Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 16 Oca 2018, 16:42


Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 17 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Şapka Kanununun Getirdikleri
İletiTarih: 09 May 2010, 10:43 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Haz 2009, 18:13
İleti: 1054

Tekkeler Kapatiliyor, Seyhler Cezalandiriliyor!..

31 Agustos Çankiri'da yapilan konusmada : "Tekkeler kesinlikle kapatilmalidir. Hiçbirimiz tekkelerin yol göstermesine muhtaç degiliz. Bir uygarliktan ve bilimden güç aliyoruz." denilerek kesinlikle tekkelerin kapatilacagi da belirlenmis oluyordu. Saat 17.00'de kendisini îskilip'e davet edenlerin önünde yaptigi konusmada ise : "Kiyafetin medeni bir sekle dönüstürülmesi için kanuna lüzum yoktur, millet karar verir ve yapar... Yalniz bir Diyanet îsleri Reisligi ve buna mensup müftü, imam ve hatipler vardir. Bu sinifa ait kiyafet mazur görürüz. Lakin din görevlisi olmayip da bu kiyafetleri giyenlerin hareketlerini tanimaz ve kabul etmeyiz! Biz artik sadece sapkayi degil, medeni kiyafetin bütün unsurlarini kabul ettik. Bunu memurlar ve mebuslar yerine getirerek halka rehber olacaklardir..." diyerek Ankara'ya gerekli mesajlari ve uyarilari da yollamis oluyordu.

Bu mesaj ve uyarilar sebebiyle, 1 Eylül günü Ankara'daki karsilama töreninde memur ve mebusanin tümü sapkali olarak hazir bulunmustu. îstiklal Mahkemesi heyetleri de sapkalariyla hazir bulunarak Mustafa Kemal'i karsilayanlar arasinda olmuslardi. Ve en önemlisi de Diyanet îsleri Reisi Rifat Börekçi, kendisine müsaade edilmis oldugu halde karsilamada baçina fes ve sarik geçirmemisti. Rifat Börekçi de sapkasiyla birlikte karsilama töreninde bulunmustu. Rifat Börekçi bu haliyle özel olarak Mustafa Kemal'in koca Diyanet îsleri Baskanini sapkali haliyle daha çok sevdigi her halinden belli olmustu.

Ankara'ya gelinildigi günün aksami Mustafa Kemal hemen Çankaya'da Bakanlar Kurulunu toplamis ve gelecekte kanunlastiracagi kesinlikle belli olmus olan su üç konuda Bakanlar Kurulu Kararianini almis. Bunlardan biri, "din ile hiçbir ilgisi olmayan, toplum hayatini kemiren ve halki kandirmaya yönelik olarak din perdesi altinda faaliyetler yürüten" diye tesbitlenen tekke ve zaviyelerin kapatilmasi karari idi. Digerleri ise dini kiyafetlerle dolasilmasinin yasaklanmasi ve seyh, dervis, mürid, müntesip, ihvan gibi ünvan ve sifatlarin kullanilmamasi karari idi. Ayrica, hem cami, hem de tekke veya mescid olarak kullanilan yerlerin cami veya mescid olarak açik olarak bulundurulmasina ve tekkelerden normal ebadda olanlarin ev olarak, büyük olanlarin da okul olarak kullanilmasina ve okul idaresinin de Milli Egitim Bakanhgina verilmesine, türbedarliklarin kaldirilip, buradaki görevlilerin ilk firsatta müezzin ve imam olarak atanmalarina, bu görevlerde iken "irtica suçu" islemis olanlarin da maaslarinin verilnemesine karar verilmistir:

Bütün bunlarin mecliste kanulasmadan epey zaman önce bu konularda Bakanlar Kurulu Karari alinmis olmasinin gerekçesi, "bir an önce Türkiye'yi geri biraktiran kötü geleneklerin yikilmasi..." diye gösteriliyordu.

