Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 16 Oca 2018, 16:46


Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 1. sayfa   [ 66 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 26 Arl 2012, 23:58 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan

Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı




Moğolistan'da, Asya Hun Devleti'nden kalma 2000 yıllık 62 kurganda yapılan kazılardan çıkan iskeletler üzerinde yapılan deneyler sonucunda yazılan Ancient DNA Tells Tales From The Grave'de açık açık Hunlar ile, günümüzde Türkiye'de yaşayanlarda dahil olmak üzere, çağdaş Türkler'in DNA sekanslarının eş olduğu belirtilmektedir.

Alıntı:
Ancient DNA Tells Tales from the Grave

DNA from a 2,000-year-old burial site in Mongolia has revealed new information about the Xiongnu, a nomadic tribe that once reigned in Central Asia. Researchers in France studied DNA from more than 62 skeletons to reconstruct the history and social organization of a long-forgotten culture.

The researchers found that interbreeding between Europeans and Asians occurred much earlier than previously thought. They also found DNA sequences similar to those in present-day Turks, supporting the idea that some of the Turkish people originated in Mongolia.

The research also provides glimpses into the Xiongnu culture. Elaborate burials were reserved for the elite members of society, who were often buried with sacrificial animals and humans at the time of burial. And relatives were often buried next to each other.

“This is the first time that a complete view of the social organization of an ancient cemetery based on genetic data was obtained,” says Christine Keyser-Tracqui of the Institut de Médecine Légale in Strasbourg, France. “It also helps us understand the history of contacts between the Asiatic and European populations more than 2,000 years ago.”

The necropolis, or burial site, was discovered in 1943 by a joint Mongolian-Russian expedition in a region known as the Egyin Gol Valley of Mongolia. Skeletons in the site were well preserved because of the dry, cold climate. The researchers estimated that the site was used from the 3rd century B.C. to the 2nd century A.D.

The researchers were able to figure out how various skeletons may have been related by analyzing three different types of DNA. They used mitochondrial DNA, which is inherited only from the mother, Y-chromosome DNA, which is passed from father to son, and autosomal DNA (that is, everything but the X and Y chromosomes), which is inherited from both mother and father.

Most scientists had previously thought that people from Asia mixed with Europeans sometime after the 13th century, when Ghengis Khan conquered most of Asia and parts of the Persian Empire. However, Keyser-Tracqui and her coworkers detected DNA sequences from Europeans in the Xiongnu skeletons.

“This suggests that interbreeding between the European and Asian people in this part of the world occurred before the rise of the Xiongnu culture,” says Keyser-Tracqui.

The oldest section of the burial site contained many double graves. This may reflect the ancient practice of sacrificing and burying a concubine of the deceased along with horses and other animals. This practice, reserved for the more privileged members of society, was apparently abandoned—later sections of burial site revealed no double graves.

The most recent sector of the necropolis contained only the remains of related males, a burial grouping that had never been seen before.

Skeletons from the most recent graves also contained DNA sequences similar to those in people from present-day Turkey. This supports other studies indicating that Turkish tribes originated at least in part in Mongolia at the end of the Xiongnu period.


http://www.genomenewsnetwork.org/articl ... ient.shtml

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 26 Arl 2012, 23:59 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Anadolu Türklerinin Orta Asya Türkleri ile Genetik Benzerlikleri

Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, Anadolu Türklerinin Orta Asya’daki Türk halkları ile genetik yönden benzerlik gösterdiği görülmektedir. Orta Asya Türk halklarının Y-Haplogroup DNA’sında sıklıkla bulunan R1a, R1b ve J kromozomları[8] benzer oranlarda Anadolu Türklerindeki oranlarla örtüşmektedir. [9] Nitekim Yao ve arkadaşları tarafından İpek Yolunda yapılan bir başka araştırmada Avrasya'ya özgü kabul edilen haplogroup sıklıklarının en çok Uygurlarda (%42.6), Özbeklerde (%41.4), Kazaklarda (%30.2) ve az miktarda da Moğollar (%14.3) ile Huilerde (%6.7) bulunduğu belirtilmiştir. [10] Bu araştırmalar, Türklerin Anadolu'ya gelmeden önce de genetik yönden zengin olduklarını ve bu bağlamda Anadolu gen havuzuna katkıda bulunduklarını göstermektedir.

Urumçi’de yaşayan Uygur Türkleri üzerinde yapılan başka bir araştırmada Kafkaslar'da, Orta Doğu'da ve Avrupa'da sık görülen genler ölçülmüş ve Uygur Türklerinin %25.8 J, %22.6 R1a ve %19.4 R1b[11] Y-DNA haplogroup oranlarına sahip olduğu görülmüş; benzer şekilde Anadolu Türklerinin ise bu Y-DNA genlerine %24 J, %7.5 R1a ve %16 R1b[12] oranlarında sahip olduğu başka bir araştırmada belirtilmiştir. Her iki bulgu karşılaştırıldığında Türkler’in henüz Anadolu’ya gelmeden önce R1a, R1b ve J gibi Orta Asya Türk topluluklarında görülen Y-DNA kromozonlara sahip oldukları tahmin edilmektedir[13].

2010 yılında, Kim ve arkadaşları tarafından Moğolistan'ın doğusunda yürütülen arkeolojik bir çalışmada, yaklaşık 2000 yıl öncesine ait Asya Hunlarının mezarlarına rastlanmıştır. Hunların seçkin sınıfına özgü olduğu belirtilen üç iskeletin de Y-DNA genetik testleri yapılarak, Hint-Avrupalı sayılan paternal R1a Y-kromozomunun yüksek oranda bulunduğu belirtildi. Bu bulguların, paternal R1a Y-kromozomunun Volga bozkırlarından yayıldığına kanıt olabileceği ve bu bağlamda Kurgan hipotezini destekleyeceği belirtilmektedir. Türklerin öncüsü sayılan Asya Hunlarının 2000 yıl önce bu gene sahip oldukları bu araştırmayla kesinleşmiştir.[14]

Mergen ve arkadaşları tarafından yapılan genetik bir araştırmada, Anadolu'nun farklı bölgelerinden rastgele 75 birey seçilmiş, Genomik DNA D-loop bölgelerinin dizilimleri analiz edilerek Anadolu halkının, Orta Asya Türk toplulukları (Kazak, Uygur ve Kırgız) ve Avrupa toplulukları (İngiliz, Alman, Fransız, Yunan, Bulgar, Fin) ile karşılaştırması yapılmıştır. Segment HVS I mtDNA dizilişleri temel alınarak yapılan karşılaştırmada Anadolu nüfusunun, Avrupa halklarına oranla en çok Orta Asya Türk topluluklarına ve İngilizlere benzediği ortaya çıkarılmıştır. Bu araştırma sonucunda Anadolu Türklerinin, mtDNA genetik yapısı bakımından Orta Asya Türk topluluklarına daha çok benzediği belirlenmiştir.[15]

http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrklerin_k%C3%B6keni

8. Shou WH, Qiao EF, Wei CY, Dong YL, Tan SJ, Shi H, Tang WR, Xiao CJ., Y-chromosome distributions among populations in Northwest China identify significant contribution from Central Asian pastoralists and lesser influence of western Eurasians, J Hum Genet. 2010 May;55(5):314-22. Epub 2010 Apr 23. Quoted:"The J2-M172 lineages likely entered China during the eastward migration of Central Asians."

9. Prof. J. Douglas McDonald, University of Illinois, Y Haplogroups of the World Online Edition http://www.scs.illinois.edu/~mcdonald/W ... psMaps.pdf

10. Yong-Gang Yao, Different matrilineal contributions to genetic structure of ethnic groups in the Silk Road region in China, quoted: "Central Asia be the place of the genetic admixture of the East and the West. Although our samples were from the same geographic location, a decreasing tendency of the western Eurasian-specific haplogroup frequency was observed, with the highest frequency present in Uygur (42.6%) and Uzbek (41.4%), followed by Kazak (30.2%), Mongolian (14.3%), and Hui (6.7%)." Online Read http://mbe.oxfordjournals.org/content/e ... l.pdf+html

11. Yali Xue, Tatiana Zerjal, Weidong Bao, Suling Zhu, Qunfang Shu, Jiujin Xu, Ruofu Du, Songbin Fu, Pu Li, Matthew E. Hurles, Huanming Yang, and Chris Tyler-Smith, Male demography in East Asia: a north-south contrast in human population expansion times, Genetics, 172:4 (April 2006): pages 2431-2439

12. Distribution of European Y-chromosome DNA (Y-DNA) haplogroups by country in percentage, Feb 2012, http://www.eupedia.com/europe/european_ ... oups.shtml

13. The Eurasian Heartland: A continental perspective on Y-chromosome diversity Online Edition http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC56946/

14. Kim et al. A western Eurasian male is found in 2000-year-old elite Xiongnu cemetery in Northeast Mongolia, Am J Phys Anthropol. 2010 Jul;142(3):429-40, quoted pg.2 "The Kurgan expansion hypothesis explains the IndoEuropean expansion from the Volga steppe region (Gimbutas, 1973; Mallory, 1989).The paternal Y-chromosome single nucleotide polymorphisms (Y-SNP) R1a1 is considered as an Indo-European marker, supporting Kurgan expansion hypothesis (Zerjal et al., 1999; Kharkov et al., 2004; Haak et al., 2008). Recent finding of R1a1 in the Krasnoyarsk area east of Siberia marks the eastward expansion of the early Indo-Europeans (Keyser-Tracqui et al., 2009). R1a1 was not found in Scytho-Siberian skeletons from the Seby¨stei site of Altai Republic or in Xiongnu skeletons from Egyin Gol of Mongolia (KeyserTracqui et al., 2009)." quoted p.10: ", paternal, maternal, and biparental genetic analyses were done on three Xiongnu tombs of Northeast Mongolia 2,000 years ago. We showed for the first time that an Indo-European with paternal R1a1 and maternal U2e1 was present in the Xiongnu Empire of ancient Mongolia"

15. Mergen H., Öner R. and Öner C. 2004 Mitochondrial DNA sequence variation in the Anatolian Peninsula (Turkey). J. Genet. 83, p.46, Fig.4; http://www.ias.ac.in/jgenet/Vol83No1/39.pdf & http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15240908

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 27 Arl 2012, 00:02 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Türkler ve Anadolu

Türkler bu topraklara ne zaman ve nasıl gelmiştir? Anadoluya geldikten sonra yerli halk ile bir karışıma uğramış mıdır yoksa saflığını muhafaza mı etmiştir?

Türkler, tarihin çeşitli devirlerinde Anadolu toprakları üzerinde bulunmuşlar, kimi zaman İstanbul’u kuşatmışlar (Avarlar), kimi zaman da Bizans ordusunda paralı askerler olarak görev almışlardır (Peçenekler). Hatta bundan çok daha önce Hun Türklerinin Anadoluya keşif amaçlı akınlar düzenlediği de bilinmektedir. Fakat, ırkımızın Anadolu topraklarına topyekün yerleşmesi Selçukluların öncülüğünde başlamış ve yüzyıllarca süren bir göç dalgasının neticesinde Anadolu tam manasıyla bir Türk yurdu haline gelmiştir.

1040 yılında Dandanakan’da Gazenliler’i bozguna uğrutarak devletini kuran ve 1071 yılında Bizans’ı hallaç pamuğu gibi fırlatıp ‘’Konstantinapolis’’e çekilmeye mecbur kılan Selçuklular, yurt arayışı içerisinde olan Türkmen kitlelerini Anadolu’ya yönlendirmişler, boy beğlerine elde edecekleri toprakların yönetimini vereceklerini garanti etmişlerdir. Akabinde, yeni toprak arayışı içerisinde olan Oğuz boyları akınlarını Anadolu üzerinde sıklaştırarak muhtelif yerlerde küçük devletçikler(beylikler) kurmuşlar, Asya’dan getirdikleri kültürlerini yeni edindikleri yurtlarının her köşesine taşımışlardır. Malazgirt sonrasında kurulan beylikler şunlardır;

İzmir beyliği: Oğuzların Çavuldur boyundan olan Çaka Bey tarafından 1081 yılında İzmir dolaylarında kurulmuştur.

Dilmaçoğulları beyliği: Doğu Anadolu’da Erzen ve Bitlis’te, 1085-1192 yılları arasında hüküm sürmüş olan bir Türk beyliğidir. Kurucusu Dilmaçoğlu Mehmet Bey’dir.

Danişmendliler: 1071-1178 yılları arasında Sivas, Malatya, Kayseri, Tokat, Amasya ve civarında hüküm süren bir Türkmen beyliğidir. Kurucusu Danişmend Ahmet Gazi’dir.

Saltuklu Beyliği: Emir Saltuk tarafından kurulmuş, Erzurum ve civarında 1092-1202 yılları arasında hüküm sürmüştür.

Mengücekler: Erzincan, Kemah ve Divriği’de, on birinci yüzyılın sonundan, on üçüncü yüzyılın sonuna kadar hâkim olan Türk beyliğidir. Mengücek Gazi tarafından kurulmuştur.

Ahlatşahlar: Van Gölünün batı sâhilinde bulunan Ahlat’ta, 12. asrın başlarında kurulmuş olan bir Türk devleti. 1100 senesinde Sökmen el-Kutbî tarafından kuruldu.

Çobanoğulları Beyliği: Kastamonu'da Türkiye Selçuklularının uç beyi (beylerbeyi) olarak bulunan, Oğuzların Kayı boyuna mensup Hüsâmeddîn Çoban tarafından kurulmuştur.

Artuklu Beyliği: 1101-1409 yılları arasında başkenti Diyarbakır, güneydoğudaki, Mardin, Hasankeyff ve Harput bölgelerinde hüküm sürmüş bir Oğuz Türkmen Beyliğidir.

İnançoğulları Beyliği: İnançoğulları, Germiyanoğulları hânedânındandır. Fakat İnanç Bey'le babasının hangi Germiyan beyinin oğlu veya kardeşi olduğunu şimdilik bilinmemektedir. "Lâdik" denen Denizli başkent olmak üzere Denizli bölgesinde hüküm sürmüşlerdir.

Görüldüğü gibi, Malazgirtten kısa bir süre sonra Anadolu topraklarının neredeyse tamamına Türk beğleri hakim olmuş, göçebe Türk kültürü yerleşik bir hal alarak sağlam temeller üzerinde yükselmeye başlamıştır.

Peki, Türk beylikleri Anadoluya girerek bu yeni yurdun çeşitli bölgelerine iskan ederken, Anadolu’da Türklerden önce de var olan yerli unsurlar ne yapmaktaydı? Rum, Ermeni, Gürcü ve azınlık bir Kürt topluluğu Türkmen beyliklerinin yayılmacı politikalarına karşı ne yaptılar?

Gerçek şu ki, Selçuklular ve onların önderlik ettiği kalabalık Türkmen kitleleri henüz Anadolu topraklarında bulunmazken; Anadolu halkı Bizan-Arap savaşları, Malarya Salgınları ve şiddetli depremlerin etkisiyle büyük kırgınlar geçirmiş, halkın bir çoğu ölmüş ve bir kısmı da göç etmeye mecbur kalmıştır. Yani Türkler bu topraklara girdiğinde karışarak harmanlanacak yoğun bir kitle şöyle dursun, arazilerin büyük bir kısmında yaşamlarını sürdüren topluluklarla bile karşılaşmamışlardır. Bakın bu konu hakkında bazı tarihçiler neler söylemiş:

"Türk fethi esnasında Anadolu'nun pek büyük bir kısmı, bilhassa Orta, Güney ve Batı Anadolu bölgeleri nüfusu çok az, hareketsiz, bir kelime ile, geri kalmış bir ülke manzarası gösteriyordu. Öte yandan Sâsâni-Bizans ve Arap-Bizans çekişmeleri, Anadolu'daki halkın önemli bir kısmının yok olmasına ve Çukurova gibi birçok bölgelerin de korkunç bir şekilde tahrip edilmesine sebep olmuştu. Türkmenler savaşlarda ellerine geçirdikleri Hıristiyanları köle gibi kullandıklarından bunu çok iyi bilen Hıristiyanlar, onların harekete geçtiklerini görünce Adalara ve Rumeli yakasına kaçıyorlardı. Diğer taraftan Anadolu'da, topluca herhangi bir İslâmlaştırmanın olduğu üzerinde, Türk, Bizans, Ermeni ve Arap kaynaklarında bugüne kadar herhangi bir habere rast gelinmediği gibi, en küçük hadiselerin bile yer aldığı pek zengin Osmanlı arşivinde de bu hususta bir kayıt elde edilememiştir. Anadolu'da, Müslüman İspanya'daki gibi, bir dönme sınıfı da olmamıştır." (Faruk Sümer, Oğuzlar, Giriş)

“Elimizdeki tarihî kayıtlar, tek tek şahısların ve ailelerin İslam’ı kabul ettiklerini bildiriyor, ancak, Hıristiyan halkın toptan Müslüman olarak Türkleştikleri hakkında hiçbir haber vermiyor. Ön Asya Türklüğünün, Bizanslılar, Rumlar ve Ermenilerle toplu halde bir kaynaşma ve karışmanın olduğunu bildirecek kayıtlara da rastlanmıyor.” (Zeki Velidî Togan, Umumî Türk Tarihine Giriş, Sf: 207)

“Anadolu içlerine yayılan Türkmenlerin başarılarını kolaylaştıran başka şartlar da vardı. Abbasîlerden beri, Bizans-İslâm çekişmeleri devamınca çok insan ölmüştü. Bizans’taki iç anlaşmazlıklar yüzünden Anadolu ihmal ediliyordu. Ağır vergi ödemeğe mecbur tutulan köylüler takatsiz düşmüş ve nüfus seyrekleşmişti.” (İbrahim Kafesoğlu, Selçuklu Tarihi, Sf: 134)

“Malazgirt zaferi ile Bizans’ın gücü kırılıp, Türkler karşısında bir ordu kalmayınca, Anadolu’da bir yayılma ve yerleşme devri başlar. Gerçekten, tarihinde birçok kavim ve medeniyetlere sahne olan Anadolu’nun etnik yapısı, 1071’den sonra, öyle çabuk değişikliğe uğradı ki, bu büyük göç ve yerleşme hareketi araştırılmadığı için Türkleşme hâdisesi bir sır halinde kalmış ve çok defa yerli halkların toptan Müslüman olduğu veya yok edildikleri zannedilmiştir.” (Osman Turan, Selçuklular Tarihi ve Türk İslâm Medeniyeti, Sf: 281)

Buraya kadar Türklerin Anadolu’ya girişlerinden sonraki kısa bir dönemi tarihin ışığında süzgeçten geçirmiş olduk. Ayan beyan ortada olan bu bilgileri yetersiz kabul ederek, çürük iddialarında direnmeye çalışan hamakat abidelerinin var olabileceğinin bilincinde olarak konuya devam edelim. Varsayalım ki Türkler bu topraklara geldiğinde kalabalık kitleler ile karşılaştılar ve bir karışım olma ihtimali baş gösterdi. O halde karşımıza şöyle bir çelişki çıkmaktadır:

Tarihsel bir gerçeklik olarak yerleşik kültür göçebe kültürüne nazaran daha ağır basmakla birlikte onu etkisi altına alarak yok olmasına sebep olur. Avrupa ovalarına yerleşerek kültürlerinden uzaklaşan ve asimile olan Türk boyları, bir avuç Medeni Uygur’u devlet mekanizmasının tepelerine getirerek kısa sürede Türkleşen Moğol devleti herkesin malumudur. Oysaki Anadolu havzasında böyle bir olay vuku bulmamış, aksine Türk dili ve kültürü ülkenin her yöresine yayılmış, Türkmen kültürü yeni din İslamiyetle biraz değişime uğramış, fakat öz değerlerinden kopmadan genişlemeyi sürdürmüştür.

