Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 04:37


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 14 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 14 Tem 2015, 22:32 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2749
Konum: Salpazari Cepni

Resim

Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir. Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar. Bir ağaç 20-50 yılda yetişir, kenevir dört ayda… Kenevir 8 kez kâğıda dönüştürülebilir, ağaç 3 kere… Dönüşümlü ziraatta uygun yaz bitkisidir, dünyanın her yerinde kolaylıkla yetişir. Çok az suya ihtiyaç duyar. Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur, dayanıklıdır. Tüm petrokimya ürünleri yenilenebilir olarak kenevirden daha ucuza üretilebilir.

Dünyanın bizi üzerinden silkelemesine çok az kaldı. Bu nüfus artışıyla, bu tavırda tüketmeye devam edersek tekmeyi yiyeceğiz. Ağaçları yok ettik, dereleri kuruttuk, atmosferi kirlettik, plastik çöplerimiz biz gitsek bile milyon yıl yok olmayacak. Tüm dünyayı beton ve çelik ile ördük.

Şehirlerimize gökyüzünden baktığımızda, yaşadığımız beton içinde nasıl nefes alabildiğimize şaşırmamak mümkün değil. 1974 yılında Almanya’da bir yıl yaşamıştım. Bulunduğumuz kasabayı planlayanlar, etrafını çember gibi orman ile örmüşlerdi. Ormanı gördüğümdeki şaşkınlığımı hala unutamam.

Bu orman insan eliyle oluşturulmuştu ve inanılmaz büyüktü. Leylak ağaçlarını saymaya kalkmıştım umutsuzca. Lakin sayılmayacak kadar uçsuz bucaksızdı orman. Almanlar bizim yıllardır yok ettiğimiz doğal ormanlarımıza özenip, yapay ormanlar oluşturmuşlardı. Ormanın içinde dağ çileği ve yabani mantar bile vardı.


Aileler hafta içi çalışır, hafta sonu bu ormanın içinde toprakla haşır neşir olur, halk havuzunda yüzer, alışverişini yapıp evine dönerdi. Ve inanılmaz bir şekilde arkalarında tek bir çöp bırakmazlardı. Hafta sonları çilek, mantar toplamanın keyfini hala unutamam ve hatırlarım.

Batı ülkeleri sanayileşmeye ve şehirleşmeye bizden önce başladı. Biz de onları takip edip şehirleştik. Ama onlar şehirlerini ormanla çevrelerken, biz doğamızı bitirdik, ormanımızı kestik, yaktık, tarlalarımızı söktük. Sıra şehir ve doğal parklarımıza, dağlarımıza geldi. Bu arada, dünyanın tahıl ambarı olan Anadolu’muza şimdilerde buğday bile ithal ediyormuşuz. Ne mutlu bize…

Şimdi, bizim iki-üç kuşaktır uyuduğumuz bu uykudan uyanma saatindeyiz. Yıllardır katlettiğimiz doğa, bizden öcünü almadan bir şeyler yapmalıyız. Doğa katliamını engellemeliyiz, ağaçları kurtarmalıyız, tekrar doğal besin ve doğal ilaç kullanımına geçmeliyiz. Bu niyetle neler yapabileceğimize göz atmaya çalışırken, bilmediğim bazı şeyler keşfettim. Ben şaşırdım, amacım biraz da sizi şaşırtmak…


Konuğumuz Kenevir… Hani ekimi yasak olup, özel izinle üretilen, uyuşturucu sınıfından sayılan bu bitki, meğer masummuş… Hak etmediği bir sicil ile fişlenmiş emperyalizm tarafından. Kenevir, insanlık tarihini en eski bitkilerinden. Kenevir, dişisi ve erkeği gözle ayırt edilebilen tek bitki.

Kenevirin kullanıldığı sektörleri sıralayalım:

İlaç yapımında, Resim

Kâğıt yapımında,

Yakıt yapımında, (bio yakıt)

Kumaş yapımında,

Otomotiv sektöründe,

Petrol ve petrokimyanın kullanıldığı her alanda alternatif,

Kozmetik ve sabun yapımında…

AIDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini azaltma, glokom, artrit, romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, psikoloji, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalıkta kullanılan kenevirin etken maddesi olan THC’nin sentetiği, gerçeğinin yarısı kadar iyileştirebiliyor.

Bazı doktorlar bilinçaltı temizliği için kenevirin tek yöntem olduğunu söylüyor. Eski yıllarda, eski medeniyetlerde bu gerekçe ile yoğun olarak kullanılıyordu.

Kenevir bataklık kurutmada çok etkilidir. Radyasyon temizleyicidir. Olağanüstü miktarda oksijen üretir. Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.

Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar. Bir ağaç 20-50 yılda yetişir, kenevir dört ayda… Kenevir 8 kez kâğıda dönüştürülebilir, ağaç 3 kere…

Dönüşümlü ziraatta uygun yaz bitkisidir, dünyanın her yerinde kolaylıkla yetişir. Çok az suya ihtiyaç duyar. Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur, dayanıklıdır. Yani kenevir ile yapılan tekstil ürünleri yaygınlaşsa tarım ilacı sektörüne de gerek kalmaz!

