Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 16 Oca 2018, 16:46


Yeni bir konu gönderCevap gönder 3 sayfadan 1. sayfa   [ 39 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 08 Ağu 2010, 18:31 
Yeni Üye

Kayıt: 04 Ağu 2010, 12:58
İleti: 78

Kendisi Abdülhamitten ziyade 2.Abdülhamittir. Osmanlının başında en çok kalan birkaç padişahtan birisidir. 1876 yılında ilk anayasayı yapmıştır. Hatta ilk anayasayı yapması şartıyla Padişah olabilmiştir. 1909da ittihat ve terakkiciler tarafından tahttan indirildikten sonra ülke bir daha iflah olmamıştır. 1.Dünya savaşına katılmayı ilan edende ittihat ve terakkici enver paşadır hatta sarıkamışta 90bin askeri soğuktan öldürende. Kendiside kafkaslarda ruslar tarafından öldürülmüştür.

_________________
Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil.
Samuel Beckett.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 08 Ağu 2010, 21:40 
Ulu hakanımız Abdülhamit Han. Milletimiz, senin gibi kıymetli bir padişahı aradan geçen bunca zamandan sonra dahi rahmetle yad ediyor. Senin ömrünü milletine hizmet yoluna adamanı, siyonist Yahudilere kafa tutarak onlara bir karış toprak dahi vermemeni, devletini ve milletini herşeyin üstünde tutmanı hayırla yad ediyor. Senin kıymetini bilemeyen ve seni tahttan alçakçşa indiren İttihat ve Terakkicileri de nefretle ve kinle hatırlıyor. O İttihatçıların günümüzdeki temsilcileri de, aynı ağababaları gibi milletimizle ve onun değerleriyle uğraşmaya devam ediyor. Ama bizler o gafillerle mücadeleyi asla bırakmayacağız. Saygılarımla.


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 18 Ağu 2010, 00:27 
Yeni Üye

Kayıt: 17 Ağu 2010, 23:47
İleti: 4
İsraillilere toprak kiralamak isteyen zihniyet'in , yıllar yıllaar önce kendisinden toprak isteyen Herzl'i (Siyonizm resmi kurucusu) odasından kovan Abdulhamit'e olan sevgisi eminim ki Abdulhamit Han'ın kemiklerini sızlatıyordur...Bundan hiç ama hiç şüphem yok!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 18 Ağu 2010, 22:24 
hasn yazdı:
İsraillilere toprak kiralamak isteyen zihniyet'in , yıllar yıllaar önce kendisinden toprak isteyen Herzl'i (Siyonizm resmi kurucusu) odasından kovan Abdulhamit'e olan sevgisi eminim ki Abdulhamit Han'ın kemiklerini sızlatıyordur...Bundan hiç ama hiç şüphem yok!


Şayet bunu bana söylüyorsanız hiç üstüme alınmıyorum beyefendi.


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 19 Ağu 2010, 00:24 
Yeni Üye

Kayıt: 17 Ağu 2010, 23:47
İleti: 4
Muhafazakâr Sağ yazdı:
hasn yazdı:
İsraillilere toprak kiralamak isteyen zihniyet'in , yıllar yıllaar önce kendisinden toprak isteyen Herzl'i (Siyonizm resmi kurucusu) odasından kovan Abdulhamit'e olan sevgisi eminim ki Abdulhamit Han'ın kemiklerini sızlatıyordur...Bundan hiç ama hiç şüphem yok!


Şayet bunu bana söylüyorsanız hiç üstüme alınmıyorum beyefendi.



Size karşı söylememiştim ama ''toprak kiralayanların eylemini savunuyorsanız'' alının bence üzerinize...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 22 Arl 2010, 16:12 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Tem 2010, 19:47
İleti: 2354
Konum: Dünya
Özellikle Ermeni isyanını bastırırken kullandığı tedbirler nedeniyle batılı tarihçiler ve muhalifleri "kızıl sultan" iftirası atılmıştır.[17] Öte yandan, taraftarları onu "ulu hakan" gibi yüceltici lakaplarla anarlar. Abdülhamid, baskıcı rejimi, azınlıklara karşı uyguladığı sert siyaset ve muhafazakârlığı nedeniyle, günümüzde hâlâ onu destekleyen genellikle sağ siyasi çevreler ile eleştiren sol çevreler arasında bir tartışma odağı olmaya devam etmektedir.


