Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 16:25


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Atatürk, Sivas Kongresi’nde Amerikan Mandası İstedi Yalanı
İletiTarih: 14 Arl 2013, 18:22 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334

Günümüz popüler tarihçilerinden Mustafa Armağan’ın “Sivas Kongresi’nin ABD’ye Gönderdiği Mektup Nutuk’ta Neden Yer Almadı?” başlığıyla kaleme aldığı ve 8 Eylül 2013’de Zaman gazetesindeki köşesinde yayımlanan yazısında şu iddialara yer veriyordu: <<Sıkı durun! Zira Nutuk’ta ‘Gönderilip gönderilmediğini hatırlamıyorum’ cümlesiyle üstü örtülmek istenen ‘muzır’ bir belgenin Sivas Kongresi tutanaklarındaki Osmanlıca orijinaline ulaşmış durumdayım.(…) İşte Sivas Kongresi’nden ABD Senatosu’na gönderilen ve gelip Osmanlı ülkesinin durumunu inceleyip “manda” diyemedikleri için “müzaheret”te bulunup bulunmayacaklarına karar vermelerini isteyen o telgrafın hikayesi…(…) Bizzat ulusalcıların yayın organı Kaynak Yayınları arasında çıkan Dr. Deniz Bilgen’in “ABD’li Gözüyle Sivas Kongresi” adlı kitabında, telgrafın Mustafa Kemal’de rahatsızlık yarattığını, Damat Ferit’in bile bağımsızlıktan bahsettiği bir zamanda Sivas’tan “müzaheret”(mandanın sulandırılmışı) talebinin çıkmasının kamuoyu desteğini kaybettireceği uyarılarının yapıldığını belirtir.(Hayret!!!!Damat Ferit’in “bağımsızlıktan” bahsettiğini ileri süren bırakın tarih araştırmacılarını bir tek Allah’ın kulu var mıdır acaba?!!!!-Memet Şahin) Ne demişti filozofumuz? Bütün bu geçmişte gizlenen ve bize karşı direnen belli bir yapılanma var. “Sivas Kongresi tutanaklarında ‘gizlenen’ ve bize karşı ‘direnen’ o yapılanmayı buldunuz mu acaba ?>>

Mustafa Armağan, benzer iddialara daha önceden yayımlanan “Mustafa Kemal’in Unutmak İstediği Mektup” ve “ İşte O unutturulmak İstenen Mektup” adlı makalelerinde de yer vermişti. Bu makalelerde özetle; “Sivas Kongresi sürerken 9 Eylül 1919 tarihinde Sivas Kongresi Başkanlığından( Başkan Mustafa Kemal, yardımcısı Rauf(Orbay) Bey, İsmail Fazıl Paşa, İsmail Hami (Danişmend) ve M. Şükrü isimli diğer bir katibin imzalarıyla) ABD Kongresine gönderilen bir mektuptan bahsedildiği(1), ama Atatürk’ün Nutuk’ta “Kongre divan başkanlığının imzalarıyla bu yolda bir mektubun müsveddelerinin hazırlandığını hatırladığını, fakat bu mektubun gönderilip gönderilmediğini pek iyi hatırlayamadığını, esasında bu mektuba özel olarak önem vermediğini” belirttiğini ileri sürüyor(2).Yazar ayrıca “yazılan bu mektupla ABD’den gönderilmesi talep edilen inceleme heyetinin geldiğine ve bu heyetin Harbord Heyeti olup, Sivas’ta Mustafa Kemal’le yüz yüze görüştüğüne göre, mektubun gönderilmediğinden nasıl şüphe edilebilir?” diye soruyor(3).Ayrıca, mektubun ABD Senatosu’nun yayınladığı matbu halini(4), hem de Sivas Kongresine katılmış Amerikalı gazeteci Browne’ın Hoover Enstitüsü’ne teslim edilen evrakı arasından çıkan imzalı bir kopyasının (5) İngilizce metinlerini neşrederek bu vardı-yoktu tartışmalarına son verdiğini ve bundan sonra mektubun anlamını tartışmaya başlayacağını ” ileri sürüyor.

İsterseniz hemen Mustafa Armağan’ın yazısında 4 Eylül 1919 Kongresi’nin bitiminde kaleme alındığını ve ABD Senatosuna gönderildiğini ileri sürdüğü mektubun Türkçe çevirisine yer verelim:

<<Birleşik Amerika Devletleri Senatosu Başkanlığına,

Rumeli ve Anadolu’nun bütün Müslüman halkını temsil eden ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Anadolu ve Rumeli’deki bütün vilayetlerinin temsilcilerinden oluşan Sivas Milli Kongresi, 4 eylül 1919’da bir araya gelmiştir.Amaçları şunlardır:Memleket halkının çoğunluğunun arzularını yerine getirmek, bütün azınlıkları himaye altında bulundurmak, bütün vatandaşların can ve adalet yolundaki haklarını te’minata (güvenceye) bağlamak.

