hale getirecek kadar sıra dışıdır. En çok karşılaştığımız soru, Türkiyede gerçekten AKP nin anlattıklarına inanan insanlar var mı? Sorusudur. Avrupalı böyle bir şeyin olabileceğine, insanların bu düzeyde aptal olabileceğine ihtimal vermiyor.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 14:13 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2742
Konum: Salpazari Cepni
AB de iyi niyet asla olmadi, ne zamanki Türkiye AB ile belli konularda yakinlik gösterdi, herzaman alakasiz AB ülkeleri türlü bahanelerle veto ettiler. Avusturyanin muzakerelerin baslamasini nasil Veto ettigini hatirlayin o dönem. Yani Kibris olmayinca birseyleri veto edecek ülkeler hep bulunmustur. Kibrisin dahi tüm sorunlarina ragmen AB ye alinmasinin dönemin AB genisleme Komiseri Verheugen tarafindan hata oldugu itiraf edilmistir. Ancak bu hata kasitli idi, AB topragini tanimayan TR nin AB uyeligini dahda zora sokmak. Tüm olumsuzluklara ragmen TR o dönem Kibrista Referandumdan EVET ciksin diye cabalarken Rum tarafi buna HAYIR diyerek Kibrista cözümsüzlükte diretmis ve buna ragmen kaybeden TR olmustur. Ayni dönem Fransada tek olarak TR nin AB üyeligi ic siyaset malzemesi olarak Sarkozy tarafindan acikca dile getirilmekteydi, Schröderli ALmanya ise buna sicak bakiyordu. Merkelin Basbakan olusundan sonra Fransadaki Türkiye hastaligi ALmanyayada sicradi ve Merkel basindan beri ucu acik, sonu belli degil gibi kavramlarla TR yi AB den uzak tutmak icin elinden geleni yapti. TR tum olumsuzluklara ragmen o dönem cesur Reformlar yaptilar, C.Baskani Gül gerekirse Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri yaparak yolumuza devam ederiz dedi. Bugunlere durduk yere gelinmedi sabit, bence Akademik calismalara ve TR dersini iyi yapsaydi alirlardi gibi masallara pekte inanma. Eger TR tum kriterleri yerine getirmis olsun ve AB ye alinsin Avrupada yer yerinden oynar Halk isyan cikarir. AB nin kaderi Politikacilarin elinde, Türkiyenin o kadar yol katetmesinde tüm sorunlara deginen ve ceusrca uzerine giden dönemin AKP hukumetinin emegi buyuk. bugun sasiriyor dediklerin o dönem AKP ve Erdogani bastaci etmisler rol Model olarak gösteriyorlardi. Ancak ellerindeki oyuncak istekleri dogrultusunda hareket etmeyince Masayi yikan AB olmustur.

Almanyanin Misirda dabe yapan Sisi ile bir problemi yok ve Misira silah satmaktan geri durmuyor. Cunku Sisi onlarin istekleri dogrultusunda hareket ediyor, ALmanya bir dönem TR de darbe yapan Kenan Evren ilede surtusmedi cunku oda ayni dogrultuda hareket etmisti. ALmanyanin derdi diktatörler olsaydi eger bunu Suudi Arabistan ve Misira tepki koyarak gösterirdi, öyle olmadigini burdan yola cikarakta görebiliriz. ALmanyanin tek derdi jeopolitik cikarlari dogrultusunda TR ile ters düsmesidir.

Dönemin Balkanlardaki önemli ve buyuk devletlerinden Yugoslavyada Almanyanin gözüne batmistir ve Balkanlarda kendinden baska etkili guc istemedigi icin bölgede hakimiyet kurmak isteyen Avusturya gibi tarafsiz kalmasi gereken ulkeleride arkasina alarak Yugoslavyadaki savasta buyuk rol oynamistir. TR le AB uyelik muzakelerinin baslamasini veto eden ve daha sonra bu vetoyu kaldirmaya Hirvatistan sarti getiren Avusturyayi bir hatirlayin. Avusturyanin Hirvatistana olan ilgisi tarihten gelmektedir. Yugoslavya savasinin finansmaninda Hypo Bankasi savas suclusu olan Hirvat generale silah yardimi yapmsitir. General savastan sonra Hirvatistan ve AIHM tarafindan savas suclusu olarak tutuklanmis ve Avusturyada birden yukselen Hypo Banaksinin cokuse gecmesiyle kirli iliskiler ortaya cikmis. Almanyaya satilan banka kirli camasirlar ortaya cikmasin diye ucu bucagi bilinmeyen birclarla 1 € karsiligi geri alinmistir. Avusturya hukumetide yolsuzlugu kapamak ve uluslararasi anlasmalara göre tarafsiz kalmalari gerekirken savasa finansman saglamak silah yardimi yapmak gibi suclardan yargilanmaktan korktuklari icin Hypo Bankasi dosyasina sorusturma yasagi getirmistir. Avusturya halen daha bu Bankanin borclarini kapatmakla mesgulken dipsiz delik gibi hergun birc batagi dahada buyumektedir. Iflasi durumunda kirli camasirlarin pazara cikmasi tehlikesi oldugundan bunu göze alamamaktalar.

