Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 06:41


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 13 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 15 Arl 2011, 12:39 
Site Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Mar 2009, 19:38
İleti: 5216
Konum: Türkiye

Arkadaşlar; açtığım bu konuda, Türk tarih yazını için önemli bir isim olan Erik Jan Zürcher'in "Modernleşen Türkiye'nin Tarihi" isimli eserinin sonuna eklediği "Biyografiler" bölümündeki kısa yaşamöykülerini sizlerle paylaşıyorum (ilk defa SiyasiForum'da). Kitap zaten kendi başına çok önemli bir kaynak iken ayrıca bu biyografi listesiyle daha da faydalı hale gelmiş. Kitaptan okuyarak aktaracağım için, geriye kalan kısmı zaman buldukça eklemelerle bitireceğim.
Yazarın sistematiğine uyarak (alfabetik olarak) aktarıyorum. Umarım hepinize faydalı olur (İletişim Yayınları, 20.Baskı, 2006, sayfa 481 ve devamı).


*********
"A"


Dr. Abdullah Cevdet (1869-1932).
Arapkir'de doğdu. Kürt kökenlidir. Askeri Tıbbiye mezunu. jön Türk hareketine katıldığı için 1896'da Trablusgarp'a sürüldü. 1897'de Avrupa'ya kaçtı. Cenevre'de Osmanlı gazetesini yayınladı. 1899'da padişahın verdiği diplomatik görevi kabul etti. Reform yanlısı görüşlerini açıklamayı sürdürünce bu görevinden alındı. 1904'te önce Cenevre'de sonra Kahire'de İçtihad derlemesini yayınladı. Meşrutiyet'ten sonra yazı ve yayın faaliyetlerini İstanbul'da sürdürdü. Yazdığı ve çevirdiği kitapların sayısı 66'dır. Ateistliğiyle bilinir. Latin alfabesinin benimsenmesini isteyen ilk Osmanlı'dır.


Abdülaziz (1830-1876).
Otuz ikinci Osmanlı padişahı. II. Mahmut'un oğlu. 1861'den 1876'ya kadar tahtta kaldı. Bir darbe sonucunda tahttan indirildi. Önceleri Abdülmecit'in Batılılaşmacı reformlarını destekleyen politikaları sürdürdü. 1871'den sonra Ruslar'ın desteklediği muhafazakarların yanında yer aldı. Batı Avrupa'yı ziyaret eden ilk Osmanlı padişahıdır (1876). Tahttan indirilince intihar etti.

Abdülhamit II (1842-1918).
Otuz dördüncü Osmanlı padişahı. Sultan Abdülmecit'in ikinci oğlu. 1876'dan 1909'a kadar tahtta kaldı. 1876'da deli olduğu ilan edilen kardeşi V. Murat'ın yerine tahta çıktı. 1876'da anayasayı ilan etti, meclisi açtı, ama iki yıldan kısa bir süre sonra bunları askıya aldı. 1880'den sonra büyük ölçüde baskıcı bir hal alan otokratik bir yönetim kurdu. Pan-İslamist hareketi destekledi. 1908'de II. Meşrutiyet ilan edildikten sonra dokuz ay tahtta kaldı. 1909 karşı devriminin başarısızlığa uğramasından sonra tahttan indirildi.

Abdülmecit(1823-1861).
Otuz birinci Osmanlı padişahı. II. Mahmut'un oğlu. 1839'dan 1861'e kadar tahtta kaldı ve babasının Batılılaşmacı reformlarını sürdürdü. Hükümranlığı döneminde Babıâli, esas iktidar merkezi olarak sarayın yerini aldı.

Abdülmecit Efendi (1868-1941).
Son Haliffe (1922-1924). Abdülaziz'in oğlu. Kurtuluş Savaşı sırasında anadolu hareketini destekledi. Görevini dini konularla sınırlı tutarak son derece ciddiye aldı. 1924 Mart'ında ülke dışına gönderildi ve ülkeye girmesi yasaklandı. Yaşamını İsviçre'de ve Fransa'da sürdürdü. Entellektüel ve sanatçı (kendisi ressamdı) yönleriyle tanınır.

Adnan Menderes (1889-1961).
Aydınlı bir büyük toprak sahibinin oğlu. I. Dünya Savaşı'na katıldı. 1919'da yunanlılara karşı milis hareketlerin içinde yer aldı. 1930'da Fethi okyar'ın Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın yerel yöneticisi olarak siyasete atıldı. CHP önderlerinin dikkatini çekince bu partiye girdi. 1931'de milletvekili seçildi. 15 yıl boyunca milletvekilliğini sürdürürken bir yandan da hukuk eğitimi gördü. 1945'te önde gelen değişim yanlılarından biriydi ve Demokrat Parti'nin dört kurucusundan biri oldu. 1950-60 arasında başbakanlık yaptı. DP'ye giderek daha fazla egemen oldu ve otoriter eğilimler içine girdi. 1960 darbesinden sonra tutklandı. İdama mahkum oldu ve bir intihar girişiminden sonra 17 Eylül 1967'de idam edildi.

Ahmet Cemal Paşa (1872-1922).
Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'nin ilk üyelerinden. Makedonya Ordusu'nda binbaşıyken İttihat ve Terakki'ye katıldı. II. Meşrutiyetten sonra İttihat ve Terakki'nin merkez komitesine seçildi. 1909'da Üsküdar muhafızlığına, sonra Adana valiliğine, 1911'de Bağdat valiliğine atandı. 1913 darbesinden sonra önayak olduğu İstanbul muhafızlığına getirildi. Nafia ve Bahriye nazırlığı yaptı. I. Dünya Savaşı sırasında Filistin Cephesi’nde Dördüncü Ordu komutanlığı ve Suriye valiliği görevlerinde bulundu. 1918’de Almanya’ya kaçtı. Afganistan’da askeri danışman olarak çalıştı. 1922’de Tiflis’te bir Ermeni tarafından öldürüldü.

Ahmet Cevdet Paşa (1822-1895).
Devlet adamı, tarihçi ve hukukçu. 1839’da İstanbul’a geldi ve ulemadan ders aldı. Mustafa Reşit Paşa’nın himayesine girdi. Özellikle yakın olduğu Fuat Paşa’yla birlikte 1840’larda ilk çağdaş Osmanlı dilbilgisi kitabını yazdı. Eğitim alanında bir çok görev aldı. 1865’te vezir oldu. Halep valiliğinde bulundu. 1868’de Divan-ı Ahkam-ı Adliye başkanlığına atandı. Burada asıl olarak Mecelle’nin yazılmasından sorumluydu. İmparatorluğun ilk Adliye Nazırı'dır. Daha sonra Hem merkezi hükümette hem de çeşitli vilayetlerle idare görevlerini sürdürdü (Bursa, Maraş ve Yanya valiliği). Yaşamının son 20 yılında beş kez adliye nazırlığı, dört kez maarif nazırlığı, üç kez evkaf nazırlığı, birer kez de dahiliye ve ticaret nazırlığı yaptı. 1774-1852 arasını kapsayan on ciltlik en önemli 19. yüzyıl Osmanlı tarihi olan Tarih-i Cevdet'in yazarıdır.