Kanvas kelimesi kenevir ürünlerin adıdır, ilk kot pantolon kenevirden yapılmıştır. Sicim, ip, halat, çuval, çanta, halı, torba, döşeme, ayakkabı, şapka yapımında dayanıklı ve idealdir. Tohumunun besin değeri ideal, protein değeri çok yüksek, içindeki iki yağ asidi doğada başka hiç bir yerde yok ve kolesterol dostu.

Omega 3-6-9 yağlarını taşıyor. Soyadan çok daha ucuza üretilebiliyor. Hayvan beslemekte ideal bir besin. Onunla beslenen hayvanlarda hormon takviyesine gerek yok.

Şu anda hormonlarla ve kimyasallarla dolu fastfood reklamları serbest ama, kenevir kotunun reklamını yapmak yasak! Yani kimyasal olan yasal, doğal olan yasak… Yararlı olan hapiste, zararlı olan ise özgür ve serbest.

Plastikten elde edilen ürünlerin tümü daha sağlıkla ve kolaylıkla kenevirden üretilebiliyor. Kenevir plastiği çok kolayca doğaya dönüşebiliyor.

Plastik ise doğada bir milyon yılda yok olmayacak kadar zararlı. Gövdesi kenevirden yapılan arabaların dayanıklılığı çelikten on kat fazladır.

Kenevir bazlı asfaltlar asırlarca bozulmadan kalabiliyor. Binaların yalıtımında kullanıldığında son derece dayanıklı, ucuz, esnek ve zararsız.

Boya ve vernik üretiminde olağanüstü ucuz ve verimli, dayanıklılık etkileri var. Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetikler doğa dostu ve suları kirletmiyor. Bunları öğrendiğimde, sanayi ve ilaç sektörü, petrol ve suni kimyasallar ile kurulmasaydı dünya bugün hangi durumda olurdu diye hayal ettim ve gözyaşlarıma engel olamadım. Dünya anamız bizi affetsin…

Kenevirin bu özellikleri bilinmiyor muydu da biz petrole ve kimyasala dayalı bir medeniyet kurduk?

Elbette biliniyordu ve tüm yan ürünleriyle kenevir, bir zamanlar dünyada önemli bir üretim bitkisiydi, kullanım alanı çok genişti. Ekolojik, çok faydalı ve kullanım alanı saymakla bitmeyen bu bitkiye ne oldu da bugün yasak?

Bugün üretimi yasak olan kenevir,18. yüzyılda Amerika’da zorunlu olarak yetiştiriliyordu. Kenevir üretmeyen çiftçi hapse bile atılıyordu. Bugünse üreten hapse atılıyor… Nasıl bu hale geldi, merak ediyorsanız bir bakalım öyküsüne: Bu öyküde tanıdığımız isimler var yine…

* Amerika’da 1900’lü yılların altın madeni sahibi, siyasetçi, yayıncı, film yapımcısı W. R. Hearst, ülke çapında gazete, dergilerin ve medyanın sahibiydi. Kâğıt üreticiliği yapıyordu ve ormanları vardı. Kenevirden yapılan kâğıt yüzünden milyonlarca dolar kaybedecekti.

* Rockefeller dünyanın en zengin adamıydı ve petrol şirketi vardı, bio yakıt kenevir yağı onun en büyük rakibiydi. İlaç sektöründeki kenevir bazlı doğal ürünler de düşman edilmişti Rockefeller tarafından.

* Dupont şirketi ana hissedarı Mellon, petrol ürünlerinden plastik üretmek için patentler almıştı. Plastik, selofan, naylon, metanol, rayon, dakron artık petrolden üretilecekti. Ama kenevir endüstrisi Dupont’un pazar payına yüzde seksen engel oluyordu. Derken, birden Andrew Mellon, ABD Başkanı Hoover’in hazine bakanı oluverdi.

Yeğenini de Federal Narkotik Bürosunun başına atadı. Hearst, Dupont sahibi Mellon, Rockefeller ve ilaç firmaları, kendi aralarında yaptıkları toplantılarda, kenevirin milyonlarca dolarlık imparatorluklarını tehdit eden düşman olduğuna karar verdiler. Kenevir ortadan kalkmalıydı.

Meksikalıların kullandığı argo bir kelime olan Marihuana sözcüğünü, Hearst’ün gazeteleri aracılığıyla en tehlikeli uyuşturucusu olarak beyinlere kazıdılar. Marihuana ismiyle kenevirin aynı şey olduğunu tüm insanlara unutturmak istiyorlardı ve başardılar. Marihuana’yı yasaklatmayı başardıklarında keneviri yasaklatmış oldular. Karar verildiğinde komitede olan doktor bile keneviri yasakladıklarını bilmiyordu.

Kitaplar, dergiler, filmler ile sürdürülen kampanyada, marihuana hakkında sahte raporlar ve veriler kullanıldı. 1930’lu yıllardı ve halk eğitimsizdi, subliminal yöntemler konusunda cahildi.

