Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 22 Oca 2018, 05:21


Yeni bir konu gönderCevap gönder 7 sayfadan 5. sayfa   [ 100 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 06 Mar 2012, 20:25 
Yeni Üye

Kayıt: 05 Mar 2012, 12:38
İleti: 5

Cracker-X yazdı:
faiksevgi yazdı:
Şöyle bakıyorumda gerçekten Türk'ün Türk'ten başka dostu yok..


İnsana insan olduğu için değer verilmezse,Türkçülük diye etrafta dolaşılırsa ne bekliyordunuz.Başka milletten biri gelip ''Aaaa ne güzel adam Türkçü dur bir sarılıyım'' mı diyecek?

Ben ütopik bir liberalistim.Koyu bir demokratım.

Ancak(!)...

Bu tip insanlar yerine Deniz Gezmişleri tercih ederim.


Nerden biliyorsun insana insan gibi deger vermediğimi ? Tanıyomusun beni ? Bir cümlemden nekadar tanıdın beni ? Hangisinden istiyosan başla cevapla , ama şunu söyleyim senin yazdıgın cevaptan nekadar saldırgan bır karakterde oldugun anlaşılıyor..Bugune kadar hiçbir insana hakaret etmedım , durduk yere..Türk 'üm ve grur duyuyorum.Türk tarihiylede övünüyorum..Duygularımı kelimelerle anlatamam..Milliyetçiyim evet ama bunu insanlara zarar verecek ırkçılıga çevirmiyorum.Kürtte arkadaşım var , Ermenide ..Yeterki insan olsun 'bölücü' değil..

Ancakkkkk!!!

İnsanlara saygın olsa : bir millete veya bir kimseye 'bu tip insanlar' diye hitap etmezsin...

Başka milletten istediğimse ben nasıl onlara saygı duyuyorsam 'bayragına,askerine,insanlarına,milli duygularına,vatanına' onlarda bana duyacak..Benim vatanımsa bura aklını başına alacak , adam olacak..Daha amacını bıle bılmedıgı goruslerle devrim yapmaya kalkmayacak , o ayagıda kırarlar o boynuda koparırlar.....

Bu ülkede birkere devrim oldu siyasetciler adam olsun Liderinin izinden gidip saygınlıgını korusun yeterr...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 06 Mar 2012, 21:32 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Arl 2011, 22:39
İleti: 1351
faiksevgi yazdı:
Nerden biliyorsun insana insan gibi deger vermediğimi ? Tanıyomusun beni ? Bir cümlemden nekadar tanıdın beni ? Hangisinden istiyosan başla cevapla , ama şunu söyleyim senin yazdıgın cevaptan nekadar saldırgan bır karakterde oldugun anlaşılıyor..Bugune kadar hiçbir insana hakaret etmedım , durduk yere..Türk 'üm ve grur duyuyorum.Türk tarihiylede övünüyorum..Duygularımı kelimelerle anlatamam..Milliyetçiyim evet ama bunu insanlara zarar verecek ırkçılıga çevirmiyorum.Kürtte arkadaşım var , Ermenide ..Yeterki insan olsun 'bölücü' değil..

Ancakkkkk!!!

İnsanlara saygın olsa : bir millete veya bir kimseye 'bu tip insanlar' diye hitap etmezsin...

Başka milletten istediğimse ben nasıl onlara saygı duyuyorsam 'bayragına,askerine,insanlarına,milli duygularına,vatanına' onlarda bana duyacak..Benim vatanımsa bura aklını başına alacak , adam olacak..Daha amacını bıle bılmedıgı goruslerle devrim yapmaya kalkmayacak , o ayagıda kırarlar o boynuda koparırlar.....

Bu ülkede birkere devrim oldu siyasetciler adam olsun Liderinin izinden gidip saygınlıgını korusun yeterr...


Milliyetçiymişsin,zaten bende o lafı senin gibilere söyledim.Demek ki ne olduğu gayet açıkmış.Herhangi bir yanlışlık yok.

Ayrıca bende Türk'üm ama şovenistlik kanımda yok.Biri Türk,Kürt,Ermeni diye ayırıyorsa,bu memleket benim diyorsa yeterince milliyetçidir.Bu memleket herkesin.Türk'ün,Kürt'ün... Kısaca bu ülkede yaşayan herkesin,kimsenin babasının tapulu malı değil.

_________________
“Gerçek demokratik ilke, hiç kimsenin halkın üzerinde bir güce sahip olmaması demektir.”

Lord Acton


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 06 Mar 2012, 21:58 
Yeni Üye

Kayıt: 05 Mar 2012, 12:38
İleti: 5
Bende milliyetçiyim derken burada yaşamaya hakları yok demedım.Her Türkiye vatandası gıbı onlarda aynı haklara sahıpler ben kısıtlamadımkı ?
Pardon ama milliyetçiyim ama ırkıçı degılım cümlesinden ne anladın ? Benim demek istediğim burda yaşayamazlar hakları yok demiyorum Türkiye ne Ermenistan Ermenilerin olsun nede Kürdistan Kürtlerin olsun insan gibi gelir yaşar.Ben Kürt' üm şurdan böl hepimiz Ermeni'yiz şurdan böle karşıyım nekadar anlayabilceksin yazdıklarımı bilmiyorum ama Madem ulusal özgürlük istiyosun bunu destekliyosun saygı duyarım fikirlerine ama bari olamadıgın şeyi söyleme Türk'üm deme bari..Burda koca bir çelişkiye düşüyosun.Milliyetçiliği kabul etmeyenin milleti olamaz..Tabi şahsi görüşüm :)


