Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 06:50


Yeni bir konu gönderCevap gönder 7 sayfadan 6. sayfa   [ 100 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 17:58 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954

Siyasi Terk yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Siyasi Terk yazdı:
Ve sahne benim..

ATATÜRK'çülük o zamanın şahitleri ve yaşayanları anlatıyor..

Hepimiz biliriz kendisinin izcilik kampında aldığı, eğitimleri vs, vs izcilik diyorum çünkü kabul etmiyorsunuz gerçekleri..Bu eğitimi öğretim gördüğü okulun bahçesinde arkadaşlarıyla paylaştığını..

Dönemin bir başka şahidi Celal Doğan bakın ne diyor.Kendilerine yapmamalarını söyledik hata yapıyorsunuz dinlemediler malesef, ve Atatürk'çü deniz'in bastığı bazı yayın evleri bakın görgü tanığı kim Perinçek !

Hızımı alamadım ve başka bir olay 40 kişiyle katıldıkları sözüm ona Atatürk'ün izindeyiz vs yürüyüşünde bir tartışma çıkar yürüyüşe Türk bayrağı ile devam etceğiz..Ve deniz'den müthiş anektod "yürüyüşe Bayrak'sız devam etcez"

Daha çok var ama gerek duymuyorum, aklama operasyonunuza katılmıyacam bundan sonra gerçeklerden kaçamazsınız..!

Rahat uyu ATAM bize bıraktığın emanet Namusumuzdur..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
|C*|


Kılavuzu Perinçek olanın burnu b..tan kurtulmaz.Perinçek solu ve kemalizmi bozmayı amaçlayan bir ajandir,zaten Deniz Atatürk için yürüyüşler yaparken o PDA dergisinde kürtçülük ve asker düşmanlığı yapmakla meşguldu.

Bırak arkadaşım, siz gerçeklerden kaçıyorsunuz cevapların çok aydınlatacı oldu doğrusu :mrgreen:

Sahte düşüncelerle hayatında başarılar dilerim.

Takdir, Yüce Milletindir..

Gerçeklerden asıl siz kaçıyorsunuz,sol düşmanlığı sizin gözünüzü kör etmiş...

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 18:03 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Arl 2011, 22:39
İleti: 1351
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Aynı savunmasında Deniz Gezmiş kurtuluş Savaşı'ndan da övgüyle bahsediyor,bugünkü "sosyalistler" ise Kurtuluş savaşını yalanlama derdinde...

Benim için Deniz Gezmiş ile ilgili işte bu poster yeter:
Resim
Bir de şu fotograf:
Resim


Ben Türkçü değil dedim,Kurtuluş Savaşını kabul etmiyor değil...

_________________
“Gerçek demokratik ilke, hiç kimsenin halkın üzerinde bir güce sahip olmaması demektir.”

Lord Acton


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 18:06 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Urungu yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Urungu yazdı:
Sovyet emperyalizmine karşı verilen mücadele içerdeki yerli işbirlikçilerine karşıydı. Türk bayrağından nefret edip, Rus ve Çin bayrakları dalgalandıranlara karşıydı.

Şun an mecliste olan 4 partiye baktığınızda ABD'nin kuklası olmayan veya ABD'nin sızamadığı tek partinin MHP olduğunu görürsünüz.


Deniz Gezmiş Rusçu muydu?Kendisine soralım:

Alıntı:
Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim.


Ve Deniz,MDD akımına mensuptu.Yani ulusalcı/kemalist bir sosyalizm anlayışı vardı.

Peki Deniz Gezmiş 6. Filoya saldırırken neden ülkücüler ona saldırıyordu?Çok mü kötü bir şey yapıyordu?


ABD'nin 6. filosu değilde Sovyet askeri gelseydi Deniz Gezmiş ve yoldaşları yine aynı tepkiyi gösterirmiydi? Hiç sanmıyorum. 6. filo eylemini yapanların üzerine saldıranlar arasında münferit ülkücüler olabilir fakat o saldırıların sahipleri daha çok dinci kesimdir. MHP'nin o dönemki hali olan CKMP'nin 6. filoya karşı duruşlarını merak ediyorsan buradan bakabilirsin.

Alıntı:
1967 aralık ayından itibaren çeşitli defalar Dolmabahçe rıhtımına demir atan 6. filoya bağlı gemiler birçok defa solcu gençler tarafından şiddetli bir şekilde protesto edilmişti. Bu protestoların en şiddetlisi 15 temmuz 1968 tarihinde gerçekleştirildi. Bunun üzerine devrin AP iktidarı emrindeki bazı milliyetçi mukaddetatçı dernekleri kullanarak kimi zaman şahlanış mitingleri adı altında kimi zaman yürüyüşlerle karşı eylemleri organize etti.

Marksist ve sol grupların miting ve gösterilerine karşılık AP iktidarı da 6. filo gittikten sonra İstanbul'da büyük paralar harcayarak 3 ağustos 1968 tarihinde MTTB ve TKMD gibi derneklerin desteğiyle komünizmi kınayan bir miting yaptıracaktı. AP miting için birçok milliyetçi teşekküle başvurdu, İstanbul dışından otobüslerle getirilen insanlar bu mitinge taşındılar.

Sol grupların ABD aleyhtarlığı protestolarını engelleyemeyen ABD uşağı AP iktidarı, üç-beş sosyalist grupla başa çıkamayınca emrindeki basını, kendisine destek veren bazı sivil toplum kuruluşlarını devreye sokmaya çalıştı. Bu doğrultuda CKMP gençlik kollarınında mitinglere katılması yönünde girişimlerde bulundu. AP'lilerin bu girişimlerine CKMP gençlik kollarından sert cevap gelecekti.

"Biz sadece komünizme değil, Amerikan emperyalizmine de karşıyız. ABD'nin 6. filosunu korumak, kollamak onlara şirin gözükmek Türk milliyetçiliğine yakışmaz. Ha 6.cı filoyu protesto eden zihniyet, ha 6.cı filoyu koruyan zihniyet, her ikiside komünist ve kapitalist işbirlikçiliğinden başka birşey değildir. CKMP gençlik kolları mensupları komünistlere karşı ne kapitalistlerin yanında, nede üç kağıtçı derneklerle beraber olur. Biz komünizme karşı nasıl mücadele edeceğimizi masonlardan ve sahte milliyetçilerden öğrenecek değiliz."

