Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 17 Oca 2018, 21:08


Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 2. sayfa   [ 21 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Önce Astılar, Sonra Şapka Giydirdiler
İletiTarih: 18 Tem 2012, 02:17 
Kıdemli Üye

Kayıt: 01 Eyl 2008, 22:52
İleti: 407
Konum: Stuttgart

meteoguz yazdı:
Her yazılana, çizilene inanmamak gerekiyor ve ayrıca niyet okuyuculuğu da yapmamak gerekiyor. Eğer ortaya "şapka giymediği için asıldı" iddiası atılıyorsa bunun ispatı gerekiyor. 
Kaldı ki asılmasına sebep olan suçların kanıtları da ortadadır. 


sapka icin asilmadigi iddia ediliyorsa bununda kanitlanmasi gerekmez mi..?
Kaldi kiden sonraki kanitlariniz nedir..?
Mahkemenin karari kanit olarak kabul edilemez..
Yunan ucaklarindan atilan bildirinin altinda İskilipli Atif Hoca'nin imzasi varsa onu gosteriniz..

meteoguz yazdı:
Şapka risalesiyle ilgili, Giresun İstiklal Mahkemesinde beraat ettiği neden hiç söylenmiyor...


Dogrudur..
Ama Giresun donusu serbest birakilmamis İstanbul'da emniyet mudurlugunun nezaretine tikilmisdir..
Daha sonra buradan Ankara istiklal mahkemesine goturulmustur..

İsin aslini su hikaye ne guzel anlatiyor..;

Kurdun biri dereden su icmekte olan kuzuya, 
"Ben seni yiyecegim"der.
Kuzu sebebini sorar.
"Sen benim suyumu bulandiriyorsun!" der, kurt.
Kuzu gayet masumane su cevabi verir..
"İyi ama derenin ust basinda duran sensin. Ben senin suyunu bulandiramam ki.."
Bu cevap uzerine kurt biraz daha kustahlasir;
"Sen gecen sene benim suyumu bulandirmamismiydin..?"
Kuzu yine saf saf cevap verir;
"Ben gecen sene daha dunyada yoktum."
Kurt ofkeli ofkeli;
"Oyleyse o senin babandi!" der ve bir pence darbesiyle kuzucugu parcalayip yer..

Simdi aynen o hesap, Atif Hoca hakkinda hicbir delil bulamayanlar, ileri surdukleri sudan bahanelerin havada kaldigini gorunce tipki kurt gibi daha beter ofkelenmekte ve hocayi yemek icin ne yapacaklarini bilememektedirler..


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Önce Astılar, Sonra Şapka Giydirdiler
İletiTarih: 18 Tem 2012, 08:54 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Eyl 2010, 19:27
İleti: 3301
HASMETHAN yazdı:
meteoguz yazdı:
Her yazılana, çizilene inanmamak gerekiyor ve ayrıca niyet okuyuculuğu da yapmamak gerekiyor. Eğer ortaya "şapka giymediği için asıldı" iddiası atılıyorsa bunun ispatı gerekiyor. 
Kaldı ki asılmasına sebep olan suçların kanıtları da ortadadır. 


sapka icin asilmadigi iddia ediliyorsa bununda kanitlanmasi gerekmez mi..?
Kaldi kiden sonraki kanitlariniz nedir..?
Mahkemenin karari kanit olarak kabul edilemez..
Yunan ucaklarindan atilan bildirinin altinda İskilipli Atif Hoca'nin imzasi varsa onu gosteriniz..

meteoguz yazdı:
Şapka risalesiyle ilgili, Giresun İstiklal Mahkemesinde beraat ettiği neden hiç söylenmiyor...


Dogrudur..
Ama Giresun donusu serbest birakilmamis İstanbul'da emniyet mudurlugunun nezaretine tikilmisdir..
Daha sonra buradan Ankara istiklal mahkemesine goturulmustur..

İsin aslini su hikaye ne guzel anlatiyor..;

Kurdun biri dereden su icmekte olan kuzuya, 
"Ben seni yiyecegim"der.
Kuzu sebebini sorar.
"Sen benim suyumu bulandiriyorsun!" der, kurt.
Kuzu gayet masumane su cevabi verir..
"İyi ama derenin ust basinda duran sensin. Ben senin suyunu bulandiramam ki.."
Bu cevap uzerine kurt biraz daha kustahlasir;
"Sen gecen sene benim suyumu bulandirmamismiydin..?"
Kuzu yine saf saf cevap verir;
"Ben gecen sene daha dunyada yoktum."
Kurt ofkeli ofkeli;
"Oyleyse o senin babandi!" der ve bir pence darbesiyle kuzucugu parcalayip yer..

