Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 22 Oca 2018, 01:08


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 7 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Bomba enkaz kaldıran devleti!
İletiTarih: 19 Mar 2016, 23:22 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4111

Alıntı:
Davayı kazandılar ama...
Avukat ücreti ve mahkeme giderleri onlara ödettirildi.

17 Ağustos'un yıldönümü yaklaşırken depremzedeler bir darbe de 'adalet'ten yedi. Veli Göçer'e tazminat davası açan 400 depremzede, hak ettikleri tazminatı alamadıkları gibi, üste bir de borçlu çıktı. Mahkeme, Göçer'in avukatının vekalet ücreti ile mahkeme masraflarını depremzedelere yükledi. Bu borcu ödeyemeyen bazı ailelerin evine haciz geldi. Mustafa ve Şehriban Ergüden çifti de bu ailelerden biri. Depremden önce Veli Göçer'in Çınarcık'taki sitesinde oturuyorlardı. Anne ve babaları Şadiye ve Mehmet Yüce de, yandaki apartmanda yaşıyordu. Marmara Depremi'nde evleri yıkıldı. Ergüden çifti kurtuldu ama enkaz altında kalan Şadile ve Mehmet Yüce öldü. Şehriban Ergüden iki ayrı dava açarak Veli Göçer'den tazminat istedi. Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimi Gündaş Alaşahan, Veli Göçer'in 8'de 6 oranında kusurlu olduğuna hükmetti. Bu yüzden Şehriban Ergüden'in istediği 11 bin TL'lik tazminatın 3 bin 650 TL'lik kısmının ödenmesi karara bağlandı.

TAZMİNAT BEKLERKEN...
İşte bu noktada, depremzede aileyi ikinci kez yıkan "kanun" devreye girdi. Hukuk davalarında, avukatlık ücreti ve dosya masrafları "kaybeden" taraftan tahsil edildiği halde, yasada şöyle bir "ayrıntı" vardı: Mesela bir kişi 10 lira tazminat istemiş, ancak 4 lira tazminat almışsa; davayı kaybeden tarafın avukatı, reddedilen 6 liralık tazminat üzerinden avukatlık ücreti talep edebiliyordu. Bu davada da aynı şey söz konusuydu. Mahkeme, Veli Göçer'in avukatının, reddedilen 7 bin 350 liralık kısım üzerinden ücret almasına karar verdi. Ergüden Ailesi, davayı kazandığı halde Veli Göçer'in avukatı Mevlüt Ertaş'ın 882 liralık vekalet ücretini ödemekle yükümlü kılındı. Aynı durum, Şehriban Ergüden'in depremde ölen anne ve babası Şadiye ve Mehmet Yüce için açtığı diğer tazminat davasında da yaşandı. Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi Remzi Salman da, davayı "kısmen kabul" etti ve 2 bin TL tazminat almalarını hükme bağladı. Ancak, bin 208 TL'lik vekalet ücretinin Ergüden Ailesi'nden karşılanmasına karar verdi.


400 kişi aynı durumda

Göçer'e ait mal varlığı bulunamadığı için Ergüden Ailesi bugüne kadar tek kuruş alamadı; buna karşılık toplam 2 bin 290 lira borçlandı. Depremde her şeylerini yitirdikleri için bu parayı ödeyemediler. Göçer'in avukatı Mevlüt Ertaş da, icra takibi başlattı. Aile, yakınlarından borç aldı, Şehriban Ergüden'in bileziklerini sattı ve parayı ödedi. SABAH'a konuşan Ergüden çifti, "Bizi daha kaç kez yıkacaklar" diye isyan etti. Mustafa Ergüden, "Yaralarımızı sarmak kolay olmadı. Haciz belasıyla yıkılan sadece biz değiliz. Bizim gibi 400 kişi daha bu şoku yaşadı" dedi. Şehriban Ergüden de "Avukat haciz için getirdiği kamyonun 200 liralık masrafını bile bize ödetti. Bizim gidenlerimiz asla geri dönmeyecek. Ama Göçer cezası bitince ailesine sarılacak" dedi. Kamuran Çakın da mağdurlardan. Çınarcık'ta eşini ve iki oğlunu kaybeden Çakın, şunları söyledi: "SSK emeklisiyim. Geçtiğimiz günlerde maaşımdan 600 TL kesildi. Araştırdığımda Veli Göçer'in avukatının vekalet ücreti olduğunu öğrendim. Bize defalarca acı yaşatmaya kimsenin hakkı yok."


