Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 17 Oca 2018, 00:00


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Bir dünya liderinin ülkesinde kör olmak!
İletiTarih: 11 Nis 2017, 14:46 
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2017, 20:06
İleti: 294

Yanlış görüyor isem düzeltin lütfen. 2. resim gibi mi olması gerekiyor? Yoksa 1. orj. resimde yapılan bu doğrumudur?

Resim

https://www.f5haber.com/uskudar-sancakt ... ri-22169/2

Resim

Resim

Engelli diyince demekki yapan beyin böyle algıladı biz 'hayvan oğlu hayvanları'

Alıntı:
Özdil: 'Hayvan oğlu hayvan gazi'

[img]
Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, Gazi Yılmaz Yiğit'in bilinmeyen hikayesini anlattı


Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, yine dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. Ankara'da bir belediye otobüsü şoförünün hakaret ettiği gazi Yılmaz Yiğit'in öyküsünü okura aktaran Özdil, "Kolları bacakları ağaç gibi budanan “hayvan oğlu hayvan” oğlu… Bu gariban babanın tek evladıydı, tutunacak dalı kalmadı" diye yazdı.

İşte Özdil'in "Hayvan oğlu hayvan gazi" başlıklı bugünkü yazısı:

“Üs bölgesini aldık, terörist grupla teması bekliyorduk ki, bulunduğumuz bölge havaya uçtu, önceden patlayıcıyla tuzaklamışlar, 21 kişiydik, 21’imiz de serilmişti, vücuduma elektrik verilmiş gibi hissettim, sol koluma baktım, sol kolum yok, bacağıma sanki kaynar su dökülmüştü, baktım, bacağım yok, doğrulmaya çalıştım, ayakucumda çukur var, baktım, bacağımın parçaları duruyor çukurda, kelime-i şehadet getirdim, çatışma devam ediyordu, tüfeğim dedim, tüfeğim nerde, baktım, sağ kolum erimiş plastik gibi damlıyordu yere…”

*

O an farketmemişti.

Sol gözü de gitmişti.

*

Yılmaz Yiğit’ti o.

Adı gibi yılmaz, soyadı gibi yiğitti.

*

Kahraman ruhu teslim olmadı, ameliyat üstüne ameliyat oldu, hayata tutundu, dönemin jandarma genel komutanı Işık Koşaner’in girişimiyle kol protezi takıldı, genelkurmay başkanı İlker Başbuğ’un desteğiyle ABD’ye gönderildi, Philadelphia’da aylarca tedavi gördü, protez bacak takıldı, artık hiç olmazsa ayakta durabiliyordu, yurda döndü, evlendi, kızı oldu.

*

Üç yaşındaki kızıyla birlikte belediye otobüsüne bindi, şoför “kartını bas” dedi, kollarını gösterdi,“gaziyim, ellerim yok, kartım arka cebimde, siz alır mısınız” dedi, şoför “ne demek elim yok, hayret bi şey yav, çıkartıp kartını göstereceksin” dedi, tartışma çıktı, şoför efendi, gaziye “hayvan oğlu hayvan, şerefsiz” dedi!
[/img]


Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, Gazi Yılmaz Yiğit'in bilinmeyen hikayesini anlattı

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, yine dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. Ankara'da bir belediye otobüsü şoförünün hakaret ettiği gazi Yılmaz Yiğit'in öyküsünü okura aktaran Özdil, "Kolları bacakları ağaç gibi budanan “hayvan oğlu hayvan” oğlu… Bu gariban babanın tek evladıydı, tutunacak dalı kalmadı" diye yazdı.

İşte Özdil'in "Hayvan oğlu hayvan gazi" başlıklı bugünkü yazısı:

“Üs bölgesini aldık, terörist grupla teması bekliyorduk ki, bulunduğumuz bölge havaya uçtu, önceden patlayıcıyla tuzaklamışlar, 21 kişiydik, 21’imiz de serilmişti, vücuduma elektrik verilmiş gibi hissettim, sol koluma baktım, sol kolum yok, bacağıma sanki kaynar su dökülmüştü, baktım, bacağım yok, doğrulmaya çalıştım, ayakucumda çukur var, baktım, bacağımın parçaları duruyor çukurda, kelime-i şehadet getirdim, çatışma devam ediyordu, tüfeğim dedim, tüfeğim nerde, baktım, sağ kolum erimiş plastik gibi damlıyordu yere…”

*

O an farketmemişti.