Bununla birlikte aralıksız devam eden Türk göçleri Anadolu’daki Türk nüfusunun her geçen gün daha da artmasına neden olmuştur. Hem Cengiz Han önderliğinde Asya’dan ilerleyen Türk-Moğol ordularından kaçan hem de Moğol ordularıyla beraber gelen kalabalık Türkmen kitleleri Anadoludaki Türk nüfusunun artmasına büyük katkıda bulunmuştur.

Haçlı seferleri ile Anadolu’yu kahramanca savunan Selçuklular’ın zayıf düşerek 1243 yılında Kösedağ Savaş’ında İlhanlılar’a yenilmesi, Anadolu Türkleri için yeni bir dönemin başlamasına neden olmuş, Anadolu siyasi birliği parçalanarak beylikler dönemi yeniden başlamıştır. Bu süreçte bir çok Türk beyliği kurulmuş ve bu döneme ''ikinci beylikler dönemi’’ denmiştir.

Bu uzun süreç içerisinde Anadolu’daki gayri Türk unsurlar giderek artan Türk göçleriyle küçük bir azınlık olarak kalmış, velakin Türklerin farklı dinlere ve kimliklere olan hoşgörüye dayalı siyaseti sayesinde asimile olmadan yaşamayı sürdürmüşlerdir. 13.üncü yüzyılın sonlarında Osmanlı beyliğinin giderek güçlenmesi ve 1517 yılında Dulkadiroğulları’nı yenerek Anadolu siyasi birliğini tamamlaması Anadolu Türklerinin tek çatı altında toplanmasını sağlamıştır. Rotasını Avrupa'ya çeviren ve Balkanlar yolu ile seferler düzenleyen Osmanlı, fethettiği yerlere Anadolu’dan Türkmen ailelerini göndererek o yerlerin hakimiyetini elinde tutmayı başarmış, fakat yerli halkı kimlik, inanç, dil vs. yönlerinden baskı altına almamıştır. Zaten, yükselen milliyetçilik akımları ve devlet mekanizmasının zayıflayışı ile bir zamandan sonra ayaklanmalar baş göstermiş, Osmanlı idaresinde yaşayan uluslar bir bir bağımsızlıklarına kavuşmuştur.

Yabancı Türkolog Jean-Paul Roux bu konu hakkında: ''Osmanlı İmparatorluğunu oluşturan milletlerin dilleri ve kültürleri o kadar iyi korunmuştur ki, kısa bir süre içerisinde tüm özgünlükleriyle Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya, Arap devletleri bir bir kurulmuştu, hatta bir Kürdistan bile kurulabilirdi..’’demiştir.

Hoşgörüsü tüm acun tarafından takdir edilen, hatta bu hoşgörü yüzünden yok olmanın eşiğine gelen Osmanlı devleti izlediği siyaset ile imparatorluk içerisindeki gayri Türk etnisitelerin kendi dil, kültür ve inanışlarını muhafaza edebilmelerini sağlamıştır. Bugün devlet kayıtlarında var olan belgelere göre 1914 yıllarında 1 buçuk milyona yakın Ermeni’nin Türkiye sınırları içerisinde yaşamakta olduğu bilinmektedir. Bu Ermenilerin 300 bine yakını tehcir esnasında ölmüş, geri kalanı da yabancı devletlerin himayesinde kademeli olarak yurdumuzu terk etmiştir. Ek olarak 19.yüzyılda Ruslardan kaçarak topraklarımıza sığınan Çerkesler de Anadolu’ya yerleşmiş, fakat gerek onların dışarıya kız vermemeleri gerekse de Türk aile yapısının yabancıyla yapılan evliliğe müsaade etmeyen tutumu olası bir karışımın gerçekleşmesini engellemiştir. Bu Çerkesler hala topraklarımız içerisinde çeşitli bölgelerde yaşamlarını sürdürmektedir.

Nihayetinde Osmanlı’nın yıkılışı ve yeni Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla milli bir hüviyete bürünen devlet, 30 Ocak 1923’de Yunanistan ile bir mübadele anlaşması yapmış, bir buçuk milyon Rum Yunanistan’a gönderilirken, yarım milyon Türk de Türkiye’ye getirilmiştir.(istanbuldaki Rumlar hariç)

Cumhuriyetin kurulmasından sonra yapılan nüfus sayımında da 13 milyonluk Türkiye içerisinde sayıları 1 milyon civarında olan Kürt topluluğun varlığı tespit edilmiştir. Bunların yanında sayıları diğerlerine nispeten daha az olan Çingene, Laz, Gürcü, Arnavut, Pomak, Boşnak gibi farklı gruplar da sınırlarımız içerisinde yaşamaya devam etmektedir.

Görüldüğü üzere, 1071’den başlayan uzun süreç içerisinde Türklerin Anadolu topraklarına kitleler halinde göç etmesi ve burada yerleşik bir düzen içerisinde kalıcı hale gelmesi, Anadolu’da yaşayan azınlıkları yok etmek şöyle dursun kendi dil-kültürlerini koruyarak geliştirmelerine bile katkıda bulunmuştur. Hatta bu öyle bir katkıdır ki günümüz Türkiye’sinin ayrılıkçı isyanlarının temelinde yatan gerçeklik de budur.

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 21 Mar 2013, 21:27 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_h...8Hunlar.29
http://www.journals.uchicago.edu/AJHG/jo...13.web.pdf
http://www.genomenewsnetwork.org/article...ient.shtml
http://en.wikipedia.org/wiki/Turkish_peo...etic_Links

"Interestingly, this paternal lineage has been, at least in part (6 of 7 STRs), found in a present-day Turkish individual (Henke et al. 2001). Moreover, the mtDNA sequence shared by four of these paternal relatives (from graves 46, 52, 54, and 57) were also found in a Turkish individuals (Comas et al. 1996), suggesting a possible Turkish origin of these ancient specimens. Two other individuals buried in the B sector (graves 61 and 90) were characterized by mtDNA sequences found in Turkish people (Calafell 1996; Richards et al. 2000)."

Türkçesi:

"İlginç olarak bu paternel dizilim( en azından bölüm 7 STR nin 6 sında) bugünkü Anadolu Türklerinin paternal diziliminde de bulunmaktaydı. Buna ek olarak bunların dördüyle akraba akraba mtDNA sıraları(46,52,54 ve 56. mezarlar) da bugünkü Anadolu Türklerininkiyle aynıydı( Comas et al.1996) bu da bu örneklerin muhtemel Anadolu Türkü orijinini göstermektedir. Bunlardan ayrı iki mezarda gömülü bireylerde (61 ve 90. mezarlar) de Türklerin karakteristik mtDNA dizilimleri tesbit edilmiştir."

Son araştırmalar da Türklerin Altay kökenine sahip olduğunu göstermiştir.

http://en.wikipedia.org/wiki/Demographics_of_Turkey

Diğer genetik araştırma ise Türklerde Orta Asya kökenli ve Türk geni olarak kabul edilen M9 geninin bulunduğunu göstermiştir.

http://www.oxfordancestors.com/papers/mt...InIraq.pdf

Özetlenen şekilde;

"Keza gen testlerinin böyle çıkması doğal çünkü İlk Türklerde hem Asya hem de Avrupadaki insanlarda bulunan K halogrubuna rastlanmış, günümüz Türkiyesindeki ve Türkmenistandakilerde K29 geni büyük oranda var, kısacası Türk genleri Orta Asyadaki genlerle büyük ölçüde benzer. Türklerde Orta Asya kökenli M9 geni var ve genlerimizdeki K halogrubu asya halkları ile okyanusyadekiler arasındaki bağ hakkında da bilgi veriyor. Bugün Türkiyedeki insanların %77sinde Orta Asyadan 35000 yıl önceden kalmaM(9)(K) halogrubu var. Eğer bu çağda da bazı yerlerle genlerimiz tutuyorsa artık daha fazla düşünmemek gerekiyor. Demek ki yapı hala çok değişmemiş.

Currently, large-scale, detailed DNA research to establish genetic genealogies of Turkic peoples is scant. Evidently, today a great number of Turks share the M9 haplogroup which was originated in Central Asia. (Bu İngilizce cümle, Türklerin Orta Asya Orjinine sahip olduğunu, yani Türk olduğunu gösteriyor)

Genetic studies performed in across modern Turkey have demonstrated the majority of Central Asian origins. From the latest genetical findings of Dr. Spencer Wells(National Geographic), ancient or proto Turks(haplogroup K) are considered to be the origins of European and Asian race, which gives a very good reason of why Turks carry racial features of both races. According to an article by N. Al-Zahery et al., the potentially paraphyletic haplogroup K*-M9(xK2, O, P) occurs at a fairly high frequency among the modern population of Turkey and Turkestan(Central Asia). http://en.wikipedia.org/wiki/Haplogroup_K_(Y-DNA) Today, haplogroup K and its descendant haplogroups are the patrilineal ancestors of most of the people living in the Northern Hemisphere, including most Europeans, many Indians, and almost all Asians and Native Americans. Other lineages derived from Haplogroup K are found among Melanesian populations, indicating an ancient link between most Eurasians and some populations of Oceania.
The results of genetic researches done on Turkey's population show that over 77% of today's Turkish people in Turkey belong to M9(K) haplogroup which originated in Central Asia over 35000 years ago (National Geography)[citation needed]."

http://en.wikipedia.org/wiki/Haplogroup_K_%28Y-DNA%29

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 27 Mar 2013, 15:33 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2012, 14:15
İleti: 954
Ayrıca:

viewtopic.php?f=30&t=17705

_________________
Garb'ın cebin-i zalimi affetmedim seni ,

Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!-Emin Bülent Serdaroğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 27 Mar 2013, 16:18 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2010, 05:45
İleti: 2762
Konum: Turan
Nedense ne zaman AKP iktidar oldu, Türkiye'de Türk yok yalanı ortaya çıktı.

Bizim halkın büyük çoğunluğu maalesef ki eğitim seviyelerinin düşük olmasından ötürü dna mna nedir bilmez. Türk düşmanı AKP tayfası Türkiye'de Türk'ün olmadığına dair yalan yanlış bir gen haritası oluşturur, cahil halkı inandırmayı başarır.

Peki neden AKP iktidar olmadan önce bu yalanı duymuyorduk ta, AKP iktidar olduktan sonra bu yalan ortaya atıldı?

Tek bir cevabı var; Türkiye'yi Türksüzleştirmek, yani Türksüz bir Türkiye. Amaç insanları Türkiye'de Türk yok yalanına inandırarak insanları Türklükten koparmak ve dincilikle beyinlerini yıkamak. Komünizmin ve Siyasal İslamcılığın en büyük benzerliği; Milliyetsiz olan, milli duyguları olmayan, kendisini hiçbir millete ait hissetmeyen insanların olmasını istemeleridir. Çünkü kendisini hiçbir milliyete ait hissetmeyen, milli duyguları olmayan insanlar hem Siyasal İslamcılar için, hemde Komünistler için bulunmaz nimettir. Dindar nesil yetiştireceğim bahanesiyle Türkiye'yi bir İslam Cumhuriyetine dönüştürmek isteyen Tayyip beyimizin milliyetsiz, mankurt insanlara ihtiyacı var çünkü.

Aziz milletimize düşen Emperyalizmin uydurduğu bu ucuz yalana da, bu yalanı dillendirenlere de inanmamaları, bu konuda araştırmalar yaparak doğru bilgiye ulaşmalarıdır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 29 Mar 2013, 18:50 
Denetimli üye

Kayıt: 25 Mar 2013, 01:22
İleti: 387
Kafatascilik iyi birsey degil.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 29 Mar 2013, 20:54 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Kas 2010, 05:45
İleti: 2762
Konum: Turan
Gök-Türk yazdı:
Kafatascilik iyi birsey degil.


Bunun kafatasçılıkla alakası yok. Ne bu konuyu açan arkadaş, ne de bu konuda yazan ben dahil diğer üyeler hiçbirimiz kafatasçı değiliz. Kafatasçı değiliz ancak Türkiye'de Türk yoktur diye ortalarda dolaşan Emperyalist uşağı tarihçilere de prim vermeyiz. Doğrusu ne ise bunu açıklamak hepimizin boynunun borcudur. Kafatasçılık olarak algılanmasın diye yalanlara karşı sessiz kalamayız.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 30 Mar 2013, 21:45 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Oğuz Boylarına Mensup Toplulukların Yaşadıkları Yerler

Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650) Cilt I, Yusuf Halaçoğlu

KAYI: BOZOK GÜN HAN OĞULLARI
Adana (Merkez, Dündarlı, Kınık, Yüreğir), Afyon, Aksaray (Koçhisar), Akşehir (Ilgın), Amasya, Ankara (Merkez, Ayaş, Beğpazarı, Çubuk, Haymana, Kasaba), Aydın, Antep, Bayburd, Mihaliç, Sivrihisar, Birecik (Araban, Suruç), Bolu (Ereğli, Gerede, Taraklıborlu), Bozok (Yozgat, Kanak), Çankırı (Çerkeş, Tosya), Çermik, Çorum (Bayadözü, Budaközü, İskilip), Diyarbekir (Ceylan Nahiyesi), Ergani, Erzurum (Kemah), Halep, Hamid (Barla, Doyuran, Eğridir, Gölhisar, Isparta, Uluborlu), Hüdevendigar (Bursa), İçel, Karaman, Karesi (Balıkesir), Kadirli, Kastamonu (Araç, Boyabad, Sinop, Taşköprü), Kayseri, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya (Eski İl, Turgud, Ilgın, Mahmudlar, Saidili), Kütahya (Aydos, Gediz, Geyikler, Alaşehir, Kula, Selendi, Simav, Şeyhlü, Yalak), Maraş, Besni, Mardin (Beriyyecik), Menteşe (Balat, Bozöyük, Çine, Eskihisar, Köyceğiz, Mekri, Milas, Peçin, Tavas), Muğla, Niğde (Anduğı, Bor, Develi), Saruhan, Sis (Kozan), Sivas (Budaközü, Sorkun), Tarsus, Teke (Milli, Karahisar), Tekirdağ, Uşak.

BAYAD: BOZOK GÜN HAN OĞULLARI
Adana (Karaisalı, Kınık, Özer=Payas, Yüreğir), Afyon, Aksaray (Koçhisar), Akşehir, Amasya, Ankara (Bacı, Beğpazarı, Çubuk), Aydın, Antep, Beğ (Sivrihisar), Birecik (Suruç), Bitlis (Adilcevaz), Bozok (Yozgat, Akdağ, Karadere, Sorgun, Emlâk, Gedük, Kanak), Çankırı, Çemişgezek, Çorum (Bayadözü, Katar, Osmancık), Diyarbekir (Hasankeyf, Batı Diyarbekir, Savur), Ergani, Erzurum (Tercan), Eskişehir, Halep, Hama, Hamid (Burdur, Eğridir, Uluborlu, Yalvaç), Hüdavendigâr (Bursa), İçel (Mut), Karaman (Ereğli, Ürgüp), Kadirli, Kayseri, Kırşehir, Kilis (Çöm), Konya (Eski il, Göçü, Ilgın, İnsuyu, Kureyözü, Mahmudlar, Saidili, Turgud), Kütahya (Geyikler, Şeyhlü), Malatya (Arguvan, Besni, Gerger, Hısn-ı Mansur<Adıyaman>, Kâhta), Maraş (Elbistan, Kara Hayıt, Kurupınar, Zamantı), Mardin, Menteşe, Niğde, Özer ili, Saruhan (Demirci), Manisa, Sis (Kozan), Sivas (Budaközü, Niksar, Sorgun), Şam, Tarsus (Kosun), Şam, Teke (Milli Nahiyesi), Trablusşam, Urfa, Şark Vilâyeti.

ALKAEVLİ: BOZOK GÜN HAN OĞULLARI
Aksaray (Koçhisar)

KARAEVLİ: BOZOK GÜN HAN OĞULLARI
Kastamonu, Sivas (Tokat, Turhal)

DÖĞER: BOZOK AY HAN OĞULLARI
Adana (Berendi, Dündarlı, Özer ili), Afyon, Aksaray, Ankara, Aydın, Antep, Biga, Birecik (Suruç), Bozok (Yozgat), Çapakçur, Çemişgezek, Çermik, Diyarbekir (Akçakale, Savur, Berazi), Eskişehir, Erzurum, Halep, Hama, Hamid (Burdur, Isparta), İçel, Karaman, Kars-ı Maraş (Kadirli), Kayseri, Kerkük, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya (Besni, Gerger, Hısn-ı Mansur <Adıyaman>, Kâhta), Maraş, Mardin, Niğde, Nusaybin, Özer (Payas), Savur, Sis (Kozan), Sivas, Siverek, Şam, Tarsus, Trabzon, Urfa (Bozili<Bozova>, Harran, Haykuyu, Kaba Haydar, Kozan, Sallı, Ulum).

YAZIR: BOZOK AY HAN OĞULLARI
Adana, Aksaray, Amasya, Ankara, Aydın (Alaşehir, Yenişehir), Birecik (Suruç), Bozok (Yozgat), Çankırı, Çemişgezek, Çermik, Diyarbekir, Erzurum, Halep, Hamid (Eğridir, Gölhisar, Uluborlu), Hüdavendigar (Bursa), Karaman, Kayseri, Kırşehir, Kilis (Çöm), Kocaeli (Gebze), Konya, Kütahya, Maraş, Mardin (Beriyyecik), Menteşe, Sis (Kozan), Sivas, Siverek, Tarsus, Teke (Antalya, Elmalı, Kaş), Trablusşam, Urfa (Bozova, Harran), Uşak.

DODURGA: BOZOK AY HAN OĞULLARI
Adana, Aksaray, Amasya, Ankara, Biga (Ezine), Beğ Sancağı (Sivrihisar), Birecik (Suruç), Bolu, Çankırı, Çorum, Diyarbekir, Erzurum, Halep, İçel (Mut), Karaman, Kastamonu, Kırşehir, Maraş, Menteşe (Mekri, Peçin), Sivas, Tokat (Turhal), Tarsus (Kosun, Ulaş), Teke ( Antalya, Milli Nahiyesi, Muslu Nahiyesi), Trablusşam, Urfa (Bozova).

