Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 15:04


Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 2. sayfa   [ 29 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 19 Ekm 2012, 23:44 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan

Ergenekon’da gizli tanık rezaleti!

Mahkeme başkanı ve savcı gizli tanığın ifadeleri nedeniyle çileden çıktı.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün de aralarında bulunduğu 65’i tutuklu 274 sanıklı ”Ergenekon” davasının 249. duruşması başladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ile haklarındaki 16 celse men cezasını tamamlayan CHP Milletvekili Mustafa Balbay, gazeteci Tuncay Özkan, Erkan Önsel ve Oktay Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 40 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmaya, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Sedat Peker’in de aralarında bulunduğu 25 tutuklu sanık gelmedi.

Duruşmada ”Odatv” davasının tutuklu sanıklarından Yalçın Küçük de hazır bulundu.

Duruşmada, sesi ve görüntüsü değiştirilip salona yansıtılarak dinlenilen gizli tanık ”Ayaklanma”, 2006 yılında Gazi Mahallesi’nde kahvehanede otururken Ecevit Navruz adlı bir kişiyle tanıştığını belirterek, bu kişinin kendisine iyi davrandığını, arabasında gezdirdiğini anlattı.

Ecevit Navruz’un kendisine Sedat Peker ve ağabeyi Vedat Peker’den söz ettiğini ifade eden gizli tanık, ”Vedat Peker devamlı bunlara destek oluyormuş. ’Gerekirse fırçamızı da yiyeceğiz. Uzun zamandır gitmiyorum’ diyordu. Devamlı yanına gidip gelerek, Vedat Peker’den emir alıyormuş” iddiasında bulundu.

Gizli tanık, Navruz’un hem DHKP/C hem de PKK terör örgütleri temsilcileriyle görüştüğünü ileri sürerek, ”Ecevit’in aracının bagajında 2 kaleşnikof marka silah gördüm. Silahları evinde sakladı. Kendisi de silah taşıyordu. Arabasında telsiz de gördüm. Sivil polis zannettim. ’Ağabey sen necisin’ diye sorduğumda ’Sen beni çözemezsin’ dedi. Bana devamlı Sedat Peker’den bahsederdi. Devlet için, millet için bir şey yapmak gerektiğini söyledi” diye konuştu.

”Yürüyüş yapanlara ateş etmem istendi”

Gizli tanık, Navruz’un kendisinden ”yasa dışı örgütlerin yapacağı bir yürüyüşte maske takarak, arka sokaklarda kalabalığa ateş etmesini” istediğini, ancak bunu kabul etmediğini öne sürdü.

Navruz’un bu işi yapmaları karşılığında da devletten iyi para alacaklarını söylediğini iddia eden gizli tanık, Navruz’un her mahallede 10-15 kişilik gruplarla görüştüğünü anlattı.

Gizli tanık, içinde uzun namlulu silahların bulunduğu terör örgütü PKK’ya ait bir aracın Eminönü’nde kaldırımda beklerken çekildiğini, Navruz’un da bu aracı gidip kurtardığını iddia etti.

Duruşma salonundaki sanıklar gösterilerek tanıyıp tanımadığı sorulan gizli tanık, tutuklu sanıklardan emekli Binbaşı Fikret Emek’i, Ecevit Navruz’a benzetti. Gizli tanık, ”Bıyığı var. Saçı uzamış” diyerek, Emek’in Navruz
olduğunu iddia etti.

Bunun üzerine savcı Mehmet Ali Pekgüzel, Navruz ile en son ne zaman görüştüklerini sordu. Gizli tanık da, 2008’e kadar görüştüklerini ifade etmesi üzerine Pekgüzel, Fikret Emek’in 2007’den beri tutuklu olduğunu anımsattı.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin ”Emin olmadığınız şeyi söylemeyin. Mahkemeyi yanıltıcı beyanlarda bulunmayın” ifadeleriyle uyardığı gizli tanık, ”Çok affedersiniz. Sadece Ecevit’e benzettim” dedi.

http://sozcu.com.tr/ergenekonda-gizli-t ... aleti.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 20 Ekm 2012, 19:57 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Oğuzhan Asiltürk

