Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 12:43


Yeni bir konu gönderCevap gönder 22 sayfadan 20. sayfa   [ 330 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 17, 18, 19, 20, 21, 22  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 05 Ekm 2013, 21:48 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan

"Türk milleti, sosyal bünyesine ve kuvvetli inançlarına kat'iyen uymayan komünizmi hiçbir vakit benimseyemez!"

(Kaynak: Asım Aslan, Sömürülen Atatürk ve Atatürkçülük, 1997, s.15)

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 05 Ekm 2013, 22:00 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Gazi Mustafa Kemâl Atatürk ve Tarih

Bilinen 3200 yıllık tarihinde Hatti ve Hitit uygarlıklarından izler taşıyan; Frigya, Likya ve Pers egemenliklerini; İskender’i, Trakya ve Selefki krallıklarını; Roma ve Selçuklu dönemlerini, Osmanlı’yı ve Timur’u gören Ankara, binlerce yıl boyunca değişik isimlerle anılmıştı. Bunlardan birkaçı, aynı anlamlarda olan Ankuwa, Ankira, Ankagra, Angori, Engüri, Angora ve benzerleridir.

Frikya kralı Gordios'un oğlu ünlü Kral Midas’ın, denizden 960 metre yükseklikteki Ankara platosunda Ankor adı verilen bir gemi çapası bulup çevreye bu ismi verdiği efsanesi yaygın bir görüştü. Ankara adı gerçekten bir gemi çapasından mı gelmişti? Atatürk hiç de böyle düşünmüyordu...

Yunanistan Başbakanı Venizelos’un Atatürk’ü resmen Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiği yıllardı. Türkiye’yi ziyaret etmekte olan Yunanistan Başbakanı General J. Metaksas ve beraberindeki heyet, 17 Ekim 1937 Salı günü saat 17.00’da Atatürk tarafından Çankaya’da kabûl edildi.

Görevlilerin tuttuğu görüşme notlarını Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Aras bizzat imzalayacaktır.

Görüşmeler esnasında;

Atatürk: Ankara adının nereden geldiğini bilir misiniz ekselans?

General J. Metaksas: Bilemiyorum.

Atatürk: (Dünya atlasının bir sayfasını açıp Asya’da Baykal Gölü yakınındaki ‘Angarsk’ kentini gösterir.) İşte buradan geliyor, ekselans.

General J. Metaksas: Pek ikna olmadım. Başka fikriniz var mı?

Atatürk: Orta Asya’daki Seyhun ve Ceyhun nehirlerinin isimleri nasıl Adana çevresindeki nehirlere Seyhan ve Ceyhan olarak verilmişse, Ankara adı da çok eski tarihlerde (Türklerce) Orta Asya’dan getirilmiş olamaz mı?

General J. Metaksas: Dikkate almak lazım. Tarih bunu netleştirecektir.

(Kaynak: Atatürk’ün Millî Dış Politikası, Kültür Bakanlığı Atatürk Dizisi, Cilt: 2, Sayfa: 371-373)

http://www.cumhuriyetarsivi.com/katalog ... 27/7.xhtml

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 05 Ekm 2013, 22:21 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Başbuğ Atatürk

