Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 16:35


Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 3. sayfa   [ 62 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 24 May 2011, 15:05 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334

redyellow yazdı:
eeee hani nerede "herkes kendi dilinden ibadet yapmakta serbesttir" diye bir şey?

Arkadaş okuman yazman mı yok şu ayetleri okusana

(Allah’ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.(İbrahim-4)

Bu Kuran insanlara bir ...açıklama, sakınanlara yol gösterme ve öğüttür.(Ali İmran-138)

(Resûlüm!) Biz Kur’an’ı, sadece, onunla Allah’tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık.(Meryem-97)

Eğer biz onu, yabancı dilden bir Kur’an kılsaydık, diyeceklerdi ki: Ayetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalı değil miydi? Arab’a yabancı dilden (kitap) olur mu? De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara uzak bir yerden bağırılıyor (da Kur’an’da ne söylendiğini anlamıyorlar.)Fussilet 44

Biz onu (Kur’an’ı), öğüt alalar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. (Duhan-58)

Biz Kuran’ı arapça bilmeyen kimselerden birine indirse idik de o bunları okusa idi, yine de ona inanmazlardı (Şu’ara 198-9)

Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, vardır. (Ala-18)

O, şüphesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardır.( Şuara-196)

Biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur’an kıldık. (Zuhruf-3)

Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik (Yusuf-2)

O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıd...ır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır. (Rum-22)

Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -NE SÖYLEDİĞİNİZİ BİLİNCEYE kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır. (Nisa-43)
Gecenin yarısını ayakta ol yahut bundan biraz eksilt!.Yahut buna biraz ekle! Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku! Müzzemmil 3 ve 4.

Bu, insanlara bir açıklama, korunup sakınanlara da bir öğüt ve kılavuzdur. Ali İmran-138

Ey insanlar! İşte, size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, inananlara bir kılavuz ve bir rahmet geldi. Yunus-57

Saygıyla ürperene bir hatırlatma,düşündürme,öğüt verme olsun diye indirdik. Ta-ha 3

Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı,bir düşündürücü,bir şeref, bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız. Zuhruf-44

Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir. Kalem-52

Bu, bir öğüt verici, düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru, bir yol edinir. Müzzemmil-19

Yemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık. Yok mu araştırıp öğüt alacak? Kamer-15

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var? Kamer-17

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var? Kamer-22

Şöyle demişlerdi: "İçimizden bir tek insana mı uyacağız? Vallahi böyle bir durumda biz, sapıklık ve çılgınlık içine düşeriz."Aramızdan öğüt ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir." Kamer-24 ve 25


viewtopic.php?f=5&t=7632

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 24 May 2011, 17:23 
Banlanmış Üye

Kayıt: 29 Mar 2010, 00:58
İleti: 394
okuyorum okuyorum bakıyorum hiç bir yerde "herkes kendi dilinden ibadet yapmakta serbesttir" diye bir şey yok.

Kuranı çarpıtmaya çalışmayın sayın arkadaşım.

ben Türkçe namaz kılmak istiyorum vs. diyebilirsin ama bunu kurana dayamaya kalkarsan yanlış yaparsın, çünkü yok öyle bir şey.

ayrıca Türkçe namaz ayrıdır Türkçe ibadet ayrıdır.

Türkçe namaz olmaz.

Ama mesela dua bir ibadettir, isteyen istediği dilden dua edebiliyor buna hayır yanlıştır diyen tek kişi bile yok.

vs.vs.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 24 May 2011, 18:51 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
redyellow yazdı:
okuyorum okuyorum bakıyorum hiç bir yerde "herkes kendi dilinden ibadet yapmakta serbesttir" diye bir şey yok.

Kuranı çarpıtmaya çalışmayın sayın arkadaşım.

ben Türkçe namaz kılmak istiyorum vs. diyebilirsin ama bunu kurana dayamaya kalkarsan yanlış yaparsın, çünkü yok öyle bir şey.

ayrıca Türkçe namaz ayrıdır Türkçe ibadet ayrıdır.

Türkçe namaz olmaz.

