Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 24 Şub 2018, 06:45


Yeni bir konu gönderCevap gönder 14 sayfadan 10. sayfa   [ 205 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 25 Mar 2015, 21:02 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408

Alıntı:
Sabit yazdı:
Aşık Mahsuni Şerif'in kendini dolandıran bir organizatör için yazdığı, ''Abur cubur adam ben seni nidem'' diye bir türküsü vardı. Abur cubur adam'ın konser organizasyonundan anladığı ve murat ettiği sanatçının parasını dolandırmakla sınırlıydı. Mahsuni Şerif bir Avrupa turnesinden beş kuruşsuz ama aklında Abur cubur adam türküsüyle döndü. Mahsuni Şerifle kısa zamanlara sığdırılmış yoğun dostluklar yaşadım, bir sohbette ''Abur cubur adam bu türküye verdiği ilhamla borcunu ödedi'' dedi. Abur cubur adam kırkbeşliği çok satmıştı.
2013 yılından beri bu iş abur cubur adamlarla, akıllarla olmaz dememizin bir sebebi var. Tayyip'inde çözüm sürecinden anladığı ve murat ettiği Kürt oylarını devşirerek kendi iktidarını perçinlemekle sınırlı. Ancak bu arada toplum en azından ''Kürt SORUNU NASIL ÇÖZÜLMEZ''i öğrendi.
Kürt sorunu ve çözümü Tayyip'in derdi değil, Tayyip, ''ben ne dersem onu yapın gerisini merak etmeyin'' tadında. Eminim ''benim padişah olmamın ne büyük bir mutluluk olduğunu bu toplum niye anlamıyor?'' diye hayıflanıyordur. O, ''Tayyip padişah olduya ben daha ne isterim?'' diyen bir toplum istiyor. İstediği gibi olmayıncada sinirleniyor.
Fısıltı gazetesi Tayyip'in çözüm sürecine taş koymasını Cemil Bayık'ın ''Tayyip tımarhaneye tıkılmalı'' sözüne yoruyor. Hoş taş koymasa da ortada çözüm falan yok. Aylardır yazıyoruz, Güney doğudaki hareketlilik bir barış hazırlığına benzemiyor savaş hazırlığına benziyor diye. Bu durumu görmemek için kör olmak yetmez görmemeye kastetmiş olmak gerekiyor.
Gelelim işin esasına,
Tayyip bu çıkışıyla ne Kürtlere ne Türklere bir gönderme yapıyor onun asıl hedefi ''Bana olan desteği sürdürmezseniz çözüm sürecine ve BOP'un Türkiye ayağına yokuş yaparım'' diyerek ABD desteğinin Tayyip'in başkanlığınıda kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve sürdürülmesini sağlamak. Ben yoksam BOP'un Türkiye ayağı yok aklınızı başınıza alın diyor. Bu restleşmenin ABD nin TSK yı yeniden ön plana çıkarmasıyla neticelenebileceğini ve ABD nin TSK-Hükümet sorununu kaşıyarak Tayyip'i zora sokacağını bildiğinden TSK dan özür diliyerek ön alıyor.
Şimdi kendisine İnönü'nün ''Kaplanla yatağa girmek'' sözünü hatırlatmakta fayda var. Bu ''rest'' in gereğini yapmak kısa vadede ABD nin işine gelebilir ancak bu reste boyun eğmek ABD nin uzun vadeli stratejik hesaplarının gereğine uygun değildir. Bildiğimiz ABD kendi hedefleri konusunda opurtunist davranmaz uzun vadeli çıkarlarını kısa vadeli çıkarlara feda etmez (Aklında olsun diye söylüyorum)
Padişahlık heva ve hevesinin ümitsiz bir çılgınlığa dönüşme ihtimali var mıdır? Tayyip'in kişilik yapısına baktığımızda bunun mümkün olabileceğini söyleyebiliriz ancak Davutoğlu'nun ABD de yaptığı gizli görüşmeleri hafife almayın, Hakan Fidan'ın tekrar MİT'e dönüşünün Davutoğlu planlarına set olduğunu opsiyonel olarak düşünün. Ancak Fidan'ın sır tutarken istisna kişiler kurumlar için ayrıcalık yapabileceğinide düşünün.
Son olaylarla Tayyip'e bir ayar verildi, ayar tutar mı tutmaz mı göreceğiz.
Çözüm sürecimi? O, artık başka bahara .
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=28205&start=30

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 31 Mar 2015, 09:42 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
TylerDurden yazdı:
Bıkmadınız şu hamasi nutukları atmaktan.

"Nasa´nın şefi aslında Türk"
"Ingilterede Türk bilim adamı kansere çare buldu"
Bunlar çocuk masalları.
Çetin Altan bunu çok güzel yorumluyor, "Türkün Türke propagandası"
Neredeymiş bu bilim adamları?Yurtdışında, yani Türkiyede değil.

Türkiye´nin teknoloji özürlü olması´nın sebepleri belli.
Bunları beş yüz kez konuşma´nın anlamı yok.
Cumhuriyetin kurulması ile bir adım atıldıysa bile, Menderesin attığı adımlar ile bu gelişme sekteye ugradı, 24 Ocak kararları ile ülke tam bir kölelik ve sömürü aracı haline sokuldu.

"Araba araba araba" hezeyanlarınızı anlamıyorum.
Varsa yoksa araba.
Kuşkusuz bir araba dizayn etmek ve yerli bir motor üretmek önemlidir.
Bu çok zor da değildir.
Mesela ABD de, otomobil şirketleri´nin haricinde onlarca hatta yüzlerce motor üreten şirketler var.
Fakat asıl meseleyi kaçırıyorsunuz (bilerek yada bilmeyerek)
Türkiyede insanlar, montajdan ibaret ve eskimiş Renault Fiat marka arabalara bilerek muhtaç bırakılıyor.
Bu markaların sahiplerine bakın.
Tayyip kimin fabrika açılışlarına gidiyor?
Geçmişte ve bugün halk güdülüyor.
Siz bakmayın Tayyibin fabrika açılışında, "yerli otomobil üretin" çıkışına.
O cümlede direm samimiyet yok.

Eğitim müfredatını dışarıdan alan, tapelerin sahte olduğunu hisseden teknoloji bakanına sahip olan, dört beş yaşındaki çocuğa cenneti ve cehennemi anlatan, el öpen rektör ve parti liderlerine sahip, kızlar ile erkeklerin beraber oturmasına muhalif, namusu bacak arasında arayan, herşeyin arkasında "proton elektron nötron" değil "allahı" arayan bir kafa uzaya falan gidemez.
Bu bilimin tabiatına aykırı.

Kendinizi kandırmaktan vazgeçin.
Hele hele bu işleri AKP ile başarabileceğimizi kafanızdan silin, böyle bir ihtimal YOK.
Emin olun zaten onların da öyle bir hedefi de yok.
Miting meydanlarında gariban halka anlatılan bir masaldan ibaretdir.
Özellikle AKP´nin, islamcı tarikatcı rantcı hırsız ve saltanatcı kimliği ile bilim bilgi teknoloji ve çağdaş bir düşünceyi yan yana getirmek mümkün değildir.

Ilber Ortaylı´nın ifadesidir!
"Bakkal kafası"
Bu kafa topluma herhangi bir dalda çağ atlatamaz, aksine toplumu geriletir.