Devrimci Baskan : Rifat Börekçi

2 Eylül aksami Mustafa Kemal'in baskanliginda toplanan Bakanlar Kurulununn aldigi kararlarla ilgili olarak, Mustafa Kemal, hemen Diyanet îsleri Reisi Rifat Börekçi'ye bir haber göndermis ve tamami dinî olan bu kararlarla ilgili olarak Diyanet îsleri Reisinin bütün müftü, vaiz, imam ve müezzinlere bir tamim göndermesini istemisti. Böylece isin Diyanetle ilgili yönü, yani din ile ilgili olani de halledilmis olacakti.

Kararlarla ilgili olarak Diyanet îsleri Reisligi de hemen müftülüklere bir tamim göndererek asagidaki hususlari tüm müftü vaiz ve imamlara duyuruvermisti.

"Türkiye Cumhuriyeti

Diyanet Isleri Reislîgi

Tahrirat Müdürlügü

Numara:2413

Heyeti Vükela (Bakanlar Kurulu) Karari:

"Hey'eti Vükela Karari:

"Vekiller Hey'eti 2 Eylül 1341 (1925) tarihinde Reisicumhur Hazretlerinin riyaseti altinda içtima' eyledi."

samimî ictihat ve itikat namina gizli siyasî emeller takip edebildikleri ve daima takib edebilecekleri ve binaenaleyh Anayasa'daki madde-i malisusanin kaydi mani ile temas halinde bulunduklari anlasilmistir. Saniyen, memleketin, her tarafinda ulema kisvesini kendiliginden giyebilen zevat ve eshasin efkari ahaliyi temsil, tevcîh ve maksatlarina göre tesvis için salahiyet ve vaziyet takindiklari görülmüstür. Salisen, vatandaslarin kiyafet ve giyinis tarzi gibi münhasiran ictimaî ve medenî esbaba bagli olup vicdanî itakatla esasen irtibati bulunmayan meseleler üzerinde efkarin tesevvüs ve tereddüde sevk edildigi anlasilmistir. Mezkur meseleler hakkinda Türkiye Cumhuriyeti dahilinde asagidaki kararnamelere göre muamele olunmasi takarrur etmistir.

Tekke ve Zaviyeler Hakkinda Kararname :

Madde 1 : Türkiye Cumhuriyeti dahilinde gerek vakif suretiyle insa edilmis ve gerek seyhin mülkü olarak tapu ve tahti temlikinde bulunmus olan bilumum tekaya ve zevaya bilaistisna kamilen kapatilmistir. Ancak vaktile cami ve mescid olarak insa edilmisken bilahare mesîhat ihdasi suretiyle hem cami hem tekke olarak kullanilanlar yalniz cami ve mescid olarak kullanilacaktir.

Madde 2 : Türkiye Cumhuriyeti dahilinde hiç bir tarikat, bunlara mensup hiç bir seyh, dervis ve mürid yoktur. Bu siniflara ait hususî kisveler ve ünvanlar mülga ve memnu'dur.

Madde 3 : Kapatilan tekke ve zaviyelerin vakfiyelerinde seyhin ikametine mahsus ayrica musruta varsa, bunlarda evvelce seyh olanlar kaydi hayat saik ile ikamet edebileceklerdir. Seyhin evladi vakfiyeden ise, bugün zatina mahsus vazifesi kezalik kaydi hayat sarti ile kendisine verilecegi gibi vakfiyelerinde münderiç seraite tevfikan yine evladi vakiftan mütezikasi varsa onlarin da muhassasati tesviye olunacaktir.

Madde 4 : Bu kabil kapatilmis binalardan mektep ittihazina elverisli olanlar mektep olarak kullanilacak ve elverisli olmayanlarin 19 Mayis 1327 (1 Haziran 1921) tarihli kanun maddesine tevfikan Vakiflar Umum Müdürlügü nakit ile degistirerek hasil olacak para ile köylerden baslayarak icab eden mahadere mektebler insa edilecektir.

Madde 5 : Geçmis sultanlarin türbeleri kapatilmistir. Kezalik cer ve menfaat için vesile olarak veya bir tekke ve tarikate mesnet olmak üzere kullanilan türbeler dahi kapatilmistir. Bütün türbelerden kiymeti haiz olanini muhafaza ve idame isi Maarif Vekaleti'ne aittir.