Ama mesela dua bir ibadettir, isteyen istediği dilden dua edebiliyor buna hayır yanlıştır diyen tek kişi bile yok.

vs.vs.


Of of of bu kadar körlük olmaz be kardeşim


(Allah’ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.(İbrahim-4)

Bu ayette ne4 diyor?Her peygambere kendi dilinde yolladık diyor.Yani kuran peygamberimiz arap olduğu için arapçadır


(Resûlüm!) Biz Kur’an’ı, sadece, onunla Allah’tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık.(Meryem-97

Senin dilinde indirip kolaylaştırdık.Kuran anlayasınız diye kolaylaştırdık sizin dilinizde yolladık diyor

Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik (Yusuf-2)

Çok açık ve net bir ayet değil mi?

Ayetlerin hepsinde kavminizin dilinde yolladık.Anlayasınız diye kendi dilinizde yolladık diyor. Bu kitabı öğüt olsun diye yolladık diyor. Kuranda öncelikli amaç anlamaktır.müzzemmil suresinde anlayarak yavaş yavaş oku diyor.diğer ayetlerde anlayasınız diye diyor. Ben Türk olarak neden kendi dilimde öğrenmeyim?Bırakın bu arap milliyetçiliğini.Sizin emevi zihniyeti cennet diline de arapça demişti.Ayetleri anlamaktan acizsin ismin red yellow ve sen milli görüşçüsün öyle mi? :lol: :lol:


Kur’ân-ı Kerîm Kureyş lehçesi ile inmiştir. Bu lehçeyi okuyamayan Araplar, Hz. Peygamber’e başvurmuş ve kendi lehçeleri ile Kur’ân okunmasında dinsel sakınca bulunup bulunmadığını sormuşlar. Hz. Peygamber başvuranlara kendi lehçeleri ile Kur’ân okuyabileceklerini söylemiştir. Bundan sonra da birkaç lehçe ile Kur’ân okunmaya başlanmıştır. [1]
İmâm Buhârî Hz. Peygamber’in bu sünnetinden hareketle şunları yazmıştır: “Arapların Kur’ân’ı değişik lehçelerle okuması câiz ise başka milletlerin de kendi dillerindeki çeviriyi okumaları câizdir.” [2]
Sükûtî Sünnet Kur’an’ın Çevirisine İzin Vermektedir.
“İranlılar Selman-ı Fârisî’den, Kur’ân’ın birinci sûresi olan Fâtiha’yı Acemce (Farsça) yazıp kendilerine göndermesini istemişler. Selman’da bu sûreyi Acemce yazıp kendilerine göndermiş ve bunlar dilleri Arapçaya yatıncaya kadar namazlarda Fâtiha’yı Farsça okumuşlardır.” [3]
Selman-ı Fârisî hakkında Hazret-i Peygamber şunları buyurmaktadır:
“Ruhum elinde olan Rab Teâla’ya yemin olsun! Eğer ilim Süreyya (Ülker) Yıldızı’na asılmış olsa, Fâris’ten (yetişecek) kimseler ona yine de ulaşırlar.”

İmâm-ı A’zam Ebû Hanife ve Hanefîlik, Anadilde İbadete İzin Veriyor mu?[/b]

Türk ve İslâm dünyasının büyük bir bölümü, İmâm-ı A’zam Ebû Hanife’ye bağlıdır. O’nun fetvaları Hanefî Mezhebi’ne bağlanan Müslümanlar için bir buyruktur. Bu nedenle Ebû Hanife’nin anadilde ibadetle ilgili görüşünü, önemi nedeniyle açıklamak gereklidir.
Önceki Diyanet İşleri Başkanlarımızdan Ord. Prof. Şerâfeddîn Yaltkaya [10] ve Ord. Prof. İsmail Hakkı İzmirli [11] Ebû Hanife’nin şu fetvayı verdiğini açıklamaktadırlar: [12]
[i]“… Ebû Hanife’ye göre Kur’ân lâfız (söz) değil, belki lâfzın açıkladığı anlamdır.[13]
Bunun için Kur’ân’ın Arapça, Türkçe ve Acemce (Farsça) gibi herhangi bir dile ihtisası yoktur. Anlamdan ibaret olan Kur’ân’ın herhangi bir dil ile açıklanması müsavidir (eşittir).[14]
Ebû Hanife’nin bu konudaki (yargısının) kanıtları şunlardır:
1. “Şüphe yoktur ki Kur’ân; önden (önceden) gelip geçen peygamberlerin kitaplarında var idi.” [15]
2. “Şüphe yoktur ki bu Kur’ân; ilk kitaplarda var idi.”

