Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 17 Oca 2018, 03:49


Yeni bir konu gönderCevap gönder 3 sayfadan 1. sayfa   [ 32 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 18 Kas 2014, 15:02 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334

Resim

Atatürk hakkında konuşurken en alakasız konularda bile acımasızca suçlamalarda bulunan Atatürk düşmanları, dinci yobazlar konu Vahdettin olunca toz kondurmamak için her şeyi yapıyorlar. Vahdettin neden İngilizlerle iş birliği yaptı? diyorsunuz Cevap : Eee İstanbul işgal altındaydı iş birliği yapmasın da ne yapsın. Neden İngilizlerle kaçtı? diyorsunuz. Cevap: Kaçmasaydı öldürülecekti ne yapsın. Sürekli küçük Emrah modunda bir acındırma politikası, sürekli mazlumdu, çaresizdi aslında çok vatanseverdi ama işte şartlar buna zorladı gibi ipe sapa lafa gelmeyen laflar… İşin komik tarafı Vahdettin’i böyle süt dökmüş kedi yavrusu gibi göstermeye çalışanlar aynı zamanda ”Kurtuluş savaşını Vahdettin başlatmıştı her şeyi planladı paşa git vatanı kurtar dedi” diyerek bir aslan yaratabiliyorlar. Bir karar verin. Hangisi gerçek Vahdettin ? Mazlum, çaresiz, boynu bükük adam mı? Yoksa Kurtuluş savaşının kahramanı olan mı? Ne kadar yalan söylerseniz söyleyin en mükemmel yalanın bile bir çelişkisi vardır. Bu yüzden uğraşmayın olmuyor… beceremiyorsunuz…

Vahdettin’i acındırma politikasının çok klişe bir sloganı vardır. Kurtuluş savaşındaki ihanetini aklamayı başaramayanlar, Anadolu’ya neden geçmedi? sorusuna ”İstanbul işgal altındaydı nasıl geçsin ki” diye cevap verenler, Kurtuluş savaşı sonrasında İngiliz zırhlısıyla kaçmasına ise şu bahaneyi söylüyorlar : Kaçmasaydı öldürülecekti. Her zaman olduğu gibi içi boş bir cevap. Bu saçma bahaneye şu kısa cevap verilebilir : ”Bir padişahın kendi halkı tarafından öldürülmesi düşmana sığınmasından çok daha şereflidir. ” Aslında bu kısa cevapla konu kapatılabilir fakat her zaman olduğu gibi Vahdettin’in kaçışını belgelerle açıklayacağım.

Vahdettin’in neden kaçtığını anlamak için biraz geçmişe dönmemiz gerekiyor. Yunan ordusunun İzmir de bozguna uğramasından sonra müttefik devletlerle barış görüşmelerinin yaklaştığı günlere dönelim. 26 Ekim 1922 de İngilizler hem TBMM hükümetini hem de İstanbul hükümetini barış görüşmelerine çağırmıştır. Ankara hükümeti bu davete 29 Ekimde olumlu cevap vermiş fakat konferansa İstanbul hükümetinin davet edilmesi durumunda görüşmelere gelmeyeceğini ifade etmiştir. İstanbul hükümetinin dış işleri bakanı Ahmet İzzet Paşa ise Ankara hükümetinin bu restine karşı çıkıp İstanbul hükümetinin ”yasal hükümet” olduğunu ve konferansta temsil hakkının bulunduğunu söyleyerek karşılık vermiştir. Bu karşılıklı restleşmelere bir son vermek isteyen Tevfik Paşa, Mustafa Kemal’e ”konferansa ortak bir delege heyetiyle katılma” isteğini iletmiş fakat bu istek Osmanlı saltanatının sonu olmuştur. 30 Ekim 1922 tarihli meclis oturumunda Tevfik Paşa’nın mektubu vekiiler tarafından büyük bir öfkeyle karşılanmıştır. Hatta o kadar büyük bir öfke yaratmıştır ki Diyarbakır mebusu Hacı Şükrü bey ”Vahdettin’in besmeleyle taşlanarak öldürülmesini” meclise teklif etmiştir. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgiyi aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz

http://tibbiyelihikmet.wordpress.com/20 ... di-yalani/

Bu ateşli tartışmalara, küfürlere sahne olan meclis oturumuna baktığımızda Vahdettin’in zerre kadar itibarı kalmadığını görüyoruz. O gün Vahdettin mecliste olsaydı büyük ihtimalle linç edilerek öldürülürdü Yani saltanat kaldırıldığı gün yobazların iddia ettiği gibi milletin Vahdettin’e saygısı falan yoktur. İnsanlar hala saltanata bağlıdır ama Vahdettin’den nefret etmektedir. Makama bağlılık ile kişiye bağlılığı ayırt etmek lazım. Vahdettin saltanat kaldırılsa da kaldırılmasa da yolun sonuna gelmişti. Millet saltanata bağlı olsa da Vahdettin’e karşı büyük bir öfke duymakta, ağır sözler söylemekte hatta tramvaylara ”Kahrolsun Vahdettin” yazmaktadır

“Büyük zafer İstanbul’da büyük şenliklerle kutlanıyordu. Halk gündüzleri meydanlara toplanıyor, her yerde heyecanlı nutuklar söyleniyordu. Padişaha karşı yer yer en ağır sözler sarf ediliyor, hakaretler yağdırılıyordu. Aynı gün kalabalık bir grup Yıldız Sarayını önüne gelerek padişahlık aleyhine gösteriler yapmıştı. Mevlit gecesi ise tramvayların üzerine tebeşirle, ‘Kahrolsun Vahdettin’ sözleri yazılıyordu. Saraydaki görevlilerin, memurların çoğu korkudan gelmiyordu.” (Yılmaz Çetiner – Son Padişah Vahdettin s.258)


1 Kasım’da yobazların biricik kaynağı Rıza Nur’un meclise verdiği teklifle saltanat kaldırılmıştır. Bu andan itibaren Vahdettin’in ”evden çıkmak istemeyen yüzsüz kiracıdan” farkı yoktur. Kendisinden besmeleyle taşlanarak öldürülmesini teklif edecek kadar nefret edilirken o hala saltanatını bırakmamaya kararlıdır. Kurtuluş savaşı boyunca İngilizlerin her kararına boyun eğen padişah, şimdi saltanatını kendi milletinden insanlara karşı savunmaya geçmiştir. ”Vahdettin’in tahtta gözü yoktu bu yüzden her şeyi bırakıp gitti” diyen sahtekarlar hem Vahdettine hem tarihe ihanet etmektedirler. Vahdettin bırakın saltanattan vazgeçmeyi, yurt dışında yaşarken bile mevki ve makamından vazgeçmemiştir. Şimdi saltanatın kaldırıldığı günden İstanbul’dan kaçtığı güne kadar gelişen olayları okuyalım.

Resim

Resim

Resim

Saltanatın kaldırılmasından 3 gün sonra 4 Kasım 1922 de Osmanlı’nın son sadrazamı Tevfik Paşa Sir. H. Rumbold ile görüşerek konferansa katılma yollarını aramış, Rumbold’a hükümetten çekilmesinin mi yoksa Lozan’a delege yollamasının mı daha doğru olacağını sormuş fakat Rumbold’tan olumlu ya da olumsuz bir cevap alamamıştır. İngiliz yüksek komiserinden yüz bulamayan Tevfik Paşa ertesi gün Fransız Yüksek komiseri General Pelle ile görüşerek Ankara hükümetinin saltanatı kaldırma yetkisi olmadığını, hilafetin tüm müslümanları ilgilendiren bir mesele olduğunu, eğer Kemalistlerle tek başına muhattap olurlarsa çok uçuk isteklerde bulunabileceğini ifade etmiştir. Kısaca ifade etmek gerekirse Ankara hükümetini mızmız bir çocuk gibi İngiliz ve Franız yüksek komiserlerine şikayet etmiştir. Fransızlar’dan da yüz bulamayan Tevfik paşa için istifa etmek dışında bir yol kalmamıştır. 6 Kasım’da istifa ederek görevini Refet Paşa’ya teslim etmiştir.