:arrow: viewtopic.php?f=30&t=29600

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 01 Nis 2015, 18:22 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Yahweh yazdı:
Eğer sandıkla demokrasi sorunu çözülebilseydi TC demokratik bir ülke durumunda olurdu. Sabit "HALK KİM?" diyerek güzel bir yere vurgu yapmış. Bizim gibi 3. dünya ülkelerinde halkin dilinden anlayan, popülist, hitabet ustası her kişi seçimlerle başa gelebilir, iktidarı kendisi ve hakim sınıflar için kullanabilir. Bertrand Russel bu durum için "Halklar hitabet ustalarına karşı bağışıklık kazanmalıdır" diyor. Bu durumun oluşması için de bilinçli ve eğitimli halk yığınlarının oluşması gerekli.

Platon devlet adlı eserinde Demokrasi = seçim paradigmasını ele alırken şöyle diyor: "Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.
Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.''

Yani demokrasi kavramını sadece sandık olarak ele almak mekanik ve yüzeysel bi bakış açısı. Bir ikinciside sosyalizme kara çalmak için yine sandık kavramını kullanmanız artık kabak tadı verdi.
:arrow: viewtopic.php?f=15&t=28647&start=60

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 16 Nis 2015, 22:18 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
Mevcut anayasal düzeni bekleme odasına aldığını iddia eden bir Cumhurbaşkanı için artık anayasal düzeni ihlal ettiğinden bahisin bir anlamı yok. Hatta bunu tartışılabilir bir konu gibi ele almak ancak Tayyip'in yararınadır.
Anayasaya aykırılık iddiası sanırım anayasa mahkemesinde bir karşılık bulacaktır. Bunu bir tarafa bırakarak Tayyip'in Cumhurbaşkanlığının, Davutoğlunun Başbakanlığının meşruiyeti tartışmaya açılmalıdır. Anayasa, kendisini değiştirme kurallarına uyulmadan fiili olarak değiştirilmiş gibi yapılmakta ve hayali bir kitlenin bu değişikliği benimsediği savunduğu iddia edilmektedir. Yani Cumhurbaşkanı da, Başbakan da her şey tamam halk hazır geri kalan formalite havasındalar ve vakit geçirmeden parlamentodan yeterli oyu aldıkları, halkın bu sonucu referandumda onayladığı havalarında uygulamaya geçtiler.
Şüphesizki bu halin hukuk dünyasında ''olabilirlik'' sonucunu verecek bir karşılığı yok.
Aksine anayasal düzeni gelecekte elde edeceklerını tasavvur ettikleri hayali bir oy desteğine refere ederek şimdiden değiştirmeleri ve buna göre vaziyet almaları anayasal düzeni fiilen ve zora dayalı olarak değiştirmek suçudur. Çünkü iktidarı elinde bulunduranlar kendilerine itiraz edenlerin üzerine kamu gücünü sevketmektedir. Ülkede Cumhuriyet savcılıkları susmuş, cumhuriyeti koruma ve kollama görevi güya yasal düzenlemelerle elinden alınmış ordu sindirilmiş, bürokrasi vesayet suçlamaları altında iktdarın yasal olmayan talimatlarına da itiraz edemez hale getirilmiştir. Yani gayrı meşru bir yapı şu an iktidara vaziyet etmiş durumdadır.
Halk bu konuda önündeki yolları tüketmektedir. Demokratik zeminin hızla halkın altından çekilmesi tüketilecek yolların sonuna gelindiğini göstermektedir.
İktidar, evet bu suç ama biz böyle yapıyoruz ve böyle yapacağız demektedir. 25 Aralıkta Başbakanlık müsteşarı Efkan Ala nın bürokratlara ''siz talimatları yerine getirin yapacaklarınız suç bile olsa biz onu suç olmaktan çıkartırız'' diyerek yukardaki cümle içeriğinin ne ölçüde gerçekçi olduğunu kanıtlamıştır. İktidar bugün de aynı anlayış üzerine davranışını sürdürmekte ve seçilmiş olanların yasalara uymak gibi bir zorunluluğunun olmadığı manasına gelecek açıklamalar ve davranışlar sergilemektedir. Anayasayı rafa kaldırmak yasalara uyma zorunluluklarının olmadığı iddiasında bulunmak veya böyleymiş gibi davranmak Başbakanına da Cumhurbaşkanına da yüklendikleri toplumsal rol ve yetki anlamında meşruiyetini veren normunda ortadan kalkmış olması demektir.
Yani kimse ben anayasayı rafa kaldırdım, ama anayasadan aldığım yetkiyle cumhurbaşkanlığına devam edeceğim diyemez.
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=28819&start=15

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 08 May 2015, 14:35 
Onursal Üye

Kayıt: 24 Oca 2014, 10:22
İleti: 2802
sabit yazdı:
AB olmadı Şangay Beşlisi verelim.
Eeee? Oda olmuyor.
En iyisi Müslüman kardeşler üyeliği de bilmem kabul ederler mi?
Neyse biz IŞID tir El Nusra dır artık Allah ne verdiyse işimize bakalım.
Keloğlan masalının stratejik derinlik olmadığını ve bunun üzerine Dış politika kurulamayacağını ne zaman anlayacaksınız.
Tamam, bu halkın kahiri ekserisinin ahmak olduğu yordamı üzerine bir siyaset kurdunuz ve haklı çıktınız ama bunun dış politikada da aynı neticeyi vereceğine nasıl ikna oldunuz.
Devlet adamı olmakla mütegallibe olmak arasındaki farkı ne zaman anlayacaksınız?
Tayyip devleti suçlayarak, antidemokratik bularak, devlete küfrederek iktidara geldi şimdi neyi eleştirdiyse on katını kendisi yapıyor hemde hiç bir hukuki kaygı duymadan. Tabi bunun aklı sıra sebepleri var, kendinden öncekilerin sebepleri daha akla yatkın ve açık söylemek gerekirse daha gerçekçiydi.
İskilipli Atıf efendiye yapılanlar, Saidi Nursiye yapılanlar için kıçını yırtıyordu şimdi senin Fetullaha yaptığın nasıl anlatılacak sanıyorsun?
Ama bu paralel iktidarı yıkmak istiyor.
İskiliplinin mahkemede verdiği ifadeye bak onun derdinin ne olduğunu kendi anlatıyor. ''Mesele şapka değil hakim efendi, ben hilafeti, hanedanlığı ortadan kaldıran düzenin sembollerini ve kendisini reddediyorum'' diyor. Yani Cumhuriyete karşıyım ve yıkmak için uğraşıyorum diyor.
E hani onlar faşistti sen demokrattın ne oldu?
Genel sorunumuza dönelim.
AKP ve Tayyip'in genel sorunu YALAN ve Yalancılıktır.
Öyle oluncada bir gün gelir hem ülkende hem de dünyada kepaze olursun, bize yaşatacağın kepazeliklerde cabası.