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 24 May 2011, 19:50 
Banlanmış Üye

Kayıt: 29 Mar 2010, 00:58
İleti: 394
Alıntı:
Ayetleri anlamaktan acizsin ismin red yellow ve sen milli görüşçüsün öyle mi?


Yazacak fikir ve düşüncesi kalmayınca konuyu böyle kişiseleştiren birisiyle daha fazla yazışmanın anlamı yoktur.

güle güle.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 01:08 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
redyellow yazdı:
Alıntı:
Ayetleri anlamaktan acizsin ismin red yellow ve sen milli görüşçüsün öyle mi?


Yazacak fikir ve düşüncesi kalmayınca konuyu böyle kişiseleştiren birisiyle daha fazla yazışmanın anlamı yoktur.

güle güle.


Buna kaçış derler birşey dememe gerek yok ayetler ve alimlerin sözleri ortada.Yukarda yeterince açıklamışım herkes kimin fikrinin olduğunu görüyor başka birşey eklemeye lüzum yok. Aaaa bu ayetlerde ne var ki diyen ve komik olan fikirsiz olan sensin reddetmek dışında ne dedin? HİÇBİRŞEY

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 11:35 
Banlanmış Üye

Kayıt: 29 Mar 2010, 00:58
İleti: 394
hiç bir şey açıklamadın, açıkladığını sanıyorsun. ama açıklayamamanın verdiği acizlikle öfkelenip uslubunu bozuyorsun, daha fazla öfkelendirmemek için yazmıyorum, kaçmakla alakası yok.

yazdığın ayetlerin hiç birisinde "herkes istediği dilden ibadet yapar" diye hiç bir şey yok, sen işine geldiği gibi anlamak istiyorsun ve ayetleri çarpıtıyorsun.

Allah ıslah etsin.

Türkçe NAMAZ OLMAZ! kuranda, hadislerde vs. hiç bir yerde yoktur bu serbestlik.

İbadet ayrıdır (dua da ibadettir, Türkçe dua et, zaten edemezsin diyen de yok, hep Türkçe dua ediyoruz) ama namaz ayrıdır, Türkçe namaz olmaz.

olur diyen buyursun ispatlasın.

nokta.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 11:39 
Banlanmış Üye

Kayıt: 29 Mar 2010, 00:58
İleti: 394
Türkçe İbadet
Tarih: 12/4/1997

Son günlerde Türkçe ibadet ve özellikle Kur'an-ı Kerim'in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına dair tartışmaların yoğunluk kazanması üzerine konu Kurulumuzda görüşüldü. Yapılan inceleme ve müzakere sonunda:

Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.) Arabistan'da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O'nun tebliğ ettiği Kur'an-ı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir.

Ancak Yüce Rabbımızın bütün insanlığa son kitabı ve ebedi hitabı olan Kur'an-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapça'yı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir. Bunun gerçekleşebilmesi için de, Kur'an-ı Kerim'in bildirdiği ilahi gerçek ve öğütlerin herkese, bütün insanlığa tebliğ edilmesi, herkes tarafından öğrenilmesi, anlaşılması, üzerinde düşünülmesi, kavranması ve kalplere yerleşmesi gerekir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de:

"Bu Kur'an, bütün insanlara bir açıklama, sakınanlara yol gösterme ve bir öğüttür." (Al-i İmran, 3/138)

"Ey Peygamber, Rabbından sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun elçiliğini yapmamış olursun..." (Maide 5/67)

"Kendilerine, indirileni insanlara açıklayasın diye sana Kur'an'ı indirdik." (Nahl, 16/44)

"Bu Kur'an, ayetlerini iyiden iyiye düşünsünler, tam akıl sahipleri ibret alsınlar diye sana indirdiğimiz feyz kaynağı bir kitaptır." (Sad, 38/29)buyurulmuştur.