Irkçılık henüz bitmemişti ve bu kişiler aynı zamanda ırkçılık üzerinden de kampanya yapıyorlardı. Kenevir ilaçları yasaklandı, kenevir en tehlikeli uyuşturucu olarak haksız yere fişlendi.

Tek bir marihuana sigarası satmak bile ömür boyu hapis demekti. Kenevir ilaçları tıp dünyasından çekilerek yerine bugünün öldürücü kimyasal ilaçları geldi. Kâğıt, ormandan üretilmeye başlandı ve tüm dünyada ormanlar katledildi. Petrol yakıtı, egzoz gazlarıyla atmosferi geri dönülemez şekilde tahrip etti, zehirledi. Doğal rezervlerimiz hızla tükendi, dünyanın dengesi bozuldu.

Plastik ve naylon ürünler dünyayı ve denizleri çöplüğe çevirdi. Kenevir yerine kullanılan pamuk nedeniyle kullanılan tarım ilaçları ile zehirlenme ve kanser arttı. Bugün kenevir yasaklı olduğu için, yasadışı kenevir üretimi üzerinden kara para kazanan çok sayıda insan var. Bu paranın kullanıldığı yasadışı örgütler var.

İnsanların bazen hayatlarına bile mal olan bu ticaret yüzünden kontrol edilemeyen çıkar ilişkileri ile uluslararası kaçakçılıklar var. Varlığının faydaları çok, yasaklanması nedeniyle ise ülke bazında ve global olarak inanılmaz derecede zarar var.

Dünyayı petrokimya ve zararlı kimyasallar ile kirletmek yerine, kenevirin üretimini disiplinli bir kontrol ile yapabilseydik, bugün çok daha güzel bir dünyada yaşıyor olacaktık belki de…

Hala da geç kalmış değiliz aslında. Dünyayı kurtarmak için neden olmasın? Keneviri temize çıkarıp, beraat ettirsek mi acaba?

Kaynak: http://indigodergisi.com/2013/07/kenevir-beraat-etmeli-mi/


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi?
İletiTarih: 14 Tem 2015, 22:53 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
-Son derece faydalı bir konu bu kadar derinlemesine bilmiyordum, teşekkürler @Turbo.

-Bu MHP bana kafayı yedirtti, ben hala oradayım.

-AKP'yi beraat ettirdikleri gibi "Keneviri beraat ettirmezler" Niye mi? Onları da yeni keşfettim, çünkü damardan ABD sempatizanı çıktılar. ABD beraat ettirirse MHP de ettirir.

-Geriye doğru 70'li yıllarda "Haşhaş ekimi meselesinde" Ecevit iktidarının ümüğünü sıkan ABD idi... :roll:

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi?
İletiTarih: 14 Tem 2015, 23:51 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2749
Konum: Salpazari Cepni
Kenevirin yasaklanmasina öncülük eden iki ülkeden birinin Türkiye digerinin Misir oldugunu biliyormuydunuz?

Keneviri dünyada ilk yasadışı ilan eden ülke Birleşik Krallık. Milletler Cemiyeti (şimdiki Birleşmiş Milletler)'nin 1925'te Cenevre'de düzenlediği Narkotik Maddelerin Kontrolü Kongresi'nde tehlikeli ve yasadışı maddeler listesine marihuananın eklenmesini isteyen iki ülke Türkiye ve Mısır'dı.

Malesef böylesine son derece hem insan sagligina yararli hemde doga icin cok faydali olan bir bitkinin sirf parasal amaclarla dogayi katledercesine yasaklanmasinin yasayan bir canlinin yasam hakkinin elinden alinmasi demek hatta bu insanin dogaya karsi isledigi bir cinayettir ve kesinlikle sorumlulari cezalandirilmalidir, ama nasilsa doga insana o cezayi vermistir zaten.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi?
İletiTarih: 15 Tem 2015, 00:31 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4087
''Mrihuanaya "Temiz" Raporu Çıktı


Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) bir araştırmasına göre, alkol ve tütünden daha zararsız olan marihuana ne bağımlılık yapıyor ne de beyinde hasara neden oluyor. Ama ABD ve BM'nin Uyuşturucu Denetim Programı danışmanları baskı yapınca WHO yetkilileri raporu örttü.

Oklahoma'da bir mahkeme salonu. Savcı jüriye sesleniyor: "İki yüz yıl, iki bin yıl... Bir rakam seçip yalnızca ardına kaç sıfır ekleyeceğinizi düşünün. Bu müptelayı içeri kapatın, Tanrı sizi koruyacaktır."

Marihuana bulundurmaktan "suçlu" bulunan adamı gerçekten de "içeri kapatıyorlar." Bilgisayar yazılım danışmanı, iki çocuk babası Will Foster, kronik romatizmal kireçlenmeden çektiği ağrıları dindirmek amacıyla arka bahçesinde marihuana yetiştirdiği için tam 93 yıl hapse mahkum ediliyor. Çünkü burası, bırakın "uyuşturucu" satma girişimine ağır hapis cezasını, mal ve mülke dahi el konabilen "özgürlükler ülkesi," zamanında Batı'ya esrar yasağını dayatan ABD.