Madde 6 : Türbedarlik mülgadir. Bugün türbedarlik cihetine haiz bulunanlarin tahsisatlarinin tesviyesine devam olunacaktir. Su kadar var ki bu türbedarliklarla cami ve mescidlerde inhilal edecek imamet, müezzin, kayyim gibi vazifelere Diyanet Isleri Riyasetince tercihan tayin edileceklerdir. Ve tayinleri aninda türbedarliga art tahsisati kesilecektir."

Diyanet îsleri Baskani Rifat Börekçi'nin tamimiminde de görüldügü gibi, Cumhuriyet dönemi din-devlet iliskileri diyanet çizgisinde çok olumlu ve de çok anlasmali gidiyordu. Tabii bunda inkilapçi Diyanet îsleri Baskani Rifat Börekçi'nin büyük rolü oluyordu. Din adina kendisinden istenen her seye ya bir fetva veriyor veya personeli olan müftü, vaiz, imam ve müezzinlere hemencecik buyruk dogrultusunda tamim ve talimatlar gönderiyordu.

Sapka Kanunundan Önce îslenen Keyfi Zulümler

Çankaya'da alinan 2 Eylül kararlarindan, sapkayla ilgili resmi kanunun çikacagi 25 Kasim'a kadar (671 sayili kanun) geçen üç ayi yakin bir zaman içinde sapka adina kimi zaman ilginç, kimi zaman komik ve kimi zaman da sancili görüntüler olmus idi. Sapka inkilabi açisindan isin en ilginç yani inkilabin kanunlasmasindan bir ay kadar önce Eylülün ilk haftasi îstanbul Karaköy limaninda îtalyan Borsalino kardeslere ait (dünyaca ünlü sapka ve fötr imalatçilaridir) sapka ve fötrlerie yüklü bir geminin bekliyor olmasiydi. Eylülün ilk haftasmda gerçeklesen/gerçeklestirilen bu olayda, açikgöz Borsalino kardesler hemen gümrük islemlerin yaptirarak bir- iki günde içi sapkayla dolu bir gemiyi bosaltma basarisini göstermisler(!) ve çok büyük karlar elde etmislerdi. Avrupali sapka imalatçilari da o haftalarda altin bir hasat biçmislerdi. Gemiler dolusu fötr, panama, kasket-ne varsa-îstanbul'a kosturulmus ve hemencecik limanda bosaltilarak halka ulastirilmasi saglanmisti.

Gemiler dolusu gelen sapkaya ragmen ihtiyaç karsilanamamis ve yerli üretime ve "sapka fabrikalari" kurulmasina karar verilmisti.

Komik olan taraf da, îstanbul halkinin baslarina geçirdikleri türlü türlü sapkalarla, tam bir karnaval havasi içinde yasamis olmalari ve erkeklerin baslarinda renkli, cicili-bicili kagittan sapkalann bulunmasi idi. Hatta çogu erkegin kafasinda kadin sapkalarida görülmege baslanmisti (!).

Sivasli din adamlarinin idami

Ayni suçla (sapka kanuna muhalefet, M.F.), Sivas ulemasindan Imamzâde Mehmet Necati Efendi ve Sivasli Hoca diye bilinen Abdurrahman efendi, "Türkiye Devleti'nin seklini tebdil ve tagyir amaciyla halki ayaklanmaya kiskirttigi ve suçlarida sabit oldugu" gerekçesiyle idama mahkum oldular. Abdurrahman Hoca firar ettiginden, Sivas ulemasindan îmamzade Mehmet Necati Efendi 28 Kasim Cumartesi günü sabaha karsi idam edildi.

Sivas olaylarinda tahri ve tesvikleri görülen ve "dini siyasete alet etmek" suçundan yargilanan Sükrü oglu Ismail ve dört arkadasi, 5'er seneye; Ahmet Ziyauddin Hoca ve alti arkadasi 10'ar seneye; Belediye Baskani Abdullah Abbas Efendi ve on arkadasi da 7.5 seneye mahkum edildiler.

Belediyfe Encümen üyelerinden Seyh Ömer Efendi diye bilinen bir zat da, Sivas TPCF üyelerini kiskirtarak bu olaylara öncülük ettigi gerekçesiyle yargilanarak mahkum oldu.