Sultan II. Abdülhamit Han, `Abdü’l-Hamīd-i sânî, عبد الحميد ثانیÖnceleri İttihat ve Terakki Fırkası içinde Sultan Abdülhamid'e karşı olan Filozof Rıza Tevfik ve Süleyman Nazif sonradan duymuş oldukları pişmanlıklarını şiirleri ile dile getirmişlerdir.

“Padişahım gelmemişken ya da biz,
İşte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz
- Süleyman Nazif"

İlber Ortaylı'ya göre Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator II. Abdülhamid Han'dır. [18]

Abdülhamid'in idare tarzı azami müsamahadır. Atatürk , Kaynak : Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 327 , Mustafa Armağan

Dünyâda 100 gram akıl varsa, bunun 90 gramı Abdülhamîd Han'da, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünyâ siyâsîlerindedir. ( Alman Milli Birliğinin kurulmasını gerçekleştiren meşhur Alman devlet adamı, Prens Bismarck)

Ayıp, ayıp. Bu adam 32 sene Hakan ve Halife idi. Sultan Hamid için şu söylenen, yazılan, çizilenlerin büyük kısmının yalan ve iftira olduğunu bildiğimiz halde, nasıl tahammül edip imkân veriyoruz? Bu iftira selinin yarınki muhatapları da bizler olacağız. Ahmet Rıza Bey'den Talat Paşa ve Eyüp Sabri Bey'e

Kızıl Sultan iddası, Albert Vandal adlı bir Fransız yazar tarafından ortaya atılmıştı. Atılış sebebi de, Abdülhamid'in Ermeni isyanlarını bastırtmış olmasıdır. Başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa kamuoyunda Abdülhamid'in kan dökücü bir padişah olduğu propagandası başlatıldı. İşte "Kızıl", yani kan döken Sultan lakabı bu sırada asıldı boynuna. Hadi Ermenilerin böyle demesini anladık; iyi ama bir tekini bile idam ettirmemiş olan Abdülhamid'e Jön Türkler neden "Kızıl Sultan" dediler? 1915'te yüzbinlerce Ermeni'yi tehcir ettirecek olanlar, 25 yıl önce Ermeni propaganda ordusunun neferleri olmakta sakınca görmemişlerdi.

_________________
Son 200 yılda yapılan savaşların, akan milyonlarca kişinin kanının, katliam, kıyım ve zulümlerin sorumlusu "milliyetçilik" akımı ve ona gönül verenlerdir. 600 yıllık Osmanlı'yı dağıtan da yine aynı akımdır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 22 Arl 2010, 17:29 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Ağu 2010, 19:44
İleti: 508
II. Abdülhamid Meclis'i kapatarak yönetimi kendi eline aldıktan sonra Osmanlı tarihinde ilk defa geniş kapsamlı bir polis ve istihbarat örgütü kurdu. 1880 yılında Yıldız İstihbarat Teşkilatını kurdu. Çok sayıda hafiyeden oluşan bu örgütün amacı Abdülhamid'in siyasi rakipleri hakkında bilgi toplamak ve Abdülhamid'e karşı hazırlanan darbe veya ayaklanma girişimlerini önlemekti. Hafiyeler sadece kendi başlarına bilgi toplamakla kalmıyor, halk arasında çok sayıda kişiye maaş bağlayarak geniş bir istihbarat ağı oluşturuyorlardı. Jurnalci adı verilen bu kişiler Abdülhamid yönetimine karşı olabilecek faaliyetleri bildiriyorlar, böylece vatana vemilete zararlı olabilecek her türlü hareketin önü önceden kesilmiş oluyordu.