Konu: http://siyasiforum.net/viewtopic.php?f=1&p=249245#p249245

_________________
Hata yapmayan yoktur. Karşına çıkanın her zaman hata yapabileceğini unutmadan davranmalısın.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 13 May 2015, 23:26 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
Kendine dindar diyen adamların parti kurup, iktidar olarak ülkeyi donuna kadar soyduğu bir dönemde bu tür açıklamaların ne anlamı var anlayan beri gelsin.
Bu ülkede dindar, dinci olmak artık yalan söylemekle, yolsuzlukla, hırsızlıkla, sahtekarlıkla, zalimlikle, hukuksuzlukla birlikte anılıyor.
Ayetler dindarlara hiç bir şey anlatmıyorsa bize ne anlatacak.
İman sahibi dediğiniz adamlar, ''çalıyor ama çalışıyor'' diyerek iktidarı destekliyor. İman sahibi olsanız ne luzum eder olmasanız ne luzum eder. Türkiyenin dindar müslümanları hırsızlığın, yolsuzluğun, yalanın kendileri için bir önemi olmadığını ve bunların imanlarına halel getirmediğini ispatladılar.
Bir tek adam çıktı ve ''ben müslümanım bana yalan söyletemezsiniz'' dedi. Kimden bahsettiğimi anladınız Dolmabahçedeki caminin müezzini. 75 milyon müslümanın yaşadığı koca ülkede bir kişi. Onunda başına gelmeyen kalmadı yani siz aranızdan yalan söylemek istemeyeninde canına okudunuz. Çünkü topunuz yalancı ve sahtekarsınız, olmadı korkaksınız.
Bir taraftan ülkeyi sahtekarların tasarrufuna teslim eden bir anlayışa zihniyete sahip olacaksınız diğer taraftanda din iman diye millete ayar vereceksiniz.
Bu iktidarı hırsızlıkları, sahtekarlıkları, yalanları, yolsuzlukları nedeniyle lanetlemediğiniz sürece size kim inansın? İmanlı olsanız ne luzum eder olmasanız ne?
Hırsız mısınız? Hırsızsınız.
Yalancımısınız? Yalancısınız.
Sahtekarmısınız? Sahtekarsınız.
Yolsuz musunuz? Yolsuzsunuz.
Rantçı mısınız? Rantçısınız.
Destekliyormusunuz bu iktidarı? Destekliyorsunuz.
Ayet şöyle demişte, hadis böyle demiş. İş ortada işşş!
Bu laneti taşımak istemiyorsanız dininizin gereğini yapın, zaten yapıyoruz diyorsanız hiç konuşmayın.
Bu lanet sizin sırtınızdadır ve din don diyerek bizi daha fazla soyamayacaksınız.
:arrow: viewtopic.php?f=48&t=30074

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 27 May 2015, 14:03 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
Alıntı:
Turbo yazdı:
Devlet akan kani durdurmak icin Su isleri müdürlügü ile görüsecek degil elbette düsmani ile görüsecek bu tüm savas veya catismalarda böyledir. Devlet soruna cözüm üretmek cikar yol bulmak icin düsmanla görüsür bunbdan dogal birsey olamaz. Ister muhatap alin ister almayin, düsman sürekli malina canina zarar veriyorsa ve cözümün tek cikar yolu savastan gecmiyorsa birseyleri görüsmeye mecbursun demektir. Türkiyede hangi parti basta olursa olsun ayni seyi yapacagindan hatta belki diger partilerin dahada ileri gidebileceginden eminim, CHP de bu konuda bircok önemli rapor hazirlamistir. Bu sorun bir devlet sorunudur siyasi partilere indirgenemez, ayni sorun bugunku siyasi partiler daha ortaya cikmadigindan beri var.



Mesele devletin kimi muhatap alacağıdır.
Dünya terörist listesine girmiş bir örgütün liderini mi?
Yoksa seçmenlerinin oyuyla meclise gelmiş legal bir partiyi mi?
Devletler düşman olarak tanımladıkları gruplarla artık egemenlik ilişkisine dayalı müzakere yapamazlar, bu durum devleti işgalci durumuna düşürür. Bunun yaratacağı sonuçları göremediğiniz için yaptıklarınızı barış sürecinin bir parçası olarak görüyorsunuz. Uluslararası hukukun temel prensiplerinden biri devletin vatandaşlar arasında çıkan nizayı zabıta tedbirleri ile engellemesidir. Devlet zabıta tadbirleri ile nizayı engelleyemediğini itiraf ediyor ve ''Düşman'' nitelemesi altında müzakereye yöneliyorsa artık egemenlik hakkından bahsedemez. Müzakere eşit hukuki haklara sahip taraflar arasında yapılır. Halbuki devletin vatandaşla ilişkisi egemenlik ilişkisidir.
Devlet birini ''düşman'' olarak tanımladımı artık onunla olan sorununu iç hukuk yollarıyla çözemez. Devlet düşmanı ''mahkum'' edemez ancak ''tutsak'' eder. Apo'nun kendisini ''tutsak'' olarak tanımlaması amaçsız değil.
Türkiye hükümeti Terör örgütü olarak tanımladığı örgütün liderini sadece muhatap almamış, onu aynı zamanda Kürt halkının lideri haline getirmiştir. Aponun 30 yıldır savaşarak gerçekleştiremediğini devlet onu tanıyarak ve Kürt halkına doğrudan mesaj iletmesini sağlayarak gerçekleştirmiştir. Bu davranışıyla devlet Kürt halkına ''sizin lideriniz olarak APO yu tanıyoruz'' demiştir. Tüm Kürt halkıda konuyu böyle algılamış hatta Apo ve PKK taraftarı olmayan Kürtler bundan şikayetçi olmuşlardır.
Silahlı bir örgütü ''ne yapalım kavga bitsin diye buna mecburduk'' gerekçesine dayanarak muhatap alırsanız artık onlar üzerindeki egemenlik hakkından bahsedemezsiniz. Bir halkın temsilcisini esir almış olursunuz. Bu durum meselenin uluslararası nitelik kazanmasına sebep olur. Meselenin çözümü artık sizin iradi tasarruf alanınızdan çıkar.
Apo ve kandil hükümeti bu anlamda çok ciddi bir çıkmaza sokmuştur. Hükümetin şimdi barış süreci bitmiştir manasına gelen açıklamalarının manası bu. Ancak gerek hukuksal olarak gereksede sosyolojik olarak artık geçmiş olsun.
İşin sosyolojik boyutuna biraz bakalım;
Kürt halkı bu süreci nasıl anladı?
Eğer Güney doğuya gider ve halkla ilişki kurarsanız size söyleyecekleri ''30 yıl savaştık va kazandık'' olacaktır. Orada yapılan hazırlıklara baktığınızda ise o bölgede yapılan hazırlıkların hiç birinin barış hazırlığı olmadığını çıplak gözle görebilirsiniz. Güney doğuyu çırılçıplak ve önyargısız izleyen bir göz orada bağımsız bir Kürdistan hazırlığının son hız devam ettiğini görür. İsterseniz Ağrı, Hakkari, Şırnak bölgelerini bir gezin söylediklerimin eksiği var fazlası yok olduğunu anlayacaksınız.
Halkın motivasyonunu en fazla neyin yükselttiğini sorarsanız ''Devletin Apo yu tanıması'' olduğunu yine çırılçıplak görebilirsiniz.
Ben ''ulusların kendi kaderini tayin hakkına'' saygı duyan biriyim ama olanı bu şekilde değerlendirmekte mümkün değil Kürt halkı kendi kaderini tayin etmiyor, Kürt halkının kaderini devletinde yardım ve katkılarıyla PKK örgütü tayin ediyor.
HDP ise Kürt siyasal hareketinin sistem içine çekilmesidir onu etkileyen faktörlerden biri PKK olsada sistem içi bir partinin devlet sınırlarını aşması olanağı yoktur. Bu hal örgütün parti üzerindeki etkisini ehlileştirecek ve parti Kürt halkının temsilcisi haline dönecektir.
Sizin şimdi yapmanız gereken, Kürt halkının temsilcisi olarak dağdaki silahlı örgütü mü alalım yoksa legal olarak seçilmiş temsilcilerimi alalım, arasında seçim yapmaktır. Meclisteki bir temsilci Kürt halkının devletle ilişkisinin yasal sistem içi mecrada kurulması ve egemenlik ilişkisinin tanınması demektir. Dağdaki örgüt ise zaten egemenlik ilişkisini tanımadığını ilanen dağa çıkmış ve kendine bir koruma mevzii oluşturmuştur.
Hadi birde böyle bak bakalım hangisi ihanet.
Alıntı:
Turbo yazdı:
Gercek anlamda özgürlük ve demokrasiyi bu gibi sirtini silahli güclere yaslamis partiden bekleyen zavallilar,


