Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 12:28


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 7 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Musiki Inkılabı Komedisi,Atatürk'ün Türk Müziği düşmanlığı
İletiTarih: 28 Arl 2012, 20:44 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 May 2011, 18:25
İleti: 2880

Atatürk Dönemini okudukça daha fazla gülecek unsur buluyorum.Gülünce kızıyorlar ama kendimi tutamıyorum.Sizler gibi herşeye bir kulp bulup susamıyorum....
Atatürk ve ''ınkılap'' adı verdiğiniz absürd eylemler ve olaylar manzumesinde ağlanacak çok şey olduğu kadar gülecek çok şey de var...
Aslında ağlanacak halimize gülüyoruz....
Musiki Inkılabı da Atatürk'ün skeçlerinden(Inkılaplarından) bir parça....

Buyrun beraber izleyelim bu skeci yazarı M.Kemal......
İyi eğlenceler..Bu arada mizahın bir amacı da öğretmek olmalı değil mi?
Gülerek öğrenelim....
Sizlerden tek ricam.İzlemeniz sona erdikten sonra oylamanız.


A-)Çok Güzel hareket
B-)Güzel Hareket
c)Eh yani
D-)Atatürkçüler bıraksın bu işleri

_________________
Irkçılığa çağıran bizden değildir; ırkçılık için savaşan bizden değildir; ırkçılık üzere, (asabiyye uğruna) ölen bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850)

"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)
Hz Muhammed S.A.V


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Musiki Inkılabı Komedisi,Atatürk'ün Türk Müziği düşmanlığı
İletiTarih: 28 Arl 2012, 20:49 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 May 2011, 18:25
İleti: 2880
Skeç geldi.......

Tek parti döneminin bir yasağı da Alaturka müzikti

Atatürk müzik inkılabını diğer inkılapları tamamlayıcı olarak görüyordu. Batılı bir toplum oluşturma hedefi içerisinde gelecek nesilleri Doğu kültüründen uzak tutmak istiyordu. Tabiî ki bu onun tercihiydi. Çünkü halk Batı müziğini benimsemedi. Radyolarda iki yıla süren yasağa,1976 yılında Klasik Türk Müziği konservatuarının kurulmasına kadar geçen süredeki eğitim yasağına rağmen halk kendi müziğini seslendirmeye devam etti.



Ömer Aymalı / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni
Cumhuriyetin ilk döneminde doğulu bir toplumdan Batılı bir toplum yaratma çabasıyla alfabeden,kılık kıyafete, tiyatrodan müziğe kültürel alanda bir dizi inkılap gerçekleştirilmişti. Bunların arasında kabul ettirilmesi belki de en zor olanı müzik alanındaki inkılap çabasıydı. Çünkü binlerce yıl içerisinde insanların dillerine kulaklarına yerleşmiş,acısını sevincini hissettiren müziğin yerine Batı müziğini koymak sonucu en başından belli olan bir mücadele başlamak olacaktı.

Alaturka müzik eğitimden çıkarıldı
Alaturka müziğin yerine Batı müziğinin yerleştirilme çabaları 1924 yılından itibaren başladı. Ankara’da Musiki Muallim mektebi kuruldu. Bu okul orta öğretim okulları için batı müziği eğitimi almış öğretmenleri yetiştirecekti. 1926 yılına Darül Elhan ( Müzik Okulu ) Şehreminliğe bağlandı ve bu yapılırken Şark musikisi şubesi kapatıldı. Böylece ülkedeki müzik eğitiminden Klasik Türk müziği kaldırıldı, müzik eğitimi Batı müziği çerçevesinde yapılmaya başlandı. Kararı alan kişilerden olan Sanayi-i Nefise encümen üyelerinden İsmail Hakkı Baltacıoğlu, daha sonraları bu konu ile ilgili olarak ; “Alaturka musiki irtica musikisidir, ona müdahale etmek lazımdı” diyordu.

