Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 21 Oca 2018, 09:37


Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 2. sayfa   [ 65 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 27 Eyl 2008, 06:50 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Eyl 2008, 01:14
İleti: 239

türkoğlu_1 arkadasım ayrıca necip fazıl çeliskilerle dolu bir insandır...amerika, dünya ve biz isimli bir baş makalesi vardır..bu makalesını de okumanı tavsıye ederım..okudugunda nasıl celıskıler ıcınde oldugunu anlayacaksın...bunları yazan bır adamın milliyetçiliğini elbette ki sorgulamalıyız..ama edebıyatına dıyecek sozum yoktur...10 uzerınden 10 şiirleri var,hakkını vermek gerekıyor...

_________________
Dünyada iz bırakanlar boş kalabalıklar değil,bilinçli azınlıklardır!!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 19 Ekm 2008, 15:41 
QoPuQ yazdı:
Türkoğlu_01 yazdı:
QoPuQ yazdı:
yıllarca kadınların bacaklarına şiirler düzen bir adam,sonradan mıllıyetçi dindar oluveriyor..allah aşkına kadınların bacaklarına şiirler yazan bu adam ilerleyen yıllarda İBDA(islami büyük doğu)cılara fikir babalıgı yapıyor ve bu ınsanlarda bu adamın çerçevelerini çizdiği fikirlerin peşinden kosuyor..lutfen savundugunuz ınsanların geçmişlerini,ortaya koydugu eseleri iyi inceleyin ondan sonra onu savunun !!!




Mesela bir örnek verir misin kadınların bacakları üzerine yazdığı bir şiiri?



arkadasım necip fazıl okur musun bılmıyorum ama necip fazılın KADIN BACAKLARI dıye bir şiiri var..kopyala yapıştırı sevmem ama bu şiiri mecburiyetten kopyalayıp yapıştırıyorum..

Her kadının bastığı yerde sanki kalbim var
Kalbim ki zevk alır ezilişinden
Ömrümüzün geçtiği yolda bana sorsalar
Gidiyorum bir kadın bacağının peşinden

Bir kadının, içinden ağlayışı, gülüşü
Gözlerinden ziyade bacaklarına yakın
Bir lisandır onların duruşu, bükülüşü
Kadınlar, onlar varken konuşmayınız sakın

ince sütunlardaki ilahi güzelliğe
Bacakların ruhudur şekil veren, diyorum
Bacakları bir kalın örtüde saklı diye
Mermerde kalbi çarpan Venüs'ü sevmiyorum

Boynuma doladığım güzel putu görseler
insanlar öğrenirdi neye tapacağını
Kör olsam da açılır gözüm ona sürseler
isa'nın eli diye, bir kadın bacağını

Necip Fazıl Kısakürek

Evet necip fazıılın böyle bir şiiri vardır yalnız garip olan nedir biliyormusunuz sanki bu durum gizlenene saklanana birşeymiş gibi gösteriyorsunuz veyahut necip faızlın bu husutaki sözlerini hiçbirşekilde araştırmıyorsunuz araştırırpta hala bu konuları gündeme getiriyorsanız o sizin bileceğiniz iştir ilk husus necip fazılın vesiyetnamesi bu vasiyetname iki kitabındada yer almıştır ben benim gözümde menderes isimli kitaptan aldığım vasiyetnameden bir bölmüünü sunuyorum

İslama pazarlıksız ve sımsıkı bağlanmadan önceki şiirlerim ve yazılarım arasında hatta küfre kadar gidenler ise,çoktan beri eser çerçevem dışına çıkarıldığı,herbirinden ayrı ayrı istiğfar edildiği ve çöp tenekesine atıldığı için nereden nereye geldiğimi göstermekte bile kullanılmamalı ve onlarla müminleri benden çevirmek isteyeceklere -çok denenmiştir- şu cevap verilmelidir: "Koca Hz.Ömer bile Allahın Resulünü öldürmeye davranmış ve peşinden bütün sahabilerin,derecede ikincisi olmak gibi bir şerefe ermiştir.Hiç ona bu ilk davranışından ötürü sonradan dil uzatan olmuş mudur? Belki o noktadan bu noktaya gelmekte faziletlerin en büyüğü vardır." Eserlerim mevzuunda vasiyetim kısaca şu: İlk yazılarımdan birkaçı asla benim değil;sonrakiler de en dakik şeriat mihengine vurulduktan,yani nasip olursa tarafımdan bütünleştirildikten sonra benim...Bir kısmını şimdiden tamamlamış bulunduğum eserlerim üzerinde bu ölçüyü devam ettirmek ve en titiz murakabeyi sürdürmek borcu ise,mirasçılarımın ve manevi mirasçım gençliğin...


işte buyrun siz o eserin sahibi kabul etmediği halde o eseri hala ona yüklemekkle bir marifet işlediğini zannediyorsanız bunu belirtin lütfen yine üstad bir konferansında öğretim üyesinin zerzeniştine uğrar üstad ben sizi takip eden bir kişi olarak bundan 10 yılş önceki söyledikleriniz ve hareketleriniz farklı bugün ise farklı şeyler yapıyorsunuz der öğretim üyesinin kastetmek istediği şey ise imandan uzak bir yaşantı içerisindeki necip fazıldır necip fazıl ise benim 1.dönemim bir çöplüğün içerisine atılmıştır çöplüğü ise köpekler karıştırır siz karıştırmaya devam edin değiştim diyen değiştiğini hayatına tatbik eden bu uğurda hapislerde zindanlarda çürüyen bir adanmın hala eski yaşantısına atıflarda bulunun ve böylece onu lekelediğinizi zannedin eğer okursanız teşekkür ederim okuma zahmetine katlandığınız için
saygılarımla


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 23 Ekm 2008, 01:13 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Ekm 2008, 15:15
İleti: 2122
nerenizden uydurdunuz bu mektubu bir nazım hikmet öyle bir konuşma yapmaz necip fazıl da akıllı adamdır böyle seviyesizleşmez ki onlar koğuş arkadaşıydı ne kadar zıt olsalarda ikisi de akıllı adam böyle bir saçmalığı kimse kabul etmez

_________________
öldürmeyi reddetmek suç olmamalıdır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 27 Ekm 2008, 22:40 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Ekm 2008, 18:16
İleti: 108
Necip Fazıl'da,Nazım Hikmet'te büyük şairlerdi.Sanırım bu herkes tarafından kabul edilen bir gerçek.