Silahlı gücün lideri ile doğrudan ilişki kurmayı ve onu tamsilcilik makamına yükseltmeyi nereye koyuyorsun?
Bu mantıkla bu sorunun altından kalkılmaz Turbo.
Bu sorun söylediğin gibi partiler üstüdür ve çözüm yeri CHP ninde dediği gibi Meclistir.
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=30198&start=15

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 28 May 2015, 11:09 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Tamisabet yazdı:
HDP = AKP bunlar seçim öncesi tiyatro hazırlıklarıdır.

HDP barajı aşamazsa terörizme devam edecekmiş. ba ba ba...
Ulan deveye neren eğri demişler nerem doğru ki demiş. Bunların savunması da gayrı meşru..
Barajı aşamadım diye isyan ederse birtek haklı ve akıllı kendileri olacak. Bu isyanların sonu yok. Adamın niyeti başka..
HDP nin kaderi bu seçimlere mi kalmış? Adamın siyaset mantığında bile şiddet var. AKP den ne farkın kaldı senin? Bu seçimde %9.9 ile meclise giremezsen bir dahaki seçime çok çalışır geçersin. Siyaset bu neticede savaşa gitmiyoruz seçime gidiyoruz!!
Belediyeler zaten senin değil mi? Doğu Anadolu da 10 civarı şehir belediyesini yönetiyorsun ama nereniz eksik kaldı da bu seçimde meclise giremezsek teröristlik yaparız diye tehdit savuruyorsun?

Adamların demokrasi mantığı da yamuk , siyaset mantığı da yamuk , ögürlükçü mantığı da yamuk bunların neresi doğru be kardeşim?

Bundan öne silah - kız - uyuşturucu kaçakçılığı ile ceplerini dolduran bir oluşumun neresinden tutarsan yamuktur.

Büyük ortadoğu projesinin alt başlıklarını her iki partide de bulabilirsiniz. AKP = HDP bunlar proje partisidir. İkisi de dışgüçlerle anlaşmaya kökten razıdır. Yeterki kendi anlayışlarına göre yürütsüner.

İster geçsin isterse de %9.99 ile baraj altında kalsın çokda anlam ifade etmiyor onların niyeti ezelden beri belli. Sadece bunu bahane yapıyorlar.
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=30198&start=15

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 11 Haz 2015, 15:11 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
MHP ye Açık mektup,
Seçim propagandanızı AKP den hesap sorma, Türkiyeyi normalleştirme, hukuku yeniden hakim kılma üzerine kurdunuz ve halk size bu taahhütlerinizi de dikkate alarak oy verdi.
Şimdi önünüzde böyle bir fırsat var.
AKP ile koalisyon kurarak 12 yılın hesabını nasıl soracaksınız? Bu ne kadar inandırıcı olacak? Kadrolarınızın boğazına kadar pisliğe batmış AKP kadrolarının pisliğine bulaşmadan ortaklık yapacağını nasıl garanti altına alacaksınız? Dört bakanın yargılanması 12 yıllık pisliğin temizlenmesine yetecek mi? Bu ortaklığın sizi AKP pisliğinin içinde boğacağını görmüyormusunuz?
Önünüzde çok önemli bir fırsat var, bu aynı zamanda Türkiyenin fırsatı.
Kırmızı çizgilerinizi çekin ve Türkiyeyi normalleştirmekle sınırlı bir koalisyon için zamanla tahdit edilmiş bir CHP-HDP-MHP koalisyonuna girin. Varsın çözüm süreci beklesin, Türkiyenin başat sorunu şuan Kürt sorunu değil Türkiyenin hukuk düzeni içerisine çekilmesidir.
Türkiyenin hukuk düzeni içine çekilmesinin birinci şartı, Türkiyeyi hukuk dışına çıkartana sorulacak hesaptır. Bu hesap sorma AKP yi yok eder. Herkes biliyorki bu adamlar boğazına kadar pisliğin içinde şimdiye kadar ortaya çıkanların devede kulak bile olmadığını hepimiz biliyoruz.
Dağılan AKP seçmeninin gideceği birinci adres MHP dir. Bu MHP yi merkez sağ parti yapar.
Bu birliktelik HDP yide gerçek manada Türkiye partisi yapar. Çünkü HDP de kendi tabanının öncelikli sorununu ertelemiş ve Türkiyenin sorununa sahip çıkmış olacaktır. (Barış zaten bu demektir.)
Bu sorumluluk sırtındadır MHP. Sadece bu davranışla bile barışa, çözüm süreci safsatasından bin kat daha fazla katkı vermek imkanınıda sorumluluk olarak anlamalısın.
Aksi halde bu fırsatı, kişisel kaprisleri ve derin öngörüsüzlüğüyle harcamış marjinal bir hamaset partisine dönüşürsün. Ve bir dahaki seçimde CHP liler barajı geç diye sana oy vermek zorunda kalırlar. Bu son fırsattır.
:arrow: viewtopic.php?f=4&t=29828&start=90

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 23 Haz 2015, 09:33 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
MHP ye Açık mektup,
Seçim propagandanızı AKP den hesap sorma, Türkiyeyi normalleştirme, hukuku yeniden hakim kılma üzerine kurdunuz ve halk size bu taahhütlerinizi de dikkate alarak oy verdi.
Şimdi önünüzde böyle bir fırsat var.
AKP ile koalisyon kurarak 12 yılın hesabını nasıl soracaksınız? Bu ne kadar inandırıcı olacak? Kadrolarınızın boğazına kadar pisliğe batmış AKP kadrolarının pisliğine bulaşmadan ortaklık yapacağını nasıl garanti altına alacaksınız? Dört bakanın yargılanması 12 yıllık pisliğin temizlenmesine yetecek mi? Bu ortaklığın sizi AKP pisliğinin içinde boğacağını görmüyormusunuz?
Önünüzde çok önemli bir fırsat var, bu aynı zamanda Türkiyenin fırsatı.
Kırmızı çizgilerinizi çekin ve Türkiyeyi normalleştirmekle sınırlı bir koalisyon için zamanla tahdit edilmiş bir CHP-HDP-MHP koalisyonuna girin. Varsın çözüm süreci beklesin, Türkiyenin başat sorunu şuan Kürt sorunu değil Türkiyenin hukuk düzeni içerisine çekilmesidir.
Türkiyenin hukuk düzeni içine çekilmesinin birinci şartı, Türkiyeyi hukuk dışına çıkartana sorulacak hesaptır. Bu hesap sorma AKP yi yok eder. Herkes biliyorki bu adamlar boğazına kadar pisliğin içinde şimdiye kadar ortaya çıkanların devede kulak bile olmadığını hepimiz biliyoruz.
Dağılan AKP seçmeninin gideceği birinci adres MHP dir. Bu MHP yi merkez sağ parti yapar.
Bu birliktelik HDP yide gerçek manada Türkiye partisi yapar. Çünkü HDP de kendi tabanının öncelikli sorununu ertelemiş ve Türkiyenin sorununa sahip çıkmış olacaktır. (Barış zaten bu demektir.)
Bu sorumluluk sırtındadır MHP. Sadece bu davranışla bile barışa, çözüm süreci safsatasından bin kat daha fazla katkı vermek imkanınıda sorumluluk olarak anlamalısın.
Aksi halde bu fırsatı, kişisel kaprisleri ve derin öngörüsüzlüğüyle harcamış marjinal bir hamaset partisine dönüşürsün. Ve bir dahaki seçimde CHP liler barajı geç diye sana oy vermek zorunda kalırlar. Bu son fırsattır.
:arrow: viewtopic.php?f=4&t=29828&hilit=abdullah+g%C3%BCl&start=90

