Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 19 Oca 2018, 00:41


Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 1. sayfa   [ 65 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 26 Ağu 2008, 00:01 
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2008, 20:05
İleti: 692

NAZIM HİKMET'E İLK VE SON HİTAP

Nâzım Hikmet!
Nafile çabalıyorsun.
Sana kızmıyorum. Kızmıyacağım.
Hiç bir operatör, ameliyat masasından kendisini yumruklıyan kanserliye, hiç bir gardiyan, parmaklığı içinden kendisine deli diye bağıran çılgına, hiç bir hâkim darağacı önünde küfürler savuran mahkûma kızamaz.

Ben kendimi, ne kanser operatörü, ne deli gardiyanı, ne de ağır ceza hâkimi şeklinde görmüyorum. Fakat görüyorum ki her hareketim, seninle hiç de alâkadar olmadığı halde, ciğerine neşter gibi saplanıyor, seni delilerin parmaklığı gibi bir azap çerçevesine hapsediyor ve başının üstünde ip varmış gibi kudurtuyor. Beni, doktor, gardiyan ve hâkim şeklinde gören sensin! Senin bu halini sezer sezmez artık sana kızmıyorum. Merhamet ediyorum.

Sanma ki ben öfke kabiliyetini kaybetmiş bir adamım. İnsan başiyle fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, bence fikir öfkesidir. Bir hiç için ölçüsüz öfkeler duyacak kadar alıngan ve hassas bir mizaç taşıdığımı sen de bilirsin. Fakat bu öfke, iyi kötü bir kudreti, bir şahsiyeti, bir mesuliyeti kalmış insanlara ve hadiselere karşıdır. Sen mazursun.

Çünkü iflâs nedir, onu bütün hacmiyle idrak ettin.
O kadar yalnızsın ki, etrafında bir sürü (namı müstear) dan başka kimse yok. O kadar konuşulmuyorsun ki, isminden ancak kendi (namı müstear) ların bahsediyor. Eskiden herkesin dilinde bir problem gibi gezinmeyi tercih eder ve bir dedikoduya, bir ankete doğrudan doğruya iştirak etmeyi Greta Garbo esrarına aykırı bulurdun. Şimdi bir yerde anket oldu mu, kıymeti ve seviyesi nedir, hiç düşünmeden, kapısı önünde aç biilâç bekleşen yedi sekiz kişinin başına en evvel sen geçiyorsun ve sıranı kaybetmemek için kimbilir nelere baş vuruyorsun? Fıkraların baş sahifelerden moda sahifelerine atılıyor, gene yazıyorsun. Hatırlanmak şartı ile ne hakaretlere razı değilsin? Tükürüğü bile uzun zaman gıda edindin. Şimdi o da yok. Bir zamanlar, şiirlerinde (kıllı ve kalın) olduğunu ilân ettiğin sarışın ve pembe ensenden, şunun bunun tokat izleri bile uçmuş. Zaman seni değil, yüz karalarını bile götürmüş. Ne hazin bir manzaran var. Akşamları, beyoğlu sokaklarında, yüzlerinde kalın bir duvak, ayaklarında bir çift siyah bot, ellerinde köpek başlı bir şemsiye, ağır ağır geçen sabık Rum aşüfteleri bile senin kadar merhamete şayan değildir. Artık nefret vermiyorsun. Zamanın hainliği önünde insanları tefekkür ve merhamete çağırıyorsun.

Bundan bir kaç ay evvel Bâbıâlide, Ştaynburg lokantasında seninle şöyle konuşmadık mı:
Ben - Gazetelere yazdığın bu fıkraları nasıl yazıyorsun, bu kadar adileşmeye nasıl tahammül ediyorsun?
Sen - Ne yapayım, ekmek paramı kazanıyorum. Başka ne yapabilirim?
Ben - Kendinden ve haysiyetinden bu kadar fedakârlık edeceğine niçin potin boyacılığı etmeyi tercih etmiyorsun?
Sen - Potin boyacılığı etsem, bir şey zannederler de beni bu işten menederler.
Kendisini bu kadar saçma bir mazeretle teselli ediveren, hakikatte tesellisi olmıyan seninle görüyorsun ki ben hiç bir gün kavga etmedim. Sana selâm verdim. Sana acıdım. Bu kadar düşmene -acısını ben duyuyormuşum gibi- razı olmadım.
Şimdi bana -tam da senden bekliyebileceğim bir tarzda- çatıyorsun. Devlet günlerinde seni rakip diye almaya tenezzül etmeyen adam, bu perişan halinde sana nasıl tenezzül eder? Artık sen benim gözümde hiç bir şeyi temsil etmiyorsun. Ne hokkabaz şiirini, ne işporta komünizmanı, ne hile ustalığını, ne 24 saatlık reklâm açık gözlülüğünü... Senin nene mukabele edeyim?