Sivas Milli Kongresi, Osmanlı İmparatorluğu halkı içindeki çoğunluğun isteklerini belirten bir karar suretini 9 Eylül 1919’da oy birliği ile kabul etmiştir.Bu kararın taşıdığı prensipler, Sivas Kongresi’nin, kongre dağılmazdan önce üyeleri arasından seçeceği Merkez Komitesi’nin ve İmparatorluk sınırları içindeki diğer bütün tali(birinciyi izleyen, ikinci derecedeki) kuruluşların gelecekteki hareketlerine rehber olacaktır.

İzlenecek politika ile ilgili olan bu karar gereğince Sivas Milli Kongresi, Birleşik Amerika Devletleri Senatosu’na şu ricada bulunmağı, bugün yine oybirliği ile kararlaştırmıştır:Üyelerinizden oluşan bir komiteyi Osmanlı İmparatorluğunun her köşesine göndermenizi diliyoruz.Bu komite özel çıkar ve ilişkisi olmayan bir millete has berrak görüşle, Osmanlı İmparatorluğu’nda fiili surette hüküm süren hal ve şartları tetkikten geçirmelidir.Böyle bir tedkik, Osmanlı İmparatorluğu’na aid nüfusun ve arazinin mukedderatı hakkında bir barış andlaşması gereğince keyfi kararlar verilmesine meydan bırakmazdan önce yapılmalıdır>>(6).


4 Eylül-11 Eylül 1919 tarihleri arasında yurdun çeşitli yerlerinden gelen 31 delegenin(7) katılımıyla gerçekleştirilen Sivas Kongresine de asıl olarak manda tartışmaları damgasını vurmuştu. Kongrenin 8 Eylül 1919 tarihinde gerçekleştirilen 4. oturumunda, gündeme, kongre delegelerinden yirmi beş kişinin hazırladığı “Amerikan Mandası” içerikli muhtıranın tartışma ve görüşülmesi alındı. Kongrenin 8 ve 9 Eylül tarihlerindeki oturumları da, bu konuda oldukça hararetli ve heyecanlı tartışmalara sahne oldu.8 Eylül 1919 akşamı Mustafa Kemal Paşa’nın odasında kongreye Askeri Tıbbiye öğrencileri adına katılan Hikmet(Boran) Bey, Paşa’ya;

Paşam, delegesi bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklal davamızı başarmak yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun şiddetle red ve takbih ederiz(çirkin görürüz).Farzı muhal(varsayalım), manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i “vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı” olarak adlandırır ve tel’in(protesto) ederiz
. diye seslenir.

Hikmet Bey’in bu şekildeki heyecanlı seslenişi Mustafa Kemal Paşayı da duygulandırmış ve heyecan dolu bir sesle:

<<Arkadaşlar gençliğe, Türk milli bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin>>der.

Sonra Hikmet Bey’e dönerek:

<<Evlat müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum.Biz, ekalliyette(azınlıkta) kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: ya istiklal, ya ölüm.>>


Hikmet(Boran) Bey hemen yerinden fırlar ve “var ol paşam” diyerek Mustafa Kemal Paşa’nın elini öper.(8)

Sivas Milli Kongresi adına kaleme alınan ve Başkan, Başkan Vekili, ikinci başkan vekili ve iki Sekreter imzalarını taşıyan; “tarafsız bir devlet gözüyle, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki durumları oldukları gibi incelemek amacıyla üyelerinden oluşan bir komiteyi Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün topraklarını ziyaret etmek üzere gönderilmesini isteyen” 9 Eylül 1919 tarihli yukarıda anılan mektup Amerikan Senatosu’na gönderilir.

Bütün bu açıklamalardan sonra yazara şu soruları yöneltmek zorunda hissediyoruz kendimizi:

1) Yazarın, “Atatürk’ün Nutuk’ta ABD Senatosu’na gönderildiğini inkar ettiği” iddiasında bulunarak onu “Amerikan Mandacılığı” ile suçladığı mektupta yanlış olan nedir? Mektup incelendiğinde, Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasal dehasını burada çok parlak bir şekilde gösterdiğini görebiliriz. Bu hareket, zamanın süper gücü İngiltere, Fransa, İtalya dahil pek çok devletin düşmanca tavır aldığı Milli Mücadele hareketi karşısında, ABD’nin en azından “tarafsız” kalabilmesini sağlamaya yönelik çok parlak bir politik hamle olarak değerlendirilebilir.