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 06 Mar 2012, 22:52 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Arl 2011, 22:39
İleti: 1351
faiksevgi yazdı:
Bende milliyetçiyim derken burada yaşamaya hakları yok demedım.Her Türkiye vatandası gıbı onlarda aynı haklara sahıpler ben kısıtlamadımkı ?
Pardon ama milliyetçiyim ama ırkıçı degılım cümlesinden ne anladın ? Benim demek istediğim burda yaşayamazlar hakları yok demiyorum Türkiye ne Ermenistan Ermenilerin olsun nede Kürdistan Kürtlerin olsun insan gibi gelir yaşar.Ben Kürt' üm şurdan böl hepimiz Ermeni'yiz şurdan böle karşıyım nekadar anlayabilceksin yazdıklarımı bilmiyorum ama Madem ulusal özgürlük istiyosun bunu destekliyosun saygı duyarım fikirlerine ama bari olamadıgın şeyi söyleme Türk'üm deme bari..Burda koca bir çelişkiye düşüyosun.Milliyetçiliği kabul etmeyenin milleti olamaz..Tabi şahsi görüşüm :)


Zaten genelde söylemem Türk olduğumu;ama söylemeyince de başka millettensin imaları oluyor ondan yapıyorsun oluyor.Yoksa milletlere inanmam.Yapay bir olgu...

_________________
“Gerçek demokratik ilke, hiç kimsenin halkın üzerinde bir güce sahip olmaması demektir.”

Lord Acton


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 06 Mar 2012, 23:08 
Yeni Üye

Kayıt: 05 Mar 2012, 12:38
İleti: 5
Farkındayım iki mesaj peşpeşe flood oluyo.Site yöneticilerinden özür dilerim. Eski mesajımızı duzenledıgımızde onaylanıp yayınlaması uzun suruyor.

'Kısaca bu ülkede yaşayan herkesin,kimsenin babasının tapulu malı değil.'

Şu cümlenize açıklık getirmek istedim.Evet adıma kayıtlı bir tabu yok ama bu vatan Ermenilerin kanıyla değil Benim Atalarımın kanıyla kazanıldı.Atalarımızdan bize Türk gençlerine mirasdır.Bütünlüğünü korumak ve refahı , huzuru ,eşitliği , hukuku saglamakta Türk'lerin görevidir.Tek başıma olmasada Türk milletinindir. Bu arada örnek veriyorum onuda yanlış anlama , Ermenistan ' a gidip orada yaşayan Türk gruplarını toplayıp hepimiz Türk'üz diye eylem yapmamızda etik değildir.Bu işte bölücülüktür , artniyetir milliyetçiyiz dediysek hangi çagda yaşıyoruz kalkıpta savaş çıkarıp çatışacak , sınır genişletecek değiliz ya.

Daha fazla uzatmaya gerek yok , sadece fikirlerimi paylaşmak istedim.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 13:43 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Alıntı:
Baba, sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni. Küçüklüğümden beri evde Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. Baba biz Türkiye`nin 2. Kurtuluş savaşçılarıyız. Elbette hapislere atılacağız, kurşunlanacağız da. Tıpkı 1. Kurtuluş savaşında olduğu gibi. Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları...
Düşün baba, bugünkü hükümet, işini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdalar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.
YA VATAN YA ÖLÜM!
Deniz Gezmiş
(29 Ocak 1971 )


Yorumu size bırakıyorum.

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 13:48 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Urungu yazdı:
Sovyet emperyalizmine karşı verilen mücadele içerdeki yerli işbirlikçilerine karşıydı. Türk bayrağından nefret edip, Rus ve Çin bayrakları dalgalandıranlara karşıydı.

Şun an mecliste olan 4 partiye baktığınızda ABD'nin kuklası olmayan veya ABD'nin sızamadığı tek partinin MHP olduğunu görürsünüz.


Deniz Gezmiş Rusçu muydu?Kendisine soralım:

Alıntı:
Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim.


Ve Deniz,MDD akımına mensuptu.Yani ulusalcı/kemalist bir sosyalizm anlayışı vardı.

Peki Deniz Gezmiş 6. Filoya saldırırken neden ülkücüler ona saldırıyordu?Çok mü kötü bir şey yapıyordu?

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 14:09 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Arl 2011, 22:39
İleti: 1351


"Misak-i Milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar.Türk ve Kürt kavmi yaşamaktadır.

Bunu kabul etmek bölücülük değildir.

Bunun ikisine birden Türkiye halkı diyoruz."

----

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizm'in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler"

Kaynak :Çelenk, Halit. İdam Gecesi Anıları, Tekin Yayınevi, 2002, 14. Basım, s. 86.

----

Deniz gezmişi Türkçü devrimcilerle karıştırmayın...

Deniz gezmiş Türkiye devrimcisidir.

_________________
“Gerçek demokratik ilke, hiç kimsenin halkın üzerinde bir güce sahip olmaması demektir.”

Lord Acton


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 15:26 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Cracker-X yazdı:


"Misak-i Milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar.Türk ve Kürt kavmi yaşamaktadır.

Bunu kabul etmek bölücülük değildir.

Bunun ikisine birden Türkiye halkı diyoruz."

----

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizm'in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler"

Kaynak :Çelenk, Halit. İdam Gecesi Anıları, Tekin Yayınevi, 2002, 14. Basım, s. 86.

----

Deniz gezmişi Türkçü devrimcilerle karıştırmayın...

Deniz gezmiş Türkiye devrimcisidir.



Halit Çelenk bence bazı gerçekleri saptırdı.Mantiken de düşünürsek ciddi bir kürtçülüğün olmadığı ve Kürt bilincinin henüz uyanmadığı o yıllarda,Deniz Gezmiş'in bu sözleri söylemesi pek mümkün değil.Ha,kürtçüler yok muydu 68'lerde?Kaypakkaya vardı mesela ama Deniz ondan hiç hazzetmezdi:

Alıntı:
Ne İbo'yla ne de arkadaşlarıyla fikir mücadelesini kazanamazsınız. Ben de kazanamam.Kıvırırlar. O yüzden onları susturmanın tek yolu vardır: Ağızlarını açtıkları anda ağızlarına ağızlarına vurun!