YAPARLI: BOZOK AY HAN OĞULLARI
Aydın (Alaşehir, Arpaz, Birgi, Bozdoğan, İzmir, Sultanhisarı, Tire, vakıf, Yenişehir), Hamid (Eğridir, Gölhisar), Kütahya, Mardin, Menteşe (Mekri, Muğla, Tavas, Peçin), Saruhan (Adala, Aksihar)

AVŞAR (AFŞAR) : BOZOK YILDIZ HAN OĞULLARI
Adana, Afyon, Akasaray, Amasya, Ankara, Aydın, Antep, Beğ Sancağı (Sivrihisar), Beyşehir, Birecik, Bolu, Bozok (Yozgat), Çankırı, Çemişgezek, Çorum, Diyarbekir, Erzurum, Halep, Hamid (Eğridir, Gölhisar, Uluborlu, Yalvaç), Hüdavendigar (Bursa), İçel (Anamur, Gülnar, Karataş, Mut, Silifke, Silindi), Karahisar-ı Şarki, Karaman (Bozkır, Eski il, Karahisar), Kadirli, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş (Antakya, Bertiz, Besni, Camusbel, Elbistan, Güğercinlik, Kara Hayıt, Keferdiz, Kurupınar, Yenice Kale, Zamantı), Menteşe (Balat, Mekri, Peçin, Ula), Niğde, Özer (Payas), Saruhan (Demirci, Manisa, Ayasulug, Sığla), Sivas, Tarsus (Merkez, Kosun, Ulaş), Teke (Antalya), Urfa.

KIZIK: BOZOK YILDIZ HAN OĞULLARI
Adana (Dündarlı, Karaisalı, Sarıçam, Yüreğir), Afyon, Aksaray, Akşehir, Ankara, Aydın, Beyşehir, Birecik, Bolu, Bozok (Yozgat), Çankırı, Çorum, Erzurum (Tercan), Halep, Hamid, Hüdavendigar (Bursa), Kastamonu, Kırşehir, Konya, Kütahya, Malatya (Kederbeyt), Maraş, Manisa, Menteşe, Niğde, Saruhan (Adala, Akçahisar, Demirci, Gördüs, Güzelhisar, Ilıca, Kayacık, Marmara, Menemen, Nif), Sivas, Tarsus.

BEĞDİLİ : BOZOK YILDIZ HAN OĞULLARI
Adana (Dündarlı, Hacılı, Karaisalı, Yüreğir), Afyon, Aksaray (Eyüp ili, Bayburd, Turgud), Akşehir, Antakya, Ankara, Aydın, Antep, Biga, Birecik, Bozok (Yozgat), Çorum (Bayadözü, İskilip, Katar), Diyarbekir, Dulkadır (Maraş, Antep), Halep, Hamid (Karaağaç, Yalvaç), Hüdavendigar (Bursa), İçel (Anamur, Gülnar, Mut), Karaman, Kadirli, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya (Bayburd, Turgud, Eski il, Ereğli, Kureyşözü, Saidili), Kütahya, Malatya (Besni, Hısn-ı Mansur<Adıyaman>, Maraş (Elbistan), Mardin, Muğla, Niğde (Bor, Develi, Ortaköy, Zeytun), Özer (Payas), Samsun, Saruhan, Sivas, Tarsus (Kosun), Urfa, Şark Vilâyeti.

KARKIN: BOZOK YILDIZ HAN OĞULLARI
Adana (Dündarlı, Karaisalı, Sarıçam), Afyon, Aksaray (Koçhisar, Eyüb ili), Ankara, Aydın, Antep, Birecik, Bolu, Bozok (Yozgat), Çankırı, Çorum, Diyarıbekir, Erzurum, Halep, Hamit (Eğridir, Gölhisar, Yalvaç), Hüdavendigar (Bursa), İçel, Karaman, Karesi (Ayazmend, Balıkesir, Bigadiç, Fart, Giresun<Savaştepe>, İvrindi, Manyas, Pınarhisar, Sındırgı), Kastamonu, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Maraş, Menteşe, Niğde (Ürgüp, Eski il), Saruhan (Adala, Akçahisar, Conşa, Demirci, Gördüs, Güzelhisar, Ilıca, Kestel<Nazilli>, Manisa, Marmara Nahiyesi, Nif, Yengi), Sığla (Ayasulug, İzmir), Sivas (Niksar, Tokat), Tarsus (Kosun, Kuştemür), Teke (Antalya).

PEÇENEK (Beçene): ÜÇOK GÖK HAN OĞULLARI
Adana (Karaisalı, Kınık, Sarıçam), Afyon (Sandıklı), Aksaray (Koçhisar), Alaiye (Alanya), Ankara (Çubuk, Haymana, Murtazaâbâd, Yabanâbâd), Bitlis (Ahlad), Bozok (Yozgat, Akdağ, çubuk, Delüce Özü, Eğri Su), Halep, İçel (Anamur, Ermenek, Gülnar, Silifke), Karaman, Kars-ı Maraş (Kadirli), Kayseri (Malya), Konya (Bayburd, Eski il, Karacadağ, Kureyşözü), Kilis, Malatya (Hısn-ı Mansur<Adıyaman>, Maraş (Elbistan, Güğercinlik, Keferdiz), Sivas (Eşkinciyan, Tokat, Erkilet), Tarsus.

ÇEPNİ (Çebni): ÜÇ OK GÖK HAN OĞULLARI
Adana ( Dündarlı, Sarıçam, Yüreğir), Aksaray ( Koçhisar), Akşehir, Amasya, Ankara, Aydın, Bayburd (Kelkit), Birecik (Araban, Merzüman, Suruç), Bolu ( Mudurnu, Todurga), Bozok (Yozgat), Çankırı, Çorum (Osmancık), Diyarbekir (Bertiz, Savur), İçel (Mut), Halep, Hamid (Eğridir, İrle), Hüdavendigâr (Bursa), Karaman, Konya, Karesi ( Giresun, İvrindi), Kadirli, Kastamonu, (Araç, Ayandan, Küre), Kayseri, Konya (Alaşehir, Aladağ, Ilgın, Mahmudlar, Turgud), Kütahya, Maraş, Niğde, Ordu (Ünye), Samsun (Kavak), Sivas, Trabzon (Çepni, Kürtün)

BAYINDIR: ÜÇ OK GÖK HAN OĞULLARI
Adana (Berendi, Dündarlı, Hacılı, Karaisalı, Kınık, Özer, Yüreğir), Afyon, Aksaray, Akşehir, Alaiye (Alanya), Ankara, Antakya, Aydın, Antep, Beğ Sancağı (Sivrihisar), Biga, Birecik, Bolu, Bozok (Yozgat), Çankırı, Çapakçur, Çorum, Denizli, Diyarbekir, Erzurum, Halep (Ağzaz), Hama, Hamid (Burdur, Ağlasun, Eğridir, Gölhisar), Hınıs, Hüdavendigâr (Bursa), İçel (Mut, Silifke), Karaman, Karesi (Sındırgı), Kadirli, Kastamonu (Sinop), Kayseri, Kırşehir, Kilis, Kocaeli (Kandıra), Konya, Kütahya, Malatya (Besni), Maraş, Mardin, Menteşe, Muğla, Niğde (Develi), Özer (Payas), Saruhan, Sis (Kozan), Sivas, Tarsus, Teke (Elmalı, Kaş, Milli Nahiyesi), Trablusşam, Urfa (Bozili<Bozova>).

ÇAVUNDUR ( Çavuldur) : ÜÇ OK GÖK HAN OĞULLARI
Amasya (Gedegra, Geldiklen), Ankara, Çankırı, Çorum, Diyarbekir, Hamid, Karaman, Kastamonu, Konya, Kütahya, Maraş, Niğde, Ordu (Ünye), Samsun (Kavak), Sivas, Trabzon (Çepni, Kürtün).

SALUR : ÜÇ OK DAĞ HAN OĞULLARI
Adana, Aksaray (Eyüb ili, Koçhisar), Akşehir, Amasya, Ankara, Aydın, Antep, Biga, Beyşehir, Birecik (Araban, Rum Kala), Bozok (Yozgat, Akdağ, Baltı, Çubuk, Sorkun), Çorum (Budaközü, Osmancık), Diyarbekir, Erzurum (Kemah, Rum Kala), Halep, Hama, Hamid, Hüdavendigâr (Bursa), Karaman, Karesi, Kadirli, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya (Kâhta, Samsad, Gerger, Hısn-ı Mansur<Adıyaman>), Maraş, Menteşe, Muğla, Niğde, Saruhan, Sivas, Tarsus (Kosun, Kuştemür, Ulaş), Trablusşam, Urfa.

EYMÜR: ÜÇ OK DAĞ HAN OĞULLARI
Adana (Ayas, Dündarlı, Hacılı, Karaisalı, Berendi, Kınık, Sarıçam), Afyon, Aksaray (Eyüb ili), Akşehir, Amasya, Ankara (Ayaş, Bacı, Çubuk, Kasaba), Arapkir, Aydın (Ayasuluğ, Alaşehir, Bozdoğan, Fota, Güzelhisar, İzmir, Nif, Sart, Tire, Yenişehir), Antep, Beğ Sancağı (Sivrihisar), Birecik (Ank, Merzüman, Suruç), Bolu, Bozok (Yozgat), Çankırı, Çemişgezek (Havik), Çorum, Diyarbekir, Ergani, Erzurum (Kemah, Rum Kala), Halep, Hamit, Hüdavendigâr (Bursa), İçel (Anamur, Gülnar, Mut, Silifke, Sinanlu), Karaman, Kadirli, Kastamonu (Araç, Daday, Sinop), Kayseri, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya (Besni, Arguvan, Gerger, Hısn-ı Mansur <Adıyaman>, Kâhta, Keysun, Samsad), Maraş (Antakya, Elbistan, Güğercinlik, Kaferdiz, Kemer, Yenicekale, Zamantı), Mardin, Menbiç, Menteşe (Köyceğiz, Tavas), Ravendan, Saruhan, Sis (Kozan), Sivas, Tarsus, Teke (Elmalı, Milli Nahiyesi), Urfa.

ALAYUNDLU: ÜÇ OK DAĞ HAN OĞULLARI
Adana (Karaisalı), Aksaray (Bekir, Eyüb ili, Koçhisar), Afyon (Karahisar-ı Sahib), Akşehir (İshaklu), Amasya (Lâdik), Ankara, Antep, Beğ Sancağı (Sivrihisar), Bolu, Çankırı, Çorum, Erzurum (Kemah, Kuruçay), Hamid, Hüdavendigâr (Bursa), İçel, Karaman, Kastamonu, Kırşehir, Konya (Turgud), Kütahya, Maraş, Menteşe, Niğde, Saruhan, Sultanönü (Eskişehir), Trabzon, Urfa.

YÜREĞİR: ÜÇ OK DAĞ HAN OĞULLARI
Adana (Merkez, Ayas, Berendi, Dündarlı, Hacılı, Karaisalı, Kınık, Sarıçam, Yüreğir), Aksaray (Eyüb ili), Ankara, Bayburd (Kelkit), Biga, Birecik, Bozok (Yozgat), Halep, Hamid, Hüdavendigâr (Bursa), İçel (Gülnar, Karataş), Karahisar-ı Sahip (Afyon), Karaman, Kars-ı Maraş (Kadirli), Kastamonu, Kırşehir, Kilis, Kütahya, Konya, Malatya, Maraş (Elbistan), Menteşe (Köyceğiz, Mekri, Pırnaz), Niğde (Şamardı), Özer (Payas), Sis (Kozan), Sivas, Sultanönü (Eskişehir), Tarsus (Kosun, Ulaş), Teke (Antalya), Trabzon (Kürtün).

İĞDİR: ÜÇ OK DENİZ HAN OĞULLARI
Adana (Ayas, Berendi, Karaisalı, Karataş, Sarıçam, Yüreğir), Aksaray (Koçhisar), Ankara, Aydın, Antep, Bayburd Sancağı, Biga, Birecik, Bozok (Yozgat), Çankırı, Erzurum, Halep, Hamid (Ağlasun, Barla, Eğridir, Yalvaç), Hüdavendigâr (Bursa), İçel (Gülnar, Karataş, Mut), Karaman, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya (Besni, Arguvan, Gerger, Hısn-ı Mansur <Adıyaman>, Kâhta, Keysun, Samsad), Maraş, Menteşe (Bozöyük, Çine, Köyceğiz, Mazun, Peçin), Muğla, Saruhan (Adala, Akhisar, Demirci, Gördüs, Güzelhisar, Marmara), Manisa, Sivas, Siverek, Sulatanönü (Eskişehir), Tarsus (Merkez, Kosun), Teke (Antalya, Elmalı, İğdir, Kaş, Muslu), Urfa (Bozili<Bozova>).

YIVA: ÜÇ OK DENİZ HAN OĞULLARI
Adana (Hacılı, Karaisalı, Kınık, Sarıçam, Yüreğir), Aksaray (Ereğli, Eyüb ili, Hasandağı, Koçhisar), Akşehir, Alâiye (Alanya), Ankara, Antep, Aydın ( Alaşehir, Ayasulug, Birgi, Çeşme, Güzelhisar, Honaz, İzmir, Kestel<Nazilli>, Sart, Sivrihisar, Sultanhisarı, Tire), Bayburd (Kelkid), Biga, Birecik (Ank, Araban), Bitlis (Boğnoran), Bolu, Bozok (Yozgat, Akdağ, Boğazlıyan, Deliceözü, Sorkun), Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbekir, Erzurum, Halep, Hamid, Hüdavendigâr (Bursa), İçel (Anamur, Ermenek, Gülnar, Mut, Silifke, Silindi, Sinanlu), Karaman, Karesi, Kars-ı Maraş (Kadirli), Kastamonu, Kayseri, Kırşehir (Hacı Bektaş), Kilis, Konya (Eski il, Ürgüb), Kütahya, Malatya ( Besni, Hısn-ı Mansur<Adıyaman>, Kâhta, Samsad), Maraş (Antakya, Elbistan, Zamantı), Mardin, Menteşe (Balat, Bozöyük, Çine, Eskihisar, Köyceğiz, Mazun, Mekri, Milâs, Muğla, Peçin, Tavas, Ula), Niğde (Develi, Karahisar, Ürgüb), Rodos Adası, Saruhan (Akhisar, Güzelhisar, Manisa, İzmir), Sivas, Sultanönü (Eskişehir), Şam, Tarsus, Teke (Antalya, Elmalı, Honaz, İğdir), Urfa.

KINIK: ÜÇ OK DENİZ HAN OĞULLARI
Adana (Kınık, Berendi, Hacılı, Karaisalı, Sarıçam, Yüreğir), Aksaray, Ankara, Arapkir, Aydın, Antep, Biga (Balya, Ezine), Birecik, Bolu, Bozok (Yozgat), Çankırı, Çorum, Diyarbekir, Erzurum, Halep, Hamid, Hüdavendiigâr (Bursa), Karahisar-ı Sahib (Afyon), Karahisar-ı Şarki, Karaman, Karesi, Kars-ı Maraş (Kadirli), Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş, Menteşe, Niğde, Özer (Payas), Sığla, Sis (Kozan), Sivas, Siverek, Tarsus, Teke, Tekirdağ, Urfa.

BÜĞDÜZ: ÜÇ OK DENİZ HAN OĞULLARI
Adana (Sarıçam, Yüreğir), Aksaray (Hasandağı, Koçhisar), Ankara, Beğ Sancağı (Sivrihisar, Viranşehir), Aydın, Bozok (Yozgat), Çankırı, Çorum, Halep, Hamid, Hüdavendigâr (Bursa), Karaman, Konya (Eski il, Koçhisar, Turgud), Kırşehir, Sivas, Sultanönü (Eskişehir).

Varsaklar Oğuz'un Üçok koluna dahil olmakla birlikte tam olarak boyları tespit edilememiştir.

Adana (Ayas, Berendi, Dündarlı, Karaisalı, Misis, Sarıçam, Yüreğir), Aksaray (Eyüb ili, Koçhisar), Akşehir, Alanya (Manavgat), Ankara, Antep, Ayradı Kazası, Beğ Sancağı (Sivrihisar), Bozok (Yozgat, Kanak, Sorkun), Hamid (Eğridir), İçel (Anamur, Bozdoğan, Ermenek, Gülnar, Karataş, Mut, Silifke, Silindi, Sinanlu), Karaman (Aladağ, Bozkır, Eski il, Koçhisar), Kars-ı Maraş (Kadirli), Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya (Bayburd, Ereğli), Kütahya, Maraş, Niğde, Özer (Payas), Sis (Kozan), Sivas, Tarsus (Kosun, Kuştemür, Ulaş), Teke (Antalya), Urfa.

Baraklar, Dulkadırlı Türkmenleri içinde Cerit oymağından görünmekte olup boyu belli değildir. (Yusuf Halaçoğlu)

Adana, Ankara, Aydın, Beğ Sancağı (Sivrihisar), Bozok (Yozgat), Hamid, Karaman, Kayseri, Maraş, Sis (Kozan), Sivas, Tarsus, Urfa (Kozan Nahiyesi).

http://www.turania.net/genel-turk-tarih ... erler.html

http://forum.hunturk.net/oguz-boylarina ... 13-s0.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 30 Mar 2013, 21:48 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni oluşturan ve kuran asli unsur Türk milletidir. İktidar ve AB-D beslemesi bir takım Seçkin(!) ‘’Türkdöne’’ler tarafından devlete ortak edilmek istenen Kürtler, tek becerileri bolca yavrulayıp bunların ceremesini başkalarının üzerine yıkmak olan, ırki saflıktan uzak, fırsatçı topluluklardır. Tarihteki örnekleri incelersek Kürtleşmiş Türk oymaklarından bahsedebileceğimiz gibi, Kürtleşen Arap sülalelerinin varlığını da görebiliriz.

Hint göçleri artıklarının İran’ın Zağros dağları etrafındaki Farsi unsurlarla kaynaşarak oluşturdukları topluluklar asıl Kürtlüğün temelini teşkil eder. Bugün Türkiye’nin başına bela olan tarafı, Osmanlı’nın Türklere ‘’etrak-ı bi idrak’’ bakışının ‘’ekrad’’ üreterek bu topluluğun içine katmasıdır. Millet vasfını taşıyan bütün toplumlar tarihte bir ya da birkaç kere devlet kurmuşlardır. İki taşı doğru düzgün üst üste koymaktan aciz kürdün, gerçekten zamanına göre büyük medeni vasıfları olan Med, Asur ve Hitit gibi devletlerin mirasçısı olduğu iddiasına da ancak gülünür.