Ahmet Emin Yalman (1888-1973).
Selanikli bir dönme aileden gelme. Columbia Üniversitesi'nden mezun oldu. 1914-1920 arasında İstanbul'da sosyoloji ve istatistik dersleri verdi. 1920-1921'de Malta'da sürgün hayatı yaşadı. 1923'te Vatan gazetesini kurarak, ülkeye daha çağdaş, Amerikan tarzlı bir gazetecilik anlayışı getirdi. 1925’te gazetesi kapatılarak tutuklandı. Amerikan otomobil ve traktörlerinin ithalatına başlayarak iş hayatına atıldı. Bir süre Tan’da Zekeriya Sertel’le işbirliği yaptı. 1940’ta Vatan’ı yeniden yayınlamaya başladı. II. Dünya Savaşı sırasında sürekli Müttefikleri destekledi. 1946’dan sonra DP’ye destek verdi. 1952’de kendisine yapılan suikastten kılpayı kurtuldu. 1950’lerin sonunda Menderes’e karşı muhalefete geçti. 1959’da 15 ay hapse mahkum oldu. 1962’de yayıncılık faaliyetlerine son verdi, köşe yazarlığı, makale yazarlığı yaptı ve anılarını yazdı.

Ahmet Rıza Bey (1859-1930).
İlk Osmanlı meclisi mebusanlarından birinin oğludur. Fransa’da tarım eğitimi gördü. Ülkeye döndükten sonra Maarif Müdürü olarak Bursa’ya atandı. Anayasanın yürürlüğe konması, meclisin yeniden açılması yönünde kampanya başlattı. 1889’da Fransa’ya kaçtı. 1895’ten itibaren Paris’te temel muhalefet yayın organı olan Meşveret gazetesini yayınladı. Sürgündeki İttihat ve Terakki muhalefetinin en radikal milliyetçi kanadını yönetti. Ama pozitivist fikirleri nedeniyle yakın arkadaşlarının çoğu kendisinden uzaklaştı. II. Meşrutiyet’ten sonra İttihat ve Terakki’nin Merkez Komitesi’ne seçildi ve Meclis-i Mebusan başkanlığına getirildi. Ama gerçekte çok önemli bir güç sahibi değildi. 1912’de Âyan meclisi üyesi oldu. Mütareke’den (1918) sonra bir milli kongre oluşturma çabalarının içinde yer aldı.

Ahmet Şefik Mithat Paşa (1822-1884).
Bir yargıcın oğlu.1836’da Divan-ı Hümayun kalemine girdi. Etkili ve ilerici bir vali olarak ün kazandı. 1868’de Şura-yı Devlet Reisliğine atandı ama Ali Paşa ile arası açıldı. 1872’de üç ay sadrazamlık yaptı. 1876 darbesini başlatanlardan biridir ve darbenin ardından yeniden sadrazam olmuştur. Osmanlı Kanun-i Esasi’sinin hazırlayıcılarından en önemlisidir. 1877’de Sultan Abdülhamit tarafından Arabistan’da Taif’e sürgüne gönderildi ve 1884’te burada padişahın emriyle öldürüldü.

Ahmet Tevfik Paşa (Tevfik Okday) (1845-1936).
Kırım hanedanı soyundan gelme. Uzun ve başarılı bir diplomatik kariyeri oldu. 1895’ten 1909’a kadar hariciye vekilliği görevinde bulundu. 1909’da bir ay, 1918-1922 arasında da dört kez sadrazamlık yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nun son sadrazamıydı.

Ali Fethi Bey (Fethi Oyar) (1880-1943).
1907’de Selanik’te İttihat ve Terakki’ye katıldı. 1911’de parti genel sekreteri oldu. Enver Paşa’yla anlaşmazlığa düştükten ve 1913’te askerlikten ayrıldıktan sonra, milletvekilliği, Sofya Büyükelçiliği ve bakanlık (1917) yaptı. 1918’de Osmanlı Hürriyetperver Avam Fırkası’nı kurdu. İngilizler tarafından Malta’ya götürüldü. 1922’de ülkeye döndükten sonra Anadolu hareketine katıldı. Milletvekilliğine ek olarak dahiliye vekilliği ve ilki 1923’te, ikincisi 1924-1925 olmak üzere iki kez başbakanlık yaptı. Daha sonra, Atatürk’ün isteği üzerine Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurduğu 1930’daki üç aylık dönem dışında sürekli büyükelçilik görevlerinde bulundu. Atatürk’ün eski ve yakın arkadaşlarından.

Ali Fuat Paşa (Ali Fuat Cebesoy) (1882-1968).
Mustafa kemal’in Harp Akademisi’ndeki sınıf ve yakın arkadaşı. İttihat ve Terakki mensubu ama salt askeri kariyere yöneldi. 1918’de mirliva (ve böylece paşa) oldu. 1919 başında Anadolu’ya gönderildi ve burada direniş liderlerinden biri olarak Meclis’e katıldı. 1919-1920 arasında Batı Cephesi Kumandanlığı yaptı. 1920-1921’de diplomatik görevle Moskova’da kaldı. 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurucularından. 1926’da İzmir Suikasti’nden dolayı tutuklandıysa da serbest bırakıldı. Atatürk’ün ölümünden önce kendisiyle yeniden yakınlaşarak yeniden TBMM’ye girdi. 1933-1934 ve 1939-1943 arasında iki kez nafia (bayındırlık) vekilliği, 1943-1946 arasında münakalat (ulaştırma) vekilliği yaptı. 1947-1950 arasında TBMM başkanlığı görevinde bulundu.

Ali Paşa (Mehmet Emin Ali) (1815-1871).
15 yaşındayken Divan-ı Hümayun kalemine katip olarak girdi. 1835’te Viyana Elçiliği’ne katip olarak atandı. Reşit Paşa’nın himayesine girdi. Divanı-ı Hümayun resmi çevirmeni oldu. 1841’de Londra elçiliğine atandı. 1846’dan sonra yedi kez hariciye nazırlığı yaptı. 1852’den sonra beş kez sadrazamlığa getirildi. Reform programının ortaya konulmasında Fuat Paşa’yla sık bir işbirliği yaparak çalıştı.

