Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 21 Oca 2018, 11:35


Yeni bir konu gönderCevap gönder 14 sayfadan 12. sayfa   [ 205 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 9, 10, 11, 12, 13, 14  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 31 Arl 2015, 12:06 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408

Alıntı:
Sabit yazdı:

AKP islami düşüncelerini ahlaki bir temelde hayatın içine sokabilseydi bu tehlike çok daha gerçekti. Ancak şansımızdan olsa gerek adamlar yalan, dolan, çalma, çırpma konusunda son derece becerikli çıktılar. Bu süreç islamın sanıldığı gibi sağlam bir ahlaki temelinin olmadığı fikrini güçlendirdi. En azından islami düşüncenin kendi adına davrananları denetleme akıl ve ahlakından yoksun olduğu anlaşıldı. Ayrıca kendisine Müslüman diyenlerin, ahlakla, bilimle, estetikle, insan haklarıyla, adaletle, sevgiyle alakasının olmadığı doğrudan güce taptıkları, para ve çıkar karşısında son derece zaafiyet sahibi oldukları hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak kesinlikte görüldü.
Ahmakların sayısal çoğunluğuna dayalı ve ahlaki önermesi olmayan bir ideolojinin devletleşmesi ve toplumsal rolleri oluşturup meşrulaştırması ve bu yapıyı işler hale getirmesi sanıldığı kadar kolay değil. Ayrıca bu işe liderlik yapanların yaratıcı zekalarından bahsetmek olanağımız yok. Bütün bunlar bu yolu denemeyecekleri manasına gelmiyor ancak bu kanlı deneyin başarıyla sonuçlanması bana herşeye rağmen olanaklı görünmüyor. AKP nin bugün sahip olduğu oy potansiyeli ''muhafazakar demokrat'' tabelası altında toplanmış %40 çıkarlara dayalı gönüllü, %9,5 kerhen olmak üzere %49,5 tur. Ancak ''muhafazakar demokrat'' tabelası altında toplananların olduğu gibi ''şeriat'' tabelası altında toplanacağını düşünmek olanağımız yoktur. Şeriat tabelası altında toplanacak kümenin nicel ölçüsü %20 nin üzerine çıkmayacaktır buna Suriyeden devşirilen ve şeriat pazarlığına ikna edilebilecek %2,5 uda eklersek toplam %22,5 olacaktır. Bu Türkiyenin başını kanlı bir belaya sokmaya yetecek bir kalabalıktır ancak sistemi şeriata çevirmeye elverişli değildir.
Benim korkum şeriatin gelmesi değil bu yolda kanlı bir kavganın yapılabilecek olmasıdır. Bu kavganın hayırlı tarafı şeriat gibi bir melanetin bu toprakların üzerinden sonsuza kadar kalkması olacaktır. Ne çareki bunun bedelini ödemek bize denk geldi.
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=32177

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 31 Arl 2015, 20:08 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
Şuan Türkiye'nin başat sorunu Tayyipten kurtulmaktır. Diğer bütün sorunlar Tayyip ve çetesinin ürettiği sorunlardır. Bu sorunlar gündelik sıradan siyasi sorunlar olarak değerlendirilemez.
Türkiye siyasal sistemi defacto olarak değiştirilmiş,
Meclis fonksiyonsuz kılınarak devre dışı bırakılmış,
Yargı siyasallaşarak bir tamam iktidarın silahı haline getirilmiş,
Bakanlar kurulu işlevsizleştirilerek yürütme sarayın doğrudan emir komutasına geçmiş haldedir.
Bu açık faşizm den başka bir şey değildir. Faşizm kuyruğu, boynuzu olan ağzından ateş çıkan bir mahluk değil.
Meclisi olmayan veya çalışmayan, yargısı diktatörün emrine giren, yürütme erkinin kabineden alınarak bir kişiye verilen sistemin adı Faşizm dir.
Bundan daha ağır bir durum ise Faşist diktatörün muhtelif suçları nedeniyle bir takım güçlerin elinde rehin olma halidir. Bu önümüze Türkiyenin bazı güç merkezlerinin keyfine göre bölünme, bunun olabilmesi için kanlı bir iç savaşa girme riskini koyuyor.
Bundan da daha ağırı faşistin teokratik faşist olmasıdır. Yani din üzerinden kurulan bir network'ü daha uzun bir zaman kullanabilme olanaklarının bulunmasıdır. Dikkat ederseniz bugün yaşayabilen faşist sistemlerin hepsi teokratik faşizmdir.
Bu can sıkıcı tabloyu sizin canınızı sıkmak için yapmadım siyasi hayatımıza geleceğide kısmen içeren bir ayna tutmaya çalışıyorum.
Asıl muhatabım MHP,
MHP bu tablonun bozulmasını hangi gerekçeye dayanarak engelliyor?
Ben HDP ile aynı tarafta olmam diyerek.
HDP hakkındaki kaygılarınızın hangisi bu kadar yakın ve açık tehlike tanımlıyor? Bu sorunun cevabı yok.
HDP ile kurulacak koalisyon hangi tehlikeyi yaratabilir? Yaratacağı sanılan hangi tehlike yukardaki vahim tablodan daha vahim bir tablo oluşturabilir?
HDP, PKK tabanının önüne konmuş silahlı mücadeleye alternatif bir demokratik siyaset yapma yoludur. HDP yi işlevsizleştirme PKK nın silahlı mücadeleden bıkmış usanmış tabanına tekrar silahlı mücadele sizin için tek yoldur demekten başka işe yaramaz.
PKK 8. kongresinde kendi örgütüne silahlı mücadelenin bir çıkış yolu olmadığını bu nedenle hakların demokratik platformlarda ve mümkünse mecliste takip edileceği siyasetini açıklamış ve bunun üzerine legal partileşmeye ağırlık vermiştir bu süreç doğru analiz edilebilirse PKK nın silahlı mücadeleyi ve mücadele unsurlarını siyaseten tasfiyeye yöneldiği anlaşılır. MHP eğer barış denilen şeyden PKK nın topyekün teslim olmasını anlıyorsa bu olsa olsa fantastik bir hayaldir. PKK nın silahlı gücünün tasfiyesi ancak kendi yöntemi ile ve tedrici olarak gerçekleşebilir. Tedric ölçüsü ile HDP nin sivil demokratik siyasette katedebileceği yola bağlıdır. Bu ise diğer partilerin HDP ye karşı alacağı vaziyete.
Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi MHP, 7 hazirandaki tavrıyla
1.İktidarın etkin bir parçası olarak, merkez sağ parti olma fırsatını kaçırmıştır. (MHP-CHP-HDP iktidarında AKP nin parçalanması kaçınılmazdır. Bu parçalanmadan en büyük payı MHP alacaktır)
2.Türkiyede gerçek barışı kurma ve PKK nın silahlı kanadının tasfiye olmasına sebep olabilme şerefini elinden kaçırmıştır.
Bu fırsat daha kötü şartlarda olmak kaydıyla 1 kasım seçim sonucu içinde kısmen geçerlidir.
Ancak MHP nin bugünkü yönetimiyle bu fırşatı kullanabileceğini sanmıyorum. Söylemlerinde değişen bir şey yok. Bir ihtimal tabanın yönetimi baskılayabileceğini ummuştum ama MHP nin parti yapısı ne yazık ki bu opsiyonada imkan vermedi. Bu gün konuşulanlara bakılırsa MHP için aynı hamam aynı tas demek yanlış olmayacaktır.
Şüphesiz ki bütün bu bahsettiğimiz süreci yönetebilecek cesaret ve donanım gereklidir, belkide asıl sorun Bahçeli'nin bu donanım ve cesaretten yoksun oluşudur. Bahçeli statükoya bağlı rutin bir süreci yönetebilir ama ne kitlesini, ne örgütünü nede toplumu dönüştürecek atılımcı bir süreci yönetemez. Görev MHP nin tabanınındır ya Türkiye gerçeğini doğru kavrayıp idealist bir partinin gereğini yapacaklar ya da ''suya sürek, boka kürek'' hamasetle bezenmiş görev aralıklarında kendi dinamiklerini yok edecekler.
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=31670