Başbuğ olmak için belirli sıfatlara sahip olmak gereklidir. Ordulara komutanlık ederek zaferler kazanmak, yoktan bir devlet kurmak, devlet yönetmek gibi. Bu sıfatları taşıyan günümüzde tek bir kişi vardır, o da Mustafa Kemal Atatürk'tür. Türkçüler Mustafa Kemal Atatürk'ü anarken BAŞBUĞ derler, onu tartışmasız tek lider ve yol gösterici olarak tanırlar. Kimileri bu unvanın Atatürk zamanında kullanılmadığını ve sonradan uydurulduğunu söylerler. Oysa tarih apaçık ortadadır ve herkes araştırdığı vakit başbuğ sıfatının kim için kullanıldığını rahatlıkla öğrenebilecektir.
Atatürk; yoktan bir devlet var etmiş, ordular yönetmiş zaferler kazanmış ve varlığı unutturulmaya çalışılan bir milletin adını taşıyan milli bir devlet kurmuştur. Kurduğu devleti, muasır medeniyetler seviyesi dediği yere çıkarmış ve dünyanın gıptayla baktığı bir düzeye taşımıştır. O'nun ebedi hayata göçüşünden sonra izcileri olduğunu söyleyenler, onun adını kullanarak fikirleriyle zıt bir ideolojinin savunuculuğunu yapmışlardır. Saltanat hilafet sevdalıları bile Atatürk’ün üzerinden kendilerine taraftar toplamaya çalışmışlardır. Oysa Atatürk; “Benim hayat yolum şu düstur olacaktır: Türklük ve Türkler en yüksekte” (1) idealiyle yanıp tuştan birisidir. Atatürk'ün Türklüğe -Türkçülüğe dair düşünceleri,
Altı Ok'u bir kenara bırakılmış ve yapay bir Atatürk-
çülük yaratılmıştır. İnsanlara gerçek Atatürkçülük
unutturulmaya çalışılmıştır. İşte başbuğ unvanı da
bunlardan birisidir.
Atatürk hayattayken ona başbuğ diye hitap edildiğine dair birkaç kaynak sunmak istiyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'-
nün Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'a
Atatürk'ün ölümü dolayısıyla gönderdiği taziye mesajı: (17 Kasım 1938)
Mareşal Fevzi Çakmak
Genelkurmayın sayın başkanı
Atatürk'ün ebedi hayata intikalini, O'nun hazarda ve
seferde yakın arkadaşı olan size ve O'nun zaferlere
sevk ettiği ve gözü gibi sevdiği şanlı ordusuna taziyet ederim. Sevgili Başbuğ Atatürk'ün hatırası karşı-
sında, acımız teselli bulmaz derecede derin ve
duygularımız samimi şükran ve tazimle meşrudur.
(2)
30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Genelkurmay
Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ın Atatürk'e telgrafı:
"30 Ağustos Zaferini, Cumhurluğun çelik ordusuna örnek olarak yaratan ulu Baş-
buğ'a, ordu adına kutlar ve candan saygılarımı sunarım
Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak (3)
Türkiye Cumhuriyeti başbakanı Celal Bayar'ın 12 Aralık 1937 tarihli konuşması:
"memleketimizde bu suretle sulhun nigehbanı olan organize büyük bir kuvvet
mevcuttur. Bu kuvvet, Türk Milletinin büyük mazeyasını Türk milletinin tarihteki
bütün kahramanlık ve şehametini nefsinde toplamıştır. Biz onun ismine sadece
ordu diyoruz ve onunla iftihar ediyoruz.
Her gün geçtikçe teçhizat itibarıyla kudret itibarıyla mütemadiyken yükselen ve
büyüyen ordumuz eşsiz Başbuğu'nun kumandası altında elbette Türk vatanına
müteveccih olacak her tehlikeyi bertaraf etmek kudret ve istidatındadır. (4)
Birinci Türk Dil Kurultayı (1932)
Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip Bey'in konuşması:
Türkiye Cumhuriyeti'nin şanlı Reis'i, Tür irfan âleminin dahi Başbuğ'u Gazi Mustafa
Kemal Hazretlerini Türk Dil kurultayı’nın mümtaz ve muhterem azalarını derin
saygılarla selamlarım (5)
Türkiye Cumhuriyeti Cummhurbaşkanı Saffet Arıkan'ın 1936 yılında DTCF açılış
töreninde konuşması: "Dünyada yüksek kültürün ilk beşiği Türk ana yurtlarıdır ve o kültürü kuran
ve bütün dünyaya yayanlar da Türklerdir.
İşte sizden istenen budur ve bunu isteyen de hepimizin babası Atatürk'tür.
O yüksek kurtarıcının, dahi Başbuğ'un önünde bu derin saygı ile eğilerek
hep birlikte and içelim:
Durmadan çalışacağız, buyruğunu yerine getireceğiz. (6)
1935 yılında 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Ankara'daki Tüm
komutanı (Tümgeneral) Kemal Kökçe'nin Tören konuşmasından bir bö-
lüm:
.....Türk'ün Başbuğu Sakarya'dan sonra bir yıldan beri siperlerine sığınmaya zorlanmış olan, düşmana sürsal için ordularını anıkladı. 26 Ağustos
1922'de düşmanı siperlerinde birden öyle bastırdı ki, dört gün dört gece
kendisini kurtarmak için düşmanın harcadığı emekler hep boşa gitti.
Türk Başbuğu'nun yüksek güdümü ile düşman ordusu, 30 Ağustos 192'de
Dumlupınar'da dört yönden sarıldı, başkomutanlarıyla beraber tutsandı ve
yok edildi.
Bu mutlu sonuç Türk ulusunu, tüm erginliğe erdirdi. Bu utku ile Türk'ün
Oğuz Kurtarıcısı, çok sevdiği ulusunu karanlık bir zindandan, yeni bir ilkyaz ertesine
kavuşturdu.
İşte bu utku gününün 13. yıldönümünü, bugün burada toplanarak kutluyoruz.
EY büyük Atatürk utku sana ve senin yüce
ulusuna yaraşır. Çünkü sen yalnız utkunun
durmadan ilerlemenin ve yalnız yurt ve ulusseverliğin sembolüsün.
Sen yaşa ey büyük Başbuğ!
Yurdunla ulusunla bitmek tükenmek bilmeyen utkularınla yaşa. Arkadaşlar; Türk Ulusu
nasıl erkinlik savaşında yüce Başbuğu'nun
gösterdiği yoldan giderek utkuya erdiyse
savaştan sonra Türk ulusu nasıl gözbebeği
önderinin buyurduğu yönü tutarak amacına
vardıysa, bundan sonra da gene ve hiç dü-
şünmeden yaratıcı Atatürk'ünün açtığı, aydınlattığı ve buyurduğu yoldan içten bir inanç
ve özveriyle yürüyecek yükselecek ve yükselecektir......(7)
1936 yılı 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk
Bayramı’nda Atatürk İlk erkek Okulu 5-A
sınıfından Fasih Arda'nın konuşması:
Türk Çocukları
Biz yarının büyükleri devrimde yurda Atatürk-
'e bağlılığımızı her zaman haykırıyoruz.
Atatürk'ün kanat gerdiği bu ülke bu günlerden sonra bizlerin omuzları
üzerinde daha çok yükselecektir.
Atatürk gibi başlı başına bir varlık, başlı başına bir değer olan ulu Başbuğ-
'umuz var. Zaten Türk olmak büyük bir mutluluktur.
Atatürk'ün çocuğu olmak da mutlulukların en büyüğüdür. Türk çocuğu ve
Atatürk'ün çocuğu, büyüklerimize söylüyorum. (8)
Ulus gazetesi Başyazarı Falih Rıfkı Atay'ın 26 Ağustos yazısından:
Üst üste birçok kaleler alınmıştır, birçok sancaklar düşürülmüştür. Dava
kavgası henüz bitmiş değildir. Henüz Atatürk Başbuğ'dur, halk onun ordusudur, henüz hepimiz silah altındayız.
Elektrik girmeyen tek köy, teknik görmeyen tek tarla, geri olan tek Türk
kaldıkça;
Devrimin ne zaman biteceğini sormayınız.
Biz arsı ulusal önemi kadar büyük olan, basıl başarılacağını yalnız hesabımıza bizim değil, bel bağladıkları sakat ve yanlış fikirler hesabına, bütün
batı medeniyeti adamlarının heyecanla bekledikleri bir dava içindeyiz.
26 Ağustos Başbuğ'unun emrinde 26 Ağustos çocuklarının inanç ve şevkiyle çalışalım. (9)

