Yazı boyutunu değiştir
Sistem saati: 18 Oca 2018, 06:55


Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 4 ileti ]
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Abdülhamid, Musevilerin toprak satın almasına izin verdi
İletiTarih: 28 Ağu 2017, 14:23 
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Ağu 2015, 16:44
İleti: 601

Alıntı:

"2'nci Abdülhamid, Musevilerin Filistin'de toprak satın almasına izin verdi"

Prof. Mustafa Balcıoğlu ile Doç. Dr. Sezai Balcı tarafından hazırlanan "Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu" raflardaki yerini aldı

Resim

Tarih profesörü Mustafa Balcıoğlu ve Doç. Dr. Sezai Balcı tarafından Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki belgeleri referans alarak hazırlanan “Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu” adlı kitapta, Musevi Rothschild Ailesi’nin Osmanlı padişahları ile olan ilişkilerine yer verildi. Kitapta 2'nci Abdülhamid'in Museviler'in Filistin'de toprak almasına izin verdiği iddiası yer aldı. Milliyet gazetesinden Mert İnan'ın haberine göre, kitapta 2'nci Abdülhamid zamanında Rothschildler’in, Filistin’de koloniler kurdukları, Abdülhamid’in Filistin’de yaşayan yerli ve yabancı Museviler’in toprak satın almalarına izin verdiği öne sürülüyor.

Türk ordusunu finanse etmişler

Kitapta Rothschild ailesi ile Osmanlı Devleti arasındaki ilk temasın 2. Mahmut döneminde başladığı iddia ediliyor. Bu ilişkinin 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren kesintisiz devam ettiği belirtiliyor.

Osmanlı'nın, Temmuz 1853’te 40 bin tüfek, 2 bin şişhane, 10 milyon fişek, 50 milyon kapsül satın aldığı belirtilen kitapta, bu silahlar için Rothschildler’e 10 milyon 514 bin 976 kuruşluk ödeme yapıldığı Maliye Nezareti’nin nüshalarıyla yer alıyor.

Kitapta; Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Tuna kalelerindeki Türk ordusuna gerekli olan finansmanın Avusturyalı Stametz-Şirketi üzerinden, Rothschild Ailesi tarafından üstlenildiği, Rothschildler’in temsilcisi Nathaniel de Rothschild’in, 1834’te Yunanistan’ın Osmanlı Devleti’ne ödeyeceği tazminatı teslim etmek için İstanbul’a gelip Sultan II. Mahmut’la görüştüğü, Rothschild Ailesi’nden borç alınması için yapılan girişimlere Prens Metternich’in destek sağladığı da belirtiliyor.

Padişah yüzde 4 faizle borç almış

Dikkat çeken bölümlerden birini ise 2'nci Abdülhamid’in Rothschild Ailesi’nden iki kez borç aldığına dair belgeler oluşturuyor.

1891’de alınan 6 milyon 316 bin 920 sterlin tutarındaki borcun faizi belgelerde yüzde 4 olarak belirtiliyor. Söz konusu geri ödeme süresinin 60 yıl olarak tanzim edildiği arşivlere yansımış.

2'nci Abdülhamid tarafından 1894’te alınan ikinci borç tutarı ise 8 milyon 212 bin 340 sterlin. 61 yıl vadeli alınan borcun 15 Ekim 1955’e kadar geçerli olduğu, her yıl 329 bin 249 sterlin tutarındaki meblağın İngiltere Bankası’na ödeneceği belgelerde yer alıyor.

"Osmanlı'dan devrolan borçları
Türkiye Cumhuriyeti ödedi"

Kitaba göre, Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal eden Rothschild borçları, Lozan Antlaşması gereğince Rothschild Ailesi’ne geri ödendi. Rothschild üyeleriyle görüşen Osmanlı hükümdarları 2. Mahmut, Abdülmecid ve 2. Abdülhamid'in aile üyelerine birçok defa nişan takdim ettiği iddiası da kitapta yer aldı. Ayrıca, 2. Abdülhamid zamanında Rothschildler’in, Filistin’de koloniler kurdukları, Abdülhamid’in Filistin’de yaşayan yerli ve yabancı Museviler’in toprak satın almalarına izin verdiği öne sürüldü.