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 12 Oca 2016, 00:48 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
TylerDurden yazdı:
Toplum arasında rekabet yaratılıyor.

"Ben köle olacağım"
"Hayır ben önce geldim"
"Iyi köle olurum"
"Kölelik dediğin nedir ki?"
Batı´nın en örnek alınacak yöntemlerini almak yerine en sömürgeci, insanlık
düşmanı uygulamalarını kullanıyorlar.

Iğneci´nin de dediği gibi, artık yabancı işçi istihdam ediyoruz.
Ne mutlu bize, gurur duydum, içimden esas duruşa geçip istiklal marşını söylemek geldi, belkide devlet büyüklerimiz için iki dua okurum.

Dini tutkal zannediyorlar, halbuki içinden çıkılmaz toplumsal facialar yaratacaklar.
Hiç bir konuda yetkin ve nitelikli olmadıkları gibi bu konularda da yetersiz insanlar bunlar.
Bunlar saf, bunlar çabuk kandırılır 8-)
Bu bir hayat memat meselesi olmadığına göre, aç karnına kahramanlık peşinde koşma´nın bir anlamı yok.
Daha düne kadar mülteciler için dilendiniz bre gafiller.
Siz kimsiniz ki bu kadar insanı, zaten varolan işsizlik ve cehalet gerçeğine rağmen istihdam edeceksiniz.
Istihdamı geçtim nasıl eğiteceksiniz?
Topluma nasıl entegre edeceksiniz?

Bunların amacı başka, köle-ler yaratmak peşindeler.
Türkiye de kalan Suriyeli mültecilerin "kalitesi ve niteliği" belli.
Imkanı olanlar Avrupaya kadar kaçıyorlar, en ez imkana sahip olanlar Türkiyede kalıyor.
CHP vekili Özgür Özel açıklamıştı.
10-18 yaşları arasında yüzbinlerce Suriyeli genç okuma yazma bile bilmiyor.

Türkiye Türklerin ise, Türklere zulüm edende, hainlik gaflet ve delalet içinde olanlarda Türklerin bizzat kendisidir.

Sonrada işin gücün yoksa, Kürt, PKK, şer odakları, faiz lobisi, cemaat, paralel, OTPOR, cumhuriyeti karalama masalları dinle.

Bir ülkeye ve topluma ancak bu kadar ihanet edilir.
Bunun biraz fazlası "Muz Cumhuriyeti" oluyor.
:arrow: viewtopic.php?f=13&t=32264

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 20 Oca 2016, 00:28 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Fethullah Kaçar yazdı:
Yani Türkiye cep telefonu , bilgisayar, yapay zeka gibi konularla uğraşsa da inekleri ithal etmenin anlamı olacak.
Bakın şimdi size bir örnek vereceğim eğer hamama gittiyseniz bilirsiniz.

Takunyacısı , havlucusu , peştemalcisi , masajcısı , kesecisi ayrıdır. Bunların hepsine hamam üceti hariç para verirsiniz. Eğer ben havlumu , peştemalimi kendim alır sarınırım derseniz buna imkan tanımazlar. Türkiye de buna benzemiyor mu?

Şişirilmiş kadrolarla işsizliği kağıt üzerinde az göstermeye çalışıyorlar. 10 kişilik yere 40 kişi atamayla istihdam olmuyor. Berbere , apartmana iş güvenliği uzmanı mecburiyeti getirmekle , fırıncıya pastacıya gıda mühendisi çalıştıracaksın demekle istihdam artmaz.