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 24 Tem 2015, 15:09 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
Dinlerin veya ideolojilerin bir davranışı emretmesinden daha önemli olan odavranışı meşru kılmaya elverişli bir ortam sağlamasıdır.
İşlediği cinayeti kişi, Tanrının emriyle işledim diyor ve bu ona hiç değilse o dinin inananları nezdinde bir meşruiyet sağlıyorsa artık o emri tanrının gerçekten verip vermemesinin bir değeri yoktur. İstenilen sonuç oluşmuştur. Tanrının bu emri vermediği itirazı o dinin inananlarına düşen bir görevdir. O dinin inananları bu itirazı etkin bir şekilde yapamıyor ve katlin meşruiyet zeminini ortadan kaldıramıyorsa o din, katilin amaçlarına hizmet eder hale gelmiş demektir.
İslamiyet adına işlenen cinayetler, eğer o dinin inananlarını cinayeti işleyeni dinden tecrit edecek bir reflekse sürüklemiyorsa bu durum onları cinayete ortak eder. Bu hal zımmen de olsa bir kabulleniştir. Eğer İslam dini katillerin fiillerinin tanrısal bir emrin ifası şeklinde anşılaşılmasına sebep oluyorsa her halde İslam dinini bu suçlamadan kurtarmak görevi ateislere düşmez. Diin inananlarının ''hayır bizim dinimiz böyle demiyor'' itirazını etkin bir şekilde yapmaları gerekir. Yaptınız mı? Hayır kılınızı bile kıpırdatmadınız. Başörtüsü için yeri göğü ayağa kaldıran kalabalıklar bu konuda neden bir küçük telin mitingi bile düzenleyemedi?
Cuma namazından sonra neden dininizi bu suçlamadan kurtaracak bir gösteri yapamadınız?
Bu suçlama İslam dini açısından Rabia dan daha mı az öneme sahip?
Ortada görünen,
IŞİD islamiyet adına vahşi katliamlarını sürdürmekte,
İslam dünyasından ne entellektüel anlamda ne de kitlesel eylem anlamında tek bir itiraz bile gelmemekte,
Hatta bazı İslam ülkeleri yönetimleri (ki buna Türkiye de dahildir) bu cinayet şebekesini açık açık desteklemektedir.
Müslümanları masumlaştıracak eylemi biz ateistler mi yapalım neyi bekliyorsunuz?
İslam dinini bu vahşetin kaynağı durumuna düşmekten biz mi kurtaralım?
Sizi durduranın ne olduğunu sizde biliyorsunuz biz de biliyoruz bunun için yalana dolana gerek yok. Vahşetin yanına bir de sahtekarlık ve yalancılık katmanın İslam dinine de size de bir faydası olmaz.
Ya yeri göğü inletecek şekilde itiraz edin, IŞİD'İ bütün vahşeti ile tarihe gömün İslamiyeti bu ağır töhmetten kurtarın.
Ya da aksine inanıyorsanız sahip çıkın ve adam gibi insanlıkla yüzleşin.
Bu tavşan boku tavrı islamiyeti bu töhmetten kurtarmaz.
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=30719&start=15

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 03 Ağu 2015, 14:33 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı.