Parayla yapılan bu miting gibi bazı vilayetlerde de AP'nin kontrolünde ki dernekler ortaklaşa deklerasyon yayınlayarak, 6. filo aleyhine gösteri yapan komünistleri suçlarken kendileride Amerikan maşası durumuna düşeceklerdir. Adana'da yapılan böyle bir toplantıyla ilgili Adana CKMP gençlik kolları "kapitalist maşaların yada kandırılmışların milliyetçilik paravanası altında girişleri" başlıklı bir bildiri yayımlandı. Milli hareket dergisinin ağustos 1968 yılının 25. sayısında yer alan bildiriden kısa bir anektod:

"Türk milleti artık namussuz kapitalistin, vicdansız ağanın hainliğini iyice bilmelidir. Bu millet kapitalistin maşası, bu gençlik para babalarının bekçisi değildir. Milletinin, milli geleneğinin, milli gelirinin bekçisidir. Türk milleti bundan böyle kapitalistlerin, toprak ağalarının, sömürücü tüccarın, para babası millet ve milliyet düşmanlarının bekçisi olmadığını göstermelidir. Materyalist bir görüş olan komünizm kadar yine materyalist bir görüş olan kapitalizmede düşman olduğumuzu ilan ederiz.''

Adanalı Genç Bozkurtlar
Adana CKMP Gençlik Kolları

(Kaynak: Hakkı Öznur'un Ülkücü Hareket Fasikülü, Teşkilatlar ve Mücadeleler isimli 2. Cildinden faydalanılmıştır)


Bence Deniz her türlü emperyalizme karşıydı.Onu Kaypakkaya veya Perinçek gibi hainlere karıştırmayın.

Bu arada MTTB'de ülkücü gencler de vardı ve komünizmle mücadele derneğinin neredeyse tamamı ülkücüydü.

Bir de şu var:
Alıntı:
Milli değerlere ve tarih şuuruna sahip olmamakla suçladığı devrimci gençlerin karşısına çıkardığı komandoları savunan CKMP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Yılanlıoğlu, “Bu kamplar iddia edilenler gibi askeri kamplar değildir, olamaz da… Gençliğin milli değerlere ve tarih şuuruna sahip olması amacıyla açılan eğitim yerleridir. Muarızlarımızla buralarda eğitim gören gençlere komandolar denmekte, fakat bizce Ergenekon Arslanları ve Bozkurtlar’dır.” diyordu.

Ne tesadüf ki, bu açıklamadan üç gün sonra 9 Şubat 1969 tarihinde CKMP’nin Büyük Kurultayı yapılıyor partinin adı ve amblemi değişiyordu. Partinin adı ve amblemi konusunda tartışmanın yanında Komando adı verilen gençleri savunan İsmail Hakkı Yılanlıoğlu ve diğer bazı partililer; parti programındaki “Atatürkçülükle” ilgili bazı maddelerin çıkarılmasını istiyorlardı.

İşte milliyetçi gençler yetiştiren biri, hem de CKMP Genel Başkan Yardımcısı, iyi mi? Ama Yılanlıoğlu, Atatürk düşmanlığını tarih şuurundan yoksun olduğu için değil, Atatürk gibi bir Türk milliyetçisinin; hem milliyetçi hem de devrimci olmasını hazmedememesinden dolayı yapmıştır. Anlayın işte ülkücülerin ne kadar milliyetçi, Atatürkçü olduğunu.


http://www.turksolu.org/224/yilmaz224.htm

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 10 Mar 2012, 18:09 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Cracker-X yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
Aynı savunmasında Deniz Gezmiş kurtuluş Savaşı'ndan da övgüyle bahsediyor,bugünkü "sosyalistler" ise Kurtuluş savaşını yalanlama derdinde...

Benim için Deniz Gezmiş ile ilgili işte bu poster yeter:
Resim
Bir de şu fotograf:
Resim


Ben Türkçü değil dedim,Kurtuluş Savaşını kabul etmiyor değil...


Sorun şu,hem çoğu ortodoks marksist hem de çoğu tutucu sağcı Deniz'in Kemalistliğini reddediyor.Deniz kendisi söylüyor Kemalistim diye.

Bu arada her kemalist az ya da çok Türkçüdür bence.

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği.
İletiTarih: 26 Mar 2012, 19:02 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Deniz GEZMİŞ KİMDİR ? Kısa hayat öyküsü

Son günlerde bir moda tüm Türkiye'yi sardı. Bu modanın adı "Deniz Gezmiş" modasıdır. Herkes elinden geldiğince Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletini yıkarak onun yerine kan ve gözyaşı demek olan Marksist-Leninist bir düzen olan Komünizmi getirmeye çalışan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını aklama peşindedir. Üzerinde o kadar konuşuluyor ki hangisi gerçek hangisi yalan anlamak imkânsız. Kimine göre eline hiç silah almamış (!), kimine göre romantik ve isyankâr bir devrimci, kimine göre Türkiye'nin "Che Guevera"sı, kimine göre ise profesyonel bir ihtilalci...

İşin içine son günlerde yazılan kitaplar ve bir de dizi film girince "Denizlerin" suçsuzluğu, boşuna asıldıkları, mahkeme heyetinin bile üzüldüğü, aslında mahkeme heyetine karşı biraz efendi davransalar idam edilmeyecekleri gerçeği (!) birer birer ortaya çıktı!

İbrişim kuşağı kadar meşhur olmasa da 68 kuşağı ve o dönem yaşananların 40.yılı münasebetiyle özel tartışma programları hazırlanmış, "Denizlerin" ağabeyi, arkadaşları vs. televizyonlarda boy göstererek bu kampanyadaki yerlerini aldılar. Yapılan gri propagandadan etkilenen bazı "ülkücü" liderler bile kendilerini kolay kolay çıkarılmadıkları televizyon ekranlarında bulmuş ve "Denizleri" aklama yarışına istemeden (!) ve farkında olmadan katılmışlardır.

Bunun arkası "Denizlere" iade-i itibar isteklerine kadar gider de kimsenin haberi olmaz. Dahası bu 68 kuşağının yaptığı her şey kutsanır haberiniz olsun. Belki Ruhi Kılıçkıran, Yusuf İmamoğlu, Dursun Önkuzu, Süleyman Özmen ve diğer şehitlerimizin katilleri bile aklanır...

Aslında bu yazıyı yazmayacaktım. Zaten bu kişiler ve bu dönem hakkında yeri gelince yazıyorum. Fakat özellikle gençler arasında bu kişiler hakkında bir "yanlış" anlaşılma olduğunu gördüm. Dahası bu "yanlış" anlaşılmadan ne yazık ki "ülkücüler" de nasibini almıştı. Bazı ülkücüler "Denizleri" savunmaya başlamıştı bile. Üstelik "bizi de kullandılar, onları da..." diyerek...

Sanki o dönemlerde büyük Atatürk'ün de dediği gibi "Türklük âleminin en büyük düşmanı komünizm" değildi...

Bu dönemin en meşhur ismi hiç şüphesiz Deniz Gezmiş'tir. Deniz gezmiş aslen Rizelidir. Sülalesi yıllar önce Erzurum'a göçmüş, Deniz Gezmiş ise babasının işi gereği bulundukları Ayaş'da (Ankara) doğmuştur.