Oysa marihuana -Latince'si cannabis- hintkeneviri (dişisi makbul), esrar (yağından elde ediliyor) ya da "ot" (kurutulan yaprakları) olarak bilinen bu "keyif verici madde"nin yasallaşma dalgası ülke ülke yayılıyor. Nedeni ABD Başkanı'nın gençliğinde "içine çekmeden" esrar içmiş olması ya da uyuşturucu kaçakçılarının Beyaz Saray'da Noel ağacının önünde poz vermesi değil tabii ki. Tersine, eski hippilerin tekrarlayıp durduğu "Bu meret, sigara ve alkolden daha zararsız" gibi tezleriyle "gerçekleri saklıyorlar, çünkü kafamızın iyi olmasını istemiyorlar" biçimindeki paranoyalarının gerçek olduğunu gösteren bilimsel araştırmaların art arda gün yüzüne çıkması.

Sonuncusu, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yetkililerinin saçını başını yolmasına neden oldu. Çünkü WHO'nun 15 yıldan beri ilk kez hazırladığı ve yasağı savunanların dört gözle beklediği "Marihuana Raporu," marihuananın zararlarını vurgulayacağına, yasal birçok maddeden çok daha sağlıklı olduğunu gösteriyordu. New Scientist dergisine sızdırılan bilgilere göre, Cenevre'deki WHO yetkilileri marihuananın alkol ve tütüne göre "sağlıklı" olduğunu kanıtlayan karşılaştırmalı araştırmayı hasıraltı etti. Araştırmanın, rapordan son dakikada, WHO resmi yetkilileri, marihuana uzmanları ve dışardan danışmanlar arasında uzun ve yoğun bir tartışmanın ardından çıkartıldığı belirtiliyor. Haberin kaynaklarına göre, ABD Ulusal Uyuşturucu Enstitüsü'nden ve BM Uluslararası Uyuşturucu Denetim Programı'ndan gelen danışmanlar esrarın yasallaşmasını savunanların eline koz verilmemesi konusunda WHO'yu uyardı. Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri ise yüksek yerden gelen bu siyasi baskılara boyun eğdi.

Richmond'daki Medical College of Virginia'da araştırmalarını sürdüren marihuana uzmanlarından Billy Martin bazı WHO yetkililerinin raporu gördüklerinde "çılgına döndüğünü" söylüyor. Raporu hazırlayanlar amaçlarının özellikle "bir maddeye karşılık diğerini savunmak değil marihuananın sağlığa etkisi konusunda uygulanan çifte standartı en aza indirmek olduğunu" belirtiyor.

Araştırmalar sağlam İki yıllık bir araştırmanın ürünü rapora göre marihuana, bugün yasal maddelerle aynı oranda tüketilmesi durumunda bile kamu sağlığı açısından alkol ve tütünden daha zararsız. Örneğin "gelişmiş toplumlardaki şiddet kaynaklı yaralamalarda, marihuana alkolle karşılaştırıldığında çok küçük role sahip." Ayrıca alkolün gebelikteki bilinen zararlarına karşılık, "marihuananın ana rahmindeki çocuğun gelişimini engellediğini gösteren bulgular kesin olmaktan fazlasıyla uzak."

Uzun dönemde sağlığa zararları konusunda da, yedi alanda yapılan karşılaştırmanın beşinde marihuana daha olumlu, ikisinde ise yalnızca marjinal düzeyde zararlı çıkıyor: Maddelerin tümünde yoğun kullanım "tiryakiliğe" neden olabilirken, yalnızca alkolde "tanımlanmış yoksunluk belirtileri" sözkonusu. Ve sürekli alkol tüketiminin siroza, beyinde hasara ve kaza ile intihar riskinin önemli oranda artmasına yol açmasına karşılık, "kronik esrar kullanımının bilinçte en küçük hasar yarattığına" dair "yalnızca ipuçları" bulunuyor.

Neyse ki karşılaştırmalardan ikisinde maddelerin zararı birbirine yaklaşıyor. Yoğun alkol tüketimi gibi yoğun marihuana içimi de "elverişli insanlarda psikotik belirtiler" ortaya çıkarabilir. Sigara zamanla akciğer ya da gırtlak kanseri gibi birçok hastalık riskini arttırırken, sürekli esrar kullanımı "nefes ve yemek borusu kanserine neden olan faktörlerden olabilir."

New Scientist dergisine sızdırılan rapor bu yönde tek araştırma değil elbette. Uyuşturucu politikası üreten New York'taki Lindesmith Merkezi'ne bağlı çalışan Prof. John Morgan ile Prof. Lynn Zimmer "Marihuana Mitleri - Marihuana Gerçekleri" adlı kitapta esrarın uzun dönem ve yüksek dozlarda kullanıldığında bile beyin hücrelerine ya da merkezi sinir sistemine zararı olmadığını vurguluyor. Gerçekten de 70'li yıllardan beri yapılan araştırmalardan hiçbiri marihuananın beyne zarar verdiğini kanıtlayamadı. Teksas Üniversitesi'nden Jack Fletcher esrarın yaygınca kullanıldığı Kosta Rika'da 25 yıldır incelemelerde bulunuyor: 30 yıldır her gün 10 joint (esrarlı sigara) içenlerin bile algılama, öğrenme ya da hafıza yetileri hâlâ normal sınırlar içerisinde.