"Ergenekon, altını çizerek söylüyorum Türk ordusunda TSK içinde ABD karşıtlarının tasfiyesidir. Nokta ve bir de ünlem koyuyorum. Başka bir şey değildir. Çünkü aynı olaylar içinde şu anda silahlı kuvvelterin içerisinde bir kısım insanlar var. Ama Amerikan karşıtlarını alıp ortadan kaldırmak isteniyor. Sebebi de Amerikanın İran'a olası müdahalesinde orduyu kendi istedikleri hale getirmektir. Ama şerefli Türk ordusu oyuna gelmez diye düşünüyorum"






_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 06 Kas 2012, 20:36 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Şemdin Sakık, Ergenekon davasının gizli tanığı çıktı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ''Ergenekon'' davasında gizli tanık '' Deniz'' kimliğini açıkladı ve Şemdin Sakık olduğunu duyurdu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden Ergenekon davasında ifade vermek üzere özel bölmeye geçen gizli tanık, ifadesini kimliğini açıklayarak vermek istediğini mahkeme heyetine bildirdi.

Mahkeme heyeti Sakık'ın bu talebini kısa bir ara vererek değerlendirdi. Sakık'ın talebinin kabul edilmesinin ardından gizli tanık Şemdin Sakık olduğu açıklandı.

255. DURUŞMA BAŞLADI

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 65'i tutuklu 274 sanıklı "Ergenekon" davasının 255. duruşması başladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ve gazeteci Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu 33 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmaya, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, annesinin cenazesine katılması için izin verilen emekli Orgeneral Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 32 tutuklu sanık gelmedi.

Bu davadan tutuksuz yargılanan "Odatv" davasının tutuklu sanığı Yalçın Küçük de duruşmada hazır bulundu.

GİZLİ TANIK DENİZ

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, duruşmada gizli tanık "Deniz"in dinleneceğini belirtti. Gizli tanık kimliğini açıklamak istediğini, sesi ve görüntüsü bozulmadan ifade verebileceğini söyledi. Mahkeme heyeti duruşmaya bir süre ara vererek bu talebi değerlendirdi. Talebin kabul edilmesinin ardından gizli tanık adını açıkladı.

Gizli tanık odasında ifadesi alınan kişinin Şemdin Sakık olduğu anlaşıldı.

Duruşma, Sakık'ın beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Öcalan, Darbeden Haberdar Olduğu Için Ülkeyi Terk Etti

Ergenekon davasının gizli tanığı olduğu ortaya çıkan Şemdin Sakık, 2008’de soruşturma savcılığına gönderdiği ifadesinde, Öcalan’ın 12 Eylül darbesinden haberdar olduğu için Türkiye’yi terk ettiğini söyledi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılığa iletilmek üzere 4 Haziran 2008 tarihinde ifade veren Şemdin Sakık, PKK terör örgütü ve Öcalan ile ilgili çarpıcı iddiaları gündeme getirdi. Ergenekon iddianamesinde de yer alan ifadelere göre Sakık, Öcalan ile istihbarat örgütleri arasındaki ilişkileri açıklayacağını ifade etti.

Şemdin Sakık’ın, “Abdullah Öcalan liderliğindeki PKK örgütünün 1980 ihtilali öncesinde Türkiye’yi terk etmesinin nedeni; kendi ifadelerinde de yer aldığı gibi darbenin olacağından haberdar olmasıdır. Ben de sempatizanı olduğum örgüte Bekaa Vadisi’nde katıldım. Örgütün ilk yayınlarında ‘Maraş katliamı üzerine’ başlıklı broşürde de 12 Eylül darbesinin olacağı yazılmıştı. Örgüt ve lideri, bu darbeyi önceden haber aldıkları için en etkin önlem olarak yurt dışına gitmeyi kararlaştırmışlardı.” ifadeleri dikkat çekti.

ŞEMDİN SAKIK KİMDİR?

Terör örgütü PKK’nın iki numaralı adamı Şemdin Sakık ile kardeşi Arif Sakık, 13 Nisan 1998 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığının "Yarasa Operasyonu" ile yakalanıp, Türkiye’ye getirildi. 20 Mayıs 1999’da Sakık ile kardeşi, ölüm cezasına çarptırıldılar. İdam cezasının kaldırılmasıyla Sakık ömür boyu hapse mahkum edildi.

http://haber.mynet.com/semdin-sakik-giz ... 42-guncel/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 06 Kas 2012, 20:38 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Üsteğmen'e Komik Suçlama

"12 yaşında casusluk yaptı..." Bu suçlama İzmir'de yürütülen Askeri Casusluk soruşturmasında bir üsteğmene yöneltildi. Üsteğmen Emre A. 1997'de, yani kendisi 12 yaşındayken oluşturulan bir CD'deki bilgiler gerekçe gösterilerek suçlandı.