ZiraAlparslan Türkeş bile ölümüne yakın kürsüden Nazım'ın şiirini okumuştu.

Aslında şairdende daha fazlasını ifade ediyorlardı.İkiside iki farklı cenaha mal olmuş ve onları temsil eden bir kültür temsilcileriydi.

Bu sebeblede görüşlerini ve ideolojilerini tasvip etmesenizde saygı duymalısınız bu büyük insanlara.

_________________
LDT


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 27 Ekm 2008, 22:41 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Ekm 2008, 18:16
İleti: 108
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım, akar ya;
Bir yanda akan, benim, öbür yanda, Sakarya.

Su, iner yokuşlardan, hep, basamak, basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda, susamak.

Her şey, akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.

Akışta, denetlenmiş, büyük-küçük, kâinat;
Şu, çıkan buluta bak, bu, inen suya, inat!

Fakat, fakat Sakarya, başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan, bir yük binmiş, köpükten, gövdesine;

Çatlıyor, yırtınıyor, yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya, vurulmaz perçin?

Rabb’im, Rabb’im isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına, Sakarya'nın, Türk, tarihi, vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarya’m, sana mı düştü bu yük?
Bu dava, hor, bu dava öksüz, bu dava, büyük! ..

Ne, ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Bin bir başlı kartalı, nasıl, nasıl taşır kanarya?

İnsandır, sanıyordum, mukaddes yüke, hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne, rütbe var, ne de mal.

Yalnız, acı bir lokma, zehirle pişmiş, aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;


Şimdi dövün, dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
Kehkeşanlara kaçmış, eski, güneşleri an!

Hani, Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına, çil çil kubbeler, serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün, ne gün döner, yurduna?

Mermerlerin nabzında, hâlâ, çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr, o sedayı: Allah, bir!

Bütün bunlar sendedir, bu, girift, bilmeceler;
Sakarya, kandillere, katran döktü geceler.

Vicdan azabına es, kayna, kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz, vatanında, parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağı’nı assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu, ifritten sualin, kılını, çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,
Divanesi, ikimiz kaldık, Allah, yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış, hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan, ve, çamurdanız!


Akrebin kıskacında, yoğurmuş bizi, kader;
Aldırma, aldırma, böyle gelmiş bu dünya, böyle, gider!

Bana, kefendir yatak, sana, tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son, son, Peygamber, kılavuz!

Yol, onun, varlık, onun, gerisi, hep, angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..


(Aziz milletime ve
onun kahraman evlatlarına)

Şiir: Necip FAZIL KISAKÜREK

_________________
LDT


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 27 Ekm 2008, 22:42 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Ekm 2008, 18:16
İleti: 108
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!

NAZIM HİKMET

_________________
LDT


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 15:28 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Eyl 2008, 01:14
İleti: 239
arkadasım mıllı ruh illede adam hakkında samımı dusuncelerımımı duymak ıstıyosun;

amerikancıdır.amerikancılığını kendi ağzından ifade ettiği sözleri mevcuttur. amerikancı oluşuyla deli said-i nursinin ve dolayısıyla nakşibendi tarikatına mensup olmasıyla yakından ilgilidir.amerikan politikasını korumakla mükellefiz... üstadınız der ki :amerikan siyasetini tutmak biricik yol... amerika'dan nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz
olmalı. Yoksa bir amerikan bahriyelisinin iki yana açık bacakları arasında mütalaa ettiği kadından ileri geçemeyiz. Dış siyasetimizde amerikan siyaseti ve iç bünyemizde Amerikanizm politikasını kendimize tecezzi etmez (birbirinden ayrılmaz) bir siyaset vahidine (tekliğine) göre ayarlamakta büyük ve her işe hâkim bir mânâ gizlidir." Döneğin, tutarsızın, kişiliksizin tekidir. Önceleri materyalist bir berduş iken sonraları koyu İslamcı bir meczupa dönüşmüştür. mustafa kemal Atatürk hayatta iken ona methiyeler düzmüş bir dalkavuk, O aramızdan bedenen ayrıldığında ise mustafa kemal atatürk'ün anısına hakaret eden bir hayasız! eğitim için gittiği avrupa'da bütün parasını içki, kumar, fuhuş için harcamış; parasız kalınca da kendi deyimleriyle "İrşad Olmuştur". (İlginçtir ki hidayete erdikten(!) sonra millete İslamcılık satan necip fazıl bir baskında kumarhanede yakalanmıştır. ayrıca "Kadın Bacakları" isimli meşhur şiiri herkese ahlak dersi veren necip fazılın kendisinin ahlak yapısını yansıtan bir örnektir) Büyük Doğu adıyla çıkardığı dergisinde 1945'li yıllardan itibaren aşırı derecede İslamcılık, Türkiye öncülüğünde islam birliği, yeni osmanlıcılık, ümmetçilik, amerikancılık ve sol düşmanlığı gibi akımların propagandasını ve öncülüğünü üstlenmiştir. Türkiye'nin hain menderes'lerce amerikan emperyalizminin kucağına oturtulmasında ve irticanın hortlatılmasında büyük pay sahibidir.bu ulkede boyle ustadlar oldukca bızlerın burunları pokdan cıkmayacaktır...

_________________
Dünyada iz bırakanlar boş kalabalıklar değil,bilinçli azınlıklardır!!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 15:39 
QoPuQ yazdı:
arkadasım mıllı ruh illede adam hakkında samımı dusuncelerımımı duymak ıstıyosun;