Bağımlılık yapmıyor Nitekim bilimadamları ruhsal hastalıkların marihuanadan kaynaklanamayacağı, ama zaten varolan psikotik bozuklukları kötüleştirebileceği konusunda hemen hemen hemfikir. İçtikten sonra marihuanadaki THC (tetrahidrocanabinol) adlı aktif madde, kullanıcıda geçici bir süre için algı değişimine neden olurken, alkoldeki gibi trafik ya da iş kazalarında marihuanaya bağlı bir artış kayda geçmiş değil. Hatta bir araştırmaya göre, marihuana içen sürücüler daha iyi otomobil kullanıyor.

Bu arada marihuananın fizyolojik bağımlılık yapmadığı resmi kurumlar tarafından da kabul ediliyor. Toronto Üniversitesi'nden Harold Kalant "Bağımlılık (addiction) terimi artık marihuana için kullanılmıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Psikiyatristler Birliği gibi kurumlar tiryakilik (dependence) sözcüğünün daha doğru olduğunu kabul ettiler" diyor. Marihuana hakkındaki yalan kampanyalarına savaş açan farmakoloji profesörüne göre bu tarz yanlış bilgilendirme çok tehlikeli. "Genç insanlar kuşkulanacak ve bu kez gerçek bilgileri reddedecek. Çocuklar 'Devlet bana marihuana hakkında gerçeği söylemiyorsa, o zaman belki kokainin, alkolün ve steroidlerin tehlikeleri hakkında da yalan söylüyordur' diye düşünecek" diyor.

Kaldı ki, marihuananın 1976'dan beri serbest olduğu Hollanda deneyimi, gençlerin esrarla başlayıp zamanla kokain ya da eroinman olduğu yanılgısını çürütüyor. Amsterdam Üniversitesi Uyuşturucu Araştırmaları Merkezi'nden Arjan Sas yasağın kalkmasıyla marihuana tüketiminde patlama olmadığını ve ağır uyuşturucu kullanımının düştüğüne dikkat çekiyor. Çeşit çeşit marihuana ürününün satıldığı "coffe shop"larla dolup taşan Amsterdam'da yapılan araştırmaya göre, 20'li yaşlardaki gençlerin yüzde 38'i hayatında en az bir joint içmiş. Evet, yasağın kalkmasıyla "deneyenlerin" sayısı artmış ama Sas'a göre önemli olan içmeye devam edenler. En az bir kez içtiğini söyleyenlerin yüzde 55'i, hayatlarında topu topu 30 - 40 joint içtikten sonra bir daha dokunmamış. Geri kalanın yarısından fazlası, daha çok kullanmışsa da son bir ay içinde hiç içmemiş.

Amsterdam Kriminoloji Enstitüsü'nden Dirk Korf da, yasağın kaldırılmasının sürekli kullanıcıların sayısını değil, yalnızca deneyenlerin sayısını etkilediğini doğruluyor. Korf son 30 yılda Hollanda'da marihuana içicilerinin oranının yükselmesinin yasaklı ülkelerde de gözlenen genel artış trendini yansıttığını söylüyor. Ama bunlardan hiçbiri, ahlakçı uyuşturucu karşıtlarının savunduğu gibi sert uyuşturuculara geçiş yapmıyor.

Hollanda örneği Hollanda'da kokainman ya da eroinmanların oranı İtalya, İspanya, İsviçre, Fransa ve İngiltere'den daha düşük. Cezaların en ağır olduğu ABD'dekinin ise kat kat altında. Liberal uyuşturucu politikası sayesinde 10 yıldır sayıları hemen hiç artmamış. Bu yüzden Hollandalı junkie'lerin (eroin bağımlısı) yaş ortalaması tam tamına 44! Başarılı liberal politikanın sonucu ortada: 1994'te gençlerin yalnızca binde 3'ü bir kez kokaini denemiş. Oysa ABD'de bu oran altı kat fazla.

Marihuana yasağı rasyonel nedenlere değil önyargı ve yalanlara dayandığından hükümetler cezalara hukuksal zemin bulmakta bir hayli zorlanıyor. Yasakçı politikaların gerçek uyuşturucu bağımlılığını artırmak dışında bir amaca hizmet etmediği ise ortada. Bu yüzden bir süredir İtalya, İspanya, İrlanda, İsviçre, Almanya ve Avustralya'nın bazı bölgelerinde marihuana içmek ve bulundurmak serbest. İngiltere'de ve daha birçok ülkede ciddi şekilde tartışılıyor. Hatta çoğu ülkede hekimler, yan etkisi olmadığından AIDS ve kanser hastalarına ağrı dindirici ya da iştah açıcı olarak marihuana veriyor. ABD'nin Arizona ile Kaliforniya eyaletlerinde, en azından tıbbi amaçlı marihuana kullanımı referandum sonucu serbest bırakıldı.