İfade edildiği üzere Kur'an-ı Kerim Arapçadır. Cenab-ı Hakk'ın yüce kelamı kutsal kitabımızın dilinin her müslüman tarafından bilinmesi ve anlaşılması, arzu edilen bir durum ise de, âdeten mümkün değildir. O halde Kur'an-ı Kerim'in Arapça bilmeyenlere tebliğ edilebilmesi ve onların da bu Yüce Kitapta bildirilen ilahî gerçek ve öğütleri anlayıp üzerinde düşünebilmeleri ve O'nun hidayetinden yararlanabilmeleri için, başka dillere tercüme edilmesine, kısa ve uzun açıklamalarının yapılmasına kesin ihtiyaç hatta zaruret vardır. Nitekim, İslamın ilk dönemlerinden itibaren buna ihtiyaç duyulmuştur. Ashabın ileri gelenlerinden Selman-ı Farisî'nin İranlı hemşehrilerinin isteği üzerine Fatiha Sûresini Farsçaya çevirip onlara gönderdiği bazı kaynaklarda (bk. Serahsi, el-Mebsut, I, 37, Beyrut, 1398/1978) yer almıştır. Günümüzde Kur'an-ı Kerim, dünyadaki belli başlı hemen bütün dillere çevrilmiş durumdadır. Dilimizde de yüzün üzerinde meal, terceme ve tefsiri bulunmaktadır.

Kur'an-ı Kerim'in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına gelince:

Kur'an-ı Kerim'de "Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun" (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kur'an-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir sahabiye namaz kılmayı tarif ederken "... sonra Kur'an'dan hafızanda bulunanlardan kolayına geleni oku." (Müslim, Salat, 45) buyurmuştur. Bu itibarla namazda kıraat yani Kur'an okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır.

Bilindiği üzere Kur'an, Cenab-ı Hakk'ın Hz.Muhammed (s.a,)'e Cebrail aracılığı ile indirdiği manaya delalet eden elfazın (nazm-ı münzel'in) ismidir. Sadece mana olarak değil, Resülüllah (s.a.)'in kalbine elfazı ile indirilmiştir. Bu itibarla bu elfazdan anlaşılan ve başka lafızlarla (sözlerle) ifade edilen mana Kur'an değildir. Çünkü indirildiği elfazın dışında, hatta Arapça bile olsa, başka sözlerle ifade edilen mana Cenab-ı Hakk'ın kelamı değil, mütercimin ondan anladığı yorumdur. Oysa Kur'an kavramının içeriğinde, sadece mana değil, bir rüknü olarak onun elfazı da vardır. Nitekim:

"Şüphesiz O, alemlerin Rabbı tarafından indirilmiştir. Onu Ruhu'l-emin (Cebrail), uyarıcılardan olasın diye, senin kalbine apaçık Arap diliyle indirdi." (Şuara 26/192-195)

"Böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik." (Ta-Ha 20/113)

"Korunsunlar diye dosdoğru Arapça bir Kur'an indirdik." (Zümer, 39/28)

"Bu bilen bir toplum için, ayetleri Arapça bir Kur'an olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır." (Fussilet, 41/3) gibi tam on ayrı yerde (Yusuf, 12/2; Ra'd, 13/37; Nahl, 16/103; Şura, 42/7; Zuhruf, 43/3; Ahkaf, 46/12) nazm-ı münzel'in Arapça olduğunu ifade eden ayetlerden, sadece mananın değil, elfazının da Kur'an kavramının içeriğine dahil olduğu açık ve kesin bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, tercemesine Kur'an denilemeyeceği ve tercemesinin Kur'an hükmünde olmadığı konusunda İslam bilginleri görüş birliği içindedir.