Avrupa TR yi bir butun olarak degilde eger Marmara ve Ege kiyilari bölünmüs bir ulke olarak ancak AB ye alirdi, oda bizim anladigimiz TR degil yolunmus bir kaz ve etkisi olmayan zayif bir ulke olarsak. Bence Akademik muhabbetlere cok kaptirmayin kendinizi gerceklerden uzaklasirsiniz, ikisini sentezleyin.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 15:03 
Ama ne gariptir ki bağımsız Türkiye olacağız diyen atatürkçüler AB'siz yapamıyorlar..

Bu nasıl bağımsız Türkiye hayalidir. Biri bunları uyandırsın.


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 16:04 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Yine herşeyi birbirine katmış karıştırmışsın Turbo.
AB bir iyi niyet meselesi değil Avrupa değerleri üzerine kurulan bir muktesebat meselesidir. Beni AB ye niye almıyorsunuz diye şikayet etmek ancak muktesabatın bütün fasıllarını kalıcı olarak kapatan ülkeler için geçerlidir. Otuz dört fasıldan sadece birini o da geçici olarak kapatabilmişler için değil.
AB ülkelerinin işlediği suçları, kabahatleri, insan hakları ihlallerini, kolonyal ve emperyal davranışlarını ileri sürerek itiraz mümkün değildir. İşin burasını nasıl oluyorda bir türlü anlamıyorsunuz?
Adam AB bu, istiyorsan şartlara uyacaksın, istemiyorsan naş diyor açıkça siz neyin kavgasını yapıyorsunuz. Ayrıca AB bütün şartlara uysanız bile sizi gerekçe göstermeden kabul etmemek hakkına sahip. Bu size ancak beni niye almıyorsun sorusu sorma hakkı verir. Başkada bir hak vermez.
Bu haliyle Türkiyenin AB ye alınmasına AB ülke halkları tabiki isyan çıkartır. Muktesebata uymak bunun içinde gereklidir. Bütün şartları yerine getirirsen AB ülkeleri vatandaşlarınında itirazları bugünkü şiddette ve sonucu belirleyecek etkide olmaz. Bunlar hepsi birbirine bağlı meseleler.
AKP nin 2007 yılına kadar göstermelik reformlar yaptığı doğrudur, AB ninde bu durumda AKP yi ve Tayyip Erdoğan'ı destekledikleri de doğrudur. Demek ki muktesebata uygun değişiklikler yapınca AB sorun çıkarmıyor demektir bu. Yani bu örnekle kendi kendini yanlışlıyorsun Turbo.
Yukardaki değerlendirmen milliyetçi gözle yapılmış bir değerlendirme, milliyetçi akılla AB üyesi olmak zor.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 16:12 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2742
Konum: Salpazari Cepni
sabit yazdı:
AKP nin 2007 yılına kadar göstermelik reformlar yaptığı doğrudur, AB ninde bu durumda AKP yi ve Tayyip Erdoğan'ı destekledikleri de doğrudur. Demek ki muktesebata uygun değişiklikler yapınca AB sorun çıkarmıyor demektir bu. Yani bu örnekle kendi kendini yanlışlıyorsun Turbo.
Yukardaki değerlendirmen milliyetçi gözle yapılmış bir değerlendirme, milliyetçi akılla AB üyesi olmak zor.


Sanirim anlatamiyorum. 2007 de yapilan reformlara ragmen Almanyada Merkel Fransada Sarkozy Türkiyeyi asla AB ye tam üye olarak görmek istemediklerini defalarca dile getirdiler. AB yi olusturan iki Motor ülke vardir bunlar, Almanya ve Fransa. Bu iki ülke istemedikten sonra amudada kalksaniz, tüm sartlari yerinede getirseniz Kibris gibi kücük ülkeleri öne sürerek bir sekilde veto edip yine almayacaklardir. AB muktesebatindan söz edip duruken, ayni muktesebatta sinir sorunlarini halletmemis ülkelerin AB ye alinmamasi kosulunun Kibris icin görmezden gelindigini göz ardi etmissin. Ben demiyorum TR illede AB ye alinsin veya alinmasin, ancak AB nin TR ye karsi her daim cifte standart tutumu oldugu bir gercektir. TR nin yuksek medeni seviyeye ulasmasi icin illede bir AB gerekli degildir. Eskiden Gülünde söyledigi gibi Kopenhag kriterleri Ankara kriterleri olur yolumuza bakariz. Ancak AB nin TR politikasi sadece stratejik öneminden dolayi ne bizimle ne bizsiz ol olmustur hep. Bu gercegi kör gözler dahi görmekte.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 16:28 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
ahmet6060 yazdı:
Ama ne gariptir ki bağımsız Türkiye olacağız diyen atatürkçüler AB'siz yapamıyorlar..

Bu nasıl bağımsız Türkiye hayalidir. Biri bunları uyandırsın.