1935 yılı 30 Ağustos zafer Bayramı törenlerinde en genç subay Nuri
Cuylan'ın tören konuşmasından:
1 Eylül 1922: 1338 sabahı Türk ordusu'nun Başbuğ'u ordularına (Ordular;
ilk hedefiniz Akdeniz'dir) buyruğunu verdi.
Bu buyrukta sadece Akdeniz değil, Türk medeniyetinin yaşamış olduğu
yerlere varın anlamı vardır. Erginliğe susamış olan ordu; başbuğ'unun bu
buyruğunu 9 günde yerine getirdi ve yine onun buyruğuyla durdu. 30 Ağustos kin ve intikamın taştığı gündür. Yaşasın Türk Ordusu, onun Başbuğu ve
ordusu, yaşasın Cumhuriyet (10)
Yukarıdaki belgelerden de görüldüğü üzere Atatürk için yaşadığı önemde
millet ve devlet erkânı Başbuğ sıfatını kullanıyordu. Onun askerlik sanatındaki üstün zekası, elindeki bir avuç orduyla deyim yerindeyse yedi düvele
karşı savaşıp zaferler kazandırması ve bu zaferler neticesinde düşmanı
Türk topraklarından atması ve devamında bir devlet kurarak ülkesini tüm
dünyaya kanıtlaması onun başbuğluk sıfatını sonuna kadar hak ettiğinin
göstergesidir.
Yine Ulus Gazetesi 30 Ağustos 1937 yılı manşetini "zaferi büyük Başbuğ'un
nutkunda okuyalım" (11) diye atıyordu.
Yunus Nadi 03.11.1937 yılında Cumhuriyet Gazetesindeki başmakalesinde;
"dün mecliste Başbuğ'un uzun nutkunu, safha safha inkişaf eder gördükçe,
milli Türk bünyesinin Atatürk şefliğine bağlı, kuvvetli teşekkülü gözlerimiz
önünde levha levha canlandı..."(12) diye başlıyordu.
Milli Türk Talebe Birliği Dil İnkılâbı toplantısı için Atatürk'e şu telgrafı çekiyordu:
Türk inkılâbının büyük Başbuğ’u Gazi Mustafa Kemal Hazretlerine
Bugün Darülfünun Konferans Salonunda toplanan yüksek tahsil gençliği,
Başbuğluğunu yaptığınız büyük dil sahasında canla başla çalışmaya karar
verdi. Size bu telyazı ile gençliğin sevgi ve saygılarını sunarız, Büyük Baş-
buğ(13)
Atatürk'ün ölümü üzerine CHP Fatih Halkevi yayınladığı bildirinin başlığını "
Ulu Başbuğumuzu kaybettik" (14) diye atıyor ve defalarca kez Başbuğ
terimini kullanıyordu.

1 - Sabiha Gökçen, Atatürk’ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, s.365
2 - Ulus Gazetesi, 18 Kasım 1938, s,1
3- Ulus Gazetesi 31 Ağustos 1935, s,5
4- Ulus Gazetesi 11 Aralık 1937,s,5
5- Cumhuriyet Gazetesi 27 Eylül 1932, s.6
6- Ulus Gazetesi 10 Ocak 1936, s.1-3 - Cumhuriyet Gazetesi 10 Ocak
1936s,1-10
7- Ulus Gazetesi 31 Ağustos 1935, s.5
8- Ulus Gazetesi 24 Nisan 1936, s.5
9- Falih Rıfkı Atay, 26 Ağustos 1935, Ulus Gazetesi s.1
10- Ulus Gazetesi, 30 Ağustos 1935, s.5
11- ulus gazetesi, 30 Ağustos 1937., s.1
12- Cumhuriyet Gazetesi, 3 Kasım 1937 s. 1
13- Hâkimiyet-i Milliye. 28 Mart 1933, s.1
14- CHP Fatih Halkevi, Onun İçin Yazılanlar Söylenenler. s.228–229