Yasakçı lobinin dünyadaki en güçlü kalesi Washington ve orada da günleri sayılı. Çin otacı tıbbının kurucusu Şennong tarafından adı ilk kez 4730 yıl önce anılan marihuananın özgürlüğüne kavuşması için engeller birer birer kalkıyor. Zaten Batı'da marihuana yasağını yayan yine Amerikalılar: 1920'li yıllarda "Esrar gençlerimizi pasifize eder. Bunun sonucunda, dünyada demokrasinin teminatı olan ABD, komünist tehlike karşısında güçsüz kalır" türü sloganlarla propaganda kampanyaları başlatılır. Sonucunda "uyuşturucu" olduğuna inanılan hintkeneviri bitkisi, zamanla tüm ülkelerde yasaklı maddeler listesine alınır. Oysa bu yüzyıldan önce, Osmanlı'nın da dahil olduğu geniş bir coğrafyada rahatça tüketilen marihuananın "ruhunu hapseden şeytan" olduğu, kimsenin aklına bile gelmemişti.

Şimdiyse, 20'inci yüzyıla özgü tarihi hatalardan biri olan marihuana yasağı düzeltilmeyi bekliyor. Marihuananın özgürlüğü için mücadele verenlerin dediği gibi: "Hemen şimdi!"

ZİHİN AÇIYOR

"Uyuşturucu bağımlılarının savunusu" diye pek ciddiye alınmayan "marihuananın bilinci açtığı" tezi bilimadamları tarafından doğrulandı. Nörobiyologların son bulguları marihuananın bilincin "algı çerçevesi"ni gerçekten genişlettiğini gösteriyor. Buna göre, kullananların bazen farklı gördüğü görsel imgeler bilincin daha derinindeki bir algı düzlemi. Yani halüsinasyonlar, tamamen bilinçaltına ait gerçek resimler. Örneğin Diazem ve Valyum gibi sakinleştiricilerin sırrı, beyinde hippocampus'un sansür mekanizmasını artırarak rahatsız edici ayrıntıları bilince ulaşmadan sansür etmesi. Marihuana gibi maddelerse tersine, beyindeki sansür mekanizmasını yavaşlatıyor ve "normalde" farkında olmadığımız ama gerçekte varolan ayrıntıları görmemizi sağlıyor. Buna göre esrar içenlerin gördüğü, daha gerçek ve sansürsüz resimler. ''

http://members.tripod.com/tezcan_tomak/marihuana.html
:arrow: viewtopic.php?f=47&t=28948&p=243698&hilit=marihuana#p243698

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi?
İletiTarih: 03 Eyl 2015, 21:57 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2749
Konum: Salpazari Cepni
Hala beraat etmedimi bir kayip gun daha...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi?
İletiTarih: 03 Eyl 2015, 23:26 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4087
Resim
http://www.deveninpabucu.com/?p=93

İran benim bildiğim İslam ülkesi orada beraat etmiş.
Alkol yasaksa. Ve bir çok İslami haramlar yasak ise gerisini sen düşün!

Bedava ilaç ya ondan yasak. Narkotik le alaksı yok senin anlıyacağın.
Tamamen duygusal olay.

Ayrıca eroin kullanımının en düşük olduğu ülkede sanırım Hollanda.?

Yasaklar ;


1. Otobüse kadınlar ayrı, erkekler ayrı sıradan binerler.
2. Kadınlar otobüsün arkasına, erkekler ön yarısına otururlar.
3. Bir erkek kardeşi, kızı, karısı olmayan bir dişiye bir göz kırpımlık süreden uzun bakamaz. Bakarsa sarkıntılığa girer, suç işlemiş olur.
4. Erkek ile kadın tokalaşamaz.
5. Kadın kahveye oturamaz.
6. Yabancı erkekle kocası da olsa bir masayı paylaşamaz.
7. Kadının en çok yüzü görülür. Ayak bileğine dek kapalı olmalı. Saçı görülemez.
8. Kadın çalışabilir. Binek aracı sürebilir.
9. Açık renkli giysiler yasaktır. Siyah, kahverengi, gri tonları kullanılmalıdır. Kırmızı, sarı, yeşil, mavi gibi çekici renkler kullanılamaz.
10. Evlerde çanak anten, kablolu TV yasak.
11. Alkollü içki yasak.
12. Pob, jaz, batı müziği yasak.
13.İnternette her siteye girilemez. Söz gelimi, Superonline sakıncalı olup, engel konmuştur.
14.İnternette ABD gibi sakıncalı ülkelerden ileti alınamaz ileti yollanamaz.
15.İnternetten alınan/yollanan her ileti denetlenir.
16. Mollalar yönetimi eleştirilemez.
17. Evde de olsa, parti verilemez.
18. Bar, dansing, disko yasak.
19. Ramazanda, oruç süresince dışarıda yemek yemek , yemek satmak yasak.
20. Dışarıdaki sakıncalı ülkelerin dergilerine yayın yollamak, konuşma vermek, yayın yapmak yasak.
21. Genelev açmak, işletmek, gitmek yasak.
22. Her TV kanalını izlemek yasak. Bazı yabancı kanallar üzerine kapatma kuşağı çekilip yalnızca ses alınıyor.
23. Erkekler kıravat takmıyor.
24. Erkekler kadınlar bir yerde oynayamıyor.
25. Bir kadın ancak bir erkekle evlenebilir. Ne var ki bir erkek isterse 4 yada daha çok kadın
http://www.ahmetercan.net/UploadDosya/y ... saklar.htm


12. Pob, jaz, batı müziği yasak. :mrgreen:

Bak yassağmış. Ampul e dikkat nasıl patlıyor. :lol

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 12 Şub 2016, 19:39 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Kavurma kazanından 16 kilo esrar çıktı. Şubat 12, 2016.