Simdi aynen o hesap, Atif Hoca hakkinda hicbir delil bulamayanlar, ileri surdukleri sudan bahanelerin havada kaldigini gorunce tipki kurt gibi daha beter ofkelenmekte ve hocayi yemek icin ne yapacaklarini bilememektedirler..


Haşmethan;o günün şartalarında alınan kararları illaki kıyaslamak istiyorsan,uygulamaları, haksızlık olarak düşünüyorsan,günümüz uygulamaları ile kıyasla.Ne ile suçlandığını bilmeden senelerdir tutuklu yargılananlar,öte yandan suçu sabit olanların ayağına, mobil mahkeme götürüp tutuksuz yargılanmalarına karar verenlere ne diyeceksin?
İstiklal mahkemelerin aldığı kararların daha adil olduğunu görür şükür edersin.
Sana doğru olmasını temenni ettiğim bir rivayette ben anlatayım; ileride davasına bakılmak üzere idamına karar verilmiştir. O kararların altında imzası olanlar,şimdi görseler yaptıklarıyla övünürler,meğer bizler az bile yapmışız derler.

_________________
Dağlarından yağ ovalarından bal akan,13000 km öteden et,şeker ithal eden yurdum insanı utansın.
Sev seni seveni aleme rezil ise; sevme seni sevmeyeni dünyaya sultan ise.
Sizin, hiç MUSTAFA KEMAL iniz oldumu?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Önce Astılar, Sonra Şapka Giydirdiler
İletiTarih: 05 Eyl 2012, 23:34 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Ağu 2012, 13:17
İleti: 891
Harzemşahlı yazdı:
Kahinattaki gelmiş geçmiş en saçma kanun olarak tarihe kazınmıştır bu kanun. Hangi kitapta yazar, "çağdaşlaşmak ve şapka yakıştırması" bana biri bunu anlatsın. Sabaha kadar dinlemeye razıyım... Binlerce Din adamı bu kanun yüzünden, pisi pisine can vermiştir. Bumudur demokrasi dediğiniz kavram ? Bumudur Milli İrade kavramınız... Açık oy, gizli tasnifçilersiniz... !

Çağdaşlaşmak ve halkın üzerindeki ''modern kıyafetler yasaktır'' kavramını sökmek için yapılmış bir kanun...Ama şunu da düşünmek lazım ki o zamanki durumu düşünürsek zaten İstiklal Mahkemeleri'nin adil bir demokrasi siteminde çalıştığı söylenemez.İstiklal Mahkemelerinin amacı halkın beynine yerleşmiş bazı çağdaş gerisi kavramları sökmek ve bu kavramlardan halkı kurtarmak için kurulmuştur.Bunları yapmaları malumdur.Tabi ki günümüz demokrasisinde bu kabul edilemez...

_________________
Bir çiçeği öldürebilirsiniz ama baharı öldüremezsiniz.
ERNESTO CHE GUEVARA


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Önce Astılar, Sonra Şapka Giydirdiler
İletiTarih: 19 Ekm 2012, 23:41 
Kıdemli Üye

Kayıt: 04 Tem 2012, 18:21
İleti: 1822
Harzemşahlı yazdı:
Kahinattaki gelmiş geçmiş en saçma kanun olarak tarihe kazınmıştır bu kanun. Hangi kitapta yazar, "çağdaşlaşmak ve şapka yakıştırması" bana biri bunu anlatsın. Sabaha kadar dinlemeye razıyım... Binlerce Din adamı bu kanun yüzünden, pisi pisine can vermiştir. Bumudur demokrasi dediğiniz kavram ? Bumudur Milli İrade kavramınız... Açık oy, gizli tasnifçilersiniz... !
Konuyu canlandırmış olmayayim ama şapka kanununda din adamları istisna tutulmuştur.

_________________
Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Arkadaş, sizinle aynı düşmanlara sahip olandır.

Önemsemediğimiz özgürlükler için direnmediğimiz sürece diktatörler tarafından yönetilmeye mahkümuz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Önce Astılar, Sonra Şapka Giydirdiler
İletiTarih: 19 Ekm 2012, 23:52 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Harzemşahlı yazdı:
Kahinattaki gelmiş geçmiş en saçma kanun olarak tarihe kazınmıştır bu kanun. Hangi kitapta yazar, "çağdaşlaşmak ve şapka yakıştırması" bana biri bunu anlatsın. Sabaha kadar dinlemeye razıyım... Binlerce Din adamı bu kanun yüzünden, pisi pisine can vermiştir. Bumudur demokrasi dediğiniz kavram ? Bumudur Milli İrade kavramınız... Açık oy, gizli tasnifçilersiniz... !


