Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 17 Oca 2018, 00:20


Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 17 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 28 Eyl 2013, 10:26 
Kıdemli Üye

Kayıt: 11 Nis 2011, 12:28
İleti: 1469

Türk tarihçilerine bakıyorsunuz eskilere hep sövüyor. Her şeyi kötü takdim ediyor. Sanki Osmanlı padişahları hiç saraydan çıkmamış. O devir karanlık devir olmuş, Hiç bir gelişme falan olmamış. Padişahlar zampara, padişah anneleri nerdeyse öze dilerim ghayat kadını. Şu anlayış filmlere bile yansımış.
Şimdi bir misal vereyim de anlasınlar. Mesela kalabalık ordu demeyelim küçüb bir desteyle İstanbuldan Ankaraya atla seyahat etsinler. Ne kadar zor olduğunu görecekler. Şimdi şunu 15-20 binlik bir ordunun hareketiyle kıyaslayın. Şunun sıcağı var soğuğu var, yağmuru var karı var. Bir günde en iyi 100 km yol gide bilirsiniz. Bir de kaldığınız yer ev değil. Çadır. Evinizden uzakta, çadırda, yaşamayanlar anlayamaz, toprağın üstünde. Geliyorsunuz bir yere yorgun, bir kaç saat dinleniyorsunuz, yola devam. Şimdi yemek bulmayı, elbese yıkamayı, su bulmayı, yemeği pişirmek bile zor odun toplamalısınız. Ayaküstü bir şatıştırıyorsunuz ve yine gidiyorsunuz. Bir kaç ay şöyle sonunda savaş var. Savaştıktan sonra yine aynı zorlukla dönüş. Anlatıldımı şu seferlerin öyle gözükmeyen tarafları. Tarihçiler falanca az sefer çıkmış, yok falanca çıkmamış. Bakan da sanki Hızlı trenle İstanbuldan Eskişehre gidecek sanıyorlar. Şimdi bile bir taburu İstanbuldan Ankaraya nakl edin o zaman ne olduğunu göreceksiniz.
Hala bir tarihçi de gelmiş TC-de tarih profesoru olmuş. İsmi Ransimen. Fatihi nerdeyse dünyanın en vahşi bir insanı en azqın bir canavarı gibi vermiş İstanbulun Fethi eserini okuyursanız, sanki Bizansın bir saray tarihçisi yazmış gibi sanırsınız. O zaman saray tarihçisi olan Duka bile Fatihi öyle tasvir etmiyor. Sonradan olayların analizini yapmış Tarafsız olsa yione neyse, ama sanki bir Bizans devlet adamı oturmuş kendi devletinin malup olma nedenlerini araştırıyor sanarsınız.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 02 Ekm 2013, 08:41 
Kıdemli Üye