Lise yıllarında Marksist-Leninist fikirlerle tanışır ve bu fikirlerin yılmaz savunucusu olur. O yıllarda söylemeye başladığı "yaşasın

“Marksizm-Leninizm" sloganını ölürken bile ağzından düşürmemiştir.

Deniz Gezmiş 1969 yılında Filistin'deki El Fetih gerilla kamplarına gider. Burası bir izcilik kampı değildi. Burada adam öldürme, yaralama, sabotaj, suikast, bomba yapımı gibi korkunç şeyler öğretiliyordu. Deniz Gezmiş de iyi bir öğrenci idi. Hatta Türkiye'ye dönünce bu konuda eğitmenlik bile yapmıştı.

"Denizler" Filistin'de eğitim görüp Türkiye'ye gelmişler ve bugün PKK'nın yaptığı gibi kanlı terör faaliyetleri yürütmek istemişlerdir.

Deniz Gezmiş Filistin'den Türkiye'ye döndükten sonra ODTÜ'yü kendisine üs olarak seçmiş ve diğer terörist arkadaşlarıyla burada kandırdıkları gençlere terör dersi vermiştir. Hem teorik hem de pratik eğitim alan Deniz Gezmiş gerilla kamplarında öğrendiği adam öldürme, sabotaj, suikast ve diğer terör çeşitlerini ODTÜ arazisi içinde arkadaşlarına da öğretmiştir.

Beynelmilel komünizmin etkisinde kalarak kandırılan Deniz Gezmiş ve arkadaşları Türkiye cumhuriyeti devletine olan isyanlarını "Türkiye Amerikan emperyalizminin sermaye, askerî kontrol ve kısmen işgali altındadır"[1] sözleriyle dile getiriyorlardı. Siyasal iktidarı ele geçirmek için "politikleşmiş askerî güç" kullanılması taraftarı olan bu grup aynı zamanda, Türkiye'deki bütün olumsuzlukların sorumlusu olan siyasal iktidarlara karşı legal ve demokratik yollarla mücadele yolunun kapandığını iddia ederek silaha sarılmışlardır.

Deniz Gezmiş ve arkadaşları, uğruna öldükleri Marksist-Leninist düzeni kurmak için silahlı profesyonellerden oluşan bir örgüte ihtiyaç duymaktaydılar. Bu işi kendisi gibi Filistin El-Fetih gerillâ kamplarında eğitim gören Yusuf Aslan, Sinan Cemgil, Alparslan Özdoğan, Hüseyin İnan, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Nahit Töre tarafından kurulan THKO yapacaktır. THKO diğer Marksist-Leninist ihtilâlci sol örgütlerden farklı olarak, bir lider belirlememiş, liderin terörist eylemler esnasında kendiliğinden ortaya çıkmasını benimsemiştir. Kararların ortaklaşa alınmasını ve ortaklaşa uygulanması esasını kabul etmiştir. Şehir ve kır eşkıyalığını aynı anda benimseyerek bir arada yürüten THKO'nun şehirlerde banka soyma, fidye istemek için adam kaçırma gibi eylemleri "Deniz Gezmiş tarafından planlanıyordu."[2]

Deniz Gezmiş tarafından planlanan bu hırsızlık olaylarından elde edilecek paralar Nurhak dağları başta olmak üzere kırsaldaki eşkıyaya gönderilecekti.

"Denizlerin" en takdir (!) edilen özellikleri "emperyalizme" (!) karşı olmalarıdır(!). ABD emperyalizmine düşman ancak Marksizm-Leninizm, Sosyalizm ve Komünizme (Rus ve Çin emperyalizmine) dost olmak, emperyalizme düşman olmak anlamına gelmez. Deniz Gezmiş lise yıllarından sonra bir an bile olsun ağzından düşürmediği "kahrolsun ABD emperyalizmi" sloganını "ne ABD, ne Rusya, ne Çin, her şey milliyetçi Türkiye için" sloganı ile taçlandırılabilirdi. Fakat bunu yapmayarak "yaşasın Marksizm-Leninizm, yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği..." diyerek son nefeslerini verdiler. Oysa o dönemin en acımasız emperyalist devletleri ABD'yle birlikte Rusya ve Çin'den başkası değildi.

"Türk ve Kürt halklarının" kardeşliğinden dem vuran ve aslında belki de bugünkü bölücülerin temel sloganı sayılan sözleri söyleyen, ABD emperyalizmi altında inim inim inlediğini iddia ettiği Vietnam, Küba, Kore, Kamboçya vs. için ağıtlar yakıp, Rusya ve Çin'i görmezden gelenler böyle yaparak emperyalizme düşman olunmayacağını bilmeliydiler. Eğer bugün kahraman yapılmaya çalışılan "Denizler" o yıllarda insanlık tarihinin gördüğü en barbar, en vahşi, en korkunç, en kanlı, en hayvansal vs. rejimi altında katledilen "esir Türkleri" de savunabilseydi, işte belki o zaman "Denizler" için antiemperyalist düşüncelerin yılmaz savunucularıydı denilebilirdi. Komünizm altında can çekişen Azerbaycan, Kırım, Kazak, Kırgız, Özbek ve tüm Asya Türkleri ile Irak ve Suriye gibi güdümlü ülkelerdeki Türk varlığı ağızlara alınmazken, ülkücüler bunları dile getiriyor ve "Denizler" tarafından "Faşistlikle" suçlanıyorlardı. Çin esareti altında "Çin işkencelerinin" en ölümcülleriyle tanışan Uygur Türkleri yok sayılırken, Sincan Özerk Bölgesi değil "Doğu Türkistan" dediğimizde yine bu kesim tarafından saldırılara uğruyorduk.

Hadi bütün bunları geçelim, oralar uzak, "Denizlerin" siyasi ufku oraları anlamaya yetmezdi diyelim. Peki, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının en önemli eylemlerinden biri olarak kabul edilen ve 30 Ekim 1968'de Samsun'dan başlatılan "2.Milli Kurtuluş Savaşı" adlı yürüyüşte meydana gelenlere ne diyeceğiz? Samsun'da Atatürk anıtına çelenk konulması ile başlayan bu yürüyüş 10 Kasım'da Anıtkabir'de sona erecekti. Yürüyüş güzergâhı olarak Atatürk'ün kurtuluş savaşında izlediği yol seçilmişti. Yürüyüşe 22 öğrenci ile 2 işçi katılıyordu.

Yürüyüş planlandığı gibi başlamıştı. Eylemciler hiçbir problemle karşılaşmadan Havza'ya kadar gelmişlerdi. Ancak Havza'da dinlenmek için verdikleri molada aralarında bir tartışma çıkıyordu.

"Yürüyüşün geri kalan kısmında Türk bayrağı ile mi yoksa bayraksız mı devam edileceği" konusunda çıkan tartışmada antiemperyalist (!), Türkiye sevdalısı (!), Atatürkçü (!) Deniz Gezmiş'in dediği olmuş ve Türk bayrağı yürüyüşten çıkarılmıştı. [3]

İşte size bir "asker kaçağı" [4] da olan antiemperyalist Deniz Gezmiş!