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 05 Ekm 2013, 22:26 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Atatürk dönemi çıkan bir gazete - ''Büyük Başbuğ tekrar Ulus Başbuğluğuna seçildi'' - Hakkın Sesi

Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 12 Ekm 2013, 22:18 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Atatürk’ün Avrasya Devleti - İsmet Bozdağ

KİTABIN ADI: Atatürk’ün Avrasya Devleti
KİTABIN YAZARI: İsmet BOZDAĞ
YAYINEVİ VE ADRESİ: Tekin Yayınevi Tekin Yayın Dağıtım San. Ltd.
BASIM TARİHİ: 1998

KİTABIN YAYIM MAKSADI

Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetlerin tek çatı altında toplanışı.

KİTABIN ÖZETİ

KİTABIN ANA BÖLÜMLERİ

1. Milliyetçilik akımının Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki etkileri
2. Atatürk’ün Avrasya Devletini kurma çalışmaları
3. Türkiye – Sovyet Rusya ilişkileri
4. Sonuç

GİRİŞ

Gazi Mustafa Kemal, daha 1900’lü yılların başında Osmanlı İmparatorluğu 5,5 milyon kilometrekarelik topraklarda hüküm sürerken Balkan savaşı bile olmamışken, Selanik’teki arkadaş toplantılarında Osmanlı Devletinin parçalanacağını söylemiş fakat yerine neyin gelmesi gerektiğini söylememişti. Mustafa Kemal Paşa hiçbir şeyi zamanından önce açıklamamış, zamanı gelmeden oluşmasına girişmemiştir.

MİLLİYETÇİLİK AKIMININ OSMANLI İMPARATORLUĞU ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Osmanlı Devletinden Yunanlılar, Sırplar,Romenler kopmuş Bulgarlar, Ermeniler, Araplar ve Arnavutlar sabırsızlıkla sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlardı. Parçalanmak Osmanlı İmparatorluğunun kaçınılmaz sonu idi. Bu son çok uzakta değildi Osmanlı Devleti parçalandıktan sonra bırakacağı siyasi boşluğu ne dolduracaktı ? Mademki çok uluslu devletleri parçalayan milliyetçik akımları olduğuna göre, Osmanlı Devletinin bıraktığı siyasi boşluğu dolduracak toplum Milliyetçilik akımlarından etkilenmeyecek bir toplum olmalıydı. Bu fikir Gazi Mustafa Kemalin beynini yıllarca tırmaladı. Osmanlının bırakacağı boşluğun Anadolu yarımadasından Çin seddine kadar uzanan topraklar üzerinde dil,tarih, kültür birliği ve bütünlüğünü yaşayan toplumların kolayca bir araya gelebileceklerini düşündüğü ve ölümsüz bir devletin bu temeller üzerinde kurulabileceğini fark etti.

ATATÜRKÜN AVRASYA DEVLETİNİ KURMA ÇALIŞMALARI

“Dünyada şimdiye kadar başka başka milletlerin birlik kurdukları ve yüzyılları beraberce yaşadıkları görülmüştür. Bizim, kurmak istediğimiz birliğin tarihte geçmişi olan birliklerin en üstünü olmasını isteriz.”

ATATÜRK

Evet! Gazi Mustafa Kemal Paşa “Tarihte görülmüş birliklerin en üstününü” kurmak amacındaydı. Bu fikri vicdanında bir sır gibi saklıyor bütün hareketlerini o noktayı hedefleyerek gerçekleştirmeye çalışıyordu. İşte bu Atatürk’ün gözünde milli misak’tı Ülke Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmış, düşman denize dökülmüş, vatan kurtulmuştu ancak ekonomi ve insan gücüde tükenmişti, bütçe neredeyse yok gibiydi enflasyon %250 ‘idi. İşte böyle imkansız bir bütçeden 1924 yılında 200.000 TL. Ödenek ayrılmış ve “ Türkiyat Enstitüsü” kurulmuştu.(200.000 TL. 200.000 altının karşılığıdır.) Mustafa Kemal Paşa yok canından işte bu koşullar içinde “Büyük Türk Devletleri Birliği” hayali uğruna bu ölçüde fedakarlık yapmayı göze alabiliyordu ve hedefine yürümeyi tüm bu fedakarlıkları hovardalık farzedenlere rağmen sürdürüyordu. Türkistan ve çevresindeki Türk kaynaklı toplumların hareketlerini sürekli izledi ve paralel çalımalar yaptı.

TÜRKİYE – SOVYET RUSYA İLİŞKİLERİ

Gazi Paşa Büyük Türk Devletleri birliği kurma çalışmalarının gizli kalmasına büyük özen gösteriyordu. Ancak Sovyetler Birliği bu folklör, etnografya, tarih düzeyinde sürdürülen çalışmalardan rahatsız oluyordu, çünkü Türkiye ile bu toplumlar arasında kurulacak ilişkiler yalnızca Sovyetlerin zararına olabilirdi çünkü, Osmanlı Devletinin defteri kapatılmış, onun yerine onun kadar güçlü ve ondan daha uzun ömürlü bir devletin defteri açılmıştı.”Türk Cumhuriyetleri Birliği”.