2)Mustafa Kemal Paşa, Milli Kurtuluş Savaşımızın en önemli kilometre taşlarından birisi olan Sivas Kongresi bitiminde yazılan ve Amerikan Kongresine gönderilen bu mektuba, kongre üyeleri arasında çok güçlü olan “Amerikan Mandacılığı” eğilimlerini bertaraf etmek ve “orta bir yol” bulmak amacıyla rıza göstermiştir. Türk milletinin bir “var olma/yok olma” savaşımı verdiği bu tarihimizin en zor ve karanlık anlarından birinde “Amerikan Mandacılığı” ve “zamanın süper gücü olan devletlerinden birisinin yardımını alarak içine düşülen bu çok kötü durumdan kurtulma” görüşü, Kongre’ye katılan üyeler arasında çok yaygın ve güçlüydü. Kongre’nin geneline hakim olan hava, güçlü bir devletin(özellikle ABD) desteğini alma yönündeydi. Örneğin, İsmail Fazıl Paşa(Ali Fuad Cebesoy’un babası), İsmail Hami Danişment gibi delegeler bu görüşü çok güçlü bir şekilde savunmuşlardı Kongre esnasında. Yazar, her nedense!!!!!!! yazısında bütün bunlardan hiç bahsetme gereği duymuyor!!!!!!!

3) Mustafa Armağan, gönderilen bu mektubu sadece Atatürk’e mal ediyor. Halbuki mektup, kongre üyeleri tarafından alınan ortak karar sonrasında kaleme alınmıştı ve kongre’nin ortak görüşünü yansıtıyordu.Bazı kongre üyeleri “Amerikan Mandacılığı” konusunda o kadar ısrarcı olmuşlardı ki, Mustafa Kemal Paşa’nın ancak bu kadarını gerçekleştirmeye gücü yetmişti.!!!!!Bu, bir tür ustaca bu görüşleri “savuşturma stratejisi” olarak değerlendirilebilir.

4) Araştırmacı, ABD Senatosuna gönderilen mektup sonrasında, beklenen heyetin Anadolu’yu ziyaret eden “Harbord Heyeti” olduğunu iddia ediyor. Diyelim ki, yazarımızın bu tezi doğrudur. Bundan Mustafa Kemal Paşa’nın ABD Mandası taraftarı olduğu sonucunu mu çıkarmamız gerekiyor? Milli Mücadele sırasında gerek ABD’ye ve gerekse Avrupa ülkelerine en ufak bir tavizin verildiğini gösteren bir kaynak gösterilebilir mi acaba? Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının sloganı şuydu: “Ya istiklal Ya ölüm!”

“Resmi Tarih tezlerini” acımasız bir şekilde eleştiren, “objektif” ve “bilimsel” olmamakla suçlayan, “Yalan Söyleyen Tarih Utansın” çığlıkları atan bir araştırmacının, makalesinde tarihsel gerçekleri nasıl “eğip büktüğüne” iyi bir örnek, kaleme aldığı Sivas Kongresi’ne ilişkin bu yazılar olabilir. Yukarıdaki izahlarımızdan da kolayca izlenebileceği üzere bu iddialar, hangi bilimsellik, objektiflik ve insaf ölçüleriyle izah edilebilir acaba?



NOT: Eylül 1919’da gerçekleştirilen ve Milli Bağımsızlık savaşımızın en önemli kilometre taşlarından olan Sivas Kongresi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyen okuyucularımız, İlimizin yetiştirdiği değerli bilim insanlarından olan Ahmet Necip Günaydın Bey’in “Milli Mücadelede Sivas-108 Gün” adlı önemli araştırmasına başvurabilirler.







DİPNOTLAR:



(1) Mustafa Armağan, Küller Altında Yakın Tarih 2, Yakın Tarihin Kara Delikleri, İstanbul, Timaş Yayınları, 2007, s.37-51

(2) Mustafa Armağan, a.g.e, s.50-51

(3) Mustafa Armağan, a.g.e, s.51

(4) Mustafa Armağan, a.g.e, s.49

(5) Mustafa Armağan, a.g.e, s.48

(6) Fethi Tevetoğlu, Milli Mücadele Yıllarındaki Kuruluşlar, Ankara, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1988, s.32-33

(7) Sabahattin Selek, Anadolu İhtilali, İstanbul, Can Yayınevi, 1973, s.284

(8) http:/tr.wikipedia.org/wiki/Hikmet_Boran


http://www.ekosiyaset.com/article.aspx? ... yaziId=725

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.