Alparslan Türkeş (1917-1997).
Kıbrıs’ta doğdu. Kara Harp Okulu’nu bitirdi. II. Dünya Savaşı sırasında pan-Türkist ve Alman yanlısı propaganda yaptı. 1944’te tutuklandı, ama bir süre sonra serbest bırakıldı. 1948’de Harp Akademisi’ni bitirdi. Genelkurmay ve NATO’da görev yaptı. 1960 darbesinin düzenleyicilerinden ve Milli Birlik komitesi’nin radikal üyelerindendir. Kasım 1960’ta Milli Birlik Komitesi’nden tasfiye edilen 14 radikal subay arasında yer aldı. Yeni Delhi’de askeri ataşelik yaptı. Ülkeye döndükten sonra 1965’te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin başkanlığını ele geçirdi. Kısa bir süre sonra parti, aşırı milliyetçi, Milliyetçi Hareket Partisi’ne dönüştürüldü. 1969-1980 arasında bu partiden milletvekilliği yaptı. 1974-1977 arasında Demirel’in milliyetçi cephe hükümetlerinde başbakan yardımcılığı görevinde bulundu. 1980 darbesinden sonra tutuklanarak yargılandı, siyaset yapması yasaklandı. 1987’de yeniden siyaset sahnesine döndü.

"B"

Bahaettin Şakir (1877-1922).
Tıp doktoru. İttihat ve Terakki'yi canlandırmak için Paris'de Ahmet Rıza ve Dr. Nazım'la birlikte çalıştı. Partinin gazetesi Şura-yı Ümmet'in editörlüğünü yaptı. II Meşrutiyet'ten sonra hiçbir zaman resmi bir görevi olmamasına karşın, en etkili İttihatçılardan biriydi. 1912-1918 arasında merkez komitesi üyeliği ve 1914-1918 arasında Teşkılat-ı Mahsusa'nın siyasi büro başkanlığını yaptı. Sık sık, Ermeni tehcirinin akasında kötü adam olarak görülür. 1922'de bir Ermeni tarafından öldürüldü.

Bayraktar (Alemdar) Mustafa Paşa (1759-1808).
Rusçuklu bir yeniçerinin oğlu. 1768 Osmanlı-Rus Savaşı'yla birlikte ismini duyurdu. Büyük topraklara sahip olan Rusçuk âyanı oldu. III. Selim'in âyanın gücünü kırmaya yönelik çabalarına karşı çıktı, ama zamanla padişaha yaklaşarak vezir oldu ve 1806 Osmanlı-Rus Savaşı'nda tuna cephesini yönetti. III. Selim tahttan indirildikten sonra yeni rejime karşı muhalefete geçti ve 1808'de İstanbul'u ele geçirerek padişahla âyan arasında Sened-i İttifak'ı düzenledi. 1808'deki yeniçeri ayaklanması sırasında öldürüldü.

Bediüzzaman Said Nursi (1876-1960).
Bitlis'e bağlı Nurs köyünde doğdu. Kürt kökenli yoksul bir aileden gelme. Geleneksel dini eğitim gördü. 1908'de, II. Meşrutiyet'in ilanından hemen önce İstanbul'a gitti. Başlangıçta JönTürklerle iyi geçindi, ama daha sonra İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. 1909 karşı devriminden sonra yaşamını Doğu Anadolu'da sürdürdü. 1911'de İstanbul'a döndü ve muhtemelen Sultan V. Mehmet'in maiyetine girdi. I. dünya Savaşı sırasında Teşkılat-ı Mahsusa'da çalıştı. 1915-1917 arasındaruslar tarafından savaş esiri olarak alındı. Savaştan sonra ülkeye döndü ve Cemiyet-i Müderrisin ve Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Anadolu direniş hareketine katıldı, ama laik politikalar nedeniyle 1923'te iktidardan desteğini çekti. 1925 Kürt ayaklanmasından sonra tutuklandı. Önce Isparta yakınlarında bir köye, ardından Eskişehir (1935), Kastamonu (1936), Denizli (1943) ve Afyon Emirdağ'a (1945) sürüldü. 1950'de DP iktidara gelince serbest bırakıldı. Dini siyasete alet ettiği için tutuklandı, yargılandı. Risale-i nur Külliyatı olarak anılan yapıtları elden ele yayıldı.

Behice Boran (1911-1987).
ABD'de sosyoloji öğrenimi gördü. Ankara Üniversitesi'nde sosyolji dersleri verdi. Sol yayınlardaki yazılarından dolayı görevinden alındı. 1950'de Kore'ye asker gönderilmesine karşı çıktığı için hapse mahkum oldu. 1960'ta yazı ve yayın hayatına geri döndü. 1965'te TİP'ten milletvekili seçildi. 1970'te parti genel sekreteri oldu. Aynı yıl Aybar'ın yerine parti başkanlığına getirildi. 1971'de, parti kapatılınca, 13 yıl hapse mahkum oldu. Daha sonra TİP'in yeniden kuruluşunu sağladı. Genel başkanlığını yaptı. 1980'den sonra sürgünde öldü.

Bekir Sami Bey (Bekir Sami Kunduh) (1865-1933).
Kafkasya kökenli. Galatasaray lisesi ve Paris'te Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenim gördü. Önce bir çok elçiliklerde Hariciye Nazırlığı için çalıştı, sonra Van, Trabzon, bursa, Beyrut ve Halep'te valilik yaptı. 1920'de son Osmanlı Meclis-i Mubusan'ına seçildi. Meclisin toplantıları ertelenince Anadolu Hareketi'ne katıldı. 1920-1921 arasında Hariciye Vekilliği görevinde bulundu. Meclis, kendisinin Londra Konferansı'nda vardığı uzlaşma planını reddedince görevinden istifa etti. 1926'da İzmir suikast girişimi açığa çıkınca tutuklandı. Ama sonra serbest bırakıldı.

Bülent Ecevit (1925-2006).
İstanbul'da doğdu. Milletvekili bir hukuk profesörünün oğlu. İngiliz filolojisi öğrenimini yarıda bıraktı. Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde çalıştı. 1950 seçiminden sonra CHP'nin yayın organı Ulus gazetesinde çalıştı. ABD'de gazetecilik ve siyaset öğrenimi gördü. 1957'de milletvekili seçildi. İnönü'nün 1961-1965 arasındaki koalisyon hükümetlerinde çalışma bakanlığı görevinde bulundu. Türkiye'de sendikacılık için yasal bir çerçeve oluşturdu. 1966'da CHP genel sekreterliği görevine getirildi. Partide "Ortanın Solu" hareketini başlattı. 1971 askeri müdahalesine karşı çıktı. 1973'te partinin liderliğini İnönü'den devraldı. 1973-1974 ve 1978-1979 arasında başbakanlık yaptı. 1974'te kıbrıs'a müdahale edilmesi kararını verdi. 1980'de siyaset yapması yasaklandı. 1985'ten sonra solu Demokratik Sol Parti'de toparlamaya çalıştı. 18 Nisan 1999 yılında yapılan genel seçimlerde partisini birinci parti yaparken, MHP ve ANAP ile ortak hükümet kurdu ve bu hükümetin başbakanı oldu (bu son cümle, yazıyı güncellemek için kimkimdir.gen.tr'den eklenmiştir).