SONUÇ

Selanik günlerinden beri bir sır gibi vicdanında sakladığı bu fikir artık gerçekleşme yoluna girmeliydi. Onun için Türkiyat Enstitüsü yolunu seçmişti. Türkiyat Enstitüsü harıl harıl çalışıyordu önce “Türk Dili Encümeni” kuruldu. Dildeki Arapça kökenli sözcükler yerine halkın içinde yaşayan Türkçe sözcüklerin yerleştirilmesi için bir ön çalışma başlatıldı. Eğer bir Türk Dünyası yeniden kurulacaksa, dili Arap ve Fars dilinin egemenliğinden kurtulmalıydı. Atatürk’ün bir diğer hedefi de; tarihti, tıpkı dil encümeni gibi bir tarih encümeni kuruldu. Gazi Paşa Tarih konusunda oldukça titiz davranıyordu. Tebliğlerin hepsini dikkatle okuyup gözden geçiriyor ve bu konuda çalışan yerli yabancı uzmanlara “Türk Tarihinin Anahatları” adını verdiği bir kitabın bölümlerini yazdırıyordu.

Mustafa Kemal tarihin devlet hayatındaki önemini çok iyi bildiği için bir yandan Dil Encümenini kurup ona dili sadeleştirme ve zenginleştirme görevi verirken bir yandan da bir Tarih Encümeni kurup onada Türk Tarihinin Orta Asya Türk Devletlerine kadar uzatılması çalışmalarına başlaması görevini veriyordu. Tüm bunlar “Atatürk’ün Avrasya Devletinin” temelini atan çalışmalar olmuştur. Ne yazık ki bütün bu çalışmalar Atatürk’ün vefatı nedeniyle yavaşlamış yarıda kalmış, hedefine ulaşamamıştır. Tüm bunlar Atatürk’ün geleceği görmedeki ustalığını ve dehasını ortaya koymaktadır.

http://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun- ... tap-ozeti/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 16 Ekm 2013, 14:17 
Yeni Üye

Kayıt: 16 Ekm 2013, 14:12
İleti: 1
Bu konuyu açan ve sürekli güncelleyen arkadaşım çok sağol. Gördüğüm kadarıyla tek bir kitaptan değil farklı farklı kaynaklardan alıntı yapıyorsun.

İlk başlarda sözleri "***" ile ayıran kitabın adı nedir? Bir yerde de görseli var hatta.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 26 Ekm 2013, 20:35 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
''Ne yazık ki Türk’ün geleneksel dostu yoktur; çıkarlar ortak olunca Avrupalılar buna, hemen 'geleneksel dostluk' ismini vermişlerdir.'' 1933

(Samih Nafiz Tansu, Atatürk Anekdotlar – Anılar, Der: Kemal Arıburnu, s. 137)

http://atam.gov.tr/dis-siyaset/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 26 Ekm 2013, 20:50 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Türk Birliğinin bir gün mutlaka hakikat olacağına inanan Atatürk, Finlandiya'da yayın yapan "TURAN" isimli bir gazete çıkarttırmış ve bizat el altından bu gazetenin finansını devlet bütçesinden sağlamıştır. Bu gazete Atatürk'ün ölümüne kadar yayınlanmış, Atatürk'ün ölümünden sonra devlet bütçesinden ayrılan tahsisata son verildiğinden yayın hayatına son vermiştir. Bu gazete Rusça, Fince ve Türkçe dâhil dört dilde yayın yapmakta ve çoğunluğu Rusya'da dağıtılmaktaydı. Bu gazetenin yayınlanmış olan birer nüshaları Ertuğrul Zekai Öktem'in özel arşivinde saklanmaktadır.

Muharrem Günay Sıddıkoğlu

http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=12832

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


En son Urungu tarafından, 26 Ekm 2013, 20:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 26 Ekm 2013, 20:56 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Atatürk, 1933 yılında Amerikalı General Mc. Arthur'la yaptığı bir görüşme sırasında şöyle der:

"ALLAH NASİP EDER, ÖMRÜM VEFA EDERSE MUSUL, KERKÜK VE ADALARI GERİ ALACAĞIM. SELANİK'DE DÂHİL BATI TRAKYA'YI TÜRKİYE HUDUTLARI İÇİNE KATACAĞIM!"