Osmanlı dönemine ait bazı defterler ve belgelerde geçen ‘’ekrad’’ kelimesi Türk topraklarına göz dikmiş soysuzların iç, dış destekçileri tarafından istismar edilen ve Kürt kelimesini karşıladığı iddia edilen bir sözcüktür. Merhum Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan, ‘’ekrad’’ meselesine Akhunlar’ın Azerbaycan topraklarındaki Mugan yakınlarında 445 yılında kurdukları bir şehirden bahsederken değinmiştir. Bu şehir Arap kaynaklarında ‘’Belasegân’’ olarak geçiyor ve Orta Asya’daki Balasagun şehri ile ad birliği olan bir yer. Togan’ın anlatımı ile Araplar 7. asırda buraya geldiklerinde bu şehre nispetle ‘’Kürt’’ kelimesini zikretmişler, fakat bu Kürt kelimesi daha ziyade ‘’hayvan sürülerine sahip göçebeler’’ (<<ashâb savâ’im>>) anlamında kullanıldığı için milliyet ifade etmiyor. Horasan’da (Kuhistan’da) ki Khalac Türkleri de bu yüzden Araplarca <<akrad>> cümlesinden sayılmıştır. Fakat onuncu asıra ait coğrafya eserlerinde aynı Araplar, Khalacları , ‘’al-Khalac sinfun min al-atrâk-i … alâ khulq-i al atrâk-i va zayyihim ve libâsihim’’ yani <<Khalac bir Türk zümresidir, karakterleri, kıyafetleri ve diğer elbiseleri diğer Türklerinki gibidir.>> diyerek anmışlar. Ne yazık ki, 11. asıra gelindiğinde Gazneliler zamanında bunlar da Türkçeyi unutmuş bir topluluk haline gelmişler.

(Z. Velidi Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş)

http://www.turania.net/genel-Turk-tarih ... sleri.html

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 30 Mar 2013, 21:58 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Oğuzlar (Türkmenler / Yörükler)

Bugün; Türkiye, Balkanlar, Âzerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara, Türkmenler de denir. Oğuz kelimesinin türeyişiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Kelimenin boy, kabile mânâsına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Ok-uz” (oklar, koylar) anlamında olduğu ileri sürüldüğü gibi, oyrat (haşarı, yaramaz) kelimesinin eş anlamlısı olduğunu iddiâ edenler de vardır. Ancak kelime, Anadolu ağızlarında “halim selim, ağırbaşlı” mânâlarına da kullanılmaktadır. Arap kaynaklarında ise “guz” veya “uz” şeklinde geçmektedir. İlk zamanlar Üçok ve Bozok adlarıyla iki ana kola ayrılmış olan Oğuzlar, daha sonraki devirlerde, Dokuz Oğuz, Altı Oğuz, Üç Oğuz adlarında boylara da ayrıldılar. Oğuzlar, yirmi dört boydan meydana gelmişti. Bunlardan on ikisi Bozok, on ikisi Üçok koluna bağlıydı. Tarihçiler, hazırladıkları cetvellerde Oğuz boylarının adlarını, sembollerini ve ongunlarını (armalarını) göstermişlerdir. Buna göre, Bozoklar; Kayı, Bayat, Alka Evli, Kara Evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Kargın; Üçoklar ise; Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepnî, Salur, Eymur, Ala Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarına ayrılmışlardı. Bugün Türkiye’de yirmi dört Oğuz boyuna ait işaret ve yer adlarına çok rastlanmaktadır. Oğuz adına ilk defa Yenisey Kitabelerinde rastlanmaktadır. Barlık Irmağı yöresinde bulunan bu kitabelerde; “Altı Oğuz budunda” sözü yer almaktadır. Öz Yiğen Alp Turan adlı bir beye ait olan bu kitabelerin yazıldığı devirde, Oğuzlar, Göktürkler’in hakimiyeti altında altı boy hâlinde Barlık Irmağı kıyılarında yaşamakta idiler. Altıncı yüzyıldan itibaren Göktürklerin idaresinde toplanan Türk kabilelerinden bir kısmı gibi Oğuzlar da kendi aralarında birlik kurarak Tula-Selenga ırmakları bölgesinde Dokuz-Oğuz Kağanlığını meydana getirdiler. Göktürk kağanlığının, Kutlug Şad (İlteriş Kağan) tarafından 682’de ikinci defa kurulmasından sonra, Göktürkler, hâkimiyetlerini kabul etmeyen Oğuzlar üzerine yürüdüler. Tula Irmağı kıyısında yapılan kanlı bir savaşta, Oğuzlar yenildiler. Fakat, Göktürklerin hâkimiyetini kabul etmediler. İlteriş Kağan, Oğuzlar üzerine birçok sefer düzenledi ve Baz Kağanı öldürdü. Oğuzların merkezi Ötüken ve çevresini ele geçirdi. Bu yenilgi karşısında İlteriş Kağan’ın hâkimiyetini kabul etmek zorunda kalan Oğuzlar, Göktürklerin Kırgız seferine katıldılar. Göktürk hakanlarından Bilge Kağan zamanında isyan ettiler. Bir sene içinde bir kaç defa harbe giren Oğuzlar; yenilerek, geri çekildiler. Daha sonra Dokuz-Tatarlar ile ittifak kurarak Göktürklerle mücadele ettilerse de yine bozguna uğrayarak, Çin taraflarına göç ettiler. Bir müddet sonra tekrar eski yurtlarına döndüler. Bu mücadelelerde zayıflayan Göktürkler, 745’te Uygurlar tarafından yıkıldı. Bu esnada Uygurlara yardım eden Oğuzlar, Uygur Devletinin dayandığı başlıca boylardan biri oldu. Uygurlarla birlikte Basmıl ve Karluklar’a karşı savaştılar. Fakat zaman zaman Uygurlara karşı da isyan etmekten geri durmadılar. Eski müttefikleri Dokuz-Tatarlar ile birleşerek Uygur Kağanı Moyunçur’a karşı cephe aldılar. Zaman zaman Çin’e gittiler. Daha sonra Çin’den çıkarak eski yurtlarına döndüler. Uygur Devletinin yıkılması üzerine batıya göçerek Sir Derya (Seyhun) kıyılarına ve onun kuzeyindeki bozkırlara yerleştiler. Onuncu yüzyılda, göçebe hayatı yanında, yerleşik bir hayat sürmeye de başladılar. Göçebe Oğuzlar, daha ziyade koyun, at, deve, sığır yetiştiriciliği ve ticaretle uğraşıyorlardı. Yerleşik Oğuzlar ise, Sabran (Karacuk), Suğnak, Karnak, Sütkent gibi şehirlerde oturuyorlardı. Onuncu asırda henüz Müslüman olmamış olan Oğuzlar, inanışları gereği bir takım ibadet ve âyinleri yerine getiriyorlardı. Ancak yaşayış bakımından İslâmiyet’e uygun tarafları vardı. Soy temizliğine ehemmiyet verirlerdi. Bilhassa zina gibi suçların cezası ölümdü. Onuncu asrın başlarında Oğuzlar, Mâverâünnehir çevresinde yerleşip, Yabgu denilen hükümdarın idare ettiği bir devlet kurdular. Devlet ve millet işlerinin bir mecliste istişare edildiği ve subaşı denilen ordu kumandanı, Yabgu’nun vekili ve nâibi olan tegin, İnal ve Tarkan unvanlarını taşıyan memurlar vardı. Oğuzların bu sıradaki başşehirleri, Sir Derya kıyısındaki Yeni Kent idi. Yabgu Devleti zamanında Oğuzlar, Üçok ve Bozok diye iki kısma ayrılmışlardı. Onuncu asrın sonlarında İslâm dînini kabul ederek iyice güçlenen Oğuzlar, komşuları Peçenekler ve Hazarlar ile savaşlar yaparak onları yendiler. Fakat 11. yüzyılın ortalarında, Oğuzların İslâm dînini kabul etmemiş olan bir kısmı, Kıpçaklar’ın baskısıyla yurtlarını terk ederek Karadeniz’in kuzeyinden Tuna boylarına, oradan da Balkanlara indiler. İslâm dînine girmedikleri için etraflarını saran Hıristiyan devletlerin baskısıyla kısa zamanda benliklerini kaybederek, örf, an’ane ve geleneklerini unuttular. Eriyip, yok oldular. Geri kalanları da Bizans hizmetine girdiler. 1071’de yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi’ne Bizanslıların yanında katıldılar. Fakat çok geçmeden Selçuklular tarafına geçtiler. İslâm dînini kabul eden Selçuk Bey’in idaresindeki Oğuz boyları ise, Oğuz Yabgu Devleti hükümdarının, kendilerine kötülük yapacağından çekinerek, yurtlarından ayrılıp İslâm diyarı olan Horasan taraflarına gittiler. Mâverâünnehir’de kalan diğer Oğuz boyları da, Kıpçakların hücum ve baskıları sonunda dağıldılar. Böylece Oğuzlar Devleti yıkıldı. Yerlerinde kalan Oğuzlar ise Karaçuk dağları bölgesinde, Mangışlak’da ve Seyhun Nehri kıyılarında yerleştiler. Daha sonra Karahıtayların ve Karlukların baskısı netîcesinde, Horasan’a gelip Selçuklulara tâbi oldular. Selçuk’un büyük oğlu Arslan İsrâil, Horasan’da hâkimiyet kurup, diğer Oğuz boylarını idaresi altında topladı. Daha sonraları, Tuğrul ve Çağrı Beyler idaresindeki Selçuklular, Sâmânoğulları ile ittifak kurarak, Karahanlılar’a ve Gazneliler’e karşı mücadele ettiler. Selçukluların başarılı idareleri sebebiyle pekçok Oğuz boyu onların hâkimiyetinde toplandı. Birçokları yerleşik hayata geçti. Selçuklu Devletinin kurulmasında esas rolü oynayan Oğuzlar ve diğer Oğuz boyları, 11. yüzyılın ikinci yarısından itibaren akın akın İran, Irak, Anadolu ve Suriye’ye doğru yayıldılar. Selçuklu Devletinin sınırlarını Ceyhun Nehrinden Akdeniz’e kadar genişlettiler. İslâmiyet’i kabul etmeden önce dünyevî maksatlar ve kuru cihangirlik için çalışan, harp eden ve soylarının temizliğiyle tanınan Oğuzlar, İslâm dînini kabul ettikten sonra, Allahü teâlânın yüce dîni olan İslâmiyet’i yaymaya gayret ettiler. Gittikleri yerlerde doğruluğun, adaletin, ilmin ve medeniyetin savunuculuğunu yaptılar. İnsanlara hizmet etmek, ilmin ve medeniyetin yayılmasını sağlamak için pekçok cami, medrese, kervansaray, hamam ve köprü yaptırdılar. Büyük Selçuklu, Türkiye Selçukluları, Akkoyunlular, Salgurlular, Artukoğulları, Karamanoğulları, Ramazanoğulları, Dulkadiroğulları ve Osmanlı devletlerini kurarak İslâm dîninin yayılmasına hizmet ettiler. İslâmiyet’in ve Müslümanların yok edilmesi için çalışan Haçlılara karşı parlak zaferler kazandılar. İslâmiyet’e, ilme ve adalete karşı olan ortaçağ Avrupa’sına pekçok yenilikleri götürdüler. Dokuz yüz sene boyunca, kurdukları devletlerin sınırları içinde yaşayan bütün unsurlara karşı İslâm dîninin emirleri doğrultusunda hareket ederek, hizmet ettiler. Bugün Türkiye, Âzerbaycan, İran, Türkmenistan, Afganistan, Irak ve Suriye’de yaşayan Türkler, Oğuzların neslindendir. Oğuz teşkilâtı, yirmi dört boyun çıkardığı sülâleler ve meşhûr şahsiyetleri: Boz-Oklar: Dış Oğuzlar da denip, Sağ kolu teşkil ederler.

1. Gün-Alp/Gün-Han: Sembolü şâhin. Oğulları:

a) Kayıg/Kayı-Han: “Sağlam, berk” mânâsındadır. Üç kıta ve yedi denize altı yüz yıldan fazla hâkim olan Osmanlı sülâlesi bu boydandır. Kayı Boyundan Ertuğrul Gâzi ve her biri birer müstesnâ şahsiyete sâhip, çoğu dâhî, cihangir, kumandan, şâir ve sanatkâr olan Osmanlı sultanları, Kayı Han neslinin kıymetini göstermeye kâfidir.

b) Bayat: “Devletli, nîmeti bol” mânâsındadır. Maraş ve çevresine hâkim olan Dulkadiroğulları, İran’da Kaçarlar, Horasan’da Kara Bayatlar, Maku ve Doğubeyazıt hanları, Kerkük Türkmenlerinin çoğu, bu boydandır. Dede Korkut kitabını 1480’de Hicaz’da yazan Tebrizli Hasan ve meşhûr şâir Fuzûlî bu boydandır.

c) Alka-Bölük/Alka-Evli: “Nereye varsa başarı gösterir” mânâsındadır. Türkiye ve Âzerbaycan’daki Alaca, Alacalılar adı taşıyan yerler bu boyun hatırasıdır.

d) Kara-Bölük/Kara-Evli: “Kara otağlı (çadırlı)” mânâsındadır. Karalar ve karalı gibi coğrafî yer adları bunlardan kalmadır.

2. Ay-Alp/Ay-Han: Sembolü kartal. Oğulları:

a) Yazgur/Yazır: “Çok ülkeye hâkim” mânâsındadır. Ab-Yabgu devrindeki Yenibent Yabguları, Batı Türkistan’daki Cend Emirleri, Kara-Daş denilen Horasan Yazırları, Ahıska’dan aşağı Kür boyundaki Azgur-Et (Azgur Yurdu) Kalesi, Kürmanç Kürtlerinin Azan Boyu, Toroslardaki Gündüzoğulları Hanedanı bu boydandır.

b) Tokar/Töker/Döğer: “Dürüp toplar” mânâsındadır. Yenikentli Vezir Ayıdur, Harput-Diyarbakır-Mardin hâkimleri, Artuklular, Sincar-Siverek, Suruç arasında hâkim eski Caber Beyleri, Memluklar devrinde Halep Döğeriyle Hama Döğerleri, bugünkü Mardin-Urfa arasında yirmi dört oymaklı Kürt Döğerleri, Hazar Denizi doğusundaki Saka Boyu Takharlar; Şavşat’taki Ören kale, To-Kharis ve Malatya’nın Tokharis bucağı, Dağıstan’daki Digor ve Kars ve Arpaçay sağındaki Digor kazası bu boydan hatıradır.

c) Totırka/Dodurga/Dödürge: “Ülke almak ve hanlık yapmak” mânâsındadır. Sivas doğusundaki Tödürgeler bu boydandır.

d) Yaparlı: “Misk kokulu” mânâsındadır. Zaza Çarekliler ve misk ticareti yapan Yaparı Oymağı bu boydandır. Yaparı Oymağının Akkoyunlu ve Giraylı camilerinin mihrap duvar harcına bu güzel ıtriyattan kattıklarından hâlâ hoş kokmaktadır. Diyarbakır ve Kırım’da hatıraları vardır.

3. Yıldız-Alp/Yıldız Han: Sembolü tavşancıl. Oğulları:

a) Avşar/Afşar: “Çevik ve vahşî hayvan avına hevesli” mânâsındadır. Hazistan Beyleri, Konya’daki Karamanoğulları, İran’daki Avşarlı Nâdir Şah ve hanedanı, Ürmiye ve Horasan Afşarları bu boydandır.

b) Kızık: “Yasakta pek ciddi ve kuvvetli” mânâsındadır. Gaziantep, Halep ve Ankara çevresindeki Kızıklar, Doğu Gürcistan’da ve Şirvan batısındaki ovaya Kızık adını verenler bu boydandır.

c) Beğdili: “Ulular gibi aziz” mânâsındadır. Harezmşahlar, Bozok/Yozgat-Raka/Halep çevresindeki Beğdililer, Kürmanç Badılları bu boydandır.

d) Karkın/Kargın, “Taşkın ve doyurucu” mânâsındadır. Akkoyunlu-Dulkadiroğlu ve Halep-Hatay bölgesindeki Kargunlar, Doğu Anadolu ve Âzerbaycan’daki ilkbaharda eriyen karların suları ile kopan sel ve su kabarmasına da Kargın/Korkhun denilmesi bu boyun adındandır. Üç-Oklar: İç Oğuzlar da denilip, sol kolu teşkil ederler.

1. Gök-Alp/Gök Han: Sembolü sungur. Oğulları:

a) Bayundur/Bayındır: “Her zaman nîmetle dolu yer” mânâsındadır. Akkoyunlular sülâlesi, İzmir’den Âzerbaycan’daki Gence’ye kadar Bayındır adlı yerler bu boydan gelir.

b) Beçene/Beçenek/Peçenek: “İyi çalışkan, gayretli” mânâsındadır. Karadeniz kuzeyi ile Balkan Yarımadasına göçen ve 1071 Malazgirt ile 1176 Miryokefalon Meydan Muhârebelerinde Bizanslılardan ayrılarak Selçuklular safına geçen Peçenekler, Dicle Kürmançlarının iki ana kolundan güneydeki Beçene Kolu, Ankara-Çukurova Halep bölgelerindeki Türkmen oymaklarından Peçenekler bu boydandır.

c) Çavuldur/Çavındır: “Ünlü, şerefli, cavlı” mânâsındadır. Türkmenistan’da Mangışlak Çavuldurları, Çorum çevresindeki Çavuldur ve Anadolu’daki Çavdar Türkmen oymakları, Erzurum ve çevresindeki Çoğundur adlı köyler bu boyun adından gelmektedir.

d) Çepni: “Düşmanı nerede görse savaşıp hemen çarpan, vuran ve hızlı savaşan” mânâsındadır. Rize-Sinop arasındaki çok usta demirci Çepniler ve Çebiler, Kırşehir, Manisa-Balıkesir çevresindeki ve Kars ile Van bölgelerinde Türkmen Oymağı Çepniler bulunmaktadır.

2. Dağ-Alp/Dağ Han: Sembolü uçkuş. Oğulları:

a) Salgur/Salur: “Vardığı yerde kılıç ve çomağı ile iş görür” mânâsındadır. Kars ve Erzurum hâkimi Salur Kazan Han Sülâlesi, Sivas-Kayseri hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhâneddin Ahmed ve Devleti, Fars Atabegleri, Salgurlular, Horasan’daki Teke-Yomurt ve Sarık adlı Türkmenlerin çoğu bu boydandır.

b) Eymür/Imır/İmir: “Pek iyi ve zengin” mânâsındadır. Akkoyunlu, Dulkadirli ve Halep Türkmenleri içindeki Eymürlü/İmirlü oymakları, Çıldır ve Tiflis’teki iyi halıcı ve keçeci Terekeme Oymağı bu boydandır.

c) Ala-Yontlup/Ala-Yundlu: “Alaca atlı, hayvanları iyi” mânâsındadır. Yonca kelimesi bu boyun hatırasıdır.

d) Yüregir/Üregir: “Daima iyi iş ve düzen kurucu” mânâsındadır. Orta Toros ve Çukurova Üç-Oklu Türkmenlerinin çoğu, Adana’daki Ramazanoğulları bu boydandır.