AKP gibi bir soygun ve talan çetesiyle birlikte Türkiyenin sorunlarını çözülebileceğini düşünmek yada böyle anlatmak, eğer masadan biz kaçmıyoruz algısının altını çizmek maksatlı değilse ham bir hayaldir. Türkiyenin öncelikli sorunu ne ekonomi, ne Kürt sorunu, ne dış politika, ne eğitim ne de anayasadır. Türkiyenin tek sorunu Tayyip ve onun şer çetesi haline dönüşmüş AKP dir. Diğer tüm sorunlar Tayyip'in mütemmim cüzüdür.
AKP nin hiç bir parti ile koalisyon yapması kendi açısından mümkün değildir.
Sarayın bütün aklıevvelleri, stratejistleri, cin fikirli şeytan akıllı adamları toplanmışlar ve raporlarını vermişler. Rapor ''hangi şartlarda kiminle olursa olsun koalisyon kurduğumuz taktirde yanarız, bütün pislikler ortaya dökülür, koalisyon içerisinde bunu engelleme olanağımız yoktur.'' diyor. Yıllardır pisliklerin neler olduğunu yazıyoruz, koalisyon demek bu pisliklerin belgelerinin piyasaya dökülmesi demek. Ne olacakki bütün pisliklerin belgesi zaten ortalıkta diyebilirsiniz. Ortalıkta olan, yapılan pisliklerin binde biri bile değil diyeyim siz gerisini anlayın. AKP ve Tayyip'in özel çetesi gırtlağına kadar pisliğin içindedir. Sadece çalmak çırpmak olsaydı sorun, lanet olsun diyebilirdik ama öyle değil. Özellikle ülkenin içine sıçmak için yetiştirilmiş bir ihanet çetesi ne yapacaksa hepsini fazlasıyla yaptılar. Simitçi tezgahlarından otopark kahyalığına kadar her yeri kendileri için rant, avanta alanına çevirdiler.
Tayyip, Çin gezisinde koalisyon görüşmelerine umut bağlamayın dedi ve rotayı çizdi, Davutoğlu ise, ''esaslarını Cumhurbaşkanın belirlemediği bir koalisyonu kimse hayal etmesin'' diyerek Tayyip'e bağlılık andını yineledi.
Yani sizin anlayacağınız biz CHP ile vakit geçiriyoruz nihayette bunun olmayacağını ve bunun sebebinin CHP olduğunu halka göstereceğiz bu aradada vakit kazanıyoruz diyorlar. Bakın seçim olalı iki ay oldu ve Tayyip iktidarı gayrı meşru ve daha ne kadar süreceği belli olmayan bir şekilde iktidarına ve dolayısıyla yağmaya devam ediyor.
Bununla kalsaydı iyiydi, üstüne bir de savaş ve iç savaş çıkarmaya uğraşıyorki, Millet başına sarılan savaş derdine düşüp Tayyip talanını unutsun.
Çözüm süreci mantığı itibarıyle öyle planlanmıştıki bu planı yapanlar, bir gün masayı devirdiklerinde, şartların iç savaş çıkartmaya elverişli olacağını biliyorlardı ve kana susamış katiller gibi masayı devirmek için kendilerince en elverişli zamanı bekliyorlardı. Demek zamanı şimdi imiş masayı devirdiler. Geçen haftanın bilançosu 50 siyasi cinayet. Demirtaş'ın ''saray gladyosu'' tespitini hafife almayın.
AKP her zamanki gibi ve görevi zaten bu olan MHP yi kendi yanına yedekledi ve düşman konusunda anlaştılar. Kurana el basarak, tanımladıkları düşmana birlikte saldırmayı planlıyorlar. Bu iç savaş demektir.
Bu planın ve yaşanan sürecin BOP'un 15 yıl önce afişe olmuş planlarına birebir uyması ise herkesi Tayyip'in emperyal bir planın eşbaşkanlıkla şereflendirdiği(!) bir aparatı olduğuna herkesi anlamaya davet ediyor.
Bu arada Türkiyede bu duruma direnebilecek bütün kurumların TSK, YARGI, EMNİYET, MİT iş göremez hale getirilmesi gerekiyordu buda Tayyip eli marifeti ile başarıldı. Bu kurumların hiç birinin bugün milli olmak vasfı yoktur. Hepsi Tayyip ve şer çetesinin Emperyalist merkezlerden aldığı emirleri yerine getirmek üzere yapılandırılmıştır. Emin olamadıkları bir tek TSK var onuda bu YAŞ ta dizayn etmeye çalışacaklar daha doğrusu emin olmaları için son rotuşları yapacaklar.
Bu koalisyon tiyatrosuna devam etmek sadece ve sadece AKP ye eksikliklerini tamamlamak için zaman kazandırmaktan başka bir işe yaramamaktadır. CHP halk beni masadan kalkmakla suçlar korkusu içerisinde, bu bilinen sonuca doğru kurbanlık koyun kılığında ilerlemektedir. Bu hal CHP yi güvenilmez hale getirmekte ve halkın direcinin yoğunlaşabileceği bir merkez olmaktan çıkarmaktadır. AKP nin tüm kamu olanaklarını babasının malı gibi kullanarak toplumsal algı yönetiminde üstünlük sağladığı, halkın zaafiyetlerini çok iyi sömürdüğü, yalan ve sahtekarlık konusunda başedilmez bir marifete sahip olduğu açıktır. CHP kendi siyasal davranışını muğlak bir alana sürükleyerek AKP nin işini kolaylaştırmaktadır.
CHP nin bugün yapması gereken iktidara bir hafta süre vererek bu kirli savaştan vaz geçmesini, toplumu iç savaşa sürükleyen plan ve proğramları iptal etmesini, iç savaş çıkarmak için görevlendirilen gladyonun durdurulmasını istemek, aksi taktirde bu kirli planın deşifre edilerek bütün dünyada barış yanlılarının Türkiyeye davet edilmesini sağlamak, Kürt halkı için yapılan bu şer planının bütün referanslarını dünya medyasının hoparlörüne bağlayarak bütün Dünyanın bu konuya dikkatini çekerek büyük bir barış yürüyüşünü başlatmaktır. Dünya Türkiyede yaşanan kirli savaşın Tayyip ve onun çetesi haline gelmiş AKP eli ürünü, bilerek istenerek çıkartılmış bir savaş olduğunu anlamalıdır hatta bundan daha önemlisi Türkiyede bunu anlayan siyasi partilerin olduğunu ve bunun için barışa yöneldiklerini bu kutlu ve büyük yürüyüşün Kürt halkının üstünde görünür hale gelen bir insanlık sorununa son vermek ideali adına yola çıktığı bütün dünyaya anlatılmalıdır. Barış yürüyüşü savaş yanlıları yok olana kadar sürecek kesintisiz bir eylem olmalıdır. CHP bütün dünyayı savaş çığırtkanlarının başına toplayacak olanaklara sahiptir. Bu sadece niyet ve cesaret meselesi haline gelmiştir.
CHP gecikmeden şimdi;
Sana savaş yaptırtmayacağız! Sloganını benimsemeli ve HDP ile elele vererek savaş yanlısı bu çeteye dünyayı dar etmelidir.
:arrow: viewtopic.php?f=4&t=30811&p=253164#p253164

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 05 Eyl 2015, 19:13 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4252
iğneci yazdı:
Budunçar yazdı:
sabit yazdı:
Alıntı:
1. Son dönemde yolsuzluklara adı karışanların yargılanması,2. anayasanın ilk 4 maddesinin tartışılamazlığı,3. çözüm süreci denen ihanet sürecinin sonlandırılması,4. devletin herhangi bir makamında olan bir adamın -cumhurbaşkanı bile olsa- anayasanın çizdiği sınırın dışına çıkmaması gerektiği, terör örgütünün siyasal uzantısıyla hangi koşulda olursa olsun asla yan yana gelinmemesi gerektiği konusundaki duruşu sizin için yeterli değilse söylenecek söz yoktur. Ya MHP ideolojisinden habersizsinizdir veya MHP konusunda önyargılarınız ve art niyetiniz vardır.

Ben bu talepleri numaralandırdım şimdi numara sırasıyla cevap verelim.
1.Son dönemde adı yolsuzluklara karışanları nasıl yargılayacaksınız? Onları tekrar iktidar ederek mi. Bahçeli bırak adamların yargılanmasını sağlamayı, yargılanmalarının önünü kapatmıştır. Daha seçim gecesi AKP siz olmaz çığlıklarının başka ne anlamı var?
2.Anayasanın ilk dört maddesinin tartışılmazlığı konusuna gelince bu maddeler zaten anayasanın koruması altındadır. Yüzde yüz oy almış bir parti bile bu maddeleri değiştiremez, değiştirilmesini teklif dahi edemez. Yani MHP nin gayreti beyhude bir gayrettir. Bu iş anayasayla güvence altına alınmışken bunu anayasadan çok daha zayıf olan koalisyon protokolüne yazmak ortalama zekada her hangi birinin yapacağı iş değil.
3.Cumhurbaşkanının anayasa dışına çıkmasını AKP siz koalisyon olmaz diyerek mi sağlayacaksınız? Adam kara kara düşünürken Bahçeli adama can simidi attı. Siz söylediklerinizle yaptıklarınız arasındaki irtibatı kurabiliyormusunuz?
4.Terör örgütünün uzantısıyla asla yanyana gelmemek, Adamlar yasal bir parti kurmuşlar ve meclise gelmişler ve silahlı mücadeleye karşı olduklarını söylüyorlar bir şans vermek bu kadar mı zor. Sizin bu söyleminiz 2009 da koalisyon görüşmeleri sırasında Rahşan Ecevit'in MHP için bu katil sürüsüylemi koalisyon kuracağız demesine benziyor. Şimdi sizin baktığınız gibi bakarsak MHP de 12 Eylül öncesinde olan cinayetlerin en az yarısından sorumludur. Ama MHP ye şans verildi ve MHP de şiddetten uzaklaşmayı bildi.
Gördüğünüz gibi beni tatmin edecek bir şey yok ortada.
Kaldıki, bunların hiç biri işe yaramadığı (AKP nin işine yarıyor tabi) hiç biri bir ideolojik duruşuda ifade etmiyor. 6-7 MİLYON VATANDAŞIN OYUNU ALAN BİR PARTİYİ YOK SAYMAK İDEOLOJİK BİR DURUŞ OLARAK İFADE EDİLEMEZ. Ne yapacaksınız HDP ye oy verenleri zorla başka partilere mi oy verdireceksiniz, olmadı vatandaşlıktan mı atacaksınız, olmadı öldürecekmisiniz nedir planınızın gerisi? Bu tavır bir amaca hizmet ediyormu kaos ve kavga çıkartmaktan başka.