İngiliz Yüksek komiseri Rumbold, Tevfik Paşa ile görüşmesini 7 Kasım’da Lord Curzon’a yolladığı mektupta şöyle anlatmaktadır :

‘Sadrazam, benimle vedalaşırken, eski nesile mensup, yaşlı ve saygın bir Türk Efendisiyle resmen son olarak görüşmekte olduğumu sezdim. Onun, güçlükler ve aşağılamalar önünde ağırbaşlı tavrı sempatimi kazanmıştır… Böylece, yüzyıllar boyunca sürmüş olan bir rejim ve örgüt geçmişe karışmıştır. Bu tarihi rejimin kayboluşundan sonra Türkiye’nin gönence kavuşup kavuşmayacağını zaman gösterecektir. Ancak, var olan belirtiler, bugün, Türkiye’de erkte bulunanların ülkeyi bir felakete sürüklemekte oldukları görünümünü veriyor’’ (İDA, FO 371/7912/E 12647: Rumbold’dan Curzon’a yazı, 7.11.1922)

Tevfik Paşa hükümetinin istifasından sonra Vahdettin 7 Kasım’da Sir H.Rumbold ve yardımcısı Andrew Ryan ile yaklaşık 4 saatlik bir görüşme yapmıştır. Bu görüşmede Vahdettin, Ankara hükümetinin kendisi hakkında verdiği kararı tanımadığını, saltanat makamını terketmeyeceğini ve İngilizler’in İstanbul hükümetiyle görüşmesi gerektiğini söylemiştir fakat Rumbold, konferansta Ankara hükümetiyle görüşecekleri söyleyerek adeta Vahdettin’in hayallerini suya düşürmüştür. Bu cevap üzerine Vahdettin İngilizlerin kendisini koruyup koruyamayacağını sormuş, İngiliz Yüksek Komiseri bu konuda yardım edebileceklerini söylemiştir. İngilizlerden koruma teminatını alan Vahdettin Mısır’a gitrmek istediği söylese de bu isteği reddedilmiştir.

İngilizler son dakikaya kadar Vahdettin’den faydalanmayı düşünmüştür. İngiltere Dış işleri Bakanlığı yetkililerinden Ronald Linsay 6 Kasım’da Vahdettin ile ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir :

Fırsattan yararlanarak, Padişaha Kıbrıs’ta siyasi barınak önererek veya ona, görevinden istifa etmemesini telkin ederek, İslam ülkelerinin gözünde saygınlığımızı yükselt­me olanağını incelemekte yarar olabilir. Halifenin İngiltere tarafından Türkiye’deki Ulusçulara ve cumhuriyetçilere karşı korunması, Hindistan ve öteki İslam ülkelerinde pek etkili olabilir”

Bakanlık müsteşareı Crowe’ da Linsay’ın bu önerisine şu yorumla cevap vermiştir :

“Padişaha siyasi barınak verme önerisi dikkatle incelenmelidir. Ona barınak olarak belki Hindistan’ı önerebiliriz; ama bu denli bir öneri Hindistan’da Halifeye karşı bir soğukluk yaratabilir.”

Lord Curzon’da bu önerilere Padişaha siyasi barınak verilmesi görüşüne değer veririm; ama ona bu melce nerede verilebilir? diyerek karşılık vermiştir (İDA, FO 371/7910/E 12293)

Vahdettin’în halifelik ünvanından faydalanmak isteyen İngiltere’nin hayallerini 10 Kasım’da Hindistan’dan gelen mektup suya düşürmüştür. Hindistan Kral Naibi İngilizlere yazdığı gizli telgrafta tek kelimeyle ”İngiliz ajanı bir padişahı ülkemizde istemiyoruz” demiştir. Hindistan Kralı Naibi’nin telgrafı şöyledir :

“Padişahın halifeliği dışında, kendisi Hindistan’da pek az tanınmıştır ve Türkiye’nin işgali sırasında, onun ingilizlerin aleti olduğundan kuşkulanılmaktadır. Dolayısıyla, genel eğilime göre onun tahttan indirilmiş olması Hindistan’da ilgisizlikle karşılanmıştır. Mustafa Kemal ise ülkesinin kurtarıcısı ve İslam’ın şampiyonu olarak görülmektedir. ” (İDA, FO 371/7913/E 12699: Kıral Naibinden Hindistan Bakanlığı’na ivedi, özel ve gizli telgraf, 10.11.1922)


Bu telgraftan sonra İngilizler Vahdettin’in halifelik ünvanından da faydalanamayacağını anlamıştır. Vahdettin için artık her şey bitmiştir 16 Kasım 1922 de İngiliz İşgal orduları komutanı General Harrington’a tarihe utanç belgesi olarak geçecek olan şu mektubu yazmıştır :

“İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden İngiltere devletine sığınır ve bir an önce başka bir yere götürülmemi talep ederim efendim.