Emperyalizme karşı kazandığımız hürriyetimizin sembolü olan bayrağımıza bile tahammülü yok!

Deniz Gezmiş'in Türk bayrağına karşı takındığı tavır Yürüyüşçülerden bir kaçının tepki olarak yürüyüşü terk etmesine neden olmuş ancak yürüyüş buna rağmen devam etmiştir. Bazı yazarlar bu konuda ayrıntıya girmeden (belki de bu bayrak hazımsızlarını korumak ve deşifre etmemek için) "yürüyüşü düzenleyen örgütler arasında anlaşmazlıklar çıktı" [5] diyerek olayı örtbas etmişlerdir. "Denizlerin" bayrağımıza karşı takındıkları bu çirkin tutumu dile getirenler, bunları aklamaya çalışanlarca tepkiyle karşılanmış, reddedilmiştir. Hatta bazıları o yürüyüşte Deniz Gezmiş'in Türk bayrağı ile çekilmiş fotoğrafları olduğunu iddia etmiştir. Eğer bu doğruysa büyük bir ihtimalle yürüyüşün Havza'ya kadar olan kısmında çekilmiştir.

Deniz Gezmiş ve arkadaşları kaçınılmaz sonlarına doğru hızla yol alırken onları ipe götürecek eylemlerden birini de dava arkadaşlarından Mahir Çayan ve ekibi gerçekleştiriyordu. Emperyalizme (sadece ABD emperyalizmine) düşman Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının İş bankası Emek (Ankara) şubesini soymaları THKP-C ve Mahir Çayan'a ilham kaynağı olmuştur. Bundan cesaret ve ilham alan Mahir Çayan ve arkadaşları da hemen bir çalışma yaparak soyabilecekleri korumasız bir banka aramaya koyulurlar. Aranan banka Ziraat Bankası Küçükesat (Ankara) şubesi idi. Yapılan plan gereği bu soygunu Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Hüseyin Cevahir ve özellikle Hüdai Arıkan'dan oluşan terör grubu gerçekleştirecekti. Bu soygunda Deniz Gezmiş'e benzemesi sebebi ile özellikle Hüdai Arıkan yer almıştır. Soygun saatini unutan (!) Mahir Çayan'ın katılmadığı bu eylem başarıyla tamamlanmış ve ertesi günkü gazetelere soyguncuların kimlikleri (!) açık seçik yansımıştı. Banka görevlilerinin ifadelerine göre vezneden parayı alan uzun boylu kişinin Deniz Gezmiş olduğu iddia ediliyordu.

Böylece gazetelere yansıdığı kadarıyla soygun Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının üzerine kalıyordu. Bu soygundan sonra üzerlerindeki baskıyı azaltmak ve dikkatleri başka tarafa çekmek isteyen Mahir Çayan ve ona bağlı olan terör grubu bu amacına ulaşmış ve boyu posu Deniz Gezmiş'e benzeyen Hüdai Arıkan sayesinde bu soygunu Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yaptığına herkes inanmıştı. Böylece bir devrimci (!) yaptığı hırsızlığı bir başka devrimcinin (!) üzerine atarak arkadaşının ipe bir adım daha yaklaşmasına sebep oluyorlardı. Bu durum her iki taraf için de kötü bir durumdur. Yapan ve başkasının üzerine atan grup yani Çayan ve arkadaşları, yaptıkları eylemleri sahiplenecek cesaretten yoksun kişilerdir. Deniz Gezmiş ve arkadaşları ise yapmadıkları eylemleri sahiplenerek sahte kahramanlık elde etmişlerdir. Ancak Mahir Çayan ve çetesinin Deniz Gezmiş'in idam edilmesine katkı sağladığı bir gerçektir. Yıllardır devleti ve başka odakları bu idamlarla ilgili olarak sürekli suçlayan ve baskı altında tutan çevreler artık çok sevdikleri (!) Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın katillerini Mahir Çayan ve çetesi içinde aramalıdırlar. Bu konuda Necmettin Hacıeminoğlu bakın neler söylüyor:

"Ulaştırma bakanı Seyfi Öztürk İ.Ü. Fen Fakültesinde bir konuşma yaparken Deniz Gezmiş ve arkadaşları tarafından yuhalanır ve hakaret edilir. Olay mahkemeye intikal eder. Ancak bu çocuklar beraat eder.Suç işlenen yer üniversite, suç işleyenler de öğrenci olduğu için üniversite idaresinin ceza vermesi gerekirdi. O da olmadı. Aksine bir kısım öğretim üyesi ve basın mensubu Deniz Gezmiş'i alkışladı.

Daha sonra, İ.Ü.Hukuk Fakültesi Dekanı Orhan Aldıkaçtı'ya makamında tabanca çeken Deniz Gezmiş polisler tarafından suçüstü yakalanmasına rağmen mahkemede beraat ettirildi. Böylece Deniz gazete sütunlarındaki şöhretli yerini alıyor, bazı öğretim üyeleri ondan Denizciğim diye bahsediyorlardı.

Bir başka sefer Deniz, Yıldız'da dürbünlü tüfekle yakalandı. Fakat bu suçtan da ceza almadan kurtuldu.

Ankara'da ÖDTÜ'de karargâh kurdu. Rektör Erdal ile senli benli Arkadaş oldu... Artık yüksek tirajlı gazetelerde boy boy fotoğrafları çıkıyordu...

Sosyete kadınları ona âşık olmaya başlamıştı. Binlerce insan Deniz Gezmiş bu gece de bizim evde saklansa diye iç geçiriyordu. Nitekim arandığı zamanlarda geceleri ünlülerin evinde kalıyordu. Bir kısım 12 Martta tutuklanan nice profesör, politikacı, artist ve subay Deniz'i devletin güçlerine karşı aylarca saklamıştı...

Şimdi anlaşıldı mı Deniz'in katilleri."[6]

Deniz Gezmiş o dönemde kendisine gösterilen sahte sevgi ile coşuyor, coştukça şımarıyor ve fevri hareket ediyordu. Marksist-Leninist ideolojinin tek sözcüsü gibiydi. Kendisi gibi öne çıkanlardan hiç hoşlanmıyordu. Bunlar arasında TİKKO'nun kurucusu İbrahim Kaypakkaya da bulunuyordu. Deniz Gezmiş ile İbrahim Kaypakkaya arasında yaşanan ve bu iki gruba bağlı militanların birbirlerinden nefret etmelerine de neden olan bu olay şöyle gelişmişti.

