Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 17 Oca 2018, 21:15


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Hilafetin Kaldırılmasını İngilizler İstedi Yalanı
İletiTarih: 03 Mar 2015, 17:57 
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Mar 2010, 23:43
İleti: 4334

hfhdhdh



Atatürk karşıtlarının ve son yıllarda Atatürk düşmanlığının bayraktarı olan ”Cemaat” tarihçisinin gerek sanal ortamda gerek gazetesindeki köşesinde ve gerekse tartışma programlarında sıkça dile getirdiği bir iddia var. Bu iddiaya göre İngilizler Lozan’ı onaylamak için hilafetin kaldırılmasını beklemişler. Bu iddiaları da diğer iddiaları gibi belgeye dayanmayan tamamen komplo üzerine oturtulmuş bir iddia… Daha açık ifade etmek gerekirse zincirleme bir yalanın son halkası…

Bu yalanı deşifre etmeden önce nasıl sistemli şekilde yalan söylediklerini anlatmak istiyorum. Sistematik yalanlarının ilk halkası Atatürk’ün Samsun’a gidişidir. İngiliz vizesini belge olarak göstererek insanların bilinç altına şu mesaj yerleştirilmek isteniyor: ”Atatürk’ü Samsun’a İngilizler yolladı” Bu sayede Atatürk’ün Samsun yolculuğu itibarsızlaştırılıyor.

Samsun yolculuğunu itibarsızlaştırdıktan sonra yalanın ikinci halkası ”Kurtuluş savaşında yedi düvele karşı savaşmadık ki” iddiasıdır ki bu da diğer iddiaları gibi yalandır. Bu iddia sayesinde de Kurtuluş savaşı mücadelesi itibarsızlaştırılıyor. Yalanları iyi takip edemezseniz bu iddialar altındaki niyeti anlayamazsınız. Önce Samsun yolculuğu itibarsızlaştırılıyor sonra kurtuluş savaşı neden? Samsun’u İngiliz planı gibi göstermeden kurtuluş savaşını yok sayamazsınız. Bu yüzden yalanlarını sistematik bir şekle sokup insanlarda farklı bir algı yaratmaya çalışıyorlar.

Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ve kurtuluş savaşı itibarsızlaştırıldıktan sonra yalanın üçüncü ve son halkası Lozan anlaşmasıdır. Kadir Mısıroğlu gibi delilerin Lozan hezimettir diye yıllardır uydurduğu yalana onun izinden giden son yılların en ünlü çakma tarihçisi kılıfını uydurdu. Bu iddiaya göre de İngilizler Lozanı imzalamak için hilafetin kaldırılmasını beklemiş. Kadir Mısıroğlu ve onun tayfasının Lozan’da İslamı sattık iddiasına ne kadar uygun değil mi? Hilafetin islamla ilgisi nedir o da tartışılır ya neyse..

Şimdi resmin tamamını görmek için iddiaları alt alta sıralayalım

1- ”Atatürk’ü Samsun’a İngilizler yolladı”

2-”Kurtuluş savaşında yedi düvele karşı savaşmadık”

3-”İngilizler Lozanı imzalamak için hilafetin kaldırılmasını bekledi.”