Sivasta 4 gün kalan Ankara Istiklal Mahkemesi 29 Kasim aksami Tokat'a hareket etti. Mahkeme Tokat'a varir varmaz "dini siyasete alet ederek gösteri yapmaya çalisanlara ve sapkaya karsi çikanlara karsi aman verilmeyecegi ve olayin faillerinin derhal basinin ezilecegini..." bildiren bir bildiri nesretti.

Mahkeme bu bildirinin üzerine 30 Kasim'da sapka aleyhine gösteri yapan tekke ve türbelerin yasaklanmasini protesto ettiren eski Erbaa Belediye Baskani Haci Fethullah Efendi'yi yargilayarak mahkum etti. Mahkeme müddeumumisi (savcisi) bir genelge ile 1 - 2 gün içinde bütün bir halkin sapkasini giymesi gerektigini ve sapkasiz olanlarin siddetle cezalandirilacagini bildirdi. Savci 1 Aralikta Amasya'da olunacagmi söyleyerek, Amasya'ya, herkesin sapkali olmasi için derhal bir haber uçuruldu. Mahkeme Amasya'ya varildiginda gerçekten Amasya halkinin yüzde 99'u sapkasini giymis bulunuyordu. Ankara îstiklal Mahkemesi, Amasya Valisine ve Belediye Reisine, asayis (!)i saglamalarindan dolayi tesekkür ederek Karadeniz'e açildi.

Kaynak: Hasan Hüseyin Ceylan, Din devlet iliskileri

_________________
Hak geldi batıl çöktü. Şüphesiz batıl çökücüdür." (İsra, 17/81)
------------
Kim demiş avrupa insanı medeni?
Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni!
Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni;
Desenize hayvanlar bizden daha medeni!
-Mehmet Akif Ersoy


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 09 May 2010, 11:07 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Haz 2009, 18:13
İleti: 1054
Devrimci kadoronun mühim simalarından İsmet İnönü 19 Ağustos 1923 günü şunları söylemekteydi:
-''Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız.Bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkilabı yapmazsak hiçbir zaman yapmayız''.(Kazım Karabekir Anlatıyor,s.97)


Ankara İstiklal Mahkemesi cellatlarından cellat Kara Ali'nin suçsuz yere idam edilen binlerce müslümanı ve alimleri işaretle:
-''Sadece benim,bir cellat olarak darağacında sallandırdığım,asakarak idam ettiğim müslüman sayısı 5216'dır.Bunların da çoğunun sakallı,sarıklı ve cübbeli ali,mler oluşmuştur'' demesi ben insanım diyen herkesiz gönlünde bırakan yara açmasını herkesin,inanan insanların Cumhuriyet döneminde resmen bir kitle katliamıyla karşılaşmış olduğuna kanaat getirecektir.


M.Kemal 10 Temmuz 1923'te Kazım Karabekir' e ne diyor:
-''Din ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkumdurlar.Onlar için önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız''.(Uğur Mumcu,Kazım Karabekir Anlatıyor,s.84)

_________________
Hak geldi batıl çöktü. Şüphesiz batıl çökücüdür." (İsra, 17/81)
------------
Kim demiş avrupa insanı medeni?
Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni!
Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni;
Desenize hayvanlar bizden daha medeni!
-Mehmet Akif Ersoy


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 11 May 2010, 09:26 
Kıdemli Üye

Kayıt: 24 Ekm 2009, 11:41
İleti: 330
abdullah 54,

Yine dinciliğe başlamışsın. Verdiğin kaynak Kazım Karabekir'in hatıralarına, yani öznel değerlendirmelerine dayanıyor. Bu anılarını yazdığı sırada da doğal olarak objektif davranması beklenemez, zaten diğer konularda yazdıklarına bakınca bu açıkça görülüyor. Kendisinin anılarında Hıristiyanlığın resmi din olması tarzından birçok iddia vardır ve iktidardaki kişilere hep din düşmanlığı tarzı sözler atfetmiştir. Sonuçta dediklerinin hiçbiri çıkmamıştır ya da onları destekleyecek türden örnekler yoktur.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 11 May 2010, 18:43 
Yeni Üye