Müslümanların Halifesi Mehmet Vahdettin.


Resim

Şimdi şu soruyu sormamız gerekiyor. Vahdettin canını kurtarmak için mi kaçtı ? Yoksa iç isyan çıkmasın diye mi kaçtı ? Kurtuluş savaşındaki tavırları, savaş sonrası İngilizlerle ilişkilerine bakarsak bu sorunun cevabı çok net. ”Vahdettin canını kurtarmak için kaçmıştır”. Şayet iç savaş çıkmasın diye kaçmış olsaydı Saltanatın kaldırıldığı günden sonra 16 gün boyunca tahtına sıkı sıkıya yapışmazdı. Son günlerde bile İngilizlerden ”konferansa katılmak için” medet umması son ana kadar Ankara hükümetine karşı direndiğini göstermektedir. Zira yurtdışındayken yaptığı açıklamalar, yayınladığı beyanname ve büyük devletlere yazdığı mektuplar halifelik makamından hiç bir zaman vazgeçmediğini göstermektedir. Şimdi o günlerde yerli basında Vahdettin hakkında yazılanlara bakalım

1 Ekim 1922 tarihli Yeni Gün gazetesinde Vahdettin ile ilgili şu satırlara yer verilmiştir :

‘Türk ulusunun utkusu, hain Padişahı, taht ve tacını bırakmaya zorlamıştır. Konstantin’den sonra devirmiş olduğumuz Padişah, İngilizlerce ülke dışına çıkarılmak üzeredir. Mehmet VI adı altında padişahlığa başlamış olduğu günden bu yana ulusuna ihanet etmiş; İngilizler ve Yunanlılarla işbirliği yapmış; şimdi de görevinden çekilmiştir… Cehenneme gitsin”

Yenigün gazetesinde yayınlanan bu paragrafı Sir H. Rumbold 24 Ekimde Dış işleri Bakanlığına yollamıştır. İngilizler Vahdettin’in her geçen gün daha büyük nefret topladığının farkındadır (İDA, FO 371/7907/E 11820: Rumbold’dan İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na yazı, İstanbul, 24.10.1922.)


Vahdettin’in kaçışından 2 gün sonra gazetelerde yapılan yorumlar Vahdettin’in halk nezdinde ne kadar itibarsız olduğunu göstermektedir. İşte o yorumlardan bazıları :

‘Renin: Vahdettin, davranışları konusunda halka hesap ve­receği günün yaklaşmakta olduğunu ve halka karşı büyük borçları olduğunu sezmiştir. Osmanlı Hanedanı ülkeye 36 Sultan vermiştir. Bunlar arasından yüce ve önemsiz, iyi ve kötü Padişahlar çıkmıştır, ama Vahdettin gibi korkak çık­mamıştır. Kendi seleflerinin mezarlarına sırtını çevirmiş olan Vahdettin şimdi bir macera peşine düşmüştür’.

Tevhid-i Efkar Vahdettin’in kaçışını görülmemiş bir alçaklık olarak nitelemiş, düşmanla iş birliği yapan bir halifeden de başka bir şey beklenemeyeceğini ifade etmiştir.

Vakit, Vahdettin’in kaçışını ”ruhsuz bedeninden masrafsız kurtulmak’‘ olarak yorumlamış, ”Eğer kalsaydı üstümüze yük olacaktı” diyerek adeta baş belası olarak görmüştür

Bu kadar belgeye rağmen bugün hala Vahdettin için ”çok masum padişahtı”, ”millet ona bağlıydı” gibi ipe sapa gelmeyen yorumlar yapanlar o günlerdeki meclis zabıtlarını okusunlar. Vahdetin’in İngilizlerle görüşmelerini okusunlar. Sığınma mektubunu okusunlar.Madem Vahdettin çok masumdu neden saltanatın kaldırılmasından 16 gün sonra kaçtı? Kalsaydı öldürülürdü demek bir bahane olamaz. Bir Osmanlı padişahı kendi milletinden korkuyorsa o zaten yaşamıyor demektir. Eğer kalıp öldürülseydi tarihe ”maktül padişah” olarak geçerdi fakat o ”Düşmana sığınan kaçak padişah” olmayı tercih etmiştir. Bu mu sizin padişahınızın yüksek ruhu ve şerefi ? Bu mu vatanseverlik ? Ne kadar uğraşsanız da hainden kahraman yaratamazsınız. Tarih her zaman bir şekilde yalanınızı suratına çarpar