1- Hiçkimse hükümeti onlarla beraber kurmayarak MHP yolsuzlukları yargılayacak demedi. AKP'nin koalisyon teklifine karşı MHP, adı yolsuzluğa karışan bakanların yargılanmasını bir ön şart olarak sundu o kadar.
2- Anayasa'daki ilk 3 madde 4. maddenin koruması altındadır ancak 4. maddenin değiştirilmesi veya kaldırılması durumunda ilk 3 madde de korumasız kalır ve kaldırılması veya değiştirilmesi tartışmaya açılmış olur. HDP'nin 4. maddeyi kaldırma hevesinin sebebi de budur.
3- Yine 1. sorudakine benzer bir cevap olacak bu, AKP'siz bir koalisyon olmayacağı zaten gün gibi ortadadır. CHP ile MHP'nin mv sayısı yeterli sayıyı bulmadığına göre CHP+MHP+HDP dışında bir formül yoktur AKP karşısında. HDP ile MHP'nin yan yana gelebileceğini, birlikte çalışabileceğini, birbirlerine karşı tavizler verebileceklerini, önyargılarını kırabileceklerini düşünmek için siyasetten hiç mi hiç anlamıyor olmak gerekir. Geriye tek alternatif 3 partiden birinin veya birkaçının AKP ile koalisyona gitmesidir ancak bu durumda da MHP'nin çekinceleri vardır zira AKP'nin açılım süreci denen kepazelikte neleri dile getirdiği, iktidarı boyunca ne yolsuzluklara adı karıştığı ortadadır ve olası bir koalisyon durumunda MHP ne bunun hesabını seçmenine verebilir ne de tarihte adını yolsuzlukla ve milliyetçilik düşmanlarıyla bir araya gelenler olarak yazdırmaktan kurtulabilir.
4-Pardon da siz saf mısınız? Silahlı mücadeleye karşı olan adamlar "Biz sırtımızı YPG'ye ve PYD'ye dayadık" diyor, "Apo'nun heykelini dikeceğiz" diyor, "Apo'ya özgürlük vermezseniz hiçbir şey çözülmez" diyor, mecliste Kürdistan diyor, gerilla diyor ve siz de silahlı mücadeleye karşı olduklarına ve bir şans hak ettiklerini söylüyorsunuz. Yahu adamlar çözüm süreci denen rezalette bile emirlerini direk İmralı'dan ve Kandil'den aldılar.

Verdiğim cevaplar size nasıl bir ideolojik duruş olduğunu göstermiştir umarım. HDP'yi yok saymayın diyenler buyrun gidip kendileri dikkate alsınlar, oyları hayırlı uğurlu olsun ancak Kandil ve İmralı'dan emirler alıp Apo'nun özgürlüğü için mücadele ettiğini açık açık beyan eden bir parti ile yan yana gelmek "milliyetçiyim" diyenler için zulümdür ve hiçkimse bu zulüme ortak olmadı diye MHP'yi suçlayamaz. Kimse kimseyi öldürelim demiyor, sürelim filan da demiyor. HDP ile bu kadar içli dışlı olup her işlerini onlara danışarak ve onları düşünerek yapanlar şimdi ortaklığı kurup beraber götürsünler işi. MHP ile HDP'nin bir araya geldiği bir koalisyon hayal etmek, hele bunun sürdürülebilir olduğunu düşünmek gerçekten çok ama çok komik. Bir uç Ankara, bir uç Kandil ve siz Türkiye'yi ortak yönetmekten bahsediyorsunuz. Bu ütopya bile olamaz!

Her başlıkta da aynı şeyleri yazmaktan gerçekten sıkıldım artık, bu son olsun lütfen. Gereken tüm cevapları verdiğime inanıyorum.


Alıntı:
1- Hiçkimse hükümeti onlarla beraber kurmayarak MHP yolsuzlukları yargılayacak demedi. AKP'nin koalisyon teklifine karşı MHP, adı yolsuzluğa karışan bakanların yargılanmasını bir ön şart olarak sundu o kadar.

1a) Bana laf söyledim söylemedim lafı lazım değil ortaya çıkan durumu analiz edelim. Meydanlarda yırtınıyorsun "Hesap soracağız" diye hesap sormak için eline fırsat geçmiş, "bak seninle koalisyon kurarsam senden hesap soracam ha protokol çantada diyorsun" :lol: :lol:
-Meclis başkanlığını buyur, ama sana hesap soracam haaa! Ya sen savaşacağın adamın eline son model silahı veriyorsun sende "çakar almaz" :lol: :lol: Be hey cahil sen hükümet olup devletin başına geçince hesap sormak için hala eski hükümetten onay alman mı gerekir. Aloooo sen iktidarsın hesap sormayı meydanlarda bağıran bir de CHP ve HDP var. O halde, elimizde şeker, un ve yağ var, hazır "başbakanlıkta CHP tarafından verilmiş" nedir bu sümsük tavır almak?
-Sen artık iktidarsın, yolsuzluğa karışan bakanlardan hesap sorman için devletin bütün olanakları eline geçti her şeyi yapacak güçtesin. Onlar nasıl üstünü örtmek için hakim, savcı, yetkilileri çil yavrusu gibi dağıttılarsa seninde öyle bir yetkin var, sen de dağıt, yargılayıp içeri atacakları getir. Millet bir rahatlasın.

-Kusura kalma @"Budunçar" 5 yaşında bir bebeye anlatır gibi anlattım başka çare yoktu. Birinizi de az sıkıştırdık @ Siyasi Terk) benim yazılarımı kopyalama cevap verme diye küstü. :lol:

Alıntı:
2- Anayasa'daki ilk 3 madde 4. maddenin koruması altındadır ancak 4. maddenin değiştirilmesi veya kaldırılması durumunda ilk 3 madde de korumasız kalır ve kaldırılması veya değiştirilmesi tartışmaya açılmış olur. HDP'nin 4. maddeyi kaldırma hevesinin sebebi de budur.


-2a) Burada yazdıkların da çok cahilce 1 adım ötesini düşünemiyorsun ya da düşünmüyorsun, ya da düşünmek istemiyorsun, işine böylemi geliyor bilmem.
-Şimdi sonuç ne oldu? Düşmana cephane teslim ettin Aloooo! AKP+HDP iktidar ellese ya o 4 maddeyi şimdiye kadar elleyemedikleri gibi şimdiden sonra da yasal olarak elleyemezler.

Alıntı:
3- Yine 1. sorudakine benzer bir cevap olacak bu, AKP'siz bir koalisyon olmayacağı zaten gün gibi ortadadır. CHP ile MHP'nin mv sayısı yeterli sayıyı bulmadığına göre CHP+MHP+HDP dışında bir formül yoktur AKP karşısında. HDP ile MHP'nin yan yana gelebileceğini, birlikte çalışabileceğini, birbirlerine karşı tavizler verebileceklerini, önyargılarını kırabileceklerini düşünmek için siyasetten hiç mi hiç anlamıyor olmak gerekir. Geriye tek alternatif 3 partiden birinin veya birkaçının AKP ile koalisyona gitmesidir ancak bu durumda da MHP'nin çekinceleri vardır zira AKP'nin açılım süreci denen kepazelikte neleri dile getirdiği, iktidarı boyunca ne yolsuzluklara adı karıştığı ortadadır ve olası bir koalisyon durumunda MHP ne bunun hesabını seçmenine verebilir ne de tarihte adını yolsuzlukla ve milliyetçilik düşmanlarıyla bir araya gelenler olarak yazdırmaktan kurtulabilir.