İzmir'deki Askeri Casusluk davasında bir skandal yaşandı. 1985 doğumlu olan Üsteğmen Emre A. henüz 12 yaşındayken oluşturulan bir CD içerisindeki bilgilerle suçlandı.

Soruşturma kapsamında geçen haziran ayında yapılan operasyon dalgasında tutuklanan askerlerin ifadeleri, bazı dayanaksız iddiaları da ortaya çıkarttı. 16 Haziran’da tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilen Üsteğmen Emre A., savcılıkta iki belgeyi casusluk çetesine sızdırmakla suçlandı. Ancak Emre A'nın oluşturduğu iddia edilen CD'ler 1997 ve 1999 tarihliydi. Üsteğmen Emre, o tarihlerde henüz 12 ve 13 yaşındaydı.

Sorgusunda diğer şüphelilerden hiçbirini tanımadığını belirten Emre A., belgeler oluşturulduğu tarihte ortaokulda olduğunu hatırlattı.

Hazırladığım iddia edilen Check-list dosyaların oluşturulma tarihine bakıldığında, ben o tarihte ortaokuldaydım. Ayrıca bu bilgiler gizli bilgi değildir, internetten bakıldığında öğrenilebilir. Yine hazırladığım belirtilen Preset frekanslar dosyasının oluşturulduğu tarihte ben lisedeydim. CVDS Pilot isimli belgenin oluşturulduğu tarihte askeri lisedeydim, içeriğini bilmiyorum ama ders notu olduğunu düşünüyorum.

Üsteğmen Emre A. bu skandala rağmen tutuklandı. Emre A. yaklaşık 4 aydır cezaevinde bulunuyor.

http://www.internetajans.com/haber/uste ... 6748h.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 19 Arl 2012, 00:10 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Cemaate yakın gazeteciden Taraf açıklaması

"TARAF MİSYONUNU TAMAMLADI"

Merkez medyada Ahmet Altan'ın istifasında Başbakan'a ve hükümet politikalarına yönelik eleştirilerinin rol oynadığına ilişkin yorumlar ön plana çıkarken yandaş medyadan ilginç bir saptama geldi. Cemaate yakınlığıyla bilinen Bugün gazetesi yazarı Nuh Gönültaş'ın Twitter'dan attığı mesajda,"Taraf gazetesi misyonunu tamamladı. Taraf, Ergenekon davası için özel olarak kurulmuştu. Taraf bu görev için kurulmuş bir koalisyondu" diye yazı.

Gönültaş'ın yazdıkları bununla da kalmadı. Gönültaş'ın Twitter'dan attığı mesajlardan bazıları şöyle:

"Taraf gibi yeni dönem için kurulmuş bütün koalisyonların dağıldığına şahit oluyoruz, daha da olacaktır."

"Şimdi durup dururken neden istifa ediyor taraf yönetimi? Buna kim inanır, kadir inanır."

"ÇOK ÇETİN BİR PAZARLIKTI"

"Ben bu koalisyon sırasında yapılan pazarlıkları bilen birisi ile konuşmuştum.Çok çetindi pazarlık,dedi."

"Tr'de Taraf gibi bir gazeteyi hiçbir kesim tek taraflı olarak kurup yönetemezdi, ancak bir mutabakat lazımdı."

"Dolayısıyla Taraf gibi bir koalisyonun kurulması adeta bir zorunluluktu."

"Taraf görevi bitti,koalisyon dağıldı.Niçin böyle bir gazete kuruldu. Çünkü Taraf'ın yaptıklarını Tr'de hiçbir medya kuruluşu yapamazdı."

http://www.ensonhaber.com/cemaate-yakin ... 12-17.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 21 Arl 2012, 14:39 
Kıdemli Üye

Kayıt: 13 Arl 2012, 15:28
İleti: 1021
Bunlar vahim olaylar. Resmen Mehkemede YALAN söyleyen PKK Kürtün lafindan baska delil gösteremedikleri halde, bukadar Sene vatanina hizmet etmis en saygideger subaylarimizi iceri atiyorlar!!

