Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 14:51


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Anafartalar Kahramanın İç Yüzü
İletiTarih: 02 Kas 2016, 10:34 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Ağu 2008, 01:53
İleti: 104

"Anafartalar Kahramanlığı"nın İçyüzü!*

Bu muharebede daha ehemmiyetli bir nokta da şudur ki, İngilizler karaya asker çıkarıp taarruza geçtikleri zaman Alman generali Liman Von Sanders derhal ihtiyattaki kuvvetleri talep etmişti.Burada tam Arıburnu’na gönderilmek istenen ihtiyat kuvvetlerden biri olan Onaltıncı kolordunun kumandanı, ittihatçı veya îtilâfçı olmayan temiz ve dürüst bir asker Miralay (Albay) Fevzi Bey'di.

İngilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolordusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey,gideceği yere takriben altmış km. mesafede bulunuyordu. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla sür'atle aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında bu yolu kat etmenin verdiği yorgunluk üzerindeyken taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması imkânsız denecek bir şeydi. Kendisine verilen emir, çıkarmanın vuku bulduğu noktaya ulaşır ulaşmaz derhal taarruza girişmesiydi.

Şahsen ve her ne suretle olursa olsun, şan ve ikbal peşinde bulunmayan ve bu yüzden de ittihatçıların rütbe yağmalarından istifade etmemiş olan Fevzi Bey, gerçek bir asker olarak hakikati ifade edip hiç olmazsa bir gece istirahat etmedikçe durup dinlenmeden altmış km. yol kat etmiş bulunan bir kolordu efradının cepheye sürülmesinin, onları toptan imhaya sevketmek olacağını aklî,mantikî ve askeri sebep ve delpleriyle ifade etti. Hiç olmazsa kolordu dahilindeki fırka kumandanlarıyla konuşarak onların da reyi alınmak suretiyle bir harekat zaman ve plânı tespitini talep eden Fevzi Bey’e Liman Von Sanders'in mukabelesi kati olmuştu. «Kiminle konuşursan konuş, fakat derhal taarruza geç!......» Fevzi Bey, emrindeki fırkaların kumandanlarıyla görüştü.

Onlar da gayet haklı olarak bu derece yorgun bir askerin taarruzu, intihar demek olduğunu ifade ederek hiç olmazsa ferdası sabaha kadar müsaade edilmesini beyan ettiler. Emrindeki askerlerin hayatları üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla tecviz eylemeyen Fevzi Bey, askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça taarruz etmesinin kabil olmadığım ve ancak böyle bir istirahattan sonra şafakla taarruza geçebileceğini kat'î bir lisanla ifade etmesi üzerine fevkalâde canı sıkılan Liman Von Sanders, onu, bulunduğu mevkiden alıp yerine başka bir kumandan tayin etmek hevesine kapıldı, işte bu sırada Liman Von Sanders'in yanında bulunan ve M.Kemal'in ittihatçı arkadaşlarından olan Kâzım (İnanç) Bey ona, Fevzi Bey'in yerine M. Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkinde bulundu. Bunun üzerine kendisine telefon edilen M. Kemal, bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı zuhur edince yapılan teklifi hiç tereddüt etmeden kabul etti.

Ehemmiyetli olanı şu ki, M.Kemal için bir kolordu kumandanlığının o güne kadar ki askerî bayatı muvacehesinde biraz ağır bir yük olduğunu ve böyle bir yükün altından kalkabilmesinin mümkün olup olmadığını soran Kâzım Bey'e : «Ne münasebet.Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum. Paşaya söyle tayinimi emretsin.» demiştir. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak Ondokuzuncu Fırka kumandanı M. Kemal Bey onun emrindeki kolorduya tayin edildi.

Fakat tuhafı şu ki, ondokuzuncu fırka bir hayli geride bulunduğundan M. Kemal'in taarruz edilmesi istenilen noktaya gelinceye kadar geçen zaman Fevzi Bey'in istediği mühletten bile fazla oldu. Yani bu noktada taarruzu derhal fiilen gerçekleştirebilmek için M. Kemal'in tayininin mantıkî hiçbir ciheti yoktu. Çünkü; cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan birtaahhütte bulunmuş oluyordu. Ferdası gün cereyan eden hücumlarda elde edilen muvaffakiyet M. Kemal'e inal edilmek istenmişse de, bu tarihen ve fiilen doğru değildir. Çünkü burada döğüşen M. Kemal'in talim ve tensiki altındaki ondokuzuncu fırka değil, Fevzi Bey'in çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğu Onaltıncı kolordusu ve Vehip Paşa'nın bu noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir.

Bununla beraber yine de her iki taraf çok büyük kayıplara uğramışlardır, iste tam bu esnadadır ki, İngiliz donanması, yukarıda anlattığımız şekilde(BU BAHSİ UZAMASIN DİYE YAZMADIM) kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ric'atlerine sebep olmuştur!......
İşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen «Anafartalar Kahramanlığı» nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir!

Kadir Mısıroğlu, Lozan Zafer mi Hezimet mi Cilt 1, Syf 167,168,169

_________________
DÜŞÜNMÜYORUM , O HALDE SOLCUYUM
YÖNETİCİ

Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
viewtopic.php?f=6&t=1

Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
viewtopic.php?f=6&t=14739

Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.