10 bin sigara hediyesi

2. Abdülhamid’in 1888’de, Baron Rothschild ile görüşmesi o dönem Beyoğlu’nda çıkan Moniteur Européen gazetesi tarafından tespit edilirken, gazetenin, 30 Temmuz 1888 tarihli haberine kitapta yer veriliyor.

2. Abdülhamid, Rothschild ile 27 Temmuz 1888 Cuma günü öğleden sonra gerçekleşen görüşmede kendisinden Anadolu Demiryolları’nın yapım işinin üstlenmesi teklif ederken, Rothschildler’e hususi olarak yaptırdığı 10 bin sigarayı hediye ediyor.

Bu görüşmenin detayları o dönemki Moniteur Européen Gazetesi tarafından şöyle aktarılıyor:

“Baron Rothschild ile kerimesi dün Talya vapuruyla Dersaadet’i terk eylemişlerdir. Talya Vapuru Pire’ye uğrayıp sonra Ancona ve Marsilya’ya gidecektir.

Baron Rothschild’in geçen cuma selamlığından sonra 27 Temmuz 1888 Yıldız Sarayı Hümâyûnu’nda gördüğü iltifat Hazret Cihanbânî ve huzûr Hümâyûn’a kabulden fevkalgaye mahzûz olduğu temin ediliyor.

Zât Hazret Padişahî Baron ile bir saat kadar müddet mülakat ederek envai ulunmuştur ve Anadolu şimendiferlerinin Baron tarafından teşkil edilecek bir heyetsarrafiye tarafından inşa arzusunu dermiyân buyurmuşlardır.

Bu arzu Cihanbanî Mösyö Rothschild’ce büyük mahzûziyeti celbetmiş olup mumaileyh tedkik keyfiyet edeceğini vaad eylemiştir. Baron’un mazhar olduğu envai iltifatlardan başka avdeti esnasında ZâtHazret Padişahî kendisine bilhassa imâl ettirilmiş on bin aded sigara hediye buyurmuşlardır.” (CNN Türk)

T24


http://t24.com.tr/haber/2nci-abdulhamid ... rdi,427909


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamid, Musevilerin toprak satın almasına izin verdi
İletiTarih: 28 Ağu 2017, 15:47 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2749
Konum: Salpazari Cepni
Gazze ve Kudüs basta olmak üzere Ortadoguda bircok yerin tapusu Abdülhamidin üzerinedir (sahsi mali olarak) , torunlarinin AIHM ye basvurarak hak sahibi olmalari mümkündür.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamid, Musevilerin toprak satın almasına izin verdi
İletiTarih: 28 Ağu 2017, 20:12 
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Haz 2017, 16:20
İleti: 22
Umarım bu tarihi tespit ile şu İslamcıların Abdülhamid goygoyuda son bulur. Aslında Abdülhamid gibi iktidarda olduğu dönem ''istibdad'' olarak adlandırılan birini bu kadar idealleştirmeleri bile İslamcıların ne kadar özgürlük düşmanı olduklarının kanıtıdır. Her ne kadar AKP ile birlikte tam olarak ne olduğunu bile açıklayamadıkları bir ileri demokrasidir tutturmuş olsalarda, taşıdıkları Abdülhamid sevgileri onların nasıl despotik bir düzen arzuladıklarının delilidir. Bugün amaçladıklarıda yine benzer bir istibdad rejimidir.

Abdülhamid dönemine ilişkin olarak çok fazla toprak kaybı yaşanmadığı, imparatorluğun toprak bütünlüğünün korunduğu iddiası üzerinden övgüler dizilir genelde. Fakat kendisi döneminde başta Almanlar olmak üzere pek çok emperyalist ülkeye verilen ekonomik imtiyazlardan pek bahsedilmez. Halbuki onun döneminde kurulan emperyalist iktisadi tahakkümün, filli askeri tahakkümden aşağı kalır yanı yoktur. Birde son zamanlarda ucuz televizyon dizileri vasıtası ile onu adeta tüm dünyaya posta koyan, tüm dünyayı korkutan haşmetli bir lider olarak lanse etmeye başladılar . Halbuki Abdülhamid'in saltanat dönemi, asla emperyalist ülkelerle mücadele edildiği, onlara karşı dik durulduğu bir dönem olmamıştır asla. Mesela 1903 yılında, Makedonya'da Rus konsolosu Rostkovski, bir Türk eri olan Sivaslı Halim'e hakaretler edip, kendisine selam vermesini emreder. Türk eri kabul etmeyince kendisine kırbaçla vurur. Bunun üzerine Türk eri de tüfeğini ateşleyip onu öldürür. Rus hükümetinin emri ile derhal o Türk eri yargılanır ve idam edilir. Bu olay Enver Paşa'yı da çok etkiler ki, kendisinin komitacılığa başlamasıda bu ulusal gururu yaralayan olaydan sonra gerçekleşmiştir. Bu küçük olay bile Abdülhamid döneminin niteliğini ortaya koymaya yeter sanırım.

