Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 12:33


Yeni bir konu gönderCevap gönder 22 sayfadan 22. sayfa   [ 330 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 18, 19, 20, 21, 22
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 16 Arl 2013, 00:05 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan

Birinci Dünya savaşı sırasında Yakup Kadri yurtdışındadır. Onun satırlarından:

''Bir Mayıs sonu ya da Haziran başı idi. Bağımsız fakat bütün kalbi ile İttifak devlerinin zaferini kutlayan bir Avrupa şehrinde, başım eğik, gözlerim yaşlı dolaşıyordum. Yüreğimde derin bir uçurum, kafam bir cehennemdir. Gün geçmiyor ki bir mağazada, bir lokantada Türk olduğum anlaşılınca acı bir alay edilme veya ağır bir hareketle karşılaşmayayım. Lakabımız ''makak'tı (bir çeşit şempanze maymunu türü)Gönül verdiğimi genç kızlar Türklüğümüzü sezince bizden iğrenip kaçıyordu. İşte o şehrin bu cehhennem atmosferi içinde, birgün, yılgın çekingen dolaşırken, gözlerim ansızın, bir gazete satıcısının sergisinde, bir sürü gazete adı ve başlıkları arasında, iri harflerle dizilmiş şu satırlara ilişiverdi; ''Bir Türk generali itilaf kuvvetlerine karşı yeniden harbe hazırlanıyor.'' Titreyerek gazeteyi aldım. Yürürken, okuyorum; ''Mustafa Kemal Paşa isminde bir Türk generali.''

(Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk 1971, s.24,25)

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 16 Arl 2013, 00:09 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
''Türk ordusu ricat etmeyi bilmezdi. İlk defa ricat etmeyi İstiklal Savaşı'nda öğrenmiştir. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın harp tarihimizdeki büyük katkısı düzenli geri çekilmeyi öğretmesidir.''

(İlber Ortaylı, Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sayfa: 40)

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 17 Oca 2014, 23:42 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 21 Oca 2014, 23:44 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Kemal Atatürk - The Japan Times, 13 Kasım 1938, Tokyo

Sarışın, mavi gözlü yurtsever, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı, ülkesi uğruna bir ömre pek çok devlet başkanından daha fazla şey sığdırmayı başarmış Mustafa Kemal Atatürk Çarşamba sabahı öldü. Cumhurbaşkanı Atatürk'ün kuşkusuz yetenekli yardımcıları, sadık izleyicileri vardı; fakat cumhuriyetin kuruluşundan (29 Ekim 1923) bu yana Türk dış ve iç politikasına damgasını vuran sıradışı gerçekçilik, tümüyle onun özgün dehasının eseridir.

Yunanistan'la karşılıklı anlayışa dayalı bir yakınlaşma, Irak'la anlaşma, Balkan Antantı, Asya Paktı ve Türkiye'nin Boğazlar üzerinde savaş alanında kaybettiği egemenliğini masada tekrar kazandığı Montrö Konferansındaki başarısı. İşte Atatürk'ün kurduğu rejim altında Türk diplomasisinin başarılarından bazıları -12 yıla sığdırılmış olağanüstü bir sicil.

Atatürk'ün öldüğü sıralarda Türk dış politikasının başlıca amacı, Doğu Akdeniz, Balkanlar ve Batı Asya'da barış ve istikrarın korunması ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin ve anlaşma zemininin daha da geliştirilmesiydi. Böylece Türkiye, Avrupa ülkelerinin karşı karşıya olduğu bir tehlikeden, yani şu veya bu "ideolojik cepheye" girmek zorunda kalma tehlikesinden kurtulacaktı. Bu, İngiltere'nin sıcak baktığı bir politikaydı. Nitekim, İngiltere'nin kısa süre önce Türkiye ile yaptığı kredi anlaşmaları, Türk devlet adamlarına, ülkelerinin, siyasal bağımsızlığın şartlarından biri olan iktisadi bağımsızlığını güvence altına alabilmeleri konusunda fazlasıyla yardımcı olacaktır.

Türkiye'nin kaderi üzerinde birinci derecede etkili olmuş bu asker ve devlet adamı, ilerleme adına enerjisini ve prestijini ortaya koydu. Bu yılmak bilmez adamın yüz yüze geldiği büyük güçlükler karşısında çağımızın hiçbir lideri daha fazlasını yapamazdı.