Şu makale bu konuyu iyi tahlil etmiş:
http://www.turksolu.org/186/erdem186.htm


Alıntı:
Deniz’in mirasçısı kim?

Deniz'i reformculukla suçlayan
Deniz'in mirasçısı olabilir mi?

“THKO'nun geçmişi düzen eklentisi solculuktur, liberalizmdir, reformculuktur, parlamentoculuktur, darbeciliktir, çeşitli siyasal yönelimlerle düzenin savunulmasıdır, yasalcılıktır.”

THKO, Deniz Gezmiş'in liderliğini yaptığı örgüt: Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu.

12 Mart darbesinin hemen ardından yürütülen THKO Davası'nda 24 kişi yargılanıyordu. Yukarıda alıntısı yaptığımız ağır eleştiriler bu davada yargılananlardan Mustafa Yalçıner'e ait.

Yalçıner kim peki? Bugünkü Emeğin Partisi'nin (EMEP) liderlerinden. Yani THKO Davası'nda yargılananların, Deniz'lerin idamının ardından oluşturduğu örgütlenmeyi gelenek olarak benimseyen partinin liderlerinden.

EMEP'liler, Deniz'lerin mirasçısı olduklarını iddia eder.

Her sene 6 Mayıs'ta Deniz anmaları düzenlerler.

Gazeteleri her sene 6 Mayıs'ta Deniz Gezmiş posteri verir.

Tabii Deniz'in telif hakkı yok. İsteyen anabilir. Engel yok.

Ancak Deniz'i ananların asgari düzeyde Deniz'in takipçisi olmaları gerekir.

Halbuki görüldüğü üzere Deniz'in mirasçısı olduğunu iddia edenler Deniz ve THKO hakkında yukarıdaki değerlendirmelere sahip: “Düzen içi solculuk,” “Liberalizm,” “Reformculuk ve parlamentarizm,” “Darbecilik”...

İşin daha da ilginci, tüm bu eleştirilerin nerede yayınlandığı. 1991 yılında EMEP çevresinin yayınevlerinden Akyüz Yayınları THKO Davası Savunma'yı yayınlar. Tabii EMEP geleneği Deniz'lerin Atatürkçülüğünden ve Ulusal Bağımsızlıkçı Sosyalizm anlayışından çoktan kopmuştur. PKK kuyrukçusu bir örgütlenmeye dönüşmüştür. Bu nedenle Deniz'lerin savunmasını olduğu gibi yayınlamaya vicdanları elvermez ve yukarıda alıntıladığımız ağır eleştirilerle birlikte yayınlarlar. EMEP çevresinin liderlerinden Yalçıner, Deniz'lerin “hata”larını yazdığı önsözde aklı sıra bir bir sıralar.

Deniz'lerin mirasçısı olduğunu iddia edenlerin düştüğü durumu bir bakın.

Bugün Deniz'in mirasçısı olduğunu iddia edenler Deniz'i değil PKK'yı takip ediyor.

Bu nedenle Deniz'in mirasçısı olduğunu iddia eden EMEP çevresi, Deniz'i en çok eleştiren çevre de oluyor komik bir şekilde. Çünkü Kürtçülüklerini ve Atatürkçülükten ve Ulusal Bağımsızlıkçı Sosyalizm anlayışından kopuşlarını başka türlü açıklayamazlar.

EMEP, Deniz'in Atatürkçülüğünü hata olarak görüyor

Bakın Yalçıner eleştirilerini nasıl devam ettiriyor:

“THKO'ya millici yaklaşım damgasını vurmuştur. Bu ‘Misakı Milli sınırları' anlayışından Milli Demokratik Devrim'in ‘gayri milli güçlerle milli güçler arasında bir çatışma' olarak anlaşılmasına, ‘asker-sivil aydın zümre'nin millici ve devrimci sınıf güçleri sayılmasından özel teşebbüs karşısında devletçiliğin (millileştirmelerin) savunulmasına, reformcu içerikli bir at değiştirme hareketi olan 27 Mayıs darbesine sahip çıkılmasından 61 Anayasası'nın savunulmasına ve hatta THKO'nun bu anayasayı ve devleti dejenere etmek isteyen DP devamcısı AP hükümetine karşı anayasa savunucusu olarak ortaya çıktığının ileri sürülmesine kadar belirgin bir şekilde görülebilir.”

Şimdi sormak gerekiyor. THKO'yu bu şekilde eleştiren birisi kendisini THKO'nun mirasçısı olarak nasıl görebilir?

Okumaya devam edelim:

“THKO özellikle Amerikan emperyalizmi ve onunla yakınlık içinde olan hükümetler karşıtlığını esas almış, Kemalist milli devletin bağımsızlığından verilen tavizleri suçlama konusu yapmakla ve milli devletin savunulmasıyla sınırlanmıştır. Aynı yaklaşımla sorun, “Türkiye'nin kalkınması” sorunu olarak konmuş, sosyalist değil, “milli kalkınmacı” tutum THKO'nun ideolojik-siyasal yaklaşımını özsel olarak belirlemiştir.”

Tabii Yalçıner'in THKO eleştirileri temel olarak Kemalizm meselesiyle ilgilidir:

“THKO pratikte burjuvaziden kopuş yoluna girerken ideolojik-siyasal tutum ve yaklaşımlarda henüz kopuşa gidemez. Bu, belgelerde görüleceği üzere, önce Kemalizm karşısındaki tavırda yansır. Kurtuluş Savaşı, burjuvazi önderliğinde bir burjuva milli devrim olarak ele alınmaz. Bu savaşın işçi-köylü-subay-aydın ittifakına dayandığı, burjuvazi ve esnafın dışta ve büyük ölçüde karşıda durduğu değerlendirmesi yapılır. Kesintiye uğrayan 1. Milli Kurtuluş Savaşı'nın 2. bir Milli Kurtuluş Savaşıyla tamamlanması öngörülür. Milli bir devrim önerilir. ‘Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedik”, “kavgamız bağımsızlık kavgasıdır' sözlerine kitapta sıkça rastlayacaksınız.”