Hukukçular: Yasal ama ahlak dışı

Avukat Yüksel Aytekin (İstanbul Barosu Komisyon Üyesi): Kanunla düzenlenen Avukatlık Ücret Tarifesi'ne göre tazminat davalarında, davalının avukatı, tazminatın reddedilen kısmı üzerinden "davalı vekalet ücreti" almaya hak kazanabiliyor. Örneğin bir davada, davacı 100 lira istemiş olsun. Hâkim 60 liraya hükmederse, davalının avukatı reddedilen 40 lira üzerinden ücret almaya hak kazanıyor. Karar yasal. Ama meslektaşımız 'Canları, malları gitti; bir de ben vurmayayım' diyebilirdi. Daha insani ve şık bir hareket olurdu.

Fadayi Doğruyol (Depremzede avukatı): Veli Göçer'e dava açan 180 müvekkilime icra kararı gönderildi. Benim de mağdur ailelerden alacaklarım var ama kesinlikle talepte bulunmuyorum. Belki yasal olarak doğru ama ahlak dışı, kesinlikle etik bulmuyorum.

Cemal İnci (Yalova Baro Başkanı): Veli Göçer'in avukatını yazılı ve sözlü olarak uyardık. Davranışının etik dışı olduğunu belirttik. Mağdur ailelere yapılan hacizler ayıptır, çirkindir, hukuk dışıdır.

Tartışılan avukat: Açarken düşünsünler

Depremzede ailelere haciz işlemi uygulatan Avukat Mevlüt Ertaş: Dava beni de mağdur etti. Veli Göçer'den paramı alamadım. Yaklaşık 400 kişiye açtığım icra takibi ile masraflarımı karşıladım. Herkes sızlanıyor. Davayı açarken düşünmüyorlar. Ama bu benim yasal hakkım. Onların da alacakları varsa Veli Göçer'e icra götürsünler
.

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Bomba enkaz kaldıran devleti!
İletiTarih: 19 Mar 2016, 23:25 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4111
Şaka mı bu ya?

Yeni gördüm bu haberi de... Google dur bakalım daha neleri kör gözümüze çarpacan.. Kim icad etti bu interneti ya...

198 kişiyi Tabuta soktun diye dava açdığın için üste para vereceksin diyen devlet...
AKP hükümeti yol, köprü yapmış... Enkaz kaldırmış...

Bu illetin orasına bomba koysalar yeridir.
AİHM kör mü???????

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Bomba enkaz kaldıran devleti!
İletiTarih: 05 Ağu 2017, 16:38 
Yeni Üye

Kayıt: 04 Tem 2017, 10:11
İleti: 11
Bir imam vardı eskiden devlete kafir diyerek saldırıyordu. Bu Devlete vergi verilmez , askerlik yapılmaz falan filan bildik şeyler.

Birgün yine böyle sallarken camiden birisi dediki , hoca eğer bu devlet kafirse neden maaş alıyorsun , ya maaş alma yada kafir deme..

Evet devlete çamur atanlar yada öyle böyle kendi beceriksizliklerini illuminatiye yükleyenler de duymalı bunu. Ya sistemden çıkıp kendi sisteminizi kuracaksınız yada çamur atmayacaksınız.

Doğu perincek doğru söylemiş. Rejim gayri meşru diyen siyasiler istifa etmelidirler demiş. Adam haklı , sistem meşru değilse sen de bu sistemin içinde gayri meşru olursun.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Bomba enkaz kaldıran devleti!
İletiTarih: 04 Oca 2018, 16:56 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2750
Konum: Salpazari Cepni
@ihsankelle

Sistemi yapanlarda insanlar, sistem yanlis ve carpiksa onu düzeltmesi gereken yine insanlar. Icinde olmadigin bir sistemi degistiremezsinki. Depremzede konusunda sinifta kaldi devlet. 9 siddetinde hissedilen bir depremde kusurlu olanlar adalet önünde yargilanmali ve tazminat ödetilmeli. Yoksa hirsizlar ev sahiplerini bastirir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Bomba enkaz kaldıran devleti!
İletiTarih: 05 Oca 2018, 18:59 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4111
Olayın Veli Göçerle uzaktan yakından alakası yok!