Türk milleti Bu Utanc lekesini Tarih Sayfasindan nasil sileceksin? Torunlariniz sizlerden iyi konusmayacak, ey Makarnacilar!

_________________
Türk Milleti Etnik Kimligini ön Plana cikarmasi lazim. Ancak böyle Refaha ve Huzura kavusabilir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 05 Oca 2013, 22:23 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Yılmaz Balyoz Delilini Çürüttü

Savunma Bakanı Yılmaz, soru önergesine verdiği cevaplarla Balyoz delillerini çürüttü.

Sözcü - Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, soru önergesine verdiği cevaplarla Balyoz delillerini çürüttü.

Savunma Bakanı Yılmaz, Balyoz Davası’nın temelini oluşturan belgelerden biri olan Kafes Eylem Planı’nı için “Deniz Kuvvetleri’nde ‘Office 2000’ kullanılmaktadır. 2007 yılında çıkan bir programın 2003 yılında kullanılması mümkün değildir” dedi
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesini yanıtlayan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Balyoz davasıyla ilgili ilk kez dikkat çeken bilgiler verdi. Oran’ın soruları ve Bakan Yılmaz’ın yanıtları şöyle:

- Bir Türk Silahlı Kuvvetler personelinin hipnoz yöntemiyle tanık ifadesi aldığı yönündeki iddialar basında yer almıştır. TSK personeline hipnoz eğitimi verilmekte midir?

TSK bünyesinde ‘Hipnoz Eğitimi’ verilmemektedir. Hipnoz edebilme yeteneğine sahip personelin tespiti mümkün değildir. Hipnoz uygulamasına ilişkin TSK bünyesinde herhangi bir talimat, emir ve yönerge bulunmamaktadır.

- TSK’da hangi tarihten itibaren Microsoft Office 2007 programı kullanılmaktadır? 2003 yılında bu programı kullanan herhangi bir birim bulunmakta mıdır?

Office 2007 yazılımı TSK’nın değişik birimlerinde test amaçlı olarak veya ihtiyaca binaen 2007 yılından itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Üretici firma Microsoft’un web sayfasında elde edilen Office 2007 yazılımının üretiminin tamamlanma tarihinin 30 Kasım 2006 tarihi olduğu bilgisi göz önüne alındığında, söz konusu yazılımın 2003 yılı içerisinde kullanılmasının mümkün olamayacağı değerlendirilmektedir.

- 2003 yılındaTSK’nın kullandığı herhangi bir bilgisayar programında Calibri veya Cambria adıyla bilinen bir yazı tipi bulunmakta mıdır?

TSK ağı ve genel ağ etki alanlarındaki bilgisayarlar üzerinde hangi yazı tiplerinin hangi tarihte yüklendiği ile ilgili bir envanter bilgisi tutulmaması nedeniyle söz konusu yazı tiplerine ilişkin herhangi bir kayda ulaşılamamıştır.

- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kullanılmakta olan herhangi bir denizaltıda Microsoft Office 2007 veya Office 2000 programına sahip bir bilgisayar bulunmakta mıdır? Herhangi bir personelin, denizaltı ile seyir halindeyken Word programı ile yazı yazması mümkün müdür?

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Microsoft firmasına ait olan ofis yazılımlarının standart olarak ‘Office 2000’ kullanılmaktadır. Personelin denizaltı ile seyir halinde iken word programı ile yazı yazması teknik olarak mümkün olmasına rağmen, denizaltıların seyir halinde herhangi bir karasal ağ bağlantısı bulunmamaktadır.

- (Balyoz Davası’nın temelini oluşturan 11 nolu DVD ile Kafes Eylem Planı’nı hazırladığı tespit edilen ‘ASD’ adlı kullanıcıyı kastederek) 2002 -2010 yılları arasında TSK envanterine kayıtlı herhangi bir bilgisayarı kullanan ‘ASD’ kullanıcı adlı bir kullanıcı bulunmakta mıdır? ASD kullanıcı adı kullanan şahıs TSK mensubu mudur? Bu şahsın rütbesi, ilk ve son rütbe nasp tarihleri nedir?