AB müzakerelere başlangıç kararı verdiğinde, Ankarada gündüz vakti atılan havai fişekler eşliğinde AB ye girdik diye çığlık atanlar Atatürkçüler değil AKP liler.
Ayrıca AB Atatürkçülerin itiraz etmesi gereken bir oluşum değil aksine muasır medeniyeti ifade eden anlayış. AB ye katılan ülkeler bağımsızlıklarından vaz geçmiş olmazlar ancak yaşamlarını Avrupa değerlerine uygun yaşamak konusunda gönüllü bir taahhütleri vardır. İstediklerinde de bu birlikten derhal ayrılabilirler. Bağımsızlıktan vaz geçmek iradeden de vazgeçmektir. Görüldüğü üzere böyle bir durum söz konusu değil.
Her olur olmaz olayı Atatürkçülere laf sokmak fırsatı olarak değerlendirmek sanıldığı kadar sizin pespaye ideolojinize hizmet etmez.
AB türkiyenin demokratikleşmesi ve çağdaş anlayışla donanması için çok önemli bir fırsattı ancak AKP nin Osmanlıcılık hayalleri ve buna dayalı irticai anlayışı, yalan dolanla yüklü siyaset biçimi, antidemokratik, islam şeriatına dayalı totaliter faşizm merakı bu fırsatı bilinmeyen bir geleceğe erteledi.
Şüphesizki herkesin insan haklarına dayalı hukukun üstünlüğünü, modern, bilimsel bir hayatı benimsemesini beklemiyoruz. Bir çok insan var ki liderinin götünün kılı olmaktan şeref duyacak halde, bir çok insan aynı başbakan gibi yaşam anlayışını ''iteat et rahat et'' haysiyetsizliği üzerine oturtmuş. Bir çok insan sürü gibi güdülmek konusunda kayıtsız kaygısız, bir çok insan komşusunun kafasını kesen, komşusunun karısına eşine tecavüz eden, kalabalıkları bombayla patlatan, pislik, sefalet içinde insanlıktan çıkmış halde yaşayan araplara çok özeniyor. Biliyoruz bunlar da var.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ‘Türkiye, AB'ye yakınlaşmayı beklerken Avrupa ülkelerine
İletiTarih: 06 Eyl 2017, 16:36 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
_turbo_ yazdı:
sabit yazdı:
AKP nin 2007 yılına kadar göstermelik reformlar yaptığı doğrudur, AB ninde bu durumda AKP yi ve Tayyip Erdoğan'ı destekledikleri de doğrudur. Demek ki muktesebata uygun değişiklikler yapınca AB sorun çıkarmıyor demektir bu. Yani bu örnekle kendi kendini yanlışlıyorsun Turbo.
Yukardaki değerlendirmen milliyetçi gözle yapılmış bir değerlendirme, milliyetçi akılla AB üyesi olmak zor.


Sanirim anlatamiyorum. 2007 de yapilan reformlara ragmen Almanyada Merkel Fransada Sarkozy Türkiyeyi asla AB ye tam üye olarak görmek istemediklerini defalarca dile getirdiler. AB yi olusturan iki Motor ülke vardir bunlar, Almanya ve Fransa. Bu iki ülke istemedikten sonra amudada kalksaniz, tüm sartlari yerinede getirseniz Kibris gibi kücük ülkeleri öne sürerek bir sekilde veto edip yine almayacaklardir. AB muktesebatindan söz edip duruken, ayni muktesebatta sinir sorunlarini halletmemis ülkelerin AB ye alinmamasi kosulunun Kibris icin görmezden gelindigini göz ardi etmissin. Ben demiyorum TR illede AB ye alinsin veya alinmasin, ancak AB nin TR ye karsi her daim cifte standart tutumu oldugu bir gercektir. TR nin yuksek medeni seviyeye ulasmasi icin illede bir AB gerekli degildir. Eskiden Gülünde söyledigi gibi Kopenhag kriterleri Ankara kriterleri olur yolumuza bakariz. Ancak AB nin TR politikasi sadece stratejik öneminden dolayi ne bizimle ne bizsiz ol olmustur hep. Bu gercegi kör gözler dahi görmekte.

Yok, gayet iyi anlatıyorsun anlatımda sorun yok ama içerik yanlış. 2007 ye kadar yapılan reformlar iyi şeylerdi lakin AB için yeterli değildi, ayrıca AKP kendi seçmenine yönelik söylemleriyle bu reformların samimiyetini zedeliyordu. Yani 2007 ye kadar olan reformlar Türkiyenin AB değerleriyle uyum halinde bir gelişme gösterdiğine yeterince işaret etmiyordu. AB ülkeleri Tayyip Erdoğan'ı destekleseler bile ona ilişkin kuşkularından kurtulmamışlardı ki hepimizinde gördüğü gibi bu kuşkularında haklı çıktılar.
Ayrıca AB üyeliğine kabul mutabakatla olur yani yalnız Fransanın ve Almanyanın istememesi değil herhangi bir ülkenin istememesi halindede üyelik gerçekleşmez.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 9 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.