amerikancıdır.amerikancılığını kendi ağzından ifade ettiği sözleri mevcuttur. amerikancı oluşuyla deli said-i nursinin ve dolayısıyla nakşibendi tarikatına mensup olmasıyla yakından ilgilidir.amerikan politikasını korumakla mükellefiz... üstadınız der ki :amerikan siyasetini tutmak biricik yol... amerika'dan nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz
olmalı. Yoksa bir amerikan bahriyelisinin iki yana açık bacakları arasında mütalaa ettiği kadından ileri geçemeyiz. Dış siyasetimizde amerikan siyaseti ve iç bünyemizde Amerikanizm politikasını kendimize tecezzi etmez (birbirinden ayrılmaz) bir siyaset vahidine (tekliğine) göre ayarlamakta büyük ve her işe hâkim bir mânâ gizlidir." Döneğin, tutarsızın, kişiliksizin tekidir. Önceleri materyalist bir berduş iken sonraları koyu İslamcı bir meczupa dönüşmüştür. mustafa kemal Atatürk hayatta iken ona methiyeler düzmüş bir dalkavuk, O aramızdan bedenen ayrıldığında ise mustafa kemal atatürk'ün anısına hakaret eden bir hayasız! eğitim için gittiği avrupa'da bütün parasını içki, kumar, fuhuş için harcamış; parasız kalınca da kendi deyimleriyle "İrşad Olmuştur". (İlginçtir ki hidayete erdikten(!) sonra millete İslamcılık satan necip fazıl bir baskında kumarhanede yakalanmıştır. ayrıca "Kadın Bacakları" isimli meşhur şiiri herkese ahlak dersi veren necip fazılın kendisinin ahlak yapısını yansıtan bir örnektir) Büyük Doğu adıyla çıkardığı dergisinde 1945'li yıllardan itibaren aşırı derecede İslamcılık, Türkiye öncülüğünde islam birliği, yeni osmanlıcılık, ümmetçilik, amerikancılık ve sol düşmanlığı gibi akımların propagandasını ve öncülüğünü üstlenmiştir. Türkiye'nin hain menderes'lerce amerikan emperyalizminin kucağına oturtulmasında ve irticanın hortlatılmasında büyük pay sahibidir.bu ulkede boyle ustadlar oldukca bızlerın burunları pokdan cıkmayacaktır...


vayyyy vayyyy vayyyy ne de çok şey biliyor muşun be usta
ona kalırsa inönüde amerikancıdır atatürk zaten batıcıdır ve dolayısıyla amerikancıdır ve bugünde maerkancıyız üstadın dediği gibi marikancı olmak mecburiyetindeyiz bunu amerikayı çok sevdiğimizden doalyı değil şartların bizi bu çizgiye yöneltmesinden dolayı amerikancıyız dünya poltikasına ameirka 1.cihan harbinden sonra wilson ilkeleriyle girmiştir bu süreçten sonra dünya politkasında belirleyici bir konuma erişmiştir bu konumunu buugün olsun kormaktadır ve necip fazıl ülkesinin menfaatlerini göz önünde bulunduran bir Şahsiyet OLARAK SİZİN ULUSALCI BOZUNTULARINIZ GİBİ hamaset edebiyatı yerine geçrekçi yaklaşımlarda bulunsduğu için bu yönde bir fikir öne sürmüştür ancak necip faızla emperyalist yaftasını yapışltırmak bir o kadar edepsizliktir necip fazılın fikriyatı olan büyük doğu tamamen emperyalizme karşı bir şahlanışın kökü ezelde olan bir uyanışın izlerini göstermektedir

necip fazıl senini tabirinle ayyaş iken fikri bunalımların içerisinde bulunan fikir muhasenbeleriyle hakikati arama kaygısına düşen çelişkilerle dolu bir insandı necip fazıl bu dönemde
Anladım sanat Aallah'ı aramakmış
Gerisi yalşnız çelik çomakmış
gibi şiirlerde yazmıştır yani necip faızl mı materyalistmiş bunu dönemden döneme değilen bir gelişme süreci olarak açıklayabiliriz
nakşibendilikle saidi nursi, arasında nasıl bir bağlantı kurdun orasını pek anlamadım evet kendsii nakşibendidir atatürk hayattaeyken methiyeler düzdüğünü bilmiyorum ama olabilir yalnız bunu söylerken o dönemde ki düşüncelerini de göz önünde bulunarak haksızlık etmsek iyi olur haa biz bildiğimizdne şaşmayız biz geçmişi üstadın benzetmesiyle köpek gibi çöplükte ararız diyorsanız o sizin meseleniz
bu arada methiyeleri sizin dalkavbuklarınız gibi
topladı avucunda yıldırımı şimşeği
tanrı gibi var ediyordu herşşeyi
gibi mi bunu merak ettim :lol:

bir baskında kumarhanede yakalanmıştır mı yoksa bir komplo sonucu kumarhanede mi yakalnmıştır necip fazıl o kumarhaneye gitme sebebi tamamen hapishane arkasdaşını büyük doğu yazıhanesine güvenlik elemanı olarak almak içni gitmiştir orasını kumarhane değil kahve olarak biliyordu kaldıki polis (yani devamlı takip halinde necip fazılı izleyenler) kkumarhanyei bastığında içerde sadece opraya bakan elamanda fazıl vardı vede kumar oynanadığına dairt tek bir kanıt yoktu yani adı kumarhanede basılmakmış olay ne güzel memleket be heyhat

büyük dfoğu dergisinin kapağında osmanlı tuğrası bulundurduğu için mahkemeye sevk edilen ve bulunduğu mahkemenin girişindede aynı tuğradan bulunana necip fazıldan mı bashediyorsun evet osmanlıcı evet islamcı evet Türkiye liderliğinde bir islamcı evet sol düşmanı bunlarda ne gibi bir yanlışlık görüyorsun sol düşmanlığına bozulduysan türkiyede bugün sol diye birşeyin yavaş yavaş etksiini kaybbettiğini görürsen bu milletin kimlerle aynı duygu ve düşünceleri paylaştığınıda anlarsın


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 15:44 
Necip Fazıl'dan Basına:

Benim bu entipüften şahsıma, tarihte nadir kimseye nasip olmuş efsanevi bir kıymet ve kuvvet bağlayarak edilen hücumların yalnız iki saiki vardır:
1- Herşeyden evvel naçiz şahsımı aşan mukkaddes davaya, yani islamiyete karşı duydukları nefret...
2- Bu nefrete rağmen, naçiz şahsımdan ödleri patladığı için şu anda elimde bir neşir vasıtası bulunmayışından istifade...
Kalemimden yediği darbeler ta kuyruk sokumuna kadar işlemiş bir gazete, hiçolmazsa biraz eter koklayıp acısını belli etmeyen bir eda takınacağı yerde benim bahsim oldu mu bir trauma tesiriyle çığlık bastığının ve saçlarını yolduğunun farkında olmadan, sözümona bu lakap oyununa girişir ve bana şöyle der:
'- Süper Mürşid! '
Ah, cevabı ne basit, ne basit: Ayol, siz benim kendi kendime mürşid dediğimi ne vakit duydunuz ki bir de buna (süper) ilave ediyorsunuz? Estağfirullah efendim, mürşid olmak kim, ben kimim! ..