Resim

:arrow: Bayrampaşa`daki Büyük İstanbul Otogar`ında uyuşturucudan kaydı bulunan şüphelinin yanındaki kavurma kazanında 16 kilo 100 gram toz esrar buldu.

Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bayrampaşa`daki Büyük İstanbul Otogar`ında uyuşturucudan kaydı bulunan şüphelinin yanındaki kazanda kavurma altına gizlenmiş 16 kilo 100 gram toz esrar buldu.

Foto: DHA

İstanbul Emniyet Müdürlüğü`ne bağlı Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri uyuşturucu ticareti yapan kişilerin yakalanması ve uyuşturucu maddelerin bulunması amacıyla Bayrampaşa`daki Büyük İstanbul Otogar`ın da denetim yaptı. Yapılan uygulamada şüpheli davranışlar sergileyen bir kişi , Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin dikkatini çekti. Polis ekipleri şüpheli 53 yaşındaki N.B.`nin Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgulamasını yaptı. Uyuşturucu`dan kaydı bulunan N.B. incelenmek üzere gözaltına alındı.

:arrow: TÖVBE ETTİM YALANI TUTMADI

Ekipler, şüpheli N.B`nin 2 çuvalda bulunan eşyaları arasında bir kazan buldu. N.B., kazanın içerisinde kavurma olduğunu belirtip, uyuşturucuyu tövbe ederek bıraktığı yönünde polis ekiplerini ikna etmeye çalıştığı iddia edildi.

:arrow: 16 KİLO 100 GRAM TOZ ESRAR

Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tencerenin içini kontrol ettikleri sırada kavurmaların altına gizlenmiş 16 kilo 100 gram toz esrar buldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan N.B. çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
DHA
:arrow: http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/kav ... i-1088120/

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 12 Şub 2016, 21:23 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4087
Git Amerika ya, git Hollanda ya, git Kanada ya...
Orada sat burada suç. Bunların ne sattığı da muamma.. Kim bilir içine ne katıyorlar..
Ne hikmetse bu narkotikçiler hep ucuz madde yakalıyorlar??

Baronu olan maddeler sentetik cinsiymiş.. Hep fakir zehir tacirleri garibanları yakalıyorlar nedense :lol:
Hıncal Uluç köşesinde yazdı bunu.. Baronlar koko ticaretçileri...

Kilolarca koko, eroin yakalandı haberlerinizi bekliyoruz.

Alıntı:
Yani torbacı ikinci el değil. Birinci el.. Esrarın toptancısı yok. Baronu da yok. Çünkü insanları zengin edecek bir piyasası ve fiyatı yok..
Yani, "Ünlüler operasyonu"nda polisin yakaladığı torbacılar malı üretenler zaten!.

17 Ağustos 2013
H.Uluç


Alıntı:
Eroin ve kokain fevkalade kârlı ticaretler.. Maliyeti beş dolar olan mal, son kullanıcının eline gelince 5 bin dolara çıkıyor. Bin misli..
H.Uluç

:shock: :roll:

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 12 Şub 2016, 21:44 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Şub 2013, 12:23
İleti: 8106
Ne alaka diyebilirsiniz, biraz uçuk bir misal vereceğim.

Türkiye Cumhuriyeti´nin başat sorunu PKK olmadığı gibi, keyif veren maddeler arasında başat sorunu teşkil eden madde de "THC", yani "cıgaralık", yani "esrar" değil.

Bunu bir güzelleme olarak algılamayın lütfen.

_________________
Küçük bir hatayı büyük bir hataya çevirmek istiyorsanız, o küçük hatayı savunun. Vladimir İlyiç Lenin


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 13 Şub 2016, 00:44 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Arl 2010, 03:44
İleti: 4240
Konu kenevirken neden esrar, eroin ve kokainden bahsediliyor ben anlayamadım. Çok değişik maddeler bunlar.

İnsan beyninde bir çok kenevir reseptörleri var ve kenevir bir çok hastalığa deva, özellikle kansere.