“ASD” kullanıcı adının kurumsal isimlendirme standartına (TC Kimlik no, emekli sandığı no, teşkilat malzeme kadro numarası vb.) uymadığı için kurumsal ağa bağlı bilgisayarlarda kullanılamayacağı değerlendirilmektedir. 2002-2010 yılları arasında hiçbir ağa bağlı olmayan bağımsız bilgisayarlarda ‘ASD’ kullanıcı adının kullanılıp kullanılmadığına dair herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılamamıştır. Ayrıca MSB’de envantere kayıtlı herhangi bir bilgisayarı kullanan “ASD” kullanıcı adlı bir kullanıcı kaydına rastlanmamıştır.

“Vay halimize…”

Soru önergesine gelen yanıtı değerlendiren CHP’li Umut Oran, “Bu davanın en temel iddiaları eğer bu ise vay halimize…” dedi:

“Birçok bilirkişi raporu Balyoz Davası’na temel olan CD’lerde ve belgelerde Office 2007 programının izini bulmuştu. Savcılar da inatla bu CD’lerin hiçbir değişiklik olmadan tek seferde üretildiğini iddia ediyordu. Biz de 2003’te TSK’nın Office 2007 programı kullanıp kullanmadığını sorduk, Milli Savunma Bakanlığı böyle bir şeyin olamayacağını açıkça ifade etti. Yani Milli Savunma Bakanlığı Balyoz Davasının temelindeki iddiaların gerçek dışı olduğunun altını çizdi. Yazılı soru önergesine verilen bir başka yanıt da aynı oranda etkileyici. Balyoz davasının temeli olan 11 nolu CD ve Kafes Eylem Planı olduğu iddia edilen bir başka DVD’de adı geçen bir kullanıcı var, ASD. Bu şahıs birbiriyle alakası olmayan bu iki davada da bazı dijital verileri üreten kullanıcı durumunda. TSK’ya mensup böyle bir kullanıcı olup olmadığını sorduk, Milli Savunma Bakanlığı, TSK’ya mensup bir kullanıcı olmadığını da ifade ediyor. Yani bu şahıs her kimse TSK dışında biri.”

http://www.gercekgundem.com/?p=516604

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 05 Oca 2013, 22:28 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Balyoz davası sahteciliğini doğruladı. Yılmaz, davaya dayanak oluşturan ve 2003 yılında oluşturulduğu iddia edilen belgelerdeki yazılımın 2007'de kullanılmaya başlandığını açıkladı. "2003'te 2007 tarihli yazılımı kullanmak mümkün değil" diyen Yılmaz, CD'leri oluşturduğu iddia edilen ADS isimli kullanıcının da TSK'da görev almadığını açıkladı.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Balyoz davasında kullanılan delilleri çökertecek bir açıklama yaptı.

Yılmaz, 2003 yılına ait olduğu iddia edilen belgelerde yer alan Microsoft Office 2007 yazılımının, o tarihte Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kullanılmadığını açıkladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'ın sorularını yanıtlayan Yılmaz, bilirkişilerin tespitini doğrulayan bulgulara yer verdi.
“Microsoft Office 2007 yazılımı, TSK’nın değişik birimlerinde test amaçlı olarak veya ihtiyaca binaen 2007’den itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Üretici firma Microsoft’un web sayfasından elde edilen Microsoft Office 2007 yazılımının üretiminin tamamlanma tarihinin 30 Kasım 2006 tarihi olduğu bilgisi göz önüne alındığında, söz konusu yazılımın 2003 yılı içinde kullanılmasının mümkün olamayacağı değerlendirilmektedir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Microsoft firmasına ait ofis yazılımlarından standart olarak Office 2000 kullanılmaktadır.

Balyoz davasına dayanak oluşturan delillerin büyük bölümü 11 no'lu CD'de yer alıyordu. CD'yi oluşturan kullanıcı adı ise "ADS" olarak belirtiliyordu. Bakan Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde böyle bir kullanıcı adı olmadığını ifade etti.
“2002-2010 yılları arasında hiçbir ağa bağlı olmayan bağımsız bilgisayarlarda ‘ASD’ kullanıcı adının kullanılıp kullanılmadığına dair herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılamamıştır. Ayrıca MSB’de, envantere kayıtlı herhangi bir bilgisayar kullanan ‘ASD’ kullanıcı adlı bir kullanıcı kaydına rastlanılmamıştır.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, "Savcılar inatla bu CD’lerin hiçbir değişiklik olmadan tek seferde üretildiğini iddia ediyordu. BAKAN, Balyoz davasının temelindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu açıkladı" dedi.