Tarih_Kurdu

http://tibbiyelihikmet.wordpress.com/20 ... gercekler/

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 19 Kas 2014, 03:40 
Onursal Üye

Kayıt: 02 Kas 2011, 09:48
İleti: 7377
Konum: Kastamonu
Şuda bir gerçek Vahdettin olmasaydı. Bence o dönem devam ederdi. O kadar zaman geçti hala aklanamadı? Sağlık durumu ruhen bozuktu zaten, kaçması isabet oldu.. Yoksa memleket el değiştirmişti çoktan, Anadolu'da oluk oluk kan akar, beyimiz sarayında ölecem korkusu ile hayat sürer tuhaf gerçekten?

Bu olayda bana şunu anlatıyor. İşte başörtülü kızım Üniversite'ye gidemedi. Amerika'da okudu, peki niye müslüman bir ülkede eğitim aldırmadın?

Bu olaydada niye İngilizler? İşte bunu kimse anlatamıyor?

_________________
Beni dinle ey oğul,can oğul,Türklüğünü sakın kaybetme.Şunu iyi bil oğul,Han oğul,Hak yoldan başka yere gitme.
Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an,Yüreğinde yer bulsun.Hedefin olmalı Turan,Diyesin vatan sağolsun.
Dede Korkut.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 19 Kas 2014, 18:26 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4084
M. Ali Alabora o nereye sığındı?
Dalan nereye sığındı?
T. Çömez nereye sığındı?
Nazım Hikmet...........

İnsanları yargılamak kolay. Kendinizi onların yerine koyun.
Sonuçta bunlar insan. Adalet vardı da kaçtılar ise suçlular. Yok adalet yoktu da kaçtı iseler helal olsun.

Bu ülkede adil yargı vardı da biz mi görmüyoruz?

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 19 Kas 2014, 22:28 
Onursal Üye

Kayıt: 02 Kas 2011, 09:48
İleti: 7377
Konum: Kastamonu
Mendres bir yere sığındımı?
Doğru yada yanlış adam bedel ödedi..

Ama ben Vahdettin'i şu konuda anlıyorum.
İngilizler yardim etti. Çünkü o dönem İngiliz halkı ve hükümeti gece gündüz Kur'an okuyordu. Namaz dersen duyuma göre 1500 rekat günde kılıyorlarmış, hac görevi mesela gitmeyini dayakla göndermişler..
Ve sorular sorular cevapsız sorular. Azıcık mantık aslında cevapları bulduruyor. Zamanla gelişeceğiz..

_________________
Beni dinle ey oğul,can oğul,Türklüğünü sakın kaybetme.Şunu iyi bil oğul,Han oğul,Hak yoldan başka yere gitme.
Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an,Yüreğinde yer bulsun.Hedefin olmalı Turan,Diyesin vatan sağolsun.
Dede Korkut.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 20 Kas 2014, 00:09 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4084
Siyasi Terk yazdı:
Mendres bir yere sığındımı?
Doğru yada yanlış adam bedel ödedi..

..


Sen geçenlerde fabrikada güvenlik görevlisi parçalayan kurtların haberini izledin mi?
Neyin bedelini ödedi?

Saçmalama! Kuru yaş dinlemeyen bir dünya bu dünya. v.s.................

Bu örnekler dikkat edersen zengin veya ünlü kesim.
Kim bilir ne garibanların kellesi gitti. Veya içeride suçsuz yatıyor...
20 sene sonra pardon denilip salınan adamın suçu ne? Tarih gözle gördüğün ve işittiğinden ibarettir.