Atatürk ve 1923'te kurduğu yeni devlet için "olağanüstü bir adam, olağanüstü bir devrim" denmişti. Dünya Savaşını izleyen devrimlerden hiçbiri, Atatürk'ün yönettiği Türk Ulusal Devrimi kadar çabuk gerçekleştirilmemiş ve onun kadar çarpıcı sonuçlara ulaşmamıştır. Yaptığı, iktidara birtakım yeni insanları getirmenin çok ötesindeydi. Atatürk, Türkiye'nin siyasal, toplumsal ve iktisadi çehresini ve yıllardır baskı altında tutulmuş Türk insanının dış görünüşünü tepeden tırnağa değiştirdi. Avrupalı devletlerin gözünde, çöküşünün farkında olduğu halde her türlü radikal reforma karşı çıkan Türk devleti, olsa olsa, onların kendi aralarındaki çekişmelerden istifade ederek ya da aleni bir teslimiyetle büyük güçlerin himayesini kabul ederek eğreti bir varlık sürdürebilirdi.

O nedenle, Türk ulusunun Türk İmparatorluğunun çöküşünü engelleme şansı bulunmadığına inanan Dünya Savaşı galiplerinin, Atatürk'ün başını çektiği Türk milliyetçiliğinin doğuşunu kuşkulu, hatta öfkeli bir şaşkınlıkla, zaferini ise bir nevi endişe duygusuyla izlemiş olmasında şaşılacak bir şey yok.

Ancak olaylar onların korkularını boşa çıkardı. Türk Devrimi Türklerle Avrupalılar arasındaki mesafeyi açmak bir yana, kapattı. Büyük bir asker, ama daha da büyük bir devlet adamı olan ve özel hayatında iyi birayı ve ara sıra açık poker oynamayı seven, şaşırtıcı ve büyüleyici bir adamın büyük başarısının özeti işte buydu.

Atatürk ilk kez, İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgalinin ardından Yunanlıların haksız bir şekilde Anadolu'ya asker çıkarmaya başladıkları dönemde halk yığınları arasında sevilen ve sayılan bir kişi haline geldi. Yunan işgali Türk Ulusal Hareketini yaratmakla kalmadı, doğrudan doğruya 1919-1922 Türk-Yunan Savaşına da yol açtı. Yunanlılar karaya ayak basar basmaz, Türk nüfusa karşı, Yakın Doğunun gördüğü en korkunç mezalimlerde bulunmayı da ihmal etmeden, acımasız bir savaş başlattılar. Mümbit Menderes Vadisini yakıp yıktılar ve aç açık binlerce Türk'ü işgal ettikleri bölgelerden göçe zorladılar.

Misilleme gecikmedi, askeri çarpışmalar giderek daha da sıklaştı; öyle ki 1919 yılı sonuna gelindiğinde Küçük Asya'daki Yunan kuvvetleri seksen bin kişiye ulaşmıştı. Aynı tarihlerde düzenli Türk kuvvetlerinin bu rakamın yarısı kadar olduğu tahmin ediliyordu.


O zamana kadar "Türkiye'nin paylaşılması ihtimaline karşı ne olduğu belirsiz bir aydın muhalefeti"nden başka bir şey olmayan Kuvayı Milliye, şimdi büyük bir güç haline gelmişti. Ateşkes uyarınca bırakılması gereken silahlar teslim edilmeyerek Ulusal Ordu takviye edildi, ve o zamanlar sadece Mustafa Kemal olarak bilinen Atatürk'ün, Anadolu'daki halk yığınları arasında nüfuz ve saygınlığı arttı. Önderliğini yaptığı devrimci hareket her yerde destek buldu. Aşağılayıcı Yunan işgali karşısında onuru incinmiş ulusun ruhunu ateşlemek için küçük bir kıvılcım, güçlü bir şahsiyetin ağzından duyulacak birkaç söz gerekiyordu. Kuvayı Milliye inanılmaz bir hızla taban buldu, zira işgal altındaki topraklarda yurtseverlik ateşleri daha şiddetli yanıyordu. Sonunda Mustafa Kemal Türkleri zafere taşıdı ve Yunanlıları denize döktü.

1923'e gelindiğinde Türkiye'nin eli öylesine güçlenmişti ki, neredeyse kendi barış koşullarını dayattı. Atatürk sadece üç yıl içerisinde sultanı ülkeden kovmak, halifeliği kaldırmak, yeni bir cumhuriyet anayasası yapmak, bir parlamento kurmak ve Türkiye'nin ilk (ve şu ana kadar yegâne) cumhurbaşkanı olmak gibi büyük başarılara imza atmıştı.