http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/ba ... h7984.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 05 Şub 2014, 22:44 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Yalçın Akdoğan: 'O cemaat orduya kumpas kurdu'

Başbakan Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, 17 Aralık'ta yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan sonra ilk kez Star Gazetesi'ndeki köşesinde bugün isim vermeden Gülen cemaatini hedef alan “Ellerinde nur mu var, topuz mu” başlıklı bir yazı yazdı.

Türk ordusuna kumpas kurulduğunu ileri süren Akdoğan, ''Kendi ülkesinin milli ordusuna, milli istihbaratına, milli bankasına, milletin gönlünde yer edinen sivil iktidarına kumpas kuranların bu ülkenin hayrına bir iş yapmış olmayacağını çok iyi bilir. Amaca ulaşmak için her yolu mübah görenlerin nasıl hastalıklı anlayışlar ürettiğini çok iyi bilir'' diye yazdı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25431903.asp

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 05 Şub 2014, 22:51 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Ergenekon örgütü diye bir örgüt yok!

Eski Ergenekon hakimi Köksal Şengün, Ergenekon iddianamesini tam okumadan kabul ettiklerini söyledi ve “Ergenekon diye bir örgüt yok” dedi.

Birçok karara şerh koymasıyla gündeme gelen Köksal Şengün, Ergenekon davasında 3 yıl görev yaptıktan sonra Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) kararıyla Temmuz 2011’de Bolu hâkimliğine atanmıştı. Şengün, “gözdağı” olarak nitelendirdiği tayinden bir süre sonra kanser olduğunu öğrendi. Davayla ilgili uzun süre konuşmayan Şengün, sessizliğini dün T24’ten Hazal Özvarış’a konuşarak bozdu ve şok itiraflarda bulundu:

‘Dijital deliller incelenmedi’

“CD’lerin incelemesi yapılmadı. Ben ayrılmak zorunda kaldığımda savunmalar devam ediyordu, benden sonraki gelişmeleri bilmemekle beraber söylüyorum bunları. Ancak şimdiki gelişmeler de gösteriyor ki, bu deliller irdelenmemiş.”

‘Danıştay şemasının bizimle bir ilgisi yok’

‘’Gül tanıklık yapmalıydı’

“Erdoğan’ın Başbakanlık Müsteşarlığı’nı da yapan, ‘Cuntalardan haberdardık’ diyen Ömer Dinçer veya Nokta’nın ‘Darbe Günlükleri’ yayınının ardından 2004’teki girişimlerden haberdar olduğunu söyleyen Abdullah Gül tanık olarak dinlenmeliydi.”

Genelkurmay ‘şema’ sürecini anlattı

‘Sakık’ın ifadeleri sakat’

“Ancak mahkeme sürecinde tanık yerine, hep gizli tanık dinledik. Gizli tanık dediğiniz kişilerin tamamına yakını gayri kanuni, yani suç işlemiş insanlar. Bunların anlatımlarının ne dereceye kadar doğru olduğu irdelenmedi. Başta Şemdin Sakık olmak üzere gizli tanıkların ifadelerini sakat buluyorum.”

O hâkimlere soruşturma!

‘Ergenekon’da örgüt yok’

“Düşünün, benim baktığım davada içeri alınan insanların hiçbiri birbirini tanımaz. Nerededir bu örgüt? Öyle insanlar var ki birbirlerine kurşun atarlar. Ben bu kadar örgüt davasına baktım, bu şekilde oluşmuş bir örgüt görmedim. Yok yani, yok.”

Ergenekon ve Balyoz davaları kumpas mıydı?

‘Günde 500 sayfa okunur mu?’

“Bir iddianame mahkemeye tebliğ edildikten sonra 15 gün incelenir. 2 bin 500 sayfa iddianame artı 500 klasör belge! İddianameyi okuduk ama belirli bir süre, belirli bir yere kadar okuduk. Günde 500 sayfa okuyabilir misiniz? Kabul etmek durumunda kaldık. Çünkü yeterince incelememiştik.”