Olayın asıl faili katiller; Bayındırlık İskan Bakanlığı ve Belediye ve diğer idari çalışanlarıdır.
Zeytinlik arazi 75 imar kanunu hiçe sayılarak imara açılmış; Belediye ise binalar dikilirken uykuya dalmış. Aylar sonra uyanmış. A bi bakmış koca 10-15 dönüm arazide binalar dikilmiş. Yıkması gerekirken ruhsat vermiş. Bir rüşvet niyetine ceza kesmiş olmuş bitmiş. Cinayetlerin asıl failleri yargıdan muaf tutulmuştur.

Bu dava konusu AİHM kararınca idare %100 cinayetten(YAŞAM HAKKI İHLALİNDEN) HÜKÜM YEMİŞTİR.
Dolayısı ile veli göçer seneler sonra haklı çıkmıştır. Bu AİHM kararı ile!.

Yasaklı bölgeye bina dikilmesini idare seyredemez. Ve ususlsüzce buraya elektirik-su bağlayıp. İnsanlara satılması için ruhsatlandıramaz.

Çarkıfelek SHOW TV reklamlarında memet Ali Bey bas bas bu dairelerin reklamını yapamaz.
Türkiye nin en çok reyting alan tv programında reklam yapılarak halka satılmış bu binalardan en son suçlu Veli geöçer denen yaratıktır.

Ama Tayip inşaat baronu için asıl cani mütaittir.
Usulszü imara açan devletin hiç suçu yoktur.

AİHM de hukuktan anlamadığından. Tayip beye danışıp karar vermediğinden. Sonuç FEtö tayyo2 alaeyhine kararla onanmıştır.
T.C. yaşam hakkı ihlali-adil yargılama hakkı ihlali-asıl sorumluları yargılamama dan hüküm yemiştir.
Suçlu bulunmuştur.

Kim takar AİHM i bunların asıl sorumlusu o cani müta' ît tir.
Deprem hibeleri falan duble yol falan olmamıştır.

Hırkıslık miras babasından (Ecev'it) oğlu tayyo2 ye geçmiştir. Meselenin özü budur.

Hüküm budur; https://hudoc.echr.coe.int/tur#{"fulltext":["mehmet özel"],"documentcollectionid2":["GRANDCHAMBER","CHAMBER"],"itemid":["001-68894"]}

Türkçesi ; https://hudoc.echr.coe.int/tur#{"fulltext":["mehmet özel deprem"],"documentcollectionid2":["GRANDCHAMBER","CHAMBER"],"itemid":["001-160412"]}

Alıntı:
68. Öte yandan İ.K., 4 Kasım 2004 tarihinde, dikkatsizlik nedeniyle adam öldürme ve yaralama suçlarından suçlu bulunmuştur. İ.K., yirmi yıl ağır hapis cezasına, dört yıl on iki ay hapis cezasına ve 360 milyon TRL para cezasına mahkûm edilmiştir.


Mahkeme tutanaklarına göre bunun yargısını yapmayan, yeni TCK ile bu hapis cezasını değiştirip temyizde bu katilin cezasına bir nevi af çıkarmış. Tayyo2+fetö hükümetide zaman geçirmekle bu suça ortak olmaktadır.

Uluslar ararsı Ceza Yargısında kanaatimce İnsanlığa karşı işlenen suçları bu karara rağmen kovuşturması yapmadığından ötürü UCM de bosna kasabından farksız, soykırımdan yargıya hesap vermelidir.

AİHS 46' ıncı maddesine göre bu kararlar üye devletleri bağlayıcıdır.

Bu yargı kararına rağmen T.C. adalet bakanlığı bu asıl sorumluları yeniden yargılaması icab ettiği halde. Bu soruşturmayı-kovuşturmayı halen başlatmayarak.