Ne demişim daha önce ;

Üretebildiğimiz en iyi tarım aleti Tırmık :lol:

Tıpkı durmadan bölünmüş yol yapıp araba ithalatını artırmak gibi birşey.
Her ile bir hava alanı yaparak ABD'den 500 adet uçak satın almak gibi birşey.
Tarımı teknolojik hale getirsen ne olacak? Traktörün, biçer döverin , ilacın , tohumun hepsi ithal...

Buradan hamam örneğinde anlıyoruz, çıplak kalan kim , kazanan kim?
:arrow: viewtopic.php?f=4&t=23384&start=15

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 21 Oca 2016, 13:29 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
TylerDurden
Merhaba turbo.

Rahmetli babam "Kendisine faydası olmayan´ın kimseye faydası olmaz" derdi.

AKP iktidarı´nın Suriye de yaşananları bizzat körüklediğı tartışma kaldırmayacak bir gerçek.
Mülteci akımları´nın oluşmasında pay sahibi ve hatta aktör.

Kontrolsüz şekilde ülkeye aldığı mültecileri yukardaki cümle ekseninde değerlendirisen, bu kararın kendi bacağına kurşun sıkmaktan başka bir şey olmadığını görürsün.

Sizin yazınızı tam tersden de okuyabilirim.
Batılı ülkelerin orta doğudaki savaştaki rolünü bir kenara bırakıyorum!
Adamlar kendi düzenini tehlikeye sokmayacak ve kaldırabilecekleri kadar mülteci alıyorlar!
"Saldım çayıra mevlam kayıra" usulü mülteci almak, ne aldığın adama ne de kendi ülkene fayda sağlar.

Avrupada mültecilere karşı yürütülen bazı ırkçı eylemleri normal karşılamak lazım.
Bizde olduğu gibi AB medyasında da çığırtkan, yalancı, ajite eden bir medya var.
Siz bana Akit´in, yada "Türkiye Türklerindir" diyen zihniyetlerin ırkçı olmadığını söyleyebilirmisin?
Irkçılık şu an AB´de olduğu kadar bizde de moda.
Herşeye rağmen AB´de yaşayan mülteci Türkiye de yaşayan mülteciden "elli" misli daha iyi yaşıyor.

Bu işler nutuk atmak, hamaset ve ajitasyon yapmak ile olmuyor.
Adamların mağduriyetini hem kendin oluşturuyor hemde adamlar üzerinden AB ile para pazarlığı yapıyorsun.
Hem savaşı körüklüyorsun hemde, "savaş´dan kaçan insanları almayalım mı" diyorsun.
Mültecileri ülkeye sokup dilenci yapma´nın ve sömürmenin neresi kutsal ve soylu bir davranış?
Yüz binlerce gencin okuma yazma bilmediğini, imkanı olanın AB ülkelerine en bahstız ve fakir olanların Türkiyede kaldığını biliyoruz.
Yüzbinlerce insanı çadır kentlerde ve "container" lerde yaşatma´nın neresi güzel?

"Kendine faydası olmayanın" demiştik.
Sen daha üç gün önce komik olan asgari ücretini, daha az komik olan bir seviyeye elli adet katakulli ile meclisden geçirdin.
Ardından iki zam, falan filan.
Eğitim sistemin çökük, ekonomin sakat (bu yıl 200-250 milyar dolar nakit lazım olduğu yazılıp çiziliyor), doğuya ölüme yolladığın askerin evinde sıva bile yok, ülkende iç savaş yaşıyorsun.

Kaldı ki, bit kadar ülke olan Ürdün bile bir milyonun üzerinde Suriyeli mülteci aldı, artı Filistinliler, falan filan.

Dünya ülkeleri ve bunların taşeronluğunu yapan Türk devleti, Suriyelileri Esadın elinden kurtarayım derken inasni bir facia oluşturdu.
:arrow: viewtopic.php?f=19&t=32313&p=260841#p260841

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 21 Oca 2016, 17:52 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Safe123 yazdı.
Türkiye nin eti ne budu ne?
3 milyon mülteci. Daha dün karda otobüs durağında sokakta yatıyordu insanımız.
Bir Almanı Türk ün eleştirmesi benim açımdan komedi ötesi..
Bu ülkede deprem oldu.. Bulgar antibiyotikleri kullanıldı. Kiliseler tekerlekli sandlaye/protez yardımı yaptı.. Dış yardım paraları ile kamu personel maaşları ödendi.. Veya başka yerlere aktarıldı.. Oysa üniversite hastanelerinin ilaç parasına ihtiyacı vardı. Hastaların tıbbi bakımlarını devlet üstleneceğine üniversitelere yüklediler. Gelen yardımlardan hastanelere ödenek aktarılmadı.. Kendi 100 bin hastasına bakamayan devlet 3 milyon mülteciye nasıl bakacakmış? Veya hangi hakla dış ülkeleri mülteci almıyor gerekçesi ile suçlayabiliyor?
Kendi kusuru ile enkaz altında bıraktığı vatandaşına yargı yolunu bile kapatmış bir devletten bahsediyoruz..
Evet yanlış duymadın: Haziran 2000 de deprem davalarından ücret alınmayacak denip, sonra harç istenmeye başlandı.. Cahil vatandaşa hukuki yardım, erişim bilgisi zaten verilmedi.. Hakkı konusunda bilgilendirme yapılmadı. Aksine hakkın yok aldatmacası ile beyni bulandırıldı.. Adliyelerde para yok bilirkişi tespitleri yapılamadı.. Resmi kurumları dava etme yolu tıkandı.. Nereye gitti bu 3,5 milyar hibe deprem dış yardımı? Yaklaşık 20 milyar giren yardım parası nerede?
50 milyoncuk para gönderilmiş bölge çadırlara...

Ya insan bir aynaya bakar. Katil İsrail, İkiyüzlü Almanlar v.s.

13 senede 70 milyar(65 olan aylık bağlama oranını 30 a düşür) emekli den çal. 60 milyar deprem vergisinden çal... Zaten %65 zorunlu tüketim dolaylı vergisi var..
Fakir den çal.. İnşaat lobisine yatır.. 10 milyar$ nı mülteciye harca... Babanın çiftliği kafana göre aktar...