Reformları öylesine derin, kesin ve kapsamlıydı ki, en azından kültürel ve sosyal alanda geriye yapılacak çok az şey kalmıştır. Fesi kaldırdı, Latin alfabesini kabul etti, çok eşliliğe son verdi, yeni kanunlar yaptı, ülkeye Miladi takvimi ve metrik sistemi getirdi ve Türk tarihinde ilk nüfus sayımını yaptırdı. Resmi tatilleri üçe indirdi, evlenme öncesinde çiftlere doktor muayenesi şartı getirdi ve mağrur istanbul'un yerine Anadolu'nun yaylalarında yeni bir başkent inşa etti: Ankara. Ticari faaliyetlerin büyük bir kısmının sadece Türk vatandaşları ve Türk firmalarınca yapılabilmesini karara bağladı, kadınları özgürlüğe kavuşturdu, vicdansız din adamlarını ıskartaya çıkardı ve yeni bir dünya tarihi yazılmasına nezaret etti. Muskayı kaldırıp attı ve her Türk'e yeni bir soyadı verdi. Ve bu arada kendisi de "Türklerin babası" anlamına gelen Atatürk soyadını aldı. Gerçekten de modern Türkiye'nin babasıydı o.

(Kaynak: Kemal Ataturk - The Japan Times & Mail, 13 November 1938, Tokyo)

Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 21 Oca 2014, 23:51 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 23 Oca 2014, 00:31 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu
Paşalar: 'Üç', dediler.
SARIŞIN BİR KURDA BENZİYORDU
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

Nazım Hikmet


_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 29 Oca 2014, 00:39 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Sönmez bu ışık! Bu Millet ATA'nın izinde oldukça! CKMP

Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 30 Oca 2014, 00:24 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
''Şimdi neyimiz var? Aras ile Sevan arasında küçücük ve sözde bağımsız, gerçekte ise canlanmakta olan Rusya İmparatorluğu'nun özerk bir kenar bölgesi durumundayız. Bir devlet ya da bir home ya da uluslararası diplomatik bir konu olarak Türkiye Ermenistanı diye bir şey yok; bu konu Lozan'da defnedilmiştir.''

Ermenistan'ın ilk başbakanı Hovhannes Kaçaznuni'nin 1923 yılında Bükreş'te toplanan Taşnaksutyun konferansına sunduğu ''Taşnak Partisi'nin yapacağı Birşey Yok'' adlı raporundan

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 31 Oca 2014, 00:02 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Urungu yazdı:
"Devlet" dergisinin 9 Kasım 1970 tarihli sayısının kapağı

Resim


"Şurası da unutulmamalıdır ki, Türk aleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir."

Komünistler, 1970 yılında, Ankara-Kurtuluş'ta bulunan bir Atatürk portresini, üzerinde sırf bu söz yazıyor diye kırmışlardır. Bu konu, 9 Kasım 1970 tarihli Devlet dergisinde genişçe işlenmektedir. Söz konusu portre yukarıdadır.

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 31 Oca 2014, 00:05 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Adana Esnaflarıyla KonuşmaTürk Ocağında Esnaf Cemiyetinin çayında İdare Heyeti Başkanı Ahmet Remzi (Yüregir)’nin söylevi üzerine:

Adana’nın saygıdeğer sanatkârları!