Atatürk’ün Alaturka Müziğe Eleştirisi
8 Ağustos 1928 tarihi ise Alaturka müziğin geleceği açısından önemli bir gün oldu. Sarayburnu’nda Cumhuriyet Halk Fırkası’nın organize ettiği konserde, Caz Bandın dans müzikleri çalınır, Mısırlı Müniretül Mehdiye Arapça şarkılarını söyler ardından da Eyüp musiki cemiyeti kürdilihicazkar faslını seslendirir. Konsere katılmış olan Cumhurbaşkanı Atatürk ise programı izledikten sonra icra edilen müzik için şunları söyler :
“Bu gece, burada, güzel bir tesadüf eseri olarak Şark’ın en mümtaz iki musiki heyetini dinledim. Bilhassa sahneyi birinci olarak tezyin eden Müniretü’l Mehdiye Hanım sanatkarlığında muvaffak oldu. Fakat, benim Türk hissiyatım üzerinde artık bu musiki, bu basit musiki, Türk’ün çok münkeşif ruh ve hissini tatmine kafi gelmez. Şimdi karşıda medeni dünyanın musikisi de işitildi. Bu ana kadar Şark musikisi denilen terennümler karşısında kansız gibi görünen halk, derhal harekete ve faaliyete geçti. Hepsi oynuyor ve şen, şatırdırlar, tabiatın icabatını yapıyorlar. Bu pek tabiidir. Hakikaten Türk fıtraten şen, şatırdır. Eğer onun bu güzel huyu bir zaman için farkolunmamışsa, kendisinin kusuru değildir. Kusurlu hareketlerin acı, felaketli neticeleri vardır. Bunun fariki olmamak, kabahatti. İşte, Türk Milleti bunun için gamlandı. Fakat artık millet hatalarını kanı ile tashih etmiştir; artık müsterihtir; artık Türk şendir, fıtratında olduğu gibi. Artık Türk şendir.”
İfadelerde görüldüğü üzere Atatürk, klasik Türk musikisini basit,tek sesli ve şark tarzı olmakla suçlamakta ve Türk milletinin artık bu musikiyi bırakma vaktinin geldiğini vurgulamaktadır. Ayrıca bir mülakatta Atatürk, Alaturka müziğin Bizans’tan kalma olduğunu, Türk müziğinin Batı müziğinden yüzlerce yıl geri kalmış olduğunu söyleyerek “Bizim bu kadar zamanı beklemeğe vaktimiz yoktur. Bunun için, garp musikiciliğini almakta olduğumuzu görüyorsunuz.” der. Musiki inkılabı böylece yeni bir aşamaya gelir.

Alaturka- Batı Müziği Tartışmaları
1930’lu yılların başından itibaren Klasik Türk müziği-Batı müziği tartışmaları hız kazanır. Batı müziğini savunanlar Klasik Türk müziğini sıkıcı,melankolik, olduğunu savunurken, diğer taraf ise musikinin milli değerleri yansıttığını,korunması gerektiğini ve halka tepeden hangi müziği dinleyeceğinin telkin edilemeyeceğini savunur. Bu tartışmalar sürerken Klasik Türk müziğinin yasaklanmasına giden yolu Cumhurbaşkanı Atatük’ün Meclis açılış nutkundaki ifadeleri açar. “Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu, yapılmaktadır, Ancak, bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekliolan Türk musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrıyabilmesidir. Bu gün dinletmeğe yeltenilen musiki yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır.Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusal; ince duyguları, düşünceleri anlatan; yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları, bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerektir. Ancak; bu güzeyde (sayede), Türk ulusal musikisi yükselebilir, evrensel musiki de yerini alabilir.”