"C"

Celal Bayar (Mahmut Celal Bey) (1884-1987).
Bir bulgar göçemeninin oğlu. Önceleri Bursa'da Deutsche Orientbank'ta bankacılık alanında kariyer yaptı. 1907'de İttihat ve Terrakki'ye katıldı. 1908-1918 arasında İttihak ve Terakki'nin İzmir şubesinin katib-i mesulü idi. Teşkilat-ı Mahsusa'da çalıştı. İzmirDe ulusal direnişin örgütlenmsine katkıda bulundu ve 1919'da milis gçlerine katıldı. Bursa'da ulusal kuvvetleri yönetti. 1919'da son Osmalı Meclis-i Mebusan'ına seçildi. 1920-1923 arasında Ankara'da bir çok vekillik görevinde bulundu. 1924'te İş Bankası'nın ilk genel müdürü oldu. 1932-2937 aeasında İktisat Vekilliği, 1937-1939 arasında da Başbakanlık yaptı. 1946'da Demokrat parti'nin kurucularından bir oldu. 1950-1960 arasında Türkiye'nin üçüncü Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. 1961'da idama mahkum oldu, ama yaşı nedeniyle cezası ömür boyu hapse çevrildi. 1964'te sağlık nedeniyle serbest bırakıldı.

Cemal Gürsel (1895-1966).
I. Dünya Savaşı'na katıldı. 1918'de Filistin'de İngilizlere esir düştü. bir yıl sonra özgürlüğüne kavuştu. Önce İstanbul'a döndü, kısa bir süre sonra Anadolu direniş hareketine katıldı. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Harp Akademisi'nde eğitimini tamamladı. 1946'da generalliğe yükseldi. 1958'de Genelkurmay Başkanlığı'na atandı. 3 Mayıs 1960'ta öneri ve uyarılarda bulunan bir mektubu yüzünden DP hükümeti tarafından emekliye sevk edildi. 27 Mayıs 1960 darbesinin başına getirildi ve darbeden sonra Milli Birlik Komitesi başkanlığını üstlendi. 1961 seçiminden sonra tabii senatör oldu. 29 Ekim 1961'de dördüncü Cumhurbaşkanı seçildi. 1966'da görevini sürdürürken, yedi ay komada kaldıktan sonra öldü.

Cevdet Sunay (1889-1982).
Asker. I. Dünya Savaşı'na katıldı ve 1918'de Filistin'de İngilizlere esir düştü. 1920'de ülkeye dönünce ulusal direniş hareketine katıldı. 1949'da generalliğe yükseldi. 1960 darbesinden sonra 1966'ya kadar Genelkurmay Başkanlığı yaptı. 1966'da cumhurbaşkanı seçilebilmek için senatörlüğe getirildi. 1966-1973 arasında Türkiye'nin beşinci cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

"D"

Damat Ferit Paşa (1853-1923).
Osmanlı diplomat ve devlet adamı. Sultan Abdülhamit’in kızlarından biriyle evli. Şurayı Devlet üyesi. 1908’de Ayan Meclisi’ne seçildi. Hürriyet ve İtilaf fırkası’nın önde gelenlerinden. 1918’den sonra beş kez sadrazamlık yaptı. İngiliz yanlısı, Anadolu hareketine karşı politikaları yüzünden 1923’te ülkeyi terk etmek zorunda kaldı ve Nice’de sürgünde öldü.

"E"

Enver Paşa (1881-1922).
1906 sonrasında İttihat ve Terakki’nin önde gelen üyelerinden biri. 1908’deki “Hürriyet Kahramanları”ndan. Özellikle, 1913 darbesinden sonra generalliğe yükseldikten ve harbiye nazırlığı görevini üzerine aldıktan sonra İttihat ve Terakki’nin askeri kanadının yöneticisi oldu. Çok yakın olduğu Almanların yardımıyla Osmanlı ordusunu yeniden örgütledi. Osmanlıların savaş katılması için aktif olarak çalıştı. 1918’de savaş kaybedilince Almanya’ya kaçtı. Daha sonra dünya genelinde bir Müslüman devrimci hareket örgütlemeye çalıştı ve Sovyet desteğiyle Anadolu’ya dönmek için uğraştı. Bu girişimi 1921’de başarısızlığa uğrayınca, artık inanmış bir pan-Türkist olan Enver Sovyet desteğiyle Orta Asya’ya gitti. Ama daha sonra Türki milliyetçilerin saflarında Ruslara karşı savaştı. Kızıl Ordu’yla girdiği bir çatışma sırasında öldü.

Erdal İnönü (1926-2007).
İsmet İnönü’nün büyük oğlu. 1947’de Ankara Üniversitesi fizik bölümünü bitirdi. Doktorasını 1951’de Kaliforniya’da tamamladı. 1951-1952’de Princeton’da çalıştı. 1958-1959’da Ankara Üniversitesi ile Princeton’da, 1959-1960’ta Oak Ridge’de ve 1960’tan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde hem ders verdi hem de araştırmalar yaptı. Türkiye’nin önde gelen bilim adamlarında biridir. 1983’te Sosyal Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı. 1991’de Demirel’in başkanlığında kurulan koalisyon hükümetinde başbakan yardımcılığı görevini üstlendi.
SHP'nin Cumhuriyet Halk Partisi ile birleşmesinin ardından, 27 Mart 1995 tarihinde Koalisyon'un Sosyal Demokrat kanadında değişikliğe gidildi, Erdal İnönü bu değişiklikle Dışişleri Bakanı olarak atandı ve 1995 yılının Mart ve Ekim ayları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.SHP Onursal Genel Başkanı Erdal İnönü, yaklaşık bir yıldır kan kanseri tedavisi görüyordu. Erdal İnönü'ye son olarak Houston'daki bir hastanede deneysel tedavi uygulanıyordu (Bu son paragraf, güncelleme için, kimkimdir.gen adresli siteden alınmıştır).


"F"

Fahri Korutürk (1903-1987).
1923’te Bahriye Mektebi’ni (sonradan Deniz Harp Okulu) bitirdi. Bir çok elçilikte deniz ataşeliği yaptı. 1950’de amiral oldu. 1957’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi. 1960’ta emekliye ayrılarak önce Moskova’ya sonra Madrit’e büyükelçi olarak atandı. 1968’de senatör olarak seçildi. 1973-1980 arasında Türkiye’nin altıncı cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

Ferit Melen (1906-1988).
Mülkiye mezunu. 1950’de CHP’den milletvekili seçilinceye kadar bürokraside (hazine) kariyer yaptı. 1954’te seçilemediyse de 1957’de yeniden Meclis’e girdi. 1960’ta Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1962-1965 arasında maliye bakanlığı görevinde bulundu. Bu dönemde CHP’den senatör idi. CHP’de “Ortanın Solu” hareketi başlayınca Turhan Feyzioğlu’yla partiden ayrılarak Güven Partisi’ne girdi. 1971-1972 arasında Nihat Erim hükümetlerinde milli savunma bakanlığı, 1972-1973 arasında da başbakanlık yaptı.