Kayıt: 24 Şub 2009, 13:56
İleti: 51
Bu idam edilenler sapka giymedikleri için değil,şapka kanunu bahane ederek isyan çıkarmaya çalıştıkları için iadam edilmiştir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 11 May 2010, 19:21 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2010, 12:26
İleti: 281
abdullah54 de saten aynı turden bir insan oldugu icin atatürkü karalamaya calısıyor. ama yaptıgı enbüyük ynalıs kendini Atatürke laf edebilecek seviyede görmesi.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 13 May 2010, 19:19 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Haz 2009, 18:13
İleti: 1054
Gökalp yazdı:
abdullah 54,

Yine dinciliğe başlamışsın. Verdiğin kaynak Kazım Karabekir'in hatıralarına, yani öznel değerlendirmelerine dayanıyor. Bu anılarını yazdığı sırada da doğal olarak objektif davranması beklenemez, zaten diğer konularda yazdıklarına bakınca bu açıkça görülüyor. Kendisinin anılarında Hıristiyanlığın resmi din olması tarzından birçok iddia vardır ve iktidardaki kişilere hep din düşmanlığı tarzı sözler atfetmiştir. Sonuçta dediklerinin hiçbiri çıkmamıştır ya da onları destekleyecek türden örnekler yoktur.


Tabi canım kesin haklısın anadolu halkıda haksız cumhuriyet zamanında neler olduysa onların dedikleri yanlış doğrusunu sen bilirsin bizzat ağzından çıktığı söz üzerine nasıl yorum yapılabilir ben anlamıyorum, sende belge koy bizzat bahane ederek isyan ettiklere dair ,o zaman susacağım.

_________________
Hak geldi batıl çöktü. Şüphesiz batıl çökücüdür." (İsra, 17/81)
------------
Kim demiş avrupa insanı medeni?
Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni!
Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni;
Desenize hayvanlar bizden daha medeni!
-Mehmet Akif Ersoy


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 13 May 2010, 21:37 
Yeni Üye

Kayıt: 24 Şub 2009, 13:56
İleti: 51
Aslında Cumhuriyetin ilanı, hilafetin kaldırılması, şer’iye mahkemelerinin kapatılması, hıyanet-i vataniye yasasına “dinin politikaya alet edilemeyeceği”nin eklenmesi gibi girişimler yüzünden kabaran tepkiler, şapka olayını bahane ettiler Orhan Koloğlu; Şapka Devrimi Kafanın Dışına Değil, İçine Yönelikti - Toplumsal Tarih Dergisi sayı 83


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 13 May 2010, 22:02 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Oca 2010, 19:24
İleti: 599
Atatürk ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşayan ve henüz ölmemiş nice yaşlı dedelerimiz,nenelerimiz var.
abdullah54 eğer adam olsaydın ve eğer gercekten bu meseleynin aslı nedir nicedir diye araştırmacı olsaydın gider o anadoludaki yaşlı dedeleri ve neneleri bulur onların agızlarından duyardın.
onlar halen yaşıyorlar ve fazla kalmadılar. eğer bir on yıl önce olsaydı onlardan cok fazla bulurdun.
yine de vakit cok gec değil.
olay bin yıl önce olmuş bir olay da değil. Atatürk döneminin şahitleri halen yasıyorlar git ara bul onları.
işine mi gelmiyor yoksa?
niye gelmiyor sen sıkı,samimi bir müslümansın ya! müslüman, "gerçek çin de bile olsa aramalıdır" değil mi?
ben senden daha sanslıydım cünkü 20 li yaslarda bu meseleyi bende merak etmiştim.
bundan yirmi sene önceydi. o dönemi yasayan yaşlılar şimdiye göre cok fazlaydı.
Atatürk ü cok seviyordum ama onun hakkında okudugum bir kac kitap kafamı karıştırmıştı.
Atatürk din düşmanımıydı? Atatürk hocaları asıp kesmişmiydi? kuranıkerimleri yakıp camileri samanlığa mı cevirmişti?
ben bunların cevabını hiç üşenmden aradım gezdim dedelerimizle,nenelerimizle konuştum.
sen de ara bul!
müslüman!