Bu gün yaşadığımız olaylara bakarsak Abdülhamit döneminden farklı olmadığını görürüz.

_________________
Başarısız olmamızda payı olan kırk milyon neden olabilir, ama bir tane bile bahane yoktur.
Kipling


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 01 Mar 2011, 20:04 
Yeni Üye

Kayıt: 01 Mar 2011, 02:01
İleti: 17
"Abdülhamit'i anlamak herşeyi anlamaktır."
-Necip Fazıl Kısakürek-


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 07 Mar 2011, 17:58 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Haz 2010, 23:01
İleti: 104
Konum: İSTANBUL/ BİTLİS
RABBİM mekanını cennet etsin

_________________
EFENDİM İZİNDEYİM...
YOLUN YOLUM,
REHBERİM KUR'AN...


HOCAMIZA SADAKAT ŞEREFİMİZDİR!
MİLLİ GÖRÜŞ GENÇLİĞİ


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 08 Mar 2011, 00:46 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Oca 2011, 03:41
İleti: 62
mavera_agd yazdı:
RABBİM mekanını cennet etsin


Amin, inşâAllah...

_________________
1342 , 28 Recep ...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 08 Mar 2011, 23:40 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2010, 05:45
İleti: 2762
Konum: Turan
Gerçekten büyük adamdı. Herkes Abdülhamidin Donanmayı Haliçte çürümeye bıraktığını sanıyor, ama donanmaya ilk denizaltıyı getirende, denizaltı filosu kurmak için çalışanda kendisiydi.

Ayrıca Doğu Türkistana yardım eli uzatan, silah ve cephane gönderende kendisiydi.

Ne yaptıysa ülkesi için yaptı ve sonundada bunu çekemeyenler tarafından ayağı kaydırıldı.

Günümüzden pek farkı yok bu durumun, günümüzde de bu ülkede iyi olan siyasetçileri, yöneticileri sevmezler, o zamanda sevmiyorlardı.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 12 Mar 2011, 23:24 
Yeni Üye

Kayıt: 04 Mar 2011, 02:28
İleti: 15
Bazı her konuya yazanlar buraya birşey yazmamışlar :) ; Ama ben yinede onun yönetimini tarzını beğenmeyenlerin neden beğenmediklerini neyini eleştirdiklerini gerçekten merak ediyorum, kimse bundan birşey çıkarmasın sadece merak ediyorum olayları çift taraflı dinlemek gerek bende bu merağımı dile getirdim teşekkürler...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 12 Kas 2011, 23:24 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Nis 2011, 14:06
İleti: 1542
Alıntı:
Vasiyeti ve İbretlik Manzaralarla Dolu Vefatı