Ferruh Bozbeyli (1927-).
Hukukçu. Adalet Partisi’ni önde gelen üyelerinden. 1965-1970 arasında TBMM Başkanlığı yaptı. Daha sonra 40 arkadaşıyla birlikte bütçeye karşı ret oyu kullanıp Demirel’i istifaya zorladıktan sonra görevinden ve partiden istifa etti. Demokratik Parti’yi kurarak siyasal yaşamını 1977’ye kadar sürdürdü.

Fuat Köprülü (Mehmet Fuat Bey) (1980-1966).
Osmanlı İmparatorluğu’nu 17. yüzyılın ikinci yarısında yöneten ünlü sadrazamlar ailesinden gelme. Hukuk eğitimi gördüyse de üniversiteden mezun olmadan ayrıldı. Edebiyat, tarih ve felsefe alanında çalışmalarını sürdürdü. 1913’te Türk edebiyatı tarihi profesörlüğüne getirildi. Edebiyat ve tarih çalışmalarında Avrupalı bilimsel standartların yerleştirilmesi için mücadele etti. 1924’te Türkiyat Enstitüsü’nü kurarak Türkiye’de Türkoloji’nin kurucularından bir oldu. Eski Orta Asya kültürleriyle Osmanlı-Türk kültürü arasındaki sürekliliği vurgularken, daha aşırı milliyetçi tarih tezlerine karşı çıktı. Akademik çalışmalarını sürdürürken 1935’te siyasete atılarak milletvekili seçildi. 1946’da DP’nin dört kurucusundan biri oldu. 1950’de ilk Menderes hükümetinde dışişleri bakanlığı yaptı. 1957’de DP’den istifa etti. 1960 darbesinden sonra siyasete dönmek istediyse de başarılı olamadı.

Fuat Paşa (Keçecizade Mehmet Fuat) (1815-1868).
Ünlü bir bürokrat aileden gelme tıp öğrenimi gördü ve Fransızca öğrendi. 1837’de Babıâli Tercüme Odası’nda görev aldı. Reşit Paşa’nın himayesine girdi. 1838’de Tercüme Odası Başkatibi oldu. Londra sefaretine başkatiplik, Madrit’te büyükelçilik yaptı. 1846’da Divan-ı Hümayun amedciliğine getirildi. 1851’den sonra beş kez hariciye nazırlığı yaptı. 1861 ve 1863’te iki kez sadrazamlık görevinde bulundu. 1850 ve 1860’lardaki reform politikalarında Ali Paşa’yla birlikte çalıştı.


"G"

Gazi Osman Paşa (1832-1897).
Anadolulu yoksul bir aileden gelme. Bir çok askeri mücadelenin içinde başarıyla yer aldı. 1876’da Rus Ordusu’na karşı verdiği Plevne Savunması’yla birlikte ülke çapında ün kazandı. Savaştan sonra yedi yıl boyunca seraskerlik görevinde bulundu. Abdülhamit’in maiyetindeki en etkili kişilerdendi.


"H"

Hacı Ömer Sabancı (1906-1966).
Türkiye’nin ikinci büyük sanayi ve ticaret topluluğunun kurucusu. Sadece köyde eğitim gördü. 1918-1926 arasında Adana’da ilk modern çırçır fabrikasını açtı. Bu tarihten başlayarak işlerini, başta tekstil, yağ, lastik, otomobil lastiği ve inşaat olmak üzere bütün sektörlere yaydı. 1947’de Türkiye’nin önde gelen bankalarından biri olan Akbank’ı kurdu. 1967’de ailenin işleri Sabancı Holding bünyesi altında toplandı. Hacı Ömer Sabancı’nın ölümünden sonra holding’in yönetimini oğlu Sakıp Sabancı devraldı. 1980’lerin liberalizasyon politikaları sırasında, Özal ailesiyle sıkı bağlantıları sayesinde grup iyice büyüdü ve Türkiye’nin önde gelen holdingi olan Koç Grubu’yla boy ölçüşür hale geldi.

Halet Efendi (Mehmet Sait).
Babası kadı idi. III. Selim döneminde çeşitli devlet memurlukları görevlerinde bulunduktan sonra 1802’de Napolyon’un Fransa’sına elçi olarak gönderildi. II. Mahmut’un hükümranlığının ilk yıllarında tahtın arkasındaki gücün o olduğu öne sürülür. Temkinli ve muhafazakardı, hem yeniçerileri hem de Fenerli Rum eliti korudu. Sonuçta Konya’ya sürgüne gönderildi ve padişahın emriyle orada öldürüldü.

Hamdullah Suphi (Tanrıöver) (1886-1966).
Bir paşa ailesinden gelmektedir. II. Meşrutiyet’ten sonra yurtsever makaleleri ve konuşmalarıyla ün kazandı. İstanbul Üniversitesi’nde profesörlük yaptı.1913’te Türk Ocakları hareketinin kuruculuğunu yaptı. 20 yıl sonra kapatılıncaya kadar bu hareketi yönlendiren asıl kişiydi. 1920’den itibaren milletvekilliği yaptı. Maarif vekilliği görevinde bulundu.

Hasan Hüsnü Saka (1886-1966).
1908’de Mülkiye’yi bitirdi. Fransa’da öğrenim gördü. 1920’de siyasete atılarak son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ına seçildi. 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan Birinci Meclis’e girdi. Lozan Barış Konferansı delegasyonunda görev aldı. 1923’te iktisat vekilliği, 1925’te maliye vekilliği yaptı. 1944 Eylül’ünde hariciye vekilliğine getirildi. 1945’te San Francisco Konferansı’nda Türkiye’yi temsi etti. İnönü parti içindeki sertlik yanlılarından desteğini çekince Hasan Saka, 1947’de Recep Peker’in yerine başbakanlığa getirildi. 1954 seçimlerine kadar milletvekilliği yaptı.