Deniz ölene kadar Atatürkçülükten vazgeçmedi

Mustafa Yalçıner'in burada eleştirdiği aslında Deniz'in kendisidir. Çünkü Deniz her şeyden önce Atatürkçüdür. Ve Yalçıner'in çabası Deniz'in bu Atatürkçü yönünü gözden saklamak ve bir hata olarak ortaya koyarak EMEP çevresinin bugün geldiği noktayı aklamaktır.

Nitekim, Yalçıner'in bu eleştirel önsözünün yer aldığı Savunma, kitapçılarda uzun süre kalmadı. İstedikleri kadar eleştirsinler, Deniz'i merak edenlerin, Atatürkçü Deniz gerçeğiyle karşılaştıklarını gördüler ve kitap ortadan kayboldu.

Bir daha da THKO Savunma yayınlanmadı. Unutturulmaya çalışıldı. Ta ki birkaç yıl önce İleri Yayınları Deniz'in Savunma'sını yayınlayana kadar.

Bu açık bir sansürdü. Üstelik kendi çevrelerinin kurucusu olduğunu söyledikleri Deniz'e sansür! Tabii yalnızca Deniz'in savunması değil, mücadelesi boyunca yazdıkları, savundukları da sansür edildi. Deniz'i öğrenmek isteyen devrimci genç kuşaklardan saklandı. Örneğin Deniz'in babasına yazdığı bir mektup da TÜRKSOLU'nun çabaları sayesinde tekrar gün ışığına çıktı.

Halbuki bu gizli bir mektup değildi. Cumhuriyet gazetesinde Cemil Gezmiş'in oğluna hitaben yazdığı mektuba cevaben yayınlanmış bir açık mektuptu. Yine Cumhuriyet'te yayınlanmıştı:

“Baba, sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni. Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.

Baba biz Türkiye'nin İkinci Kurtuluş Savaşçılarıyız. Elbette ki hapislere atılacağız, kurşunlanacağız da. Tıpkı Birinci Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi. Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları.

Düşün baba, bugünkü hükümet, işini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdalar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.”

Görüldüğü gibi Deniz Atatürkçü olduğunu vurgulamakla yetinmemekte, bütün devrimciliğini Atatürkçü geleneğe dayandırmaktadır. Yalçıner'lerin eleştirdiği 2. Kurtuluş Savaşçısı olmak Deniz'in övünerek savunduğu bir şeydir.

Örneğin Deniz savunmasında şöyle der:

“Kurtuluş Savaşı, Türkiye halkının emperyalizme ve onun emrindeki dahili güçlere karşı verdiği bir direnme savaşıdır.

Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu paylaşma ihtirasıyla yanan emperyalist ülkelere karşı, insanlık tarihinin verdiği kutsal direnme mücadelelerinin ilkidir. Kurtuluş Savaşı, ezilen uluslar adına Türkiye halkının emperyalizme ilk ve güçlü şamarıdır.”

Dolayısıyla Deniz'in Atatürkçülük kavrayışı çok doğru bir zemindedir. Deniz'e göre Atatürk yalnızca Türkiye'nin değil emperyalizme karşı direnmek isteyen bütün ezilenlerin kurtuluş mücadelesinde yerini almıştır. Yani Atatürk bütün ezilenler için bir Ulusal Kurtuluş bayrağıdır. Emperyalizme indirilmiş ilk şamardır.

Deniz kaderini Atatürk'le buluşturuyor

Deniz'ler kendilerini Atatürk'le o kadar bağdaştırır ki, mücadelelerini Atatürk'ün Samsun'a çıkışına benzetir:

“19 Mayıs 1919, saldırgan emperyalistlere ve onların emrindeki iç düşmana karşı, Mustafa Kemal önderliğinde, Türk halkını örgütlemek için Kurtuluş Savaşının politik anlamda başlangıcıdır. 19 Mayıs 1919, emperyalizme, padişahlığa, hükümete ve köhnemiş devlet yapısına karşı Mustafa Kemal ve arkadaşları önderliğinde yürütülen devrimin başlangıcıdır. 19 Mayıs 1919, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi için Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, halkın silahlı gücü ve öncüsü olarak harekete geçişidir.”

Ve Deniz'ler kendilerini yargılayan 12 Mart faşist darbesinin mahkemelerini Mustafa Kemal hakkında ölüm fermanı hazırlayanlara benzetir:

“Biz 50 sene evvel Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin çocukları olarak Kurtuluş Savaşı'nın gerçek tahlilini yapmaya her zaman için muktediriz. Biz yine çok iyi biliriz ki Türkiye Kurtuluş Savaşı'nı yapmak için Samsun'a çıkanlara İstanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı İmparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi Kurtuluş Savaşı'na iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada İstanbul'da bulunanlar bunları yapanlara eşkıya demiştir.”

Görüldüğü üzere Deniz solculuğunu ve devrimciliğini Atatürk'ten aldığını vurgulamakta, yaptıklarını Atatürk'ün Samsun'a ayak basmasına benzetmekte, hatta kendilerini yargılayan faşist savcı ve yargıçları da Mustafa Kemal'i yargılayanlara benzetmektedir.

Üstelik bunlar Deniz'in mahkemede savunmakla yetindiği görüşleri değildir. Deniz tüm mücadele yaşamı boyunca Atatürkçülükle devrimciliği ve milliyetçilikle sosyalizmi birleştirmiştir.