Mürşid islamiyette fertleri büyük ıstıfaya ve İlahi marifete götüren Allah'da fani olmuş ve nefsaniyeti kalmamış muazzam kahramanlık gibidir. İnsanoğlunun yaradılış sırrının tahakkuk ettirmiş olan bu kamil kimseler yanında ben, mürşid değil mürid bile olamam.


Benim yaptığım, bu ebediyet suvarilerinin büyük kervanına topal ayağiyle katılmış bir köpekcik rolüdür. Fakat bu köpekcik rolü okadar üstün bir makamdır ki, onu çerçevelemeye küfür yobazlığının beyninde müsamaha yoktur.

Ben büyük marifete ulaşmış ve ummanlardan geniş ruhları içinde namütenahiliği bulmuş büyüklerin yolunda ve insanoğlunun en büyüğünün emrinde sadece sokak, meydan, şehir ve dünya muharebesi yapan bir savaşçıyım

Yani büyük marifetin dünya ve cemiyet davalarında mütehassıs, kalemini, tefekkürünü, tahassüsünü, şiirini, sanatını yalnız ona tahsis etmiş bir gonk vurucusuyum! Estağfirullah, mürşidlik benim neme? Fakat bilin ki hakiki mürşidlerin benim gibi köpekcikleriyle sizin kahramanlarınız arasında, hakiki mürşidle hakiki köpek arasındaki fark vardır!

Herşey ne kadar sade: Çünkü elimde bir neşir vasıtası yok! Büyükdoğu kapalı olduğuna ve kimse benim cevabımı neşredemeyeceğine göre vaziyetleri emin...

İşte, do, re, mi, fa, sol, la, si her perdeden haykıran, yalama sanatkarı salon köpeklerinin cesaret kaynağı! Bunlar böylesine merttir; kelimenin Türkçe değil de, Fransızca manasiyle mert...

Bunlar hep bir arada birkaç yüzbin nüsha satsalar da, benim elimde karamela kağıdı boyunda bir neşir vasıtası olsa, hemen kuyruklarını apış aralarına sokarlar, susarlar ve güya beni görmemezlikten, duymamazlıktan, tanımamazlıktan gelirler. Zaten benim bu memlekette nasibimdir bu hal...

İş bana geldi mi, ya gök gürültüsünü pamuk çuvallarına gömüp duyurmayacaklardır; yahut sivrisinek vızıltısını hoparlöre bağlayıp gök gürültüsü haline getireceklerdir.

Bu kadar cüce arasında, onlara ciğerlerini kusturacak kadar kıskançlık telkin eden bir dev olmak, bana mı kaldı?

Onlar, deminki vasıflariyle, ötedenberi gelen, ortamalı, pestzinde, malum klişeleri geveler, aşksız ve ruhsuz kaba softa tiplerinden korkmazlar; bu insancıkları kolayca bazı vahitlere irca edebilirler. Onlar için tehlikeli benim, biziz! Zira biziz ki, onların sahte dünyalarını, bizzat o sahte dünya içinde yetişmiş, çile doldurmuş, nihayet havasızlıktan patlamış en halis tipler olarak ifşa ve iptal edebiliriz.

Biziz ki bu mukaddes davayı, tamamiyle kanun yolundan, kırçıl sakallar, kazma dişler, dar alınlar, vahşi bakışlar ve kapkara cehaletler elinden alıp, onu, nurani yüzler, inci dişler, geniş alınlar, derin ve tatlı bakışlar ve ebedi güneşler ikliminde yepyeni bir gençliğe teslim edebilir, yepyeni bir vecd ve aşk nesline devredebiliriz.
Ya sonra ne olur; ne olur bu adamların halleri, dünyaları, inkılapları, sahte reçeteleri, yalancı ilimleri, kalpazan sanatları, zinaları, içkileri, kumarları, dalavereleri, hırsızlıkları, ticaretleri, istismarları, herşeyleri, herşeyleri?

Bugünün şartları, hususiyle son basının namussuz ve hayasız esası karşısında gerçek Türk'e düşen vazife, kanun dairesinde şahlanıp, yeri göğü titretici bir heybetle şöyle bağırmaktadır:
- Artık, annelerimizin ak bulutlardan daha temiz ve Kur'an kokulu başörtülerine domuz necaseti atarcasına edilen hakaretlere kimden, nereden ve nasıl gelirse gelsin, tahammül etmeyeceğimiz gün gelmiş ve bu hale paryalardan daha zavallı bir tavırla katlandığımız günler geçmiştir.

Yağma yok! Hiçbir sahteliği ve sahtekarlık tertibini yutmuyor, üstün idrakte gerçek ve mübarek Türk Gençliği kumaşının örgüsünü tutturmuş bulunuyor. Ve işte, kanunun müsaadesi nispetinde karşınıza dikiliyoruz! Kanun dairesinde neler yapacağımızı, müdafa hakkımızı, yine kanundan alıp gösterdiğimiz gün, mekanlarınızın camlarını biz değil, korkunuzdan hergün ağzınızdan çıkardığınız nesneler donunuzu doldurmuş olarak imdat istemek için siz kıracaksınız!


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 15:49 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Eyl 2008, 01:14
İleti: 239
milli ruh yazdı:
QoPuQ yazdı:
arkadasım mıllı ruh illede adam hakkında samımı dusuncelerımımı duymak ıstıyosun;

amerikancıdır.amerikancılığını kendi ağzından ifade ettiği sözleri mevcuttur. amerikancı oluşuyla deli said-i nursinin ve dolayısıyla nakşibendi tarikatına mensup olmasıyla yakından ilgilidir.amerikan politikasını korumakla mükellefiz... üstadınız der ki :amerikan siyasetini tutmak biricik yol... amerika'dan nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz
olmalı. Yoksa bir amerikan bahriyelisinin iki yana açık bacakları arasında mütalaa ettiği kadından ileri geçemeyiz. Dış siyasetimizde amerikan siyaseti ve iç bünyemizde Amerikanizm politikasını kendimize tecezzi etmez (birbirinden ayrılmaz) bir siyaset vahidine (tekliğine) göre ayarlamakta büyük ve her işe hâkim bir mânâ gizlidir." Döneğin, tutarsızın, kişiliksizin tekidir. Önceleri materyalist bir berduş iken sonraları koyu İslamcı bir meczupa dönüşmüştür. mustafa kemal Atatürk hayatta iken ona methiyeler düzmüş bir dalkavuk, O aramızdan bedenen ayrıldığında ise mustafa kemal atatürk'ün anısına hakaret eden bir hayasız! eğitim için gittiği avrupa'da bütün parasını içki, kumar, fuhuş için harcamış; parasız kalınca da kendi deyimleriyle "İrşad Olmuştur". (İlginçtir ki hidayete erdikten(!) sonra millete İslamcılık satan necip fazıl bir baskında kumarhanede yakalanmıştır. ayrıca "Kadın Bacakları" isimli meşhur şiiri herkese ahlak dersi veren necip fazılın kendisinin ahlak yapısını yansıtan bir örnektir) Büyük Doğu adıyla çıkardığı dergisinde 1945'li yıllardan itibaren aşırı derecede İslamcılık, Türkiye öncülüğünde islam birliği, yeni osmanlıcılık, ümmetçilik, amerikancılık ve sol düşmanlığı gibi akımların propagandasını ve öncülüğünü üstlenmiştir. Türkiye'nin hain menderes'lerce amerikan emperyalizminin kucağına oturtulmasında ve irticanın hortlatılmasında büyük pay sahibidir.bu ulkede boyle ustadlar oldukca bızlerın burunları pokdan cıkmayacaktır...