İbrahim Kaypakkaya, Çapa Yüksek Öğretmen Okulunda meydana gelen bir olay nedeniyle tutuklanarak Sağmalcılar Cezaevine konur. Deniz Gezmiş de aynı cezaevinde tutukludur. Deniz, Öğrenci hareketleri nedeniyle cezaevine gelen gençlerle sabahları spor, akşamları ise teorik eğitim yapmaktadır. Deniz 1.91 boyunda, İbo ise ondan daha küçüktür. İbrahim Kaypakkaya Fikirlerini belirtir. Fikirlerini belirttiği için karşı taraf rahatsızlıkla karşılar ve uyarı yapar. Uyarılara aldırmaz ve bir kaç kez aynı şekilde Fikirlerini belirtir. Vural Yıldırımoğlu, İbo'nun yanına gelerek, "Bak bunlar dev gibi, bunlarla tartışma. Eşit değilsiniz", der. Devamında Deniz ile İbrahim, "Sosyal emperyalizm konusunda tartışmaya girer. Deniz, "Sosyalizme soldan ihanet ediyorsunuz", der. İbo, "Sosyal emperyalizmi sosyalizm olarak gösterenlerdir sosyalizme asıl ihanet edenler", deyince, Deniz, sinirlenip İbo'ya bir yumruk atar.

Bir başka olay ise Deniz Gezmiş ve Perinçek grubu arasında yaşanır. Olay 5 Haziran 1970'de meydana gelir. PDA yandaşlarının yayım ve tutumlarından hoşlanmayan Deniz Gezmiş, PDA'nın İstanbul'daki bürosunu basarak "devrimci şiddet" uygular. Bunun üzerine PDA bir bildiri yayımlayarak Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını ağır bir dille eleştirir:

"Demokratik güçlerin birbirine karşı zor kullanmasını hiçbir gerekçe ile doğru göremeyiz. Halk içindeki çelişmeleri zorbalıkla çözmeye çabalamak devrimci bir davranış olamaz. Hele bu yolda kullanılan kaba kuvveti 'devrimci şiddet' olarak nitelemek, devrimci şiddet kavramını yozlaştırmak ve ona işçi sınıfı düşmanlarının istediği anlamı vermek olur."

Deniz Gezmiş ve arkadaşları ile Doğu Perinçek ve arkadaşları arasındaki bu husumet "Denizlerin" idamlarına kadar sürer. Hatta "Denizleri" kurtarmak ve idamı engellemek için tüm örgütler seferber olurken Doğu Perinçek ve arkadaşları idamları umursamaz tavırlarla 23 Mart 1971 tarihinde "Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş arkadaşlara Açık Mektup" yazarak onların yaptıklarının ne kadar kötü olduğunu Kamuoyuna duyuruyordu. Açık mektupta "(...) Halkla sağlam devrimci bağları olmayan, halk içinde erimeyen bir grup insan, ne kadar çok ve modern silahlara sahip olursa olsun, ne kadar kişisel kahramanlık vasıfları taşırsa taşısın devrim yolunda ilerleyemez. Devrimci gençliğin içinde ve önünde yiğitçe savaştınız, halkımıza hizmet ettiniz. Bütün devrimciler gibi, hatalar yaptınız. Son birkaç ay yaptığınız işler ise, büyük hatalar taşımaktadır" denilerek yoğun bir eleştiri yağmuruna tutulmuşlardır.

Yazılacak daha çok şey var...

Bir devir anlatılırken yanlı davranışlardan kaçınmalı ve gerçekçi olunmaya gayret edilmelidir. Hele hele bunu yaparken "ülkücüleri" karalamak ve "yaşasın Marksizm-Leninizm" diye son nefesini verenleri antiemperyalist ilan etmek akıllara ziyandır. Bu dönemin ülkücü mücadelesi film olursa eminim ki birçok kahraman çıkacaktır. Ama kimse "Denizlerden" bir kahraman çıkarmaya kalkmasın...

Çünkü değiller!

Birol CEVİZOĞLU

27.05.2008,

Ankara

[1] Aclan Sayılgan, Türkiyede Sol Hareketler, sh, 544

[2] Emin Demirel, Terör, sh, 129

[3] Nurettin Çalışkan, ODTÜ Tarihçe, sh, 53

[4] Beyaz Kitap, Türkiye Gerçekleri ve Terörizm, Ankara 1973, sh, 30

[5] Alpay Kabacalı, Türkiye'de Gençlik Hareketleri, sh, 213

[6] Necmettin Hacıeminoğlu, Deniz Gezmiş'in Katilleri, Hergün Gazetesi, , 9 Mayıs 1977

http://www.turkocagi.org.tr/index.php?o ... Itemid=274

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 26 Mar 2012, 19:24 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
‘Üç Fidan’a İade-i İtibar
26 Mart, 2012 - 13:12
Resim
CHP, devrimci öğrenci liderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın asılmasına neden olan kanunun yürürlükten kaldırılmasını istedi.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, ''Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın Ölüm Cezalarının Yerine Getirilmesine Dair Kanun''un, yürürlükten kaldırılması için kanun teklifi verdi.

Tanal'ın sunduğu teklifin gerekçesinde, kimseyi öldürmeyen ya da yaralamayan Gezmiş, Aslan ve İnan'ın, ''Anayasa'yı zorla değiştirme'' suçlaması ile Meclis tarafından yanlış ve siyasi bir kararla idam cezalarının infaz edildiği belirtildi.

Verilen idam kararının toplum vicdanında yıllardır kapanmayan yaralar açtığı ve telafisi imkansız sonuçlar doğurduğu kaydedildi.
'ONLARIN BU TOPLUMDA ZATEN İTİBARI VAR'

Kanun teklifi ile Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının itibarlarının iadesinin amaçlandığı belirtilen gerekçede, ''Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Anayasa'ya tam bağımlılık ve tam bağımsız Türkiye için mücadele etmiştir. Onların zaten bu toplumda çok iyi bir itibarları vardır'' ifadelerine yer verildi.

Devrimci öğrenci liderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972’de idam edilmişti.

Kaynağı.

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 26 May 2012, 18:14 
Yeni Üye