Tek yazısı olan “Gençlik ve Antiemperyalist Kavgası”nda 19 Kasım 1968 tarihli Türk Solu gazetesinde şöyle der:

“Devimci gençlik Amerikan emperyalizmine ve oportünizme karşı duran gençliktir. Onların görevi sayısının azlığına düşmanın çokluğuna bakmadan Amerikan emperyalizmine karşı sonuna kadar dövüşmektir. O en iyi biçimde karar veren ve uygulayandır. O boş gecelerini değil, boylu boyunca ömrünü bu kavgaya verendir. Yaşasın Bağımsızlık Savaşı veren dünya halkları! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!”

Görüldüğü üzere Deniz temel mücadelesini bağımsızlık olarak ortaya koymaktadır.

1968 yılında ise devrimci gençler “Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal Yürüyüşü” düzenler. En önde yürüyen elinde Türk bayrağıyla Deniz'dir. Ve yürüyüş çağrısında da şu vurgu yer almaktadır:

“Büyük Türk Milleti!

Atatürk için toplanalım!

Mustafa Kemal'in Milli Kurtuluş idealini yaşatmak için, Mustafa Kemal devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için, Milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için, Tam bağımsız geçekten demokratik Türkiye için, Gazi Mustafa Kemal'in Milli Kurtuluşçu saflarında toplanalım!”

Dev-Genç: “Gerçek milliyetçi biziz”

Deniz Gezmiş başta olmak üzere 68 Gençliği milliyetçiliği de elden bırakmamamaktadır. Bugün 68'in mirasçısı olduğunu iddia edenlerin Kürtçülüğünün aksine o dönem 68 Gençliği Türk milliyetçisidir. Deniz'in elinde Türk bayrağıyla yaptığı yürüyüş tek örnek değildir. 68'in bütün eylemlerinde en önde her zaman bir Türk bayrağı yer alır.

Bu konuda Doğan Avcıoğlu da önemli bir göstergedir. Gerek Avcıoğlu'nun çıkardığı Yön ve Devrim dergileri, gerekse Türkiye'nin Düzeni isimli kitabı, o dönem 68 gençliğinin Atatürkçülüğü ve sosyalizmi öğrendiği temel kaynaklardır. Ve bu kaynaklarda Atatürkçülük, milliyetçilik ve Sosyalizm bir Ulusal Sol sentez etrafında bir arada değerlendirilir. Nitekim Avcıoğlu'nun o dönem yazdığı yazılar İleri Yayınları tarafından “Atatürkçülük, Milliyetçilik, Sosyalizm” ismiyle derlenerek kitap halinde yayınlanmıştır.

68'in Türk milliyetçiliğine nasıl sahip çıktığının bir başka ilginç örneğini daha verelim. MHP'liler üniversiteye baskın düzenler. Çıkan çatışmanın ardından MHP'liler değil, saldırıya uğrayan Deniz'ler tutuklanır. Dev-Genç olayları yayınladığı şu bildiriyle kınar:

“Deniz Gezmiş haksız yere tutuklanmıştır. Çünkü, son üniversite olaylarında savunma durumunda olan devrimci, gerçek milliyetçi öğrencilerden sekiz kişi sanık olarak Adliyeye verildiği halde saldırganlardan eli tabancalı, beli bıçaklı hiç kimse yoktur. Biz Mustafa Kemal gençliği olarak Amerikan emperyalizmini ve onların çömezlerini Türkiye'den atıncaya kadar savaşa devam edeceğiz. Bu uğurda tevkif değil, hepimiz öleceğiz.”

Görüldüğü gibi Dev-Genç kendisini Mustafa Kemal gençliği olarak tanımlamakta “gerçek milliyetçi öğrenciler biziz” demektedir.

Mahir Çayan: Kemalizm soldur

Atatürkçülük yalnızca Deniz'lere özgü bir tavır değildir. 68 Gençlik hareketinin tümü istisnasız Atatürkçüdür. Bütün eylemlerde Atatürk resimleri ve Türk bayrakları taşınır. Dağıtılan bildiriler ve atılan sloganlar hep Atatürkçüdür.

Yalçıner'lerin Deniz'lere yönelttiği eleştiri, yani “sosyalizm mücadelesini sadece millicilik ve bağımsızlık mücadelesiyle sınırlı tutma anlayışı,” bütün 68'e mal olmuştur.

Ve bu bir hata değildir. Aksine 68 Gençlik Hareketinin halkla buluşabilmesinin ve bunca kitleselleşmesinin temel nedeni Atatürkçü-Milliyetçi-Sosyalist sentezi doğru ele almasıdır.

Unutturulmaya çalışılan bir metni daha gün ışığına çıkararak yazımızı bitirelim.

Bilindiği gibi Mahir Çayan 68'in önde gelen liderlerindendir. Mahir'in kurduğu örgüt THKP-C'dir. THKP-C'yi ve Mahir'i gelenek olarak kabul eden pek çok örgütlenme olmuştur. Bunların bir kısmı yasal, bir kısmı ise yasadışıdır.

Örneğin ÖDP. Mahir'in mirasçısı olduğunu iddia eder. Türkiye'de pek çok marjinal terör örgütü de aynı iddiadadır. Tüm bu yasal ve yasadışı örgütlerin tümünün ortak noktası ya PKK kuyrukçusu ya da en az PKK kadar Kürtçü olmalarıdır.

Halbuki mirasçısı olduklarını iddia ettikleri Mahir Çayan hiç de Kürtçü değildir. O da en az Deniz kadar Atatürkçü, Deniz kadar Ulusal Kurtuluşçudur. Hatta Mahir, bütün Kürtçü örgütlenmelere başından itibaren karşı çıkmıştır. Mahir'lerin solculuk anlayışlarını görmek için THKP-C Savunma incelenebilir.

Tabii bu inceleme çok kolay olmayacaktır. Çünkü, Mahir'lerin savunması aynen Deniz'lerinki gibi hasıraltı edilmiştir!