Hüseyin Cahit Bey (Hüseyin Cahit Yalçın) (1874-1957).
Mekteb-i Mülkiye mezunu. Eğitim alanında kariyer yaptı ve yazma yeteneğini geliştirdi. II. Meşrutiyet’ten önce yazar ve çevirmen olarak etkindi. Meşrutiyet’ten sonra hem mebus hem de İttihat ve Terakki’yle sıkı bağlantıları olan günlük Tanin gazetesinin başyazarı olarak sivrildi. 1920’de Malta’ya sürüldü. Sürgün dönüşünde 1922’den 1925’e kadar Tanin gazetesini yeniden çıkradı, reformları destekledi ama cumhuriyetin önderlerinin otoriter eğilimlerine muhalefet etti. 1925’te tutuklanarak Çorum’a sürüldü. Özgürlüğüne kavuşunca iş hayatına atıldıysa da başarılı olamadı. 1933’ten sonra Türk Dil Kurumu’nun öz Türkçeci politikasına karşı çıktı. Sonuçta kendisini gayya kuyusunda buldu ve 1943 yılına kadar kalemiyle yaşamını sürdürmek zorunda kaldı. 1943’te milletvekili seçildi ve Tanin’i yeniden yayınlamaya başladı. 1948’de CHP’nin yayın organı Ulus’un başyazarlığı görevine getirildi. DP’ye muhalefet etti ve 1954’te 26 ay hapse mahkum oldu.

Hüseyin Rauf Bey (Hüseyin Rauf Orbay) (1881-1964).
Bir Osmanlı amiralinin oğlu. 1913’te Hamidiye kruvazörü komutanı olarak ülke çapında ün kazanan bir deniz subayı. I. Dünya Savaşı’nda donanmada ve İran’da bir Osmanlı subayı olarak görev yaptı. Brest-Litovsk barış görüşmelerinde Osmanlı delegasyonunda yer aldı. Mondros Mütarekesi pazarlıklarını yürüten delegasyonun başkanlığını yaptı. 1919 Mayıs’ında ulusal direnişi örgütlemek üzere Anadolu’ya gitti. 1920’de son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında ulusal direniş yanlısı grubun başkanlığını yaptı. Aynı yıl Malta’ya sürgüne gönderildi. 1922’de ülkeye döndükten sonra Ankara hükümetinde vekillik ve heyet-i vekile reisliği yaptı. 1923’te Halk Fırkası içinde Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’ya karşı muhalefeti yönetti. 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurdu. 1926 İzmir Suikastı’nın arkasındaki beyin olmakla suçlandı ve gıyabında on yıl hapse mahkum oldu. 1936’ya kadar yurtdışında yaşadı. 1942-1944 arasında Londra büyükelçiliği yaptı.

Dr. Hüseyinzade Ali (Hüseyinzade Ali Turan) (1864-1942).
Bakü’de doğdu. Azeri Türklerindendir. Önce St. Petersburg’da, 1890’dan itibaren de İstanbul Askeri Tıbbiyesi’nde öğrenim gördü. Burada İttihat ve Terakki’nin ilk üyeleri arasında yer aldı. Bir ara Azerbaycan’a kaçmak zorunda kaldı, ama 1910’da dönerek Askeri Tıbbiye’de ders vermeye başladı. Etkili bir Pan-Türkçü teoriysen ve propagandacı.


"İ"

İbrahim Şinasi (1826-1871).
Kariyerine tophane’de katip olarak başladı. Reşit Paşa’nın himayesine girdi. Eğitimini sürdürmesi için Fransa’ya gönderildi. 1853’te İstanbul’a döndü ve Meclis-i Maarif üyeliğine atandı. Reşit Paşa’nın ölümünden sonra kendisini görevden alan Ali Paşa’nın düşmanıydı. 1869’da kendi gazetesini yayınlamaya başladı, kısa süre içinde gazete, yönetimi eleştiren önemli bir araç haline geldi. 1865’te ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Namık Kemal’in klavuzu.

İzzet Paşa ( Ahmet İzzet Furgaç) (1864-1937).
1887’de Harp Akademisi’nden mezun oldu. II. Meşrutiyet’ten sonra Erkan-ı Harbiye-i umumiye Reisliğine atandı. 1913’te Mahmut Şevket Paşa’nın yerine harbiye nazırı oldu. I. Dünya Savaşı’nda esas olarak Kafkas cephesinde görev aldı. 1918’de Talat Paşa’nın yerine sadrazam oldu. 1919-1920 arasında çeşitli kabinelerde görevlerde bulundu. Bir yurtsever olmasına karşın Anadolu direniş hareketine katılmadı.

"K"


Kara Vasıf (1872-1931).
1903’te Harp Akademisi’ni bitirdi. Albay rütbesine yükseldi. 1908’den önce İttihat ve Terakki’ye katıldı. 1909’da Hareket Ordusu’nda görev yaptı. Önde gelen İttihatçı subaylardan. 1908’de Karakol Cemiyeti’ni kurdu, son Osmanlı Meclis-i Mebusan ve Heyet-i Temsiliye üyeliği yaptı. 1920’de Malta’ya sürüldü. 1922’de ülkeye döndükten sonra “İkinci Grup” muhalefetinin oluşmasına katkıda bulundu. 1926’da İzmir Suikasti’nden dolayı yargılandıysa da beraat etti. 1931’de öldü.

Kazım Karabekir Paşa (1882-1948).
1905’te Harp Akademisi’ni bitirdi. 1907’de Edirne’de İttihat ve Terakki’ye katıldı. Salt askeri bir kariyer yaptı ve 1918’de mirliva rütbesiyle Kafkas Ordusu’nu yönetti. 1919’da Doğu Anadolu’da Dokuzuncu Ordu komutanlığı’na atandı. Kuvvetleri ulusal direniş hareketinin belkemiğini oluşturdu. 1920’de Ermenileri mağlup etti. Mustafa Kemal’in güç tekeli kurması üzerine onunla anlaşmazlığa düştü ve 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu. 1926’da İzmir Suikasti ile ilgili görülerek tutuklandı, yargılandı, ama daha sonra serbest bırakıldı. Atatürk’ün ölümünden sonra yeniden milletvekili seçildi ve 1946’da Meclis Başkanlığı’na getirildi.

Kemal Türkler (1926-1980).
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Maden-İş sendikasındaki çalışmalarıyla ünlendi ve sendikanın başkanlığına getirildi. Türkiye İşçi Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. 1967’de DİSK’in kurulmasında öncülük etti ve konfederasyonun başkanı seçildi. 1980’de silahlı bir saldırı sonucu öldürüldü.

Kenan Evren (1918- ).
1938’de Harp Okulu’nu, 1949’da Harp Akademisi’ni bitirdi. 1964’te generalliğe yükseldi. 1977’de Kara Kuvvetleri Komutanı, 1978’de Genelkurmay Başkanı oldu. 12 Eylül 1980’de yönetime el koyan askeri cuntanın başkanlığını yaptı. 1980-1982 arasında Devlet Başkanı ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerinde bulundu. 1982’de yeni anayasanın kabul edilmesiyle birlikte Türkiye’nin yedinci cumhurbaşkanı oldu. 1989’da cumhurbaşkanlığı görevi sona erdi.