Şehit ve gazilere her geçen gün 24 saat aleni küfür etmektedir. Zul etmektedir.

fetö+tayyo2+ecev'it hepsi aynı b*q bunların alayı katil zanlısı şüphelisi... :oops:

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Bomba enkaz kaldıran devleti!
İletiTarih: 05 Oca 2018, 19:37 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4111
Alıntı:
93. İçişleri Bakanlığının 2 Ocak 2002 tarihli izni hakkında, 25 Ocak 2002 tarihinde yeni bir inceleme raporu düzenlenmiştir. Bu raporda, altı katlı binaların inşa edilmesine izin verilmesi nedeniyle, suçlanan görevliler hakkında dava açılmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır.

https://hudoc.echr.coe.int/tur#{"fulltext":["mehmet özel deprem"],"documentcollectionid2":["GRANDCHAMBER","CHAMBER"],"itemid":["001-160412"]}


Ceza hukukcuları çok iyi bilir ki burada aleni bir suç var. Ve bu suç AİHM ile hiç bir şüpheye mahal vermeyecek. İtiraz kabul etmeyecek şekilde tescillendiği halde. Bu işin asıl sorumlusu pislikler para'lel devlet organlarınca korunmaktadır. Yargılanmamaktadır. Tayyö2 de bu canilere yardım ve yataklık yapmaktadır.

Bu mantıkla esed = tayyö2+fetö milli gazete tabiri ile ''2 abd hormonlusu''

Alıntı:
“1. Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur (...) ”
A. Sözleşme’nin 2. maddesinin uygulanabilirliği hakkında

Mahkeme, Sözleşme’nin 2. maddesinin, devlete yalnızca, kasten ölüme sebebiyet verilmesini engelleme zorunluluğu getirmediğini, aynı zamanda, kendi yargı yetkisi altında bulunan kişilerin hayatını korumaya yönelik gerekli tüm tedbirleri alma yükümlülüğü de getirdiğini hatırlatmaktadır. Mahkeme, bu yükümlülüğün, yaşam hakkını söz konusu edecek nitelikte, kamuya özgü olan ya da olmayan her türlü faaliyet bağlamında geçerli olduğu şeklinde yorumlanması gerekse bile, yaşam hakkının doğal bir afet ile tehdit edilmesi durumunda da geçerli olduğunu hatırlatmaktadır (Yukarıda anılan, Boudaïeva ve diğerleri, §§ 128-130).
Bu bağlamda, doğal tehlikelere ilişkin olarak, devlete atfedilen pozitif yükümlülüklerin kapsamının tehdidin kaynağına ve riskleri azaltabilecek nitelikteki tedbirlere bağlı olduğunu belirttikten sonra, Mahkeme, bu yükümlülüklerin, yakın olan ve açıkça belirlenebilir nitelikteki tehlikelerin ve özellikle de yerleşim alanlarını etkileyen ve tekrar eden afetlerin söz konusu olduğu durumlarda geçerli olduğunu açıkça ifade etmiştir (ibidem, § 137). Böylelikle, insan hayatı bakımından derin etkilere yol açan doğal afetlerin meydana geldiği durumlarda, Sözleşme’nin 2. maddesinin uygulanabilir olduğu ve devletin sorumluluğunun söz konusu olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda, başvuranların şikâyetlerinin, Sözleşme’nin 2. maddesinin esas ve usul yönleri açısından incelenmesi gerekmektedir.