Kimin parasını kime veriyorsun? Çalıyorsa senden mi çalıyor halen?..
Benim bildiğim Müslüman başkasının arazisine cami bile yapamıyor iznini almadan.
Sen ne hakla Ali nin hakkını Veli ye verebiliyorsun? Nerden aldın bu fetva yı?
Mültecilere sahte can yeleklerini satan kim? Ben bu kadar ayıpla bir başkasının ülkesini suçlamaya utanırım açıkçası...
Buna iyilik yapıyoruz denmez. Kötülük yapıyoruz denir..

Alıntı:
doğuya ölüme yolladığın askerin evinde sıva bile yok, .


Duble yol köprüleri olan bir ülkede nasıl olur :shock: Bir yanlışlık olmalı.. Provakötör dür o aile.. Eşini de alsın gitsin artistik yapmasın asrın liderine...

:arrow: viewtopic.php?f=19&t=32313

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 27 Oca 2016, 14:10 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Fethullah Kaçar yazdı:
Kesin fethullahçıdır :)

işin komik tarafı şu ki diyanet bu konuda ne yapsa kendi inanç sistemi ile çelişecektir. Çünkü küçük kızlarla evlenme fetvasını verenler hak mezhep olarak tanıdıkları imam dedikleri adamların görüşleridir , hanefi mezhebi hariçtir.

Hatta küçük kızları babasına başlık parası vererek satın almaya kadar fetva vermişlerdir. Şimdi kendi inanç sistemlerini sorgulamak yerine kalkıp da daire başkanını işten atsan ne olacak? Paralelden sonra daireciler diye bir örgüt daha mı icat edeceksin. Kendi kızına şehvetle bakmanın yolunu açan uygulamalar ancak bu tür sorulara meydan verilebilir.

Cinsel sapıklığı bilimsel düzeyde incelemek ve ismini koymak yerine onu dinsel düzeyde saçma sapan fetvalarla normalleştirmeye çalışınca çıkan manzara bundan iyi beklenmemelidir.

Bence diyanet işleri başkanı kendi istifa etmelidir. Yada adam gibi çıkıp biz dinimizin içine ettik bu yüzden bu tür sapıklıklar normal olarak heybeden taşıyor demesi gerekir.

Din konusunda karar kullanıcılara aittir.
:arrow: viewtopic.php?f=48&t=32238&start=15

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 01 Şub 2016, 13:50 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Fethullah Kaçar yazdı:
Devlet millete ait değildir diyerek söze başlayayım,

Türkiyede devlet hiçbir zaman faili meçhullerden , suikastlardan , terörden, canlı bombadan , tefeciden , kaçakçıdan , rantçıdan..vs rahatsız omamıştır.

Türkiyede devlet halkın sesinin yükselmesinden , gazeteciden , bilim adamlarından , sosyal medyadan rahatsız olmuştur. Bunlar hep dış mihraklar olarak anılmış ve hain ilan edilmiştir.

Gezi olaylarında da devletin ilk zamanda çok rahatsız olması halkın sesinin yükselmesinden kaynaklanıyordu ancak bir sihirbazın dokunuşuyla olaylar ne aman vandalizme döküldü işte o zaman devlet rahatladı bir oooh çekti. Bundan sonrasi ise onlar için kolaydı. Olayları provake edip halkın sesini terörist ve vandalizm olarak göstermek ve yandaş medyanın işi de kurgulanmış sokak çatışmalarını görüntülemek olmuştur. Gezi olaylarında çocuklar , öğrenciler , beşiktaş taraftarları yada sadece bayrak açanlar yargılandı ama sokakta polise kurşun atanlar bir türlü bulunamadı, kaldırım taşlarını sökenler dükkanları yağmalayanlar bir türlü mobese kameralarına takılmadılar , bir türlü polis takibi ile kaldıkları evler tespit edilemedi.

Belki vandalizme karşıanlar kendilerinin maşa olarak kullanıldığını bilmiyordu ama onların eline rejimi yıkın talimatıyla silah ve bomba verenler bunu çok iyi biliyordu.

Devleti yıkın talimatını alıp da masum vatandaşları öldürenler hiçbir zaman devletin asıl sorunu olmamıştır.

Ne zaman canlı bombalar daha ülkeye girerken yaklanmaya başlar , terör eylemleri faaliyete geçmeden önlenir , dağa çıkanların sayısı azalır da hukuki partilere katılım artar , yolsuzluklara hesap sorulmaya başlanır , ne zaman sosyal medyada özgür düşünce tartışılır.....

İşte o zaman bir paralel , ergenekon , faiz lobisi , israil ajanı fetö örgütü çıkartılır ve bütün vatanseverler yaftalanır içine atılır.
O zaman durum bir vatan meselesidir, yine bu duygu sömürüsü harekatı ile ülkenin vatanseverleri savaşa gönderilir , insanlar birbirine düşman edilir, savaştırılır... Bu bir planlı kıyımdır...

Sonra bir el çıkar herkesi kurtarır...