Kayıt: 11 Nis 2011, 12:28
İleti: 1469
Şimdi Batının anlatma biçmini yazalım. Mesela şövalye dedikde ilk olarak aklınıza ne gelir. Tabii ki, kahramanlık, zırhlı giyim, korkmazlık. Ama aslında öylemidir. Mesela kimse yazmaz ama şövalyeler içinde kadına tecavüz etme bir kahramanlık sayılıyordu. Ne kadar çok tecavüz etsen o kadar saygılı olurdun. Bir filmde gördünüzmü bir yazıda ya bir romanda okudunuzmu tabii ki hayır. Ya şövalyelerin nasıl zırhını giydiyini filmlerde görmüşsünüz. Şimdi bir fikirleşin eğer o zorlukla o o giysiyi giyorsa seferde her türlü imkanın bulunmadığı bir ortamda defi haceti nasıl yapacak (yani şimdiki tabırla çişini ya ötekisini) tabii ki, altlarına yapıyordular. Sonra eğer su bulunuyorsa o zaman onların yardımcıları başlarından bir kova su dökerdi şununla da her şey bitiyordu. Yani şimdi şövalye ordusundan gelen kokunun ne kadar şedit olduğunu düşündünüzmü? Tabii ki hayır nerde okumuşunuz ki, nereden düşünesiniz. Mesela biliyormuydunuz ki, genel olarak hristiyanlıkda yıkanmaya o kadar da sıcak bakılmıyor yani insanlar en iyisi yılda bir kez banyo yapıyorlar. Hangi filmde nahgi romanda var şunlar. (İsteyen için limk vere bilirim). Şimdi hep böyle çişini kaksaını altına yapan birisini demirden olan giysisleri nasıl olacak. Tabii ki, kirli paslı. Hangi filmde gördünüz. Ya 3 silahşör filmini bir çoğunuz izlemişsiniz. Kafalarında neden öyle büyük bir şapka olduğunu düşündünüzmü. Nedeni basit Avrupa şehirlerinde evlerde tuvalet olmadığı için bir kovaya eder sonra onu küçeye atardılar. Ne kadar ferman verilse de ki, şu atıkları yalnızca satt akşam 10 - dan sonra atılsın ona takan yoktu yapıyorlardı atıyorlardı. İnsanlarada tabii olarak kafalarını necsetden korumak için öyle büyük şapka takmak zorundaydılar. Ama filme baksanız nasıl güzel, nasıl temiz nasıl pırıl-pırıl. Ya mesela Osmanlının çöküş dönemleri dediğiniz yıllar. Avrupalıların başında peruk. Bakan sanki bir moda sanıyor. Aslında işin aslı astarı öyle değil. İnsanların başında bit sirke, yuyulmadığı için saç yağlı olmuş türlü türlü böcekler kendine yuva yapmış, bazılarında da sifilıisden dolayı tüyler dökülmüş. (tabii ki, zina yaygın olunca şu da oluyor). Şunları gizlemek için peruk takıyorlar.
Ya herkes resimlerde Avrupalıların boyunlarında sünger gibi beyaz bir şey gözüküyor. Modamı sanıyorsunuz. Hiç de değil. Şunun amacı insan bedeninde olan bitlerin yukarı çıkmasını engellemek.

Ey Osmanlıyı söven nesil siz allı şanlı ecdadınızı yalan yanlışlara kötülerken. Avrupalılar kendi pisliklerini halklarına ve bize moda örneği kahramanlık gibi sunuyor.
İsteyenlere link vere bilirim.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 04 Ekm 2013, 10:55 
Katılımcı Üye

Kayıt: 08 Haz 2012, 01:25
İleti: 275
Onlarda biri şövalyeye sövdü diye kimse alınmaz. Şövalye geçmişte kalmış bir şeydir herkes istediği yorumu yapar kimsenin umurunda değildir Batı'da.. İsteyen istediği yönünden bahseder şövalyelerin, kitaplar yazar. Bizde ise herkes bir tarafı tutar ona toz kondurmaz. Biz ota b.ka destan yazmaktan başka bir işe yaramıyoruz. 100-1000 yıl önce yaşamış insanlar için şu an yaşayanlar birbirini yiyor. Gerçek olan biziz yemişim Fatih'ini de Atatürk'ünü de diyemiyor kimse.

_________________
Tanrı'nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. Bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.

Hiçbir şey beni aşacak yücelikte değildir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 04 Ekm 2013, 11:58 
Katılımcı Üye

Kayıt: 07 Eyl 2013, 19:50
İleti: 221
''Atasını tanımayan it peşinde koşar.'' diye bir atasözümüz vardır görüldüğü gibi çok güzel bir şekilde oturuyor.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 04 Ekm 2013, 12:20 
Katılımcı Üye

Kayıt: 08 Haz 2012, 01:25
İleti: 275
Arukan yazdı:
''Atasını tanımayan it peşinde koşar.'' diye bir atasözümüz vardır görüldüğü gibi çok güzel bir şekilde oturuyor.


Kendini iti sembol edinmişlere bak hele :lol:

_________________
Tanrı'nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. Bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.