Aynı ideoloji içinde vaktiyle sarma dolaş olduğun ve içlerinde fikirlerine taban tabana zıt olmama rağmen konuşulabilecek insanlar bulduğum gruplar, yani sana benden daha yakın zümreler bile seni, fikir ve sanat âdiliğinin, dolandırıcılığının prototipi diye gösteriyorlar. Bana ne düşer?

İşte açıkça söylüyorum: Ben senin kâbusun, geceleri uykuna giren umacın, her an yokluğunu hissettiren şeytanınım. Sana acıyorum. Fakat elimden ne gelir?
Çektiğin yokluk ıstırabına hürmeten, sana vaktile vermediğim şerefi veriyorum. Seninle ilk ve son defa olarak konuşuyorum. Fakat hepsi bu kadar. Dediğim gibi sen, bence artık mazursun. Seni affediyorum, ve ne yapsan affedeceğim. Bu vaade güvenerek istediğini yap! Sakın bu fırsatı kullanmamazlık etme!

Yalnız bil ki, sönmüş ve pörsümüş hüviyetine, o kadar muhtaç olduğun ve elde etmek için ne yapacağını bilemediğin hayatı nefhedemiyeceğim.
Ölü diriltmek ve müflis kurtarmaktan âcizim.

Benim hakkımda, içinde hapsettiğin şeylerin hacmini bilmiyorum. Rivayete göre üç perdelik bir piyes, rivayete göre bir roman...

Fakat sana karşı hiçbir taktiği kalmamış adamın, bütün bir samimiyet ve açıklıkla içini tasfiye etmesine rağmen söyleyebileceği her şey ve sırf sana hitap etmekle düşebileceği bayağılık burada toptan ve ebediyen nihayete eriyor.
İşte görüp göreceğin rahmet!

(11 Nisan 1936)

Necip Fazıl Kısakürek




Nazım'ın bu mektuba cevap veremediği, haftalarca içerek bunalıma girdiği rivayet edilir ki; bu hitaptan sonra bunalıma girilse yeridir :)

_________________
ATATÜRKÇÜ CUMHURİYET! Üzerinde yetişecek fikri HÜR vicdanı HÜR nesiller!

TANRI DAĞI KADAR Türk, HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMAN!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 29 Ağu 2008, 16:46 
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Ağu 2008, 19:07
İleti: 610
Konum: ADANA
Üstad Necip Fazıl, gerçekten çok güzel bir üslupla yazmış mektubunu..Çok güzel dokundurmaları var..


Paylaşım için teşekkürler Burak, emeğine sağlık..

_________________
''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 29 Ağu 2008, 17:10 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Nis 2008, 09:58
İleti: 843
Konum: İstanbul
nazım hikmet ran siyasi olarak eleştirilebilir..
M.kemal atatirkünde necip fazıl gibi dokundurmaları olmuştur nazım hikmete...
Ama yaptığı iş gerçekten çok büyük bir iş, mesleğini iyi yapan dünyanın kabul ettiği bir yazar ve şair...
Komünistte olsa hatalarda yapsa işini iyi yaptı, toprağı bol olsun...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 29 Ağu 2008, 20:52 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Ağu 2008, 19:39
İleti: 316
...

Bana bak:
Hey!
Avanak!

* * *

trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak!
Makinalaşmak
İstiyorum,

* * *

Şiirerim içilmez
Ingiliz tuzu gibi.

Hakikaten, Ingiliz tuzunu, Moskof mushili içilerek yazılmış olan bu satırların üzerine içmek daha doğru olur. Sonra trrrrum diye makine taklidi yapmak hangi şiirin ve hangi zevkin kabul edeceği şeydir? Şiir yalnız taklidi lafizlarla mı meydana gelir? Kelimelerin ahengi yok mudur? Hikmetof Yoldaşın ağzındaki teneke düdüğün sesine çelik pistonlu makinelerin iniltisidir diyebilir miyiz? Hikmetof Yoldaş köpek veya sığır başlıklı şiirler yazsa havlıyacak yada böğürecek mi? Bütün bunlar yalnız şunu gösterir: Nazım Hikmetof Yoldaşta zevk fesada uğramış, tereddi etmiştir.