-O günün şartlarında katı dincilere yapılanlar az bile.
-Şimdi aradan kurtulanlar ülkeyi ne hale getirdiler baksanıza...

-Peki şu Ergenekon saçması ve yargılama sürecinde olanlara ne nedir?
- :arrow: viewtopic.php?f=4&t=20335

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Önce Astılar, Sonra Şapka Giydirdiler
İletiTarih: 20 Ekm 2012, 00:36 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
Atatürk’ün yurt gezilerinde şapkasını başından eksik etmemesi ve gazetelerdeki teşvik edici haberlerle birlikte şapka giyenlerin sayısı hızla artıyordu. 2 Eylül1925’de çıkarılan şapka kanunu sadece memurları kapsamasına rağmen fes yerini panama, fötr, melon hatta hasır şapkalara bırakıyordu. Trakya’da ve Batı Anadolu’da bütün köyler muhtarlarını büyükşehirlerden toptan şapka almakla görevlendirmişlerdi. Önemli gösteriler yapılarak fesler
ayaklar altına alınmış, denize atılmış, Konya’da lise öğrencileri fes giymemeye yemin etmiş, Bursa’da bir mitingde binlerce fes yırtılmış, stanbul’da bir grup hamal feslerini boğaza fırlatmışlardı.Konya’da halk sarık, cübbe ve yazmalarını tamamen çıkarmış, şapka edinmeye başlamıştı. Kentteki şapkaların hızla tükenmesi üzerine daha önce Mevlevi takkesi imaliyle uğraşan vatandaşlar, talyan fötr şapkalarını taklit ederek yerli kumaştan kullanışlı ve ucuz şapkalar yapmaya başlamışlardı

Bilecik’te de valinin önderliğinde herkes fes ve kalpaklarını terk ederek şapkalarını almıştı.

Edirne’de memurların tamamı ve halkın büyük bir kısmı şapkalarını giymiş, şehrin en ünlü simalarından, -her gün başka başka kılıkta görüldüğünden halk tarafından kendisine takılan isimle- “Şeyh Türlü” bile muazzam sarığını bırakarak melon şapkayla dolaşmaya başlamıştı. Edirne’ye şapka getiren bir iki tüccarın mağazası Birinci Dünya Savaşı’nda görülen ekmek kuyruğu izdihamlarını hatırlatmaktaydı

Kastamonu’da da sokaklarda tek bir şapkasız kişinin bile dolaşmadığı yine fotoğraflarla desteklenen haberlere konu olmuştur

Trakya’dan stanbul’a gelen Halk Fırkası Müfettişi Muhittin Bey de bir muhabirin “Trakya’da şapka tamim ediliyor mu?” sorusuna birçok köyün şapka ısmarladığı yanıtını vermişti. Birkaç hafta sonra Trakya’nın pek çok köyleri tamamen şapka giymiş olacaklardı. Muhtarlar özel renkte ve şekilde ayrı şapkalar ısmarlamışlar ve hatta giymişlerdi. Tekirdağ’da şapkasız gezenlere hayretle bakılıyor, bu gibiler arkadaşları tarafından uyarılıyordu.Trakya’nın her tarafından stanbul’a şapka sipariş edilmişti. Şehirde yerli şapka imal etmek
için imalathanelerin açılması hususunda da birçok teşebbüs yapılmıştı.( Kaynak: İkdam, 20 Eylül 1925.Cumhuriyet, 17 Eylül 1925. Cumhuriyet, 19 Eylül 1925. Cumhuriyet, 21 Kasım 1925. Cumhuriyet, 27 Eylül 1925.)

şapka ile nasıl ibadet yapılabileceği de ayrı bir tartışma konu idi. Tartışmalar daha çok islamiyette başı açık ibadet yapılıp yapılamayacağı ve şapkanın siperinin namaz sırasında alnın secdeye değmesini engellediği konularında yoğunlaşıyordu. İstanbul Başmüftüsü Fehmi Efendi konuya şöyle açıklık getiriyordu: “Bu işin gayet pratik bir yolu vardır. Her Müslüman cebinde küçük bir takke taşır. Namaz kılacağı zaman şapkasını çıkararak tekkesini başına koyar ve namazını kılar. Mesele, gerçekte bir saygı işidir. Eskiden beri hürmet için, herkes başını örtmek mecburiyetinde bulunuyordu. Örneğin büyük adamın huzuruna çıkarken fes giyilirdi. Fakat şimdi şapka çıkarmak hürmet işareti olmuştur.