Sultan Abdülhamid Han, vefat günü olan 10 Şubat 1918 sabahı kalkmış
ve abdest alıp son namazını kılmıştı. Son dakikalara kadar kendini
kaybetmemişti. Hatta vasiyetini bile yapmıştı: Göğsüne "Ahidnâme Duası"
konacak, yüzüne "Hırka-i Saadet Destmali" (Bezi) ve üstüne de siyah 'Kabe
Örtüsü' örtülecekti."
Aynı gün akşama doğru ruhunu Rahman'a teslim eden "Son
İmparator"un vasiyeti harfiyyen yerine getirilmişti. Saraydan çıkan irade
gereğince, büyük babası Sultan II. Mahmud'un türbesine defnedilecekti.
Görgü şahidi tarihçi Ahmed Refik'in anlatışına göre, Abdülhamid Han'ın
tabut içinde beyaz kefenler arasında, kemikleri sayılan çıplak göğsünde
ahidnâme duası, yüzünde siyah bir Kabe örtüsüyle, aksakalıyla ve ebediyete
doğru kapanmış gözleriyle Hırka-i Saadet Dairesi'nde yatışı cidden elim ve
son derece ibret vericiydi.
Nak. Armağan, a.g.e., s. 72-73.
Büyük sultan huşu içinde İlâhi Huzur'a gidiyordu, Cenazesin de, o
zamana kadar hiç görülmemiş ölçüde büyük bir kalabalık vardı. Daha
doğrusu İstanbul, tarihinde böylesi bir kalabalığı belk i de görmemişti.
Dostu ve düşmanı, herkes cenazeye iştirak etmişti.
Saltanatı boyunca kendisine karşı amansızca muhalefet edenler, ona her
türlü iftirayı ve çirkinliği yakıştıranlar, en azından son bir pişmanlık ve
vicdan azabıyla cenazesine koşmuşlar ve hayattayken göstermedikleri
insanlık ve saygıyı, hiç olmazsa onu son ebedî yolculuğuna uğurlarken
gösterebilmeyi başarmışlardı. Bunlar arasında, elini yüzüne kapatarak
hıçkıra hıçkıra ağlayan Sadrazam Talat Paşa'nın hali içler açışıydı ve ibretlik
bir manzara olarak görülmeye fazlasıyla değerdi.
Nihayet, "gök sultan"ın naaşı, kılınan cenaze namazından sonra,
"saltanatı esnasında vefat etmiş bir hükümdar gibi" büyük bir merasim
eşliğinde Sultan Mahmud'un yanına (türbesine) defnedilecektir.


Alıntı:
Suikastçisini Bağışlayan Padişah

Sultan II.Abdülhamid Han, 1905 yılında kendisine suikast düzenleyen Edvard Jorris'i bağışlamıştır. Mustafa Armağan Abdülhamid Han'ın Bu davranışını şöyle açıklamaktadır:

Jorris profesyonel bir anarşistti, suikast işi için Ermeni lobilerinden para almıştı. Sultan Abdülhamid, anarşist Jorris'i affederek iki kuşu birden vurmak istedi. Hem kendisini 'Kanlı' veya 'Kızıl Sultan' olarak yaftalayan Ermenileri, ne kadar bağışlayıcı birisi olduğunu göstererek köşeye sıkıştırıyor, hem de Jorris'in cebine para koyarak Avrupa salonlarında kendisi adına ajanlık yapmasını sağlıyordu. İdam ettirse eline ne geçecekti ki? Velhasıl, kendisini öldürmek isteyen birini bile kendi işleri için kullanacak kadar kurnaz bir padişah karşısındayız.


Alıntı:
Pinti Hamid

Bana "Pinti Hamid" dediklerini biliyorum, fakat bundan dolayı
kızmıyorum; bilakis iltifat olarak kabul ediyorum. Hesabımı gayet iyi bilirim
ve paramı pencereden dışarı atmaktan da hoşlanmam.
Amcam Abdülaziz'in israflı hayatının ortasında yaşadığımdan, müsrifliğin ne
feci bir kusur olduğunu çok yakından gördüm. Maliyemizi mahveden ve
imparatorluğumuzu iflasın iki parmak ötesine kadar götüren israflı hayat
değil miydi?
Pek çok hükümdarın olduğu gibi, benim hiçbir zaman pahalı zevklerini
veya perişanlığa sürükleyici münasebetlerim olmadı. Servetimin iyi vaziyette
oluşunu, dikkatli bir muhasebeye ve akıllıca bir tasarrufa borçluyum.
Yıldız Sarayındaki hayatın, pahalıya mal olduğu bir hakikattir, ama bir
hayli mübalağa edilmektedir. Burada birçok ailenin de bizim hesabımıza
geçinmekte olduğu nazarı dikkate alınırsa, diğer birçok hükümdara nazaran,
daha az parayla geçindiğim kabul edilir.