(Türk Silahlı Kuvvetler Dergisi, Temmuz 1992, Sayı 333, s.26 - Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması, s.52 - General Mc. Arthur, Hatıralar, s.152 - Ali Koç, Yusuf Koç, Tarihi Gerçekler Işığında Belgelerle Mustafa Kemal Atatürk)

http://www.idefix.com/kitap/tarihi-gerc ... 8GZ77LOI2E

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 26 Ekm 2013, 21:37 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
"Türkçülük bir bayrak gibidir; tıpkı Türk bayrağı gibi. Bu bayrağı vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her Türk'ün ilk ve milli vazifesidir".

http://www.haberiniz.com.tr/yazilar/hab ... turk_.html

http://www.mhpistanbul.org.tr/yirminci- ... /4031.aspx

http://beypazariulkuocagi.tr.gg/20-.--A ... -S-Ue-.htm

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 26 Ekm 2013, 21:42 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
İşte Atatürk'ün Aklındaki Türk Bayrağı

Atatürk, ayyıldızlı bayrağı, Osmanlı'yı ve Arap dünyasını çağrıştırdığı gerekçesiyle değiştirmeyi düşünmüş ve bunu dönemin başbakanı Celal Bayar'a söylemişti. Yerine düşündüğü, Göktürkler'in bayrağıydı: Mavi fon üzerinde profilden görünen yeşil bir Kurt... Atatürk'ün sağlığında yazılan tek biyografisi H.C.Amstrong'a aitti ve "Bozkurt" başlığını taşıyordu. Nazım Hikmet, Kurtuluş Savaşı Destanı'nda Mustafa Kemal'den söz ederken "Sarışın bir kurda benziyordu" diye yazmıştı. "Kurt", Türklük ile olduğu kadar onunla da özdeşleştirilmiş bir simgeydi adeta...

"Ayyıldız, Osmanlı'nın Bayrağı"
Geçen hafta 10 Kasım belgeseli için Bayar ailesiyle görüşürken, Celal Bey'in damadı Ahmet İhsan Gürsoy çok ilginç bir bilgi verdi. O da bunu bizzat Celal Bayar'dan dinlemişti. Bilgi şuydu: Atatürk, kendini tarih araştırmalarına verdiği 30'lu yıllarda Türkler'in alfabesinden, giysisinden, müziğinden sonra bayrağını da değiştirmek istemiş, bunu da son başbakanı Celal Bayar'a söylemişti. Nedeni basit: İnternete girip (http://www.tccb.gov.tr/gunes.htm) Cumhurbaşkanlığı forsunu süsleyen 16 Türk imparatorluğunun bayraklarını incelerseniz, şu andaki kırmızı fon üzerine beyaz işlenen ayyıldızlı bayrağın Osmanlı İmparatorluğu'na ait olduğunu görürsünüz. Atatürk, bu bayrağın hem genç Cumhuriyet'in geçmişten kopuş çabasını engellediği kanısındaydı, hem de üzerindeki ayyıldızın ilk bakışta Arap dünyasını akla getirdiğine inanıyordu. Oysa o, yeni Türk devletine bir ulusal kimlik kazandırma çabasındaydı. Bu bayrakla o kimliği kanıtlamak mümkün değildi.

Paralardaki Bozkurt
Daha 1927'de Türkiye Cumhuriyeti'nin piyasaya çıkardığı 5 ve 10 liralık ilk banknotların üzerine, karlı dağlarda koşturan bir Bozkurt resmi konmuştu. Atatürk 1930'da tarihçilere "Türk tarihinin ana hatları"nı yazdırmaya başladığında da istediği şey, İslam'ın Türk tarihinin sadece bir bölümünü oluşturduğunu, oysa ondan önce de Türkler'e ait pek şanlı bir mazi bulunduğunu kanıtlamaktı. Bu amaçla okullar için hazırlanan ders kitapları, bir Bozkurt önderliğinde Orta Asya'dan çıkan Türkler'in dünyaya nasıl yayıldıklarını gösteren haritalarla doldurulmuştu. Atatürk, bu yolla halkına bir ulusal gurur ve tarihi özgüven aşılamak niyetindeydi. Bu eğilim, bütün dillerin Türkçe'den türediğini öne süren "Güneş Dil teorisi"ne kadar varacaktı.

Göktürkler
Peki ayyıldızlı bayrak yerine nasıl bir bayrak düşünüyordu? Ahmet İhsan Gürsoy, bu konuda da son derece ilginç bir ayrıntı veriyor: "Atatürk, ecdadımız olarak Göktürkler'i benimsemiş. Türklüğü öne çıkarmak için onların bayrağını benimsemeyi düşünmüş ve bunu Bayar'a söylemiş." Yukarıda sözünü ettiğim internet sitesindeki 16 Türk imparatorluğu içinde Göktürk İmparatorluğu'nun bayrağı hemen dikkati çekiyor: Mavi fon üzerinde yeşil bir Kurt profili... Meydan Larousse, Çin kaynaklarına atfen, bayrağın aslındaki kurt başının altın rengi olduğunu yazıyor. Aslında Anadolu'da Göktürkler'e gösterilen bu ilgi yeni değil... 19. yüzyılın sonunda Orhun Yazıtları'nın şifresini çözen Danimarkalı bilgin Wilhelm Thomsen'e Danimarka'daki Türk sefirinin önerisiyle, 29 Aralık 1915'te "Türk kavminin kökenlerini aydınlattığı için" saray tarafından imparatorluk nişanı verilmişti. İşte şimdi İmparatorluğun ardından kurulan Cumhuriyet de, kendi ulusal kimliğinin kökenlerini o kavmin kalıntıları arasında arıyordu.