Bu 3 iddiaya bakınca ortaya şöyle bir tablo çıkıyor. Atatürk Anadolu’ya bir planı uygulamak için yollandı. Anadolu’da İngilizlerin maşası Yunanistanla şakacıktan bir savaş yapıldı. Atatürk bu savaş sonrası millet gözünde kahraman olarak yüceltildi. Kahraman olarak milletin güvenini kazanan Atatürk İngilizlerin planını uyguladı. Bu plan neydi? Türkleri islamdan uzaklaştırmak. Bu yüzden de hilafet ve saltanat kaldırılmalıydı hilafet kalkınca da Lozanı onayladılar. Cemaatin kadrolu tarihçisi ve onun gibilerin sürekli konuşmaya çalıştığı iddia kısaca budur. Ne kadar basit değil mi? Sözde muhafazakar olduğunu iddia eden bu insanların kurtuluş savaşını yok sayması en başta şehitlerimize yapılmış bir saygısızlıktır. Binlerce şehit ”şakacıktan” bir savaş için mi verildi? Binlerce Anadolu köyü ”şakacıktan” mı yakıldı? İngilizlerin bile tüylerini ürperten Yunan askerlerinin İzmir’e çıktığı gün yaptığı katliam ”şakacıktan” mıydı? İngilizler İstanbul’u ”şakacıktan” mı işgal etti? Bu yaklaşım en başta islama aykırıdır. Atatürk düşmanlığı bu zevatların gözlerini o kadar kör etmiş ki Allahın takdirine ve onun kuranda ”onlara ölüler demeyin Aksine onlar diridirler ” ( Bakara-154) dediği şehitlere bile ‘‘şakacıktan” diyebiliyorlar. Ne diyeyim diyecek söz bulamıyorum

Gelelim cemaatin kadrolu tarihçisinin Atatürk düşmanlarına göre ”gizli kalmış gerçek” ama tarih ilmine göre saçmalık olan iddiasına. İlk önce Mustafa Armağan ne demiş ona bakalım. İşte çakma tarihçinin yazısından bazı alıntılar:

”İngiliz Milli Arşivleri’nden (National Archives) bulduğum ve ilk kez burada yayınlanacak olan bir “gizli” belge, Lozan’ın Hilafetle bağlantısını net bir şekilde ortaya koyacak nitelikte. 10 Ocak 1924 tarihinde İngiltere Kralı V. George, Avam Kamarası’na yaptığı açış konuşmasında, Lozan’ı ilgilendiren bir kanun tasarısının derhal görüşülmek üzere Parlamentonun gündemine geleceğini belirttikten sonra şu çarpıcı cümleyi sarf eder:

“Bu tasarı kabul edilir edilmez Lozan Antlaşması onaylanmış olacak ve YENİ BİR ÇAĞ AÇILACAKTIR.” (As soon as this Bill has been passed, the Treaty will be ratified, and a new era will open.) (CAB/23/46, s. 424)


Kral V. George, Lozan’ın kabul edilmesiyle İngiltere için “yeni bir çağ veya dönem” açılacağını söylerken ne demek istiyordu? Bu, Halifeden kurtuluşun bir tür müjdesi olarak yorumlanabilir mi? Net olarak bilmiyoruz. Ancak İngilizlerin, Lozan’ı onaylamak için Hilafetin kaldırılmasını bekledikleri ve Hilafetsiz bir dünyanın kendileri için “yeni bir çağ”ın açılması anlamına geleceğini düşündükleri açıktır.

Nitekim beklenen Lozan kanun tasarısı Avam Kamarası’nda Nisan 1924′te gündeme alınıp kabul edilmiş, Ağustos’ta diğer taraf devletler tarafından da onaylanarak 1924 Eylül’ünde Cemiyet-i Akvam tarafından tescillenmiştir. Bu demektir ki, Cumhuriyet’in ilk yılının dolmasına çok az bir süre kalmasına rağmen TC henüz tanınmış bir devlet değildi. Hilafet düğümü çözülünce tanınmalar da gelmeye başladı. Artık tasfiye operasyonları başlayabilirdi.”

Bu yazıda da tüm yazılarında olduğu gibi ”gizli belge” ifadesi geçiyor. Bu taktiği tüm yazılarında kullanıyor. Her yazısına bir gizlilik katarak uydurduğu saçmalıklara bir ciddiyet ve gerçekçilik kazandırmaya çalışıyor ama her zaman olduğu gibi yine çuvallıyor. Yayınladığı belge herkesin internette ulaşabileceği bir belgedir gizli falan değildir ama yazıya bakarsanız İngiliz milli arşivlerinde gece gündüz bu belgeyi arayıp bulmuş. İnsan twitter tarihçisi olunca yazılarına ciddiyet kazandırmak için böyle yollara başvuruyor. Evimde kıçımı yaymış çayımı yudumlarken google da aradım buldum diyecek hali yok ya