Burada Mahir'den uzun alıntılar almayacağız. Mahir'in Kemalizm hakkındaki şu görüşlerini aktarmakla yetineceğiz. İşte Kemalizmi Türkiye'de “faşizm”in ideolojisi olduğunu iddia eden PKK kuyrukçusu örgütlere Mahir'in yanıtı:

“Kemalizm, emperyalizmin işgali altındaki bir ülkenin devrimci-milliyetçilerinin bir milli kurtuluş bayrağıdır. Kemalizmin özü emperyalizme karşı tavır alıştır. Kemalizmi bir burjuva ideolojisi veya bütün küçük-burjuvazinin veyahut asker-sivil bütün aydın zümrenin ideolojisi saymak kesin olarak yanlıştır. Kemalizmi, küçük-burjuvazinin en sol, en radikal kesiminin milliyetçilik tabanında anti-emperyalist bir tavır alışıdır. Bu yüzden Kemalizm soldur, milli kurtuluşçuluktur. Kemalizm, devrimci-milliyetçilerin, emperyalizme karşı aldıkları radikal politik tutumdur.”

Bu yazı Mahir'in temel görüşlerini yansıtan, THKP-C'nin programı niteliğindeki “Kesintisiz Devrim” yazı dizisinden alınmadır. Mahir'in yazılarının tümü incelendiğinde Kemalizm üzerine benzer görüşlere rastlanacaktır.

Nerede Atatürk düşmanı ve Kürtçü ÖDP'ler, yasadışı terör örgütleri... Nerede Kemalizmi sol olarak tanımlayan Mahir!

Deniz'in mirasçısı olmak O'nun çizgisini devam ettirmektir

Mirasçılık siyasette akrabalık ilişkisine benzemez.

Bir dönem Deniz'in mücadele arkadaşı olmak, Deniz'le beraber hapis yatmış olmak, bugün de O'nun mirasçısı olunduğu anlamına gelmez.

Deniz'in mirasçısı olmak için Deniz gibi düşünmek, Deniz gibi yapmak gerekir.

Peki Deniz'in gerçek mirasçısı kim olabilir?

Bu, Atatürkçülüğü tavizsiz bir şekilde savunmakla mümkündür.

Atatürkçülüğü Deniz gibi Ulusal Kurtuluşçulukla birleştirmek ve devrimci Atatürkçülüğü savunmakla mümkündür.

Atatürkçü olmayan Deniz'in mirasçcısı olamaz.

Atatürk'ü eleştirerek daha solcu olduğunu düşünen ise Deniz'in değil PKK'nın takipçisi olur.

Deniz'in mirasçısının kim olduğunu Deniz'in bir fotoğrafı aslında çok güzel özetliyor. Deniz'in gazete okurken çekilmiş tek bir fotoğrafı vardır.

Hangi gazete dersiniz?

TÜRKSOLU!

Deniz'in tek bir yazısı vardır. Hangi gazetede yayınlandı dersiniz?

TÜRKSOLU!

Peki bugün Deniz gibi solculuğun da devrimciliğin de kaynağını Atatürk'te arayan, Mahir gibi Kemalizmi sol olarak tanımlayan, kendisini Dev-Genç bildirgesinde olduğu gibi “gerçek milliyetçi” olarak tanımlayan kim var peki?

TÜRKSOLU!

68'de dağıtılan bildirileri, Deniz'lerin savunmasını, Deniz'in konuşmalarını ve yazılarını gün ışığına kim çıkarıyor dersiniz?

TÜRKSOLU!

Öyleyse, 68'in mirasçısı kim dersiniz?

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 15:31 
Onursal Üye

Kayıt: 02 Kas 2011, 09:48
İleti: 7377
Konum: Kastamonu
Ve sahne benim..

ATATÜRK'çülük o zamanın şahitleri ve yaşayanları anlatıyor..

Hepimiz biliriz kendisinin izcilik kampında aldığı, eğitimleri vs, vs izcilik diyorum çünkü kabul etmiyorsunuz gerçekleri..Bu eğitimi öğretim gördüğü okulun bahçesinde arkadaşlarıyla paylaştığını..

Dönemin bir başka şahidi Celal Doğan bakın ne diyor.Kendilerine yapmamalarını söyledik hata yapıyorsunuz dinlemediler malesef, ve Atatürk'çü deniz'in bastığı bazı yayın evleri bakın görgü tanığı kim Perinçek !

Hızımı alamadım ve başka bir olay 40 kişiyle katıldıkları sözüm ona Atatürk'ün izindeyiz vs yürüyüşünde bir tartışma çıkar yürüyüşe Türk bayrağı ile devam etceğiz..Ve deniz'den müthiş anektod "yürüyüşe Bayrak'sız devam etcez"

Daha çok var ama gerek duymuyorum, aklama operasyonunuza katılmıyacam bundan sonra gerçeklerden kaçamazsınız..!

Rahat uyu ATAM bize bıraktığın emanet Namusumuzdur..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
|C*|

_________________
Beni dinle ey oğul,can oğul,Türklüğünü sakın kaybetme.Şunu iyi bil oğul,Han oğul,Hak yoldan başka yere gitme.
Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an,Yüreğinde yer bulsun.Hedefin olmalı Turan,Diyesin vatan sağolsun.
Dede Korkut.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 15:54 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Siyasi Terk yazdı:
Ve sahne benim..

ATATÜRK'çülük o zamanın şahitleri ve yaşayanları anlatıyor..

Hepimiz biliriz kendisinin izcilik kampında aldığı, eğitimleri vs, vs izcilik diyorum çünkü kabul etmiyorsunuz gerçekleri..Bu eğitimi öğretim gördüğü okulun bahçesinde arkadaşlarıyla paylaştığını..

Dönemin bir başka şahidi Celal Doğan bakın ne diyor.Kendilerine yapmamalarını söyledik hata yapıyorsunuz dinlemediler malesef, ve Atatürk'çü deniz'in bastığı bazı yayın evleri bakın görgü tanığı kim Perinçek !