Alıntı:
Dindar Kişiliği ve Yaşantısı

Sultan II. Abdülhamid'in kişiliğinin en baskın/güçlü özelliklerinin
başında herhalde dindar ve muhafazakâr olması gelir. Hayatı boyunca
ibadetlerini hiç aksatmamış, abdestsiz evrak imzalamamıştı.
Kadere inanışı fevkalade kuvvetliydi Hacca gidemese de, başkaları
tarafından pek çok defa ruhen orada görülecek ve hatla
Osmanlı'nın "Veli" padişahlarından biri olarak nitelendirilecek
kadar koyu dindar ve takva ehli bir sultandı
Bediüzzaman'ın talebelerinden Mustafu Sungur'un, Üstad'ın ağzından
naklettiğine göre, Abdülhamid "veli" idi;
"Sultan Abdülhamid, velidir. Ben, onu hususî dualarımın içine almışım.
Her sabah, 'Ya Rabbi, sen Sultan Abdülhamid Han ve Sultan Vahidüddin ve
Hanedan-ı Osmaniye'den razı ol' diye dualarımda yad ederim."26
Kızı Ayşe Osmanoğlu'nun da hatıratında temas ettiği gibi, doğru ve tam
dinî itikada sahip bir Müslüman'dan başkası değildi.
Beş vakit namazını kılar, sürekli Kur'an-ı Kerim okurdu. Daima
camilere devam etmiş, Ramazanlarda Süleymaniye Camii'nde namaz
kılmıştı.
Camide namaz kıldığı günlerden birinde Hamza Zâfir Efendi adında
muhterem bir şeyhle tanışıp onunla ahbap olmuş ve Şazeli tarikatına bu
vesileyle intisap etmişti (bağlanmıştı). Keza, Yahya Efendi Tekkesi'nin şeyhi
olan Abdullah Efendi vasıtasıyla da Kadirî tarikatına girmişti.
25 E. Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, C.8, Ankara, 1988, s. 249-250.
26 Vehbi Vakkasoğlu, Başkasının Günahına Ağlayan Adam, İstanbul 2005, Nesil Yay., s. 138.

Sultan Hamid, herkesin namaz kılmasını, camilere devam etmesini çok
isterdi. Sarayın hususî bahçesinde beş vakit Ezan-ı Muhammedi okunurdu.
En çok tekrarladığı sözlerden biri de şuydu: "Din ve fen; bu ikisine de
itikat etmek (inanmak) caiz."
Abdülhamid Han ayrıca, -en sahih (doğru) hadis kitabı olan-Bııhârî-i
Şerifi hususî surette (Abdülhamid neşri diye geçer; şu an elimizdeki en
sağlıklı nüshadır) bastırmış ve satışa koydurmadan bütün Müslüman
memleketlerine, camilere ücretsiz hediye etmiştir.27
Nitekim Çanakkale Harbi sırasında, ordumuzun galip gelmesi için Sultan
Abdülhamid'in devamlı surette "Buhârî-i Şerif okuyarak dua ettiğini Atıf
Hüseyin Efendi hatıralarında ifade etmektedir. Şöyle ki:
"Bizim için elden duadan başka ne gelir? Her vakit Buhârî-i Şerif
okuyorum. Bir hatim de ikmal etmek (tamamlamak) üzereyim. İnşallah
duamız Cenâb-ı Hakk indinde müstecab (kabul) olur...
Memleketin selameti, millet-i İslâmiye'nin bu beladan kurtulmasını dua
ediyorum. Hastalığım iyi olsun, yine Buharî'ye başlayacağım. Çanakkale
Harbi'nde hep Buhârî okudum. Cenab-ı Hakk o vakit bizi himaye ve sıyanet
etti (korudu). Yine eder."
Diğer yandan, millî ve manevî değerlere sonuna kadar sadık kalmış,
onları, içeriden ve dışarıdan gelen çirkin saldırılara karşı müdafaa edip
yüceltmiş ve devlet hayatında, İslâm dinini ve Müslümanları korumayı ve
güçlendirmeyi esas alan politikalar üretmiş, icraatlarda bulunmuştur.
Peygamber Efendimiz (a.s.m.) ve kutsal beldesine karşı duyduğu sonsuz
sevgi, hürmet, sadakat ve hizmetleri; O'nun manevî şahsiyetine ve dinin
izzetine hakaret içeren Batı kaynaklı iftira kampanyalarına karşı verdiği
amansız mücadele; yine Avrupalılar ve Ermenilerin millî, tarihî ve kültürel
değerlere yönelik olarak düzenledikleri karalama çalışmaları karşısında
saltanatı müddetince adeta bir "heykel" gibi dikilmesi, Abdülhamid Han'ın
manevî yapısını açıklayan en çarpıcı misallerdendir.