_________________
viewtopic.php?t=14113


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 13 Şub 2016, 02:19 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4087
Anksiyete, depresyon tedavisinde ve daha ağır hastalıklarda da kullanıldığından ilaç baronları gündeme getirip duruyorlar. Haber kanallarında dünyanın en kötü şeyiymiş gibi haber yapılıyor... Türkiye de 4 kişiden 1 i antidepresan ilaç kullanıyor.. Pazar büyük anlıyacağınız.. Bu sosyal bunalımda da toplumun antidepresan kullanımı az bile... 4 kişiden 3 ü kullansa şaşmamak lazım.. Psikiyatır lara halen deli doktoru diye bakıldığı için toplum rahatsızlığını örtüyor.. Doktora gitmiyor.. Bu ilaçları kullanması gerekli ise de kullanmıyor.
Alıntı:
ABD'de de ilaç harcamaları yılda yaklaşık 200 milyar dolara yaklaştı. Bunun büyük bir bölümünü nöropsikiyatrik ilaçlar oluşturuyor. ABD halkının da psikolojik eşiği yüksek değil. Obama hükümeti de sağlık paketinde bütçe kısıtlamalarına gitti, ilaçlar da buna dahil."


Parkinson ilaçlarının ihtiyaca cevap vermeyişi ve buna rağmen hastalara dayatılması...

Hangi birini sayalım.. Devlet narkotik diyorsa narkotiktir. Neden ini bize değil Emniyete sormak lazım @billur..

Benim merak ettiğim neden satıcı dururken içenleri yakalıyorlar?
Veya içene niye kamu davası açılıyor? Yasa koyucular neyin peşindeler?
Kimin rantiyesini savunuyorlar.. Mariuhuna içme diye bir suç olabilir mi? Hapis cezası ile yargılanabilir mi?

Bildiğin ilacı narkotik ilan etmişler. İyi anladık.. Satanı yakalayın. İtirazımız yok. Satana 100 yıl hapis isteyin.. Ama kullanana hapis cezsıda neyin nesiymiş? Bu nasıl bir kamu davasıymış? Ruhsatlı bina çöküyor kamu davası olmuyor da.. Dünya da aspirin kadar yan etkisi olmadığı savunulan bir madde ağır suç teşkil edebiliyor?

Kanser olursak, Parkinson olursak serbest olduğu bir ülkeye gideriz ilaç kullanmak için artık...

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 14 Şub 2016, 01:52 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Arl 2010, 03:44
İleti: 4240
Bu gün dünyada ilaç sanayinin gücü kenevir ve daha başka doğal ve patenti olmayan ve de özellikle iyileştirme sağlayan gerçek kürlere izin vermeyecektir. Olay bu sanırım. Nüfus kontrolü, güç uygulama ve ayrıca deneme tahtası gibi kullanma...

_________________
viewtopic.php?t=14113


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 01 Nis 2016, 19:13 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4087
billur yazdı:
Bu gün dünyada ilaç sanayinin gücü kenevir ve daha başka doğal ve patenti olmayan ve de özellikle iyileştirme sağlayan gerçek kürlere izin vermeyecektir. Olay bu sanırım. Nüfus kontrolü, güç uygulama ve ayrıca deneme tahtası gibi kullanma...


İzin çıkmışta baya tuzlu :mrgreen:

Alıntı:
Ocak ayı sonunda Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihazlar Kurumu’nun satışa izinli olan ilaçlar listesinde yer verilen ‘ağız spreyi’ katagorisindeki kenevirden imal edilen ilaç, kanserli hastaların kullanımına sunuldu. Kırmızı reçete ve özel izinle alınabilecek ilaçla ilgili herhangi bir açıklama yapılmaması, ilacın yasalaştırılmasının aciliyetine bağlanıyor. Halen üzerinde çalışılan mevzuatın ise kanserli hastaların kenevir özüyle şifa bulmalarının gecikmesini engellemek amacıyla ilacın izninden sonraya bırakıldığı kaydediliyor.http://www.sozcu.com.tr/2016/ekonomi/hi ... k-1091195/


Alıntı:
Medikal amaçlı esrar kullanımı Türkiye’de de yasallaştı. Hem de çaktırmadan. Sessiz sedasız. İlaç Türkiye’de henüz üretilmiyor olsa da, kırmızı reçete ile yurt dışından getirip kullanılması artık mümkün.

Merkezi İngiltere’de bulunan ilaç şirketi GW Pharmaceutical, hint keneviri yetiştirerek ilaç geliştirmek için ABD Federal İlaç İdaresi’nden onay almış.


100 ler ce sterlinmiş ilaçın satış fiyatı reçete letseniz bile erişimi sorun...
Görüldüğü gibi bu ülkede her gelişme kapitalist baronların çıkarları doğrultusunda işliyor.
MS hastaları ile tokatlıyacaklar Maliye/Sağlık bütçesini..

Alkolü de reçete letip satsanıza :lol: Keza sigara da öyle.. Hoş bunların tedavi edici de özelliği yok ya hadi neyse...

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Re: Kenevir Beraat Etmeli mi? Uyuşturucu Hk.da.
İletiTarih: 14 Nis 2016, 22:37 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Arl 2010, 03:44
İleti: 4240
Ne saçma ülkemizde yetişmesi çok uygn bir bitki, illa insanları soyacaklar. Özgürlük varmış gibi ama yok. Hep palavra hem -mış gibi...

_________________
viewtopic.php?t=14113


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 14 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.