_________________
KÖK TUĞ;MAVİ TUĞ
KÖK Türkler; MAVİ Türkler

"Nerede bir Türk varsa, orayı kalbinden seveceksin."
METE HAN, Hun Hükümdarı


Cesur Amerikan askerlerinin en az kayipla vatanlarina dönmeleri için dua ediyorum.( recep tayyip erdogan)


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 13 May 2010, 22:10 
Kıdemli Üye

Kayıt: 24 Ekm 2009, 11:41
İleti: 330
abdullah54 yazdı:
Tabi canım kesin haklısın anadolu halkıda haksız cumhuriyet zamanında neler olduysa onların dedikleri yanlış doğrusunu sen bilirsin bizzat ağzından çıktığı söz üzerine nasıl yorum yapılabilir ben anlamıyorum, sende belge koy bizzat bahane ederek isyan ettiklere dair ,o zaman susacağım.


Kanıt diye getirdiğin Kılıç Ali'nin ve Kazım Karabekir'in hatıraları, onlar kanıt olamaz.

Kanıt istiyorsan vereyim; Ergün Aybars - İstiklal Mahkemeleri. Burada kaç kişinin neden asıldıklarını öğrenirsin. Çünkü oradakiler arşiv belgeleri, yani mahkemenin kayıtlarıdır, bazılarının nesnel anıları değil. Hadi başla okumaya.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 15 May 2010, 01:55 
Kıdemli Üye

Kayıt: 09 Nis 2010, 03:31
İleti: 572
Alimlere bak hele:D

Yunan ordusuna hilafet ordusu diyenler alim!!!

İngilizlerle ortak çalışanlar alim!!!

De gidin kumda oynayın..


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 15 May 2010, 20:44 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Haz 2009, 18:13
İleti: 1054
Gökalp yazdı:
abdullah54 yazdı:
Tabi canım kesin haklısın anadolu halkıda haksız cumhuriyet zamanında neler olduysa onların dedikleri yanlış doğrusunu sen bilirsin bizzat ağzından çıktığı söz üzerine nasıl yorum yapılabilir ben anlamıyorum, sende belge koy bizzat bahane ederek isyan ettiklere dair ,o zaman susacağım.


Kanıt diye getirdiğin Kılıç Ali'nin ve Kazım Karabekir'in hatıraları, onlar kanıt olamaz.

Kanıt istiyorsan vereyim; Ergün Aybars - İstiklal Mahkemeleri. Burada kaç kişinin neden asıldıklarını öğrenirsin. Çünkü oradakiler arşiv belgeleri, yani mahkemenin kayıtlarıdır, bazılarının nesnel anıları değil. Hadi başla okumaya.


Biliyoruz anadoluda kimleri haksız yere öldürüp sonra isyan etti diye gazetelere bildirdikleri manabiliyoruz bunlar ne za kadar saklanıcak görücez.Eğer senin dediğin gibi olsa neden çok partili sisteme geçer geçmez DP kazandı demekki yönetim olarak hiçbir iş yapmamış ve halka baskı yapılmışki hemen yönetim el değiltirdi sende açıkla bakalım anadolu halkından örnekler ver, o zamanki gaztelerin kimlerin elinde olduklarınada biz biliyoruz kafanı yorma ,elbet bunlar bir gün apaçık ortaya çıkacak fazla değil.

_________________
Hak geldi batıl çöktü. Şüphesiz batıl çökücüdür." (İsra, 17/81)
------------
Kim demiş avrupa insanı medeni?
Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni!
Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni;
Desenize hayvanlar bizden daha medeni!
-Mehmet Akif Ersoy


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 15 May 2010, 22:13 
Kıdemli Üye

Kayıt: 24 Ekm 2009, 11:41
İleti: 330
abdullah54 yazdı:
Biliyoruz anadoluda kimleri haksız yere öldürüp sonra isyan etti diye gazetelere bildirdikleri manabiliyoruz bunlar ne za kadar saklanıcak görücez.Eğer senin dediğin gibi olsa neden çok partili sisteme geçer geçmez DP kazandı demekki yönetim olarak hiçbir iş yapmamış ve halka baskı yapılmışki hemen yönetim el değiltirdi sende açıkla bakalım anadolu halkından örnekler ver, o zamanki gaztelerin kimlerin elinde olduklarınada biz biliyoruz kafanı yorma ,elbet bunlar bir gün apaçık ortaya çıkacak fazla değil.