Hepinizi samimiyetle, takdirle, sevgiyle selâmlarım. Arkadaşımızın verdiği açıklamadan son derece memnun oldum. Bir milleti yaşatmak için birtakım temeller lâzımdır ve bilirsiniz ki, bu temellerin en önemlilerinden biri sanattır. Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hasta bir kimse gibidir. Hatta kasdettiğim manayı bu söz de ifadeye yeterli değildir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur. Yalnız şunu söyleyeyim ki, milletlere yalnız sanatkâr yetiştirmek yeterli değildir. İnsanlar tek başına çalışırlarsa başarılı olamazlar. Çünkü Allah insanları yaratırken onlara öyle bir ihtiyaç vermiştir ki, her insan hemcinsi insanlarla çalışmağa mecbur ve mahkûmdur. Bu ortaklık faaliyeti âdeta bir ilahi ihtiyaç olunca, maksatları birleştirmenin nasıl mecburiyet olduğunu kolayca anlarız. İlk gerçek olarak anlarız ki, herhangi bir sanatta güvenle ilerleme arzu edilirse aynı meslek ve sanatta bulunan insanların dayanışma altına girmesi lâzımdır. Sizlerin bir yıl önce kendi sanatlarınız dahilinde birer şekil aldığınızı işitmek ve kurduğunuz cemiyetle bu şekillerin böyle umumi bir bütün meydana getirdiğini görmek, benim için en ciddi ve en şerefli bir bahtiyarlıktır. Bir millet sanata önem vermedikçe büyük bir felâkete mahkûmdur. Birçok unsurlar o felâketin derecesini fark etmez. Fark ettiği gün de ne kadar müthiş bir faaliyetle çalışmak lâzım geldiğini tahmin eyleyemez. Artık tarihe karışan Osmanlı hükûmeti, yazık ki asırlarca yanlış bir zihniyet sahibi oldu. Çünkü onlar sanatı ve sanatkârları kendi milletlerinden yetişmiş görmekten zevk almazlardı. Hatta en büyük Osmanlı padişahlarından biri, zannedersem Kanuni Sultan Süleyman, askerlerinden bir Türk Müslümanın saraçlık sanatına sahip olduğunu görünce, son derece üzülmüştü. Onların bakışında sanatkârların gayri müslimden olması tercih edilirdi. Onlar sanattaki hayat kaynaklarını başka milletlerin elinde bulundurmanın zararlarını göremiyorlardı. Asil milletimiz sanattan mahrumdu. Sanatkârlar azdı. Var olanlar da sanatta gereken derecede yetenekli değildi. Arkadaşımız söylevinde demişlerdir ki, Adana’mıza hâkim olan diğer unsurlar, şunlar, bunlar, Ermeniler sanat ocaklarımızı işgal etmişler ve bu memleketin sahibi gibi bir durum almışlardır. Şüphesiz haksızlık ve küstahlığın bundan fazlası olamaz.

Ermenilerin bu verimli ülkede hiçbir hakkı yoktur. Memleketiniz sizindir, Türklerindir. Bu memleket tarihte Türk’tü, o halde Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır. Gerçi bu güzel memleket eski asırlardan beri çok kere yabancı istilâlarına uğramıştı. Başlangıçta Türk ve Turanî olan bu ülkeleri İranîler zaptetmişlerdi. Sonra bu İranileri mağlûp eden İskender’in eline düşmüştü. Onun ölümüyle memleketler paylaştırıldığı zaman Adana kıtası da Silifkelilerde kalmıştı. Bir aralık buraya Mısırlılar yerleşmiş, sonra Romalılar istilâ etmiş, sonra Doğu Roma yani Bizanslılar eline geçmiş, daha sonra Araplar gelip Bizanslıları koymuşlar; en sonunda Asya’nın göbeğinden tamamen kaynayan Türkler soyundan ırkdaşlar buraya gelerek memleketi, geçmiş ve asli hayatına iade ettiler. Memleket en sonunda yine gerçek sahiplerinin elinde karar kıldı. Ermeniler ve diğerlerinin burada hiçbir hakkı yoktur. Bu bereketli yerler koyu ve öz Türk memleketidir. Arkadaşlar, bu memleketin halkı üzerinde kimsenin hak ve yetkisi olmadığı gibi, bu memleketi dışarıya muhtaç ettirmemek de size ait olan bir görevdir. Sanatın önemini takdir etmeli ve bu takdirin bugününün gereklerine göre, lâzım gelen araçlara yönelmekle olacağını anlamalıyız. Sizler ki çok çalışıyorsunuz. Çok çalışanlar o oranda havaya, sakinliğe, dinlenmeye muhtaçtırlar.