Hızımı alamadım ve başka bir olay 40 kişiyle katıldıkları sözüm ona Atatürk'ün izindeyiz vs yürüyüşünde bir tartışma çıkar yürüyüşe Türk bayrağı ile devam etceğiz..Ve deniz'den müthiş anektod "yürüyüşe Bayrak'sız devam etcez"

Daha çok var ama gerek duymuyorum, aklama operasyonunuza katılmıyacam bundan sonra gerçeklerden kaçamazsınız..!

Rahat uyu ATAM bize bıraktığın emanet Namusumuzdur..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
|C*|


Kılavuzu Perinçek olanın burnu b..tan kurtulmaz.Perinçek solu ve kemalizmi bozmayı amaçlayan bir ajandir,zaten Deniz Atatürk için yürüyüşler yaparken o PDA dergisinde kürtçülük ve asker düşmanlığı yapmakla meşguldu.

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 16:03 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Arl 2011, 22:39
İleti: 1351
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Cracker-X yazdı:


"Misak-i Milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar.Türk ve Kürt kavmi yaşamaktadır.

Bunu kabul etmek bölücülük değildir.

Bunun ikisine birden Türkiye halkı diyoruz."

----

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizm'in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler"

Kaynak :Çelenk, Halit. İdam Gecesi Anıları, Tekin Yayınevi, 2002, 14. Basım, s. 86.

----

Deniz gezmişi Türkçü devrimcilerle karıştırmayın...

Deniz gezmiş Türkiye devrimcisidir.



Halit Çelenk bence bazı gerçekleri saptırdı.Mantiken de düşünürsek ciddi bir kürtçülüğün olmadığı ve Kürt bilincinin henüz uyanmadığı o yıllarda,Deniz Gezmiş'in bu sözleri söylemesi pek mümkün değil.


"Misak-i Milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar.Türk ve Kürt kavmi yaşamaktadır.

Bunu kabul etmek bölücülük değildir.

Bunun ikisine birden Türkiye halkı diyoruz."

Bu kısmı videoda söylüyor.Çelenk'e ait değil bunlar.Videoyu dinlerseniz görürsünüz.

Deniz Gezmiş'in kendi sesi...

Tabi Deniz Gezmiş milliyetçi de değildi.Herhangi bir topluluğun da milliyetçisi olduğunu sanmıyorum...

_________________
“Gerçek demokratik ilke, hiç kimsenin halkın üzerinde bir güce sahip olmaması demektir.”

Lord Acton


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 16:12 
Onursal Üye

Kayıt: 02 Kas 2011, 09:48
İleti: 7377
Konum: Kastamonu
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Siyasi Terk yazdı:
Ve sahne benim..

ATATÜRK'çülük o zamanın şahitleri ve yaşayanları anlatıyor..

Hepimiz biliriz kendisinin izcilik kampında aldığı, eğitimleri vs, vs izcilik diyorum çünkü kabul etmiyorsunuz gerçekleri..Bu eğitimi öğretim gördüğü okulun bahçesinde arkadaşlarıyla paylaştığını..

Dönemin bir başka şahidi Celal Doğan bakın ne diyor.Kendilerine yapmamalarını söyledik hata yapıyorsunuz dinlemediler malesef, ve Atatürk'çü deniz'in bastığı bazı yayın evleri bakın görgü tanığı kim Perinçek !

Hızımı alamadım ve başka bir olay 40 kişiyle katıldıkları sözüm ona Atatürk'ün izindeyiz vs yürüyüşünde bir tartışma çıkar yürüyüşe Türk bayrağı ile devam etceğiz..Ve deniz'den müthiş anektod "yürüyüşe Bayrak'sız devam etcez"

Daha çok var ama gerek duymuyorum, aklama operasyonunuza katılmıyacam bundan sonra gerçeklerden kaçamazsınız..!

Rahat uyu ATAM bize bıraktığın emanet Namusumuzdur..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
|C*|


Kılavuzu Perinçek olanın burnu b..tan kurtulmaz.Perinçek solu ve kemalizmi bozmayı amaçlayan bir ajandir,zaten Deniz Atatürk için yürüyüşler yaparken o PDA dergisinde kürtçülük ve asker düşmanlığı yapmakla meşguldu.

Bırak arkadaşım, siz gerçeklerden kaçıyorsunuz cevapların çok aydınlatacı oldu doğrusu :mrgreen:

Sahte düşüncelerle hayatında başarılar dilerim.

Takdir, Yüce Milletindir..

_________________
Beni dinle ey oğul,can oğul,Türklüğünü sakın kaybetme.Şunu iyi bil oğul,Han oğul,Hak yoldan başka yere gitme.
Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an,Yüreğinde yer bulsun.Hedefin olmalı Turan,Diyesin vatan sağolsun.
Dede Korkut.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 17:13 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Urungu yazdı:
Sovyet emperyalizmine karşı verilen mücadele içerdeki yerli işbirlikçilerine karşıydı. Türk bayrağından nefret edip, Rus ve Çin bayrakları dalgalandıranlara karşıydı.

Şun an mecliste olan 4 partiye baktığınızda ABD'nin kuklası olmayan veya ABD'nin sızamadığı tek partinin MHP olduğunu görürsünüz.


Deniz Gezmiş Rusçu muydu?Kendisine soralım:

Alıntı:
Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim.


Ve Deniz,MDD akımına mensuptu.Yani ulusalcı/kemalist bir sosyalizm anlayışı vardı.

Peki Deniz Gezmiş 6. Filoya saldırırken neden ülkücüler ona saldırıyordu?Çok mü kötü bir şey yapıyordu?