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 20 Kas 2014, 04:02 
Kıdemli Üye

Kayıt: 26 Nis 2013, 04:23
İleti: 1714
Konum: Yokistan
Vahdettin madem Ingilizlerin koynundan cikmiyordu, Ingilizler Vahdettin'i neden kullanmadilar yahu? Madem koltugu dusunuyordu bu adam neden emrinde bir ordu orgutlesine izin vermeyip, Anadolu'daki kuvvetlerle catismasini keyifle seyretmediler? Neden tek kursun atmadan Istanbul'u terketti bu Ingilizler?

Hele siz once bi mantik yurutmeye baslayin da. Sonra tarih konusuruz.

_________________
"Uzun vadede hepimiz AKP li olacağız.''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 20 Kas 2014, 04:27 
Onursal Üye

Kayıt: 02 Kas 2011, 09:48
İleti: 7377
Konum: Kastamonu
Menderes doğru oldu. Asılması haklıydı diyen yok..
Gözümle şahit değilim onu diyorum ne alaka bekçi falan?
Vahdettin, İngilizlerin emrindemiydi yazdığı mektup ortada. Tarih_Kurdu paylaşmış okuyun diyorum.
Tek kurşun atılmadımı? Anadolu'da isyanın ağababası zaten, o tarih'te yoksa bizim müttefikimiz olarakmı durdular. Önce siz buna cevap verin.

Bir kaç ay önce, Kamaloglu yahu adamın sülalesinin neyi var. Onlarada hak verilmeli dedi..
Bak işte adam kaçarken altınını, değerli neyi varsa alıp kaçmış, ne yapalım Toki'den evmi verelim birde?

Böyle sonundan okunan tarih ne kazandırır bize, hep kaçak dövüşüyorsunuz..

_________________
Beni dinle ey oğul,can oğul,Türklüğünü sakın kaybetme.Şunu iyi bil oğul,Han oğul,Hak yoldan başka yere gitme.
Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an,Yüreğinde yer bulsun.Hedefin olmalı Turan,Diyesin vatan sağolsun.
Dede Korkut.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 20 Kas 2014, 04:58 
Kıdemli Üye

Kayıt: 26 Nis 2013, 04:23
İleti: 1714
Konum: Yokistan
Siyasi Terk, bana sorarsan Ingilizler'den habersiz kus ucmadi o tarihlerde ne Anadolu'da ne de Trakya'da. Vahdettin de habersiz gitmedi. Ingilizler onu kullanmak isteselerdi fazlasini yaparlardi. Her seyi gectim, adamlar kursun atmadan terkediyorlar Istanbul'u, kafanizi daha ne kadar kuma gomeceksiniz?

Ulus devletleri kurdurup, tarihin son imparatorluklarini mezarlarina gomup gittiler.

Turkiye'de olan sey de bu kuresel degisimin bir yansimasidir. Ne bir devrimdir, ne bir sahlanis, ne bir uyanis, ne bir ozgurluk savasi. Ozgurluklerin sinirlari belirlenmistir zira, Turku icin de, Yunani icin de, Arabi icin de bu boyledir.

Sonrasi malum.. Cift kutuplu dunya duzeni, ve kansiz bir sekilde tek kutuplu duzene gecis.. Bence surec harika islemis. Komunist Rusya uzerine ortaya atilan "komplo teorilerine", devrimin finansal kaynaklarini irdeleyenlere itibar etmeyip - bugun ulus devletlerin varliklarini korumasini emperyalizme karsi bir antitez olarak dillendirmek, bu tarihsel sureci kacirirken, bunalima giren kapitalizmin her serefinde daha guclu cikmasini aciklayamamak, aslinda ulus devletlere dayali mevcut sistemin Kapitalist tezler ve Komunist/sosyalist antitezler arasinda bir sentez oldugunu gormemektir bir yerde. Yani aslinda ne Isvicre bir modeldir, ne de Kuzey Kore bir istisna. Dunya uluslarinin %99'u daha farkli bir dunyada yasiyorlar. Ne modeli uygulayabiliyorlar, ne de istisna olabiliyorlar. Goruntu fazla aldatiyor bizi.

Bolgesel entegrasyonlar da yeni bir surecin habercisi. Entegrasyonlar kuresel yapiya karsi durmak bir yana dursun, bu yapiyi saglama almak icin kuruluyorlar. Yani ne dunya Osmanli'dan sonra, ne de Turkiye Vahdettin'den sonra daha yasanilir bir yer olmadi.