‘Akıllı telefon bomba gibi’

“CD, e-mail gibi dijital nitelikli deliller konusunda çok fazla bilgi sahibi değilim. Ancak öğrendiğim kadarıyla, bir bilgisayarınız veyahut akıllı telefonunuz varsa bombanın üzerinde oturuyorsunuz demektir. Yani bunlara herkes el atabilir, sizden habersiz bazı şeyler yüklenebilir, istenilen tarih atılabilir...”

‘TÜBİTAK bir yığın yanlış yaptı’

“TÜBİTAK’ın yaptığı bir yığın yanlış var, başlangıçta yanlış raporlar verdi, şimdi düzeltiyor. O uzman bilgisayar mühendisiyse, doğru dürüst bakacak ve o işaretin nereden geldiğini bulacak. Bilemiyorsa da ‘Bilemiyorum’ demeli.”

‘Öz emniyetle haşır neşirdi’

“Savcı Öz’le hiçbir konuda konuşmadım. Bakanla ilgili olay çıktığında şikâyet ettim. Telefonumu dinletti. Ama işlem yapılmadı o başka. Öz’ün savcılığını beğenmiyorum. Emniyetle bu kadar haşır neşir olan bir savcıyı şüpheyle karşılarım.”Vatan

http://www.haberpan.com/haber/flasergen ... -orgut-yok

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 04 Ekm 2015, 11:47 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
-Yukarıda süreç, aşağıda sonuç bir göz gezdirelim.

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 04 Ekm 2015, 11:48 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Siyasi Terk yazdı:
Resim---------------------------------------------------------------------------Resim
Resim

:arrow: “Kafes eylem planı”, “Amirallere suikast”, “Gölcük’te ele geçirilen belgeler” ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) yöneticileri hakkındaki iddialara ilişkin dosyaların birleştiği, 84 tutuksuz sanığın yargılandığı “Poyrazköy’de ele geçirilen mühimmat” davasında sanıkların tümüne beraat kararı verildi.

:arrow: BERAAT KARARI

Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu’nda görülen duruşmada kararını açıklayan mahkeme, aralarında emekli Binbaşı Levent Bektaş, emekli Tuğamiral Şafak Yürekli ve ÇEV eski Başkanı Gülseven Yaşer’in de bulunduğu 83 sanığın atılı suçları işledikleri sabit olmadığından beraatlarına karar verdi. Mahkeme, sanıklardan eski SAT Komandosu Deniz Kıdemli Başçavuş Saadettin Doğan’ın vefat etmesi sebebiyle hakkındaki davanın düşmesine karar verdi.

:arrow: SAHTECİLİĞE SUÇ DUYURUSU

Mahkeme heyeti öte yandan adli tıp rapor içeriklerine göre, soruşturma aşamasında hukuka aykırı delil toplayan, arama ve el koyma kararları veren, sahte delil üreten, kişi ya da kişiler hakkında gereğinin yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.

http://nettavir.com/poyrazkoy-davasinda-karar/

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 04 Ekm 2015, 11:50 
Onursal Üye

Kayıt: 20 Şub 2009, 22:40
İleti: 26408
Alıntı:
‘UNUTMAYACAĞIZ AFFETMEYECEĞİZ BARIŞMAYACAĞIZ’. Ekim 4, 2015

Resim

:arrow: Asker aileleri, Deniz Kuvvetleri’ni derinden sarsan Poyrazköy davasının çökmesinin ardından beraat kararı için böyle dedi.

Emin ÖZGÖNÜL

Emekli amiraller de “Pırıl pırıl subayların geleceği yok edildi” diye isyan etti…

Beraatle sonuçlanan ve “Amirallere Suikast”, “Kafes Eylem Planı” ile “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği davalarının birleştirildiği Poyrazköy davası da çöktü. Bu davalardan yıllarca cezaevinde kalan denizci subayların, her hafta “Onlar suçsuz’’ diye eylem yapan ailelerinin oluşturduğu ‘’Vardiya Bizde’’ platformu kararı üç kelime ile yorumladı: ‘’Unutmayacağız, barışmayacağız, affetmeyeceğiz…’’