Kayıt: 26 May 2012, 17:59
İleti: 5
Ulan filistinde eğitim aldı diyorsunuz silahlandı diyorsunuz cahil insanlar 68 kuşağında ilk silahlanan ülkücülerdir ülkücü komondolar kamplarda eğitm alan devletin maşalığını yapan ülkücü vatan severler sizmisiniz vatanını milletini seven ne kadar bilgin var denizlerle ilgili ve onların verdiği mucadele ile ilgili Türk bayrağını MUSTAFA KEMAL yürüşünde çıkardılar diyorsun ah be cahil Denizler ve arkdaşları her geçtiği güzerhadaki trenler kuleler binalar vb.. gibi emperyalist ülkelerin bayrakları olan yerlere o bayrakları indirip Türk bayrağını asmışlardır Deniz'in arkadaşı yapılan bir belgeselde amaçlarını anlatıyor onların bu ülkeye komünizmi getirme ihtilal yapma gibi amaçları yoktu istekleri tam bağımsız bir ülke istmeleriydi Deniz'leri asan zihniyet şudur:Yassıadadaki 3 idama 3 idam Süleyman Demirel bunu açık açık söyledi bizde soldan 3 tane asalımda görsünler diye Deniz'in Yusuf'un Hüseyin'in yattığı cezaevindeki bir subaydı helhalde her neyse bir rütbeli asker asılmaların nedini açıklıyor gelecek nesillere ders olsun diye gelecek nesiller bir daha ayaklanmasın olanlara ses çıkarmasın diye denizler silahlanmıştır ancak hiç bir askere polise veya görevliye ateş etmemişleridir Mahir Çayan ve arkadaşları Kızılderede katledilirken bile silahlarını ya yere yada havaya doğrutmuşur yani arkadaş sağcısı solcusu bu ülke için çalışan atatürke yakışan biri olan her insanı yoldaşım kardeşim bilirm bu olay sağ,sol meselesi değil emin ol biz burda birbirimeze düşeriz üsteki adamlar burdan rant sağlar senin görüşün farklı benim görüşüm farklı ben sizin başbuğunuza saygı duymak zorundayım sizde Deniz'lere saygı duymak zorundasınız ne olursa olsun o dönem 68 ler 80 ler tarih sayfamıza kara bir lekedir
keşke yaşanmasaydı sağdan soldan gencecik çocuklar ölmeseydi.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 04 Tem 2012, 18:47 
Kıdemli Üye

Kayıt: 04 Tem 2012, 18:21
İleti: 1822
Siz sosyalistler ve Emperyalizm tragedyaları.Amerika'nın sisteminin mükemmel olmadığını biliyorum fakat vahşi yerel sistemlerin kendi halklarına yaptıklarına bağımsızlık yaftası yapıştırılamaz.Rus emperyalizmi ise yapısı itibariyle daha Amerika'dan daha çekici değil.Atatürk gibi saygıdeğer bir lider yeniden gelip sizi toparlayıp doğru yönlendirene kadar yaplıcak tek mantıklı şey Neo-Osmanlıcı ''yeşil emperyalistlerin'' bu ülkeyi yüzde yüz kontrol etmesini engellemektir.Bu konuda Kemalist(Asla kendi ismine ideoloji uyduracak kadar egoist bir lider olmadı) kuruntulu gençliğin ve beyaz yakalı liberallerin ülkedeki dengeyi batıya çevirmesi kilit önem taşıyor.

_________________
Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Arkadaş, sizinle aynı düşmanlara sahip olandır.

Önemsemediğimiz özgürlükler için direnmediğimiz sürece diktatörler tarafından yönetilmeye mahkümuz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 05 Tem 2012, 15:19 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
John Smith yazdı:
Siz sosyalistler ve Emperyalizm tragedyaları.Amerika'nın sisteminin mükemmel olmadığını biliyorum fakat vahşi yerel sistemlerin kendi halklarına yaptıklarına bağımsızlık yaftası yapıştırılamaz.Rus emperyalizmi ise yapısı itibariyle daha Amerika'dan daha çekici değil.Atatürk gibi saygıdeğer bir lider yeniden gelip sizi toparlayıp doğru yönlendirene kadar yaplıcak tek mantıklı şey Neo-Osmanlıcı ''yeşil emperyalistlerin'' bu ülkeyi yüzde yüz kontrol etmesini engellemektir.Bu konuda Kemalist(Asla kendi ismine ideoloji uyduracak kadar egoist bir lider olmadı) kuruntulu gençliğin ve beyaz yakalı liberallerin ülkedeki dengeyi batıya çevirmesi kilit önem taşıyor.


1.Kendi adıma konuşayım,ben üçüncü dünyacıyım.Amerika'ya olduğu kadar Rusya'ya da karşıyım.
2.Kemalizm taa 1930'lardan beri kullanılan bir terimdir.Atatürk,sağlığında Kemalizm kelimesini kullanmıştır:
http://tr.wikipedia.org/wiki/La_Turquie_Kemaliste
3.Rotayı batıya değil,üçüncü dünyaya çevirmeliyiz...Bence Türkiye'ye Chavez benzeri,üçüncü Dünyacı ve anti-emperyalist bir lider lazım.

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 19 Tem 2012, 16:54 
Kıdemli Üye

Kayıt: 04 Tem 2012, 18:21
İleti: 1822
Çocukca ve birazda aşırı milliyetçi olduğu doğru ama idam edilmeleri onları kahraman yapmaya yetiyor.

_________________
Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Arkadaş, sizinle aynı düşmanlara sahip olandır.

Önemsemediğimiz özgürlükler için direnmediğimiz sürece diktatörler tarafından yönetilmeye mahkümuz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 19 Tem 2012, 16:58 
Kıdemli Üye

Kayıt: 04 Tem 2012, 18:21
İleti: 1822
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
John Smith yazdı:
Siz sosyalistler ve Emperyalizm tragedyaları.Amerika'nın sisteminin mükemmel olmadığını biliyorum fakat vahşi yerel sistemlerin kendi halklarına yaptıklarına bağımsızlık yaftası yapıştırılamaz.Rus emperyalizmi ise yapısı itibariyle daha Amerika'dan daha çekici değil.Atatürk gibi saygıdeğer bir lider yeniden gelip sizi toparlayıp doğru yönlendirene kadar yaplıcak tek mantıklı şey Neo-Osmanlıcı ''yeşil emperyalistlerin'' bu ülkeyi yüzde yüz kontrol etmesini engellemektir.Bu konuda Kemalist(Asla kendi ismine ideoloji uyduracak kadar egoist bir lider olmadı) kuruntulu gençliğin ve beyaz yakalı liberallerin ülkedeki dengeyi batıya çevirmesi kilit önem taşıyor.


1.Kendi adıma konuşayım,ben üçüncü dünyacıyım.Amerika'ya olduğu kadar Rusya'ya da karşıyım.
2.Kemalizm taa 1930'lardan beri kullanılan bir terimdir.Atatürk,sağlığında Kemalizm kelimesini kullanmıştır:
http://tr.wikipedia.org/wiki/La_Turquie_Kemaliste
3.Rotayı batıya değil,üçüncü dünyaya çevirmeliyiz...Bence Türkiye'ye Chavez benzeri,üçüncü Dünyacı ve anti-emperyalist bir lider lazım.

1-Atatürk uydurmadı o terimi.Bakanlık uydurmuş.Atatürk bu konuda Chp programı terimini kullanıyordu.
2-Chavez Ahmedinejad ile iyi geçiniyordu.Hani şeriatçı olanla.Amerika'nın sorunu kendi şirketlerini kontrol altına alamaması.Onun dışında Ortadoğu'ya yaptığı müdehaleleri kendi çıkarları doğrultusunda benim de tanımadığım bazı devletelere karşı yaptı.Amerika'nın çıkarlarını umursamasamda bölge devletleriyle ilgili ciddi sorunlarım var.Kısacası düşmanınım düşmanı...
Not:Amerika Emperyalist değil Globalist bir devlettir.Genişlemeyle değil siyasi ağlarla ve mütefiklerle global çıkarlarını korur.Emperyalizm kralık Fransası veya demorkasi öncesi İngiltere örnek olabilir.Rusya ise Revizyonist bir devlettir.İran gibi.İdeoloji satar.