3. Deniz Alp/Deniz Han: Sembolü çakır. Oğulları:

a) Iğdır/Yiğdir/İğdir: “Yiğitlik, büyüklük” mânâsındadır. İçel’in Bozdoğanlı Oymağı, Anadolu’da yüzlerce yer adı bırakan İğdirler, İran’da büyük Kaşkay-Eli içindeki İğdirler ve Iğdır adı, bu boyun hâtırasıdır.

b) Beğduz/Bügdüz/Böğdüz: “Herkese tevâzu gösterir ve hizmet eder mânâsındadır. Dicle Kürtleri ilbeği olup, Hazret-i Peygamber’e elçi giden (622-623 yılları arasında Medîne’ye varan), Bogduz-Aman Hanedanı temsilcisi ve Kürmanç’ın iki ana kolundan Bokhlular/Botanlar, Yenikent-Yabgularından onuncu yüzyıldaki Şahmelik’in Atabegi Kuzulu, Halep Türkmenlerinden Büğdüzler bu boydandır.

c) Yıva/Iva: “Derecesi hepsinden üstün” mânâsındadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh (1072-1092) devrinde Suriye ve Filistin’i feth eden Atsız Beğ, 12. yüzyılda Hemedân batısında Cebel bölgesi hâkimleri Berçemeoğulları, Haçlıları Halep çevresinde yenen Yaruk Beg, Güney-Âzerbaycan’daki Kaçarlu-Yıva Oymağı bu boydandır. Ankara’da çok makbul yuva kavunu bu boyun yerleştiği ve adları ile anılan köylerde yetişir.

d) Kınık: “Her yerde aziz, muhterem” mânâsındadır. Büyük ve Anadolu Selçuklu devletleri, Orta Toroslardaki Üçoklu Türkmenler, Halep-Ankara ve Aydın’daki Kınık Oymakları bu boydandır.


Türkmen Yurdu Akkışla

Akkışla, Oğuz Türklerinin Bayat ve Bayıdır boyuna mensup insanların oturduğu bir Türkmen beldesidir. Akkışla’da her yıl geleneksel hale getirilen Yeni Yoğurt Bayramı Üsküdar Yaylasında kutlanmaktadır. Yoğurt, dünya medeniyetine Türklerin bir hediyesi… Hemen hemen dünya dillerine Türkçedeki karşılığı ile yoğurt olarak girmiş. Akkışla Türkmenleri de bu önemli kültür varlığımızı öne çıkararak her yıl yoğurt bayramı yapıyorlar. Türkmenler, yoğurdunu öne çıkararak yaptıkları kutlamalarda birbirinden değerli kültür hazinelerimiz de ön plana çıkarmaktadır. Akkışla gibi Türk kültünün otantik parçalarına rastlanılan bir bölgede haliyle türkülü halaylarımızı, eski oyunlarımızı da bulmak mümkün olmaktadır. Bugün artık diğer Türkmen yurtlarında unutulmuş olan bu oyunları Üsküdar Yaylasında bulmanın sevincini yaşadık. Akkışla, bundan üç yüz sene konar göçer olarak yaşayan bir Türkmen topluluğu iken kışlak olarak kullandıkları bu günkü yöreye tamamen yerleşmişler ve bu bölgeye de Akkışla adını vermişlerdir. Rivayetlere göre köyün ilk adı Conalı imiş. Bu ismin bir Türkmen beyinin adından kaynaklandığı sanılıyor. Akkışla’ya yerleşenler ise Kuzugüdenli Türkmeni olarak adlandırılıyor ki bu isim 17. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında sıkça rastladığımız bir isimdir ve Orta Anadolu’da 17. yüzyılda görülen büyük Bozulus Türkmen hareketinin en önemli kollarından birini oluşturan Kuzugüdenli Türkmenlerine işaret eder. Maraş, Malatya, Kayseri, Yozgat, Sivas, Kırşehir ve Ankara hattında görülen Kuzugüdenli Türkmen topluluğu parça parça bu yörelere iskan edilmiştir. Akkışla ve civar köyler de bu iskan sırasında yerleşik hayata geçmiş olmalıdır. Akkışla’da yaylaya çıkma geleneği bugün dahi unutulmamıştır. Üsküdar ve Pamucak Yaylaları gibi meşhur yaylaların bulunduğu yörede hayvancılığın hala canlılığını yitirmemiş olması, geleneksel hayatın da devamını mümkün kılmıştır. Bu da sevinilecek bir durumdur. Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri tombak çadırlar ise başlı başına bir önem taşır. Bugün kullanımına göre, biraz daha küçültülmüş olan bu çadırlar, kelimenin tam anlamıyla orijinal Türk evleridir. Türk dili kültürümüzün başlıca unsurudur. Törelerimiz ise atalarımızdan kalan birer yadigar olmakla birlikte Türk’ün hayata bakış açısını, yaşayış biçimini algılamamızda da etkilidir. Akkışla’da “Höl” adı verilen oyun da Türklerin yaban hayatında kendilerini nasıl zinde tuttuklarını göstermesi açısından önemlidir. Ebenin bulunduğu yere karamuk çalısının kökünden yapılan bir top konuyor ve diğer oyuncular ellerindeki değneği kullanarak bu topu vurmaya çalışıyorlar. Mızrak gibi kullanılan bu değnekleri kullanmak bir marifet istediği gibi atılan değneğin ebe tarafından çelinmesi de bir başka marifet istemektedir. Bu tür oyunlar Türk toplulukların eski hayatlarını da gözler önüne sermektedir. Türkmenler, bu oyunlar sayesinde sürekli savaşa hazır vaziyette kalabilmişlerdir. Bu özellikleri onların savaşçı bir topluluk olduğunu göstermesi yanında kendi aralarında bu oyunlar sayesinde birlik ve beraberliklerini sağlamışlar, “Türk Dili Yaşasın, Türk Töresi Yaşasın, Türk Milleti Yaşasın!” düşüncesi, bu kardeşliğe bağlı olarak her Türkmen’de gelişmiştir. Halaylar da Türk Milletinin eski törelerinin birer parçalarıdır. “Halay”, “halka”, “halhal” gibi kelimelerden anlaşıldığına göre , bu kelimenin kökündeki mana daire olmak, oval bir hareketlilik sağlamaktır. Bazen davul ve zurnanın olmadığı zamanlarda veya halayın türkülü halay olması sebebiyle de bazı halaylar türkü eşliğinde söylenebilmektedir. Halay oynayan insanlar, kendi kültürlerinin bir parçasını daha öğrenirlerken kendilerince de çok önemli bir bilinç geliştirirler. Bu bilincin adı mensubiyet bilincidir. Türk veya Türkmen olmanın sırrı bu seslerde, bu törelerde gizlidir. Bazen bir çeşme başında yanık bir türkü duyan kişi, bağlamanın sesinden veya türküden bir haz alıyorsa o topluluğa mensubiyeti öne çıkıyor demektir. Halaylarda ise, bir ordu nizamında söylenen türküler ve oynanan oyun hem bir sevinç gösterisi, hem de aynı millete, aynı boya, aynı obaya mensup olmanın bir coşkusunu yansıtmaktadır.

S.Burhanettin AKBAŞ

http://turkmens38.wordpress.com/categor ... ed/page/9/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 30 Mar 2013, 21:59 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Kayseri’de Yörükler ve Türkmenler (G Maddesi)

191. Garib-Şah (Garib-Şah Oğlanları) :

Sis Avşarlarındandır. 1519’da 27 hane, 7 mücerret, 1960 akça hasılı bulunan cemaat Kamışlıören ve Şehlahayr mezralarında ziraat yapıyordu. Garipşah Oğlanları adını taşıyan diğer bir grup ise 36 hane, 7 mücerret, 2450 akça hasıla sahipti. 1523-4Te ikisi bir arada kaydedilmiş olup 67 hane, 54 mücerret, 1 imam, 1 ma’lul, 5730 akça hasıl, 1525-6’da ise 81 hane, 44 mücerret, 2 imam, 3 pir-i fani, 1 sipahi-zade, 3694 akça hasılı vardı. 1536-7’de 99 hane, 33 mücerret, 3677 akça hasıla sahip cemaat, Kamışlı mezrasında ziraat yapıyordu. Adana ve Sis’te bulunan Garip-Şah cemaatinin Kayseri bölgesinde de yerleştiğini görüyoruz. Günümüzde İncesu’nun Garipçe köyü bunlardan kalmadır. Garipşah adında bir köy ise Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunuyor. Kayseri’de, Hüseyin Hacılı ve Süleyman Kethüda cemaatleri de Garip-Şah Yörüğü olarak anılmaktadır.

192. Gavurgalı (Kavurgalı) Oymağı:

Yahyalı Yörüklerinden olan oymak Sis (Kozan) ve Kars (Kadirli) taraflarından gelerek Kayseri’de Yahyalı kışlağında oturmaya başlamışlardır. Yahyalı Yörüklerinden olan oymağın bir bölümü 1570 yılında 10 aile olarak Koramaz nahiyesinde (Bünyan yöresinde) görüldü. Yozgat ilinin doğusundaki Kavurgalı köyü bu obanın adını taşımaktadır.

193. Gayırhanlı (Kayırhanlı) Oymağı: 16. yüzyılda Yeşilhisar yöresinde bulunan bir Türkmen topluluğu idi, Aladağ’a yaylaya çıkarlardı. Kayseri’de Selçuklular dönemi eseri olan Kayırhan isimli bir han bulunmaktadır. 13. yüzyılda bu hanın adı Kayulı Han idi. Kayırhan ismini taşıyan Harezm Beylerinin başı, 13. yüzyılın ilk yarısında Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından Zamantı kalesine hapsedilmişti ve Kayırhan burada ölmüştü. Amarat Platosunda Kayırlı adını taşıyan bir ören yeri bulunmaktadır.

194. Gecelik Oymağı:

1563 yılında Pınarbaşı nahiyesi Gecelik mezraı, Ayağı Kesük-i Sagir ve Ayağı Kesük-i Kebir, Çerçi Hanı mezralarında ziraat yapıyorlardı.

195. Geden / Gedenli/ Gerenlü/ Gedene Oymağı:

Kayseri yöresinde yerleşik bir Türkmen oymağıdır. Yerleştikleri yer bilinmemektedir. Yine bir okuma hatası yapılmıyorsa bu oymağın 1584 yılında Irmak Kenarı nahiyesinde görülen Gerenlü oymağı olması gerekir. Küçük Kavak ve Yatık Ağıl mezralarında meskun olan obanın 55 hane nüfusu vardı.

196. Gedes / Gedesenli Oymağı:

Irmak Kenarı nahiyesinde Kıraçin, Küçükkavak, Ovacık, Kaş İn, Karacain, Kalaba Ulucak ve Yahya Pınarı mezralarında meskundu. 1520 yılında 45 hane nüfusları vardı.

197. Gedikli Oymağı:

Kayseri’deki bu Türkmen topluluğunun h.1140 yılında Kıbrıs’a sürgüne gönderildiği kaydedilmiştir.

198. Germenlü Oymağı:

İslamlu Yörüklerindedir. 1584 yılında Kavacık mezraında 4 hane nüfusları vardı. Germiyanlılar, Celalettin Harzemşah maiyetinde İran’ın Fars ve Kirman dolaylarından Malatya yöresine gelerek yerleşmiş bir Türk boyudur. Bunlar, henüz Malatya civarında iken çevre illere de yayılmışlardı. Tunceli merkezde Germili, Mazgirt ilçesinde Germikar (Bulgurcular), Çemişkezek ilçesinde Germili (Gedikler) ve Germisi (Yünbüken), Erzincan merkezde Germili ve Elazığ merkezde Germili (Yedigöze) köyleri onlardan kalmadır. Germiyanlılar, Batı Anadolu’ya göç ederek Kütahya merkezli bir beylik kurdular ve oldukça etkinlik gösterdiler. Beyliğin yıkılmasından sonra geriye kalan bakiyelerinin Bolvadin, Turgutlu ve Kütahya’da Germiyanlı ve Germiyan Yahşili adıyla varlığını sürdürdüklerini, daha sonra Rumeli’nin fethinde ve Türkleştirilmesinde de önemli rol oynayarak bir kısmının Silistre’ye iskan edildiklerini görüyoruz. Günümüzde Bulgaristan’ın Filibe ve Tatarpazarcığı illeri halkının da çoğunlukla oraya göçürülen Germiyanlılardan geldiğini söyleyelim. Aydın’ın Germencik ilçesi eskiden köy olup adı Germiyancık idi ve Germiyanlı cemaati kurmuştu. Muğla Milas’taki Germeyani (Bağdamları) ile İzmir Çeşme’deki Germiyan köylerini de Germiyanlılar kurmuştur. Samsun Kavak ilçesi Germiyan köyü ile İstanbul’da Germiyan (Değirmen) köyü onların göçüyle ilgili bize fikir verebilir. Germiyan ailesi, Osmanlı hizmetinde de önemli görevler ifa etmiştir. Bunlardan Abdulhamit döneminin ünlü veziri Nureddin Abdurrahman Paşa ile damat Arif Hikmet Paşayı tanıyoruz. Ayrıca Mevlevi dergahının Kütahya postnişini de Germiyan-Oğlu Süleyman Paşanın oğlu Divane Mehmet Çelebidir. Diğer taraftan Germiyan-Oğullarının atası Ali-Şir Beyden geldiği anlaşılan Alişirli / Alişarlı (oğlanları) adında bir cemaat bulunmaktadır. Germiyanlıların, artan Moğol baskısı karşısında Malatya civarındaki yurtlarını bırakıp 1258-60 tarihlerinde Batı Anadolu’da Kütahya bölgesine gelerek yerleştiklerini görmüştük. Bu göç esnasında Amasya, Zile, Şarki Karahisar, Terme, Çarşamba, Malatya ve Besni’de Ali-Şir isimli köyler kurdular. Bu grup daha sonra ana boydan kopup dağılmış ve muhtelif yerlere yerleşmiştir. Nitekim, 16. Yy’da Boz-Ok bölgesinde Kızıl Kocalıların başlıca oymağı Alişarlu adını taşırken Sis yöresinde Savcı-Hacılı taifesine mensup Alişarlı adlı bir oba ile Tarsus civarında bulunan Varsakların Kusun boyuna bağlı Alişarlı obası da bulunmaktadır. Türkay, bu cemaatin yerleşme bölgelerini şöyle gösterir : Aksaray’ın Eyüpeli kazası, Aydın’ın Seferihisar kazası, Beyşehir’in Göçü kazası, Hısnı-mansur, Hüdavendigar’ın Günyüzü ve Tarhala kazaları, Karahisar-ı Şarki, Kusun, Maraş, Ordu, Sis ve Zamantı.

199. Gesi Oymağı:

Bugün Gesi adını devam ettiren ve Gesi Bağları türküsü ile adını duyuran belde, adını Kesi Türklerinden almıştır. Kesi, askerlikte maharetli bir Türk topluluğunun adı olup Macaristan’a yerleşen Türk topluluklarından birinin adıdır. Orta Asya’da bu isimle yer adları da tespit edilmiştir. 16. yüzyıl kayıtlarında “Balakesi” adıyla bir küçük Gesi köyünün daha bulunduğu bilinmektedir. Bugün halkın “Balakesi”nin bulunduğu ören yerine “Belasi” adını verdiğini biliyoruz. Gesi köyünde 16. yüzyılın başlarında 35 hane Gayrimüslim, 13 hane de Müslüman bulunuyordu.

200. Gigili Oymağı:

Kayseri’de varlığı bildirilen bir Kürt topluluğu , yerleşik hayata geçip geçmediği, geçti ise nerede meskun olduğu bilinmiyor. Bünyan ilçesinin Danişment köyünün eski adı Gigi idi. 1915 yılına kadar köyde Ermeniler yaşıyordu. Bu tarihten sonra Suriye’ye göç eden Ermenilerin boşalttığı köye 1933 yılında Balkan muhacirleri yerleştirildi ve köyün adı da Danişment olarak değiştirildi.

201. Girgörsün ( ya da Kirsünlü) Oymağı:

Zamantı yöresine yerleşen bir Yörük topluluğudur. Karakaya nahiyesinde Girsünlü/ Kirsünlü adıyla görülen oymak, Küçük Kavak’ta 8 hane, Kal’a’da 20 hane, Katır Ağıl ve Yalak Ağıl’da 27 hane olarak bulunuyordu.

202. Girin Oymağı:

1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde Görcün köyünde 104 nefer, Varna köyünde 30 nefer nüfusları vardı. Asgan, Canik ve Tekir Gölü mezralarında da ziraat yapıyorlardı.

203. Göçeri Oymağı:

İslamlu Yörüklerinden olan oymak, adını oba beyleri Mustafa v.i. Göçeri’den almıştır. 1483 yılında 17 hane nüfusları vardır ve Ağ Senir kışlağında otururlar. Karkın, Kara Yusuf mevkileri ile Horsa mezrasını ellerini tutarlardı.

204. Göçki Oymağı:

Kayseri’de meskun olduğu kaydedilmiştir. 1563 yılında Çörmüşek nahiyesinde Göçgi isimli bir köy vardı ve bu oymağa mensup 6 nefer olduğu kayıt altına alındı.

205. Gökçe (Gökçeoba) Oymağı:

Kayseri’de meskun olduğu ve Avşar boyuna mensubiyeti biliniyor. Yerleşim yeri belli değil. Kaynaklarda Halep, Kayseri, Mardin, Musul ve Nusaybin arası ile Yeni-İl’de yerleştiği belirtilen Gökçe Avşarını daha fazla takip edemiyoruz. Kaynaklarda Gökçeli adıyla kayıtlı olan cemaat bu Avşarların bir kolu olmalıdır. Gökçeliler, 16. Yy’ın ilk yarısında Sis Yöresinde Eğlen Oğlu taifesinin Ayrı Damlı koluna mensup idi. Sadece 1536-7’de adına rastlanan cemaat, Hasan b. Mansur’un tımarına dahil olup 30 hane, 15 mücerret ve 1223 akça hasıla sahip olup Dulkadır Sancağında Kesik mezrasında ziraat yapmaktaydı. Bu oba Adana, Boz-Ok, Mersin, Karaman, Aydın, Zile, Ulaş, Gökçeli, Toyran – Köstendil, Keçiborlu, Sandıklı, Çölabat, Geyikler ve Bergama’da yerleşmiş gözüküyor.

206. Gömeç (Kömeç) Oymağı:

Beydili aşiretinden olan Türkmen topluluğu bugün Kocasinan ilçesine bağlı Güneşli beldesinin Gömeç köyünde oturmaktadır. Beydili boyuna mensupturlar.

207. Göksulu Oymağı:

Dulkadirli Türkmenlerinden olan oymak, Bünyan ilçesinin Emirören köyünde oturmaktadır. 208. Gögercinli Oymağı:

Kayseri’de meskun Türkmen topluluğudur. Yerleşim yeri bilinmiyor. 209. Gördülü Oymağı: 1563 yılında Zamantı nahiyesinde Aygördü yaylasındaydılar ve Çıkrık Pınar sulakları ve Söğütlüce de bir başka yaylaları idi, burada ziraat yapıyorlardı.