Bu işin son bulması ancak milletin çoğunuluğunun '' Neden ve kimin için birbirimizi öldüreceğiz? , elin ABD si - Merkeli TBMM ye direktif verirken milli sorun olmuyor da ben niye vatan için Kürt - Türk kardeşimi öldüreceğim?'' sorusunu sormaya başladığında gerçekleşecektir.
:arrow: viewtopic.php?f=4&t=23213&start=1515

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 05 Şub 2016, 03:00 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
wwgokhanww yazdı:

İleti başlığı: Re: Ilımlı İslam..
Bazi arkadaşlar islamın ılımlısımı olur demis. Teessuf ederim! Ben size anlatayım kısaca. Islamin Türkiyede 3 çesiti vardir, sıcagi vardır el yakar buna erbakan usulu deriz. Bu usulu kullanırsaniz 28 subat surecleri gecirirsiniz, başbakan olamazsınız.
Sogugu vardir, buna chp usulu deriz. Halkın dini duygusunu somürmediginiz için dinsiz damgasi yiyiverirsiniz, gene basbakan olamazsiniz.
Gel gelelim, bunun ikisini güzelce, orantılı karıstırıp ılımlı islam yapmaya. Biz buna Tayip-Fettullah usulu deriz. Herkese yaranırsınız ki buna Amerika dahil. Başbakanlık garantili!
:arrow: viewtopic.php?f=1&t=14795&start=75

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 08 Şub 2016, 13:54 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Safe123 yazdı:
Atladığımız bir şey var sanki.. Irak ta da savaş çıktı...
Oradan niye mülteci akını olmadı? Veya oldu da ben mi hatırlamıyorum?
AB Türkiye ye ne yapması gerektiğini söyleyemez bu hususta.. Ama sınırlarını mültecilere de açmak zorunda değil.. Kaçımız evimizin kapısını yabancı tanımadığımız birine açar içeri alır?. En güzeli onlara eski vatanlarını geri vermek olmalı.. Milyonlarca insanı hiç bir ülke tolere edemez..

Alıntı:
İHA
08.02.2016

Edinilen bilgiye göre, merkez Selçuklu ve Karatay ilçelerinde bulunan sanayi dükkanlarına giren Ahmet Hamzi Arab (19) ve Muhammed Ali Arab (21), girdikleri 11 dükkanda kasaları taşlama makinesiyle açıp 4 farklı iş yerinden 500 bin TL değerinde nakit para, çek ve senet çaldı. Girdikleri bir dükkanda kameraya el salladığı tespit edilen hırsızlar, Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği tarafından kurulan özel bir ekip tarafından yakalandı. Sekiz ay boyunca aranan hırsızlar, Hırsızlık Büro’daki işlemlerin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 08 Şub 2016, 19:20 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Fethullah Kacar yazdı:
Kadınlar artık ev işi yapmıyorlar ki. Herşey makina ve otomatik işliyor. Çocuk bakıyorsa o ayrı tabiki. Ama yetişkin bir çocuğu varsa yada hiç çocuğu yoksa ev işi için yardıma da ihtiyacı olmaz. Bence devlet ev işleri için para vermek yerine beyaz eşyada indirim hakkı versin. Daha adil olur. Çünkü para verildiği takdirde istismar eden çok olacaktır.

Yada iş imkanı açmalıdır. Böylesi daha adil olur. Çünkü hazır para tembel toplum meydana getirir. Millietimizi çalışan üreten insana ihtiyacı var tabiki karşılığını almak şartıyla..

Yada emeklilik hakkı tanısın bunu karşılayacak kaynakları oluştursun. Evden çalışma imkanı tanısın ve her kadının istediği zaman bu işlere alımını gerçekleştirsin. Çin de yapıldığı gibi günlük işler icad edilebilir.
:arrow: viewtopic.php?f=8&t=32428

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 13 Şub 2016, 21:47 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
TylerDurden yazdı:
Nereden nereye?

Esadı devirecektiniz.
Suriye´yi fethedecektiniz.
Emevi camisinde namaz kılacaktınız.
Orta Doğuda lider olacaktınız.
Gel gör ki elinizde kala kala üçün biri, balta´nın sapı ve dişlenmiş yarım ekmek köfte kaldı.

Sabiti dinlemediler.
Bir türlü kafaları basmadı.
Masalları "Derin Ahmet´in" anlatması işin muhtevasını değiştirmedi.
Keloğlan masalını kim anlatırsa anlatsın, masal hep masal kaldı.

Orta Doğuda liderlikten nereye geldiniz?
Baktınız sizin ekibi takan yok, bakanlarınıza "enseye tokat..." muamelesi çekiliyor, bu sefer kalktınız doğu illerine sefer düzenlemeye başladınız. Şimdi de YPG´ye saldırı moduna geçmişsiniz, hayırlısı olsun inşallah maşallah.

Bir mahalleye giremeyen zeka´nın Suriye´ye yapacağı hamle´nin ne denli başarılı olacağı da ayrı bir konu.
Malum, bir türbeyi kaçırmak için teröristlerden destek almıştınız, bir şehit vermiş, bir iki adet de araç kaybetmiştiniz.

Sadece kendi başınızı yiyeceğinizden emin değilim.
Bundan dolayı bildiğiniz işlere geri dönmenizi temenni ediyorum.
Nedir diye soracak olursan?
Mesela sapkınlık, mesela kupon arazi işleri, inşaat, yalan dolan katakulli, kumpas, araba, gemi, başörtüsü, cuma namazı, toplu açılış, market işletmeciliği falan filan.

Bu alanlarda ülkeye ve topluma vereceğiniz zarar kestirilebilir bir düzeyde.
Savaş, strateji, öngörü, uzun vaadeli siyaset, dış siyaset, diplomasi ise, sahte diplomalı şıhların ve Keloğlan masalları anlatanların işi olmadığını düşünüyorum.
:arrow: viewtopic.php?f=19&t=31324&start=30

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 17 Şub 2016, 22:35 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Billur Yazdı:
fethullah kacar yazdı:
Mesela kadın işyerine dekolte gelebiliyor ama erkek şort yada kapri giyerek gelemiyor ,


Birincisi her iş yerinde durum böyle değil, sanki kadınların çoğunluğu ofis ortamında çalışıyor gibi bir imaj tamamen gerçekdışı. Bir çok kadın fabrika ortamında ya da basit işci olarak çalışıyor Türkiye’de. Ayrıca devlet memuru olanlar için gayet net kıyafet yönetmeliği var. Ama hala 1970lerin Türk filmleri ile yıkanmış beyin açısından konuşuyorsunuz. (Diyorum ve Gülşen Bubik sekreter rolünde gibi ahahaha diye bir kahkaha atıyor ve saçımı hunharca arkaya atıyorum.)