vayyyy vayyyy vayyyy ne de çok şey biliyor muşun be usta
ona kalırsa inönüde amerikancıdır atatürk zaten batıcıdır ve dolayısıyla amerikancıdır ve bugünde maerkancıyız üstadın dediği gibi marikancı olmak mecburiyetindeyiz bunu amerikayı çok sevdiğimizden doalyı değil şartların bizi bu çizgiye yöneltmesinden dolayı amerikancıyız dünya poltikasına ameirka 1.cihan harbinden sonra wilson ilkeleriyle girmiştir bu süreçten sonra dünya politkasında belirleyici bir konuma erişmiştir bu konumunu buugün olsun kormaktadır ve necip fazıl ülkesinin menfaatlerini göz önünde bulunduran bir Şahsiyet OLARAK SİZİN ULUSALCI BOZUNTULARINIZ GİBİ hamaset edebiyatı yerine geçrekçi yaklaşımlarda bulunsduğu için bu yönde bir fikir öne sürmüştür ancak necip faızla emperyalist yaftasını yapışltırmak bir o kadar edepsizliktir necip fazılın fikriyatı olan büyük doğu tamamen emperyalizme karşı bir şahlanışın kökü ezelde olan bir uyanışın izlerini göstermektedir

necip fazıl senini tabirinle ayyaş iken fikri bunalımların içerisinde bulunan fikir muhasenbeleriyle hakikati arama kaygısına düşen çelişkilerle dolu bir insandı necip fazıl bu dönemde
Anladım sanat Aallah'ı aramakmış
Gerisi yalşnız çelik çomakmış
gibi şiirlerde yazmıştır yani necip faızl mı materyalistmiş bunu dönemden döneme değilen bir gelişme süreci olarak açıklayabiliriz
nakşibendilikle saidi nursi, arasında nasıl bir bağlantı kurdun orasını pek anlamadım evet kendsii nakşibendidir atatürk hayattaeyken methiyeler düzdüğünü bilmiyorum ama olabilir yalnız bunu söylerken o dönemde ki düşüncelerini de göz önünde bulunarak haksızlık etmsek iyi olur haa biz bildiğimizdne şaşmayız biz geçmişi üstadın benzetmesiyle köpek gibi çöplükte ararız diyorsanız o sizin meseleniz
bu arada methiyeleri sizin dalkavbuklarınız gibi
topladı avucunda yıldırımı şimşeği
tanrı gibi var ediyordu herşşeyi
gibi mi bunu merak ettim :lol:

bir baskında kumarhanede yakalanmıştır mı yoksa bir komplo sonucu kumarhanede mi yakalnmıştır necip fazıl o kumarhaneye gitme sebebi tamamen hapishane arkasdaşını büyük doğu yazıhanesine güvenlik elemanı olarak almak içni gitmiştir orasını kumarhane değil kahve olarak biliyordu kaldıki polis (yani devamlı takip halinde necip fazılı izleyenler) kkumarhanyei bastığında içerde sadece opraya bakan elamanda fazıl vardı vede kumar oynanadığına dairt tek bir kanıt yoktu yani adı kumarhanede basılmakmış olay ne güzel memleket be heyhat

büyük dfoğu dergisinin kapağında osmanlı tuğrası bulundurduğu için mahkemeye sevk edilen ve bulunduğu mahkemenin girişindede aynı tuğradan bulunana necip fazıldan mı bashediyorsun evet osmanlıcı evet islamcı evet Türkiye liderliğinde bir islamcı evet sol düşmanı bunlarda ne gibi bir yanlışlık görüyorsun sol düşmanlığına bozulduysan türkiyede bugün sol diye birşeyin yavaş yavaş etksiini kaybbettiğini görürsen bu milletin kimlerle aynı duygu ve düşünceleri paylaştığınıda anlarsın


yaa işde sadece sızler bılmıyosunuz demek kı... bılmek ıle bıldıgını sanmak cok farklıdır..vaay efenım ataturk batıcı ımıs, ben ssana ne dıyeyım, acıp 3 satır nutku okumazsınız mustafa kemalın dusuncelerındekı öz nedır bılmezsınız, ama şarlatan ustadların şiirlerını ezbere bılırsınız...
son devrin din mazlumları kitabında, şeriatçı kürtçü ayaklanmaları hatta salt kürtçü isyanları bile desteklemiş, onları bastıran kemalist devrim hükümetini katliamcılıkla/soykırımcılıkla suçlamıştır. Dolayısıyla şeriatçını ve kürtçünün önde gidenidir.sen boyle adamları savunmadan once karaladıgın ınsanların kımler olduklarına dıkkat et, ama dıosan kı ataturkun necip kadar kıymetı yok benım gozumde o zaman dıyecegım bırsey olmaz sana..necipin kumarhanede basılması komplo ımıs ole mı, necıp fazıl hayranısın ama onun kumar muptelası olan bırı oldugunu bılmıosun enteresan.. necip dıploma almak ıcın parıse gıtmıstır ama dıploma yerıne kumar tutkusuyla donmustur.. arkadasım bılgı sahıbı olmadan fıkır sahıbı olma, yoksa gulunc duruma dusersın :) ıyı forumlar...