210. Gözelli Oymağı:

Zamantı’da yerleşik Yörük topluluğudur. Güzelli Tatar adıyla 1563 yılında Zamantı nahiyesinde Babavin köyünde 34 hane olarak bulunuyorlardı. Bu köyde Pir Ahmet Oğlu İlyas çiftliği vardı. 211. Gözgüdere Yörükleri Oymağı:

1518 yılından sonra isim değiştiren oymak, Sarı fakih ve Şah Melik Oğlu isimleri ile iki ayrı oymak oluşturmuştur. Kustere Yörüklerindendir ve 1584 yılında Sarı Fakih oymağının Gözgüdere kışalağında 34 hane; Şah Melik Oğlu oymağının Sokan (Soğan) köyünde 37 hane nüfusları vardı.

212. Gözübağlu Oymağı:

İvaz Hacılı Yörüklerinden olan oymak, 1483’ten itibaren Kayseri’de görülmüştür. 1543 tarihinde 13 hane nüfusu vardı. Kötenc, Ağ İn, Aygır Ağıl ve Çapin mezraları tasarruflarında idi. 1570 yılında 18 hane nüfusları bulunuyordu.

213. Gül Oymağı:

16. yüzyılda Lek, Lekvanik (Evanik) aşiretleri ile birlikte Kayseri yöresinde görülen bu aşiretin, önceleri Kayseri ile Zamantı arasındaki bölgelere yerleştikleri, yerleşik ahalinin güherçile toprağına zarar verdikleri; sonra Erciyes dağında yaylalara çıkıp civar köylerin ahalisinin koyunlarına ve mallarına zarar verdikleri anlaşılmaktadır. Bu aşiretin cezalandırılması için verilen kararların neticesini ve iskan edildikleri yeri bilmiyoruz.

214. Günceli Bayadı Oymağı:

1701 yılında Yörük taifesinden Günceli Bayadı’na bağlı Kubat, Doğanlı ve Torbalı oymakları Kayseri yöresinde görüldü. Kırkaya köyüne kadar gelerek zarar ziyan vermişler ve haklı huzursuz etmişler. Burada adı geçen Türkmen topluluğunun adının Günceli değil de Genceli olması daha uygundur. Gence, bugün Azerbaycan’da bulunan Gence şehrinin adıdır.

215. Gündüz / Günyüz Oymağı:

Dulkadirli Türkmenlerinden olan oymak, 1584 yılında Kızılca İn köyünde 12 hane nüfusa sahipti. Moğolların Kösedağ Savaşından sonra (1243) Selçukluları yenip ardından 1277’de Anadolu’nun önemli bir kısmına hakim olmaları üzerine, Moğollara karşı Anadolu’yu savunan tek unsur Türkmenlerden bir kısmı, Moğol baskılarına dayanamayıp Suriye’ye (Gazze’den Antakya ve Diyarbakır’a kadar uzanan saha ile Suriye sahillerine) 40.000 çadır nüfusla göç ederek Memlukler’e sığındı. Bu Türkmenler burada da Boz-ok ve Üç-ok teşkilatlarını yaşattılar. Bozoklar’ın başında ise Afşarlar vardı. Onlar, üç obaya ayrılıyordu ve bunlardan biri de (diğerleri Halep’te Kutbeği-Oğulları idaresindeki Afşarlar ve Antep’te Köpek-Oğulları idi) Amik ovasında bulunan Gündüz-Oğulları idi. Başları olan Gündüz Bey, Doğancı-Oğlu Faris’in ölümüyle, buradaki bütün Türkmenlerin başı olmuştu. Bu obanın ilk tanınanı ve en ünlü şahsiyeti Gördü Bey’dir ve bir çok başarıları vardır. Gündüzlüler, diğer Türkmen boylarıyla beraber 14 ve 15. Asırlarda bölgede Osmanlı-Akkoyunlu-Memluk devletleri arasındaki çekişmelerde ve Dulkadır Beyliği ile Ramazan-Oğulları bünyesinde yoğun olarak faaliyet göstermiştir. Gündüzlüler, 1482’de Mehmet Bey’in başkanlığında idi. Bu tarihte Osmanlılar Çukurova’yı istila etti. Osmanlı hakimiyetini kabul etmeyen Türkmenler ve Afşarlar yapılan savaşta yenildi. Gündüz oğlu Mehmet Bey savaşta ölenler arasındaydı. Bundan sonra Gündüzlülerin çoğunluğu liderleri Mansur Bey Afşar idaresinde İran’a gitmiştir. Yerinde kalanlar ise Antakya’dan Konya’ya kadar uzanan sahada yayılmıştır. İran’daki Gündüzlüler, Kuh-Giluye ve Huzistan’da yaşıyorlardı. Sonradan bir kısmı Horasan’da Abiverd tarafına (Bunlar daha sonra Köse Ahmedli adını almışlardır), bir kısmı da Araşlu’dan bir bölük ile beraber Urmiye’ye gönderildi. Osmanlı egemenliğine girenler ise Anadolu’da faaliyetlerde bulunmuş ve iskana tabi tutulmuştur. Boz-Ulus Türkmenleri arasında Gündüzlü Avşarı bulunmaktadır. Bunlar, asıl boyun kalıntısıdır. Gündüzlüler, Boz-Ulus içinde 1540 tarihinde 23 hane ve 5 mücerretten oluşuyordu. II. Selim döneminde ise 21 hane ve 15 mücerret nüfusa sahipti. Gündüzlüler, daha sonra Yeni-İl Türkmenleri içine karışıp buradaki Gündüz Avşarı’nı oluşturmuştur. Yeni-İl’deki Gündüzlü cemaatinden bazı bölükler ise Kayseri’de faaliyette bulunmuştur. Dulkadırlı Türkmeni olarak bilinen bu cemaat, 1584’te Kızılca İn’de oturuyordu ve 12 hane nüfusa sahipti. İç-El’den kalkıp Alaiye’ye gelerek halka zarar veren Türkmenleri tedip için Alaiye Sancak mutasarrıfı Musa Paşa harekete geçmiş, ancak Saruhan Sancağındaki Atala kazasına geldiğinde (1699 yılı) bir kısım Türkmen cemaatlerinin hücumuna uğramıştı ki bu cemaatlerden birisi de Gündüz-Oğulları idi. Bu bilgiden Gündüzlü Avşarından bazı grupların Batı Anadolu’ya doğru yayıldığını anlıyoruz. Malatya’nın Gündüzbey kasabası ile Pütürge’nin Gündüz köyü de bu obadandır. Bu cemaatin Osmanlı topraklarında yerleşme sahası şu şekildedir. Adana, Alanya, Antakya, Aydın, Çorlu, Dulkadır, Edirne, Halep, İç-El, İznik, K. Şarki, Kars-ı Maraş, Keşan, Koçhisar, Kütahya, Maraş, Marmara – Saruhan, Saruhan, Sinop, Söğüt, Tarsus ve Yeni-İl. Ayrıca Gündüz Fakihli obası Yeni-İl ve Halep’te Gündüz Hacılı obası ise Boz-Ok ve Maraş’ta görülüyor.

216. Güngördü Oymağı:

Develi Ovasında meskun Türkmen topluluğudur.

217. Gürge Oymağı:

Bu Türkmen oymağı 16. yüzyılda Yahyalı kışlağında Ağcain ve Gökdere mezralarında meskundu. 1520 yılında Ağcain mezraında 28 hane nüfusları vardı. 1570 yılında 33 hane olarak Koramaz nahiyesindedirler. (Bünyan yöresi)

218. Gürcü Hacılı Oymağı:

Irmak Kenarı nahiyesi Yörüklerinden olan oymak, 1584 yılında Ağca Kaya mezraında 20 hane olarak bulunuyordu.

http://turkmens38.wordpress.com/categor ... ed/page/8/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 30 Mar 2013, 22:01 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Kayseri’de Yörükler ve Türkmenler (E Maddesi)

156. Ebiç Oymağı:

İslamlu yörüklerinden olan oymak Hacı Bayram ve Ebiç adlarıyla anılıyordu. Bu oymağa Hacı Bayram Veled-i Seydi kethüdanın adından dolayı bu isim verilmişti. 1543’te 92 hane olan oymak, Ağin, Kozin kışlağında kalıyordu ve Emirhan, Çaput, Avşar, Toma ve Viran Ağıl mezralarını tasarruflarında tutuyordu.

157. Edigi Kıllı Oymağı:

1563 yılında Pınarbaşı nahiyesine bağlı Çaylak, Ağca Viran, Söğütlüce mezralarında ziraat yapıyorlardı.

158. Elbaşlı (İlbaşlı) Oymağı:

Pehlivanlı aşiretine bağlı olan bir Türkmen obasıdır. Bünyan ilçesinin Elbaşı beldesine adını veren oymak bu beldede oturmaktadır. Oğuzların Bayat boyuna mensupturlar. Elbaşı, tarihi bir isim olup Osmanlıların sınırları muhafaza eden aşiretlere verdiği bir addır. Lakin 16. yüzyıl Maraş Tahrir Defterinde bugünkü Elbaşı kasabasının kayıtlarda yer almadığı görülmektedir. Bu bölgede 1563 yılında Elkendin köyünde Dede İlbaşı Çiftliği adıyla bir çiftlik kayıtlıdır. Acaba bu Dede İlbaşlı Çiftliği zamanla İlbaşı adıyla bir yerleşim yerine mi dönüşmüştür? Kesin bir şey söylemek şu an için imkansız gözüküyor.

159. Ekinlü Oymağı:

Irmak kenarı nahiyesi Yörüklerinden olan oymak, 1570 yılında 59 hane nüfusa sahipti.

160. Emre (Emir)Kethüda Oymağı:

Kustere Yörüklerinden olan Türkmen topluluğu Kustere’ye (Tomarza) bağlı Kösedöğer mezraında meskundu. 1500’de 21 nefer, 1520’de ise 46 nefer nüfusları vardı. 1570 yılında 100 hane oldukları görülmektedir. 1584 yılında ise oymak Kulu ve Germür’de 119 hane nüfusa sahipti.

161. Emirler/ Emirhanlu (Emirli-Emerli) Oymağı:

Kayseri’de bulunan bir Yörük topluluğu olarak gösterilmiştir. Yerleşim yerleri tam olarak bilinmemektedir. Emirhanlu adını taşıyan bir oymak, 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesi Cedid mezraında ziraat yapmakta idi.

162. Emir Kethüda Oymağı:

Kustere Yörüklerindendir. 1584 yılında Kedmür (Kömür) mezraında 27 hane, Bük (Büke/Böke) köyünde 40 hane, şehirde ise 2 hane nüfusları vardı. Bugün Tomarza bölgesinde Emir Uşağı adını taşıyan bir köy bulunmaktadır.

163. Enbel Oymağı:

İslamlu Yörüklerinden olan oymak, İslamlu’ya bağlı Emirgan kışlağında meskun gösterilmektedir. İslamlu adı verilen bölge Kayseri’nin batısından itibaren başta Kızılırmak vadisi olmak üzere, Erkilet havalisini de içine aldığına göre Emirgan kışlağı da bu hudutlar arasında olmalıdır. 1500 yılında 19 hane nüfusları vardı. 1570 yılında 40 hane olarak Koramaz nahiyesine kayıtlıdırlar.

164. Eriklitaş Oymağı:

Sahra nahiyesinde meskun bir Türkmen topluluğu olarak gösterilmiştir. Sahra nahiyesi, Kayseri ile Felahiye arasındaki düzlükte yer alan sahrayı içine aldığına göre, bölgedeki Kayseri-Malatya yolunun 15. kilometresi civarında Mancusun köyünün girişindeki yolun tam karşısında bulunan ve Erikli adı verilen yer olmalıdır. Şu an mesire yeri durumunda olan bölgede yerleşim kalmamıştır. 16. yüzyılda Erik Ağacı ismi verilen Yörük topluluğu da dikkat çekicidir. Eriklitaş oymağının Develi’de Havadan köyünde oturduğunu yöre halkının veridiği bilgilerden öğreniyoruz.

165. Erguncuk (Argıncık) Oymağı:

Kayseri sancağı Sahra nahiyesinde bulunan bir Türkmen topluluğudur. Kayseri’nin Argıncık semtine adını vermiştir. Bir yazma ya da okuma hatası olarak Erguncuk şeklinde yazılmış ya da okunmuş olabilir.

166. Esenli /Esinli / Eşinli Oymağı:

Kayseri’de bulunan bir Yörük topluluğudur. Develi ilçesinin Eşelik köyünde meskundur.

167. Eşrefoğlu / Eşrefli Oymağı:

Kayseri’de bulunan bir Yörük topluluğu olarak gösterilmiştir. Bazı kaynaklar Zamantı’da yerleşik olduğunu göstermiştir. Irmak Kenarı nahiyesinde 1520 yılında karşımıza çıkan oymak Zamantı bölgesinden buraya gelmiş olmalıdır. 1520’de 43 hane nüfusa sahipti ve Emirdağ mezraında oturuyorlardı. Eşreflü oymağı 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde varlıklarını sürdürmekte idiler. Kızıl Kilise köyünde 21 hane, Dağ Zeknir köyünde 19 hane nüfusları vardı. Kızıl Kilise’de 4 nefer de eşkinci kaydedilmiştir.

168. Etyemez Oymağı:

İfraz-ı Dulkadriye Türkmeni olarak gösterilmiştir. Yerleştikleri yer İncesu ilçesidir.

169. Evci Oymağı:

İslamlu Yörüklerindedir. 1584 yılında Keteci mezraında 20 hane nüfusa sahiptirler. Kayseri-Adana arasında ve özellikle Yahyalı bölgesinde Everek, yaylacı ve Buları civarındaki Evcilerin Tahtacı Türkmenlerinin bir oymağı olduğu hakkında görüşler bulunmaktadır.

170. Evlad-ı Sinan Oymağı:

Kustere Yörüklerinden olan Yörük oymağı Kustere’ye bağlı Efkere ve Soğan kışlağında meskun idi. Efkere, Gesi beldesi yakınlarında bir köy olup 1914 yılına kadar Ermenilerle meskundu.Evlad-ı Sinan cemaati bu köyde Çeşme Mahallesini kurmuşlardır. Bu bölgedeki Soğan kışlağının yerini ise tespit edemedik. 1500’de 42 hane, 1520’de 44 hane olarak Efkere’de gözükmektedirler.

171. Evlad-ı Sarıfakih Oymağı:

Kustere Yörüklerinden gösterilmiştir. Tomarza bölgesinde Güzgüden (Kuzugüden) Kışlağında meskun gösterilmektedir.

172. Evlad-ı Seferlü:

Karataş Yörüklerinden (İncesu) olan oymak, Güllü İmamlu mezralarında 1520 yılında 19 hane, 1570 yılında 62 hane nüfusa sahipti.

173. Evlad-ı İslamlu Oymağı:

İslamlı Yörüklerinden olan oymak, 1500 yılında 21 hanedir ve İslam oğullarının çiftliği olan Avşar mezraında kalıyorlardı.

174. Evlad-ı Beyan Oymağı:

Kustere Yörüklerinden olan oymak 1584 yılında Döğer / ya da Döğen köyünde 52 hane idiler.

175. Evlad-ı Cotan Oymağı:

Kustere Yörüklerinden olan oymak 1584 yılında Sökse köyünde 18 hane olarak bulunuyordu. Şelmeze mezraını elinde tutuyordu.

176. Evlad-ı Cumalılar Oymağı:

Karataş Yörüklerinden (İncesu) olan oymak 1520 yılında Kızılviran’da 17 hane olarak gösterilmiştir.

177. Evlad-ı Eşref Oymağı:

İslamlu Yörüklerindendir. 1584 yılında Emrudlu mezraında 35 hane idiler.

178. Evlad-ı Hanadlar Oymağı:

Karataş Yörüklerinden (İncesu) olan oymak, 1570 yılında 25 hane nüfusa sahipti.

179. Evlad-ı Madımak Oymağı:

Irmak kenarı Yörüklerinden olan oymak 1570 yılında 18 hane nüfusa sahipti.

180. Evlad-ı Mukbil Oymağı:

Karataş Yörüklerinden (İncesu) olan oymak 1584 yılında Saka mezraında 23 hane idiler.

181. Evlad-ı Şah Melik Oymağı:

Kustere Yörüklerindendir. (Tomarza) 1584 yılında Şevgan mezraında 47 hane nüfusları vardı. Bugün bu oymak Şah Melik adıyla kurdukları Develi’deki köylerinde oturmaktadırlar.

182. Evlad-ı Toraman:

Yahyalı Yörüklerinden olan oymak, 1520 yılında Eğri İn mezraında 5 nefer nüfusa sahipti.

183. Evlad-ı Tutak:

Kustere Yörüklerindedir ve 1520’de 5 hane olarak tespit edilmişler. Kayseri’de Tutak isimli bir mahallenin bulunduğunu da biliyoruz. 16. yüzyılda Tutak Mahallesinde (Cami-i Lala adıyla da geçiyor) 96 Müslüman aile yaşıyordu.

184. Evlad-ı Yamaç Oymağı:

Irmak Kenarı nahiyesinde 1570 yılında 15 hane nüfusları vardı.

185. Evrenlü Oymağı:

Yahyalı kışlağında 1522’de 9 nefer olarak tespit edilmiştir, daha sonraki tarihlerde bu oymağın izine rastlanmamıştır. Başka bir oymağa karışmış olmalıdır.

186. Eynelhanlu Oymağı:

İslamlu Yörüklerindendir. 1584 yılında Kalkancı mezraında 46 hane nüfusalrı vardı.

187. Eymür (köy) :

16. yüzyılda Kayseri’nin Irmak Kenarı nahiyesinde bir köydür. Oğuz Türklerinin boy adını taşıyan bu köyün Felahiye, Çukur, Sarıoğlan yöresinde olduğu anlaşılıyor. Sümer, bu köyün Irmak Kenarında 203 vergi nüfusuna sahip olduğunu ifade etmektedir.

188. Fakihlü Oymağı:

1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde Söğüt Önü / Söğüt Özü adı verilen mezrada Müslim Hacılı oymağı ile ziraat yapıyorlardı. Sarız bölgesinde ise aynı tarihlerde bu oymağın bir kolu Karaca Viran mezraını ekip biçiyordu.

189. Firuz Kethuda Oymağı:

Dulkadirli Türkmenlerinden olan oymak, Kustere’ye tabi (Tomarza) Yukarı Mersin (Marason) kışlağında meskundu.1520’de 38hane, 1570 yılında 43 hanedirler. Bu oymaktan insanlar bugün eski adı Tıravşın olan bugünkü İncili köyünde oturmaktadırlar. İncili Çavuş da bu Firuz Kethuda oymağına bağlı bir Türkmendi.