Cuma günlerini teneffüs ve tatil günü yapmakla çok mantıklı bir iş yapmış oldunuz. Birer haftada bir günlük tatil hem sıhhatiniz için, hem de din gereği olarak lüzumludur. Biliyorsunuz ki, şeriatte Cuma namazından maksat herkesin dükkânlarını kapatarak, işlerini bırakarak bir arada toplanmaları ve İslâmların topluma ait meseleler hakkında dertleşmeleri idi. Cuma günü tatil yapmak şeriatın da emri gereğidir. Bu kadarcık bir gerçeği size herhangi bir kişinin milletvekili olsun, ben olayım, hacı olsun, hoca olsun “bu yapılan şey dine aykırıdır” demesi kadar küstahlık, dinsizlik, imansızlık olamaz. Saygıdeğer sanatkârlar, aziz arkadaşlar, bizi yanlış yola sevk eden kötüler bilirsiniz ki, çoğunlukla din perdesine bürünmüşler, sâf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz… görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden kötülükler hep din elbisesi altındaki küfür ve lânetlikten gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar. Halbuki, Elhamdülillâh hepimiz Müslümanız, hepimiz dindarız, artık bizim dinin gereğini öğrenmek için şundan bundan derse ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Analarımızın, babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile, bize dinimizin temellerini anlatmaya yeterlidirler. Buna rağmen hafta tatili dine aykırıdır gibi, hayırlı ve akla, dine uygun konular hakkında, sizi aldatmaya ve alçaltmaya çalışan kötü huylulara değer vermeyin. Milletimizin içinde gerçek ve ciddi bilginler vardır. Milletimiz bu gibi bilginleriyle iftihar eder. Onlar milletin ve ümmetin güvenine sahiptirler. Bu gibi bilginlere gidin. “Bu efendi bize böyle diyor, siz ne diyorsunuz?” deyiniz. Fakat genellikle buna da gerek yoktur. Özellikle bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca değerlendirebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa, halkın yararına uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin yararına, İslâm’ın yararına uygunsa kimseye sormayın. O şey dinidir. Eğer bizim dinimiz aklın, mantığın uygun bulduğu bir din olmasaydı eksiksiz olmazdı, son din olmazdı.

Arkadaşlar, cemiyetinizi kuralı henüz bir yıl olmuş, bir yıl uzun bir zaman değildir ve düşününüz ki, bu bir yılı da savaş içinde geçirdiniz. Buna rağmen bir yıl içinde elde ettiğiniz sonuçlardan memnun ve rahat olmalısınız. İnşallah savaş başarıyla biter. Barış günleri gelecektir. Çalışmanızın kazançlarını asıl o zaman göreceksiniz. Yalnız gördüklerimizle yetinmeyelim. Bu görgü bugün için yeterli değildir. Babalarımız, babalarımızın babaları sanatla, millete hayat ve mutluluk verecek alanlarla lüzumu kadar uğraştırılmamış, kendi evlerini ve kendi işlerini bırakmışlar; yabancıların bekçiliğini yapmışlar. Halbuki bizi yok etmek isteyenler, sanatın her şubesinde ilerlemişlerdir. Bugünkü tezgâhla Amerika ve Avrupa’ya karşı mücadelenin payı yenilgidir. Kendi derecemizi bilelim. İnsaflı olalım. Neyi öğrenmek gerekliyse onu öğrenelim. Bize din de Allah da bunu emrediyor.

Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamana uygun olmayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanlarının amacı, İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, akılladır.

Bu gece milletin gerçek tabakasından olan siz esnaf ve sanatkârlarla bir sofrada bulunmakla çok memnun ve mutluyum. Bu memnuniyet ve mutluluğum asıl siz sanatkârların ufak dükkânlarınız yerine muhteşem fabrikalar yapıldığını gördüğüm gün, en gerçek ve en yüksek derecesini bulacaktır.

Bir yıllık faaliyetiniz, yaptığınız teşkilât bana bu sonuca varacağımız güvenini verdi. Şimdiden memnuniyetlerimi gösteririm.

Hâkimiyeti Milliye, 21 Mart 1923

http://www.atam.gov.tr/ataturkun-soylev ... la-konusma

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 01 Şub 2014, 00:41 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Fahrettin Altay: Birçok seneler, pek çok savaşlara girdim. Yendim, yenildim. Yenmek ne kadar tatlı ise, yenilmek de o kadar acı. Lakin bu son görev, bana savaşlarda yenilmekten de zor geldi.

Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 05 Şub 2014, 23:16 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

http://www.canakkaledenince.com/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 05 Şub 2014, 23:34 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 12 Şub 2014, 22:49 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Daha evvel Rusya'da başlamış olan Türkçülük hareketi Türkiye'ye sirayet etti. Şimdi pek çok insanın unuttuğu veya hatırlamak istemediği bir şey var; Kuvayi Milliye'yi ve Müdafaa-i Hukuk’u örgütleyenler Türkçülerdir.

Atilla İlhan - İntibah Başladı

http://urun.gittigidiyor.com/kitap-derg ... r-39449346

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 27 Şub 2014, 23:43 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Atatürk Başbuğ’dur / Necdet SEVİNÇ

Atatürk Başbuğ’dur

Öyle bir ünvân verilmiş olmasaydı bile, Atatürk zaten Türk Ordularının Başkomutanı ve Türk Milletinin başbuğu değil miydi?