_________________
Dünyada iz bırakanlar boş kalabalıklar değil,bilinçli azınlıklardır!!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 16:41 
qupuq

çok şey bildiğini zannediyorsun sana çok şey biliyormuşun hitabımı ciddiye alıpta rezil olmayasaydın neyse geçti artık
atatürkün nutku hmmm şu kazım karabekiri rauf orbayı hain ilan ettiği nutuğu mu sizin giib ulusalcı bozuntuları kendilerine nutuğu temel kaynak olarak görebilir ancak devrin siyasi durumuna göre okunmuş bir eseri ben temel kaynak kabul edemem yoksa milli mücadele kumandanlarını da sizin gibi hain görmüş olurum ve soytarılardan bir farkım kalmaz bu beni çok kötü etkiler

atatrük milli mücadlee döneminde dopğucu bir tutum sergilemiştir bunu demeçlerinden çok net bir şekilde anlarız komünizmi öven ösylemleri islam dünyasına yönelik nutukları hilafeti öven sözleri milli mücadelede iki unsurdan yararalanmak için kullanılan ince bir poltikadır milli mücadlee başarıyla neticelendikten sonra atatrük bolşevik rusyayala ilişkilerini normal bir seviyetye indirgemiş hiklafeti kaldırarakta diğer islam milletleriyle mesafesini belirlemiştir atatrük bu iki yönün safındna ayrıldıktan sonra batı safında kendine yer edinmeye bakmışltır ingiltere fransa ile ilişkileri düzeltme çabalarına girişmiştir ikili görüşmelerde gayet iyi bir tutum sergilenmiştir hatay meselesinin çözümlenmesinde bu iyi ilişkiler etkili olmuştur atatrük o kadar büyük bir batıcıdırki yaptığı inkılapların tmeeli bile batıdan alınmıştır şimdi kim cahilmiş ona sen karar ver
necip fazıll ile ilgili karakterini belli eden mesnetsiz suçlamalara gelince burda yazdıklarımı akıl kapasiteni zorlayarak anladın anladın eğer yazıdklarımı anlamazsan seninle vakit geçirmenin beyhude olduğuna kanaat getireceğim ve burdaki tartışmamızı noktalayacağım

necip fazıl kırakürek türkiyede düşüncesiyle yaşayan düşündükkelrinden inanadıklarından asla taviz vermeyen ender insanlardan birisidir büyük bir servete sahip bir genç iken yaşamı bir boşluk ve gariplikler içerisinde geçiriyordu fransada okurken bu boşluk bedeniyle ruhunu sarmış yalnızlığın o büyük tesiriyle birlikte necip faızl bir dönülmezlik yoluna koyulmuştu ancak fransada geçirdiği son dönem necip fazıl için yeni bir hayatın başlangıç aşaması olmuştur necip fazıl anayurda döndükten sonra kendisinin hızır diye tarif ettiği bir şahsın ona eyyüpte bir dergahın adresini vermsiyle birlikte hayatı tamaıyla başka bir mana ve ehmmiyet kazanır necip fazıl ikinci dönemi dediği bu dönem abdulhakim arvasi hazretleriyle tanışması ve onun dizlerine başını yaslayarak saatlerce ağlaması ile başlar necip fazıl bu döneme kendsiinin yeni davası hakkında geliştirmeye başlar onun dönemi bir yokluğun değerlere hakikatlere ve en kahredici olan milli şuura karşı bir saldırışın bir linç kampanyasının dönemiydi işte necip fazıl kısakürek bu dönemde benci bir anlayışla bu hayasızlığa karşı tek kişi olarak çıktı savunduğu dava uğruna kend,isini zindanlara hapsetti sizin eğildiğiniz sizin herşeyiniz satttığınız o güce karşı necipbfazıl dimdik durdu değerlere karşı saldırırlan yerde değerleri savundu milletinin aziz geçmişine karşı söven hayasızlara karşı durdu ve bir gün fatih dirilecektir düsturuykla milletinin tarihinden güç almasını sağladı tarihe karşı milli bilince karşı bir set çekilmeye çalışılrken bu devlet politaksıyken ve komünistler tarafından da desteklenmekteyken necip fazıl dinim milletim tarihim dedi o mahkeme salonlarında bunu haykırarak yüz yıllık hükümler giydi davasının kitlelere yayaılmasını sağlayan büyük doıpğu dergisini çıkarmak için herşeyinden vazgeçti tüm maddiyartını ve maneviyatını bu neşriyat için kullandı bir zamanlar yalıların köşklerin sahibi bu insan eyyüpte bir apartman dairesinde buldu soluğu herkes tüm gücüyle üstada saldırdı bunlar komplolarla geçrekleşti ama necip faızl yılmadı Allahın ona bahşettiği o kelam gücüyle kendisine yapılan saldırırlar karşsıında şahsını ve davasını büyük bir edebi dille müdafaa etti ve her seferinde düşmanları hasımları ona karşılık vermeedi her tartışmada her faaliyettte kendisini sert şekilde eleştiren şahsiyetlerin karizmasını yerlere indirdi Türkiye kısaca bçöyle bir dava adamı görmedi
mehmedim sevinin başlar yüksekte
ölsekte sevinin eve dönsekte
sanma bu tekerlek kalır tümsekte
yarın elbet bizim ekbe tbizimdir
gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir
diyerek oğlu mehmet ekseninde kendisiyle aynı heyacanın aynı davamın admalarının ümitsizliklerine derman oldu onun felsefesinde hep ben anlayışı vardı o olacaktı ve onlar olacaktı bu kadar büyük bu kadar büyük düşünen bir şahsiyetti yani anlayacağınız o Türkiye'nin görebileceği en büyük dava adamlarından sadece bir tanesiydi tıpkı yüksel serdengeçtiler gibi tıpkı seyyid ahmet arvasiler gibi ...