Alaturka Müzik Radyolarda Yasaklandı
Atatürk’ün bu ifadeleri onun müzik inkılabındaki tutumunu açıkça ortaya koymuştu. Çok geçmedi. Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, İstanbul ve Ankara radyolarına bir genelge göndererek Alaturka müziğin tamamen yasaklandığını bildirdi. Böylece eğitim ve öğretimin içinden çıkarılan Alaturka müziğin radyolarda seslendirilmesi de yasaklandı.
Alaturka müzik bu şekilde yasaklanırken, bu müziğe hayran olan Atatürk İncesaz heyetini yanından eksik etmez. Onun en büyük tutkularından biri olan Alaturka müziğini yasaklatması anlaşılması güç bir şeydi. Ancak Çankaya köşkünde Nuri Conker ile arasındaki bir konuşma onun konuya nasıl yaklaştığını nasıl bir savunma içerisinde olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Atatürk’ün, İncesaz heyetinden “Manastırın ortasında var bir havuz” türküsünü seslendirmesini istemesi üzerine Nuri Conker, “İmam verir talkını, kendi yutar salkımı. Sen radyodan Alaturka’yı kaldırdın, kendin de çaldırma bakalım” deyince Atatürk şöyle bir cevap verir : “Şimdi biz burada rakı içiyoruz diye, devletin her köyde meyhane açması caiz mi? biz fena yetiştirilme ve ihmaller neticesi buna alışmışız, kendimizi kurtarmayabiliriz, fakat gelecek nesillere, kendi fena itiyadlarımızı (alışkanlıklarımızı) aşılamaya hakkımız yok. Nasıl, farzıma hal halk alışmıştır diye esrar tekkeleri açamazsak, devlet radyolarında da ağlayan inleyen nağmeler yayamayız.”

Atatürk : Devrim için fedakarlık yapmalı

Yine başka bir anlatıda Yunus Nadi’nin “Paşam, ne olur Alaturka şarkılardan bizi mahrum bırakmasınlar. Zevkimize, duygularımıza el atıldığı için çok üzülüyor ve inciniyoruz.” Sözleri üzerine Mustafa Kemal, “Alaturka şarkılardan ben de hoşlanıyorum. Fakat unutmamak gerekir ki, devrim yapan bu nesil, bazı fedakarlıklara katlanmasını bilmelidir. Ancak milli türkülere yer verilmelidir.” diyerek müzik inkılabı konusundaki tutumunun ne kadar ciddi olduğunu göstermiştir.
Bu ifadelerden de anlaşıldığı üzere Atatürk müzik inkılabını diğer inkılapları tamamlayıcı olarak görüyordu. Batılı bir toplum oluşturma hedefi içerisinde gelecek nesilleri Doğu kültüründen uzak tutmak istiyordu. Tabiî ki bu onun tercihiydi. Çünkü halk Batı müziğini benimsemedi. Radyolarda iki yıla süren yasağa,1976 yılında Klasik Türk Müziği konservatuarının kurulmasına kadar geçen süredeki eğitim yasağına rağmen halk kendi müziğini seslendirmeye devam etti.

Kaynaklar : Dr. Ozan Yarman,Alaturka Müziğin Yasaklanmasında Atatürk
Sadi Yaver Ataman, Atatürk ve Musıki

http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=182157

_________________
Irkçılığa çağıran bizden değildir; ırkçılık için savaşan bizden değildir; ırkçılık üzere, (asabiyye uğruna) ölen bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850)

"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)
Hz Muhammed S.A.V


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Musiki Inkılabı Komedisi,Atatürk'ün Türk Müziği düşmanlığı
İletiTarih: 28 Arl 2012, 20:50 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 May 2011, 18:25
İleti: 2880
Diktatör Türk Milletine yasakladı ama kendisi rakı içerken dinlerdi.....
Allah akıl fikir versin.allah kimseyi şaşırtmasın diyorum...

Atatürk’ün, İncesaz heyetinden “Manastırın ortasında var bir havuz” türküsünü seslendirmesini istemesi üzerine Nuri Conker, “İmam verir talkını, kendi yutar salkımı. Sen radyodan Alaturka’yı kaldırdın, kendin de çaldırma bakalım” deyince Atatürk şöyle bir cevap verir : “Şimdi biz burada rakı içiyoruz diye, devletin her köyde meyhane açması caiz mi? biz fena yetiştirilme ve ihmaller neticesi buna alışmışız, kendimizi kurtarmayabiliriz, fakat gelecek nesillere, kendi fena itiyadlarımızı (alışkanlıklarımızı) aşılamaya hakkımız yok. Nasıl, farzıma hal halk alışmıştır diye esrar tekkeleri açamazsak, devlet radyolarında da ağlayan inleyen nağmeler yayamayız.”