Bir başka diyanet yetkilisi, Arafat’ta Allahın huzuruna başı açık çıkıldığını, halkın camilerde de saygı gereği başı açık namaz kılmasının hiçbir sakıncası olmadığını ifade ediyordu.Ardından Diyanet şleri Başkanı tüm illerdeki müftülere gönderdiği genelge ileMüslümanların namazlarını şapkayla ya da şapkasız kılabileceklerini bildirerek tartışmaya son noktayı koydu.(Kaynak:Cumhuriyet, 19 Eylül 1925. Cumhuriyet, 19 Eylül 1925.Hâkimiyet-i Milliye, 4 Eylül 1925. İkdam, 27 Eylül 1925. Hâkimiyet-i Milliye, 29 Eylül 1925. İkdam, 16 Eylül 1925.İkdam, 16 Eylül 1925.)

Kasım ayı başında Malatya’da şapka yüzünden çıkan ufak çaplı isyan Belediye Başkanı Hasan Bey’in başarılı yönetimi altında bastırılmış ve Atatürk, 3 Kasım’da kendisine yolladığı telgrafla Hasan Bey’i takdir ederek teşekkürlerini bildirmiştir.22 Kasım’da Kayseri’de Şeyh Sait gibi Nakşibendî olduğunu iddia ederek halkı
ayaklandırmak isteyen Mekkeli Ahmet Hamdi, 25 Kasım’da stiklal Mahkemesinin şehre gelmesiyle yargılanmaya başlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında da şüpheli hareketleri görülmüş olan Mekkeli, Sivas’ta halkın başlarına sarık sardığını söyleyerek Kayserilileri ayaklandırmaya çalışmıştı. Bunun üzerine sarık saran 40–50 kişilik bir grup kadınların yüzlerinin açılacağı, Kuran’ın kaldırılacağı ve dul kadınların teşhir edileceği gibi iddialarla şehirde hükümet karşıtı propaganda yapmıştı. Mahkeme, Mekkeli Hacı Ahmet, Eytam müdürü iken şapka giymek istemediği için istifa ettiği iddia edilen Hacı Abdullah ve 3 arkadaşının muhakemesine Ankara’da devam edilmesine karar verdi

Muhakeme sonucunda Şeyh Efendi ve dört arkadaşının idam edilmesine karar verildi. 24 Kasım’da Erzurum’da bir grup, “gâvur memur istemeyiz” diyerek Vali’nin evi ve Hükümet konağı önünde bir gösteri yapmışlardır. Erzurum’daki olaylar sonucu görevlilerin ikazlarına aldırış etmeyen Gâvur mam ve Hacı Osman adlı elebaşları ile birlikte toplam 27 kişi tutuklanmış, ertesi gün Hükümet, Erzurum vilayetinin tamamında bir ay süreyle sıkıyönetim ilan edilmesine karar vermiştir. Bir ay süreli dare-i Örfiye ilanına dair tezkere Mecliste okunduğu sırada Erzurum mebusu Şükrü Paşa hükümetten konuyla ilgili izahat verilmesini istemiş ve kürsüye çıkan İsmet Paşa: “Erzurum’da bir kısım halk çarşıyı kısmen kapatmaya çalışarak valinin ikametgâhı önüne gelerek – biz gavur memur istemeyiz – diye bağırmış, nümayiş yapmışlardır. Zabıta müdahale etse de itaat etmemiş, bunun üzerine hükümet kuvvetiyle dağıtılmışlardır. Akşama kadar 27 kişi tutuklanmıştır. Halk umumiyetle hadiseyi nefretle telakki etmiştir. Anlaşıldığına göre nümayişi geçmiş senelerde casuslukla şöhret kazanmış birtakım adamlar yaymışlardır. Bunların içlerinde birtakım şeyhler vardır.Bunlar af kanunundan istifade ederek çıkmışlar, serbest gezerken şimdi yeniden takibata geçip tertibat almışlardır. Bunların hepsi tevkif olunmuştur. Hadisenin üzerindeyiz. Ve bir an evvel Meclis-i âliye arz-ı malumat edebilmek ve takibat-ı teşri etmek için Erzurum vilayetinde idare-i örfiye ilan edilmiştir. Süratle takibat yaparak birkaç kişiden ibaret olan müfsitleri meydana çıkarmak, süratle icraat göstermek lazımdır demiştir

Yine Kasım ayının sonunda Sivas’ta halkı hükümete karşı ayaklanmaya teşvik ederek, şehrin duvarlarına hükümete hakarete varan sözler içeren beyannameler asan mamzade Mehmet Necati’nin yargılanmasına başlanmıştır.Ceza Kanunun 55. maddesi uyarınca imamzade’nin idamına, olayda isyanı tahrik edici hareketleri görülen diğer kişilerin de kürek cezasına çarptırılmasına karar verilmiştir.