Bilindiği üzere terceme, bir sözün anlamını başka bir dilde dengi bir sözle aynen ifade etmek demektir. Oysa her dilin, başka dillerde bulunmayan (kendine ait) ifade, üslup ve anlatım özellikleri vardır. Bu yüzden, edebî ve hissî yönü bulunmayan bazı kuru ifadeler dışında, hiçbir terceme aslının yerini tutamaz ve hiçbir terceme de her bakımdan aslına tam bir uygunluk sağlanamaz. O halde, Kur'an-ı Kerim gibi, ilahî belağat ve i'cazı haiz bir kitabın aslı ile tercemesi arasındaki fark, yaratan ile yaratılan arasındaki fark kadar büyüktür. Çünkü biri Yaratan Yüce Allah'ın kelamı; diğeri ise yaratılan kulun aciz beyanı. Hiç böylesi bir tercemenin, Allah kelamının yerine konulması ve aynı hükümde tutulması mümkün olur mu?


Kaldı ki, İslam dini evrensel bir dindir. Değişik dilleri konuşan bütün müslümanların ibadette ortak bir dili kullanmaları onun evrensel oluşunun bir gereğidir.

Herkesin konuştuğu dil ile ibadet yapmaya kalkışması, Peygamberimizin öğrettiği ve bugüne kadar uygulana gelen şekle ters düşeceği gibi içinden çıkılmaz bir takım tartışmalara da yol açacağı muhakkaktır. Konuya ülkemiz açısından baktığımızda ise böyle bir uygulamanın dışarıda Türkiye aleyhinde, içerde ise Devlet aleyhinde bir malzeme olarak kullanılacağı, vatandaşların birlik ve beraberliğini zedeleyeceği, sonuç olarak bir takım huzursuzluklara sebebiyet vereceği dikkatten uzak tutulmamalıdır.

Diğer taraftan, yüzleri aşan terceme ve meal arasından din ve vicdan hürriyetini zedelemeden, üzerinde birlik sağlanacak birisinin namazda okunmak üzere seçilmesi ve buna herkesin benimsemesi mümkün görülmemektedir.

Türkçe namaz ile Türkçe dua birbirine karıştırılmamalıdır. Çünkü dua kulun Allah'tan istekte bulunmasıdır. Bunun ise herkesin konuştuğu dil ile yapılmasından daha tabii bir şey olamaz ve zaten genelde de ülkemizde Türkçe dua yapılmaktadır.

Diğer taraftan, Kur'an-ı Kerim'in en önemli özelliklerinden biri de i'cazdır. Bir benzerinin ortaya konulması konusunda, Kur'an bütün insanlığa meydan okumuştur. Bu i'cazın sadece anlamda olduğu söylenemez. Aksine, "onun Allah katından indirildiğinde şüpheniz varsa, haydi bir benzerini ortaya koyun" anlamındaki tehaddi (meydan okuma) ayetlerinden (Bakara 2/23-24; Yunus, 10/37-38; Hud, 11/13; İsra, 17/88; Tur, 52/33-34) bu özelliğin daha çok lafızla ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca bir benzerini ortaya koymak için, insanlar ve cinler bir araya toplanıp birbirlerine destek olsalar bile bunu başaramayacaklarını ifade eden ayet-i kerime (İsra, 17/88) den de, Kur'an'ın bir benzerinin yapılamayacağı ve bu itibarla tercemesinin Kelamullah sayılamayacağı, o hükümde tutulamayacağı ve dolayısıyle namazda tercemesinin okunamayacağı açıkça anlaşılmaktadır.


Nitekim, 1926 yılında İstanbul Göztepe Camii İmam-Hatibi Cemal Efendi'nin Cuma namazında Kur'an-ı Kerim'in Türkçe tercemesini okumasıyla ilgili olarak İstanbul Müftülüğü(nün 20 Mart 1926 tarih ve 92-93 sayılı yazısı üzerine, altında Atatürk tarafından göreve getirilen ilk Diyanet İşleri Reisi Rifat Börekçi'nin imzası bulunan 9 Ramazan 1324/23 Mart 1926 tarih ve 743 numaralı Müşavere Hey'eti kararında:

"Namazda kıraet-i Kur'an bi'l-icma farz ve Kur'an'ın hangi bir lügat ile tercemesine Kur'an itlakı kezalik bi'l-icma gayr-ı caiz ve namazda kıraet-i Kur'an mahallinde terceme-i Kur'an'ın adem-i cevazı da bi'l-umum mezahib fukahasının icmaı ile sabit olduğundan, hilafına mücaseret, namazı vaz'-ı şer'isinden tağyir ve emr-i dini istihfaf ve mel'abe şekline vaz'ı mutazammın olduğu gibi, beyne'l-müslimin iftirak ve ihtilafa ve memlekette fitne hûdusuna bâis olacağından, fiil-i mezbure mecasereti sabit olan merkum Cemal Efendinin uhdesindeki vezaif-i ilmiye ve diniyenin ref'i, emr-i zaruri halini almış olmakla ol vechile tebligat icrası..." denilmiştir.

Şüphesiz bir müslümanın en azından namazda okuduğu Kur'an-ı Kerim metinlerinin anlamlarını bilmesi ve namazda bunları anlayarak ve duyarak okuması son derece önemlidir ve bu zor da değildir. Ancak manasını anlamak, onun hidayetinden faydalanmak ve Yüce Rabbimizin emir, yasak ve öğütlerinin neler olduğunu öğrenmek için Kur'an-ı Kerim'i terceme etmenin ve bu maksatla meal, terceme ve tefsirlerini okumanın hükmü başka; bu tercemeleri Kur'an yerine koymanın ve Kur'an hükmünde tutmanın hükmü yine başkadır.

Namazda ve ibadet olarak Kur'an-ı Kerim asli lafızları ile okunur. Yüce Rabbımızın bize olan öğüt, buyruk ve yasaklarını öğrenmek, onun irşadından yararlanmak maksadıyla ise, terceme, meal ve açıklamaları okunur. Bu maksatla Kur'an-ı Kerim'in terceme, meal ve açıklamalarını okumak ta çok sevaptır ve genel anlamı ile ibadettir.

Din İşleri Yüksek Kurulu

http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/Ku ... .aspx?ID=4


Al sana yukarda bahsettiğin ayetlerin gerçek anlamları ve Türkçe namaz ve ibadet konusundaki diyanetin kararı.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 11:41 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
redyellow yazdı:
hiç bir şey açıklamadın, açıkladığını sanıyorsun. ama açıklayamamanın verdiği acizlikle öfkelenip uslubunu bozuyorsun, daha fazla öfkelendirmemek için yazmıyorum, kaçmakla alakası yok.

yazdığın ayetlerin hiç birisinde "herkes istediği dilden ibadet yapar" diye hiç bir şey yok, sen işine geldiği gibi anlamak istiyorsun ve ayetleri çarpıtıyorsun.

Allah ıslah etsin.

Türkçe NAMAZ OLMAZ! kuranda, hadislerde vs. hiç bir yerde yoktur bu serbestlik.

İbadet ayrıdır (dua da ibadettir, Türkçe dua et, zaten edemezsin diyen de yok, hep Türkçe dua ediyoruz) ama namaz ayrıdır, Türkçe namaz olmaz.

olur diyen buyursun ispatlasın.

nokta.


İfade edildiği üzere Kur'an-ı Kerim Arapçadır. Cenab-ı Hakk'ın yüce kelamı kutsal kitabımızın dilinin her müslüman tarafından bilinmesi ve anlaşılması, arzu edilen bir durum ise de, âdeten mümkün değildir.


Tezatlığa bak arkadaş hem arzu edilirmiş hem mümkün değilmiş.Yani her müslümanın anlamasının önünde adet engeli varmış.Geçiniz efendim bu emevi zihniyetini

Ayetleri anlamıyorsan diyecek söz yok hem ayet hem imam-ı azamdan örnekler verdim adam hala böyle birşey yok diyor. Hey Allahım ya :lol: :lol: :lol:

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 11:55 
Banlanmış Üye

Kayıt: 29 Mar 2010, 00:58
İleti: 394
gene tosladın gene tosladın:)

kuranın tümünden bahsediliyor, sen yazabiliyor musun: KURANIN TÜMÜNÜN DİLİNİN TÜM MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN BİLİNMESİ olabilir diye?