NOT:insanlar düşünce sahibi olabilirler buna saygı duyarım insnalar bazı kişilerin görüşlerini benimsemezler hatta düşüncenin sahibi şahıslarıda sevmezler onada saygı duyarım hatta o şahıslara karşı düşmanlıkta duyabilirler bunada diyecek bir sözüm yoktur ancak bunun için karakterini satıyorsa işte ona birşey derim necip fazıl kısaküreğin son devrin din mazlumları kitabında aktardığı dersim olayı çok kısa bir şekilde geçilmiştir burda necip fazıl olayın falz derinliklerine inmeden bir bastırma olayı olarak sürmüştür kürtçü bir ayaklanmadan öte dini bir ayaklanma olduğu tezini asavunmuştur yani olayları abartarak birşeylerden nemalanma gayretine düşme necip fazılın düşündüklerine iki katarak söylemen ise karakterini bizlere belli etti zaten
hala aynı bağnaz açıklamalara devam edrsen ve necip faızl fransada içki içiyordu kadın bacakları diye şiir yazmış yok kumar müotelası dersen yan,i çöplüğü karıştırmaya devam edersen
O SENİN .ÖPEKLİĞİNE KALMIŞ BİR DURUMDUR SAYGI DUYARIM


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 16:56 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Eyl 2008, 01:14
İleti: 239
milli ruh yazdı:
qupuq

çok şey bildiğini zannediyorsun sana çok şey biliyormuşun hitabımı ciddiye alıpta rezil olmayasaydın neyse geçti artık
atatürkün nutku hmmm şu kazım karabekiri rauf orbayı hain ilan ettiği nutuğu mu sizin giib ulusalcı bozuntuları kendilerine nutuğu temel kaynak olarak görebilir ancak devrin siyasi durumuna göre okunmuş bir eseri ben temel kaynak kabul edemem yoksa milli mücadele kumandanlarını da sizin gibi hain görmüş olurum ve soytarılardan bir farkım kalmaz bu beni çok kötü etkiler

atatrük milli mücadlee döneminde dopğucu bir tutum sergilemiştir bunu demeçlerinden çok net bir şekilde anlarız komünizmi öven ösylemleri islam dünyasına yönelik nutukları hilafeti öven sözleri milli mücadelede iki unsurdan yararalanmak için kullanılan ince bir poltikadır milli mücadlee başarıyla neticelendikten sonra atatrük bolşevik rusyayala ilişkilerini normal bir seviyetye indirgemiş hiklafeti kaldırarakta diğer islam milletleriyle mesafesini belirlemiştir atatrük bu iki yönün safındna ayrıldıktan sonra batı safında kendine yer edinmeye bakmışltır ingiltere fransa ile ilişkileri düzeltme çabalarına girişmiştir ikili görüşmelerde gayet iyi bir tutum sergilenmiştir hatay meselesinin çözümlenmesinde bu iyi ilişkiler etkili olmuştur atatrük o kadar büyük bir batıcıdırki yaptığı inkılapların tmeeli bile batıdan alınmıştır şimdi kim cahilmiş ona sen karar ver
necip fazıll ile ilgili karakterini belli eden mesnetsiz suçlamalara gelince burda yazdıklarımı akıl kapasiteni zorlayarak anladın anladın eğer yazıdklarımı anlamazsan seninle vakit geçirmenin beyhude olduğuna kanaat getireceğim ve burdaki tartışmamızı noktalayacağım

necip fazıl kırakürek türkiyede düşüncesiyle yaşayan düşündükkelrinden inanadıklarından asla taviz vermeyen ender insanlardan birisidir büyük bir servete sahip bir genç iken yaşamı bir boşluk ve gariplikler içerisinde geçiriyordu fransada okurken bu boşluk bedeniyle ruhunu sarmış yalnızlığın o büyük tesiriyle birlikte necip faızl bir dönülmezlik yoluna koyulmuştu ancak fransada geçirdiği son dönem necip fazıl için yeni bir hayatın başlangıç aşaması olmuştur necip fazıl anayurda döndükten sonra kendisinin hızır diye tarif ettiği bir şahsın ona eyyüpte bir dergahın adresini vermsiyle birlikte hayatı tamaıyla başka bir mana ve ehmmiyet kazanır necip fazıl ikinci dönemi dediği bu dönem abdulhakim arvasi hazretleriyle tanışması ve onun dizlerine başını yaslayarak saatlerce ağlaması ile başlar necip fazıl bu döneme kendsiinin yeni davası hakkında geliştirmeye başlar onun dönemi bir yokluğun değerlere hakikatlere ve en kahredici olan milli şuura karşı bir saldırışın bir linç kampanyasının dönemiydi işte necip fazıl kısakürek bu dönemde benci bir anlayışla bu hayasızlığa karşı tek kişi olarak çıktı savunduğu dava uğruna kend,isini zindanlara hapsetti sizin eğildiğiniz sizin herşeyiniz satttığınız o güce karşı necipbfazıl dimdik durdu değerlere karşı saldırırlan yerde değerleri savundu milletinin aziz geçmişine karşı söven hayasızlara karşı durdu ve bir gün fatih dirilecektir düsturuykla milletinin tarihinden güç almasını sağladı tarihe karşı milli bilince karşı bir set çekilmeye çalışılrken bu devlet politaksıyken ve komünistler tarafından da desteklenmekteyken necip fazıl dinim milletim tarihim dedi o mahkeme salonlarında bunu haykırarak yüz yıllık hükümler giydi davasının kitlelere yayaılmasını sağlayan büyük doıpğu dergisini çıkarmak için herşeyinden vazgeçti tüm maddiyartını ve maneviyatını bu neşriyat için kullandı bir zamanlar yalıların köşklerin sahibi bu insan eyyüpte bir apartman dairesinde buldu soluğu herkes tüm gücüyle üstada saldırdı bunlar komplolarla geçrekleşti ama necip faızl yılmadı Allahın ona bahşettiği o kelam gücüyle kendisine yapılan saldırırlar karşsıında şahsını ve davasını büyük bir edebi dille müdafaa etti ve her seferinde düşmanları hasımları ona karşılık vermeedi her tartışmada her faaliyettte kendisini sert şekilde eleştiren şahsiyetlerin karizmasını yerlere indirdi Türkiye kısaca bçöyle bir dava adamı görmedi
mehmedim sevinin başlar yüksekte
ölsekte sevinin eve dönsekte
sanma bu tekerlek kalır tümsekte
yarın elbet bizim ekbe tbizimdir
gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir
diyerek oğlu mehmet ekseninde kendisiyle aynı heyacanın aynı davamın admalarının ümitsizliklerine derman oldu onun felsefesinde hep ben anlayışı vardı o olacaktı ve onlar olacaktı bu kadar büyük bu kadar büyük düşünen bir şahsiyetti yani anlayacağınız o Türkiye'nin görebileceği en büyük dava adamlarından sadece bir tanesiydi tıpkı yüksel serdengeçtiler gibi tıpkı seyyid ahmet arvasiler gibi ...