_________________
Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Arkadaş, sizinle aynı düşmanlara sahip olandır.

Önemsemediğimiz özgürlükler için direnmediğimiz sürece diktatörler tarafından yönetilmeye mahkümuz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 08 Ağu 2012, 11:17 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 Tem 2012, 11:53
İleti: 20
Konum: İzmir
Deniz gezmiş bankaya soymuş , kurşun sıkmış da bilmem ne. Hep çay ocaklarında öğrenip , beyinlerinde kalıplaşan kelimeleri söylemenizden sıkıldım :) .. Deniz gezmiş,Amerikan bankasını soymuştur. Ülkemde niye amerikancılar var diye sorcağınıza, banka soydu diye basitleştiren varlıksızlar var! Hiçbir polisi, askeride vurmamışlardır. 3 Amerikan askerini rehin aldıklarında, onları bile öldürmemişlerdir. Mahir çayan ve arkadaşlarıda öyledir. Hiçkimseyi vurmamışlardır.

_________________
Dünyanın bütün işçileri birleşiniz...
Yaşasın komünizm !


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 08 Ağu 2012, 12:48 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
John Smith yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
John Smith yazdı:
Siz sosyalistler ve Emperyalizm tragedyaları.Amerika'nın sisteminin mükemmel olmadığını biliyorum fakat vahşi yerel sistemlerin kendi halklarına yaptıklarına bağımsızlık yaftası yapıştırılamaz.Rus emperyalizmi ise yapısı itibariyle daha Amerika'dan daha çekici değil.Atatürk gibi saygıdeğer bir lider yeniden gelip sizi toparlayıp doğru yönlendirene kadar yaplıcak tek mantıklı şey Neo-Osmanlıcı ''yeşil emperyalistlerin'' bu ülkeyi yüzde yüz kontrol etmesini engellemektir.Bu konuda Kemalist(Asla kendi ismine ideoloji uyduracak kadar egoist bir lider olmadı) kuruntulu gençliğin ve beyaz yakalı liberallerin ülkedeki dengeyi batıya çevirmesi kilit önem taşıyor.


1.Kendi adıma konuşayım,ben üçüncü dünyacıyım.Amerika'ya olduğu kadar Rusya'ya da karşıyım.
2.Kemalizm taa 1930'lardan beri kullanılan bir terimdir.Atatürk,sağlığında Kemalizm kelimesini kullanmıştır:
http://tr.wikipedia.org/wiki/La_Turquie_Kemaliste
3.Rotayı batıya değil,üçüncü dünyaya çevirmeliyiz...Bence Türkiye'ye Chavez benzeri,üçüncü Dünyacı ve anti-emperyalist bir lider lazım.

1-Atatürk uydurmadı o terimi.Bakanlık uydurmuş.Atatürk bu konuda Chp programı terimini kullanıyordu.
2-Chavez Ahmedinejad ile iyi geçiniyordu.Hani şeriatçı olanla.Amerika'nın sorunu kendi şirketlerini kontrol altına alamaması.Onun dışında Ortadoğu'ya yaptığı müdehaleleri kendi çıkarları doğrultusunda benim de tanımadığım bazı devletelere karşı yaptı.Amerika'nın çıkarlarını umursamasamda bölge devletleriyle ilgili ciddi sorunlarım var.Kısacası düşmanınım düşmanı...
Not:Amerika Emperyalist değil Globalist bir devlettir.Genişlemeyle değil siyasi ağlarla ve mütefiklerle global çıkarlarını korur.Emperyalizm kralık Fransası veya demorkasi öncesi İngiltere örnek olabilir.Rusya ise Revizyonist bir devlettir.İran gibi.İdeoloji satar.


1.Atatürk'ün döneminde CHP'nin parti programında da Kemalizm,"Kamâlizm" olarak geçiyordu.Demek ki onayı vardı.
2.Chavez başka kim ile iyi geçinecek?En büyük Amerikan karşıtı devletlerden biri de İran.Ayrıca bölge ülkeleri ile sorunun olabilir ama hiçbir yönetim,Amerikan işgali kadar kötü olamaz...
3.Amerika hâlâ Emperyalisttir...Latin Amerika'da sayısız askeri müdahalede bulunan,Vietnam,Afganistan ve Irak'ı işgal eden kim?

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 11 Ağu 2012, 16:24 
Kıdemli Üye

Kayıt: 04 Tem 2012, 18:21
İleti: 1822
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
John Smith yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
John Smith yazdı:
Siz sosyalistler ve Emperyalizm tragedyaları.Amerika'nın sisteminin mükemmel olmadığını biliyorum fakat vahşi yerel sistemlerin kendi halklarına yaptıklarına bağımsızlık yaftası yapıştırılamaz.Rus emperyalizmi ise yapısı itibariyle daha Amerika'dan daha çekici değil.Atatürk gibi saygıdeğer bir lider yeniden gelip sizi toparlayıp doğru yönlendirene kadar yaplıcak tek mantıklı şey Neo-Osmanlıcı ''yeşil emperyalistlerin'' bu ülkeyi yüzde yüz kontrol etmesini engellemektir.Bu konuda Kemalist(Asla kendi ismine ideoloji uyduracak kadar egoist bir lider olmadı) kuruntulu gençliğin ve beyaz yakalı liberallerin ülkedeki dengeyi batıya çevirmesi kilit önem taşıyor.


1.Kendi adıma konuşayım,ben üçüncü dünyacıyım.Amerika'ya olduğu kadar Rusya'ya da karşıyım.
2.Kemalizm taa 1930'lardan beri kullanılan bir terimdir.Atatürk,sağlığında Kemalizm kelimesini kullanmıştır:
http://tr.wikipedia.org/wiki/La_Turquie_Kemaliste
3.Rotayı batıya değil,üçüncü dünyaya çevirmeliyiz...Bence Türkiye'ye Chavez benzeri,üçüncü Dünyacı ve anti-emperyalist bir lider lazım.

1-Atatürk uydurmadı o terimi.Bakanlık uydurmuş.Atatürk bu konuda Chp programı terimini kullanıyordu.
2-Chavez Ahmedinejad ile iyi geçiniyordu.Hani şeriatçı olanla.Amerika'nın sorunu kendi şirketlerini kontrol altına alamaması.Onun dışında Ortadoğu'ya yaptığı müdehaleleri kendi çıkarları doğrultusunda benim de tanımadığım bazı devletelere karşı yaptı.Amerika'nın çıkarlarını umursamasamda bölge devletleriyle ilgili ciddi sorunlarım var.Kısacası düşmanınım düşmanı...
Not:Amerika Emperyalist değil Globalist bir devlettir.Genişlemeyle değil siyasi ağlarla ve mütefiklerle global çıkarlarını korur.Emperyalizm kralık Fransası veya demorkasi öncesi İngiltere örnek olabilir.Rusya ise Revizyonist bir devlettir.İran gibi.İdeoloji satar.