Gerçekte, Mahkeme, başvuranların şikâyetlerinin, her şeyden önce felaketleri önleme ve bu felaketlerin etkilerine karşı halkı koruma yükümlülüğü konusunda bir karar vermesini gerektirdiği kanaatine varmaktadır. Mahkeme ardından, başvuranların, söz konusu binaların yapımında görev alan kişilerin tamamı hakkında herhangi bir soruşturma yürütülmediği yönündeki ve açılan ceza davasının seyrine ilişkin iddialarını inceleyecektir.
B. Kabul edilebilirlik hakkında
1. Felaketlerin önlenmesi ve bu felaketlerin etkilerine karşı halkın korunması hakkında
Mahkeme, depremlerin, devletlerin önüne geçemeyecekleri olaylar olduğunu ve devletlere göre, depremlerin önlenmesinin, yalnızca felaketin zararlarını en aza indirgemek için etkilerini azaltmaya yönelik tedbirlerin alınmasından ibaret olabileceğini gözlemlemektedir. Bu bağlamda, felaketleri önleme yükümlülüğünün kapsamı, dolayısıyla esasen devletin, şiddetli ve beklenmedik şekilde gerçekleşen bu tür doğa olaylarıyla, yani depremlerle baş edebilme kapasitesini güçlendiren tedbirlerin alınmasından ibarettir.
Bu bağlamda, Mahkeme, felaketlerin önlenmesi hususunun, özellikle arazi düzenlemesini ve imar denetimini kapsadığı kanısına varmaktadır. Somut olayda, Mahkeme, dosyadaki belgeleri dikkate alarak, ulusal makamların felakete uğrayan bölgenin deprem riski taşıdığının tamamen bilincinde olduklarını gözlemlemektedir. Böylelikle, bu bilgi, arazi düzenlemesine ilişkin planlara dâhil edilmiş ve depremin yaşandığı bölge "afet bölgesi" olarak sınıflandırılmıştır. Aynı şekilde, bu bölgeye imar izni verilmesi, özel koşullara tabi tutulmuştur. Sonuç olarak, her türlü yapının inşaatla ilgili belli standartlara uyması gerekmekteydi. Yapı ruhsatlarının verilmesi yoluyla arazilerin işgalini ve kullanımını düzenlemekle yetkili olan yerel makamlar, dolayısıyla, risklerin önlenmesinde rol oynayarak, birincil sorumluluğa sahip olmuşlardır.
Oysa davaya ilişkin koşullarda, Mahkeme, depremin, söz konusu bölgeye uygulanması gereken, güvenlik ve inşaat ile ilgili standartlara uymayan binaların yıkılması nedeniyle insan hayatı bakımından feci sonuçlara yol açtığını tespit etmektedir. Bu bağlamda, söz konusu sorunu incelemekle yetkili olan ulusal mahkemeler önünde yürütülen davalar sırasında varılan tespitler dikkate alındığında, bu yapıları kontrol etmek ve denetlemekle görevli olan yerel makamların bu konuya ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediklerinin tespit edildiği görülmektedir.https://hudoc.echr.coe.int/tur#{"fulltext":["mehmet özel deprem"],"documentcollectionid2":["GRANDCHAMBER","CHAMBER"],"itemid":["001-160412"]}