190. Firuzlu Oymağı:

1563 yılında Pınarbaşı nahiyesi Söğüt Kolu köyünde Cori’de 6 nefer olarak bulunuyorlardı ve Görgit mezraında ziraat yapıyorlardı.

http://turkmens38.wordpress.com/categor ... ed/page/8/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 30 Mar 2013, 22:03 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Kayseri’de Yörükler ve Türkmenler (D Maddesi)

127. Dadağı Oymağı:

Ahmet Fakih oymağının bir bölümünü teşkil eden Dadağı oymağı 1543’te Çukurviran’da 31 hane, Boyalı’da 10 hane, Kemer mezraında 8 hane olarak bulunuyorlardı. Dadağı oymağı bugün Kocasinan ilçesine bağlı bir köy olup aynı adla varlığını sürdürmektedir. Kemer köyü de yine aynı bölgededir. 1584 yılında Çokviran ve Kemer mezralarında 72 hane nüfusa sahipti.

128. Dadlı (Tatlı-Tatılı) Oymağı:

1764 yılında 200 çadır kadar olan topluluk, yazı Kayseri’de, kışı ise Urfa Beylerbeyliği topraklarında geçiriyordu. Oğuz Türklerinin Beydili boyuna mensup oldukları bilinen Tatılı oymağı daha sonraki tarihlerde Sarıoğlan ilçesine bağlı Tatılı köyünü kurmuşlardır. 1563 tarihli Maraş Tahrir Defteri Tatulu oymağını Yörük taifesinden ve 48 nefer olarak Hınzırı nahiyesinde göstermiştir. 16. Yy’da Tarsus Türkmenleri olarak anılan Varsaklar arasında Kutlu Hanlı taifesine bağlı Dadalı adında bir oba bulunmaktadır. Bu oba 1543 tarihinde teşekkül etmiştir. 1543’te 13 hane, 1572’de yine 13 hane nüfusa sahipti. Bugün Tarsus’ta Dadalı adlı bir köy vardır ve halkı köye sonradan iskan olan aşiretlerdendir. Varsakların, bir çok boyun birleşmesinden oluşan bir topluluk olduğunu biliyoruz. Bolu’nun Akçakoca ilçesinde de Dadalı adlı bir köy var. Dadalı obası belgelere göre Adana, Halep, Rakka ve Urfa’da yerleşmiş gözüküyor.

129. Danişmendli Türkmenleri:

Danişmentli büyük bir Oğuz boylar birliğinin adıdır. Danişmentli toplulukları arasında hemen hemen bütün Oğuz boyları vardır. Kayseri yöresinde de Selçuklularla birlikte büyük bir Danişmentli topluluğunun yerleşime geçtiği biliniyor. Danişmentli yönetici sülalesine ait birçok mezar (Türbe-Kümbet) Kayseri’de bulunmaktadır. M.1500’de de Kayseri’de Köse Danişment isimli bir mahalle bulunuyordu. 16. yüzyılın ikinci yarısında Doğu Anadolu’da yaşayan ve Bozulus aşiretine bağlı büyük bir Danişmentli topluluğu daha Kayseri ve civarında görüldü. 1584 yılında 119 bölük ve oymaktan oluşan Danişmentlü Türkmenleri 4942 neferdi ,ki bu yaklaşık 20 bin kişi demektir, Kayseri civarında kışlayıp kışın Arap vilayetlerine iniyorlardı. Maraş Tahrir Defterinde 1563 yılında Koramaz nahiyesi yanındaki Sarı Çiçek yaylasında Danişmendlü Türkmenlerinin yaylaya çıktıkları ifade edilmektedir. H.989’de Danişmendli Türkmenlerinin Van muhafazasına giderken Likavanik oymağı ile birlikte yaklaşık beş yüz atlı ile Zamantı’da bulunan Avşar oymaklarına zarar verdikleri, altı neferi öldürdükleri, birçoğunu yaraladıkları görülmüştür. Danişmendlilerin ve Lekvaniklerin Kethüdaları (boy beyleri) Zekeriya ve Hüdaverdi’nin adları zikredilirken, bunlardan şikayetçi olan Avşar Kethüdaları olarak da Recep, Bahri ve Küçük Minnet’in isimleri geçmektedir.

130. Danyal Oymağı:

Kustere Yörüklerinden (Tomarza) olan oymak 1584 yılında Cevni kışlağında 62 hane nüfusa sahipti.

131. Deliler Oymağı:

Avşar boyuna mensubiyeti bilinen Deliler oymağı 18. yüzyılda yörede görülmüş ve Pınarbaşı ilçesinin İğdeli, Kızıldere, Emeğil, Bahçecik, Gürleğen, Tahtalı, Kılıçkaya ve Onguncular köylerine iskan edilmişlerdir. 16. yüzyılda aynı adla görülen Deliler oymağı ise Develi Ovasında meskundu. 16. Yy başlarında Osmanlı egemenliğinde bulunan Köpekliler, Halep bölgesindeydi ve 15 obaya ayrılmıştı ki birisi Deliler obasıdır. Hala Halep’te varlığını koruyan Deliler’in önemli kısmı Anadolu’da yayılmıştır. Nitekim 16. Yy’da Karaman’da sakin Atçeken oymakları arasında Turgut kazası Türkmenlerinden Deliler cemaati bulunmaktadır. 1645-6 tarihinde Deliler obasının bir kısmı Antep’e yerleşmiştir. 1699’da Rakka’ya iskanları emredildiği halde gitmeyip Develi’de yaşayan Delili, Güngördü ve Kırıntılı cemaatleri, Niğde, Bor, Ürgüp, Ulukışla, Anduğu, Ereğli kazalarında harman vakti yağma yapıp adam öldürüyorlardı. Bölge yöneticilerinin istekleri üzerine Maraş beylerbeyi Rişvanoğlu Halil’e gönderilen emirle 1702’de, cemaatlerin Kıbrıs’a sürgüne gönderilmeleri isteniyordu. Kayseri’deki Zamantı bölgesinden getirilen Deliler Avşarı, Herikli ve Kütüklü ile beraber 1728 yılında Nevşehir merkezde yerleştirilmek istendi. Önce kaçtılarsa da şehirde 29 hane olarak yerleştirildi. Günümüzde Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı İğdeli, Kızıldere, Emeğil, Bahçecik, Gürleyen, Tahtalı, Kılıçkışla ve Köşkerli köylerinde yaşamaktadırlar. Ayrıca Malatya’nın Hekimhan İlçesinin Delihıdır ve Delibaba köyleri (yakındaki Basak köyünde de az varlar) ile Giresun’un Kelkit ilçesi Deliler köyü de bu obadandır. Osmanlı belgelerinde bu obanın yerleştiği sahalar şunlardır. Abri – Gelibolu, Adana, Akkerman ve Kili, Aksaray, Anamur, Ankara, Arapsun, Aydın, Boz-Ulus – Konya, Danişment – Afyon, Ermenek, Günyüzü- Kırşehir, Hacıbektaş, Halep, İzmir, Karaman, Karıtaş, Kayseri, Kelkit, Kete, Kıreli – Beyşehir, Kırşehir, Kütahya, Maraş, Mihalıç, Nevşehir Kazası, Niğde, Rakka, Rumkale, Tercan.

132. Deli Mehmetlü Oymağı: 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinin Lülü Aba köyünde 4 nefer olarak kaydedilmişler.

133. Demircili Oymağı:

İslamlı Yörüklerinden olan Demircili oymağı İslamlıda Akin kışlağında meskun idi. Künbet ve İğdecik mezraları arzında kalan oymak 1584 yılında 44 hane idi. 1570 yılında Koramaz nahiyesinde bu oymağa bağlı 49 hane kaydedilmiştir. Demircili oymağı 1563 yılında Zamantı Nahiyesinde Kalecik Kaya oturuyorlar ve Ali Kayası mezraı, Karaca Viran mezraı ve Bulgar Oğlu Çiftliğinde ziraat ediyorlardı. 32 nefer nüfusları vardı. Maraş Tahrir Defterine göre, Demircili oymağı 1563 yılında Hınzırı nahiyesinde büyük bir alana yayılmıştı. Bu nahiyedeki Kaynak Pınar köyünde 129 nefer, Sarım Beg (diğer adı Ebülhayr kışlağı) köyünde 27 nefer nüfusları vardı. Tersakan, Beşpınar, Boğaz Viranı, Kara Pınar, Kapuluca, Acem Viranı ve Hatice Ana mezralarında ziraat yapıyorlardı. Demircililerin en önemli obalarından biri Sarım Beg obası idi. Yozgat il merkezine bağlı Sarım Bey köyü Demircililerin bu obasının adını taşımaktadır.

134. Demürhanlu Oymağı:

İslamlu Yörüklerinden olan oymak, 1584 yılında Ağca İn Kışlağında 56 hane nüfusa sahipti.

135. Derecikli Oymağı:

1500 tarihinde Yahyalı Yörükleri arasındadır ve 37 hane nüfusları vardır.

136. Dereli Oymağı:

Yahyalı Yörüklerinden olan oymak 1500 yılında 26 hane nüfusa sahipti.

137. Derenci Oymağı:

İslamlu Yörüklerinden olan topluluk 1570 yılında 61 hane olarak Koramaz nahiyesine (Bünyan yöresi) kaydedilmiştir.

138. Der-Paçalı Oymağı:

Bu oymak Malya Nahiyesinde (Tomarza) Ağcain, Oymaağaç ve Karakaya mezralarında oturmaktaydı. Bugün Kocasinan ilçesine bağlı Akin ve Oymaağaç köyleri vardır.

139. Derzi Oymağı:

1500 tarihinde Yahyalı Yörükleri arasındadır ve 20 hane nüfusları vardı.

140. Derzi Demirhanlu Oymağı:

Irmak Kenarı nahiyesi Yörüklerinden olan oymak, 1570 yılında 7 hane nüfusa sahiptir.

141. Derzi Turhanlu Oymağı:

Kustere Yörüklerinden (Tomarza) olan oymak, 1584 yılında Avşar kışlağında 7 hane nüfusa sahipti.

142. Dervişan Oymağı:

Karataş Yörüklerinden olan Dervişan Oymağı, Karataş (İncesu) nahiyesinde Gömezoğlu, Karakilise ve Arapgir kışlağında meskundu. Kaman Zaviyesi dervişlerinden oldukları için bu adı almışlardır. 1500 yılında Arapgir kışlağında 25 nefer nüfusları vardı. 1522’de 5 nefer, 1543’te 57 hane nüfusları vardır. Karataş nahiyesindeki Karakilise mezraında bulunuyorlardı. 1570 yılında oymağın nüfusu 5 haneye düşmüştür.Aynı bölgede Omuzu Güçlü oymağına bağlı bir başka Dervişan oymağı daha vardı. Onların nüfusu da 7 hane idi.

143. Deve Abdal Oymağı:

1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinin Gümüşgün köyünde 17 nefer olarak bulunuyorlardı.

144. Develi Oymakları:

Osmanlı döneminin başlarında Ürgüp’e bağlı bir nahiye merkezi olarak gözüken Develi, 1502 yılında Karahisar-ı Develi adıyla bir kazanın kurulmasıyla buraya bağlanmıştır. 1584 yılında Niğde Sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak gösterilmiştir.1502 yılında Karaman mufassal defterinde “zeamet” olarak gösterilmiştir ki karşılığı nahiye demektir. 1502 yılında 24 köy ve 26 mezra olarak gösterilen nahiyenin Sindelhöyük, Ebce, Zile, İkipınar, Şeyh Çoban ve Erik Ağacı isimli köyleri nüfus yönünden oldukça kalabalıktır.1502 yılında Develi, iki mahalle olarak kaydedilmiştir. Bu mahallelerden Karabey Mescidi Mahallesi 49 hane, Aylugem Mahallesi ise 36 hane idi. Ayrıca kasabada “Yerer” adı verilen bir zaviye vardı. 1518 yılında ise nüfus yönünden bir azalmanın yaşandığı ve hane sayısının 77’ye düştüğü görülmektedir. 1502 tarihinde Develi’de 21 köy mevcuttur. Bunlardan Kafir Everek ve Zile köylerinde gayrimüslimler ikamet ederken, Fenese ve Müslüman Everek köylerinde halk karışık olarak yaşamaktadır. Diğer köylerde ise sadece Müslüman nüfus tespit edilmiştir. Develi’de nüfus hareketleri bu tarihlerde ilginç gelişmeler gösterir. Mesela, 1502 tarihinde Mardüzi köyü varken 1518 tarihinde bu köyün kayıtları yer almaz. Yine bu tarihler arasında bazı köylerin hane sayıları Develi’den daha yüksektir. Develi’de 1518’de 150 nefer, 77 avarız hane varken, 139 nefer, 91 avarız hanelik İlipınar, 58 avarız hanelik Zile, 179 nefer ve 110 avarız hanelik Erik Ağacı, 185 nefer ve 72 avarız hanelik Sidelhöyük önemli bir nüfus bulundurmaktadır.Türkmen topluluklarının yerleşik hayata geçmesiyle birlikte Müslüman nüfus büyük bir artış göstermiş ve 1.197 nefer ve 668 avarız haneye çıkarken, gayrimüslim nüfusta büyük azalmalar görülmüş, nüfusları 135 nefer ve 115 avarız haneye düşmüştür. 16. ve 18. yüzyılda Develi’de görülen Oğuz-Türkmen oymakları şunlardır:

DEVELİ’DE YÖRÜK-TÜRKMEN OYMAKLARI

1. Ağalar Oymağı 2. Ağarlı Oymağı 3. Akbaş Oymağı 4. Atçeken Ulusu 5. Avşar Hacı Mustafa Oğulları 6. Ayvaz Hacılı Oymağı 7. Bahrili Avşar Oymağı 8. Bayat Oymağı 9. Beğdili Oymağı 10. Benderbeği Oymağı 11. Bereketli Oymağı 12. Boynu İnceli Oymağı 13. Bulgarlı Oymağı 14. Cemalli Oymağı 15. Civanşir Türkmenleri 16. Cuşlu Oymağı 17. Çarıklı Oymağı 18. Çolaklar/ Çomaklar Oymağı 19. Deliler Oymağı 20. Develi Oymağı 21. Dölek Oymağı 22. Erik Ağacı Oymağı 23. Eriklitaş Oymağı 24. Esenli /Esinli / Eşinli Oymağı 25. Evlad-ı Şah Melik Oymağı 26. Güngördü Oymağı 27. Hacı İvazlı Oymağı 28. Hacılar Oymağı 29. Hamza Kethüda Oymağı 30. Hasırcı Oymağı 31. Hocabeğli Oymağı 32. Hüseyinli Oymağı 33. İlaldı Oymağı 34. İmamkulu Oymağı 35. İvaz Hacılı Oymağı 36. Kabaklı Oymağı 37. Karaevli Oymağı 38. Karnık / Karnıklı Oymağı 39. Kartal Uşağı Oymağı 40. Kartinli / Kartınlı Oymağı 41. Kaşıkçılar Oymağı 42. Kayı Oymakları 43. Kazıklı Oymağı 44. Ketişoğlu Oymağı 45. Kıfoğlu / Kıfıoğlu Oymağı 46. Kırıntılı Oymağı 47. Kızık Oymağı 48. Kızıl Koyunlu Oymağı 49. Kozanlı /Kozanoğlu Oymağı 50. Köseoğlu Oymağı 51. Kuşçu Ceridi Oymağı 52. Lek / Lekvanik Oymağı 53. Musacalı / Musa Hacılı Oymağı 54. Oturak Kızıklı Oymağı 55. Pehlivanlı Oymağı 56. Piroğlu / Pirioğlu Oymağı 57. Recepli Oymağı 58. Salır Oymağı 59. Sarıcalı Oymağı 60. Sarısindili Oymağı 61. Selvi Oymağı 62. Sendiremeke Oymağı 63. Sindel Oymağı 64. Soysallı Oymağı 65. Süleymanlı oymağı 66. Şeyhli (Sülü Bey) Obası 67. Tabanlı Obası 68. Taylı Obası 69. Yahyalı / Yahyalı Bölüğü Oymağı 70. Yıva Oymağı 71. Yörük Oymağı 72. Yüzde / Yüzdepare Oymağı

145. Dikilitaş Oymağı:

Irmak Kenarı Nahiyesinde (Felahiye- Özvatan – Sarıoğlan) yöresinde bulunan bir Türkmen topluluğudur. Kayseri Sancağı Yörükleri arasında ise Diklitaş köyünde 1484 yılında 11 hane olarak bulunuyorlardı. Dikilü adını taşıyan bir başka oymak ise Ilısu köyünde 3 hane nüfusa sahipti. Bugün Pınarbaşı ilçesinin Dikilitaş isimli bir köyü mevcuttur.

146. Dinlü Oymağı:

1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinin Koğalu Öz köyünde 48 nefer olarak bulunuyorlardı.

147. Dıraçlı / Dıracalu Oymağı:

Malya Nahiyesinde (Tomarza) bulunan bir Türkmen topluluğudur. 1500 yılında Oymaağaç köyünde 50 hane nüfusları vardı. 1570 ise 45 hane nüfusları bulunuyordu. 1584 yılında ise Ağca İn, Oymaağaç ve Karakaya mezralarında 96 hane nüfusları vardı.

148. Dodurga (Dodurlu) Oymağı:

Oğuzların boy adını taşıyan bu oymak, Recepli Avşarlarına bağlı olarak gösterilmiştir. Kayseri’de de Dodur adını taşıyan bir mahalle bulunmakta idi. Eruh, Rakka, Karaman, Kırşehir, Kulb, Kadirli, Sis, Zamantı, Kayseri ve Kars-ı Maraş bölgelerinde yayılmışlardır. Maraş’ın Elbistan ilçesi Geçit köyü bu obadandır.

149. Dostlu Oymağı:

Köstere Yörüklerinden olan oymak, Çapaklı ve Pirçeli’de oturmakta idi. (Tomarza yöresi) 1520 yılında Çapaklu’da 45 hane nüfusları vardı.

150. Döğer Boyu Oymakları:

Oğuzların Döğer boyuna mensup bir oymak bugün Kocasinan ilçesinin Himmetdede bucağına bağlı bir köydür ve Döğer adını taşımaktadır. 16. yüzyılda İslamlı nahiyesinde bağlı Döğer isimli bir ekinlik vardı. (Felahiye-Özvatan-Sarıoğlan) Diğer bir oymak da Döğerli adını taşımaktadır ve Bozatlı obalarından biridir. Tomarza yöresinde görülen bu oymak, Kulu köyü ile Batlusun ( ya da Katlusun) mezraında oturuyordu. Döğerlü adını taşıyan bu oymağın 1522’de 26 hane, 1543’te 32 hane nüfusu vardı.

151. Dölek Oymağı:

Yörük topluluklarından ve Dölek aşiretine bağlı oymaklar 18. yüzyılda Kazıklı aşireti mensupları ile birlikte Develi yöresinde ve Kozan dağı çevresinde görüldüler. Asıl yerleri Adana sancağı ve Sarıçam kazası olmasına rağmen bu yöreden Develi bölgesindeki yaylalara gelip bir kısım taşkınlıklara sebebiyet verdiler ve iskan edilmeleri için uzun bir uğraş verilmiştir.