Sana kaynak verdim, bunlar gazete felan değil arşiv belgeleri ve mahkeme tutanaklarıdır, aç oku diyorum hala sallıyorsun, önce oraya bak, İstiklal Mahkemeleri konusunu bir halledelim, senin şu salladığın binlerce kişinin asılması olayını bitirelim daha sonra da çok partili sisteme geçiş ve DP öncesi ve sonrası baskı meselesine geliriz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 19 Tem 2012, 18:35 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Tem 2012, 03:20
İleti: 30
Şapka İnkılâbı bir garabettir. Teşkilât-ı Esâsiye'nin "değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen" inkılâp kanunları arasında yer almaktadır. Şapka giymemek, hapis cezasını gerektirir. Ama ne menem tezâttır ki, bu inkılâbın mimarı olan efendilerin ve manevî mirasçılarının kafasında şapkayı görememekteyiz... Atatürk düşmanı, inkılâp düşmanı, rejim aleyhtârı olmasın bunlar sakın? Böyle kıytırık inkılâp ve yasalar ancak Halk Partisi'nin mârifeti olabilir... Dünyada başka bir misâli varsa, Allâh aşkına gösterin lütfen... Bu arada bu saçma-sapan yasanın da bir an evvel Anayasa'dan def edilmesi gerekmektedir!

_________________
«Irkçı ve Turancı olduğum için mahkûm olursam bu mahkûmluk hayatımın en büyük şerefini teşkil edecektir.»

Atsız


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 09 Ağu 2012, 12:19 
Kıdemli Üye

Kayıt: 04 Tem 2012, 18:21
İleti: 1822
Olanlar veya olduğu iddia edilenler şapkanın havalılığını veya bilim toplumunun pozitif değer yargılarını değiştirmez.

_________________
Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Arkadaş, sizinle aynı düşmanlara sahip olandır.

Önemsemediğimiz özgürlükler için direnmediğimiz sürece diktatörler tarafından yönetilmeye mahkümuz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Şapka Devrimi Hakkında!...
İletiTarih: 03 Eyl 2012, 22:31 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Ağu 2012, 13:17
İleti: 891
abdullah54 yazdı:
Devrimci kadoronun mühim simalarından İsmet İnönü 19 Ağustos 1923 günü şunları söylemekteydi:
-''Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız.Bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkilabı yapmazsak hiçbir zaman yapmayız''.(Kazım Karabekir Anlatıyor,s.97)


Ankara İstiklal Mahkemesi cellatlarından cellat Kara Ali'nin suçsuz yere idam edilen binlerce müslümanı ve alimleri işaretle:
-''Sadece benim,bir cellat olarak darağacında sallandırdığım,asakarak idam ettiğim müslüman sayısı 5216'dır.Bunların da çoğunun sakallı,sarıklı ve cübbeli ali,mler oluşmuştur'' demesi ben insanım diyen herkesiz gönlünde bırakan yara açmasını herkesin,inanan insanların Cumhuriyet döneminde resmen bir kitle katliamıyla karşılaşmış olduğuna kanaat getirecektir.


M.Kemal 10 Temmuz 1923'te Kazım Karabekir' e ne diyor:
-''Din ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkumdurlar.Onlar için önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız''.(Uğur Mumcu,Kazım Karabekir Anlatıyor,s.84)



Bilmelisiniz ki Kazım Karabekir'de Mustafa Kemal'le silah arkadaşı olmasına rağmen bazı fikirlerini beğenmşyor onun yaptıklarından dolayı suçlu buluyordu...Kazım Karabekir'in bu lafı çarpıtmadığı ya da yanlış söylemediği ne malum..?

_________________
Bir çiçeği öldürebilirsiniz ama baharı öldüremezsiniz.
ERNESTO CHE GUEVARA


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 17 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.