Kıbrıslı Kamil Paşa (1832-1913).
Kariyerine Mısır Hidivi’nin hizmetinde tercüman olarak başladı. Vali olarak ünlendi. 1884’ten sonra dört kez sadrazamlık yaptı. İttihat ve Terakki’nin karalı bir muhalifi. 1912’de iktidara geldiğinde İttihat ve Terakki’yi ezmeye çalışı. Kamil Paşa İngiliz yanlısı eğilimleriyle tanınır.


"M"

Mahmut Esat Bozkurt (1892-1943).
İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirdikten sonra öğrenimini, Lozan ve Fribourg Üniversitelerinde sürdürdü. 1919’da yunanlılar memleketi İzmir’i işgal edince ülkeye döndü ve direniş hareketine katıldı. 1920’den 1943’te ölümüne kadar TBMM’nde İzmir milletvekili olarak görev yaptı. 1922-1923 arasında İktisat Vekilliği, 1924-1930 arasında Adliye Vekilliği yaptı. 1926’da İsviçre kökenli Medeni Kanun’un benimsenmesinde önemli rol oynadı. Siyasi görevlerinin yanı sıra anaysa hukuku ve uluslararası hukuk profesörlüğü görevlerinde de bulundu.

Mahmut Şevket Paşa (1856-1913).
Arap kökenli bir Osmanlı subayı. II. Meşrutiyet’ten sonra Makedonya’daki Üçüncü Ordu’nun kumandanlığını yaptı. 1909 karşı devriminin bastırılmasından sonra harbiye nazırlığına ve Birinci, İkinci ve Üçüncü Orduların kumandanlığına getirildi. 1912’de görevini liberallere terk etti. 1913’teki İttihatçı darbeden (Babıâli baskını) sonra sadrazamlığa getirildi. Altı ay sonra öldürüldü.

Mehmet Akif (Ersoy) (1873-1936).
Bir İslam hukuku doktorunun oğludur. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Veterinerlik eğitimi gördü. II. Meşrutiyet’ten sonra edebiyata ilgi gösterdi, şiir ve yazıları yayınlandı. İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat dersleri verdi. Pan-İslamcı birlik yanlısı bir vaiz olarak ünlendi. 1913’te Umur-ı Baytariye müdür muavinliğine getirildi. I. Dünya Savaşı sırasında Teşkilat-ı Mahsusa’da çalıştı ve İslamcı görüşleri yaymak için propaganda yaptı. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi ve İstiklal Marşı’nın yazarıdır. Cumhuriyetin laik eğilimleri üzerine, 1926’da Türkiye’yi terk etti. 1936’ya kadar Kahire Üniversitesi’nde ders verdi. 1936’da Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra öldü.

Mehmet Ali Aybar (1910-1995).
1939’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Öğrenimi için Fransa’ya gittiyse de savaş çıkınca geri döndü. 1942’de İstanbul Üniversitesi’nde uluslararası hukuk dersleri vermeye başladı. 1946’da siyasi faaliyetlerinden dolayı bu görevinden çıkartıldı. 1947’de üç yıl hapse mahkum oldu. 1962-1969 arasında Türkiye İşçi Partisi’nin başkanlığını yaptı. Sovyetler Birliği’nin Çekoslovakya’yı işgaline karşı çıkmasından dolayı başlayan tartışmalar sonucunda 1969’da parti başkanlığını bıraktı ve 1971’de partiden ayrıldı. 1975’te daha sonra Sosyalist Devrim Partisi’ne dönüşen Sosyalist Parti’yi kurdu. 1983’te aktif siyasal hayattan çekildi.

Mehmet Cavit Bey (1875-1926).
Selanikli bir dönmenin oğlu. 1896’da Mekteb-i Mülkiye’yi bitirdi. Çeşitli bakanlıklarda görev aldı. Selanik’te bir özel okulda müdürlük yaptı. Daha sonra İttihat ve Terakki ile birleşen Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’nin ilk üyelerindendir. II. Meşrutiyet’ten sonra Selanik’ten mebus seçildi. Birçok kez Maliye Nazırlığı ve bir kez Nafia Nazırlığı yaptı. Mekteb-i Mülkiye ve üniversitede iktisat dersleri verdi. 1919’da ülke dışına çıktı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra İttihat ve Terakki’yi canlandırmak için girişimlerde bulundu. İzmir Suikasti’nden sorumlu tutularak 1926’da idam edildi. Hüseyin Cahit’in yakın arkadaşı.

Mehmet Sait Paşa (Küçük) (1838-1914).
Erzurum’da büyüdü. İstanbul’a yerleştikten sonra Babıali bürokrasisinde görev aldı. Güvenini kazandığı Abdülhamit tahta çıkınca Mabeyn başkatibi oldu. 1877’de vezir olarak dahiliye nazırlığına atandı. 1879’da sadrazam yapıldı ve bu tarihten başlayarak üçü 1908’den sonra olmak üzere toplam dokuz kez sadrazamlık yaptı. Gazetelerde çok sayıda yazısı ve hatıraları yayınlanmıştır.

Mehmet Talat Paşa (1874-1921).
1890’dan sonra Edirne’de İttihat ve Terakki’ye girdi. 1896’da örgüt açığa çıkartılınca Selanik’e sürüldü. 1906’da Selanik’te Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. II. Meşrutiyet’ten sonra İttihat ve Terakki’nin en önde gelen sivil şahsiyeti. İttihat ve Terakki meclislerinin tümüne Edirne mebusu olarak katıldı. 1913-1917 arasında dahiliye nazırlığı, 1917-1918 arasında sadrazamlık yaptı. 1918’de Almanya’ya kaçtı. Ermeni tehcirinin sorumlularından biri olarak görüldüğü için 1921’de bir Ermeni tarafından öldürüldü.

Mesut Yılmaz (1947-).
1971’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Almanya’da Köln’de master yaptı. Daha sonra hem özel sektörde hem de kamu sektöründe çalıştı. 1983’te Anavatan Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Rize’den milletvekili seçildi. 1987-1990 arasında dışişleri bakanlığı, 1991’de başbakanlık yaptı. Anavatan Partisi’nin genel başkanı oldu.

Mihri Belli (1915-2011).
İktisat öğrenimi gördü. Yasadışı Türkiye Komünist Partisi'nin yöneticilerinden. Yeraltı faaliyetlerinden dolayı 1954'te yedi yıl hapse mahkum oldu. 1960'larda "milli demokratik devrim" teziyle sivrildi. 12 Mart 1971 darbesinden sonra ülkeyi terk etti. 1974'te Af kanunu ile yurda döndü. Emekçi Partisi'ni kurdu, 12 Eylül 1980'de yeniden yurtdışına gitti. 2011'de İstanbul'da yaşamını yitirdi (ölüm tarihi kaynağı wikipedia).