Daha fazlası için : http://www.ikinciabdulhamid.com/iaforum ... -t796.html

_________________
Biz öyle başbakan gibi sözünü tutan bir insan değiliz.
Kemal Kılıçdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 13 Kas 2011, 12:21 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Tem 2010, 19:47
İleti: 2354
Konum: Dünya
Sanıyorum birisi bu iletiyi aklınca düzenlemeye kalkıp yüzüne gözüne bulaştırmış. Aynısı veya ortağı cinayete devam etmesin diye (gerçi insanlık olmazsa ne yapsan boş) yeniden yazıyorum.

Engin yazdı:
Özellikle Ermeni isyanını bastırırken kullandığı tedbirler nedeniyle batılı tarihçiler ve muhalifleri "kızıl sultan" iftirası atılmıştır.[17] Öte yandan, taraftarları onu "ulu hakan" gibi yüceltici lakaplarla anarlar. Abdülhamid, baskıcı rejimi, azınlıklara karşı uyguladığı sert siyaset ve muhafazakârlığı nedeniyle, günümüzde hâlâ onu destekleyen genellikle sağ siyasi çevreler ile eleştiren sol çevreler arasında bir tartışma odağı olmaya devam etmektedir.


Sultan II. Abdülhamit Han, `Abdü’l-Hamīd-i sânî, عبد الحميد ثانیÖnceleri İttihat ve Terakki Fırkası içinde Sultan Abdülhamid'e karşı olan Filozof Rıza Tevfik ve Süleyman Nazif sonradan duymuş oldukları pişmanlıklarını şiirleri ile dile getirmişlerdir.

“Padişahım gelmemişken ya da biz,
İşte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz
- Süleyman Nazif"

İlber Ortaylı'ya göre Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator II. Abdülhamid Han'dır. [18]

Abdülhamid'in idare tarzı azami müsamahadır. Atatürk , Kaynak : Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 327 , Mustafa Armağan

Dünyâda 100 gram akıl varsa, bunun 90 gramı Abdülhamîd Han'da, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünyâ siyâsîlerindedir. ( Alman Milli Birliğinin kurulmasını gerçekleştiren meşhur Alman devlet adamı, Prens Bismarck)

Ayıp, ayıp. Bu adam 32 sene Hakan ve Halife idi. Sultan Hamid için şu söylenen, yazılan, çizilenlerin büyük kısmının yalan ve iftira olduğunu bildiğimiz halde, nasıl tahammül edip imkân veriyoruz? Bu iftira selinin yarınki muhatapları da bizler olacağız. Ahmet Rıza Bey'den Talat Paşa ve Eyüp Sabri Bey'e

Kızıl Sultan iddası, Albert Vandal adlı bir Fransız yazar tarafından ortaya atılmıştı. Atılış sebebi de, Abdülhamid'in Ermeni isyanlarını bastırtmış olmasıdır. Başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa kamuoyunda Abdülhamid'in kan dökücü bir padişah olduğu propagandası başlatıldı. İşte "Kızıl", yani kan döken Sultan lakabı bu sırada asıldı boynuna. Hadi Ermenilerin böyle demesini anladık; iyi ama bir tekini bile idam ettirmemiş olan Abdülhamid'e Jön Türkler neden "Kızıl Sultan" dediler? 1915'te yüzbinlerce Ermeni'yi tehcir ettirecek olanlar, 25 yıl önce Ermeni propaganda ordusunun neferleri olmakta sakınca görmemişlerdi.