Kusura bakmayın bu kadar sıkıcı bir konuya ve bu kadar basmakalıplığa biraz eğlence gerekli...

Şimdi geride kalan, azınlık; özel sektörde çalışan ve dekolte giyen kadın çalışanlara gelince, bu bir ayrıcalık değil ve bu bayağı kötü bir durum. Özel sektörde bakımlı olmayan kadına iş yoktur. Eğer süper beyin ya da patronun kızı değilse... Kadın bu bahsettiğim iş yerlerinde bir cinsel obje olmak zorunda bırakılmıştır. Bu zaten başlı başına kadının toplumda nasıl bir yerde konumlandığının ispatı. Bunu isteyerek severek yapan kadınlar var, o da ayrı acıklı bir durum.

fethullah kacar yazdı:
İşyerlerinde Kadın için kozmetik ve kıyafet ve dış görünüş için harcanan zaman makul karşılarnırken erkek için bu sebepler zaman öldürme gerekçesi olarak görünüyor.


Bunu yukarıda açıkladım sanırım. Bu zaten kadının o işyerindeki rolünün bir parçası, bakımsız, ‘presentabl’ daha doğrusu cinsel obje olarak ortalıkta dolaşan kadına iş yok. Erkekler için böyle bir zaman ayrılmasını da öne sürmek zaten feci.

fethullah kacar yazdı:
Ev geçindirme yükümlülüğü erkeğin üzerinde kalırken kadın kendi kazandığını harcamayı özgürlük olarak kabul ettirmeye çalışıyor.


Artık ev geçindirme yükümlülüğünün erkeğin üzerinde kalması dediğiniz davranış yavaş yavaş değişiyor, bir çok erkek, gelir dağılımın alt seviyelerinde bile çalışan kadınla evlenmeyi, ya da karısının bir şekilde eve para getirmesini arzu ediyor. Gene Türk dizilerindeki azınlıklara bakmayın, bu toplumu temsil etmiyor. Gelir dağılımı orta ve daha aşağısına bakmak gerekli. Gerçek toplumsal temsil bu. Burada da kadının eve getirdiği tamamen ev gelirine katkı olarak kullanılıyor. Gerçek budur. Siz magazin dünyasından okuduğunuz abuklukları bizim toplumumuzu temsil ettiğini sanmayın. Bir takım kesimi etkiliyor, gelir üst düzey kesimi. Ve burada bir takım sosyal mühendislik olduğu aşikar. Belki de konuşmamız gereken bunlar.

fethullah kacar yazdı:
Ailesini geçindirmek için okulunu bırakmış birçok erkek varken kızlar ön plana çekiliyor.


Ülkemizde eğitimin malesef geniş kitlelere yayılmaması büyük bir problem. Bu dediğinize katılıyorum. Burada artık sadece kız çocuklarını temsil eden kitle artık erkekleri de kapsamaya başladı. Bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu artık erkekler de tecrübe ettiklerinden anlıyorlar.

Burada kızların ön plana çekildiğine katılıyorum, bunun altında da sinsice bir toplum mühendisliği var sanırım. Ancak bu durumun tarihsel gelişiminde kitlesel hedef kız çocukları, ve siz burada bunu anladığınızı belirten bir kelam etmeden erkeklerin de aynı hedefe sürüklenmesine karşı çıktığınız için samimi görünmüyorsunuz. Belki bu toplum mühendisliğinin bir parçası haline gelmişsiniz?

fethullah kacar yazdı:
Ancak iş gücüne katılım erkekte daha fazla iken kadına ayrıcalık tanınıyor.


Hangi ayrıcalık bu?

fethullah kacar yazdı:
İşyerinde kimin kaç para aldığı bilinmez. Buna rağmen kızlara hafif işler erkeklere ağır işler verilir.


Bilinmeli, bilinmemesi zaten çok yanlış. Ağır iş, hafif iş nedir? Toplumsal kitleyi gerçekci olarak kapsayarak buna örnekler verebilir misiniz? Bir çok ağır işçi kadını görmezden gelerek çok kısıtlı bir kesim için örnekleriniz.

fethullah kacar yazdı:
Buna rağmen kadın yeni yeni olmazsa olmazlar icad ederek sürekli haksız olduğunu iddia ediyor.


Nedir bu bahsettiğiniz, ne icadı? Abuk subuk ön yargılarınız var? Sizi rahatsız eden ne gerçek anlamda? Bu bahsettiğim toplum mühendisliği ise siz de bunun bir parçası olmuşsunuz.

fethullah kacar yazdı:
Haksızlığa uğrayan kızların üzerinden bir kısım kokoş kendine pay çıkartmaya çalışıyor.


Bu dediğinize bir derece katılıyorum. Dediğim gibi asıl konuşulması gereken budur. Kendilerini temsil edemeyen kadınları başkaları temsil ediyor. Kim bunlar? Bazı dururmlarda uygun ama bazen çok uygunsuz temsiliyet gösterileri var.

Mesela bu konudaki yorumum buna değiniyor aslında. Sen İsveç’ten gel burada haddine düşmeyecek konulara karış, kimsin sen diye sormak lazım, neden buradasın? Ben açıkcası bu kadının asıl niyetinin Türk kadınlarına yardımcı olmak olduğuna inanmıyorum. Diyelim kendisinin kişisel niyeti bu, gene de kendisinin kişisel niyeti dışında kullanıldığını, gerçek gündemin zaten Türk toplumunda sorunlu olan kadın erkek ilişkisini daha da sorunlu hale getirip toplumu artık iyice çökme noktasına getirmek olduğu kanısındayım. Sadece etnik ve dini ayrımlar yetmiyor, cinsiyet ayrımı ile çorbaya tuzu da koyuyorlar artık. Ve biz bunu içiyoruz.

fethullah kacar yazdı:
Annelik yapanlar için sözüm geçerli değildir. Ama özgür kız ayaklarına yatanlara gerçekten toleransım yok.