Miralay Sadık Bey (1860-1940).
1882'de Harp Akademisi'ni bitirdi. Akademi'de ders verdi. 1907-1908'de İttihat ve Terakki'nin Manastır şubesinin başkanlığını yaptı. II. Meşrutiyet'in gerçekleşmesinde önemli rol oynadı ama kısa süre sonra İttihatçi önderlerle anlaşmazlığa düştü. Hürriyet ve İtilaf Fırkası kurucuları arasında yer aldı, Halaskar Zabitan Grubu'nu yönlendirerek 1912'de İttihat ve Terakki hükümetini düşürdü. 1913 İttihatçi darbesinden sonra ülke dışına kaçtı ve önce Paris, ardından Kahire'ye yerleşti. Mütareke'den sonra döndü. 1923'te 150'likler listesine alınarak ülke dışına çıkartıldı. 22 yıl boyunca Romanya'da yaşadı. Ankara hükümetinden özür dilemeyi reddetti. İsmi temize çıkınca ülkeye döndü, ama döndüğü gece öldü.

Mizancı Murat Bey (1853-1912).
Tiflis'te doğdu, Rusya'da eğitim gördü. İstanbul'da mülkiyede tarih dersleri verdi. Aynı zamanda Mizan'ı yayınladı. Sansürle sık sık başı derde girince 1895'te Mısır'a kaçtı. 1896'da Cenevre'de İttihat ve Terakki önderlerine katıldı ve hareketin liderliğini Ahmet Rıza'dan devraldı. 1897 Ağustos'unda Abdülhamit'in ajanları onu İstanbul'a dönmeye ikna ettiler. Bu olayın getirdiği kötü şöhretin izlerinden yaşamı boyunca kurtulamadı. 1909'daki başarısız karşı devrimden sonra İttihatçılar tarafından sürgüne gönderildi.

Mustafa Reşit Paşa (1799-1857).
Bir katibin oğlu. Akrabası Seyit Ali Paşa'nın himayesine girerek kariyerine Sadaret Mektubi Kalemi'nde başladı. Paris ve Londra'da büyükelçilik yaptı. 1836'da hariciye nazırı oldu. Babıali'de İngiliz yanlısı hizbi yönetti ve 1838 ticaret anlaşması ve 1839 reform hareketi sırasında inisiyatifi elinde tuttu. 1845'ten sonra altı kez sadrazamlık yaptı. 1840 ve 1850'lerin başındaki reformların mimarı.

_________________
:!: Siyasi Forum Yazım Kuralları :!:


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Zürcher'den Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 15 Arl 2011, 13:41 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
-Hürriyet,emek vererek yaptığın bu çalışma, her an elimizin altında olacak şekilde düzenlenmiş faydalı bir derleme.
-Teşekkür ederim.

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 17 Arl 2011, 15:13 
Onursal Üye

Kayıt: 03 Oca 2011, 12:52
İleti: 3694
Güzel bir başlık devamı olur umarım.

_________________
Cesaret, bütün zorluklar ile her durumda savaşmaktır, hatta olmayanı oldurmaya çalışmaktır.
Clemenceau

Hiç bir zaman kaçıp, kaybolacak kadar CESARET'imi kaybetmedim!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 20 Arl 2011, 11:36 
Site Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Mar 2009, 19:38
İleti: 5216
Konum: Türkiye
Beğenmenize sevindim arkadaşlar. Bir kaç ekleme daha yaptım. Vakit buldukça böyle küçük eklemelerle devam edeceğim.

_________________
:!: Siyasi Forum Yazım Kuralları :!:


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 21 Arl 2011, 01:25 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Eyl 2010, 19:27
İleti: 3301
Çok şahane eline sağlık

_________________
Dağlarından yağ ovalarından bal akan,13000 km öteden et,şeker ithal eden yurdum insanı utansın.
Sev seni seveni aleme rezil ise; sevme seni sevmeyeni dünyaya sultan ise.
Sizin, hiç MUSTAFA KEMAL iniz oldumu?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 05 Nis 2012, 22:09 
Site Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Mar 2009, 19:38
İleti: 5216
Konum: Türkiye
"K" harfini de ekledim. Vakit buldukça devam edeceğim arkadaşlar. Bilginize...

_________________
:!: Siyasi Forum Yazım Kuralları :!:


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 11 Nis 2012, 13:17 
Onursal Üye

Kayıt: 03 Oca 2011, 12:52
İleti: 3694
8.sınıftaki yeğenim arıyordu bir kaç kişinin yaşam öyküsünü,aklıma hemen bu başlık geldi sağolun sn Hürriyet.

_________________
Cesaret, bütün zorluklar ile her durumda savaşmaktır, hatta olmayanı oldurmaya çalışmaktır.
Clemenceau

Hiç bir zaman kaçıp, kaybolacak kadar CESARET'imi kaybetmedim!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 29 Tem 2012, 10:41 
Yeni Üye

Kayıt: 30 Oca 2012, 21:26
İleti: 33
Devamını bekliyoruz. Teşekkürler

_________________
Cesaret insanı başarıya götürür.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 21 Ekm 2012, 14:32 
Site Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Mar 2009, 19:38
İleti: 5216
Konum: Türkiye
Bu aralar biraz yoğun olduğum için başlığı savsakladım arkadaşlar, mazur görürsünüz umarım. M harfini ancak ekleyebildim.

_________________
:!: Siyasi Forum Yazım Kuralları :!:


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 27 Mar 2013, 19:33 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Şub 2013, 12:23
İleti: 8106
Genel Kültür acisindan cok yararli bir calisma.

_________________
Küçük bir hatayı büyük bir hataya çevirmek istiyorsanız, o küçük hatayı savunun. Vladimir İlyiç Lenin


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 02 Haz 2013, 17:40 
Site Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Mar 2009, 19:38
İleti: 5216
Konum: Türkiye
Teşekkür ederim. Vakit buldukça küçük küçük ekliyorum. Bu aralar biraz yoğunluk var. Bu gün iki tane daha ekledim.

_________________
:!: Siyasi Forum Yazım Kuralları :!:


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 12 May 2014, 19:24 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 May 2014, 02:47
İleti: 75
Çok güzel bir paylaşım olmuş. İyice genişletilirse harika olur.

_________________
Bir delille kırk alimi ikna ettim, kırk delille bir cahili ikna edemedim.
İmam-ı Şafi


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Alfabetik Yaşamöyküleri
İletiTarih: 16 Nis 2015, 01:11 
Gün gelir, bir yaşam öyküsü de ben yazarım.


En son iğneci tarafından, 16 Nis 2015, 01:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
Yazım kurallarına uyalım!..


Sayfa başı
  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 13 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.