Tekrar yazıyorum;

Özellikle Ermeni isyanını bastırırken kullandığı tedbirler nedeniyle batılı tarihçiler ve muhalifleri tarafından "kızıl sultan" diye anılmıştır.[17] Öte yandan, taraftarları onu "ulu hakan" gibi yüceltici lakaplarla anarlar. Abdülhamid, baskıcı rejimi, azınlıklara karşı uyguladığı sert siyaset ve muhafazakârlığı nedeniyle, günümüzde hâlâ onu destekleyen genellikle sağ siyasi çevreler ile eleştiren sol çevreler arasında bir tartışma odağı olmaya devam etmektedir.
Sultan II. Abdülhamit Han, `Abdü’l-Hamīd-i sânî, عبد الحميد ثانی

Önceleri İttihat ve Terakki Fırkası içinde Sultan Abdülhamid'e karşı olan Filozof Rıza Tevfik ve Süleyman Nazif sonradan duymuş oldukları pişmanlıklarını şiirleri ile dile getirmişlerdir.
“ Padişahım gelmemişken ya da biz,

İşte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz
- Süleyman Nazif


.

İlber Ortaylı'ya göre Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator II. Abdülhamid Han'dır. [18]

Abdülhamid'in idare tarzı azami müsamahadır. Atatürk , Kaynak : Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 327 , Mustafa Armağan

Dünyâda 100 gram akıl varsa, bunun 90 gramı Abdülhamîd Han'da, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünyâ siyâsîlerindedir. ( Alman Milli Birliğinin kurulmasını gerçekleştiren meşhur Alman devlet adamı, Prens Bismarck )[19]

Ayıp, ayıp. Bu adam 32 sene Hakan ve Halife idi. Sultan Hamid için şu söylenen, yazılan, çizilenlerin büyük kısmının yalan ve iftira olduğunu bildiğimiz halde, nasıl tahammül edip imkân veriyoruz? Bu iftira selinin yarınki muhatapları da bizler olacağız. Ahmet Rıza Bey'den Talat Paşa ve Eyüp Sabri Bey'e

Kızıl Sultan iddası, Albert Vandal adlı bir Fransız yazar tarafından ortaya atılmıştı. Atılış sebebi de, Abdülhamid'in Ermeni isyanlarını bastırtmış olmasıdır. Başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa kamuoyunda Abdülhamid'in kan dökücü bir padişah olduğu propagandası başlatıldı. İşte "Kızıl", yani kan döken Sultan lakabı bu sırada asıldı boynuna. Hadi Ermenilerin böyle demesini anladık; iyi ama bir tekini bile idam ettirmemiş olan Abdülhamid'e Jön Türkler neden "Kızıl Sultan" dediler? 1915'te yüzbinlerce Ermeni'yi tehcir ettirecek olanlar, 25 yıl önce Ermeni propaganda ordusunun neferleri olmakta sakınca görmemişlerdi. [20]




17: Roy, Gilles; Abdul-Hamid, le sultan rouge; 1936
18: Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 285, Mustafa Armağan
19: Bedrettin Keleştimur. "Prens Bismark Diyor Ki!", günışığı, 14 Aralık 2009. 31 Ekim 2011 tarihinde erişildi. (Türkçe)
20: Kaynak:"Abdülhamid hakkında yanlış bildiğimiz 10 şey, Mustafa Armağan'ın 15 Şubat 2009, Pazar günü yazısı "



kaynak link

_________________
Son 200 yılda yapılan savaşların, akan milyonlarca kişinin kanının, katliam, kıyım ve zulümlerin sorumlusu "milliyetçilik" akımı ve ona gönül verenlerdir. 600 yıllık Osmanlı'yı dağıtan da yine aynı akımdır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamit
İletiTarih: 13 Kas 2011, 13:52 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
Osmanlı imparatorluğunu 33 sene paranoyalarıyla dört duvar arasından idare etmeye kalkan son dönem cahil,eğitimsiz basiretsiz padişahlarından biriydi

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 3 sayfadan 1. sayfa   [ 39 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.