_________________
Irkçılığa çağıran bizden değildir; ırkçılık için savaşan bizden değildir; ırkçılık üzere, (asabiyye uğruna) ölen bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850)

"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)
Hz Muhammed S.A.V


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Musiki Inkılabı Komedisi,Atatürk'ün Türk Müziği düşmanlığı
İletiTarih: 28 Arl 2012, 21:29 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 May 2011, 18:25
İleti: 2880
Yasak o kadar sıkıcı ve boğucu hale gelmişti ki insanlar Arap,Kırım ve hatta Ermeni Radyolarını dinlemeye başlamışlardı...
Her zaman söyledik ve ıspatladık
''Atatürkçülük Anadolu insanının toplumsal dokusu ile sorunlu ithal bir düşüncedir''
Bu yüzden Atatürkçü başörtülüyü Rahibeye benzetir.
Neden mi?????
Çünkü Kemalizm'in geldiği yerde Rahibeler başörtülüdür.

_________________
Irkçılığa çağıran bizden değildir; ırkçılık için savaşan bizden değildir; ırkçılık üzere, (asabiyye uğruna) ölen bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850)

"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)
Hz Muhammed S.A.V


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Musiki Inkılabı Komedisi,Atatürk'ün Türk Müziği düşmanlığı
İletiTarih: 30 Arl 2012, 00:18 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Türk'ün T'sini ağzına alan adama faşist, ırkçı vs. diye hedehödö eden, Türkiye'yi Türklük üzerine kuran Atatürk'ün milli devlet anlayışına devamlı saldıran öteki denilen ezik şahsiyet, ne tuhafki bu sefer de Türk müziği yasaklandı diye ciyaklıyor. Öteki denilen ezik şahsiyet, sen ırkçı mısın, sanane Türk müziğinden. Atatürk düşmanlığı adama neler yaptırıyor yahu. Adamı dansöz gibi kıvırttırıyor.

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Musiki Inkılabı Komedisi,Atatürk'ün Türk Müziği düşmanlığı
İletiTarih: 31 Arl 2012, 00:46 
Kıdemli Üye

Kayıt: 04 Tem 2012, 18:21
İleti: 1822
Yasaklar doğası gereği yanlıştır.Ama temel düşünceyi inkar edemem.Eğitimden çıkarılmış olması mantıklı.Teşfik sistemiyle çalışılsaydı belki başarılı olunabilirdi.Batı özenticiliğiyle Batılılığı bir tutmamak gerekir.Biri Fransızca konuşur,diğeri Türkçeyi Latin harfleriyle yazar.Çünkü bir İtalyan da Batılı olmasına rağmen kendi diliyle konuşur.Kültürel benliğinden vazgeçmeyi gerektirmez batılılık.Ama toplum içindeki Arap kültür yapısını ve İslami sosyal yapıyı kırmak için böyle boşluk doldurma denemeleri yapılmıştır.Türk müziği denilen şey ise Aruz odaklı Arap şiirinden türetilmiş bir sanattır.O yüzden Batı ortak kültürünü ülkeye sokmak o anki bulunan kültürden daha yabancı bir bakış açısı doğurmayacaktır.Ama yinede söylediğim gibi yasaklarla toplum mühendisliği yapmak modern bir ideolojiye yakışmıyor.Karşı savaşılan İslami yapıya benzeşiliyor.

_________________
Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Arkadaş, sizinle aynı düşmanlara sahip olandır.

Önemsemediğimiz özgürlükler için direnmediğimiz sürece diktatörler tarafından yönetilmeye mahkümuz.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Musiki Inkılabı Komedisi,Atatürk'ün Türk Müziği düşmanlığı
İletiTarih: 04 Oca 2013, 22:55 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 May 2011, 18:25
İleti: 2880
Makul bir tipsin John Smith....sevdim seni...Seninle tartışırız...
Inkılap kod adlı eylemler dizisini sünnete eşdeğer görmüyor eleştirebiliyorsun...Piyasa tip Atatürkçü değilsin..
Senden kaç tane var ?

_________________
Irkçılığa çağıran bizden değildir; ırkçılık için savaşan bizden değildir; ırkçılık üzere, (asabiyye uğruna) ölen bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850)

"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)
Hz Muhammed S.A.V


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 7 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.