_________________
Yalnızlar Rıhtımında...


En son Alp Tegin tarafından, 01 Eyl 2008, 18:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 01 Eyl 2008, 15:42 
Katılımcı Üye

Kayıt: 19 Mar 2008, 18:59
İleti: 180
tamamen uydurulmuş bi mektup


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 01 Eyl 2008, 15:44 
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2008, 20:05
İleti: 692
DVRM_1972 yazdı:
tamamen uydurulmuş bi mektup

Neden? Belgeler nedir?

_________________
ATATÜRKÇÜ CUMHURİYET! Üzerinde yetişecek fikri HÜR vicdanı HÜR nesiller!

TANRI DAĞI KADAR Türk, HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMAN!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 01 Eyl 2008, 15:45 
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Ağu 2008, 19:07
İleti: 610
Konum: ADANA
DVRM_1972 yazdı:
tamamen uydurulmuş bi mektup





Niye uydurulsun ki? Sonuçta Üstad Necip Fazıl Nazım Hikmet e tamamiyle ters biridir..Böyle mektuplar yazması da beklenebilir...

_________________
''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 02 Eyl 2008, 21:05 
Katılımcı Üye

Kayıt: 19 Mar 2008, 18:59
İleti: 180
yazmıştır ama abartarak ben nazım hikmetin bukadar küçülüceğinii sanmıyorum bi allhın kuluda inandıramaz


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 03 Eyl 2008, 08:59 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Nis 2008, 09:58
İleti: 843
Konum: İstanbul
bu mektup doğruysa necip fazılın kişiliği ve karakteri gerçekten düşündürücü, nazım hikmeti aşağılayacağına kendi karakterini ele vermiş aslında.
Necip fazılın edebiyatçılığına diecek laf yok ama nazım hikmetle sidik yarıştıracak kadarda edebiyatçı değil...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 12 Eyl 2008, 02:04 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Tem 2008, 13:56
İleti: 408
Konum: izmir
Alp Tegin yazdı:
...

Bana bak:
Hey!
Avanak!

* * *

trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak!
Makinalaşmak
İstiyorum,

* * *

Şiirerim içilmez
Ingiliz tuzu gibi.

Hakikaten, Ingiliz tuzunu, Moskof mushili içilerek yazılmış olan bu satırların üzerine içmek daha doğru olur. Sonra trrrrum diye makine taklidi yapmak hangi şiirin ve hangi zevkin kabul edeceği şeydir? Şiir yalnız taklidi lafizlarla mı meydana gelir? Kelimelerin ahengi yok mudur? Hikmetof Yoldaşın ağzındaki teneke düdüğün sesine çelik pistonlu makinelerin iniltisidir diyebilir miyiz? Hikmetof Yoldaş köpek veya sığır başlıklı şiirler yazsa havlıyacak yada böğürecek mi? Bütün bunlar yalnız şunu gösterir: Nazım Hikmetof Yoldaşta zevk fesada uğramış, tereddi etmiştir.


bu şiir Nihal Atsızın Türk ülküsü kitabında da vardı. uydurma oldugunu sanmıyorum...

_________________
Türkiye Türklerindir...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 24 Eyl 2008, 19:23 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Eyl 2008, 01:14
İleti: 239
yıllarca kadınların bacaklarına şiirler düzen bir adam,sonradan mıllıyetçi dindar oluveriyor..allah aşkına kadınların bacaklarına şiirler yazan bu adam ilerleyen yıllarda İBDA(islami büyük doğu)cılara fikir babalıgı yapıyor ve bu ınsanlarda bu adamın çerçevelerini çizdiği fikirlerin peşinden kosuyor..lutfen savundugunuz ınsanların geçmişlerini,ortaya koydugu eseleri iyi inceleyin ondan sonra onu savunun !!!

_________________
Dünyada iz bırakanlar boş kalabalıklar değil,bilinçli azınlıklardır!!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 24 Eyl 2008, 20:10 
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Ağu 2008, 19:07
İleti: 610
Konum: ADANA
QoPuQ yazdı:
yıllarca kadınların bacaklarına şiirler düzen bir adam,sonradan mıllıyetçi dindar oluveriyor..allah aşkına kadınların bacaklarına şiirler yazan bu adam ilerleyen yıllarda İBDA(islami büyük doğu)cılara fikir babalıgı yapıyor ve bu ınsanlarda bu adamın çerçevelerini çizdiği fikirlerin peşinden kosuyor..lutfen savundugunuz ınsanların geçmişlerini,ortaya koydugu eseleri iyi inceleyin ondan sonra onu savunun !!!