NOT:insanlar düşünce sahibi olabilirler buna saygı duyarım insnalar bazı kişilerin görüşlerini benimsemezler hatta düşüncenin sahibi şahıslarıda sevmezler onada saygı duyarım hatta o şahıslara karşı düşmanlıkta duyabilirler bunada diyecek bir sözüm yoktur ancak bunun için karakterini satıyorsa işte ona birşey derim necip fazıl kısaküreğin son devrin din mazlumları kitabında aktardığı dersim olayı çok kısa bir şekilde geçilmiştir burda necip fazıl olayın falz derinliklerine inmeden bir bastırma olayı olarak sürmüştür kürtçü bir ayaklanmadan öte dini bir ayaklanma olduğu tezini asavunmuştur yani olayları abartarak birşeylerden nemalanma gayretine düşme necip fazılın düşündüklerine iki katarak söylemen ise karakterini bizlere belli etti zaten
hala aynı bağnaz açıklamalara devam edrsen ve necip faızl fransada içki içiyordu kadın bacakları diye şiir yazmış yok kumar müotelası dersen yan,i çöplüğü karıştırmaya devam edersen
O SENİN .ÖPEKLİĞİNE KALMIŞ BİR DURUMDUR SAYGI DUYARIM


arkadasım bu gune kadar bu forumda kımseye hakarete varan msjlar atmadım ama konu ataturke ıftıra derecesıne gelınce kendıme hakım olamam.. edecegım cumlelerı umarım hazmedersın..

be hey kendını bılmez, allahın ıtının çakalının köpeğinin peşinden koşturan it, sen kımsınkı bana köpek dersın ahlaksız herıf.. bana soyledıklerının bı onemı bunları uzerıme alınmam ama atama ettıgın laflara dıkkat et.. bana oyle sağdan soldan yok zindandan mehmete mektup şiirinden alıntı yaparak cewaplar yazma.. o haysıyetsız herıf bu mehmede mektup şiirini mustafa kemale hakaretten ıcerı atıldıgı zaman yazmıstır. bana oyle bılmıslık taslayıpta yukarılardan konusma peşinde düştüğün itlerın ne oldugunnu gayet iyi biliyorum..
turkıyenın en buyuk dava adamı ımış, uckuruna duskun dava adamları buyuk dogu dergısı yerıne playboy dergısı cıkarsın..
kendını bılmez çakal sen kımsın kı ataturke dıl uzatabılırsın, yok devrın paşalarını haın ılan etmıs, bır devlet nasıl kurulur bılır mısın sen ?? cok baslı bır devlet olur mu her kafadan bı ses cıkarsa dewletı nasıl kurarsın???ama senınle bunları konuscak dıılım bu olgunluga erısmıs bırı dıılsın..
baskalarının şiirlerınden alıntılar yaparak onların arkasına sıgınacagına kendı fıkırlerını ortaya koy allahın asalağı.. mustafa kemal 29 ekım arıfesınde bu muhabbetlerı edılecegını bılseydı bu ulkeyı kurarmıydı bılmıyorum... eger mustafa kemalı begenmıyorsan kurdugu ulkeyı ılkelerını begenmıyorsan, git o yalakası oldugun ınsanların hayalını kurdukları ulkelerde yaşa. ınsan yemegını yedıgı canaga sıçar mı hıc?? ama ne yazık kı kopeklesmıs neyıdıgu belırsız ınsanlar boyle...
once haddını bıleceksın, biyad edeceksın, bu ulkenın kurucularına saygılı olacaksın.. eger olmuyorsan çekıp gıdeceksın... begenmeyen ınsan çeker gıder.. ama sende o kadar kan olsa bunları soyletmezsın kendıne...
bundan sonra muhattabım deılsın, yazılarına cevap bekleme, atasına saygı duymayan bırısı ıle muhattap olmam... iyi forumlar...

_________________
Dünyada iz bırakanlar boş kalabalıklar değil,bilinçli azınlıklardır!!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 17:03 
LAN ŞİMDİ SENİNİ ATANA NE DEDİK BRE DEYYUS HEY ALLAH'IM BİR TANE AKLI BAŞIND ABİRİSİ YOK UM BU FORUMDA YAZDIKLARIMI TEKRARADAN OKU DENYO NE DEDİĞİN BELLİ DEĞİL NE ...TIĞIN BELLİ DEĞİL GELMİŞ BURDA AETİSTLİK TASLIYORSUN SİZ ULUSALCILAR OLARAK HEPTEN Mİ YEDİNİZ KAFAYI ANLAMADIM Kİ DENYO

UYARI O DİLİNİ KESERİM DİĞER YAZDIKLARINI ÇOCUKLUĞUNA VERİYORUM AMA ÇAĞPNI BİL VE YOK DEFOL GİT BU ÜLKEDEN GİBİ SÖZLER SÖYLEME YERLER SENİ YAVRUM HADDİNİ BİL
BOZKURTLARIN YURDUNDA SENİN GİBİ ÇAKALLARIN İŞİ NE HADİ ORDAN


Sayfa başı
  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 28 Ekm 2008, 17:03 
Katılımcı Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Eyl 2008, 01:14
İleti: 239
:)

_________________
Dünyada iz bırakanlar boş kalabalıklar değil,bilinçli azınlıklardır!!!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'i bitiren hitap!
İletiTarih: 29 Ekm 2008, 02:48 
Onursal Üye

Kayıt: 06 Eyl 2008, 18:58
İleti: 2329
milli ruh yazdı:
LAN ŞİMDİ SENİNİ ATANA NE DEDİK BRE DEYYUS HEY ALLAH'IM BİR TANE AKLI BAŞIND ABİRİSİ YOK UM BU FORUMDA YAZDIKLARIMI TEKRARADAN OKU DENYO NE DEDİĞİN BELLİ DEĞİL NE ...TIĞIN BELLİ DEĞİL GELMİŞ BURDA AETİSTLİK TASLIYORSUN SİZ ULUSALCILAR OLARAK HEPTEN Mİ YEDİNİZ KAFAYI ANLAMADIM Kİ DENYO

UYARI O DİLİNİ KESERİM DİĞER YAZDIKLARINI ÇOCUKLUĞUNA VERİYORUM AMA ÇAĞPNI BİL VE YOK DEFOL GİT BU ÜLKEDEN GİBİ SÖZLER SÖYLEME YERLER SENİ YAVRUM HADDİNİ BİL
BOZKURTLARIN YURDUNDA SENİN GİBİ ÇAKALLARIN İŞİ NE HADİ ORDAN



Bozkurt görmesek inancaz.Senden olsa olsa ümmetçi şefi olur.

Bu arada bölümde yetkim yok o yüzden mesajlarınızı düzenliyemiyorum.

Lütfen biraz daha saygılı olalım.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 2. sayfa   [ 65 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.