Sol gözü de gitmişti.

*

Yılmaz Yiğit’ti o.

Adı gibi yılmaz, soyadı gibi yiğitti.

*

Kahraman ruhu teslim olmadı, ameliyat üstüne ameliyat oldu, hayata tutundu, dönemin jandarma genel komutanı Işık Koşaner’in girişimiyle kol protezi takıldı, genelkurmay başkanı İlker Başbuğ’un desteğiyle ABD’ye gönderildi, Philadelphia’da aylarca tedavi gördü, protez bacak takıldı, artık hiç olmazsa ayakta durabiliyordu, yurda döndü, evlendi, kızı oldu.

*

Üç yaşındaki kızıyla birlikte belediye otobüsüne bindi, şoför “kartını bas” dedi, kollarını gösterdi,“gaziyim, ellerim yok, kartım arka cebimde, siz alır mısınız” dedi, şoför “ne demek elim yok, hayret bi şey yav, çıkartıp kartını göstereceksin” dedi, tartışma çıktı, şoför efendi, gaziye “hayvan oğlu hayvan, şerefsiz” dedi!
http://www.gercekgundem.com/guncel/8174 ... ayvan-gazi



Unutmayın unutturmayın!


Alıntı:
Sağlam insanlarını engelli yapma konusunda, olimpiyat şampiyonu olan Türkiyemin anlatıldığı Yılmaz özdil yazısını ağlamadan okuyabilir misiniz?




Eli ayağı tutan acizler ülkesinin... İnsanüstü yetenekli milli takımı

Korhan Yamaç.


Teğmen’di.
Mayına bastı.
Sağ ayağını kaybetti.
Atıcılıkta yarışacak.

Oğuzhan Polat.
Mayına bastı, topuğu koptu.
Zafer Korkmaz.
Mayına bastı, dizinden gitti.
Okçularımız.

2012 Londra Paralimpik Olimpiyatı bugün başlıyor. 67 evladımız mücadele edecek.

“Sakaryalı Mehmet Kıran, okçuydu, bedensel engelliler federasyonu’nda gönüllü çalışıyor, bize yardımcı oluyordu, askere gitti,
Eruh’ta şehit düştü, onun
için yarışacağız” diyor Zafer.

Özlem Kalay, öğretmen, ilk görev yeri Bitlis’ti, köy okuluna götüren askeri araç devrildi,
felç oldu. Hatice Bayar, ablası polis’ti, ablasını taradılar, Hatice belinden vuruldu. Okçularımız.

Gizem Girişmen. 11 yaşında, trafik kazasında felç kaldı. Ankara Tevfik Fikret Lisesi ve Bilkent İşletme’den şeref öğrencisi olarak mezun oldu. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca biliyor. 2008 Pekin’de tarihimizin ilk paralimpik altın madalyasını kazandı. Başkanı, efsane atlet Edwin Moses olan, Laureus Dünya Spor Akademisi’nin Oscar’ına aday gösterildi. Gizem’i aday gösteren jüride, Beckenbauer, Boris Becker, Sergei Bubka, Bobby Charlton, Nadia Comaneci, Emerson Fitibaldi, Kip Keino, Michael Jordan, Martina Navratilova, Mark Spitz, Katarina Witt ve Pele vardı. İmzalı fotoğrafı masamda... Bana hediye ettiği ok’u ise, ödüllerimin baş köşesinde durur. Masal prensesi’dir o... Okçumuz.

Ayşegül Tahtakale... Tahtakale’de cami avlusuna bırakıldı, adını soyadını,
Tahtakale Karakolu’ndaki
polisler koydu, Çocuk
Esirgeme’de büyüdü.
Zihinsel engelli. Güllecimiz.