KURANIN TÜMÜNÜN ANLAMI TÜM MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN ANLAŞILMASI MÜMKÜNDÜR yazabiliyor musun?

ama dikkat et eğer evet mümkündür dersen iyice çuvallarsın:)

madem mümkünse herkes kendi dilinden ibadet etsin hiç diyemezsin çünkü, madem mümkünse buyur anla:)

sen ayet deyince herhalde kuranı 4 ayetten ibadet sanıyorsun:)


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 12:01 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
redyellow yazdı:
gene tosladın gene tosladın:)

kuranın tümünden bahsediliyor, sen yazabiliyor musun: KURANIN TÜMÜNÜN DİLİNİN TÜM MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN BİLİNMESİ olabilir diye?

KURANIN TÜMÜNÜN ANLAMI TÜM MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN ANLAŞILMASI MÜMKÜNDÜR yazabiliyor musun?

ama dikkat et eğer evet mümkündür dersen iyice çuvallarsın:)

madem mümkünse herkes kendi dilinden ibadet etsin hiç diyemezsin çünkü, madem mümkünse buyur anla:)

sen ayet deyince herhalde kuranı 4 ayetten ibadet sanıyorsun:)


Hehehe gene toslamışmışım yuppiiiiiiiiiiiiii konuşmaya bak bir de seviyeden bahseder.Arkadaş kuranın anlam olarak anlaşılmasının önündeki engel ne?Bilmediğim ve tamamen hakim olamayacağım bir dil ile kuranı tüm olarak anlayabilir misin?

Kuran-ı Kerim’in açıkça bildirdiğine göre, her peygamber, hitap ettiği toplumun diliyle konuşmuş, vahiy almıştır. Bunun sebebi, peygamberin getirdiği mesajın, hitap ettiği toplum tarafından rahatça anlaşılmasını mümkün kılmaktır.(İbrahim,4.) Yine Kurana göre, istisnasız tüm toplumlara bir peygamber gönderilmiştir.

Bunun din bahsinde zorunlu sonucu şudur: Hiçbir dil dinsel anlamda, ötekine göre daha kutsal veya daha üstün değildir. Kutsal olan, Allah’ın gönderdiği buyruklar, vahyettiği gerçeklerdir. Dil, bu gerçekleri iletmenin bir aracıdır. Bu anlamda tüm diller Allah’ın ayetleri cümlesindendir ve hepsi eşittir.(Rum 22)

Bizim peygamberimiz, kendisi esasen Arap ırkından olmamakla birlikte (dedesi Hz.İbrahim aslen Sümerli idi.Araplar böylelerine Araplaşmış Arap:Arab müsta’rebe derler.) aldığı tanrısal vahyi, çekirdek toplum ve ilk muhatap olarak Arapça konuşan insanlara iletti. Bu yüzden, biraz önce gördüğümüz Kuransal gerçeğe uygun olarak Arapça vahiy aldı ve muhataplarına Arapça hitap etti.

Kuran’ın açıkça bildirdiğine göre, Hz.Muhammed’in aldığı Kuran vahyinin Arapça indirilişinin hikmetleri şunlardır:

**Taakkul, yani gelen vahiyleri okuyanların bunları anlayıp taşıdıkları mesaj üzerinde akıllarını işletmeleri, (Yusuf 2 ; Zühruf 3)

**İnzar, yani gelen vahiylerle okuyanların uyarılmaları, başkalarını uyarmaları. Eğer Kuran, toplumun dili olan Arapça dışında bir dille gelseydi, onu anlamayacaklar ve bu uyarı işlevi askıda kalacaktı. Bu kez muhataplar, bilmedikleri bir dille vahiy gelişini kınayacak, çeşitli savsaklamaların gerekçesi yapacaklardı. (Şuara 195 ; Ahkaf 12; Fussilet 44)