Alıntı:
3. Mahkeme’nin değerlendirmesi
a) Genel ilkeler

Mahkeme, Sözleşme’nin 2. maddesinin, bir başvurana üçüncü kişiler hakkında soruşturma yürütülmesini veya bu kişilerin mahkûm edilmesini sağlama hakkını (Yukarıda anılan, Öneryıldız, § 96) veya her yargılamanın mahkûmiyet kararıyla, hatta belirli bir cezanın verilmesiyle sonuçlanmasını gerektiren bir sonuç yükümlülüğünü kapsamadığını hatırlatmaktadır. Buna karşın, ulusal mahkemeler, hiçbir durumda, yaşam hakkına yönelik haksız müdahalelerin cezasız bırakılmasını sağlayacak şekilde davranmamalıdırlar. Bu durum, yargılanabilir kişilerin güvenini korumak, hukuk devletine olan bağlılıklarını sürdürmek ve yasadışı eylemlere müsamaha gösterildiği ya da bu fiillerin işlenmesinde işbirliği yapıldığı yönündeki izlenimleri önlemek için gereklilik arz etmektedir (Nencheva ve diğerleri/Bulgaristan, No. 48609/06, § 116, 18 Haziran 2013).
Mahkeme, bunun yanı sıra, tehlikeli faaliyetler, yetkili mercilerin sorumluluğu altında meydana gelen olayların ardından ölüme yol açtığı takdirde, Sözleşme’nin 2. maddesinin, mercilere, bu faaliyetler konusunda resmi soruşturma yürütme yükümlülüğü getirdiğini vurgulamaktadır. Gerçekte, yetkili merciler, genellikle, bu tür olaylara sebebiyet verebilecek nitelikteki karmaşık olayları ve sorumluları tespit etmeye olanak sağlayan yeterli ve gerekli bilgileri elde etmesi gereken tek makamlardır (Yukarıda anılan, Öneryıldız, § 93). Benzer soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyan, iç hukuktaki hükümlerin etkin şekilde uygulanmasını ve devlet görevlilerinin veya makamlarının davranışları söz konusu edildiğinde, bu görevlilerin veya makamların kendi sorumlulukları altında meydana gelen ölümlere ilişkin sorumluluk üstlenmelerini sağlamaktır (Paul ve Audrey Edwards/Birleşik Krallık, No. 46477/99, §§ 69 ve 71, AİHM 2002‑II, Mastromatteo/İtalya [BD], No. 37703/97, § 89, AİHM 2002‑VIII).
Mahkeme aynı zamanda, tehlikeli faaliyetlerin sebep olduğu kazalara karşı adli açıdan verilecek cevaplar hakkında ortaya konulan ilkelerin doğal afetler alanında da uygulanmaya elverişli olduğunu hatırlatmaktadır. Önleyici pozitif tedbirleri alma yükümlülüğü sebebiyle devletin sorumluluğunu söz konusu eden olaylar neticesinde can kaybının yaşandığı durumlarda, Sözleşme’nin 2. maddesinin gerektirdiği hukuk sisteminin, soruşturmaların sonuçlarının bunu haklı kılması sebebiyle ceza verilmesini sağlayacak nitelikte ve bazı etkinlik kriterlerini karşılayan, resmi, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma mekanizmasını kapsaması gerekmektedir (Boudaïeva, § 142). Benzer durumlarda, yetkili merciler, örnek olacak şekilde, özen ve çabukluk göstermelidirler ve bir yandan, bu tür bir müdahalenin meydana geldiği koşulları ve düzenleyici çerçevenin uygulanmasındaki eksiklikleri belirleyecek ve diğer yandan, ard arda sıralanan bu koşullar çerçevesinde herhangi bir şekilde olaya karışan devlet görevlileri ya da organlarının tespitini sağlayacak nitelikte resen soruşturmalar yürütmelidirler (ibidem, § 142).
Diğer taraftan, resmi soruşturma ulusal mahkemelerde davaların açılmasına neden olduğu takdirde, Sözleşme’nin 2. maddesinin gereklilikleri, resmi soruşturma aşamasının ötesine uzanmaktadır: Karar aşaması da dâhil olmak üzere, yargılamanın tamamı, kanunla hayatı koruma yönündeki pozitif yükümlülüğe ilişkin gereklilikleri yerine getirmelidir (Yukarıda anılan, Öneryɪldɪz, § 95, ve yukarıda anılan, Boudaïeva, § 143).


Alıntı:
. Bu süre zarfında, iki sanık uzun yıllardan beri bulunamamıştır (yukarıda 62. paragraf) ve diğer yandan, bu sanıklar arasından D.B. hakkında gerçekte hiçbir zaman ceza mahkemeleri önünde dava açılmamıştır ve böylelikle, ilgilinin ihtilaf konusu koşullarda suça karışıp karışmadığı bile ceza mahkemeleri tarafından tespit edilememiştir. Dahası, ihtilaf konusu olayların meydana gelmesinden sorumlu olup olmadıkları tespit edilmeksizin, üç sanık hakkında zamanaşımı sebebiyle suçlamaları düşürme kararı verilmiştir


Tayyö2 adalet bakanlığı ve içişleri bakanlığı 2 tane yaratığı yakalayamamış. Türkiye Cumhuriyetinin azametini görün!.

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Bomba enkaz kaldıran devleti!
İletiTarih: 05 Oca 2018, 20:13 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4111
Hüküm;

Alıntı:
200. Yukarıda belirtilenleri dikkate alarak, Mahkeme, Sözleşme’nin 2. maddesinin usul yönünden ihlal edildiği sonucuna varmaktadır. https://hudoc.echr.coe.int/tur#{"fulltext":["mehmet özel deprem"],"documentcollectionid2":["GRANDCHAMBER","CHAMBER"],"itemid":["001-160412"]}


AİHS ; ''Yaşam Hakkı İhlali''

Asıl cani bulunmuştur.

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


En son safe123 tarafından, 05 Oca 2018, 20:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 7 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.