"Bayrakları Bayrak Yapan..."
Peki sonra bu öneri ne oldu? Celal Bayar'ın damadı Ahmet İhsan Gürsoy, sonrasına ilişkin bir bilgi hatırlamıyor. Muhtemelen, Atatürk'ün zihninde parlayıp sönen ve kimi gerçekleşip kimi gerçekleşmeyen yüzlerce projeden biri olarak rafa kaldırıldı. Ve Cumhuriyet, bu durumdan habersiz nesillerin okuduğu "kırmızı-beyazlı/ ayyıldızlı bayrağım" şiirleriyle kutlanmaya devam etti.

Can Dündar

http://www.candundar.com.tr/_v3/index.php#!%23Did=2798

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 04 Kas 2013, 17:39 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
29.Ekim.1923'deki Vatan

Hilmi ÖZDEN

Araştırmacı yazar Taylan Sorgun’unun yakın tarihimize ışık tutan değerli eserlerinden biri de. “MÜTAREKE DÖNEMİ VE BEKİRAĞA BÖLÜĞÜ*” isimli araştırmasıdır. Bu eserinde Atatürk tarafından Cumhuriyet bayramı için niçin 29. Ekim tarihi seçilmiştir? Fahrettin Altay Paşa’nın hatıralarından ve görüşmelerinden yola çıkarak bunun muhteşem sebebini bizlerle paylaşır:
“Anadolu'daki "Büyük İhtilâl Hareketi" "Kaderi kabullenmeyen, ona istediği biçimi veren, ama yine de kaderin de içinde olduğu esatiri bir kuvvete sahip olan sarışın kurda benzeyen Paşa'nın da kaderi" olarak ortaya çıktı...
Yanında "Mefkureye inanmış" insanlar vardı...
Millî Mücadele'nin komutanlarının 15'i Albay, 8'i Paşa rütbesindeydi...
İtilâf Devletleri'nin orduları ile savaşmak, Saray'ın çıkarttırdığı idâm fetvalarına karşı durmak bir tarafa, 3 Haziran 1919'dan 1921 yılı sonlarına kadar tam 17 iç isyanla boğuşuldu...
Ve beş yıl süren bir müthiş mücadelenin sonunda Cumhuriyet'e kadar gelindi.
Büyük İhtilâl devam ediyordu...
1925 yılının Ekim ayında Mustafa Kemal Paşa cephelerden tanıdığı Millî Mücadele'nin Süvari Kolordusu Komutanı sonra Cumhuriyet'in cephe de rütbe alan Paşasını Çankaya'ya davet etti. On bir günlük bir misafirlik yaşandı...
Cumhuriyet'in bütün isimleri Çankaya'da Mustafa Kemal Paşa'nın yanında oluyorlardı...
İşte yine öyle gecelerden birisinde Fahrettin Altay Paşa'nın "hiç bitmeyen meraklarından birisi" de "Bu tarihi tesadüf acaba nereden doğdu?" sorusuydu...
Sıra gelecekti.
Mustafa Kemal Paşa daha Adana'dan ayrılmadan önce sağlam kalabilmiş kuvvetlerini Ankara civarına intikâl ettirmeye çalışmış, sonra 20. Kolordu'nun Ankara'ya naklini gergef dokur gibi dokumuştu. İstanbul'dan Anadolu'ya geçmeden önce Harbiye Nezareti ile son temaslarından birisi Ali Fuat Paşa'nın 20. Kolordusu'nun Ankara'ya tam naklini temin için oldu...
Ekim 1923'de İstanbul'da bazı hâdiseler yaşandı. İstanbul'un yine Payitaht kalması üzerinde münakaşalar başladı. Fakat, Mustafa Kemal Paşa Ankara'yı 20. Kolordu'nun oraya intikalini temin ederken seçmişti bile, nihayet 13 Ekim 1923 günü İsmet Paşa'nın teklifi ile TBMM,
"Türkiye Devleti'nin makkarı idaresi Ankara şehridir." şeklindeki kanun maddesini kabul etti. İstanbul'da yine bazı hâdiseler yaşanıyordu.
Mustafa Kemal Paşa birden kararını verdi, 28 Ekim 1923 günü gecesi Çankaya'ya davet ettiği arkadaşlarına ertesi günü Cumhuriyet'in ilân edileceğini söyledi, Kanun layihasını İsmet Paşa ile başbaşa hazırladı...
Sonra mesele Fırka Grubu'nda müzakere edilerek Meclis'e indirildi ve 29 Ekim'i 30 Ekim'e bağlayan gece saat 8.45'de Cumhuriyet ilân edildi...
Arkasından Mustafa Kemal Paşa, Reisicumhur seçildi. İşte tam iki yıl sonra Fahrettin Altay Paşa Çankaya'daki on bir günlük misafirliğinin bir gecesinde kafasındaki soruyu ortaya koymadan edemedi.
Mustafa Kemal Paşa'nın yemek masası dağılmıştı, sordu. “Paşam benim dikkati nazarımı bir şey celbetmiştir. Hep düşündüm 30 Ekim 1918 günü Mütareke (Mondros) ilân edildi. Adana'daki karargâhınızdan Payitahta verdiğiniz şifreyi hatırlıyorum. Şimdi aradan zaman geçti. Cumhuriyetimizin ilânının 29 Ekim gecesine gelmesi acaba bir tesadüf müdür? Üç gün evvel beş gün sonra da olabilirdi.”
Mustafa Kemal Paşa bir an durup Fahrettin Altay Paşa'ya bakmıştır. Sonra elini masanın üzerine vurarak:
“- Deyiniz ki bu da tarihten silinmek istenilen bir milletin öcüdür...”
"- Ama bundan hiç söz etmediniz"
“- Övünmek olur, övünmek, benimle beraber mefkûreye inananların, milletin, ordumuzun hakkıdır." Mustafa Kemal Paşa övünmeyi sevmezdi... Sözlerini burada kesmiştir…” (s.289-291)
Türk milleti nice savaşlardan sonra dört yıllık bir ölüm kalım mücadelesi vermişti. Ölüm fermanı Mondros’tu. Diriliş destanı ise “Cumhuriyet”. Türk’ün matem günlerinden biri hıçkıran, ağlayan 30 Ekim gününe karşı; Türk milleti ve Ordusu 29 Ekim’de adeta “zamanı durduruyor” ve “bayram’a” dönüştürüyordu.
Peki, birden bire ne oldu da “resmî bayramlar” 2011’de değişti. Geleneksel coşkulu bayramlarımıza gölge düşürüldü. Millet o yıl kendince kutlamayı onlarca ilimizde ayakta tutmaya çalıştı. Yıl şimdi 2012 geçen yılki gölge kaldırılmaya çalışıldı fakat başkent dâhil bazı illerimizde gerginlikler yaşandı. Niçin? Yöneticilerden farklı düşünen vatandaşlar mı suçlu? Vatandaşların farklı düşünüp demokratik usuller için de kendince bayram kutlaması mı suç oldu? Kendini milliyetçi-muhâfazakár olarak tanımlayan bazı arkadaşlarımız da farklı görüşlerdeki insanların değişik mekân ve saatlerdeki bayram kutlamasına kınayarak bakıyor. Bırakalım kendimizi aldatmayı. Esasında bölücü terör örgütü paçavraları ile büyük şehirler başta olmak üzere talan edenleri, Türk bayrağını yırtanları, küçücük çocuklara Molotof attıranları, Mehmetçiği, güvenlik güçlerimizi, bebekleri, masumları şehit edenleri kınamamız gerekir. Hem de yüksek sesle haykırmak gerekiyor. Aman olay olmasın diye Türk Devletine yapılan hakaretleri sineye çekeceğiz. Ellerinde Şanlı Türk Bayrağı olanları hırpalayacağız. Her halde “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sözünden kimse rahatsız olmuyordur (!). Bu ifade daima “Müslüman Türk askeri” olmaktır. Türk Devletini yönetenler Türk Milletini incitmesinler, her türlü değişik fikre sahip insanlarımızdaki “rahmet”i anlasınlar. Kendilerini eleştirenlerin, kendileri için nimet olduğunu görsünler. Yoksa devletimize de Aziz Türk Milletine de yazık edilir. Küçücük Türk evlatları taş atmadılar (!) mitinglerde, dedelerinin nenelerinin uğruna şehit oldukları bayrağımızı salladılar. Bu milleti farkında olmadan kutuplaştırmayalım. Aksi halde kutuplaşmalar Milletimizin Millî ve İslamî ölçülerini, ortak değerlerini zamanla parçalar, İrfanımızın kilometre taşlarını oynatmayalım. Onları her türlü ortak değerlerimizle sağlamlaştıralım.