Hiçbir şey beni aşacak yücelikte değildir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 04 Ekm 2013, 13:31 
Katılımcı Üye

Kayıt: 07 Eyl 2013, 19:50
İleti: 221
Besleyene kuyruk sallayan itle boyun eğmeyen kurdu bir tutan kendisinin atasını tanımayanlardan değil itin ta kendisi olduğunu imzasında anlatıyor zaten.Mükemmel bir hayat felsefesi. :D
Senden önemli bir şey yoksa baksana keyfine buralarda dolaşacağına gidip kuyruk salla kendine. :D


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 04 Ekm 2013, 13:52 
Katılımcı Üye

Kayıt: 08 Haz 2012, 01:25
İleti: 275
Arukan yazdı:
Besleyene kuyruk sallayan itle boyun eğmeyen kurdu bir tutan kendisinin atasını tanımayanlardan değil itin ta kendisi olduğunu imzasında anlatıyor zaten.Mükemmel bir hayat felsefesi. :D
Senden önemli bir şey yoksa baksana keyfine buralarda dolaşacağına gidip kuyruk salla kendine. :D



Kurt itin atasıdır. Sen direk it oluyorsun bu durumda zaten. :lol:

_________________
Tanrı'nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. Bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.

Hiçbir şey beni aşacak yücelikte değildir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 04 Ekm 2013, 19:40 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:33
İleti: 709
deadliftbrah yazdı:
Arukan yazdı:
Besleyene kuyruk sallayan itle boyun eğmeyen kurdu bir tutan kendisinin atasını tanımayanlardan değil itin ta kendisi olduğunu imzasında anlatıyor zaten.Mükemmel bir hayat felsefesi. :D
Senden önemli bir şey yoksa baksana keyfine buralarda dolaşacağına gidip kuyruk salla kendine. :D



Kurt itin atasıdır. Sen direk it oluyorsun bu durumda zaten. :lol:


Bazı düşünme engelliler Kurt'un Türklüğü sembolize ettiğini bilmiyor heralde. Yazık...

_________________

Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir.(Hz. Muhammed.S.a.v)

Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.(Yavuz Sultan Selim)

Ne mutlu Türküm diyene!(Mustafa Kemal Atatürk)
Türklük bedenimiz,İslamiyet ruhumuzdur.Ruhsuz beden ceset olur.(Alparslan Türkeş)


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 05 Ekm 2013, 11:49 
Kıdemli Üye

Kayıt: 11 Nis 2011, 12:28
İleti: 1469
Alıntı:
Onlarda biri şövalyeye sövdü diye kimse alınmaz. Şövalye geçmişte kalmış bir şeydir herkes istediği yorumu yapar kimsenin umurunda değildir Batı'da..


Evet onlarda da öyle oluyor. Ama onlarda şunlar resmi tarih kaydına geçmiyor. Onlarda eleştirilen taraf genel olarak kilseyle alakalı olan taraflar. Türkiyedeki gibi geçmişle topyekun savaş açılmış değildir. Mesele şunda yoksa tabii ki, her devrin iyisi olduğu gibi kötüsü de olmuştur. Mesela siz çocuklara öğretilen tarihde yani halka mal olan tarihde Fatih hariç Osmanlıyı öven bir kaç cümleyi zorlukla bulabilirsiniz. Ben şuna karşıyım. Ecdadı sövmenin bir klahramanlık sayılmasına karşıyım. Bir kesim için ecdada sövmenin sanki onların kimlik kartı gibi olmasına karşıyım. Osmanlını övenlerin bir kesim tarafından itilmesine karşıyım. Osmanlıda hiç bir şey iyi olmamış havası yaratılmasına karşıyım.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 06 Ekm 2013, 19:35 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Batı bu bilgileri(!) yazmıyor, Türkler de kendi atalarına sövmekle meşgul, ee? Bu bilgiler sana vahiy yoluyla mı geldi? Yoksa uydurdun mu?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 07 Ekm 2013, 14:24 
Kıdemli Üye