-3a) "AKP'siz bir koalisyon olmayacağı zaten gün gibi ortadadır" Bu sözünün açılımına. "Yan çizme" denir. Ana konularda: Yolsuzluk, Hukukun yoldan çıkması, "ben yaptım oldu" aymazlığına son verilip CB. 1071 rakıma indirilmesi, seçim kanunu, partiler kanunu, barajın düşürülmesi gibi değişikliklerle 1-4 yıl arasında bir seçim hükümeti bal gibi AKPsiz hükümet kurulabilirdi.
-Bana MHPnin ilkelerinden, çekincelerinden dem vurup milliyetçilikten bahsetme @Siyasi Terk gibi sizin ilkeniz "OY" idi. "Oy kaybederiz... Hani ilkeniz vatan, millet idi. 13 yıldır vatanı + cumhuriyeti yıkmak için uğraşan partiye "AL YARIM KALMASIN YOLUNUZA HDP İLE DEVAM EDİN DEMEK DEĞİL DE NEDİR BU YAPTIĞINIZ" Ortaya çıkan durumun bu olduğu açık seçik belli değil mi?

Alıntı:
4-Pardon da siz saf mısınız? Silahlı mücadeleye karşı olan adamlar "Biz sırtımızı YPG'ye ve PYD'ye dayadık" diyor, "Apo'nun heykelini dikeceğiz" diyor, "Apo'ya özgürlük vermezseniz hiçbir şey çözülmez" diyor, mecliste Kürdistan diyor, gerilla diyor ve siz de silahlı mücadeleye karşı olduklarına ve bir şans hak ettiklerini söylüyorsunuz. Yahu adamlar çözüm süreci denen rezalette bile emirlerini direk İmralı'dan ve Kandil'den aldılar.


-4a) Ha bunları bunları diyor HDP öyle mi? Kim bunları bu hale getirdi kim ülkemizin bir bölümünü "Habur'da yapılan rezaletle " altın tepside sundu?
-MHP ve Bahçeli'nin yaptığı, "Alın şu başladığınız işi tamamlayın, ben yarım yamalak .oktan yuvalak işi sevmem, benden ırak olun cehenneme direk olun" demektir bunun "öz Türkçesi" @Bunduçar!.. :|

-Hulasa yazdıklarından "Bu batağın içine beni (MHP) sokmayın, beni etliye sütlüye karışmam ne haliniz varsa görün, dananın kuyruğunu koparın, memleketi ayırın. ben başımı kuma gömdüm armut dersen çıkarım yemeye...

-İşte başladı MHPyi kemirmeye Tuğrul Türkeş ile T.T.
-Hem de damardan... :lol:

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 17 Eyl 2015, 11:00 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Mortiferum yazdı:
Tayyip'in bir oğlu bedelli yaptı, diğeri ise çürük raporu ile askerlikten yırttı. Kılıçdaroğlu'nun oğlu ise bedelliden yararlanmadı.

Bu olayı bir AKP'linin yorumlaması şöyle;
"Tayyip'in bir oğlu 21 gün askerlik yapmış, diğer oğlu sağlık nedenleriyle askerlik yapmamış. Kılıçdaroğlunun oğlu ben bedelli yapmayacağım kısa dönem yapacağım demiş."

21 gün askerlik yaptı dediği bedelliden yararlanmış.
Sağlık nedenleriyle yapmadı dediği testis kanseri raporu almış, askerlikten yırtmış. Yani bildiğiniz çürük rapor uydururak askerlikten yırtmış.
Kılıçdaroğlu uzun dönemde yapabilir. Kısa dönem yapacaksa bile bunu doğuda çatışmanın içinde de yapabilir.

AKP'lier bugün ülkenin %40'ını oluşturuyor. Bunların içlerinde en azından yarısı fanatik olmuş durumda. Bundan sonraki laflarım bu fanatikleredir;

Bir tarafta oğullarını askerlikten kaçırmış ve buna rağmen
"Askerlik yan gelip yatma yeri değildir."
"Sizin çocuğunuz da başka meslek seçseymiş." (şehit ablasına)
"Ne mutlu size çocuğunuz şehit oldu."
diyebilecek yüzsüzlüğe sahip bir Tayyip var.

Fakat fanatikler kendisini ve 9+2 gemicik indirmiş filo sahibi oğullarını korumak adına "oğlu sağlık sorunları yüzünden askerlik yapamadı" şeklinde çarpıtma yapacak kadar mertlikten yoksun insanlar.

Diğerine bedelli yaptı demeyip "21 gün askerlik yaptı" diyerek hafifletmeye çalışan insanlar.

Kerem Kılıçdaroğluna ise "bedelli yerine kısa dönem yapmayı seçti" diyerek takdir edilesi bir şeyi törpüleyecek kadar hakkaniyet algıları uçmuş insanlar.

Bu kişiler bir olayı yorumlarken sağlıklı düşünebilirler mi sizce? Bu kişiler böyle düşündükleri sürece tabi ki AKP başa gelir. Tabi ki evlat farkından insanlara değer biçilmek yerine DİNİ İSTİSMARDAN değer biçilir. Tabi ki hırsıza hırsız denmez.

Zaten bu yüzden bu tarz fanatikleri görmezsiniz bu sitede. Tutunamazlar. Kendileri site kurup orada akla ziyan paylaşımlarla birbirlerinin egolarını şişirirler. Eğer siz gidip yalanlarını, çarpıtmalarını yüzlerine çarparsanız terbiyesizleşip önce laf söylerler sonra da ileri demokrasileri gereği sizi siteden atarlar. Bu kişiler sizlerle tarafsız bir ortamda tartışma yürütemezler. Karşı karşıya iken susup kalırlar. Nette ise (bu sitede olduğu gibi) iki laf söyleyip cevaplarını alınca bir daha uğramamak üzere siteden ayrılırlar.

Ondan sonra bizde merak ederiz.

Niye dolar 3 lira?
Niye borç Cumhuriyet rekoru kırıyor?
Niye işsizlik bu kadar yüksek?
Niye dış ilişkilerde ABD'nin emir eri olduk?
Niye hukukun üstünlüğü yerine üstünlüğün hukuku var?
Tüm bunlara rağmen hala AKP nasıl seçiliyor?
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=30549&start=15

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 23 Eyl 2015, 20:06 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Mortiferum yazdı:

"Bahçeli: Sen Kim, Milli Olmak Kim? Eylül 22, 2015"

Tebrik ederim o zaman kendisini. Politikaları sayesinde milli olmayan bir partinin adamı Meclis Başkanı seçildi. Madem öyle HDP'ye gösterdiğin hareket tarzını aynen AKP'ye de göstereceksin. Yoksa boş laf etmekten öteye gidemezsin.
:arrow: viewtopic.php?f=56&t=31341

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 14 sayfadan 10. sayfa   [ 205 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.