Sultani begenmeyenler, bugun ulke yonetiminde atanan valilerin degil de "cumhurun reisi" nin oldugunu dusunup, kendilerini bir guzel kandiriyorlar..

Mutlular da ustelik.

Ben almayayim.

_________________
"Uzun vadede hepimiz AKP li olacağız.''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 20 Kas 2014, 15:33 
Onursal Üye

Kayıt: 02 Kas 2011, 09:48
İleti: 7377
Konum: Kastamonu
Ya burada problem, Vahdettin ajanmıydı değil bence..
Bak o son dönem zaten ayakta zor duruyordu. Vahdettin aslında Atatürk ile devrilmedi.. Atatürk ise yurt dışı bağlantılı değildi..

Benim için en önemli not mesela.
Harf inkilabı 1850 yılında ele alınıyor, Atatürk bunu o zaman hayata geçmedi kendi geçiriyor.
Atatürk'ün merdivenleri çok hızlı tırmanışı, adeta parlatılması bunlar çok dikkat çekici..
O kadar önemli isim varken, neden Atatürk?

Siz Osmanlı düşmanı diyorsunuz ama aslında kendisi, Osmanlı'nın legal devletin gizli yapısının adamı olarak seçilmişti..

Vahdettin, mahvettin misali o dönemin ağır abilerinin sonunu getirdiğini biliyor. Aslında şuda var o kadar zaman iktidar olanlar bunu saklıyor. CHP olsa şuan iktidar anlarım, niye saklıyorlar mantıklımı sizce?
Açın arşivleri herkes görsün olayı dimi ama, ben senaryonun değişceğine inanmıyorum..

_________________
Beni dinle ey oğul,can oğul,Türklüğünü sakın kaybetme.Şunu iyi bil oğul,Han oğul,Hak yoldan başka yere gitme.
Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an,Yüreğinde yer bulsun.Hedefin olmalı Turan,Diyesin vatan sağolsun.
Dede Korkut.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 21 Kas 2014, 03:09 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4084

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 24 Kas 2014, 00:28 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334
irfan yazdı:
Vahdettin madem Ingilizlerin koynundan cikmiyordu, Ingilizler Vahdettin'i neden kullanmadilar yahu? Madem koltugu dusunuyordu bu adam neden emrinde bir ordu orgutlesine izin vermeyip, Anadolu'daki kuvvetlerle catismasini keyifle seyretmediler? Neden tek kursun atmadan Istanbul'u terketti bu Ingilizler?

Hele siz once bi mantik yurutmeye baslayin da. Sonra tarih konusuruz.


Kurtuluş savaşı boyunca 4 yıl kullandılar daha ne bekliyorsun ? 1922 den sonra pek takmadılar. Çünkü Vahdettin'in islam alemi üzerinde zerre kadar etkisinin olmadığını gördüler. Hindistan bile ''Bu adamı bize yollamayın'' dedi. Kurtuluş savaşında meclis zabıtlarında Vahdettin'e edilen küfürleri okusan dudağın uçuklar. Vahdettin bırak ordu kurmayı futbol takımı bile kuramazdı. Vahdettin su katılmamış bir haindir kıvırmaya gerek yok. Bunu diyen ben değilim 1. Meclis zabıtları

İngilizlerin kurşun sıkmadan gittiği iddiası da sizin saçmalığınızdan başka bir şey değil.

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 26 Kas 2014, 21:53 
Banlanmış Üye

Kayıt: 16 May 2012, 02:33
İleti: 835
irfan yazdı:
Vahdettin madem Ingilizlerin koynundan cikmiyordu, Ingilizler Vahdettin'i neden kullanmadilar yahu? Madem koltugu dusunuyordu bu adam neden emrinde bir ordu orgutlesine izin vermeyip, Anadolu'daki kuvvetlerle catismasini keyifle seyretmediler? Neden tek kursun atmadan Istanbul'u terketti bu Ingilizler?

Hele siz once bi mantik yurutmeye baslayin da. Sonra tarih konusuruz.

Kuva-yi İnzibatiye'yi hiç duymadın mı İrfan? Ali Fuat Paşa'nın, İngilizler'in desteğindeki bu orduyla olan çatışmalarını da bilmiyorsun anlaşılan.