Cemaat tarihçimiz her yazısında olduğu gibi yine belge tahrifatı yapmıştır. Bahsettiği konuşmada geçen ifade orjinal metni ve Türkçesi şudur: ”a new era of peaceful relations will open” ( yeni bir barışçıl ilişkiler çağı açılacaktır) Mustafa Armağan bu cümleyi tahrif ederek ”yeni bir çağ açılacaktır” şeklinde yayınlamıştır. Bu çarpıtmanın birinci nedeni dikkatsizliktir. İkinci nedeni ise Armağan’ın Lozan anlaşmasının anlamını bilmemesidir. Lozan kurtuluş savaşı sonrası sadece bizim bağımsızlığımızı kazandığımız bir anlaşma değil aynı zamanda bir barış anlaşmasıdır. Yani bu anlaşmayla 1. Dünya savaşıyla beraber 9 yıllık bir savaş sona ermiştir. Bunu göz önünde bulundurursak Lozan sonrası yeni bir çağ mı başlar yoksa yeni barışçıl ilişkiler çağı mı? Lozan yeni bir çağ başlatacak kadar dünya çapında bir anlaşma mı ki yeni bir çağ başlatsın? İlla yeni bir çağ açmaktan söz edilmesi gerekiyorsa bu İngilizlerin aleyhine açılan bir çağdır. Lozan anlaşması ile bağımsızlığnı ilan eden Türkiye diğer müslüman ülkeler için örnek olmuştur ve bizden sonra bir çok müslüman ülke bağımsızlık için ayaklanmıştır.

İkinci bir hususta ”Cemaat” tarihçimizin yazdığını doğru kabul etsek bile bu neyi değiştirir? Farzedelim ki kral 5. George ”yeni bir çağ açılacaktır” demiş olsun bu cümleye bakılarak yeni bir çağ ifadesinden ”hilafetsiz bir dünya” manası nasıl çıkarılabilir? Bu saçma bakış açısının nedeni şeriatçı megalomanlığıdır. Bu megalomanlık sadece söz konusu çakma tarihçide yok. Onunla aynı fikirde olan tüm Atatürk karşıtlarında var. Yüzyıllardır batının ayakları altında ezilen şeriatın ve hilafetin süper güç olduklarını düşündükleri için İngiliz kralının ”yeni bir çağ açılacaktır” cümlesinden çıkardıkları ilk mana hilafetin kaldırılması oluyor. Çünkü onlara göre hilafetin kaldırılması yeni bir çağ açacak kadar büyük bir olaydır. Koskoca hilafet kaldırılmış kolay mı? Bu yeni bir çağ açmayacakta ne açacak? 20. yüzyılda hilafetin kaldırılmasından daha büyük ne olay olabilir ki. Hilafet kaldırılmasaydı bugünkü dünya düzeni olmazdı dünyayı biz yönetirdik değil mi? ABD hilafet kaldırıldığı için süper güç oldu. Fransa hilafet kaldırıldığı için Cezayirli müslümanları katletti. İsrail hilafet kaldırıldığı için Filistinlileri öldürdü. Hilafet olsaydı bunların hiçbiri olmazdı değil mi? Bizim twitter tarihçisi de ”hilafet kaldırıldı islam öksüz yetim kaldı” diyen boynu bükük şakirtlerden başka biri değil. Bir cümleden yola çıkarak (onu da tahrif ederek) yeni bir tarih yazanlara mı kızayım yoksa böyle kıçının üstünde oturarak gizli belgelere ulaşan twitter tarihçilerini tarihçi diye önümüze çıkaranlara mı kızayım bilemedim.

Tarih Kurdu


http://www.tibbiyelihikmet.com/2015/03/ ... di-yalani/

_________________
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.