:arrow: 34 AMİRAL SAF DIŞI BIRAKILDI

6 yıl süren dava, 34 amiral ile amiralliğe terfi sırasında olan 100 kurmay subayı etkiledi. Geleceğin Deniz Kuvvetleri Komutanı olması beklenen Koramiral Feyyaz Öğütçü ve Koramiral Kadir Sağdıç, bu davada tutuklanan ve terfilerinin önü kesilen 2 isim olarak öne çıktı. Tuğamiraller Fatih Ilgar ve Şafak Yürekli de komuta kademesinde yer almaları beklenen isimlerdi. Çok sayıda kurmay albay da yargılandığı için amiral olamadı. Davanın başlangıcından itibaren intiharlar yaşandı. Oramiral rütbesine terfi ettirilecek isim bulunamadı. Donanma bir süre koramiral seviyesine indirildi.

:arrow: “DONANMA’NIN KAYBI 30 YIL”

Emekli Koramiral Atilla Kıyat beraat kararı üzerine sosyal medya hesabında şu mesajı paylaştı: “Poyrazköy sözde sanıkları da beraat etti. Pırıl pırıl subayların geleceği ve Silahlı Kuvvetlerimizin gelecek 25 yılı yok edildikten sonra… Bunu tek başına cemaat yapmadı. Zamanın iktidarı ile birlikte yaptılar. Ve o iktidar hâlâ iktidar. 1 Kasım’da sandığa giderken, bu gerçeği bil.”
Bu davaya tepki olarak istifa eden emekli Oramiral Nusret Güner ise “Poyrazköy davası ile komuta kademesi altüst edildi, Donanma’nın kaybı 30 yıl’’ açıklaması yaptı. Davanın simge ismi olan ve intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar da, “Kardeşimin ölümüne sebep olanlar hesap verene kadar bu dava bitmez’’ dedi.
:arrow: http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/unu ... iz-950174/

_________________
.

..Forum Kuralları ve Üyelik Sözleşmesi İçin Tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=1)

..Forumumuzun Yazım Kuralları için tıklayın.
..(viewtopic.php?f=6&t=14739)

..Yasaklı yayınlar için duyuru: Tıklayın..
..(viewtopic.php?f=6&t=20215&start=0)


..........Zorsa mutlaka başarırım.
..................................İmkansızsa biraz zaman alır..
.
.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türk Ordusuna Karşı Yapılan Tezgahlar ve Düşmanlıklar
İletiTarih: 04 Ekm 2015, 12:54 
Onursal Üye

Kayıt: 22 Ekm 2012, 19:18
İleti: 4087
Ülkede iki başlı güvenlik gücü olursa olacağı budur!
İç dış bütün asayişe asker bakmalıdır. Asker bir millet tir. Türk!

Kimse yanlış anlamasın. İşini layıkıyla yapan polis kardeşlerimiz, abilerimizde alınmasın.
Ya askerin hepsini polis teşkilatına bağlayın. Ya polisin hepsini asker edin.

Çözüm bu kadar basit. Kavgadan sonra gelen polisi, öldükten sonra müdahale eden polisi kim ne yapsın? Onu askerde yapar.
Sokak sokak devriye atan polisin kaldırımlara park eden araçları görmezden gelmesi de bu kabildendir. Caddeden yürüyüp ezilen çocuk, engellinin sorumlusu sonra kim olacak? Araç sahipleri gelecek kazadan sonra hemen araçlarını çekecek. Kamerada yoksa hadi kanıtla bakalım. Suç ölenin olacak caddeden yürüdü diye değil mi?
Bu görev sadece trafik branşını bağlamaz. Bu bir asayiş sorunudur! En azından ceza yazmalıdır. Veya telefon açıp yazdırmalıdır.
Çünkü vatandaşın böyle bir telefonunu emniyet kaile almamaktadır. Engelli bireylerin asayiş sorunu değil de nedir bu?
Kaldırım işgali? Evet soruyorum Polis beylere nedir bu olay?

Yaya kaldırımları araç otoparkı değildir. Bu sorun trafik polisini kapsamaz. Asker olsa göstersen müdahale ederdi. Benim branşım değil. Jandarma baksın demezdi.
Bu ülkenin polisi sokak sokak geziyorsa bunlara ceza yazmalı. Yazdırmalı..

_________________
Bonis nocet, qui malis parcit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 2 sayfadan 2. sayfa   [ 29 ileti ]
Sayfaya git Önceki  1, 2


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Google [Bot] ve 4 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.