_________________
"Bu memleket tarihte Türk'tü, halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır."

"Beyler, hiçbir dine bağlı olmayan kalp istirahattan mahrumdur."- Aralık 1930

Mustafa Kemal ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 27 Kas 2014, 02:24 
Kıdemli Üye

Kayıt: 26 Nis 2013, 04:23
İleti: 1714
Konum: Yokistan
Desene bu inzibatlar duzenli Anadolu kuvvetleri ile savasmis ve yenilmisler.. Tarih_kurdu'nun ima ettigi sekilde sonra da bizimkiler hizlarini alamayip Ingilizleri cephe savasinda bir guzel pataklayip kovmuslar herifleri..

Ulan adamlar Istanbul'u merasimle terketti, hala ne zirvaliyorsunuz siz ne inzibati ne savasi?

Muhakeme yetiniz yok anladik ama tarihi bastan yazacak kadar arsizlasmayin bari.

_________________
"Uzun vadede hepimiz AKP li olacağız.''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 27 Kas 2014, 12:46 
Banlanmış Üye

Kayıt: 16 May 2012, 02:33
İleti: 835
irfan yazdı:
Desene bu inzibatlar duzenli Anadolu kuvvetleri ile savasmis ve yenilmisler.. Tarih_kurdu'nun ima ettigi sekilde sonra da bizimkiler hizlarini alamayip Ingilizleri cephe savasinda bir guzel pataklayip kovmuslar herifleri..

Ulan adamlar Istanbul'u merasimle terketti, hala ne zirvaliyorsunuz siz ne inzibati ne savasi?

Muhakeme yetiniz yok anladik ama tarihi bastan yazacak kadar arsizlasmayin bari.


irfan yazdı:
Madem koltugu dusunuyordu bu adam neden emrinde bir ordu orgutlesine izin vermeyip, Anadolu'daki kuvvetlerle catismasini keyifle seyretmediler?

Boş boş konuşma irfan. Bilmediğin konularda iddia ortaya atıp rezil olma. Sana Vahdettin'in kurdurduğu orduyu söylüyoruz, bu defa yine cahilliğini ortaya seriyorsun ve düzenli orduya karşı "inzibatların" yenildiğini söylüyorsun ama Kuva-yi İnzibatiye (Hilafet Ordusu) ile çarpışıldığında henüz düzenli orduya geçilmemişti, bunu dahi bilmiyorsun. Neyin ne olduğunu merak ediyorsan veya öğrenmek istiyorsan araştır. Sana burada tekrarlar yaparak birşeyler anlatmaya hiç niyetim yok. İngilizlerle savaşıldı mı savaşılmadı mı sorusunun cevabı forumda var. Aynı şeyleri tekrar tekrar ortaya atmaktan hiç mi sıkılmıyorsunuz?
Ayrıca, bu ülkeyi o kadar önemsiyorsan ve zerre kadar utanma duygun varsa, tek kurşun atmadan en küçük direnç göstermeden koca Mısır'ı ve toplamda yaklaşık 1.600.000 km2 (bir milyon altıyüzbin) (bugünkü Türkiye'nin 2 katı) toprak kaybeden 2.Abdulhamit için de iki kelam et.

_________________
"Bu memleket tarihte Türk'tü, halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır."

"Beyler, hiçbir dine bağlı olmayan kalp istirahattan mahrumdur."- Aralık 1930

Mustafa Kemal ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Vahdettin’in İngilizlere Sığınması Hakkındaki Gerçekler
İletiTarih: 27 Kas 2014, 16:20 
Kıdemli Üye

Kayıt: 26 Nis 2013, 04:23
İleti: 1714
Konum: Yokistan
Dustun agima :)

Madem duzenli ordularin yaptigi bir savas yok ortada, ne zirvaliyorsunuz ikiniz de?

Ingilizlerle uzaylilar mi savasti?

Vahdettin'in hain olmadigini Ilber Ortayli soyluyorsa eger size cok bir sey dusmez, susun iyisi mi.

Utanmadan bahsediyorsun.. 5.000.000 sehidin esamesi okunmazken, 9.000 sehidin uzerine birilerini kendine ata kabul etmissin. Sen mi ogreteceksin bana utanmayi?

_________________
"Uzun vadede hepimiz AKP li olacağız.''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 3 sayfadan 1. sayfa   [ 32 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.