1.Atatürk'ün döneminde CHP'nin parti programında da Kemalizm,"Kamâlizm" olarak geçiyordu.Demek ki onayı vardı.
2.Chavez başka kim ile iyi geçinecek?En büyük Amerikan karşıtı devletlerden biri de İran.Ayrıca bölge ülkeleri ile sorunun olabilir ama hiçbir yönetim,Amerikan işgali kadar kötü olamaz...
3.Amerika hâlâ Emperyalisttir...Latin Amerika'da sayısız askeri müdahalede bulunan,Vietnam,Afganistan ve Irak'ı işgal eden kim?

1-Kemalizm 1934'de Fransa'da dağıtılan propaganda kitaplarında başlamıştır.Kemal ismi kağıt üstünde vardı.Atatürk veya akraba-arkadaşlarından hiçbiri ona bu isimle seslenmiyordu.Zamanla devlet propagandası için kullanılmaya başlamıştır.Atatürk ilk beş maddeyi yazdığından CHP açılışına kadar öyle bir kavram kullanılmamıştır.O kadar da önemli değil.
2-Zamanınında Ortdoks papazında dediği gibi şeriat kavuğunu görmektense yıldız ve çizgileri yeğlerim.Amerika'nın sorunları İran-Kuzey Kore gibi devletlerinkinden kat be kat az.
3-Ona bakarsan biz de Kuzey Kıbrıs'ı işgal ettik,Irağa syaısız müdehale.ABD o müdehaleleri müttefiklerini korumak amacıyla yaptı.Afganistan'ı birlikte işgal ettik ki Afganistan'a karşı değil Taliban'a karşı bölge hükümetinin desteğiyle savaş verilmiştir.Petrol için diyorsunuz petrolü sırtlayıp ta getirmedi ki.Petrolü şeritaçılardan alıp güvendiği yerli-yabancı şirketlere paylaştırdı.

_________________
Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Arkadaş, sizinle aynı düşmanlara sahip olandır.

Önemsemediğimiz özgürlükler için direnmediğimiz sürece diktatörler tarafından yönetilmeye mahkümuz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Deniz Gezmiş Gerçeği./‘Üç Fidan’a İade-i İtibar.
İletiTarih: 14 Ağu 2012, 00:31 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
John Smith yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
John Smith yazdı:
Mirza Sultan Galiyev yazdı:
1.Kendi adıma konuşayım,ben üçüncü dünyacıyım.Amerika'ya olduğu kadar Rusya'ya da karşıyım.
2.Kemalizm taa 1930'lardan beri kullanılan bir terimdir.Atatürk,sağlığında Kemalizm kelimesini kullanmıştır:
http://tr.wikipedia.org/wiki/La_Turquie_Kemaliste
3.Rotayı batıya değil,üçüncü dünyaya çevirmeliyiz...Bence Türkiye'ye Chavez benzeri,üçüncü Dünyacı ve anti-emperyalist bir lider lazım.

1-Atatürk uydurmadı o terimi.Bakanlık uydurmuş.Atatürk bu konuda Chp programı terimini kullanıyordu.
2-Chavez Ahmedinejad ile iyi geçiniyordu.Hani şeriatçı olanla.Amerika'nın sorunu kendi şirketlerini kontrol altına alamaması.Onun dışında Ortadoğu'ya yaptığı müdehaleleri kendi çıkarları doğrultusunda benim de tanımadığım bazı devletelere karşı yaptı.Amerika'nın çıkarlarını umursamasamda bölge devletleriyle ilgili ciddi sorunlarım var.Kısacası düşmanınım düşmanı...
Not:Amerika Emperyalist değil Globalist bir devlettir.Genişlemeyle değil siyasi ağlarla ve mütefiklerle global çıkarlarını korur.Emperyalizm kralık Fransası veya demorkasi öncesi İngiltere örnek olabilir.Rusya ise Revizyonist bir devlettir.İran gibi.İdeoloji satar.


1.Atatürk'ün döneminde CHP'nin parti programında da Kemalizm,"Kamâlizm" olarak geçiyordu.Demek ki onayı vardı.
2.Chavez başka kim ile iyi geçinecek?En büyük Amerikan karşıtı devletlerden biri de İran.Ayrıca bölge ülkeleri ile sorunun olabilir ama hiçbir yönetim,Amerikan işgali kadar kötü olamaz...
3.Amerika hâlâ Emperyalisttir...Latin Amerika'da sayısız askeri müdahalede bulunan,Vietnam,Afganistan ve Irak'ı işgal eden kim?

1-Kemalizm 1934'de Fransa'da dağıtılan propaganda kitaplarında başlamıştır.Kemal ismi kağıt üstünde vardı.Atatürk veya akraba-arkadaşlarından hiçbiri ona bu isimle seslenmiyordu.Zamanla devlet propagandası için kullanılmaya başlamıştır.Atatürk ilk beş maddeyi yazdığından CHP açılışına kadar öyle bir kavram kullanılmamıştır.O kadar da önemli değil.
2-Zamanınında Ortdoks papazında dediği gibi şeriat kavuğunu görmektense yıldız ve çizgileri yeğlerim.Amerika'nın sorunları İran-Kuzey Kore gibi devletlerinkinden kat be kat az.
3-Ona bakarsan biz de Kuzey Kıbrıs'ı işgal ettik,Irağa syaısız müdehale.ABD o müdehaleleri müttefiklerini korumak amacıyla yaptı.Afganistan'ı birlikte işgal ettik ki Afganistan'a karşı değil Taliban'a karşı bölge hükümetinin desteğiyle savaş verilmiştir.Petrol için diyorsunuz petrolü sırtlayıp ta getirmedi ki.Petrolü şeritaçılardan alıp güvendiği yerli-yabancı şirketlere paylaştırdı.


1.Ama farkettiysen "Atatürkçülük" kavramından önce Kemalizm vardı.O yüzden Kemalizmi kullanmayı tercih ederim.
2.Şeriatçı olalım diyen yok,diplomasi ayrı birşeydir.
3.Kuzey Kıbrıs ve Irak'a yapılan müdaheleler aslında bizim iç meselelerimiz olan olayların dışa yansıması sonucudur.Afganistan'ı Amerika'nın işgalinin nedenlerinden biri ise afyon piyasasına hakim olmaktır.Kraliçe Viktorya'dan beri hiçbir şey değişmedi,hâlâ emperyalistler baş uyuşturucu satıcılarıdır.

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 7 sayfadan 6. sayfa   [ 100 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.