Mehmet Nesim Öner. Çocukken, Diyarbakır’ın
Uzunova Köyü’nde çobandı.
Yolda bulduğu mayınla
oynarken, patladı, sol gözünü,
sol kolunu, sağ parmaklarını kaybetti. 800 metrecimiz.

İsmail Ar, Marmara depremine Yalova’da yakalandı, enkaz altında kaldı, çıkarıldığında felçti. Ali Asker Turan, 11 aylıkken geçirdiği çocuk felci nedeniyle engelli oldu. Aytaç Ercan, çocuk felci aşısı yaptırmayı unuttular. Bülent Yılmaz, 26 yaşındayken trafik kazası geçirdi. Fikri Gündoğdu, 17 yaşında silahla oynarken vuruldu. Tekerlekli sandalye basketbolcularımız.

Çiğdem Dede, altı yaşındayken vurulan iğneden bacağını kaybetti, haltercimiz... Hüseyin Alkan, 19 yaşındayken iş kazasında gözlerinden oldu, goalball’cumuz... Mustafa Demir, kavgayı ayırmaya çalışırken, maganda kurşunuyla felç kaldı, okçumuz.

Turan Mutlu.
Çocuk felci, haltercimiz.
Cevat Karagöl.
Altı aylıkken hatalı iğne...
Atıcımız.

Gülbin Su...
Üç yaşında çocuk felci.
Özgür Özen...
Trafik kazası.
Doğan Hancı...
Hatalı iğne.
Erdoğan Aygan...
Motosiklet kazası.
Okçularımız.

Özlem Baykız. Yüzücümüz. Gelişmiyor, boyu 1.30’u
geçmiyor. Bedensel engeli nedeniyle milli takımımızda forma giyiyor, ancak, engelli olduğu kabul edilmediği için, memur olarak işe alınmıyor! Devletimizin işine gelince engelli, işine gelmeyince, engelsiz oluyor yani.

Beytullah Eroğlu. Yüzücümüz. İki kolu omuzdan yok. Bi bacağı, diğerinden 12 santim kısa. Kulaç atmadan yüzüyor. Bacaklarını gemi pervanesi gibi kullanıyor. Yemek, giyinme, diğer ihtiyaçlar, sağ ayağının parmaklarıyla hallediyor. Kazandığı ödüllerle ailesinin geçimini sağlıyor. Çünkü, babası mobilyacıydı, şimdi işsiz, masör kursuna gitti, diploma aldı, oğlunun masörlüğünü yapıyor. Burası Türkiye... Kolsuz yüzmek mümkün, iş bulmak imkânsız!

Eli ayağı tutan acizler ülkesinin... İnsanüstü yeteneklere sahip evlatları’dır onlar.

Engelleri farklı’dır.
Ortak özellikleri ise... “Bu memleketin halledemediği sorunlarının milli takımı”dır!

Hepsi sapasağlamdı...
Terör, mayın, trafik kazası,
iş kazası, maganda kurşunu, deprem, bürokrasi hazretlerinin marifetleri, sağlık faciası ve
hatta cami avlusu dramı.

Hiçbirimiz Usain Bolt olamayız ama sorunlarımızı görmezden gelmeye devam edersek, hepimiz engelli olabiliriz. Çünkü, doğuştan engellilere bi faydası olmadığı gibi... Sağlam insanlarını engelli yapma konusunda, olimpiyat şampiyonudur Türkiye!

Y. Özdil Sözcü



''Çünkü, doğuştan engellilere bi faydası olmadığı gibi... Sağlam insanlarını engelli yapma konusunda, olimpiyat şampiyonudur Türkiye''!


Bu forumda bir o.....c....ğu ahmetkertenkele var.
Beni bu forumdan kovuyor. Akp lidir kendisi.

Madem sen bana sövdün ben senin ağa babana, TemelReisine söveyim.
Kralının orasına koyayım. İtinin yaptığından sahibi mesuldür düsturuna binaen!

_________________
"Ken ore, ya mo suki"


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 1 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Google Adsense [Bot] ve 6 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.