**Tedebbür, yani okunan metinlerin anlaşılması ve anlamları üzerinde derin derin düşünülmesi.

Bu tedebbür kavramı Kuranın altını ısrarla çizdiği bir kavramdır. Öyle ki, Kurana göre, Kuran okumak,esas anlamıyla tedebbür etmektir. Tedebbür yoksa Kuran okumaktan söz etmek mümkün değildir. Tedebbür için, okunan metnin dilini bilmek ilk şart olduğuna göre, Arapça bilmeyen bir müslümanın, tedebbür emrini yerine getirmesi için, Kuran’ı anladığı dildeki çevirisinden okuması kaçınılmazdır. Kuran, tedebbür ilkesinin, müslümanların temel ibadetleri olan namazda da korunmasını istemektedir. Bunun içindir ki, ne dediğini anlamadan namaz kılmak yasaklanmış (nisa 43) ne dediğini anlamadan namaz kılanlar ağır biçimde kınanmıştır.(Maun 4-5)

O halde, namazlarında Kurandan bazı bölümler veya ayetler okuyacak kişilerin, bunları anladıkları dilde okumaları Kuran’ın açık emridi

NOT: Eğer seviye diyorsan her cümlenin sonuna saçmasapan gülücük koyma

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 12:15 
Banlanmış Üye

Kayıt: 29 Mar 2010, 00:58
İleti: 394
DİYANETİN kararını ekledim, iyi oku.

lütfen islami ilimlerdeki konumun yazar mısın arkadaşım?

Hangi ilmi tahsil ettin?

Sen MÜFESSİR misin?

Sen hadis alimi misin?

İslam enstitüsü mezunu musun?

Hangi medrede islami ilimler aldın?

Lütfen yazar mısın?

Diyanetin açıklamasını koydum yukarıya, onlardan daha alim isen bilelim ki ona göre okuyalım.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 12:19 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Arkadaşlar, lütfen buradan itibaren konuya dönünüz, aksi halde emeğiniz boşa gidebilir!..

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 17:24 
Kıdemli Üye

Kayıt: 01 Eyl 2008, 22:52
İleti: 407
Konum: Stuttgart
igneci yazdı:
Arkadaşlar, lütfen buradan itibaren konuya dönünüz, aksi halde emeğiniz boşa gidebilir!..


Ne o senin kurt zor duruma düstü imdada yetisme geregi mi duydun...? Ne güzel sari kirmizi arkadasin engin din bilgisinden faydalaniyoruz...Objektif olunuz lütfen...uyarilarinizi..ayni fikirde oldugunuz arkadaslariniz icinde yapin...pek fazla aktif olmayabilirim ama konulari es gecmiyorum...bazi seylerin farkindayiz...sok igneni cebine...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 19:31 
Kıdemli Üye

Kayıt: 19 May 2011, 14:20
İleti: 525
Yakarmanın dili olmaz.

Yaratan'ın bilmediği dil de olamaz.

Aksi küfürdür.

_________________
Yolagçı yolda yagşı.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Tek Parti Yıllarını Gözyaşlarıyla Anlattılar. İşte CHP Zulmü
İletiTarih: 25 May 2011, 23:31 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
HASMETHAN yazdı:
igneci yazdı:
Arkadaşlar, lütfen buradan itibaren konuya dönünüz, aksi halde emeğiniz boşa gidebilir!..


Ne o senin kurt zor duruma düstü imdada yetisme geregi mi duydun...? Ne güzel sari kirmizi arkadasin engin din bilgisinden faydalaniyoruz...Objektif olunuz lütfen...uyarilarinizi..ayni fikirde oldugunuz arkadaslariniz icinde yapin...pek fazla aktif olmayabilirim ama konulari es gecmiyorum...bazi seylerin farkindayiz...sok igneni cebine...


Hasmethan sınırını edebini bil. Bu forumda her konuda belgesiz sallayan ya da belgeleriniz yalanlanınca bana göre de bu doğru diyen ben olmadım hep siz oldunuz. Bu konuda da yeteri kadar ayet ve diğer bilgilerle açıkladım zor durumda kalanlar belli

Okuman yazman var değil mi?Yazmasını bilmiyorsun ama okumayı da mı bilmiyorsun? İğneci tekil mi konuşmuş bak bakalım. Diyecek lafın yoksa sağa sola sataşma sus

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 3. sayfa   [ 62 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.