Bakın her şeye kulp bulup bayağı bir kadın düşmanlığı yapıp iş anneliğe gelince hemen yumuşama olmaz. Ben bayağı sorumsuz anneler görüyorum. Her anne sorumludur. Annelik sorumluluktur. Özgür kız ayaklarına nasıl yatılıyor? Kim bunlar? Kim bu özgür kız ayaklarına yatanlar? Nasıl yatıyorlar? Özgür değiller ama özgür ayağına yatıyorlar? Burada toplumsal kitlesel bir temsili grup mu oluşmuş?

fethullah kacar yazdı:
Ben ne isem onlar da aynısı eğer eşitsek.


Eşitlik diye bir şey söz konusu değildir. Kimse birbirinin eşiti değildir. Kanun ve toplum içinde eşit muamele görmek eşit olmak değildir.

fethullah kacar yazdı:
Kadını da sütten çıkmış ak kaşık zannetmeyin. Medyanın manipülasyonlarına göre hareket edemeyiz. hayat başka , laf başka..


Ben asla zannetmiyorum. Kimse bir kişinin sadec cinsiyetine bakarak, iyi yada kötü, ak ya da kara diye niteleyemez. Nitelememeli.

Ama istatistiklerle kanıtlanmış bazı gerçekler var. Çoğunluk bir temsili manzara var. Bu manzarada ÇOĞUNLUK Türk kadını erkekten daha az kalifiye, daha az maaşla çalışıyor, ailesinde ve toplumda genel olarak karşı cins tarafından şiddet görüyor. Bu bu gün Türkiye’nin hala gerçeği. Şimdi bu gerçeklik varken azınlık olaylar ve kişisel sorunlarla buraya gelip genellemeler yapmak bu yukarıda anlattığım toplum mühendisliğinin bir parçası olmaktır.

fethullah kacar yazdı:
Eşitliği bozan kadının kendisidir zaten . Kazanca göz dikip işten kaytarma yollarıdır bunlar.


Eşitlik yok. Bu olmayan ‘eşitliği’ nasıl bozmuş kadın? Bu ne düşmanlık bu ne saçma düşünce?

İki üç örnekle bu çeşit genelleme yapılamaz. Evlere temizliğe giden bir sürü kadın biliyorum ben, kocaları çalışmıyor ve kadının elinden parasını alıp kadını dövüyor. Eşek gibi ağır işte çalışıyorlar, hiç bir güvenceleri yok hala, bütün getirilmek istenen kanunlara rağmen. Kocası dövdüğü zaman da hiç bir şekilde koruma yok. Ben demiyorum toplumun temsili budur ve buna dayanarak bütün erkekler kaytarıyor, kazanca göz dikiyorlar, ki bu dediğim bayağı da geniş bir kesimi temsil edebilir sanırım.

fethullah kacar yazdı:
Ev işinde kadına para ödenecekse erkeğe de araç kullanma parası versinler , kömür taşıma parası versinler , tamirat parası versinler , koli taşıma parası , araba temizleme , bavuları taşıma parası versinler..


Versinler, bütün dert bu mu? Kaç saatlik hizmet bunlar?Günde kaç saatini alır ortalama bir ailede? Halbuki bir kadının bir günde ortalama en az 5 saatini ev işlerine veriyor, bu hane sayısı ve niteliğine göre değişir. Eğer bunu yapacak zamanı yoksa, yani çalışıyorsa devreye aileden başka bir kadın giriyor.

fethullah kacar yazdı:
Kadınların bu durumu fırsat bilip çakallığa soyunması utandırıcıdır.


Asıl utandırıcı olan senin kadın düşmanlığın ve kadınlara çakallara soyunma yakıştırması yapman.

fethullah kacar yazdı:
Daha önce de demiştim para yerine iş versinler. İş karşılığı para kazansınlar, ama herşey de para değildir. Kadınlar bunu anlamıyor.


Senin ve senin gibilerin anlayamadığı kadınların zaten evdeyken çalıştıkları ama bunu bedavaya yaptıkları. Zaten işi görüyorlar ama karşılığında para almıyorlar. Yani kölelik, bedava işcilik.

Her şey para değil, her şey; her şeyi bedavaya getirmek. Beleşcisiniz…

fethullah kacar yazdı:
Bir gün bakım evinde yalnız kaldıklarında düşünecek bolca zamanları olur.


Sana bir şey söyleyeyim, buna benzer bir durum bir bayan akrabamıza oldu, kadın en sonunda rahata ve huzura kavuştuğunu söyledi. Önüne yemek geliyor, kendine hizmetci muamelesi yapan saygısızlardan uzakta, en sonunda hayatının en huzurlu günlerini yaşıyor.

Bu negatif bakımevi klişesi artık değişen toplumda yerini gayette pozitif olarak alıyor. Sürekli kendinden hiç bir karşılık verilmeden talep edinilen hizmetlerden bıkkınlık geldi artık kadınlara, üstelik saygı dahi duyulmuyor. Napıyorki? Her şeyi makineler yapıyormuş, gidin makinelerden isteyin yemek, çay, kahve, ütülü gömlek vs. kimse ne paranızı istiyor ne de sizi…
:arrow: viewtopic.php?f=8&t=32428&p=261981#p261981