ABD'nin 6. filosu değilde Sovyet askeri gelseydi Deniz Gezmiş ve yoldaşları yine aynı tepkiyi gösterirmiydi? Hiç sanmıyorum. 6. filo eylemini yapanların üzerine saldıranlar arasında münferit ülkücüler olabilir fakat o saldırıların sahipleri daha çok dinci kesimdir. MHP'nin o dönemki hali olan CKMP'nin 6. filoya karşı duruşlarını merak ediyorsan buradan bakabilirsin.

Alıntı:
1967 aralık ayından itibaren çeşitli defalar Dolmabahçe rıhtımına demir atan 6. filoya bağlı gemiler birçok defa solcu gençler tarafından şiddetli bir şekilde protesto edilmişti. Bu protestoların en şiddetlisi 15 temmuz 1968 tarihinde gerçekleştirildi. Bunun üzerine devrin AP iktidarı emrindeki bazı milliyetçi mukaddetatçı dernekleri kullanarak kimi zaman şahlanış mitingleri adı altında kimi zaman yürüyüşlerle karşı eylemleri organize etti.

Marksist ve sol grupların miting ve gösterilerine karşılık AP iktidarı da 6. filo gittikten sonra İstanbul'da büyük paralar harcayarak 3 ağustos 1968 tarihinde MTTB ve TKMD gibi derneklerin desteğiyle komünizmi kınayan bir miting yaptıracaktı. AP miting için birçok milliyetçi teşekküle başvurdu, İstanbul dışından otobüslerle getirilen insanlar bu mitinge taşındılar.

Sol grupların ABD aleyhtarlığı protestolarını engelleyemeyen ABD uşağı AP iktidarı, üç-beş sosyalist grupla başa çıkamayınca emrindeki basını, kendisine destek veren bazı sivil toplum kuruluşlarını devreye sokmaya çalıştı. Bu doğrultuda CKMP gençlik kollarınında mitinglere katılması yönünde girişimlerde bulundu. AP'lilerin bu girişimlerine CKMP gençlik kollarından sert cevap gelecekti.

"Biz sadece komünizme değil, Amerikan emperyalizmine de karşıyız. ABD'nin 6. filosunu korumak, kollamak onlara şirin gözükmek Türk milliyetçiliğine yakışmaz. Ha 6.cı filoyu protesto eden zihniyet, ha 6.cı filoyu koruyan zihniyet, her ikiside komünist ve kapitalist işbirlikçiliğinden başka birşey değildir. CKMP gençlik kolları mensupları komünistlere karşı ne kapitalistlerin yanında, nede üç kağıtçı derneklerle beraber olur. Biz komünizme karşı nasıl mücadele edeceğimizi masonlardan ve sahte milliyetçilerden öğrenecek değiliz."

Parayla yapılan bu miting gibi bazı vilayetlerde de AP'nin kontrolünde ki dernekler ortaklaşa deklerasyon yayınlayarak, 6. filo aleyhine gösteri yapan komünistleri suçlarken kendileride Amerikan maşası durumuna düşeceklerdir. Adana'da yapılan böyle bir toplantıyla ilgili Adana CKMP gençlik kolları "kapitalist maşaların yada kandırılmışların milliyetçilik paravanası altında girişleri" başlıklı bir bildiri yayımlandı. Milli hareket dergisinin ağustos 1968 yılının 25. sayısında yer alan bildiriden kısa bir anektod:

"Türk milleti artık namussuz kapitalistin, vicdansız ağanın hainliğini iyice bilmelidir. Bu millet kapitalistin maşası, bu gençlik para babalarının bekçisi değildir. Milletinin, milli geleneğinin, milli gelirinin bekçisidir. Türk milleti bundan böyle kapitalistlerin, toprak ağalarının, sömürücü tüccarın, para babası millet ve milliyet düşmanlarının bekçisi olmadığını göstermelidir. Materyalist bir görüş olan komünizm kadar yine materyalist bir görüş olan kapitalizmede düşman olduğumuzu ilan ederiz.''

Adanalı Genç Bozkurtlar
Adana CKMP Gençlik Kolları

(Kaynak: Hakkı Öznur'un Ülkücü Hareket Fasikülü, Teşkilatlar ve Mücadeleler isimli 2. Cildinden faydalanılmıştır)

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 17:56 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Cracker-X yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Cracker-X yazdı:


"Misak-i Milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar.Türk ve Kürt kavmi yaşamaktadır.

Bunu kabul etmek bölücülük değildir.

Bunun ikisine birden Türkiye halkı diyoruz."

----

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizm'in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler"

Kaynak :Çelenk, Halit. İdam Gecesi Anıları, Tekin Yayınevi, 2002, 14. Basım, s. 86.

----

Deniz gezmişi Türkçü devrimcilerle karıştırmayın...

Deniz gezmiş Türkiye devrimcisidir.



Halit Çelenk bence bazı gerçekleri saptırdı.Mantiken de düşünürsek ciddi bir kürtçülüğün olmadığı ve Kürt bilincinin henüz uyanmadığı o yıllarda,Deniz Gezmiş'in bu sözleri söylemesi pek mümkün değil.


"Misak-i Milli sınırları içinde iki kardeş kavim yaşar.Türk ve Kürt kavmi yaşamaktadır.

Bunu kabul etmek bölücülük değildir.

Bunun ikisine birden Türkiye halkı diyoruz."

Bu kısmı videoda söylüyor.Çelenk'e ait değil bunlar.Videoyu dinlerseniz görürsünüz.

Deniz Gezmiş'in kendi sesi...

Tabi Deniz Gezmiş milliyetçi de değildi.Herhangi bir topluluğun da milliyetçisi olduğunu sanmıyorum...


Aynı savunmasında Deniz Gezmiş kurtuluş Savaşı'ndan da övgüyle bahsediyor,bugünkü "sosyalistler" ise Kurtuluş savaşını yalanlama derdinde...

Benim için Deniz Gezmiş ile ilgili işte bu poster yeter:
Resim
Bir de şu fotograf:
Resim

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 7 sayfadan 5. sayfa   [ 100 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.