152. Dulkadirli Türkmenleri:

Genellikle Bayat ve Bayındır boyuna mensup olan Dulkadirli Türkmenleri Kayseri yöresinde sıkça görülen topluluklardandır. Kahramanmaraş üzerinden Kayseri’ye geçen bu topluluğa mensup obalar şöyle sıralanabilir: Ağcakoyunlu Oymağı Ağcalu Oymağı Alçı Oymağı Avcılı Oymağı Aşağı Marason Oymağı Bektaş Oymağı Firuz Kethüda Oymağı Göksulu Oymağı Hacıpaşalı Oymağı Harmandalı Oymağı Karasökmen Oymağı Kevni Oymağı Kılıç Oymağı Kösehacılı Oymağı Kustere Yörükleri Persekler Şam Bayatı Oymağı Şeyhli Oymağı Türkmen Sülüklü

153. Duluğu Yumru / Tuluğu Yumru Oymağı:

Zamantı Yöresi Yörüklerinden gösterilen oba, 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde Sami köyünde (köyün diğer adı Duluğu Yumru) 48 nefer, Sami Ören köyünde 32 nefer ve Berik (Pertek?) köyünde 21 nefer olarak bulunuyordu.

154. Dumanlı (Dumanlı Şeyhler) Oymağı:

Boynu İnceli Türkmenlerinden olan bu oymak Yeşilhisar ilçesinde ikamet etmektedir.

155. Dündar/ Dündarlu Oymağı:

Ramazan ulusuna tabi olan Türkmen topluluğu, Irmak Kenarı nahiyesinde (Felahiye, Özvatan ve Sarıoğlan yöresi) gösterilmiştir. Oğuzların Eymir boyuna mensupturlar. Dündarlı isimli bir oba ise 1500 yılında sadece 2 hane nüfusa sahipti. Bugün Yahyalı ilçesinin batısında Niğde iline bağlı Dündarlı isimli bir köy bulunmaktadır.

http://turkmens38.wordpress.com/categor ... ed/page/8/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkiye'de Gerçek Türk Yok Yalanı
İletiTarih: 30 Mar 2013, 22:05 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Arl 2011, 03:53
İleti: 2930
Konum: Turan
Kayseri’de Yörükler Türkmenler: Ç Maddesi

104. Çağırtkanlı Oymağı: Kayseri yöresine yerleşen bir Türkmen topluluğudur. Yerleştikleri yöre bilinmemektedir. Kayseri ve civar illerin kadılarına gönderilen H.1025 tarihli bir hükümden Çağırganlı oymağının maliye memurlarının fazladan aldıkları ağnam vs. vergilerden şikayetçi oldukları ve şikayette bulunmaları üzerine de “ziyade aldıkları vaki ise” alınan verginin geri ödenmesi için bu hükmün yazıldığı anlaşılmaktadır.

105. Çakal Demircili Oymağı: Bu Türkmen topluluğu 1703 yılında Yahyalı nahiyesi ve köylerinde görülmüştür. Bugün de Pınarbaşı ilçesinin Demircili isimli bir köyü vardır.

106. Çakırlı Oymağı: Bu Yörük-Türkmen topluluğu 16. yüzyılda Irmak Kenarı nahiyesinin (Felahiye-Özvatan-Sarıoğlan) Kızılağıl, Yassıca kışlaklarında ve Malya nahiyesine bağlı (Hisarcık-Hacılar-Tomarza) Yanıkviran, Canibağa ve Eyücek mezralarında meskundur. Başka bir kayıtta da Çakırlar adıyla karşımıza çıkan bu oymak, Kayseri’de ve Develikarahisar’da (Yeşilhisar) gösterilmiştir. Adını boy beyleri Sipahizade Hasan fakih v.i. Çakır’dan almıştır. 1584 yılında Kızılağıl köyünde 9 hane, Geyiklice köyünde 13 hane, Yassıca köyünde 26 hane, Ağca Ağıl köyünde 28 hane olarak bulunuyorlardı.

107. Çal Atlu Oymağı: 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde Gördük, Sehlin, Alaca Çayır, Alacık Kaya ve Nurvana mezralarında ziraat ediyorlardı.

108. Çanaklı Oymağı: Karataşlı Yörüklerinden oymak, Karataş’ta (İncesu) Boran kışlağında meskun gösterilmiştir. Boran kışlağında 1500 yılında 125 hane, 1520 yılında 81 hane nüfus olarak kaydedilmişlerdir.

109. Çandık Oymağı: Aydoğmuşlu Avşarlarından olan Türkmen oymağı 1519 yılında Sis bölgesinde kaydedilmişti. Bu oymağın Kayseri şehir merkezine de yerleştiği ve Kayserili devlet adamı ve politikacı Mehmet Yazar’ın da bu aileden geldiği söylenmektedir.

110. Çapanlı Oymağı: Yörük-Türkmen topluluğunun Oğuzların Çepni boyuna mensubiyeti bilinmektedir. Irmak Kenarı nahiyesinde (Felahiye-Özvatan-Sarıoğlan) yöresinde Başpusak mezraında meskundur ve tasarruflarında Tamaşla ve Gökçe mezraları bulunmaktadır. 1522’de 35 nefer nüfusları vardı.

111. Çapar Oymağı: Oğuz Türklerinden olan ve Mamalı Türkmenlerinin büyük bir kolunu oluşturan Çapar oymağı, Yozgat, Amasya, Çorum, Çankırı, Kayseri, Mersin başta olmak üzere Şebinkarahisar, Şabanözü, Gaziantep, Şanlıurfa, Bursa, Denizli gibi çok geniş bir yerleşim sahasına sahiptir. Kayseri’deki yerleşim yerleri Kayseri merkez, Hacılar, Cırlavuk(Mimarsinan beldesi), Bünyan, Sarıoğlan’ın Yıldırım köyü, Ağırnas, Şeyh Şaban ve Şeyh Barak köyleri olarak görülmektedir. Kayseri merkezde Hacı Saki mahallesine yerleşmişlerdir. Erciyes dağında bulunan Koç Dağı’nda ise Çapar Yurdu adı verilen bir mevkii vardır.

112. Çarıklı Oymağı: Eski adı Cırlavık olan bugünkü Mimarsinan kasabasında oturan ahaliye bir zamanlar Çarıklı ve Karadağlı denirmiş. Prof. Dr.Yılmaz Öztuna, Çarıklı ve Cırlavuk adının Kızıklı obaları ile ilgili olduğunu söylüyor. Bu bölgede bir de ilginç bir yer adı vardır: Gobi. Bu ad, kasabanın yakınlarında bir mevki adıdır. Buradan akan suya da Gobi Deresi deniyor. Buranın eski bir köy ya da mezra olduğuna dair bir inanış vardır. Gobi Özü, Gobi Çukuru gibi adlar aynı bölgede yine kullanılan isimler arasındadır.

113. Çavundur Boyu: 24 Oğuz boyundan biri Çavundurların isimleri Kayseri yöresinde Çavındır, Çavdır, Çandır, Çavdarlı gibi değişikliklere uğramıştır. Kayseri’de Çandır isimli bir mahalle bulunduğu gibi, yine Kayseri yöresinde Oğuzların Çavdarlı isimli oymağı da tespit edilmiştir. Çavdır isimli bir köy adına da Sarız bölgesinde rastlanmaktadır.

114. Çavuşlar (Hacılar) Oymağı: Kayseri yöresine yerleşen bir Türkmen topluluğudur. Yerleşim alanı bilinmemektedir.

115. Çepni Boyu: Çepni Yörüklerinin bir bölümü 16. yüzyılda Kustere Yörükleri arasında görülmektedir. Kustere’ye (Tomarza) tabi Çepni (Çevni) kışlağında meskun oldukları görülmektedir. 16. yüzyıl kayıtlarında Sivas-Kayseri arasında Çepni boyuna mensup topluluklara rastlanmıştır. Özellikle Irmak Kenarı nahiyesinde (Özvatan-Sarıoğlan-Felahiye) Yazı Çepni adında bir ekinlik bulunmakta idi. Yine Çepni Elçisi adıyla bilinen Türkmen topluluğu 1694 yılında Kara Hasanlı Ceritleri ile birlikte Kayseri civarında Erciyes dağı eteklerinde görülmüşlerdi. Kızılırmak havzasına yerleşen Çapanlı oymağının da Çepni boyundan olduğu bilinmektedir. (Özvatan-Felahiye- Sarıoğlan) Sümer, Oğuzlar kitabında Kayseri’deki Çepnileri Irmak Kenarı nahiyesinde Yazı-Çepni adıyla bir ekinlik olarak göstermiştir.

116. Çevni (Baynal) Yörükleri Oymağı: Kustere Yörüklerinden olan oymak 1518’den itibaren Baynal adını almıştır. 1584 yılında Elviran köyünde 50 hane nüfusları vardı. Cevni, Kızılviran, Azalasun, Gelgin mezralarını tasarruflarında tutuyorlardı.

117. Çevril Oymağı: Yahyalı Yörüklerinden olan oymak, Gökçe Asma, Bademlü, Kabaklu ve Eğri İn mezralarında 1584 tarihinde 34 hane olarak bulunuyorlardı.

118. Çınar Oymağı: Karataş Yörüklerindendir. (İncesu) 1584 yılında Gedüklü oymağı ile birlikte idiler. Mamalu kışlağında 210 hane nüfusları vardı.

119. Çırtıklı Oymağı: 1563 yılında Zamantı Yörükleri arasında görülen oymak 30 nefer olarak kaydedilmişti.

120. Çiçeklü Oymağı: Çiçeklü Yörükleri 1563 yılında Çörmüşek nahiyesinde Derikli Viran köyünde 35 hane, 7 nefer; Hanlu köyünde 35 hane, 4 nefer; Beyviran köyünde 13 nefer olarak bulunuyorlardı. Beyviran köyünde 15 de Eşkinci Yörüklerinden vardı. Çörümşek bölgesinde Çoban Öldüren yaylasında yaylaya çıkıyorlardı. Hınzırı Nahiyesinde (Akkışla-Sarıoğlan bölgesi) ise Yıldırım Viranı mezraında ziraat yapıyorlardı. Çiçeklü oymaklarının bugün büyük ölçüde Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde oturdukları anlaşılmaktadır. Faruk Sümer, “Bozok Tarihine Ait Araştırmalar” isimli eserinde Çiçekli oymağının adını boy beylerinin isminden aldığını ifade ediyor. Karamanoğlu İbrahim Bey zamanında (1430) Kadirlilerin Karaman iline yaptıkları akında Çiçekoğlu da bulunmuş ve Karamanlılara esir düşmüştür. Çiçeklülerin 1527 yılında Dulkadirli ailesinden Zününoğlu’nun ayaklanmasına katıldıkları görülüyor. Çiçeklilerin en büyük obalarının adı Taf idi, ikinci büyük obalarına ise Yaplısu (Yapalak) deniyordu. 1558-1559 tarihli deftere göre Boz ok sancağına bağlı Boğazlıyan nahiyesinde 199 köy ve ekinlik vardı. Bu köy ve ekinliklerde çiftçilik yapan halkın çoğu Çiçeklü oymağına mensuptu. Bu nahiyedeki başlıca köyler ve oymaklar şunlardır: Baba Yağmur, Caferlü, Karakuyu, Gökçelü, Müderrislü (Diğer adı Çalapverdi), Ekizce, Karakoç, Sırçalu (Sırçalıtekke) ,Pınarbaşı, Oğulcuk, Yoğun İsalu (Yoğunhisar) Güzelce Köprü (diğer adı Uzunlu). Bu deftere göre Boğazlıyan’da 594 vergi nüfusu vardır.

121. Çiğiller: Türk topluluklarından Çiğillerin izini Bünyan İlçesinin Taçın (Topsöğüt) köyünde bulmak mümkündür. Bu köyden Zamantı’ya akan dereye Çiğil Deresi denilmektedir. Çiğillerin bu bölgeye tarihin hangi döneminde intikal ettiklerini bilemiyoruz. Yahyalı ilçemizde de Çiğiller adını taşıyan bir mahalle vardır.

122. Çobanlu Oymağı: Kustere Yörüklerinden (Tomarza) olan oymak 1570 yılında 56 hane nüfusa sahipti. Aynı dönemde yine Köstere bölgesinde Evlad-ı Çoban (Çobanoğlu) adını taşıyan bir başka oymak vardı ve onlar da 1570 yılında 20 hane nüfusa sahiptiler.

123. Çolaklar/ Çomaklar Oymağı: Çolaklar, Zamantı bölgesine yerleşen bir Yörük topluluğu olarak adı gösterilmiştir. Bu ismin 1563 yılında Zamantı Yörükleri arasında adı geçen ve Pınarbaşı nahiyesine kayıtlı Çomaklu oymağı olduğunu sanıyoruz. Bu tarihte 6 nefer nüfusları kaydedilmişti. Bugün Develi ilçesinde Çomaklı adını taşıyan köy, bu Türkmen obasının adını taşımaktadır. Anadolu’da bulunan Ulu Yörük oymakları arasında adı geçen Çomaklıların 291 hane olarak Anadolu’da bulunduklarına dair kayıtlar vardır.

124. Çöplü Yörükleri: Avşar boyuna mensup bu Türkmen obasının Kayseri yöresinde ikamet ettiği anlaşılıyor. İncesu yöresinde görülen Cuplu oymağının Çöplü Avşarları olduğu açıktır. Oymak adları eski yazıdan Latin alfabesine aktarılırken bazı okuma farklılıkları artık doğal kabul edilmektedir. Dulkadirli Türkmenlerinden olan Çöplü Yörükleri, İncesu bölgesinde şu oymakları içerisinde barındırıyordu: Sığırlı / Evlad-ı Sığırlı Oymağı Karalar /Karalu/ Canibek/ Caniklü Oymağı Sülü Oymağı Evlad-ı Yaban / Baban Oymağı, Evlad-ı Tacir Oymağı

Kayseri bölgesinde (1500-84 yıllarında) Dulkadırlı Türkmenlerinden olan Çöplü cemaati bulunuyordu. Bu cemaatin alt kolları ise Evlad-ı Sığırlı (1500’de hayatta olan Budak veled-i Sığırlı’dan adını almış. 1518 ve 22’de 18 hane, 1543’te 62 hane, 1584’te 76 hane), Karalar (Karalu-Canıbek / Canikli, 1518 ve 22’de 55 hane, 1543’te, 73 hane, 1584’te bazı köylerde 116 hane), Sülü (1522’de 64 nefer, 1543’te 62 hane, 1584’te 91 hane), Evlad-ı Yaban (1522’de 37 nefer, 1543’te 11 hane), Evlad-ı Tacir (1522’de 10 nefer, 1543’te 194 hane) idi. 1568-70 tarihlerinde Çöplülerden bir grubun Antep’e gelerek yerleştiğini görüyoruz. Boz-Ulus Türkmenleri içinde Asıl Boz-Ulus’a mensup olan bir Çöpü (Çobu) cemaati var. Çöpülerin, Dulkadır Türkmenlerinden Çöplü Avşarıyla akraba olduğunu anlıyoruz. 1540 tarihinde 29 hane ve 5 mücerret nüfusa sahipti. Bu cemaatten bir grup Diyarbakır’da kendi adları ile bir köy kurarak tarım yapmaya başlamıştı. Boz-Ulus’un ikinci tahririnde adına rastlanmıyor. Çöpü cemaati, Orta Anadolu’ya gitmeyip Diyarbakır’da kalan ve Boz-Ulus Mandesi diye adlandırılan grubun içinde bulunuyordu. Boz-Ulus Mandesi Türkmenleri, güneyden gelen Arap saldırılarına karşı set kurmak için 1692 yılında Hama, Humus, Halep ve Rakka bölgesinde iskan edildiler. Çöpüler de Rakka’da Belih nehri boylarına yerleştirildi. 1624 yılında Abaza Mehmet Paşanın II. Osman’ın (Genç) intikamını almak için Sadrazam Çerkez Mehmet Paşaya karşı ayaklandığında, Orta Anadolu’dan toplayıp Kayseri’deki Boğazköprü’ye kadar getirdiği 40.000 kişilik ordusunda Çöplüler de vardı. Adana’nın Misis derbendine derbentçi kaydedilmiş olan Danişmentli Türkmenleri’nden Çöplü, Şerefli ve Köseli Avşarı ile Yeni-il Türkmenlerinden Kara-Gündüzlü ve Çöplü Avşarı, iskan mahalline gitmeyip Kayseri’ye gelerek Yahyalı kazası köylerine zarar vermişlerdi (1700). Bu cemaatler, hac yolunu korumaları karşılığı vergiden muaf tutulunca, Danişmentli’den Köseli ve Şerefliler itaat etmiş ancak Çöplüler karşı çıkarak taşkınlıklarına devam etmişlerdi. Bunun üzerine Erciyes Dağında saklanan Çöplüler üzerine itaatlerini sağlamak için gönderilen kuvvetler, Çöplüleri dağıtmış ve başta reisleri Mirşamoğlu Ömer ile Deli Mehmet olmak üzere ileri gelenlerini kılıçtan geçirmiş, cemaatler de Konya-Adana arasına iskan edilmişlerdi. İfraz-ı Dulkadır’a tabi bazı cemaatler (14 cemaat) eşkıyalık yaparak çevre köyleri yerlerinden ettiler. Demirkapı, Misis, Kurtkulağı bölgesi ve Niğde sancağı mutasarrıfı Polatzade İsmail bey bunları Kurtkulağı bölgesine yerleştirmek için emir aldı (1705 yılı). Aralarında Çöplü Avşarının da bulunduğu bu cemaatler bölgede derbentçi olarak yerleşti.

Çöplü Avşarı belgelere göre, Adana, Dulkadır, Düşenbe – Adana, Halep, Hüseyin Abat – Sivas, Kayseri, Maraş, Sivas ve Yeni-İl’de yerleşmiştir.

125. Çörek Oymağı: 1563 yılında Sarız bölgesinde bulunan oymak Çörek Deresi mezraını ekip biçiyordu.

126. Çorbek / Çorbeğ Oymağı: İslamlu Yörüklerinden olan oymak, 1584 yılında Gökçe Asma Kışlağında 48 hane nüfusa sahipti.

http://turkmens38.wordpress.com/categor ... ed/page/8/

_________________
Tanrı bize Türk adını verdi ve bizi yeryüzüne Hakan kıldı! METE HAN

Ben ve Milletim Tanrının Kırbacıyız! BAŞBUĞ ATTİLA

Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük! BİLGE KAĞAN

Türk'lüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılıç kaldıran eli kır! BAŞBUĞ TİMUR

Türk ve TÜRKÇÜLÜK düşmanlarını ezeceğiz! BAŞBUĞ ATATÜRK


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 5 sayfadan 1. sayfa   [ 66 ileti ]
Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Google [Bot] ve 5 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.