Duvarlara asılan şapka aleyhtarı ilanlar yüzünden tüm Sivas muhtarları yargılanmış, ancak ilgileri görülmediğinden beraat etmişlerdir. Mahkeme Sivas’tan sonra 29 Kasım’da Tokat’a gelmiş,30 Kasım’da şapka ve yenilik aleyhtarı Erbaa Belediye Başkanı Hacı Fethullah Efendi yargılanarak 3 sene hapse mahkûm edilmiştir. Aynı gün mahkeme Amasya’ya hareket etmiş ve mahkeme üyeleri tarafından hükümete gönderilen bir telgrafta Tokat halkının iki gün içinde şapka almaya sevk
edildiğini, Amasyalıların hemen tamamının şapkalı olduğu bildirilmiştir. 1–4 Aralık’ta Samsun ve Trabzon’a gelen Mahkeme, buralarda da asayişin iyi ve halkın şapkalı olduğunu görmüştür.6 Aralıkta Mahkeme, zaten sıkıyönetim uygulamasına başlanmış olan Erzurum gelmiş, yapılan incelemeler sonucunda olayları başlatanın Hacı Osman Hoca ile yanında bulunan yirmi otuz kişi olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca şehirde ayaklanmayı çıkaran ya da sonradan katılanların hemen hemen hepsinin Erzurum’un muhalif milletvekillerinin yakınları olduğu konusuna da hükümetin dikkati çekilmiş ve davanın Ankara’da görülmesine karar verilmiştir.Buradan Rize’ye hareket eden Mahkeme 11 Aralık’ta Rize ayaklanmasını incelemek için çalışmalarına başlamıştır. Özetle; köy imamlarının halkı şapkaya karşı kışkırttığı ve skilipli Atıf Efendi’nin “Frenk Mukallitliği Ve Şapka” adlı risalesinin olaylarda tahrik edici etkisinin bulunduğu anlaşılmış, Mahkeme 14 Aralık’ta son duruşmasını yaparak, 143 tutukludan 80’ini beraat ettirmiş, diğerleri çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.273 Mahkeme aynı gün Giresun’a hareket etmiştir
16 Aralık’ta Giresun’da duruşmalara başlayan Mahkeme,Giresun olayının faillerinin de Ankara’da yargılanmasına karar vermiştir. Zira Mahkemenin Ankara’da bulunmadığı süre içinde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden yüzlerce sanık yargılanmak için Ankara’ya gönderilmişti.276 stanbul’da şapka aleyhinde risale yazmak ve dağıtmak suçundan tutuklanan 26 kişi ve Maraş olaylarına karışanlar da bunların arasındaydı.
30 Kasım’da basına yansıyan Maraş olayı ile ilgili olduğu tespit edilen 27 kişi tutuklanarak 19 Aralık’ta Ankara’ya getirilmiştir. Olaylar Maraş’ta bir grubun Cuma namazından sonra Hükümet Konağı önüne gelerek “Müslümanlar ne duruyorsunuz Müslümanlık elden gidiyor.”ve “Şapka istemeyiz” diye bağırması ile başlamıştı.Elebaşları sarıklarını başlarına geçirmiş, halkı da bunu yapmaya teşvik etmişlerdi. Zanlılar hükümet görevlilerinin gayretiyle kısa sürede tutuklanmıştı.


KAYNAKLAR

Cumhuriyet, 12 Eylül 1925. ; Hâkimiyet-i Milliye, 15–16 Eylül 1925.

Hâkimiyet-i Milliye, 15–16 Eylül 1925.

Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), Fon kodu: 030.18.01.01, Yer no: 16.71.4. Bkz. Ek 9. ; E. Aybars,
a.g.e., s. 304–305.

Cumhuriyet, 26 Kasım 1925.

Düstur, Tertip III, C. VII, s. 108.

Cumhuriyet, 26 Kasım 1925. ; Cumhuriyet, 27 Kasım 1925. ; Cumhuriyet, 29 Kasım. 1925

Hâkimiyet-i Milliye, 22 Şubat 1925.

Hâkimiyet-i Milliye, 26–27–30 Kasım 1925.

Cumhuriyet, 30 Kasım 1925. ;

Hâkimiyet-i Milliye, 30 Kasım 1925.

Hâkimiyet-i Milliye, 1 Aralık 1925.

Cumhuriyet, 5–6 Aralık 1925.

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 2. sayfa   [ 21 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.