Abdülhamid'i tümüyle yerden yere vuramayız tabi ki. Mesela başta askeri okullar olmak üzere Batılı tarzda eğitim verilen pek çok eğitim kurumunun açılmasına ön ayak olmuştur kendisi. Zaten 2. Meşrutiyet'i ilan edecek ve Cumhuriyet'i kuracak pek çok kadroda o okullarda yetişmiştir. Fakat bugün Abdülhamid, Türkiye'de ki gericilik için bir sancak olarak kullanılmaya çalışılmaktadır. Bu sebeple Abdülhamid'e karşı değil belki ama Abdülhamitçiliğe karşı mücadele etmek bugün Türkiye'de ki solun görevidir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Abdülhamid, Musevilerin toprak satın almasına izin verdi
İletiTarih: 29 Ağu 2017, 12:58 
Onursal Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Haz 2011, 12:32
İleti: 2749
Konum: Salpazari Cepni
Yukardaki yazinin icinde bircok celiski bulundugunu farkettim. Bunlarin en belirgin olanlari, Abdülhamidi gerici olarak gösterirken ayni zamanda Cumhuriyetin ve Meclisin temellerini atmis oldugunun bilincinde olmaktir. Abdülhamid demokrasinin veya temsili demokrasinin iyi bir yönetim sekli oldugunu kabul etmekle birlikte halkin buna hazir olmadigini belirtmistir. Atatürk bile Cumhuriyet kurulduktan ancak yillar sonra cok partili sisteme gecebilmis ve bu gecis döneminde yasanan sancilardanda Abdülhamidin bu konuda haklilik payi tasidigi görülebilir. Bugünün sartlari ve haritasina göre Abdülhamidi o günün sartlari altinda kiyas edip yargilamaya calismak etik degildir.

Osmanlinin son döneminde verilen imtiyazlarin, gücsüz duruma düsmüs bir Imparatorlugun cöküs sancilari yasadigi bir döneminde normal görülmesi gerekir. Diger yandan bizler eger bugünü o gunlere nazaran iyi gunler olarak nitelendirecek olursak, elimizde olan Tarim ve Hayvancilik alanindaki bircok firsati ayni sekilde yine Avrupali müttefiklerimize karsi kaybetmekteyiz. Arada fark var, Abdülhamid aslinda bitmis olan Imparatorlugun ömrünü kemoterapi ile biraz daha uzatmistir , bugün saglikli bir ülke sartlari altinda dahil elimizdekileri degerlendiremiyor isek bence Abdülhamide yüklenmekle haksizlik etmis oluruz.

Yazinin son paragrafina katilmakla birlikte Türkiyedeki Yeni Osmanlicilik anlayisi ile gercekte yasamis olan Osmanlinin arasinda daglar kadar farklar oldugu kanisindayim. Bugün Neo Osmanlicilik denince akla Milliyetci, Muhafazakar ve tekcilik esas alan bir anlayis akla geliyor. Oysa Osmanli degisik Kültür ve dinlerin birarada olabildigi uzun yillar farkli dil ve dinleri birarada yasatabildigi bir anlayistir.


En son _turbo_ tarafından, 29 Ağu 2017, 13:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.

Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni bir konu gönderCevap gönder 1 sayfadan 1. sayfa   [ 4 ileti ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SiyasiForum.net Siyasi Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SiyasiForum.Net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde dönüş yapacaktır. Forumumuz kesinlikle hiçbir şekilde parti, örgüt, kurum, kuruluş ve oluşumu desteklememektedir. Tüm Problemler ve Reklam İçin: İletişim Formu için tıklayınız.