Kayıt: 11 Nis 2011, 12:28
İleti: 1469
İsteyene link vere bileceğimi yazmışım. Ama fark şu onlarda da aykırı tarihçiler oluyor şunları yazıyor. Ama Türkiyede ecdadını öven aykırı tarihçi sayılıyor. Onlarda şunlar ders kitaplarına unversite proğramlarına girmez. Yani isteyen araştırmalıdır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 07 Ekm 2013, 15:43 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Yani vahiy yoluyla gelmedi, ben de uydurmadım biryerlerde yazmışlar diyorsun. Ben de hani yazmıyorlardı diyorum. Aykırı tarihçilerin yazdıklarını ''yazı'' saymayarak başlattığın bu iddia, aykırı tarihçilerin yazdıklarını ''yazı'' saymak zorunda kalarak bitmiş oldu.
Yazılanlar akıl süzgecinden geçmeyince bu tuhaflıklar olur üzülme, bir daha yazdıklarını akıl süzgecinden geçir tabi öyle bir süzgecin varsa.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 08 Ekm 2013, 08:42 
Kıdemli Üye

Kayıt: 11 Nis 2011, 12:28
İleti: 1469
Fark şunda işte Türkiyede okul ve universite cağlarında olan cocuklara ecdad kötületiliyor. Yani cocuklar hala neyin ne olduğunu anlamadan ecdadını sövmeye alıştırılıyor. Ama Batıda sizin bir akademik karyeriniz yoksa ya güçlü bir tarih meraklısı değilseniz şu bilgileri elde edemezsiniz.
İkinci fark tarih anlayışı öyle aşılanıyor ki, Türkiyede siz ecdadınızı överken Batıda da kötülerken aykırı oluyorsunuz. Önemlisi şu. Yoksa olmuş bir şeyin neresini öretrsen ört bir yol bulup da açığa çıkacak.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 09 Ekm 2013, 00:08 
Onursal Üye

Kayıt: 02 Kas 2011, 09:48
İleti: 7377
Konum: Kastamonu
Sakin olun arkadaşlar, buna en güzel cevap şöyle verilmelidir..

"Millî sembol olan Oğuz Han”a dil uzatıldı mı, biliniz ki, o, bilerek veya bilmeyerek düşman için çalışıyor demektir. Millî sembol olan Bozkurt”a köpek diyenler için de durum aynıdır. Üstelik onlar aynada kendilerini görmektedir."

Nihal ATSIZ

_________________
Beni dinle ey oğul,can oğul,Türklüğünü sakın kaybetme.Şunu iyi bil oğul,Han oğul,Hak yoldan başka yere gitme.
Vatan,Millet,Bayrak,Kur'an,Yüreğinde yer bulsun.Hedefin olmalı Turan,Diyesin vatan sağolsun.
Dede Korkut.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiyede ve Batıda tarihin anlatılma biçimi.
İletiTarih: 11 Ekm 2013, 13:45 
Onursal Üye

Kayıt: 18 Ekm 2011, 02:02
İleti: 7049
Türkiye de eğitim kurumlarında ecdatın kötülendiğine dair iddia gerçekçi değil. Sırasıyla İlkokul, orta okul, Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, ODTÜ elektrik, Ankara Üniversitesi Hukuk fakültesinde okudum Ecdatı kötüleyen bir eğitimle karşılaşmadım. Nereden uyduruyorsunuz böyle saçma sapan hikayeleri. Aksine Türkiyede eğitim Çetin Altan'ın deyimiyle ''Türk'ün Türk'e Türk propagandası'' ile geçmektedir. Bunu yurt dışında eğitim gördüğünüzde daha iyi anlıyorsunuz.
Kamaloğlu hangi kaynaklara dayanarak bunları söylüyor anlamak mümkün değil. Bu iddia saltanatı savunanların, Cumhuriyeti kötülemek adına uydurdukları bir propaganda aracı. Yani anlayacağınız Kamaloğlunun derdi ayrı, onların derdi Cumhuriyet ve onun kurucularıyla, akılları sıra kötülemek için hiç bir fırsatı kaçırmıyorlar. Bunlar özel evlerde yıllarca bu başka hiçbir kaynakta bulunmayan ve gerçeklikle hiç bir alakası olmayan bilgi(!) lerle şartlandırılıyorlar.
Bu bilgilerle hesaplaşmak, yüzleşmek gibi bir kabiliyetleri olmadığından bu zırvalar onların yaşamsal doğrularını oluşturuyor. Bundan sonrası hayvani refleksler içinde akıl, zeka, bilgi olmayan refleksler.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 1. sayfa   [ 17 ileti ]
Sayfaya git 1, 2  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.