Mesela bir örnek verir misin kadınların bacakları üzerine yazdığı bir şiiri?

_________________
''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 24 Eyl 2008, 23:51 
Onursal Üye

Kayıt: 06 Eyl 2008, 18:58
İleti: 2329
Necip Fazıl dan da Nazım Hikmetten de nefret ederim.İkiside vatansız işe yaramaz boş kimselerdir.Nazım kızıl gözlü bir haindir.Ama en kötüsü necip dir.Bir insan ancak necip fazıl kadar düşmüş bir seviyede olabilir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 26 Eyl 2008, 00:00 
Yeni Üye

Kayıt: 25 Eyl 2008, 23:18
İleti: 36
ikisini de edebiyatçı olarak beğenirim.

Ancak aklımda şöyle kalmış.Sanırım Necip Fazıl ciddi bir Atatürk düşmanıdır.Kendisinin ölümünden sonra gazetede yazdığı bir "hikayesi" geçmişti elime.Alkolik bir sultanın içki masasından devlet yönetmesi ile alakalıydı.Sultan bu hikayede son derece şerefsiz bir adam olarak lanse edilmekteydi.Ayrıca sultanın nazırlarının isimleri de genelde Atatürk'ün bakanlarının isimlerinin tersten yazılmışıydı.

Bu iddiamla ilgili şu an size belgeyi isimle veremesem de eğer ilginizi çektiyse Necip Fazıl'In o dönem yazdığı gazetenin Atatürk'ün ölümünden sonraki sayılarını araştırabilirsiniz.Ben okuduğum hikayenin gerçekliğinden çok eminim ancak kesin olarak necip fazıl mı onu söyleyemiyorum işte.Ama derseniz ki "arkadaş,böyleyken böyle sen yanılmışsın" hatamı kabul eder,beni de aydınlattığınız için çok teşekkür ederim.

Bu yorumum tamamen başlıkla alakasızdı onu da ayrıca kabul ediyorum.

_________________
Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
M.K.Atatürk


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 27 Eyl 2008, 06:42 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Eyl 2008, 01:14
İleti: 239
Türkoğlu_01 yazdı:
QoPuQ yazdı:
yıllarca kadınların bacaklarına şiirler düzen bir adam,sonradan mıllıyetçi dindar oluveriyor..allah aşkına kadınların bacaklarına şiirler yazan bu adam ilerleyen yıllarda İBDA(islami büyük doğu)cılara fikir babalıgı yapıyor ve bu ınsanlarda bu adamın çerçevelerini çizdiği fikirlerin peşinden kosuyor..lutfen savundugunuz ınsanların geçmişlerini,ortaya koydugu eseleri iyi inceleyin ondan sonra onu savunun !!!




Mesela bir örnek verir misin kadınların bacakları üzerine yazdığı bir şiiri?



arkadasım necip fazıl okur musun bılmıyorum ama necip fazılın KADIN BACAKLARI dıye bir şiiri var..kopyala yapıştırı sevmem ama bu şiiri mecburiyetten kopyalayıp yapıştırıyorum..

Her kadının bastığı yerde sanki kalbim var
Kalbim ki zevk alır ezilişinden
Ömrümüzün geçtiği yolda bana sorsalar
Gidiyorum bir kadın bacağının peşinden

Bir kadının, içinden ağlayışı, gülüşü
Gözlerinden ziyade bacaklarına yakın
Bir lisandır onların duruşu, bükülüşü
Kadınlar, onlar varken konuşmayınız sakın

ince sütunlardaki ilahi güzelliğe
Bacakların ruhudur şekil veren, diyorum
Bacakları bir kalın örtüde saklı diye
Mermerde kalbi çarpan Venüs'ü sevmiyorum

Boynuma doladığım güzel putu görseler
insanlar öğrenirdi neye tapacağını
Kör olsam da açılır gözüm ona sürseler
isa'nın eli diye, bir kadın bacağını

Necip Fazıl Kısakürek

_________________
Dünyada iz bırakanlar boş kalabalıklar değil,bilinçli azınlıklardır!!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 1. sayfa   [ 65 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.