Kaynak: Taylan Sorgun. Bekir Ağa Bölüğü ve Mütareke Dönemi. Kum Saati Yayınları, 2003

http://www.turkocagi.org.tr/index.php/a ... deki-vatan

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 10 Kas 2013, 17:57 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Nagy Török Atatürk, 75 éve, hogy meghalt

Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 10 Kas 2013, 18:00 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Büyük Başbuğ tekrar Ulus Başbuğluğuna seçilirken

Resim

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Başbuğ Atatürk: Türk ve Türkçülük Düşmanlarını Ezeceğiz!
İletiTarih: 11 Kas 2013, 17:22 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
''Kemalizm, Türkçülüğe karşı olamaz; neden, çünkü kendisi Türkçü 'dür. Kemalizm, dine karşı olamaz, çünkü onu yasaklamamış, sadece toplumsallıktan bireyselliğe çevirmiştir ki, 'medeni dünyanın' tavrı da budur. Sonradan laikliğin, biraz da mütecâviz yorumu, Müdâfaa-i Hukuk Doktrini'nin, başat karakteri Anti/emperyalizmi gizlemek isteyenlerce öne çıkarılmıştır; yoksa okuyunuz Gâzi'nin İslamiyet, Halifelik vs. hakkındaki konuşmalarını; önce bilgisinin derinliğine şaşıracaksınız; sonra mü'min Türk halkına olan saygısına!''

(Atilla İlhan - Cumhuriyet Gazetesi - 14.01.2005)

http://www.tilahan.net/?lang=0&pId=6&fI ... 9&dbId=592

http://www.guncelmeydan.com/pano/news/f ... yfa70.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 22 sayfadan 20. sayfa   [ 330 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 17, 18, 19, 20, 21, 22  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.