Öyle ise Turgutlu Belediyesi’nin diktirdiği Atatürk heykelinin kaidesindeki başbuğ kelimesine takılıp kalmanın ve “Atatürk başbuğ değildir, başbuğları Atatürkleştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir” gibi telaşlı feryatlarla bir bardak suda fırtına koparmaya kalkışmanın mânâsı ne?

Hiç kimsenin başbuğları Atatürkleştirmek gibi bir iddiası yok ki... Olmaz ki... Olsa da ciddiye alınmaz ki...

Hem efendim; “şahsî menfaatlerini müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhid eden iktidar sahipleri” Atatürk’ü de, onun kutsal devletini ve asil ideallerini de her gün yerden yere vurup, paspas gibi çiğnerken; ilkelerini Gazi’nin tespit ettiği Türk Milliyetçiliği’nde birleşmesi gerekenlerin güç bela kurdukları köprüleri berhava etmeye kalkmak, ondan intikam almaya yeltenenlerin ekmeğine yağ sürmeyecek midir?

Öyle zannediyorum ki Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı sayın Ertuğrul Kazancı da benimle aynı hassasiyeti paylaşmaktadır.

Atatürk başbuğ değilmiş.

Kelimeler zaman içinde mânâ değiştirirler. Bu kelimenin kazandığı yeni anlama göre Atatürk başbuğdur!

Bakın ne diyor şair:

Önde yalın kılınç Türkmen Başbuğu
Ardında Oğuz’un ellibin tuğu
Andırır Altay’dan inen bir çığı
Ya Allah, Bismillah, Allah-u Ekber!

Malazgirt Meydan Muharebesini anlatan bu destandaki başbuğ ‘En büyük, Türk komutanlarından ve en büyük Türk sultanlarından biri olan Alparslan Gazi’dir.

Bu unvan Atatürk için de kullanılmıştır. Nadir Nadi, 11 Kasım 1938 tarihli Cumhuriyet’te Atatürk için “Ebedi başbuğumuz” demiştir. Aynı tarihli Cumhuriyet’in manşeti de şöyledir:

“O, fıtratın başkumandan olmak için yarattığı dahi bir şefti. Bütün askerlik hayatında hiç yenilmez ve daima muzaffer bir başbuğ olmuştur”

11 Kasım 1938 tarihli Ulus Gazetesi’nde onun kaybı “Başbuğlar yetiştirilmezler, onlar başbuğ hasletleriyle doğarlar” başlığı altında verilmiş ve Atatürk için “En büyük Türk başbuğu” ifadesi kullanılmıştır.

Bu sıfat sağlığında da kullanılmıştır onun için. Bakınız Mustafa Selim İmece ne yazıyor:

“... Gazi’nin yanına girerken beni başa geçirdiler. Sorduklarına sen cevap ver dediler. Öyle yaptık. Vali bizi takdim etti. Ellerini öptük. Sual sormasına meydan vermeden ‘muhterem kurtarıcımızı ve başbuğumuzu hem Kastamonu’da karşılamak hem de İnebolu’ya davet etmek için geldik’ diye söze başlarken Vali Fatih Bey sözümü tamamladı:

- İnebolular sizi, en büyüğümüzü memleketlerine davet ediyorlar, şeref vermenizi istiyorlar.”

Sevgili dostum üstad Muhiddin Nalbantoğlu dün yazdı. Ben kısa bir ilâve yapmak istiyorum. Bütün bu anlattıklarımdan başka Atatürk, Türk İzci Ocağı’nın kendisine verdiği başbuğ ünvânını şu telgrafla kabul etmiştir:

- Vatana yüksek seciyeli ve metin ruhlu gençler yetiştirmesini temenni eylediğim İstanbul Türk İzci Ocağı’nın başbuğluk teklifini büyük bir hissi-i iftiharla kabul ediyorum.

Demek ki?

Demek ki Atatürk başbuğmuş.

Atatürkçüler, Atatürk’ü tanımazsa halka nasıl tanıtacaklar?

Necdet Sevinç - Yeniçağ

http://www.guncelmeydan.com/pano/atatur ... 35712.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 22 sayfadan 22. sayfa   [ 330 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 18, 19, 20, 21, 22


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.