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 23 Şub 2016, 18:14 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Sabit yazdı:
İç politikada çevirdikleri fırdöndüyü dışardada çevirebileceklerini sandılar ama daha önce söylediğim gibi dünya g.t kıllarından müteşekkil değil. Yalan dolan orada çok işe yaramıyor. Bunlarında temel argümanı herkesi kandırabileceklerine dair inançları. Türkiyenin dış politikası tamamen Tayyip'in kendi ikbaline ilişkin hastalıklı emellerini gerçekleştirmeye dönük ve zor bir anda tanrısal lojistik destek alacağı beklentisiyle yoğrulmuş halde. Tayyip kendisinin biz fanilerden farklı bir donanımla yaratıldığına ve özel bir görevle görevlendirildiğine akıl hastalığı dercesinde inanmış halde. Yalaka ve kişiliksiz iş arkadaşları ise davranışlarıyla bu hastalığı besliyor. Bazen insanın aklına ''Bu kadar basit olabilir mi?'' sorusu takılır, ancak bu basit halin zahiri olduğu unutulmamalıdır. Bu manzaranın altında cehaletin, kişiliksizliğin, maddi çıkarların, aşağılık kompleksinin, bu halden yararlanmak isteyen güçlerin menfur planlarının içiçe girerek ördüğü son derece karmaşık bir örgü var. Bu karmaşık örgüyü çözmek son tahlilde emperyal planların nihai maksadını öngörmeye bağlıdır ancak bu hali öngörebilmek hamasetten hatta tüm duygusallıklardan arınmış, güçler dengesini iyi analiz edebilen soğukkanlı bir zihin gerektirir. Şuan içerisinde bulunduğumuz durum ise tüm bu olanaklardan yoksun olduğumuzu gösteriyor. İç politikaya dönük hamasi yanlışları savunmakla sınırlı bir dış politika oluşturuldu ve süreç artık doğrular üzerinden değil milli olmakla ilişkilendirelerek tartışılmaya çalışılıyor doğru olmayanın son tahlilde milli de olamayacağı unutularak. Suriye politikasının yanlışlığı, Suriye halkına duyulan sahte alakanın vıcık vıcık hümanizmi ile kapatılmaya çalışılıyor. Halbuki Suriye politikamız suriye halkının durumunu bombok etmekten başka hiç bir işe yaramamıştır. Üstelik katlandığımız bunca fedakarlığa(!) rağmen. Türkiye parasını ödeyerek dünyanın en pahalı belasını satın almıştır. Tam üç milyon eğitimsiz, mesleksiz, yoksul, savaş sendromu yaşayan mülteci, kontrol edilemeyen bir sınır ve göçmenlerin uluslar arası planda yaratacağı sosyal problemler de cabası. Neydi derdimiz Tayyip efendi halife olacak bütün orta doğuyu dizayn edecekti. Yani bir tür yeni Osmanlıcılık oyunu. Bu italya başbakanının Büyük Roma İmparatorluğunu yeniden kuracağım demesi kadar absürt bir akıl hastalığı. İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DURUM BU AKIL HASTALIĞININ BİZİ NERELERE SAVURABİLECEĞİNİN İP UÇLARINI ÇOK AÇIK OLARAK VERMESİNE RAĞMEN toplumun dikkati bir şekilde yapay gündemlerle bu noktadan uzaklaştırılıyor.
Daha fazla uzatmadan Türkiye BOP planının gereğine uygun olarak sınırları değiştirilecek ülkeler arasındaki yerini koruyor ve bu amaca uygun biçimde dizayn ediliyor. Buradaki en kullanışlı aracın Tayyip'in hastalıklı ikbal hesapları olduğu gün be gün daha görünür hale geliyor. 14 yıldır devletin ayarlarıyla çocukça oynanmış olması bugün bu vahim gidiş karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devletinin devlet olma refleksiyle hareket etmesini engelliyor. Böylece ''devletin ayarlarıyla çocukça oynama'' görüntüsünün arkasında emperyal yıkıcı bir planın olduğu görünür hale gelip anlam kazanıyor. Yani devletin ayarlarıyla oynamanın, bir üst akıl tarafından devlet mekanizmasını paralize ederek felç etmek maksatlı bir planın görünür yüzü olduğu anlaşılıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin merkezi sinir sistemi paralize edilmiş ve felç hali gerçekleşmiştir. Artık içerden ve dışardan gelecek saldırılara karşı savunmasızdır. Birisinin çıkıp anayasayı rafa kaldırdım demesi karşısındada çaresizdir, ''suçluları gözaltına almaya gelenleri vurun'' diyen Efkan Ala ya karşıda çaresizdir. ABD ye karşıda çaresizdir Rusyaya karşıda çaresizdir.
Tayyip Erdoğan bir yıkım projesidir ve eğer bu toplum ayağa kalkmakta biraz daha gecikirse sona yaklaşılmıştır.
viewtopic.php?f=19&t=31324&start=45

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 'Forum Üyelerinin,Özenle Yazılmış Beğenilen Kısa İletile
İletiTarih: 24 Şub 2016, 22:08 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
Turbo yazdı:
RamazanCT yazdı:
Sinop'ta nükleer santral işi zor. Termik santral için halkın haftalarca gece gündüz demeden binlerce kişinin amansız biçimde direndiklerini gördüm. Aynı PKK gibiydi ortam, polis ile halk tanıdık olmasına rağmen birbirlerini yediler.


Tepki gösteren vatandasa PKK yapistirmasi yapmak onlari itibarsizlastirmakla aynidir. Nukleer terminaller bu güzel ülkenin sonunu getirir, Japonlar bu isin altindan kalkamiyor, Almanlar birbir kapatiyor, biz ise 50 yil geride kalmis bu teknolojiyi acmak icin can atiyoruz. Nükleer Terminal Sinopu yada kurulmak istenen heryeri mahveder, bir sizinti oldugunda bunun önüne gecemezsiniz denizlerinizi ve dogayi zehirler, sonucundada bundan herkes yillar icinde cikan ve uzun suren hastaliklarla nasibini alir. Cernobil yuzunden Karadenizde kac insan Kanser oldu. Enerji zaten doganin kendinde var, bunu elde etmenin ilerde cok daha kolay ve dogaya saygili yöntemleri cikacaktir, ancak bir nukleer acildimi geri dönüsü zordur. Türkiyenin neresinde olursa olsun Nükleere izin vermeyelim, gerekirse mum isiginda aydinlanalim ama nükleere hayir.
:arrow: viewtopic.php?f=32&t=29644

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 14 sayfadan 12. sayfa   [ 205 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1 ... 9, 10, 11, 12, 13, 14  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.